Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: İnsan neden iyi olur?  (Okunma sayısı 7823 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ekim 11, 2011, 12:16:49 ÖS

Aslında iyi insan ile kötü insanın eylemleri sonucu oluşan sonuçlara bakıldığında, kötü insan, belirgin bir farkla öne çıkıyor. Onun yaptıkları, malesef, toplumun genel halini daha çok etkiliyor. İyi insanın ortaya çıkardığı iyilik hali, kötü insanın kötülük halinden daha az etkili oluyor.

Bu yüzden ben, evvela kötü insan ve kötülük üzerine eğilmeyi uygun bulmuştum. Kötülüğün olmayışı, insanı iyi yapmasa da, en azından ortadan "zararı" kaldırır. Sayın Adam, iyi insana da eğilmenin gerekli olduğunu söylemiş. Ben de -kendimce- iyiliğin ne olduğuna dair bir şeyler yazacağım. Bu elbette subjektif olacak. Göreceli olacak. Bu görecelilik, en fazla da bu konuda, yani "iyilik" konusunda ortaya çıkacak. Neyin kötü olduğuna dair ben kıstasımı "zarar"a bağlamıştım çünkü. Bu kıstas, bana neyin kötü olduğunu büyük bir doğruluk payıyla gösteriyordu. Zararın, hele hele başka insanlara zararın "kötülük" olduğu konusunda sanırım göreceli alanda çok at koşturamayız. Zarar veren besbelli ki kötüdür. Fakat iyi insanın özelliklerini ben bu kadar rahat söyleyemeyeceğim. "Başka insanlara yararlı olan" insan mı "iyi" olur diyeceğim? Ben açıkçası iyiliğin bu haline, yani "yarar" kıstaslı haline çok güvenmiyorum. Üstelik bunun doğru olmadığını da düşünüyorum.

Kötülüğü kendimce açıklarken, bir insanın "sağlıklı olmamasının" buna neden olduğunu söylemiştim. Bu sağlıksızlık, onda umutsuzluk, kötümserlik ve motivasyonsuzluk olarak geri dönüyor, ve bu duyguların eşliğinde gelen başarısız olacağına inanç, ve bu inancın kendi kendini beslemesi yoluyla, "çalışmaya" duyulan güvensizlik, onda hedeflerine meşru yollarla ulaşmak yerine, daha zahmetsiz ve gayri-meşru yollardan bir şeyler aramasına neden oluyordu. Bu da çoğunlukla kötülüğe neden oluyordu.

Ben bu anlamda, iyiliği de, "sağlıklı" olmaya bağlıyorum. Bir insan, hayattan beklentilerini belirliyor ve bir disiplinle çalışarak onlara ulaşabiliyorsa, yani başarılı oluyorsa, onun kötü olmasını gerektirecek bir durum da olmaz. Bu, o insanı kötü yapmaz, evet. Ama "iyi" yapar mı? Orası tartışılır.

Tuttuğunu koparan, sosyal ilişkilerinde hemen hemen hiç sorun yaşamayan, yaşadığı sorunları da ustalıkla çözebilen, başarılı bir adam düşünelim. Bu kişinin kötülüğe meyli olmayacaktır fakat kötülük yapma ihtiyacı duymaması, onu doğrudan iyi de yapmayacaktır.

İyilik, veya bir insanın "iyi" olması, evvela dışarıdakilerin gözünden bir tanımlamaya işarettir. Yani birine iyi deniyorsa, o insan başka insanları olumlu yönde etkilemiş, onlara bir şeyler "vermiş", bir yararı dokunmuş insandır. Bu verilen şey, para olabilir. Eğitim olabilir. Yardım olabilir. Bir sevgi dahi olabilir. Eğer iyilik buysa, bir çok insan iyi diye tanımlanır. Fakat ben başından beri, "başka insanlar"a yönelik cömertçe bir tutumun, tek başına iyilik olarak tanımlanamayacağını düşünüyorum. "İyi insan olmak, olumlu bir şeyse, herkesin iyi olması gerekir" diye bir şey söyleyemiyorum. Çünkü bu tip bir iyilik anlayışı, kolektif bir iyilik anlayışını doğuracak ve insanın, kendisi için çalışmasını, özgür iradesini, ve adaletli yaklaşımını önleyecektir. Dahası, başka insanların yararına bir iyilik anlayışı, kendine çalışmayı kötü görecektir.

