Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Satanizm'de kullanılan semboller  (Okunma sayısı 25399 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ağustos 16, 2009, 03:05:01 ös
Yanıtla #40
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1741
  • Cinsiyet: Bay

Topraktan yaratılan bir canlının iblise itaat etmesi kadar enteresan bişey olamaz:(  demişsiniz sayın Agnusdei ben bunun kanıtlayıcı ve üzerinde durulacak bir nitelikte olduğuna inanmamaktayım bunu size bir hikaye parçasıyla anlatacağım.

Mevlana'ya yeni ufuklar açan aynı zamanda da hocası olan Şems'e bir filozof der ki; "Cehennemde Şeytan'a da ateşle zulmedileceği söyleniyor. Efendim böyle saçma sapan şey olur mu? Şeytan zaten ateşten yaratılmıştır, ateşten yaratılan bir şeye ateşle zulmedilir mi?" Bunu duyan Şems filozofun başına kerpiçle vurur ve kendisinin de topraktan yaratıldığını ama topraktan bir nesnenin pekala canını yakabileceğini hatta öldürebileceğini söyleyerek filozofu şaşırtır.

Bir tuğla ya da bir kerpiç bir ateşin üzerine atıldığında onu söndürür yani ateşi toprak karşısında mükemmelleştirmeye çalışmak ve üstün tutmak kulağa saçma gelmektedir. Sonuç olarak bir elementi üstün tutmak istiyorsanız bunu kolaylıkla buna benzer şekillerde yapabilirsiniz. Bunlar hiçbir şeyi kanıtlamayacaktır.

Saygılarımla...


Tanrı kendi parçasından yarattığı varlığa zülm edermi ?



İnsan kendinden doğan çocuğa,acı çekmesine sebep olacak "aşı"yı yaptırır mı?
Ben"O"yum,"O"ben değil...


Ağustos 16, 2009, 03:06:31 ös
Yanıtla #41
  • Seyirci
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 300
  • Cinsiyet: Bay

Evet zaten yukarda bahsi geçen de aynıdır. Tanrı insanları yapacakları her konuda serbest bıraktı insanlar 2. mekanını seçsin diye. Basit kelime oyunlarıyla daha farklı birşey yazdığınızı sanmazsanız daha sağlıklı olur. Çünkü bunlar hepimizin bildiği gibi ilkokul (hatta bazı anaokullarında da öğretiliyor) sıralarında öğretiliyor.

Ancak Tanrı cehennemi yaratmadı demek sapkın bir düşüncedir. Herşeyi Tanrı yaratmıştır.

Saygılarımla...

Senin fikirlerine saygı duyarım ama unutma ki sağlam fikirde çelişki olmaz. Fikirindeki çelişkiye gelince.

Tanrı cehennemi yarattıysa demek ki bazı insanların kötü olmasını da sağlamıştır. Bu yüzden önceden cehennemi yaratmıştır.

Oysa ki insanlar kötülük yaparak ruhsal seviyyelerini alt düzeye taşıyorlar ve bu yüzden de layık oldukları boyuta yani cehenneme geçiyorlar


Ağustos 16, 2009, 03:18:31 ös
Yanıtla #42


Oysa ki insanlar kötülük yaparak ruhsal seviyyelerini alt düzeye taşıyorlar ve bu yüzden de layık oldukları boyuta yani cehenneme geçiyorlar

Işte buna katılıyorum. Bence Cennet ve Cehennem de Insanoğlunun kendi yaptıkları neticesinde teşekkül ettiğine inanıyorum. Çünkü yapılan iyi ve kötü davranışlar muhakkak ki eninde sonunda yapana geri dönecektir. Bir de bunların birikmiş olanlarını düşünün.. Yani kişi yaşadığı süre içersinde negatiflerle dolu bir yaşam modunu oluşturmuşsa belirli bir süreden sonra karşısına bir hayli birikmiş olan negative olayla içeren kaoslu bir durum ortaya çıkacaktır. Işte bu durumda kişinin yaşamı hakikaten bir cehenneme dönüşür. Ya kişi karşısına çıkan bir hayli çıkmazın içersinde çıkamaz durumda ise yaptıklarının bir sonucu olduğunu anlayacak ya da işin kolayına kaçarak bunları yaşamamak adına intihar yöntemine başvuracaktır. Ama bu da kişinin elindeki şansı değerlendireme anlamına geleceği için spatyumda daha fazla beklemesine yol açacaktır. Bir de aksisini düşünelim; Birey, yaşamı boyunca hep pozitif olmuş ve iyilik birtiktirmiş gene yukarda belirttiğim gibi bir sürenin hitamında karşısına hep güzellik çıkacaktır ve kişi rahat, huzurlu, mutlu bir şekilde yaşamını sürdürücektir, bunun adına doğal olarak cennet diyoruz.

