Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Eureka ile Roportaj  (Okunma sayısı 4782 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ekim 22, 2011, 11:13:53 ÖÖ
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 500
  • Cinsiyet: Bay

 Değerli forum üyeleri,

Uzun bir aradan sonra başka bir roportajla yine birlikteyiz.

Forumumuzun Mason üyelerinden Sayın Eureka ile çok güzel bir roportaj gerçekleştirdik. Ben çok keyif aldım. Umarım sizlerde beğenirsiniz.



Eğitiminiz nedir?


Yuksek Lisans derecesi sahibiyim.

 Mesleğiniz nedir?

Muhendislik.

  Kullanıcı isminiz... Neden Eureka?

Aslinda bunun bir ana sebebi var ancak onun bende kalmasi daha dogru olur. Bunun yaninda, bu kelime hakkinda biraz bilgi verebilirim cunku sevdigim bir ifadedir. Eureka, Yunanca’da “Buldum” anlamina geliyor. Ortaokulda temel fizik dersinde ogrenci suyun kaldirma kuvvetini ogrenirken, Arsimed’in meshur banyo hikayesi anlatilir ve bu nida ona atfedilir. Masonik acidan bu biraz daha farklidir ve Pisagor ile iliskisi vardir. Modern Masonlugun tarihindeki ilk resmi yayin olarak adlandirabilecegimiz Anderson’un Nizamnamesi’nin orijinal baskisindaki on kapagin icindeki gravuru incelerseniz, burada Modern Masonluktaki en eski sembollerden birini goreceksiniz. Bu sembolun hemen altinda da, Yunan harfleriyle Eureka yazmaktadir. Ifade o zamanlarda, o sembolle birlikte incelenmistir. Kisacasi, Masonlukta uzun suredir uzerinde dusunulen biri kelime bu. “Buldum!” derin bir gercegin idraki, veya uzun suredir aranilan kayip bir bilginin ortaya cikarilmasi aninda agizdan cikabilecek birsey. Insanligin da, bireyin de gelisiminde bu “Buldum!” anlarinin etkileri cok onemlidir.

  Bize Masonluga kabul sürecinizi anlatır mısınız?

 Kisi, Masonluga kalbinde girer deriz. O yuzden surecin en onemli kismi aslinda bu kisimdir. Bunu goz onunde tutarak kendi acimdan anlatmaya calisacagim. Masonluk, genis ailemde ve cevremde uyelerinin oldugu, oteden beri haberdar oldugum bir kurulustu. Universite yillarimda uzerine birkac kitap okudugumu ve bu tanidiklarimdan bazilariyla bu konuyu konustugumu hatirliyorum. Hepsinin istisnasiz duzgun, iyi kalpli ve guvenilir insanlar oldugunu gormus, Masonluk hakkinda iyi bir intiba sahibi olmustum. Ancak, simdi dusununce, o zamanlar Masonluga hazir olmadigimi goruyorum. Bu tur bir calismaya uyumlu bir temelimin ya da bu isin kokunun icimde hic olmadigini soylemek kendime haksizlik etmek olur. Soyle diyeyim, maddi ve kisisel hedeflerim yaninda manevi gelisim ve ilerleme gibi idealler, oldukca geri plandaydi. Iyi bir insan olmanin kotu bir insan olmaktan daha dogru oldugunun bilincindeydim, bu benim icin onemliydi, ancak kisisel gelisim vizyonum bundan ibaretti.  Aradan uzun bir sure gecti. Adam Olmak kavraminin, bu yolculugun, hayatin buyuk resmi icerisindeki onemini, salt maddi veya zihinsel refahin kisiyi bu amaca ulastirmakta yeterli olamayacagini daha iyi kavradim. Masonlukta da temel amaclardan birisi budur, yani Adam Olmak. Bunu bir harici olarak kesin olarak bilemesem de sezgi yoluyla gozlemledim. Birkac yil daha sonrasinda biraz da kaderin etkisiyle, uzun suredir tanidigim ve sevdigim bir is arkadasimin Mason oldugunu ogrendim. Bir sure bu konulari konustuk ve daha sonra onun sponsorluguyla kendime uygun bir Locaya resmen basvurdum.  Uzunca bir inceleme surecim oldu. Bu surecte, sonradan tahkikat komitesi oldugunu ogrendigim uc beyefendiyle ozellikle yakin iletisim halindeydim. Evime geldiler. Telefonla konusmalarimiz, eposta haberlesmelerimiz oldu. Sonrasinda beni Locaya davet ettiler. Mason yakinlari ve sonradan ikiz Kardesim olacak bir diger hariciyle birlikte, Kardeslerden birinin hazirladigi Tapinak Sovalyeleriyle ilgili bir konferansi izledim. Boyle aylar aylari kovaladi. Sonra bir gun bir telefon aldim, beklentilerimin dustugu bir zamanda geldi bu. Arayan Loca Sekreteri Kardes “10 gun sonra suraya geliniz” dedi. Eh, biz de gozu kapali gittik 