Ben konuyu çok uzatmadan, kendi iyilik anlayışımı belirteyim; bence iyilik, en naif haliyle "kötülüğün" olmamasıyla başlar. Bir insana kötü denilmemesi, onun iyi olduğuna dair güçlü bir imayı da beraberinde getirir. Çünkü muhtemelen, kötü olmamakla, başkalarının haklarına her zaman saygı gösteren biri olmuştur. Başkalarının özgürlüğüne karışmamış bir insan olmuştur. Başkalarının hakkını yememiş, daima adaletli davranan biri olmuştur. Ki bunları yaptıktan sonradır ki o insan "kötü olmamıştır". Bu, tek başına bir insana iyi demem için bir sebeptir. Farkedilirse bu iyilik, nötr bir iyilik anlayışıdır. Fakat toplumda bu insanlar genellikle, sadece kendilerini düşündükleri için eleştirilirler. O iyilik kıstasları içindeki cömertlik ve yardım severlik, ancak "nötr bir iyilik" aşamasından sonra başlayabilir. Cömert olan ama aynı zamanda başkalarına karışan, haksızlık yapan bir çok insan vardır. Bunlar da nispeten sevilirler. Halbuki bence iyi değildirler. Cömertlikleri, toplumun kendisini sevmesi için, kendisini onaylaması için verilmiş bir "rüşvet"tir benim gözümde.

İnsan, iyiliği, hiçbir çıkar duygusu olmadan yaparsa iyi olur. Ama insanın tabiatı gereği, böyle bir şeyin mümkün olamayacağını düşünüyorum. İnsan, çıkarcı bir tabiata sahiptir. Ben burada bir sorun görmüyorum. Yeter ki insan bu çıkarcı tabiatını, karşılıklı alış-veriş yaparak uygulamaya koysun. İyi olma yönündeki talepler de, iyiliğin suistimali için istenmesin. Bir insan cömert olacaksa, yardım edecekse, bu kararı tamamen kendi özgür iradesi sonucu, altında gizli çıkar hesapları yatmadan, çıkarı da varsa bunu söylemekten korkmadan yapmalıdır. Bence böyle bir insan, yeteri kadar iyi bir insandır.

Saygılar
Karanlıklar prensi bir beyefendidir. W.Shakespeare


Ekim 11, 2011, 07:37:21 ÖS
Yanıtla #1
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1803

Selamlar,
sayin popperist, aslinda yazilacak ( yazinizin icindeki sosyalizim düsmanligi olsun, kendi kendinizle düstügünüz celiskiler olsun ve kapitalizmin  cirkefliklerini insan özgürlügü altinda aciklamaya calismaniz olsun )cok sey varda, ben simdilik sadece bir soruyla yetinecem. Cikarcilik nedir? insanlar neden cikarci olurlar, Tanri vergisimi, sonradan edinilen bir seymi?

Saygilarimla


Ekim 11, 2011, 08:35:38 ÖS
Yanıtla #2

Çıkarcılık, insanın birey olmasından doğan, doğal bir dürtüdür. Çıkarcılık derken, salt maddi çıkarcılık ve çıkarcılık kavramının kötü izlenimleri insanın hayaline gelir. Ben çıkarcılığı hem maddi, hem de manevi ihtiyaçlar için kullanıyorum.

