Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Tenkit veya eleştiri nedir? Eleştirideki usul ve esaslar nelerdir? Eleştiren ve  (Okunma sayısı 4672 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Eylül 01, 2012, 08:28:33 ös
  • Seyirci
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4170
  • Cinsiyet: Bay

Tenkit, bir şeyin kusurunu göstermek, ayıbını ortaya koymak; bir kelâmın içindeki kusurları ayıklayarak, sözdeki güzellikleri ortaya çıkartmak demektir. Tenkit edene münekkit denir. Türkçe’de tenkit yerine kullanılan "eleştiri", bir insanı, bir eseri, bir konuyu doğru ve yanlış yanlarını bulup göstermek maksadıyla incelemek şeklinde tanımlanmaktadır.

Görüldüğü gibi tenkit veya eleştiri, kusurlu, eksik veya sakıncalı olan bir şeye müdâhale edip, doğrusunun ve hatasız olanın ortaya çıkması yönünde bir düzeltme çabasıdır.

Her şeyden önce -prensip olarak- yapılan eleştirinin/tenkidin doğru, olumlu, Allah’ın rızasını gözeten bir amacı olmalıdır.

İnsanlar arası ilişkilerin sağlıklı ve sürekli olması için açık ve dürüst iletişim en önemli koşullardan biridir. İnsanlar birbirleriyle bilgi, duygu, görüş ve düşüncelerini çekinmeden paylaşabilmeli, kendilerine ve karşılarındakine güvenerek konuşabilmeli ve dinlediklerine de güvenebilmelidirler.

Sosyal yaşamda ve iş ortamlarında yaşanan sorunların çok önemli bir kaynağı güven eksikliği nedeniyle açık ve dürüst iletişim kurulamamasıdır. İnsanlar gerçekleri söylediklerinde çoğu kez tepkiyle karşılaşmakta söylediklerine söyleyeceklerine pişman olmaktadırlar. Çoğu zaman da böyle bir endişe duydukları için açık ve dürüst iletişim kurmaktan, gerçekleri konuşmaktan kaçınmaktadırlar.

Şüphesiz, eleştirinin farklı etki yapan tarzları, türleri ve dozları vardır. Kişilik özelliklerine yönelen, başkalarının yanında rencide eden, kişinin beklemediği bir anda donup kalmasına neden olan, umutlarının heves ve heyecanının tükenmesine neden olan yıkıcı eleştiri, aslında eleştiriden çok art niyetli bir saldırıdır. Eleştiri, yıkmak, bitirmek ve yok etmek amacıyla yapılırsa saldırgan bir davranışa dönüşür ve büyük olasılıkla giderek tırmanan olumsuz bir çatışma sürecini başlatır.

Gerçek eleştiri, yol gösteren, destek sağlayan, moral ve ilham veren, yapıcı ve olumlu ifadeler içeren ve gerçek dostlar arasında olması gereken bir iletişim biçimidir. Böyle bir iletişim tarzına ortam oluşturan ilişki anlayışı, sağlıklı bir eleştiri kültürünün oluşmasına bağlıdır.

Eleştiriler, sağlıklı ve sürekli ilişki kurma ve bu ilişkiyi sürekli besleme anlayışı ile olmalıdır. Aynı şekilde, sağlıklı ve faydalı bir eleştiri, iyi niyetli, yol gösterici, destekleyici, iyileştirici ifadeleri ve önerileri içeren mesajları sabırla, anlayışla dinleme ve bu eleştiriler doğrultusunda kendini değiştirebilme, geliştirebilme sonucunu vermelidir. Bu anlamda bir elştiride önemli olan, eleştiren veya eleştirilen kişi değil eleştirilen konu, durum veya özelliktir.

Doğru ve sağlıklı bir eleştiri olması için, hoşgörü, sabır, anlayış, etkili ve empatik dinleme, saygı ve nezaket temellerine dayalı olarak fikirler ve konular üzerinde yapılmasını gerektirir. Kişilere ve kişilik özelliklerine yönelik eleştiriler çoğu kez dedikodu, suçlama, şikâyet, saldırı, duygusal taciz ve benzeri nitelikler taşır ve bunların hiçbir yerde yeri yoktur.

Eleştiride dikkat edilmesi gerekenler nelerdir? Kimler nasıl tenkit edilir?

