Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Evrim ve Darwin İle İlgili Sorular-4-Darwin'den Öncesi ve Darwin'e Tepkiler  (Okunma sayısı 3069 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ocak 23, 2013, 08:52:49 ös
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 731
  • Cinsiyet: Bay

Sayın ADAM bana bu konuda 3 soru sormuştu. Elimden geldiğince bilimsel kaynaklara bağlı  kalarak yanıtlamaya çalıştım. Umarım verdiğim yanıtlardan tatmin olur.

 
SORU1- Charles Darwin'den önce ortaya canlıların evrİmiyle bağlantılı hipotez ya da kuramlar atan oldu mu? Olduysa kim özetle ne demişti?

YANIT: Bilindiği kadarıyla evrim fikrini ilk defa Milet’li Anaksimandros (MÖ 610-547) ortaya atmıştır. Anaksimandros yaşamın suda başladığını canlıların daha sonra sudan karaya geçerek geliştiklerini söylemiştir. Censorinus’a göre  Anaksimandros balıkların ve insanların aynı kökenden geldiklerini söylüyordu.

Empodokles (MÖ 490-430)evrim mekanizmalarını açıklamaya çalışmıştır. Aristo’nun anlatımına (rivayetine) göre canlıların, kendilerini en fazla uyum sağlayacak biçimde organize ederek hayatta kaldıklarını ve sonraki kuşakların bunu sürdürerek giderek değiştiklerini savunmuştur.

Joseph Needham’ın aktardığına göre Taocu felsefeci Zhuangzi (MÖ 370-301), canlıların kendilerini çevrelerine adapte ederek başka türlere dönüştürme kapasitesi ve gücünde olduğunu öne sürmüştür.

İslam düşünürleri de evrim fikriyle ilgilenmişlerdir. El Cahiz, İbni Miskeveyh, Ebu Reyhan, İbni Haldun gibi. İbni Haldun, insanın bir çesit maymundan evrildiğini yazmıştır.

Evrim kelimesini ilk kez 1677’de İngiliz Sir Matthew Hale (1609-1676) kullanmıştır.

İsveçli doğa bilimcisi Carulos Linnaeus (1707-1778), insanları maymunların da aralarında bulunduğu pirimatlar sınıfına koymuştur.

Kont Buffon (1707-1788), Nuh tufanını reddederek, hayvanların bir seferde yaratılmak yerine birbirlerine evrildiklerini, kullanılmayan organların köreldiğini, insanlar ile maymunlar arasında benzerliklerin olduğunu ve muhtemelen aynı atadan geldiklerini düşünüyordu.


Erasmus Darwin (1731-1802) Charles Darwin’in dedesidir. Mesleği doktorluktur.  Zoonomia ve Doğa Tapınağı kitaplarında evrimle ilgili düşüncelerini yazmıştır. Zoonomia kitabında kelebek ve kurbağa gibi canlıların anatomik değişiminden bahsetmiştir. İnsanlarda anatomik bozuklukların yavrularına geçtiğini gözlemlemiştir. Doğa Tapınağı adlı kitabında Dünyanın ilk zamanlarında su birikintileri içerisinde mikroskopik canlıların zaman içinde daha gelişmiş deniz canlılarına evrimleştiğini ve bunların karaya çıktığını savunuyordu. İnsan O’na göre bir hayvan türüydü.

Jean Baptiste de Lamarck (1744-1829): Lamarck ayrıntılı ancak karmaşık bir evrim kuramı ortaya koymuştur. Ortaya koymuş olduğu fikirlerin çoğunluğu daha sonrasında çürütüldü. Lamarck’ın evrime ait görüşleri iki temel varsayıma daynıyordu.
Birinci varsayımı, en temel (basit) canlılar, kendiliğinden cansız maddelerden oluşuyordu. Bu durum sürekli kendiliğini yeniliyordu. Gerekli olan hammadde ise ölen canlıların çürüyen bedenlerinden çıkan kimyasal maddelerdi.

İkinci varsayımı ise, basit ve ilkel canlılar zaman içinde daha karmaşık canlılara dönüşüyordu. Bu sürecin en son basamağında insan bulunuyordu. Bu sürecin itici gücü dokularda  dolaşan kan ve sıvılar, oluşan  yeni kanallar aracılığı ile yeni organlar meydana getiriyordu.
Lamarck’a göre türler bulundukları ortama göre şekillenebiliyordu. Bir bataklıkltaki kuşların uzun ayaklı olması, zürafaların boyunlarının uzaması hep bu  çevresel şartların organizma üzerine uyguladığı baskı ve sinir sisteminde salgılanan sıvılar olduğunu savunuyordu.
Lamarck evrimin bir amacı olduğunu ve basitten karmaşıklığa doğru olduğunu savunuyordu. Darwin ise evrimin bir amacı ve yönü olmadığını savunarak Lamarck’tan ayrılır.
 
Lamarck’a göre taşıllar (fosiller) soyu tükenmiş canlılar değil, bugüngü canlıların ilk atalarıydı. Canlıların soyunun tükendiğine inanmıyordu.