İletilerinizden ABD de yaşadığınızı anlıyoruz. Mason sayısının bu kadar çok olduğu bir ülkede bir Mason olarak yaşıyor olmayı bize anlatır mısınız?

 Dogrudur, uzunca bir suredir burada yasamaktayim. Bugun ABD’de Masonluk, gunumuz ve gecmisteki her tur antimasonik anlayis ve saldiriya ragmen, sosyal hayatin icinde apacik varligini surduren ve toplumun genelinin saygi duydugu bir kurulustur. Kelle koltukta gezmeyi gerektirecek bir atmosfer soz konusu degildir. Dolayisiyla, insanlar, uyeliklerini gizlemezler. Yuzuk, yaka ignesi, arabada, is yerlerinde cesitli isaretler, bunlar alisildik goruntulerdir, yadirganmazlar. Bircok sehirde Mason Localari en eski binalardandir, genelde kiliseden sonra yapilan ilk binalar arasinda Mason Localarini gorursunuz. Bunlar sehirde yasayanlarca bilinen yerlerdir. Turkiye’de Mason olarak surekli yasamadigim icin, bilmiyorum. Ancak nufusun oranina baktigimda, Turkiye’nin onda biri nufusa sahip bir eyalette, Turkiye’nin iki kati Mason yasiyorsa, bu sozu gecen bolgede, Turkiye’ye oranla yirmi kat fazla Mason var demektir. Bu durumda da, rastgele bir Masonla karsilasmaniz da, herhangibir kisinin bir Mason tanidigi olmasi olasiligi da cok daha yuksek demektir. Yasadiklarim da, bu gozlemleri dogrular niteliktedir.

Masonluğun evrensel ilkelerini ve bu ilkeleri üyeleri aracılığıyla hayata geçirmek gibi bir yol benimsediğini biliyoruz. ABD de Mason sayısının bu kadar çok oluşunun ülkeye etkileri var mı? Masonlar ve Masonluk ABD de bu anlamda diğer ülkelere göre daha çok yol alabilmiş midir?

 ABD, dunyanin en ozgur ulkesidir. Bu konuda yakin bir rakibi dahi bulunmamaktadir. Ulkenin yapi tasi, Masonlar tarafindan atilmis, degerleri yine bu Kurucu Babalar denilen Kardesler tarafindan sabitlenmistir. Bunlardan hareketle, ABD’nin Masonik degerler uzerinde kurulmus oldugunu soylemek cok yanlis olmaz. Tarihsel acidan da, bu degerlerin ABD ornegi vasitasiyla diger ulkelere etkileri incelenebilir. Ancak bu detayli bir incelemeyi gerektirir.

Türkiye'de Mason kimliğinizle hiç bulundunuz, Masonik çalışmalara katıldınız mı? ABD ile ne gibi farklar gördünüz?