- Genel prensip olarak şahsiyetçilik yapmamak esas olmakla birlikte, insanlara verdiği zarar, fikirlerinin güçlü olmasından ziyade, şahsına yapılan itibardan kaynaklanıyorsa, ara sıra onun şahsına da atıfta bulunmak icap edebilir.


- Eleştiri dozu, eleştiren ile eleştirilen kişi arasında normalde var olan saygı, sevgi perdesini yırtmayacak düzeyde olmalıdır. Bu ölçü, aile fertleri için olduğu gibi, yabancılar için de geçerlidir. Buna göre, evladın babasını eleştirmesi, talebenin hocasını eleştirmesi, küçük kardeşin abisini eleştirmesi çok dikkatli bir üslupla yapılmalıdır.

- Bir kusuru abartarak sahibinin bütün iyiliklerini hiçe saymak eleştirinin ilmî değil, garazlı olduğunun göstergesidir.

- Haset, kıskançlık, ötekicilik gibi bir duygu ve bir bakış açısına sahip olan kimsenin eleştirilerinde amacın ne olduğu vurgulanmalıdır.

- Karşıdakini yenilgiye uğratma, filanca büyük zatı eleştirebilecek güçte olduğunu kanıtlama, kamu oyu nezdinde yeni bir misyon görüntüsünü yakalama, şöhrete soyunma gibi düşünceler, ilmî, kalbî, aklî eşletirlerin -insaf ölçüleri içerisinde- yapılmasına engel unsurlardır.

- Eleştiri yapacak kimsenin, haber kaynağını kontrol etmesi gerekir. Haber kaynağı sağlam olmayan kişinin tenkidi, hedefine ulaşmamaya mahkumdur.  Çünkü eleştirilen kişiye iftira atılmış, sözleri çarpıtılmış veya en azından, yanlış anlaşılmış olabilir. Dolayısıyla fâsık ve münâfık haber kaynaklarının haberlerine karşı son derece titiz olmalı, verdikleri haberlerde çarpıtmanın olabileceğini mutlaka hatırda tutmalıdır.

- Bir topluluğa duyulan kin ve öfkenin, o topluma adaletli, insaflı ve ölçülü davranılmasına engel olmamalıdır. 

- Eleştiri yapıcı olmalıdır. Yapıcı olmayan tenkit ya sövgüdür, ya da cidaldir. Eğer tenkid kırıcı, insanları küstürücü ise, o artık cidale dönüşmüş demektir. Cedelleşen insanlar her yolu deneyerek, muhatabına cevap yetiştirmeye çalışır.

- Eleştiren kişi, muhatabın olayı kişiselleştirdiği ve nefis müdâfaasına başladığı anda, bu işten vazgeçip, tenkidi orada bitirmesi gerekir.

- İnsan psikolojisi göz önüne alınarak, yerine göre tenkidi, isim vermeden yapıp, muhatabın, eleştiriden kendine düşen payı almasını ve durumunu düzeltmesini tasarlamak,  ahlâka uygundur.

- Eleştirirken, yapıcı bir üslup kullanmalı, etrafından insanları boşaltıcı ve itici değil, kazanıcı ve çekici bir dille yaklaştığı bilinmelidir. 

- Eleştiride sövgü, alay, küçümseme ve kişiliğe saldırı birbirine karıştırılmamalıdır. Eleştir ne kadar içten ve samimi olursa, başka bir anlatımla, ne kadar Allah rızasına yönelik olursa, o kadar verimli olacaktır. Eleştirilen kimse, eleştirenin iyi niyetini anlamalı, samimiyetini görmelidir. Aksi taktirde muhatabın, savunma pozisyonuna geçebilir. 

Eleştirilen kişi açısından baktığımızda ise;

- Eleştiriden rahatsız olmamak gerekir. Kendine güvenen kişiler eleştiriden rahatsızlık değil, memnuniyet duyarlar. Çünkü bunun bir çok faydası olabilir. Çok zaman, nice yanlış anlamalar, eleştiri sayesinde açığa kavuşur ve yeni dostlukların oluşmasına sebep olabilir.

- Eleştirilen kişi, eleştiri üslubu ne olursa olsun eğer doğruluk arayışında ise öncelikle konuya odaklanmalıdır. Eleştiri getirene takıldığında, konuyu ıskalamış ve inancının artışını engellemiş olur.