Ayrıca o günahı birikmiş olanlar hakkında birşey daha söylemek istiyorum, sanıyorum ki negative duygularıyla yüklü olan kişiler, yaptıklarından ötürü pişman olup olmadığı kişinin yaşamı çerçevsinde kendisine bir şans verildiği kanısındayım ki kişi, bu şansı değerlendirip, yaptıklarından pişman olup da bir daha yapmayacağına dair söz veriyorsa ki biz buna genelde dini içerik bakımından 'tövbe' olayını lanse ediyoruz- o halde kişiye yine aynı yaşamı içersinde kendisine yaptıklarının karşılığını bu dünyadayken ödetildiği, ödenmesi durumunda ise bağışlanabildiği, haliyle bir üst aşamalara bu şekilde geçilebileceği fiktindeyim. Ancak diyelim ki kişi, bu süre hitamında tövbe etmeyi ya da pişman olayı seçmemişse ve hala yaptıklarından ötürü bir ibret almamışsa- devam ediyorsa üstelik o zaman kişinin yok olmasıyla birlikte ya geri ( geldikleri boyuta gönderilir ) ya da varlığına zaten bu dünyada sona erdirilip belki de tekrar yaşama geldiğinde o zaman ( kişinin seçimiyse eğer ) bu durumda ise geldiği dünyadaki yaşam şeklinde bunun tam tersini kendisi görecektir. Genelde bu olay spatyum denilen yerde cereyan etmekte ama bazan da sanıyorum bu şekilde de sistem işleyebiliyor. Yani anlayacağımız üzere varlık üzerinde türlü yollara gidilmiş olup yok olma sçeneğini en aza indirgenmeye çalışıyor, diye düşünüyorum.    
« Son Düzenleme: Ağustos 16, 2009, 03:21:47 ös Gönderen: Isabell »
הדבר היחיד לשמור על אנשים בחיים הוא אהבה וכבוד

Aimer et être aimé c’est sentir le soleil des deux cotés.

«Ոսկե Տարիքը - Փոթորիկները, չի կարող կանխել մարդիկ սիրում են ծովը.


Ağustos 16, 2009, 04:37:13 ös
Yanıtla #43
  • Ziyaretçi

Kalvinist değilim ve kader çizgisini insanların çizdiğine inanıyorum. Tanrı kimseyi kaşına gözüne bakıp cehennemlik ilan etmez. İnsan yaptıkları sonucunda nereye aitse diğer tarafta oraya gider. Burda bir çelişki yoktur. Burda adalet vardır sadece.

Hepimiz Tanrı'nın parçasıyız yani cennetliğiz lay lay lom şeklindeki bakış açısı çok tehlikelidir. Bu bakış açısı her türlü kötülüğün ve iğrençliğin anasıdır. Elbette gerekli olanlar dünyada yaptıkları doğrultusunda cehennemde cezalandırılacaktırlar.

Ayrıca insan kendi çocuğuna zarar verecek aşı yaptırır mı denmiş yukarıda. Ben şahsen çocuğum benim tüm telkinlerime rağmen yanlış bir davranış gerçekleştiriyorsa gerekli cezayı veririm ya da evrensel hukuğa verdiririm. Madem bu pencereden bakmak istiyorsunuz o halde bu şekilde açıklayayım.
« Son Düzenleme: Ağustos 16, 2009, 04:45:05 ös Gönderen: quadriga »


Ağustos 16, 2009, 04:53:50 ös
Yanıtla #44

Ayrıca insan kendi çocuğuna zarar verecek aşı yaptırır mı denmiş yukarıda. Ben şahsen çocuğum benim tüm telkinlerime rağmen yanlış bir davranış gerçekleştiriyorsa gerekli cezayı veririm ya da evrensel hukuğa verdiririm. Madem bu pencereden bakmak istiyorsunuz o halde bu şekilde açıklayayım.