Kisa bir sure once bu firsat elime gecti ancak henuz degerlendiremedim. Yakin bir zamanda yapmak istedigim bir calismadir.

 Forumda zaman zaman tartışılan bir konu var; derece atlamanın ABD de daha kolay olması konusu. Bunu ABD de yaşayan bir Mason olarak bize etraflıca anlatabilir misiniz?

Bu konu zaman zaman beni gulumsetiyor. Oncelikle, Masonluk gibi ezoterik sistemlerde dereceler ABD’de veya diger hicbir yerde daha kolay atlanmaz. Kisi, resmi derecesi ne olursa olsun, ancak kendi hizinda dereceleri atlayabilir, ne daha yavas ne daha hizli. Resmi derecelere gelecek olursak. Bu bir yaris degildir, sanirim burada bir yanlis anlasilma oluyor. Derece alinmasi, sanki bir askerlik ya da devlet memurlugundaki gibi cok net tanimlanmis geridonumleri olan bir islem degildir ki, bunu hizli veya yavas almanin bir avantaji olsun. Ornegin 33 derecelik EKEIR’nde 32. Dereceyi almis birisi, Masonluktan nasibini bir kalfadan daha az almis olabilir. Benzer sekilde 30 yildir Mason olan birisi, 3 yildir Mason olan birine gore daha ham kalmis, hatta harici oldugu zamanlara gore gerilemis dahi olabilir. Ezoterik calismalar ve sistemler, harici derecelendirme sistemlerinden farklidirlar. Hatta deriz ki, Masonluktaki en yuksek derece, Kardes derecesidir. Eh bu derece de, kisi Cirak olarak avadanliklarini aldiginda kazanilan bir derecedir. Ben buna inananlardanim. Bu konunun bir de kulturel boyutu var. ABD’de, normalde 1 yilda, bazi yerlerde 6 ayda, bazi yerlerdeyse daha da kisa bir surede kisi ilk uc dereceyi tamamlayabiliyor. Dunyanin diger bazi yerlerinde genelde her derecenin 1 yil almasi soz konusu. Ancak su var. ABD’de, kisi, cirak oldugunda Mason ve Kardes olsa da, tam anlamiyla Kardeslige uye olmasi icin Ustat olmasi gerekmektedir. Cirak ve Kalfayken bazi ayricaliklar kazansa da, tum haklarina yalniz Ustat olunca kavusmaktadir. Boyle olunca da, kisinin uzun yillar bir nevi deneme surecinde bulunmasi, modern ABD insaninin beklentilerini karsilamak acisindan pek basarili olamaz.  Ritlerde de benzer sekildedir. 14-15 yil boyunca calismalara katilmaktansa kisa bir surede tum derecelerin hakki Kardese verilir. Bundan sonra Kardes daha detayli ve istedigi derecede arastirmalarini yapmakta ozgurdur. “O kitabi okuma, su konuyu konusmayalim” anlayisi uzun yillara yayildiginda ABDlilerce biraz sikici bulunabilir. ABD biraz devrimci, fazlasiyla da dinamik bir yerdir. Bu yuzden, bircok kurulus daha esnek yapilarda karsimiza cikmaktadir. Masonluk bunlardan biridir. Ornegin ABD’de universitelerdeki dersler de tamamen secmelidir. Diger yerlerdeyse daha rijit sistemler soz konusudur. Biri digerine, digeri otekine pek benzemez. Neden benzemez diye uzulmemek gerekir.

ABD den bakınca ülkemiz nasıl görünüyor. Sıradan ABD vatandaşlarının nasıl bir Türkiye algılaması var?