- Eleştiri sadece başkalarına yönelik olmaz. Kişinin kendi kendini eleştirmesi de gereklidir. Buna öz eleştiri (oto kritik) ya da nefis muhasebesi adı verilmektedir. Öz eleştiri, cemaatler ve cemiyetler için de kullanılabilir ve bu durumda, refiklerine karşı kendilerini gözden geçiren, kusurlarını tespit edip giderme yolunu seçen cemaat ve cemiyetlere işaret eder.
Konuyu özetlemek gerekirse:

1. Önce araştırmak sonra eleştirmek gerekir. Araştırmadan yapılan eleştiriler ister istemez duygusal dalgalanmaların etkisinde kalır.

2. Kişiliği değil tutum ve davranışları eleştirmek lazımdır. Doğrudan kişiliği hedef alan eleştiriler hiç bir işe yaramadığı gibi, yeni kin ve düşmanlık tohumlarının atılmasına yol açar.

3. Karşı tarafı dinlemek gerekir. Karşı tarafın öne sürdüğü fikirlere kulağını kapayarak, peşin hüküm ve önyargıyla yapılan eleştiriler, sorunu çözmek bir yana daha da ağırlaştırır.

4. Çözüm önerisi geliştirilmelidir. Salt eleştiri, fayda yerine zarar verir.

5. Eleştiriden önce özeleştiri yapılmalıdır. Hatalarının ve zaaflarının bilincinde olan kişi, eleştirilerini daha insaflı yapar ve karşı tarafa daha anlayışlı davranır.

6. Eleştiride tarafsız olunmalıdır. Taraflı eleştiriler, yolsuzlukları arttırır, şiddet eğilimini besler. “Biz” ve “onlar” ayırımı yerine, “hak" ve "doğru” ölçüleri esas alınmalıdır.

7. Eleştirilerden yararlanılmalıdır. Eleştirilere kulak verildiğinde ve bu eleştiriler içselleştirildiğinde düşünceler yeni boyutlar ve derinlik kazanır.

Elştirilecek kişinin yerine kendimizi koyarak, ve bunuda en samimi ve içten duygularla yapmak ise işin püf noktasıdır.

Saygılarımla
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Eylül 01, 2012, 08:48:27 ös
Yanıtla #1
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 731
  • Cinsiyet: Bay

Her şeyden önce -prensip olarak- yapılan eleştirinin/tenkidin doğru, olumlu, Allah’ın rızasını gözeten bir amacı olmalıdır.


Merhaba...

Sn Karahan tenkit ile ilgili bir yazı kopyalamış. Niye, kime yazıldığı, hangi amaçla yazdığını forumu takip eden herkes anlamıştır herhalde.
Hazır kendisi bir tenkit yazısı yazmış iken, ben de kendisini bir tenkit edeyim.

1- Daha öncede de birkaç defa yazdım bu forumda yazan sayın üyeler neden bir yerden kopya yaptıkları zaman kaynağını altına yazmıyorlar?

http://m.sorularlaislamiyet.com/index.php?oku=11254

2- Tenkitte neden Allah rızasını gözetmek gerekiyor acaba. Allah'a inanmayanlar ne rızasını gözeteceklerdir?

Ben kendi adıma bu forumda en fazla paylaşımda bulunmuş iki sayın üyenin, arasındaki anlaşmazlığı özel iletişimden çözmesini ve işi tatlıya bağlamasını diliyorum.

Saygılarımla.
Özgürlük zeka demektir, sevgi demektir. Özgürlük sömürmeme, yetkeye boyun eğmeme demektir. Özgürlük olağanüstü erdem demektir.
Jiddu Krishnamurti


Eylül 01, 2012, 08:58:11 ös
Yanıtla #2
  • Seyirci
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4170
  • Cinsiyet: Bay

Sn.Asimov

Yazının alıntısınız yaptığım kaynağı kasıtlı yazmadım dolayısı ile alıntı ibareside koymadım.Forumdaki birçok kişi böyle bir konuyu bile din ile bağdaştırdığımı düşünsün ve o yönlü müdahil olsun istemedim çünkü sıkıcı oluyor.Sebebim budur sanki biraz eleştiri almaktan korkuyor gibi gözüksede öyle bir korkum olduğundan değil polemiğe girmek rahatsız ediyor beni.