Aynen..

Kim çocuğunun kötülüğünü ister ki.. Durumun farkında olmayanlar bizi nasıl ebeveyn olarak nitelendirirler Sevgili Quadriga ( gerçi çocuğum yok ama bu hiç olmayacağı anlamına da gelmez ); onun için eğer çocuğumuzun iyiliğini istiyorsak onu kendi vicdanımız doğrultusunda eğitmeli, yetiştirmeliyiz. Uzerimize düşen görevleri bir sorumluluk dahilinde yerine getirdikten sonra beklenildiği gibi davranılmıyorsa zaten başka bir çare kalmamaktadır. Artık onu evrimin ve doğanın işleyiş sistemi içersine bırakır ki evrim sistemi gayet çok güzel çalışmaktadır, burnunu sürte sürte nasıl olgunlaşılır onu öğrenir en azından :D

Bir de çocuklarımıza fazla ilgi gösterilmemesinden yanayım, çünkü hayat koşullarına karşı dirençli olması gereklidir. Tabiki onu her zaman için kollayıp gözetlememiz gerekiyor ama onu çok severken sevdiğimizi göstermek yerine içten içe onun her türlü ihtiyaçlarını - kendisi bilmeden- şımarmaması için karşılayarak zorlu yaşam koşullarına hazır hale getirmek bence en güzel yöntemdir. Sevgiyi bile ölçülü olarak vermeliyiz.
« Son Düzenleme: Ağustos 16, 2009, 05:02:14 ös Gönderen: Isabell »
הדבר היחיד לשמור על אנשים בחיים הוא אהבה וכבוד

Aimer et être aimé c’est sentir le soleil des deux cotés.

«Ոսկե Տարիքը - Փոթորիկները, չի կարող կանխել մարդիկ սիրում են ծովը.


Ağustos 16, 2009, 04:55:19 ös
Yanıtla #45
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1741
  • Cinsiyet: Bay

Kalvinist değilim ve kader çizgisini insanların çizdiğine inanıyorum. Tanrı kimseyi kaşına gözüne bakıp cehennemlik ilan etmez. İnsan yaptıkları sonucunda nereye aitse diğer tarafta oraya gider. Burda bir çelişki yoktur. Burda adalet vardır sadece.

Hepimiz Tanrı'nın parçasıyız yani cennetliğiz lay lay lom şeklindeki bakış açısı çok tehlikelidir. Bu bakış açısı her türlü kötülüğün ve iğrençliğin anasıdır. Elbette gerekli olanlar dünyada yaptıkları doğrultusunda cehennemde cezalandırılacaktırlar.

Ayrıca insan kendi çocuğuna zarar verecek aşı yaptırır mı denmiş yukarıda. Ben şahsen çocuğum benim tüm telkinlerime rağmen yanlış bir davranış gerçekleştiriyorsa gerekli cezayı veririm ya da evrensel hukuğa verdiririm. Madem bu pencereden bakmak istiyorsunuz o halde bu şekilde açıklayayım.



Sayın guadriga;

Nükteyi anlamamışsınız,tekrar okumanızı öneririm.Orada; Tanrı'nın,bize zulüm gibi görünen yaptırımlarının,bizim iyiliğimize yönelik olabileceği varsayımı,bizim çocuklarımızın canının yanacağını bile,bile onların iyiliği için yaptırdığımız "aşı"ile teşbih edilmeye çalışılmıştır.Sizin düşüncelerinize yönelik bir eleştri değildir.Hatta sizi destekler niteliktedir.


Saygılarımla
Ben"O"yum,"O"ben değil...


Ağustos 16, 2009, 05:14:27 ös
Yanıtla #46


 Tanrı'nın,bize zulüm gibi görünen yaptırımlarının,bizim iyiliğimize yönelik olabileceği varsayımı,bizim çocuklarımızın canının yanacağını bile,bile onların iyiliği için yaptırdığımız "aşı"ile teşbih edilmeye çalışılmıştır.


