Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Susmak … 1  (Okunma sayısı 6860 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Nisan 01, 2012, 02:31:53 ÖS
Yanıtla #20
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 501
  • Cinsiyet: Bay

Sayın ADAM'ın  açtığı bu başlık ve bana göre kısmen benzer şeyleri  anlatma kaygısı taşıyan Sayın Tij'in açmış olduğu " Konuşmak" başlıklı konu bana bir zaman önce çok sevdiğim bir büyüğümün anlattığı bir anısını hatırlattı. Daha önceden forumumuzda benzer bir konuyla alakalı olarak aktarmıştım sanırım. Yinelemenin bir zararı olmaz:

 Bir gün mesleklerinde bu sözünü ettiğim büyüğümden daha deneyimli bir meslektaşı  bir konuyla alakalı büyüğümü epey bir azarlamış. Büyüğüm haklı olduğunu biliyormuş oysa. Fakat hiç ses çıkarmamış. Etrafındakiler neden bir karşılık vermediğini sormuşlar, O'da " Verdim ya" demiş.

 Yani anlatmak istediğim şudur: Yerinde ve bilinçli olarak gerçekleştirilen bir suskunluk bazen etkili bir konuşmadan daha da etkili olabilir. Susmanın kendisi bazen etkili bir konuşma olabilir.

 Konuların ilerleyişi gereği susmayı pasif bir eylem olarak görmek yanlış olur. Tabii bu söylediklerim yeterli bilinç düzeyine ulaşabilmiş zihinler için böyledir. Kendini bilen kişi susarken de konuşabilir.

 Buna fiziki bir örnek olabilir mi bilemem. Çok zaman önce izlediğim bir filmdeki bir sahneyi hatırlıyorum. Ayrılma kararı vermiş bir erkek birlikte olduğu kadının yanına gidiyor. Karşılıklı oturuyorlar. Erkek dakikalarca hiçbir şey söylemeden kadının yüzüne bakıyor. Sonunda kadın onun gözlerine bakarak " Ne demek istediğini anladım" diyor.

 Yani susmak kimi zaman kelimelerden daha etkili olabiliyor.
enelsır


Nisan 01, 2012, 08:35:30 ÖS
Yanıtla #21
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4164
  • Cinsiyet: Bay

Susarak Konuşmak ;

Sözsüz konuşabilmek güzel şey olsa gerektir.
Susmak ve anlamak, susarak anlatmak güzel şey.
Kelimeler elbette konuşabilmemiz için var.
Ama sükûtun bir ihtişamı yok mu

Hani iki talebesi bir ALLAH dostunu ziyarete giderler.
Ahir ömründe bize bir sohbet, bir nasihat eder ümidiyle.
Otururlar saatlerce, ne bir tek söz, ne bir sohbet
" Canı sıkılır iki arkadaşın. Müsaade isteyip kalkarlar.
Kapıya geldiklerinde aralarında konuşmaktadırlar,
üstadımız niye sohbet etmedi, diyerek.
Fısıldaşmaları duyan evin hanımı seslenir arkalarından;
-Yazık size, hiçbir şey duymadınız öyle mi?
Oysa o neler anlattı size..

" Susarak anlatmak zor şey galiba, susulanları anlatmak zor şey.

Hazreti Mevlana talebelerine sohbet ederken,
ALLAH'ı tanıyan susar, der.
Talebelerden birisi o günden sonra hiç konuşmaz olur.
Günlerce sükût edip oturur kendi halinde.
Bu durumu fark eden Mevlana,niye sustuğunu sorar genç adama.
Efendim siz demiştiniz ki,
ALLAH'ı tanıyan susar, ben onun için...
Güler Mevlana:
-Öyle değil, der,
ALLAH'ı tanıyan ALLAH'tan gayrısına susar.
Onun konuştuğu ALLAH olur artık,
ondan konuşan ALLAH olur.

Bu meselenin özünü idrak etmek bize uzak belki.
Ama daima susup,
bakışlarıyla insanların halini bir güzel tanıyanlar anlayacaklar ne demek istediğimizi.
Kitaplarda nice içinden çıkılmaz meseleler vardır ki,
sözün anlayamayacağını fark edince bir mısra yazarlar:
"Tatmayan bilmez."
Tatmayan nasıl bilsin ki?Tadanlarda konuşmazlar nedense.