Zaten sorduğunuz sorunun cevabınıda vermiş oldum bu tip sorularla karşılaşmamak için alıntıyı yazmadım.Ama cevap vermek gerekirse inanan tabiki allah rızası için yapar ilk neden ama inanmayan ise her neye inanıyor ve her neyi doğru görüyor ise derim ben.

Dileğinize gelince bu olumlu ve gönülden dileğinize teşekkür ederim ,bende uluorta üstelik yıllarca sevgi ve saygı duyduğum birisine böyle tepki vermek istemezdim.Kendiside bu yolu tercih etmemiştir bu yolu üstelik çok kullandığımız halde bu sefer beni açık hedef yapıp benim algıma göre işi rencide etme çabasına dönüştürmüştür.Yapım gereği çözümden yanayım atılan tokada hiç diğer yanağımı çevirömedim.Ama saygıda kusur etmediğim birinin en son sözlerinin it ile bitirmesi hoş olmadı.
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Eylül 02, 2012, 12:36:18 öö
Yanıtla #3
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 3096
  • Cinsiyet: Bay

2 Uzman Üyenin  umulur ki ; UZMAN' ca çözüm bulurlar  sorunlarına kanımca ... :o

Saygılar
audi-vide-tace
    dinle-gör
        sus


Eylül 02, 2012, 05:29:45 ös
Yanıtla #4

Sayın karahan'ın buraya koyduğu yazı, içeriği sebebiyle ne yazık ki kayda değer bir yazı değil. Eleştiriyle Allah arasında bir ilişki nasıl kurulabilmiş? Şaşıyorum.

Yazı Sorularla İslamiyet'ten alınmış. Yani her otu sapı, İslamiyet ile bağdaştırmak isteyen bir siteden. Alınsın ama yeri burası değil. Alın o yazıyı, İslamiyet başlığına koyunuz. Dar bakışlı bazı dini sitelerin uyduruk yazıları, İNSAN başlığında yer almamalı. İNSAN kavramı dinlerle hele ki tek bir dini bakış açısıyla darlaştırılacak bir kavram değildir.. ELEŞTİRİ kavramının ise dini hiçbir manası yoktur. Eleştiriye dini bir mana yüklenecekse, dinsizlerin eleştiri gücünden yoksun insanlar olduğu ortaya çıkar ki, yüzyılın saçmalığı olur.

Bu yazı keşke psikolojik ve bilimsel verilerden faydalansaydı. Bireysel bir çalışmanın ürünü olarak, bizlerin yorumuna açılsaydı. Ne güzel olurdu! Böyle olmadı, olmuyor, olmayacak! Israra gerek yok. Bundan sonrası, kendi çalar kendi oynar.

Eleştirilerimde mantık ilkeleri gereğince hareket ediyorum. Allah rızası için değil. Bu şekliyle size uymadıysa, bana burasının İslami bir forum olmadığını hatırlatmak düşer.

Saygılarımla.

• Laborare est Orare XXII.
• ... Bense daha önce duyulmamış, yeni şeyler söylediğim için onların ilenç ve lanetlemelerine maruz kalmaya devam edeceğim.... Simon Magus


Eylül 02, 2012, 07:14:23 ös
Yanıtla #5
  • Seyirci
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4170
  • Cinsiyet: Bay

söylemiştim oldu  yine aynı şey ama cevap vermeyeceğim bende neyin kayda değer olup olmadığını anlayacak kadar zekam var ama şunuda mesela yapmıyorum,her yazdığınız yazı için bunu beğenmedim bu yazılmasada olur pek manasız kalmış,bu yazıyı pek kayda değer bulşmadım ne kadarda gereksiz yazan kafayı yemiş olmalı cilgiın galiba,konumuzla hiç alakası yok gibi bir sürü terimi ardı ardına sıralarım işi fikir tartışmasından çıkartabilirim bu çok kolay aynı yukarıdaki yazı gibi.

Ben ısrarla vurguladığım halde sadece yazı oradan alındı diye bir sürü kabak terane saçma sapan sözler.

Mübarek ali kıran başkesen her şeyin notunu verecek ya niyetinin eleştiri yapmak olmadığı bile o kadar belliki.