ABD’nin de diger ulkelerde oldugu gibi cok liberalden cok tutucuya genis bir toplum yelpazesi vardir. Benim yasadigim yer, liberal bir bolgedir. Insanlar, Turkiye’ye ve Turklere karsi bir onyargi beslememektedirler. Ancak genel olarak Turkiye hakkinda bilgili olduklarini soyleyemem. Ataturk’u ve Istanbul’u biliyorlar, modern bir Islam ulkesi oldugumuzu biliyorlar. Yani, gayet kabul edilebilir bir tablo ortaya cikiyor.  Daha tutucu yerlerde sanirsam bu Islam kimligi biraz daha on plana cikiyor. Agaci gormekten ormani gozden kaciriyorlar. Zaten gordukleri agaci da pek iyi tanimiyorlar. Daha once bir Avrupa ulkesinde de yasadim (Almanya degil). Oraya gore cok daha iyi bir goruntumuz oldugunu soyleyebilirim. ABD’de Turklere bakista, Avrupa’daki gibi nesilden nesile kazanilmis kati bir on yargidan cok, bilgi eksikligi soz konusudur.

 Kaçıncı derece de bir Masonsunuz?

Ustat Masonum.

 Hangi ritte çalışıyorsunuz?

Teknik olarak York Riti’ndeyim. 

Masonluğa kabul edildikten sonra hayatınızda en belirgin değişim ne oldu?

Hayatim biraz zorlasti diyebilirim. Cok uzun uzun anlatarak okuyucularimizi sikmak istemem. Ancak kendimdeki eksikliklerin farkina varmaya, onlari gidermek icin imkanim dahilinde mucadele vermeye basladim. Daha yuksek bir ahlak ve dogruluk standardi belirledim ve ona uymaya gayret etmeye basladim. Empati yetenegim ve insan sevgimde de ciddi artis oldu.

 Ülkemizde Masonluk tek bir rit üzerinden çalışmalarını sürdürüyor. ABD de EKEİR in yanında York ritinin de çok yaygın olduğunu, hatta bir çok masonun iki ritte birden çalıştığını biliyoruz. Bu noktada iki ayrı ritte çalışan tek bir BL dan mı bahsediliyor? Yoksa iki ayrı ritte çalışan iki ayrı BL dan mı? Eğer iki ayrı BL ise bu durumun bireysel olarak Mason'un Masonik yaşamına etkileri nasıl oluyor. Etrafınızda bunun örnekleri var mı?

Burada bir karmasiklik soz konusu. Buyuk Loca kurumu sadece bir tanedir. Masonlugun kalbini olusturan ilk uc derecesinin verildigi yerlere de Loca denir. Her Loca bir Buyuk Loca’ya baglidir ve calismalarini bu catida surdurur. Ritler, sadece EKEIR ve York da degil, ABD’de cok boldur. Bunlarin her biri, Buyuk Loca’dan bagimsiz olarak kendi organizasyonlarina sahiptirler. Elbette birden fazla rite uye olmak mumkundur ve cogu Kardes boyle yapmaktadir. Ancak bir ritteki imtiyazlari, diger ritlere tasinmaz. Hepsinde ayri ayri yolculuklar soz konusudur. Bireysel olarak bunun Mason’un yasamina etkileri, herhalde Masonluga ayirmasi gereken daha fazla zaman oldugu seklindedir.

 Masonik açıdan geleceğe dönük düşünceleriniz nelerdir? Kendinizle ilgili, bu yönde planlarınız, hayalleriniz var mı?


Masonlugun uzun bir sure daha devam edecegini dusunmekteyim. Bir gun sona ererse dahi, bugun mirasciligini yaptigi gelenegin baska catilar altinda surdurulecegini dusunuyorum.Kendimin bu yondeki hayalim, yasam surem icerisinde iyi bir Mason olabilmektir.

 Mason olmak düşünü dünyanızda ne gibi değişimlere yol açtı? Açtı mı?