Tanrı'nın Amacı da bu değil mi zaten Sevgili Ceycet :) bizleri Anne- Baba ( korumanın kollamanın birini yetiştirmenin vermiş olduğu yüceliği tatmak için) yaparak kendi çocuklarımıza karşı nasıl davranmamız gerektiği yönünde bizlere tattırdığı çocuk sevgisinin dünyada eşi benzeri olmayan bir duyguyu tatmamıza yol açarak Kendisi'ni daha iyi anlayabileceğimizi belki de öğrenmek için bununla birlikte birçok şeyi de yaratmıştır. Anne ve Babamıza göre de bizler de birer evlat ve çocuk olduk, Eşimize göre bir Sevgili, aşkı anlamamız için, kendi çocuklarımıza karşın ise birer Ebeveyn olma duygusunu sorumluluğun bilincine varmak için dünyada çeşitli pozisyonlara girdiğimiz bir gerçektir. Nasılki sosyal yaşamda eğer bir öğretmensek (eğitmenin ve yetiştirmenin zevkini ve önemini kavramamız yönüyle) öğreticiliğin güzelliğini farkederek eğitimin ne kadar önemli olduğunu anlamamızı, ya da bir doktorsak ( hastaları iyileştirmenin vermiş olduğu mükemmell duyguyu tatmamızı)  ya da sağlık memuru vb. sağlığın önemini anlamamız, mühendis ya da mimarsak grafiksel çizimlerle mimari yapıtları, eserleri ve yaratıcılığın keşfini idrak edebilmemiz, sanatçıysak ses-resim-dans- birçok örnekleri çoğaltılabilir ki gene aynı kategoriye girmektedir = yaratıcılık, her ne statüde olursak olalım bizlere bütünün ayrı ayrı parçalarını sunarak keşfini idrak etmemiz bizlere verilen armağanlardır, diye düşünüyorum. Evrende hiçbirşey yok olmayıp hep bir dönüşüm sergilediğine göre aynı zamanda işe yaramayan hiçbirşey olmadığı gibi hepimizin de bir anlamı, işi ve görevi olduğunu unutmamalıyız. Belki de dünyaya çok çeşitliliği sunarak bizlerin, O'nu daha iyi anlamamızı sağlamak adına böyle çeşitli ve değişik roller vermiştir. Mademki Tanrı'yı daha iyi anlamamız isteniliyora verilen her rolün de O'nu yansıttığını bilmemiz gerekiyor. Bir kişinin bile birden çok rolü olabiliyor. Bir ailede evlat, kardeş ( abla ya da abi ), öğrenci ya da meslek sahibi, eş, ebeveyn vb.. çoğaltılabilir. Bu roller kamaşasında bile her rolün gerektirdiği sorumluluğu yerine getirmek bazan zor olsa da önemli olan bunların üstesinden gelebilmeyi başarabilmektir.    

Farklı rollerde olsak da hepimiz aslında Bütün'ün bir parçasıyız ve birimizin eksik olması Bütünü zedeleyeceği gibi birbirimize aklın alamayacağı derecede aramızda büyük bir bağ ve kopmayacak derecede zincir misali halkaları gibiyiz. Birbirimize bu yönden bağlıyız.

Saygılarımla,      

Bence şahsen daha öğrenmem gereken şeyler var mı bilemiyorum bu dünyada :D bir an önce bulunduğum boyutun dışına çıkmak için sabırsızlanıyorum açıkçası..    
« Son Düzenleme: Ağustos 16, 2009, 05:29:22 ös Gönderen: Isabell »
הדבר היחיד לשמור על אנשים בחיים הוא אהבה וכבוד

Aimer et être aimé c’est sentir le soleil des deux cotés.

«Ոսկե Տարիքը - Փոթորիկները, չի կարող կանխել մարդիկ սիրում են ծովը.


Ağustos 16, 2009, 06:46:41 ös
Yanıtla #47
  • Ziyaretçi

Kalvinist değilim ve kader çizgisini insanların çizdiğine inanıyorum. Tanrı kimseyi kaşına gözüne bakıp cehennemlik ilan etmez. İnsan yaptıkları sonucunda nereye aitse diğer tarafta oraya gider. Burda bir çelişki yoktur. Burda adalet vardır sadece.

