Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Pansophia (Evrensel Felsefe)  (Okunma sayısı 2560 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Temmuz 11, 2013, 11:20:22 ös
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 864
  • Cinsiyet: Bayan

Hıristiyan Kabalası başından beri Hermetik okullardan ortaya çıkan Hermetik veya Simya Kabalası adını verdiğimiz ruhsal öğretiye uzanan bir akıma dönüşme eğilimi gösterdi. Hermetik felsefenin amacı insanoğlunun tüm önceki öğretilerinin, özellikle “Kadim Bilgelik Öğretileri”nin, bir başka deyişle “Sophia’nın-Bilginin” yeni bir sentezini çıkarmak ve onu tek bir evrensel felsefe “Pansophia” olarak sunmaktı.



Pansophia kavramını daha iyi anlamak için Evrensel Bilginin bilimi olarak kabul edilen felsefenin etimolojik kökeni hakkında küçük bir açıklama yapmak yararlı olacaktır. Felsefe; hikmet, ilim Yu. Filosofia, Fr.Philosophie, Al.Philosophie, İng Philosophy, İt. Filosofia olarak adlandırılır. Etimolojik olarak felsefe deyimi Yu.sevgi anlamına gelen philia deyimi ile bilgi anlamına gelen Yu. sophia deyiminden oluşur ve‘Bilgi Sevgisi’ anlamını taşır. Bütün dillere Latince (eski yunanca) aracılığıyla geçmiştir. Bu felsefe batıda, dört esas ve uygulama akımının senteziydi. Bu dört akım veya daha doğrusu ezoterik okulun adları ve sıralamaları şöyle;
 

Hermetik Öğreti,
Yeni Platoncu (Pitagoras) felsefesi,
Yahudi Kabalası,
Gnostisizm, olarak bilinir.

 Evrensel felsefe ya da bilgiler, öğretiler arasında bir bütünlük yani Birlik- Pansophia, olduğunu fark eden hermetikler, bilgileri bir arada yeni bir anlayışta sunma isteklerinde haklı idiler. Ama bilgilerin insanlığa çeşitli kademelerde dağılışı ve evrim farklılıkları nedeniyle bu tür bir birliğe ulaşamadılar ancak bireysel yol açıktı. Pansophia adı altında bir bütün oluşturulamadı aksine birey için giderek ciddileşen araştırmalar, çalışmalar gerekmeydi; henüz hepsinin kökendeki birliğine nüfuz edecek bir anlayış, etkinlik ve yaygınlaşma bir türlü söz konusu olamamaktaydı. Bu yüzden hermetiklerin bu isteği de iyi niyetli bir dilek olarak kaldı.



Hatta, Pansophia ’nın gerçekleşmesi dileğiyle, simya sembol ve motiflerinin Hıristiyan Kabalasına eklenmesi 16. YY. da başladı. Bu hareketin öncüleri arasında Francis Bacon, Elias Ashmole, Thomas Vaughan ve Robert Fludd var idi. Bilgi Avrupa’ya gelince, Blaise de Vigenere, Heinrich Khunrath, geleneksel Yahudi Kabala öğretilerinden tam anlamıyla uzaklaşıp ayrı bir teozofik sistemi kurma eğilimlerinin tipik örneklerini sundular. 18. asrın ortalarına doğru, bu yol ayrımı, F.C. Oetinger'in eserlerinde, ve Georg von Welling'in yazdığı eserlere açıkça görüldü. Ayrıca masonik derece, sınıf, rit ve örgütlerde Hıristiyan Kabala’sı iyice yayıldı.



1880'li yıllarda günümüz "New Age Hareketi" nin ilk temelleri atılmaya başlandı ve bu New Age hareketi çığ gibi büyüyerek günümüze ulaştı. Bu faaliyetlerde başrol oynayan, Gerard Encausse veya eski Mısırlı şifa rehberinden aldığı popüler lakabıyla daha çok tanınan "Papus" idi.
 Papus, Augustine Chaboseau, Stanislas de Guaita, Yvon Leloup, Charles Bartlet, Josepin Peladan ve Fransız okültizminde tüm etkin kişilerle birlikte Saint Martin ve Martinez Pasguales öğretilerini yeni bir Kabalistik çerçevede sürdürmek üzere daha sonra üçe indirilen yedi dereceliMartinist Order'i (Cemiyeti) kurdu. Kısa bir süre sonra "Kabalistik Gül Haç Cemiyeti" de kuruldu ve birkaç yılda kurucular arasında bölünmelerden dolayı çoğu günümüze dek devam eden bir düzine cemiyet ortaya çıktı.



Ancak 1914 yıllıda rekabet, egoizm ve kendi başına buyruk olmak Avrupa mistik, teozofik ve ezoterik hareketlerine yepyeni bir boyut kazandıracaktı. İngiltere'de özellikle Altın Şafak Hermetik Cemiyeti ve Societas Rosicruciana /Gülhaç Cemiyeti, Rusya'da ve Almanya'daki ayrıca Amerika Birleşik Devletlerindeki benzeri hareketlerle birlikte bu dönemde yaratılan, dünya çapında inisiyeler ve localar ağı iki dünya savaşında ve 1920 ve 30'larda Avrupa'nın çoğunu saran totaliter rejimler tarafından neredeyse tamamen yok edildi. Çünkü her çıkışın bir inişi vardı ve bilgilerin insan egosu tarafından dejenere edilmesine henüz hiçbir çare bulunamamıştı ve çareler evrensel bir aklın düzeni içinde kendi kendilerine gelişiyor, dönemler açılıyor, dönemler kapanıyordu.