Felsefe yapmaya basladim diyebilirim. Sosyal bilimci olmadigim icin, Mason olmadan once uzun eserler okuyup uzerlerinde tartisma yapmak, bunlari irdelemek gibi alanlarda temel egitim sistemimizin disinda bir tecrubem olmamisti. Oyle saniyorum tum Kardesler bu meslegin geregi olarak biraz filozof oluyorlar…

  Mason olaBirrak , evrensel ilkeleri göz önünde bulundurulduğunda, hadi '' evren'' i bir kenara koyalım, Masonluğun bu ilkeleri kendi içinde hayata geçirebildiğini düşünüyor musunuz? Yoksa Masonluğun da daha alması gereken yol var mı? Bu konuda neler düşünüyorsunuz?

Masonlugun kendi icinde bu ilkeleri hayat gecirebildigini dusunuyorum. Masonlugun tabii ki almasi gereken yol var, ancak oncelikli sorunlar icerisine “Masonlugun kendi icinde Masonluk ilkelerini uygulamak” gibi bir basligi yerlestirmenin dogru olmadigi kanisindayim.  Masonlugun evrensel ilkelerini hayata gecirmek ise, bugun her zaman oldugundan da onemli. 

Toplumların da kendi karakteristik özellikleri olur, Masonlarda yaşadıkları toplumun bir unsurudur. Hele Mason nüfusu göz önünde bulundurulduğunda bu durum ABD için daha da belirgin oluyor. ABD Masonluğunun sizce en belirgin karakteristik özellikleri nelerdir?

Elbette. Kanimca, ABD Masonlugunun en belirgin karakteristik ozelligi Kardeslik ve Hayirseverliktir. Masonlugun sosyal klup boyutu ve hayir isi calismalari, oldukca on plandadir. Ornegin ABD’den cikmis olan Shrine organizasyonu bunun en guzel ornegidir. Bu karakteristik ozellik, ABD’li karakterinin bir sonucudur. Cesur, is bitirici ve sosyal kisiliklerdir.  Tabii bu ABD’de Masonlugun karakteristik ozelligi. Simdi bunu soyledim diye, ABD’de Masonluk bir sosyal kluptur diyen olursa, o kisi kendini guzelce kandiriyor demektir. Bu dedigini bir yere yazarsa da, kandirilmisligi baki olmus olur.  Gercek su ki, ABD’de Masonluk, ulkenin kurulusundan bu yana cok on planda olmus, ulkenin kulturunun bir parcasi haline gelmis bir kurumdur. Bunu soylemek de her ulkenin harci degildir.

Bize Masonik hayatınızın sizi en zorlayan, Mason olmayı düşünen insanların da göze almaları gereken yanını anlatır mısınız? Bir Mason olmanın en zorlayıcı yönü nedir?

Bu kapiya eglenmek, hos vakit gecirmek, ticari kazanc saglamak, cevre yapmak, Masonum diyebilmek, merakini gidermek ya da dunyayi yonetenlere katilmak gibi amaclarla gelmesinler. Kendini tanimak, hayatin anlamini aramak, eksiklerini gidermek, kendilerini isigin yoluna samimi bir sekilde adamak ve neticesinde daha iyi bir insan olmak umidiyle gelsinler.  Bir Mason olmanin zorlayici yonu, hem toplumda hem de hickimse bakmiyorken surekli olarak Mason olma zorunlulugudur. Diger seceneklerin kendinize net kazancini gorseniz de, her durumda dogru olani yapmaktir. Gunluk hayatin yakanizdan bir turlu dusmek bilmeyen eskiyalarina her zaman net bir “hayir” demektir. Bu tur standartlara sahip olarak yasamak, bunlari onemsemeyenlere karsi, harici alemde bir dezavantaj olarak gorulebilir.

 Ben sormamış olsam da, anlatmak istediğiniz bir şey, iletmek istediğiniz bir konu var mi?