"Âşık susarsa, arif konuşursa helak olur."
denmesi bundan olsa gerektir.
Vaktiyle gül kokulu meclislere aşina bir derviş,
memleketinden uzaklara gitmek zorunda kalmış.
Ruhu beden gurbetinde mahpus olan insan,
bir de bedeni ile giderse siz düşünün halini!
Ne halden anlayan bir dost, ne kapısını çalabileceği bir yaran,
ne aynı dilden konuşabildiği bir yoldaş..
Böyle zamanlarda daha bir özlenir arkada bırakılanlar.

Derviş,
bir gece vakti yalnızlığın ne menem bir şey olduğunu iliklerine kadar duyarak yürürken,
yanından geçmekte olduğu evden gelen bir kokuyla sendelemiş.
Bir muhabbet, bir neşe, bir tanıdık his ...
Eve doğru yürümüş. Bahçe kapısından içeri süzülünce kalbinin atışları hızlanmış,
muhabbet kokusu bir başka yakmış içini,
ayakları bedenini taşıyamaz olmuş, kapının önüne gelip oracıkta boynunu büküp beklemeye koyulmuş.
Kapı aralandığında,
karşısındaki hiç tanımadığı ama ezelden aşina olduğu kişiye sarılmamak için zor tutmuş kendini.
Susmuş ve beklemeye koyulmuş.
Tebessüm ederek içeri dönen ev sahibi, elinde ağzına kadar su dolu bir kâse ile geri gelmiş.
Bu kez yüzünde bir hüzün, gözlerinde mahcubiyet, dudaklarında sükût....
Kapının önünde mahzun bekleyen derviş başını hafifçe kaldırıp kâseyi görünce,
hemen yanı başındaki gülün bir kırmızı yaprağını koparıp, zarafetle bırakmış suyun üstüne..

Ne su taşmış, ne de ağırlaşmış kâse gül yaprağıyla.

Kâsenin oracığa bırakılmasıyla birbirlerine sarılmış iki ebed dostu.
Bu başka bir lisan galiba.
Sadece ehlinin bildiği, ehil olmayanların ise sadece hakkında konuştukları bambaşka bir lisan.

Tevekkeli dememiş
"Bilen söylemez, söyleyen bilmez." diyenler.
Susmak zor iş belli ki.
Alemlerin Efendisi
"Susan kurtulur" buyurmuşlar.
Haydi dilinizi susturmayı başardınız diyelim, ya kalbin susması...
Bir de kalp var. Marifet onu susturmakta.
Peki o nasıl olacak?

Kalbe sizin iradeniz dışında bir tek hissin bile gelmemesi..
"Tatmayan bilmez."




Rasulallah s.a.v. ;

"Susmak huyların efendisidir.."


Sen yöremize gelirsen, göreceksin ey Şems..
"Huyumuz sadece susmak olmuş bizim SUSMAK "

Hz.Pîr
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
9 Yanıt
10371 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 21, 2016, 12:29:32 ÖS
Gönderen: baran21
7 Yanıt
4591 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 14, 2012, 08:18:07 ÖÖ
Gönderen: ADAM
2 Yanıt
3210 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 18, 2012, 04:45:45 ÖS
Gönderen: ADAM
2 Yanıt
3276 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 22, 2012, 08:14:00 ÖÖ
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
1977 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 01, 2012, 09:19:37 ÖÖ
Gönderen: ADAM
5 Yanıt
7799 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 08, 2015, 05:54:53 ÖS
Gönderen: ADAM
5 Yanıt
2605 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 08, 2012, 05:12:58 ÖS
Gönderen: Rohani
7 Yanıt
2771 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 15, 2015, 09:50:29 ÖÖ
Gönderen: İNSAN
Susmak

Başlatan ceycet Insan

2 Yanıt
1634 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 14, 2015, 02:47:30 ÖÖ
Gönderen: KEMAL_7
12 Yanıt
3168 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 27, 2016, 11:02:40 ÖS
Gönderen: Ve-nice