Alfred Russel Wallace(1823-1913) ve evrim görüşü: Wallace, yoksul bir hukukçunun dokuz çocuğundan sekizincisidir. Üniversite eğitimi alamamıştır. Darwin gibi aristokrat bir aileden gelmemektedir. Bu nedenle etkisi Darwin kadar olamamıştır. Darwin’den ondört yaş küçüktür. Darwin’in kitaplarını okumuş ve Darwinizm (1889)adında bir kitap yazmıştır. (Darwinism;An Exposition of the Teory of Naturel Selection With Some of Its Applications)

Böcekbilime ilgi duymuştur. Doğadan organizmalar toplamıştır. 1848’de Amazon’a gitmiştir. Burada araştırmalarda bulunduktan birkaç yıl sonra bugünkü Malezya ve Endonezya’ya gitmiştir. Bu yolculukta 30.000 km yol yaptı ve 125.660 canlı örneği topladı.
Wallace ile Darwin birkaç noktada birbirlerinden ayrılırlar: Wallace “kazanılmış karakterlerin kalıtımı” ilkesini kabul etmemiştir. Ayrıca bireyler arası rekabete dayalı bir seçilimin olabileceğini düşünmüyordu. Darwin için önemli olan seksüel seçilimi de kabul etmiyordu. O’na göre kuşlardaki canlı renler avcılardan korunmak için bir dezavantajdı. Darwin için ise  göz alıcı renklerin dişi veya erkekte seksüel seçilim için önemi vardı. Ayrıca Wallace doğal seçilimin bir amacı olması gerektiğini düşünüyordu. Hristiyanlığa inanmadığı halde insan ruhunun ve aklının bir yaratıcı tarafından verildiğine inanmıştır.

Darwin,  18 Haziran 1858 tarihinde Alfred Wallace’tan bir mektup almıştır. Kendisinin “Çeşitlerin Ana Tipten Tümütle Ayrılma Eğilimleri Üzerine” başlıklı makalesini Darwin’den ve Lyell’den incelemsini istiyordu. Kendisi 22 yıldır notlarını düzenlerken ve kitabını hazırlarken, Wallace’ta yaklaşık olarak benzer sonuçlara ulaşmıştı.  Kendiside yazdığı bir makale ile Wallace’ın makalesini 1 Temmuz 1858 tarihinde Kraliyet Coğrafya Derneğine sundu.

Wallace 1862’de İngiltere’ye döndüğünde, Darwin’in 1859 tarihinde çıkan “Türlerin Kökeni” kitabını Malay Takımadalarında okumuştu. Darwin’in teorisinin üstünlüğünü kabul etti ve konuyu tartışmaya açmadı.





SORU 2: Darwin o konulara dokunmuş muydu? Onları doğruladığı ya da onlara karşı çıktığı olmuş muydu?

YANIT: Darwin’nin  evrim kuramı 1831-1836 tarihleri arasında HMS Beagle  adında bir gemi ile çıktığı araştırma gezisi sonrasında şekillenmiştir. Yolculuk 4 yıl, dokuz ay sürmüştür.Gezi boyunca 1751 sayfa biyoloji ve jeoloji notu tutmuş, 770 sayfa günlük doldurmuştur. 3907 post, kemik, kurutulmuş deri ve canlı örneği toplamış, 1529 hayvan örneğini de alkole yatırmıştır.

Gezi boyunca görmüş olduğu canlı türleri ( özellikle Galapagos adaları), depremler, depreme bağlı kıyı değişmeleri( deniz seviyesi değişimleri), soyu tükenmiş canlı türlerinin fosillerini bulması, yüksek dağlık alanlarda balık fosillerinin bulunması bütün bunlar doğanın ve canlıların zaman içinde değiştiğine, bazen türlerin yok olduğuna dolayısıyla canlıların İncil’de konu edildiği gibi mükemmel bir şekilde bir seferde yaratıldığı ve başlangıçtan beri aynı şekilde var olduğu fikrinden biraz uzaklatırmıştır. 
Esas olarak evrim kuramını İngiltere’ye döndükten sonra kurgulamaya başlamıştır. Kargo olarak göndermiş olduğu örnekleri uzman bilimcilerle tartışmıştır.

Elbette Darwin bu geziye çıkmadan öncede evrimle ilgili bilgisi vardı.

Cambridge’den hocası ve onu geziye öneren botanik ve jeoloji profesörü, rahip Jonn Stevens Henslow, Londra jeoloji derneğinden Adam Sedgwick  onun doğa üzerine gözlemlerinde, yetişmesinde etkili oldular. Her ikisi de daha sonrasında Darwin’e karşı cephe almışlardır.

Zooloji profesörü Robert Edmont Grant Darwin’i  Lamarck’ın kuramıyla tanıştırmıştır.

Dedesi Erasmus Darwin’in kitaplarını, dolayısıyla evrim ile ilgili görüşlerini okumuştur.