Düşmanlarına ve rağmen, Batı ezoterizminin can damarı Kabala, Hermetizm ve Ezoterizm dejenere edilmemiş uygulamaları ve kaynaktaki temel bilgileri ile ayakta kalmakta ve gelişmektedir. Özellikle Ezoterizm ve Kabala, günümüzde olumlu ve olumsuz uygulamaları ile birlikte hiç bir zaman olmadığı kadar ilgi görmekte ve gerçek bilgi arayıcılarına ışık tutmaya devam etmektedir. Elbette her dönem olduğu gibi bu dönemde bilgileri dejenere edenler çıkacaktır, artık bu dejenerasyonu ayıklamak bizzat araştırıcının sağduyusuna, ölçüp biçip tartma yeteneğine ve vicdan kriterlerine bağlıdır. Bilgiyi ve uygulamalarını akıl-vicdan terazisinden geçirmeden kabul etmek, bir otobanda çok dikkatsizce şerit değiştirmeye benzer ve çok tehlikelidir, kazalara neden olabilir özellikle mistik, ezoterik ve gizem konularıyla ilgilenmek isteyenlerin araştırmalar konusunda çok hassas ve dikkatli davranmalarında büyük yarar vardır.
Elde ettikleri bilgilerin günümüze kadar gelmiş olan evrensel ilke prensiplere uygunluğunu kontrol etmelerinde yarar vardır çünkü bu bilgiler ancak bize yol gösterici olarak gönderilmiş kitaplarımızın satır aralarını açabilirler ama temel ilkeleri asla değiştiremezler ve kendi isteklerine göre yenileyemezler. Temel ilkelerde sapmalar gösteren gruplara karşı dikkatli olmakta her zaman yarar vardır. Bu temel ilkelere de günümüzün modern insanı her istediği zaman ulaşabilir, inceleyebilir ve bilgisini derinleştirebilir. Sadece Internet ağı bile böyle bir araştırma için giriş olarak yeterlidir, gerisi de bireysel gelişim için yine bireye ait uygulamalar içerir.
 Milenyumun içinde ilerlerken, geçmiş tarihe, geçmiş felsefelere, kadim bilgelik okullarının bilgilerine baktığımızda hep aynı dilek ve temenni ile karşılaşırız.
Dünyanın “Aslına Özüne, Işığın Kaynağına Dönmesi Dileği”, bir başka deyişle "Tanrının Krallığı" nın inmesi dileği Kabala'nın özündeki temel istek olduğu gibi tüm ciddi araştırmacı ve uygulamacıların da temel dileğidir.



Her duyduğuna inanmamak, karşılaştırma yapabilmek yine bilgiyle mümkündür. Elinizde, dağarcığınızda başka bilgiler ve kültürlerin izleri yoksa, art niyetli okült ve spiritüel araştırmacıların kandırmaca bilgilerine inanmanız kolaylaşır ki, günümüzde en büyük tehlikeyi de; kökeni, aslı, astarı olmayan bu düzmece evrensel bilgiler oluşturmakta, kafaları karıştırmakta, insanların inançlarını, duygularını alt-üst etmekte, onlara anlamsız yere her şeyi istedikleri gibi yapabileceklerini anlatmaya çalışmaktadır.
Hermetik ve Yeni Platoncu etkiler taşıyan Kabala öğretisinin temelinde, Yahudiliğin ezoterik ve teozofik yorumu vardır, içsel bir yolculuğu yani inisiyasyonu işaret eden; kutsal simgeleri, evrenin doğasını ve insanın kaderini Yahudi terimleriyle açıklayan ruhsal bir öğretidir.
 


http://www.astroset.com/bireysel_gelisim/ezoterizm/kabala3.htm
Adequatio intellectus et rei


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
0 Yanıt
2174 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 07, 2007, 02:15:14 ös
Gönderen: Kaan
6 Yanıt
7989 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 06, 2014, 01:10:05 öö
Gönderen: davut
0 Yanıt
3060 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 13, 2008, 02:21:56 ös
Gönderen: Prenses Isabella
2 Yanıt
3084 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 26, 2013, 08:35:57 öö
Gönderen: ruzber
0 Yanıt
1877 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 28, 2009, 03:47:36 ös
Gönderen: rigormortis
1 Yanıt
2112 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 19, 2010, 02:05:53 öö
Gönderen: Genius Loci
0 Yanıt
1700 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 17, 2010, 07:38:34 ös
Gönderen: enelsır
0 Yanıt
1499 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 18, 2010, 11:43:06 ös
Gönderen: enelsır
0 Yanıt
1604 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 20, 2010, 01:22:47 öö
Gönderen: enelsır
0 Yanıt
2886 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 30, 2010, 11:22:48 öö
Gönderen: oasis