Herkes, kendisi için en iyi olan şeyi ister. O şey her neyse, ona ulaşmak ister. Mesela insan çalışır ve kazanır. Burada insanın çalışma motivasyonu çıkarıdır. Mesela insan, kimi zaman arkadaşlarıyla vakit geçirmek yerine oturur ders çalışır. Bu, o insanın çıkarıdır. Mesela, insan parasını x'e vermek yerine y'ye vermeyi tercih eder. Bu, onun çıkarıdır. Çünkü y, x'e göre kendisi için daha önemlidir. Mesela insan sever, sevdiği kişi ile daha çok iletişim kurmak ister, onunla daha çok paylaşmak ister. Çünkü sevdiği kişinin yakınlığına ihtiyacı vardır. Bunun için yaptıkları, mesela o kişiyle ortak noktalarda daha çok vakit harcaması, o kişiye yardım etmesi, o kişiye özel bir anlayışlılık göstermesi, hep bireyin kendi çıkarına olan şeylerdir. Bu yüzden biz sevdiğimiz insanlarla daha çok vakit geçiririz, çünkü sonucunda bize de yarayacak ortak bir birliktelik vardır. Burada da karşılıklı bir çıkar vardır. İnsan bu çıkar hesabını zımnen yapar. Yani karşılıklı yarar ilişkisinin bilincinde değildir. Fakat herkes bu ilişkiden yarar sağlar. İnsanın çıkarcılık motivasyonunu yürüten de bizzat kendi varlığı, yani kendi egosudur.

Saygılar
Karanlıklar prensi bir beyefendidir. W.Shakespeare


Ekim 11, 2011, 09:52:18 ÖS
Yanıtla #3
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1803

Selamlar,
TDK.Türkce Sözlük
Cikarci: yalniz kendi cikarini düsünen, cikarini kollayan kimse, menfaatci, menfaatperest
Cikarcilik: yalniz kendi cikarini düsünme durumu, menfaatcilik, menfaatperestlik
Birey olma durumu nedir?
Insan ne zaman birey oldu veya ne zaman bunun farkina vardi?
Amacim konuyu dagitmak degil yalnizca püf noktaya gelmek.

Saygilarimla


Ekim 11, 2011, 10:07:56 ÖS
Yanıtla #4

TDK sözlüğündeki tanım ile benimki arasında bir fark var değil mi Sayın Tij. Bunun farkında olmamız iyi bir şey.

Birey olma durumu, insanın, siyam ikizi olmayıp, "tek" olması durumundan kaynaklanır. Nihai çıkarlar her zaman tekil bireye indirgenebilir. Her insan kendi hayatını nihayetinde kendisi yönetir ve bunu yapan insan "birey"dir. Farkına varsın, varmasın, insan yanlış tercihlerinden ve önceliklerinden dolayı yaşayacağı üzüntüyü de, başarılarından dolayı duyacağı sevinci de kolektif olarak yaşamaz, birey olarak yaşar. İster kendini birey farzetsin, ister toplumun kendisi zannetsin.

Saygılar
Karanlıklar prensi bir beyefendidir. W.Shakespeare


Mart 27, 2012, 06:50:55 ÖS
Yanıtla #5
  • Mason
  • Orta Dereceli Uye
  • *
  • İleti: 301
  • Cinsiyet: Bay

Antikçağ'a göre bu sorunun cevabı, "'İyi' ideasından pay almıştır".
Ortaçağ'a göre "İyi bir Hıristiyandır".
Yeniçağ'a göre "Aydınlıktan pay almıştır".
Şimdi içinde bulunduğumuz çağa göre bir cevap yazmayacağım.

"Dilimin sınırları, dünyamın sınırlarıdır."
Ludwig Wittgenstein


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
3 Yanıt
7255 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 19, 2017, 09:01:22 ÖS
Gönderen: malang
14 Yanıt
9467 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 25, 2012, 12:45:33 ÖS
Gönderen: BULGARIA
2 Yanıt
3030 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 20, 2008, 11:36:26 ÖS
Gönderen: poyraz06
28 Yanıt
17417 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 24, 2011, 12:41:24 ÖS
Gönderen: popperist
2 Yanıt
1652 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 27, 2012, 02:20:58 ÖÖ
Gönderen: NOSAM33
3 Yanıt
1986 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 23, 2013, 12:32:18 ÖS
Gönderen: ockhams
Hürriyetsiz Cumhuriyet olur mu?

Başlatan Kaan « 1 2 » Tarih

11 Yanıt
3818 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 28, 2013, 09:41:59 ÖÖ
Gönderen: ADAM
9 Yanıt
4096 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 09, 2013, 05:58:01 ÖS
Gönderen: ADAM
9 Yanıt
2535 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 30, 2014, 10:06:40 ÖÖ
Gönderen: Spock
0 Yanıt
1081 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 11, 2014, 06:57:07 ÖS
Gönderen: MysticMind