Benim niyetim konu başlığındaki yazıdır eleştiri ve tenkidin ölçüleri ile alakalı bunu bile bu sitede anlayamacak insanların olması ne kötü hemen muhalefet en iyi yazıyı sen yazarsın en iyi yorumu sen yaparsın en iyi eleştiriyi sen yaparsın yap bakalım ne kadar yapacaksın.
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Eylül 02, 2012, 11:36:29 ös
Yanıtla #6
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1795
  • Cinsiyet: Bay

      Ne kadar boş ve anlamsız. Bakarmısınız, sayın karahan her zamanki gibi. Daha önceleri de belirttiğim gibi anlamakta gerçekten
       zorluk çekiyorum.
       Saygılar-sevgiler.
"Vur ama dinle beni"


Eylül 03, 2012, 10:57:44 öö
Yanıtla #7
  • Seyirci
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4170
  • Cinsiyet: Bay

sn.alşah

Belki aramızdaki fark budur sizinle bende sizi anlamadım.Ne demek istedniz acaba şu yazıdan ne anlamamı bekliyorsunuz karahan herzamanki gibi derken kastın nedir.Herzamanki gibi olmak duruma göre iyi duruma göre kötüdür.Bu kadarcık bir anlatımla neyi hedefledinizde nereye vardınız siz bakın siz karar verin.Oysaki benim bildiğim alşah ın anlatımı iyi ve anlaşılabilirdir.
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Eylül 04, 2012, 10:18:56 ös
Yanıtla #8
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1795
  • Cinsiyet: Bay

        Sayın karahan; sizi epey bir zamandır izliyorum. Zaman zaman gerçekten beğendiğim yazılarınız oluyor. Ama bazen de kendi kendime nasıl olur? diye sorduğum yazılarınız da epey fazla. Söylediğiniz çok doğru, ben kısa ama çok net ifadeler kullanan bir tarza sahibim. Son yazım gerçekten biraz muallak oldu. Anlayacağınızı umdum ama görüyorum ki; anlamamışsınız.
       Aslında sayın Peacewings çok açık bir şekilde anlatmış, ben de tam bunu demek istemiştim. Yani; 01.Eylül.2012 tarihli 08.28.33 itibariyle yazdığınız yazınızda, konu "Tenkit ve Eleştiri" gibi son derece basit ve sıradan bir konu olmasına rağmen her nedense burada bile " Allah rızası"  kavramını öne çıkarmışsınız. Rica ediyorum, sıradan bir "tenkit ve
"Vur ama dinle beni"


Eylül 04, 2012, 10:29:26 ös
Yanıtla #9
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1795
  • Cinsiyet: Bay

      Çok özür diliyorum. Yazım daha bitmeden gene gayri ihtiyari bir yerlere dokundum ve yazım askıda kalmış gibi oldu.
 .....eleştiri konusunda, Allah'ın rızalığının ortaya konmasının manası varmı ?
       Anlayamadığım, işte bu tür ifadelerin yerli yersiz kullanılmasıdır.
       Takdir edersiniz ki amacım sizleri rencide etmek değil, sadece daha somut ve bilimsellikten bahseden ifadelerin kullanılmasıdır.
       Saygılar-sevgiler.
"Vur ama dinle beni"


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
43 Yanıt
21741 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 09, 2008, 12:51:50 ös
Gönderen: blossom
5 Yanıt
3824 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 15, 2012, 02:50:15 ös
Gönderen: ADAM
Eleştiri

Başlatan kudüs prensi Gece Cenapları

4 Yanıt
2592 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 10, 2013, 09:25:03 ös
Gönderen: Melina
1 Yanıt
1949 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 16, 2010, 10:43:59 ös
Gönderen: Maledictum
11 Yanıt
11512 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 07, 2016, 11:14:23 öö
Gönderen: Attalos
28 Yanıt
11427 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 13, 2010, 01:29:47 ös
Gönderen: popperist
8 Yanıt
4249 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 26, 2014, 01:48:29 ös
Gönderen: vitriol
13 Yanıt
5539 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 10, 2013, 10:29:49 öö
Gönderen: asimov
6 Yanıt
3980 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 04, 2014, 01:17:34 ös
Gönderen: ADAM
15 Yanıt
4891 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 05, 2015, 12:19:50 öö
Gönderen: Kadim