Gezi dönüşü Thomas Malthus’un 1838 tarihli “An Essay on the Principle of Population”( Nüfus ilkesi üzerine bir deneme) adlı kitabını okumuştur. İnsan nüfusu üzerine yazılmış bu eserdeki fikirleri hayvan nüfusu üzerine uygulamıştır. Örnek olarak bir çift filden, bütün yavruların hayatta kaldığını varsayarak 500 yılda 15 milyon fillik bir topluluk olacağını hesaplamıştı.

Sonuç olarak yaşadığı çağda zaten çeşitli bilim adamları tarafından evrim fikri ortaya konmuştur. Darwin’in yaptığı ise çeşitli kanıtlarla birlikte evrimin mekanizmasını o zaman için  doğru bir şekilde açıklaması olmuştur.

SORU 3: Başka ilgili bilim adamları Darwin'in kuramına karşı nasıl bir tepki gösterdi?

]
YANIT: 1859 yılında “Türlerin Kökeni” kitabı yayınlandığında büyük bir gürültü koptu. Aslında Darwin itabını yayınlamadan önce çeşitli bilim adamı arkadaşları ile fikirlerini tartışmıştı. Ancak kitap  bazılarına göre açıkça kutsal kitaba bir meydan okuma idi. Hemen saflar tutuldu.

Bazıları lehinde, bazıları aleyhinde görüş bildirdi. Entelektüeller ve bilim adamları arasında şiddetli tartışmalar yapıldı. Darwin bu tartışmaların hep dışında kaldı. Siyasal, sosyal  ve dinsel çıkarımlar ve yorumlar yapmaktan kaçındı.

Lehinde görüş bildirenlerden  bazıları:

Thomas Huxley” Bunu daha önce düşünememiş olmak ne kadar büyük bir aptallık”

Sir Richard Owen”1859 baskısında yer alan en önemli özgün gözlemler, bize göre eserin en değerli parçaları. Gerçekten de nadir  ve zor bulunan türlerin kökeninin belirlenmesi sorusunu neredeyse yazarın bulduğu yerde bırakan gözlemler bunlar”

John Stuart Mill” Darwin sonuçlarını henüz hiç kimsenin öngöremediği ümit verici bir sorgulamanın yolunu açmıştır”

Karl Marx”Darwin’in işbölümüyle, rekabetle yeni pazarlar açılmasıyla,”buluşları”yla ve Malthusçu “varoluş mücadelesi”yle İngiltere toplumunu hayvanlar ve bitkile arasında nasıl yeniden keşfettiği dikkate değer”

Ernst Hoeckel

Asa Grey

Joseph Hooker


Aleyhinde görüş bildirenlerden bazıları:

Samuel Wilberforce” Bay Darwin’in kitabının en ilginç bölümlerinden biri doğal seçilim kuramını ortaya koyduğu bölüm. Ortaya koyduğu diyoruz, çünkü- bu kuramın işleyişine koyduğu sınırlar bakımından kendisinden tamamen farklı düşünüyoruz- bu konunun ne varlığından ne de öneminden şüphemiz yok”

Adam Sedgwick “Kitabınızı okurken zevk almaktan çok acı duydum. Kimi yerlerine büyük hayranlık besledim, kimi yerlerine ise çatlayıncaya kadar güldüm. Ancak bazı yerleri var ki mutlak bir üzüntüyle okudum, çünkü orada yazılanlar had safhada yanlış ve çok ciddi ölçüde zararlı”

John Stewans Henslow

Charles Lyell



İlginç bir not:
Darwin'in üyesi bulunduğu Kraliyet Topluluğu yaşadığı sürece Darwin'in kuramını tanımadı.
Bu kurum Darwin'e 3 Kasım 1864 tarihinde o dönemin en saygın ödülü "Copley Madalyası"nı verdi. Ancak başkan ödül kararı verilirken "Türlerin Kökeni" adlı kitabının dikkate alınmadığını vurguladı.

Aynı dernek 1890 yılından itibaren "Darwin Madalyası" ödülünü vermeye başlamıştır.

Özgürlük zeka demektir, sevgi demektir. Özgürlük sömürmeme, yetkeye boyun eğmeme demektir. Özgürlük olağanüstü erdem demektir.
Jiddu Krishnamurti


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
7 Yanıt
7453 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 11, 2008, 10:07:41 ös
Gönderen: Prenses Isabella
3 Yanıt
1795 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 23, 2013, 09:22:59 ös
Gönderen: NOSAM33
0 Yanıt
2134 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 05, 2008, 03:06:07 öö
Gönderen: Kaan
27 Yanıt
6462 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 14, 2018, 11:00:12 öö
Gönderen: Novayst
0 Yanıt
1546 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 22, 2013, 10:05:42 ös
Gönderen: asimov
0 Yanıt
2667 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 22, 2013, 11:04:23 ös
Gönderen: asimov
1 Yanıt
1732 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 22, 2013, 11:33:15 ös
Gönderen: NOSAM33
1 Yanıt
1892 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 24, 2013, 07:23:29 öö
Gönderen: ceycet
11 Yanıt
3719 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 08, 2013, 11:18:42 ös
Gönderen: Melina
0 Yanıt
2145 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 12, 2013, 12:27:19 öö
Gönderen: asimov