Bu forumda sik olarak tartisilan, bazen de Masonlarin sukunetinden dolayi konusmadiklari iki tane konuya kisaca deginmek istiyorum. Birincisi Kadin Masonlar konusu. Efendim, bayanlar Mason olamazlar. Hicbir muntazam Mason da, bir bayanla Masonik iliskiler kurmaz, veya onun Tekrisinde bulunmaz. Bu yeminlerle ve eski yukumluluklerle sabitlenmistir. Masonluk, bir Adam Olmak yolculugudur. Bunun, icindeki ogretiler de dahil olmak uzere, cok net bir maskulen karakteri vardir.  Bunun yaninda, ruhun bir cinsiyeti oldugunu soylemek biraz fazla iddiali olmak olacaktir. Insanligin enerji, beceri, bilgi ve tecrubesinin yarisi da bayanlardadir. Bayanlar da kendilerini gelisitirip, Masonluktaki degerlere uygun bir yasam surme gayreti icerisine girebilirler ve girmelidirler. Istedikleri kurulusu kurup, calismalara baslamalari en dogal haklaridir. ABD’de bu tur kuruluslar mevcuttur, ornegin Order of the Eastern Star, Amaranth gibi. Bunun Masonluk catisi ve ismi altinda yapilmasindaki israri anlamak mumkun degildir, zira ortada ciddi bir talep dahi soz konusu degildir. Ikinci deginmek istedigim konu, Muntazamlik konusu. Hicbir muntazam Mason, bir klandestin veya gayri muntazam Mason ile Masonik iliskiler kurmaz, veya onlarin Locasinda oturmaz. Bu da yemin ve eski yukumluluklerle sabitlenmistir. Bu Ustat Mason olmus herkes icin baglayici bir sozdur ve ihlalinin cezalari pek yamandir. Bunun yaninda, gayrimuntazam bir Masonluk da oldugu vakidir. Onlarin da son derece etkileyici rituelleri, calismalari, kuruluslari mevcuttur ve onlar da kendilerini Adam Olmak yoluna adamis kimselerden olusmustur. Bunun gibi soylu bir cabaya saygi duymamak, buna sevinmemek de pek hakkaniyetli olmaz. Ancak biz bu forumda, Muntazam Masonlugu anlatmaya calisiyoruz. Kimi zaman, “muntazam-gayrimuntazam ne farki var” gibi sonuclara ulasilan, hatta muntazam Masonlugu dogmatik ilan eden baslik ve tartismalar oluyor. Bazen bu konuda kendimizi yetersiz veya isteksiz buldugumu soylemek isterim. 

Bu roportaji ve diger roportajlari yapmaya ayirdiginiz zaman ve ilginiz icin tesekkur ederim Sayin enelsir.

Ben de sorularıma verdiğiniz yanıtlar ve bana ayırdığınız zaman için size çok teşekkür ederim sayın Eureka.

Bir roportajı daha böylece bitirmiş oluyoruz. Umarım beğenmişsinizdir.

Bir dahaki roportajıma kadar mutlu kalın.

En içten sevgi ve saygılarımla.
« Son Düzenleme: Ekim 22, 2011, 12:59:12 ÖS Gönderen: skullG »
enelsır


Ekim 22, 2011, 11:36:05 ÖÖ
Yanıtla #1
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 598
  • Cinsiyet: Bay

Sayın Euraka iç dünyasından çok uzak bir röportaj vermiş..Yüzeysel olarak bir takım anlatımlarda bulunmuş mason olma evreleri olduktan sonraki evreler konusunda fakat iç dünyası burada değil.Tabiki yanıldığımı söyleme hakkı mevcut fakat ben kendi adıma sayın euraka nın iç dünyasından pek birşey bulamadım bu röportajda yinede yüzeysel de olsa düşüncelerini paylaşması ve benim bunları okumam güzel kabul edilebilir birşey benim adıma.


Saygılarımla..
« Son Düzenleme: Ekim 22, 2011, 12:59:28 ÖS Gönderen: skullG »
Ölü Gibi Sessiz...Mezar Gibi Ketum...