Hepimiz Tanrı'nın parçasıyız yani cennetliğiz lay lay lom şeklindeki bakış açısı çok tehlikelidir. Bu bakış açısı her türlü kötülüğün ve iğrençliğin anasıdır. Elbette gerekli olanlar dünyada yaptıkları doğrultusunda cehennemde cezalandırılacaktırlar.

Ayrıca insan kendi çocuğuna zarar verecek aşı yaptırır mı denmiş yukarıda. Ben şahsen çocuğum benim tüm telkinlerime rağmen yanlış bir davranış gerçekleştiriyorsa gerekli cezayı veririm ya da evrensel hukuğa verdiririm. Madem bu pencereden bakmak istiyorsunuz o halde bu şekilde açıklayayım.



Sayın guadriga;

Nükteyi anlamamışsınız,tekrar okumanızı öneririm.Orada; Tanrı'nın,bize zulüm gibi görünen yaptırımlarının,bizim iyiliğimize yönelik olabileceği varsayımı,bizim çocuklarımızın canının yanacağını bile,bile onların iyiliği için yaptırdığımız "aşı"ile teşbih edilmeye çalışılmıştır.Sizin düşüncelerinize yönelik bir eleştri değildir.Hatta sizi destekler niteliktedir.


Saygılarımla


Evet haklısınız ilk okuduğumda farklı anlamışım. Şimdi farkettim


Saygılarımla...


Ağustos 16, 2009, 07:17:06 ös
Yanıtla #48
  • Seyirci
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 300
  • Cinsiyet: Bay

(Hepimiz Tanrı'nın parçasıyız yani cennetliğiz lay lay lom şeklindeki bakış açısı çok tehlikelidir. Bu bakış açısı her türlü kötülüğün ve iğrençliğin anasıdır.)

Demişsin sayın quadriga ...

Hatırlatmak isterim ki ben tanrının parçasıyız diye cennete gitceğiz diye bir şey söylemedim. Ben Tanrı kendi parçasından yarattığı insana zülm etmez dedim. Ve insan cennetini ve cehennemini kendisi kendisine kazandırır dedim.

Yorum yazmadan önce dikkatli olursan sevinirim.


Ağustos 16, 2009, 07:52:20 ös
Yanıtla #49
  • Ziyaretçi

Tanrı'nın kuralları vardır, kimin cennete kimin cehenneme gideceği bu kurallar sayesinde belirlenmiştir. Bu kurallar peygamberler tarafından insanlara iletilmiş olup insanların bunlara uymaları gerektiği beyan edilmiştir. Kural koyucu olan Tanrı'nın kurallarına uyduğun ölçüde cennete gidersin. Elbette herkes kendinden sorumlu ve kendi davranışlarının neticesinde gidiyor bu yerlere. E durup dururken e efenim biz onun parçasıyız da tanrı zulm eder mi de falan da filan da bunlara hiç gerek yok. Tanrı günahkarların cezasını çektirecektir çünkü Tanrı hakedene hakettiği şekilde davranır.

Saygılarımla...


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
Semboller

Başlatan MASON « 1 2 » Evrensel Masonluk

15 Yanıt
22439 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 25, 2010, 08:02:31 öö
Gönderen: ceycet
Semboller

Başlatan MASON « 1 2 3 » Ezoterizm

21 Yanıt
16492 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 11, 2009, 07:09:01 ös
Gönderen: ADAM
5 Yanıt
6658 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 14, 2008, 08:59:21 ös
Gönderen: Prenses Isabella
8 Yanıt
11018 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 27, 2008, 02:06:13 öö
Gönderen: Fraternis
12 Yanıt
22395 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 17, 2011, 08:04:42 ös
Gönderen: AMON RA
2 Yanıt
7792 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 16, 2010, 12:54:34 ös
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
6238 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 06, 2011, 11:43:04 ös
Gönderen: AQUA
4 Yanıt
3385 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 20, 2015, 11:16:32 öö
Gönderen: mbulut
0 Yanıt
1187 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 04, 2015, 05:23:37 öö
Gönderen: Risus
0 Yanıt
12845 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 07, 2015, 12:25:27 ös
Gönderen: Risus