חמישים אחוזים חמישים אחוזים בולגרי של יהודים....!!! O:


Ekim 22, 2011, 12:07:38 ÖS
Yanıtla #2

"Masonlugun uzun bir sure daha devam edecegini dusunmekteyim. Bir gun sona ererse dahi, bugun mirasciligini yaptigi gelenegin baska catilar altinda surdurulecegini dusunuyorum."

buna benzer görüşlere ve bilhassa  yabancı kaynaklı makalelere çokça rastlamaktayım
acaba bu gelenek yakın gelecekte son mu bulacak ? yada,  daha çok değişim gösterip başka isimler ve kuruluşlar olarak yoluna devam edeceğini savunan tahliller var
eğer süreç  böyle ise , bu değişim nasıl ve hangi yönde olacak , bilgisini ve görüşünü paylaşanlara şimdiden teşekkürler...
sevgiler...saygılar...
« Son Düzenleme: Ekim 22, 2011, 12:59:47 ÖS Gönderen: skullG »
yenilmek te iyidir, mühim olan her seferinde yenilsende , daha iyi olarak yenildiğini bilmektir


Ekim 23, 2011, 10:57:44 ÖÖ
Yanıtla #3
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 500
  • Cinsiyet: Bay


Bu forumda sik olarak tartisilan, bazen de Masonlarin sukunetinden dolayi konusmadiklari iki tane konuya kisaca deginmek istiyorum. Birincisi Kadin Masonlar konusu. Efendim, bayanlar Mason olamazlar. Hicbir muntazam Mason da, bir bayanla Masonik iliskiler kurmaz, veya onun Tekrisinde bulunmaz. Bu yeminlerle ve eski yukumluluklerle sabitlenmistir. Masonluk, bir Adam Olmak yolculugudur. Bunun, icindeki ogretiler de dahil olmak uzere, cok net bir maskulen karakteri vardir.  Bunun yaninda, ruhun bir cinsiyeti oldugunu soylemek biraz fazla iddiali olmak olacaktir. Insanligin enerji, beceri, bilgi ve tecrubesinin yarisi da bayanlardadir. Bayanlar da kendilerini gelisitirip, Masonluktaki degerlere uygun bir yasam surme gayreti icerisine girebilirler ve girmelidirler. Istedikleri kurulusu kurup, calismalara baslamalari en dogal haklaridir. ABD’de bu tur kuruluslar mevcuttur, ornegin Order of the Eastern Star, Amaranth gibi. Bunun Masonluk catisi ve ismi altinda yapilmasindaki israri anlamak mumkun degildir, zira ortada ciddi bir talep dahi soz konusu degildir. Ikinci deginmek istedigim konu, Muntazamlik konusu. Hicbir muntazam Mason, bir klandestin veya gayri muntazam Mason ile Masonik iliskiler kurmaz, veya onlarin Locasinda oturmaz. Bu da yemin ve eski yukumluluklerle sabitlenmistir. Bu Ustat Mason olmus herkes icin baglayici bir sozdur ve ihlalinin cezalari pek yamandir. Bunun yaninda, gayrimuntazam bir Masonluk da oldugu vakidir. Onlarin da son derece etkileyici rituelleri, calismalari, kuruluslari mevcuttur ve onlar da kendilerini Adam Olmak yoluna adamis kimselerden olusmustur. Bunun gibi soylu bir cabaya saygi duymamak, buna sevinmemek de pek hakkaniyetli olmaz. Ancak biz bu forumda, Muntazam Masonlugu anlatmaya calisiyoruz. Kimi zaman, “muntazam-gayrimuntazam ne farki var” gibi sonuclara ulasilan, hatta muntazam Masonlugu dogmatik ilan eden baslik ve tartismalar oluyor. Bazen bu konuda kendimizi yetersiz veya isteksiz buldugumu soylemek isterim.   



 Sayın üyeler,

 Bu roportajı dün yayınladım. Okunması için bir gün bekledim. Bir gün bekledim diyorum, çünkü roportajı ilk gerçekleştirdiğim andan itibaren çok etkilendiğim ve bana göre roportajın en can alıcı kısmı olan bölümün farkedilmesini umdum. O bölüm yukarıda alıntıladığım bölümdür.

 Bu bölümü bir kaç kez üst üste okudum. Bir ayrıntıya dikkatinizi çekmek isterim:

 Sayın Eureka'nın, forumumuzda zaman zaman tartışılan ve hariciler tarafından bir kafa karışıklığına sebep olan şu önemli konulara getirdiği açıklamalara ve şu uslubundaki naifliğe bakar mısınız?

 Hem düşüncesinin açıklamasını belli bir mantık çerçevesinde yapıyor ( çok da güzel yapıyor), hem de bunu kimseye saldırmadan, kimseyi kırmadan, kimseyi yermeden yapıyor.

 Masonluk Masonlardan öğrenilmelidir... Peki. Yalnız bir Masonun öğrebileceği tek şey Masonlukla ilgili bilgiler midir? Bireysel olarak Masonun duruşu da öğretilesi bir şey değil midir?... Hem de nasıl öyledir. Hem de nasıl öyle olmalıdır.

 Hem bu detayın gözden kaçmasına gönlüm razı olmadı, hem de başka bir bakış açısı olabileceğini düşündüğüm bu konuyu gündeme getirmek istedim.

 Bu durşundan ötürü sayın Eureka'yı hepinizin huzurunda kutlarım.

 Ben bu roportajdan almam gereken mesajı  aldım. Teşekkür ederim.

 En içten sevgi ve saygılarımla.
enelsır


Ekim 23, 2011, 11:06:43 ÖÖ
Yanıtla #4
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 652

Bence hem Eurakayı beğeniyorum. Diğer kardeşlerde öyle ancak biraz daha açıklayıcı bilgi verseler çünkü yazdıklarını ben anlamakta güçlük çekiyorum bazen.
Doğru rehberini bulana ne mutlu...


Ekim 23, 2011, 08:03:13 ÖS
Yanıtla #5
  • Mason
  • Orta Dereceli Uye
  • *
  • İleti: 57
  • Cinsiyet: Bay

Sevgili Enelsır, yine çok güzel bir yazı dizisi ve röportaja imza atmışsınız, emeğiniz için en içten dileklerimi sunar, sayın Eureka'ya da bu güzel paylaşımı ve vermiş olduğu bilgilendirici yanıtlar ve samimiyeti için teşekkür eder  ve saygılarımı sunarım...

Işık Dolu Sevgi ve Saygılarımla...

Lucian
In lumine tuo, videbimus lumen....


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
0 Yanıt
2060 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 20, 2007, 03:04:13 ÖS
Gönderen: MASON
0 Yanıt
2579 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 01, 2007, 04:37:58 ÖÖ
Gönderen: MASON
38 Yanıt
14012 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 25, 2019, 02:14:24 ÖS
Gönderen: karahan
12 Yanıt
7614 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 03, 2011, 09:29:03 ÖÖ
Gönderen: enelsır
0 Yanıt
1940 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 04, 2011, 02:31:25 ÖS
Gönderen: enelsır
1 Yanıt
2356 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 11, 2011, 04:52:33 ÖS
Gönderen: shakespeare
4 Yanıt
3738 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 25, 2011, 04:01:18 ÖS
Gönderen: Prometheus
1 Yanıt
3386 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 08, 2012, 03:31:53 ÖS
Gönderen: NOSAM33
14 Yanıt
9697 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 02, 2015, 08:04:43 ÖÖ
Gönderen: ADAM
33 Yanıt
31575 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 25, 2019, 01:00:43 ÖÖ
Gönderen: karahan