Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Semboller  (Okunma sayısı 21784 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Kasım 24, 2010, 11:54:47 ÖÖ
Yanıtla #10
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 159
  • Cinsiyet: Bay

Sembollerin amacı, bilinç altını etkilemektir. sembollerin etkisi daha kalıcı olur ve hiçbir surette akıldan ve gönülden silinmez.  Sembolizmanın anlaşılabilmesi için hem akıl hem de gönül ile bakılması gerekmektedir.

Sembol, kimi sözlüklerde "daha soyut bir şeyi anlatmaya yarayan daha somut şey" olarak tanımlanır. Bir sembol, anlatmak istediği şeyi en kesin, en belirli, en sade, en doğal şekilde ifade eden işarettir.

Sembol sözcüğünün kökeni, eski mısır dilindeki symbolon sözcüğünün grekçe'ye geçmiş hali olan symballein fiilidir, "birlikte tartışmak, birlikte birleştirmek, bir arada toparlayıp bağlamak" anlamlarına gelir.

Sembollerle öğrenimin nedeni de, herkesin bu sembollerde ifade edilenleri, yaşam ve eğitim düzeyi ile, inanç tarzına göre yorumlamasıdır, başka bir değişle her birey burada kendi kaşığı, kepçesi veya kazanı kadar alır ve istifade eder.

Mevlana'nın dediği gibi "Herkes kendi penceresinin büyüklüğünce alacaktır".

Semboller, kimseye nasıl düşünmesi gerektiğini dikte ettirmez; sadece kendince anlatır ve örnekler, kişi alabildiği kadarını alır.

Sembollerin gizemini, içeriklerini anlamak, bunlardan kendi adımıza bir anlam çıkarabilmek ve anladıklarımıza göre davranışlarımızı düzenlemek, bizlere bırakılmıştır.

Birey, varlık olmakla kalmayıp, özünü keşfetmek için çalışmalıdır. semboller vasıtasıyla özgürleşmiş, özgün insanlar eyleme geçtiğinde kendinin farkına varır, kendini bilir.

Semboller, duygularla algılanamayan bir nesneyi belirten somut nesne veya işarettir, semboller düşünmeyi doğurur. semboller doğrudan insan ruhuna hitap eder.

Varoluşta görülen her şey bir sembolden ibarettir. Yeryüzü dahi bir semboldür. Ezoterik felsefe der ki, siz içte yatanı bilirseniz, dışta olanın paralelliklerini de bulursunuz. çünkü dışta yatan sonuçtur, sebep değildir; hakiki sebepler içtedir.

"Aşağıda ne varsa, yukarıdaki gibidir."
« Son Düzenleme: Kasım 24, 2010, 12:05:31 ÖS Gönderen: alcyone »
veritas lux mea.


Kasım 24, 2010, 11:59:46 ÖÖ
Yanıtla #11
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 159
  • Cinsiyet: Bay

Alıntı
Fakat sonradan bir amblem biçimini almış olan gönye ve pergel düzenlemesinin ortasına bir de G harfi yerleştirilmiş. İşte bu tümüyle Spekülatif Masonluk olarak da anılan günümüzün Masonluğuna özgü; başka bir kurumda yok.

Sonra da elbette o G harfinin ne anlama geldiği üzerinde yapılmış bir dolu yorum hatta spekülasyon var. Hele spekülasyonlar öyle ileri gidiyor ki, kimilerine göre aslında o G harfi değil, bir şekil; daire çizilirken bütünlenemeyip, ucu içeriye dönerek bırakılıyor. Bu doğruysa, elbette o da bir simge. Ben katılmıyorum o ayrı. Yunan Masonluğu’nda Gama, İsrail Masonluğu’nda Gimel harfi kullanılıyor. Latin alfabesinin kullanılmadığı bir başka ülkede kendi harflerinden biri kullanılıyor mu, orasını bilemiyorum; araştırmadım. Dolayısıyla işte meraklı gençler için bir araştırma konusu daha.

Sayın Adam,

Sanıyorum G işareti veya harfi üzerinde biraz daha tartışılması gerekecek kadar önemli bir semboldür. (veya sizin tercihinizle simge) Bu konuda bilgisi veya yorumu olan tüm üyelerin katkısının yanı sıra Sayın Adam'ın yorumlarını da merakla bekliyorum. (Bu konuda daha önce yazılmış olan yorumların üzerinde yeni bir tartışma ve yorum alanı olması için bu noktada tekrar sorma gereği hissetim.)

Özellikle bu harf veya sembolün başka kullanımlarının olup olmadığı ve kaynağı konusunda bilgilendirirseniz sevinirim.

Saygı ile.
veritas lux mea.


Kasım 24, 2010, 02:11:10 ÖS
Yanıtla #12
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay


Masonluktaki bu G harfi ya da bu harfe benzeyen işaretin kaynağı, nereden, niçin ve kimin tarafından çıkarılıp ritüelik kullanıma sokulmuş olduğu kesin bir şekilde bilinmiyor. Sadece günümüzdeki Masonluğun ilk örgütü olan Londra Büyük Locası'nın kuruluşu sıralarında olmadığı, ancak ilerleyen yıllarda, olasılıkla 1720'li yılların sonlarında benimsendiği anlaşılıyor.

Başlangıçtaki kullanım yeri sadece gönye-pergel bileşik simgesinin ortasında, dolayısıyla üçüncü simgesel öğenin de katılımasıyla bir diğer bileşik simge... Sonraları, güneş ve yıldız gibi diğer simgelerle birlikte kullanıma girdiğini de görüyoruz.

Bu G hanrfi mi, yoksa bir başka simge mi tarzındaki bir sorunun yanıtı G harfi olduğu üzerinde yoğunlaşıyor; çünkü diğer bazı alfabelerde bunun yerine o alfabede bulunan bir harfin konulduğunu da görüyoruz. Dolayısıyla bunun G harfi olmayıp, bir başka simge olabileceğini ileri sürmek, spekülasyonu aşırılığa götürmek oluyor.

Madem G harfi, o zaman büyük olasılıkla bir sözcüğü nitelemek üzere kullanılmaktadır ve gene büyük olasılıkla o sözcüğün ilk harfidir.

Mantıklı bir yaklaşım. Öyle olduğunu kabul etmek, herhalde doğruya en yakın olanı.

İlk kullanımı nerede? İngiltere'de. O halde "God" sözcüüğünün ilk harfi yani Tanrı kavramını yansıtıyor.

Böyle diyenler var ama bu tez pek zayıf. Gerekçeleri:

1. Masonlukta doğrudan Tanrı anlamına gelen sözcük öyle pek kullanılmaz. Belki sadece ritüelik ayrıntıların bir yerinde geçebilir.

2. O tarihlerde Masonlukta tek bir eğilim benimsenmektedir; o da deist nitelikli eğilimdir. Henüz teist nitelikli bir eğilim yoktur. Deist eğilimde ise Tanrı sözcüğü öyle simgelenerek kullanılmaz.

3. Masonluğun 18. yüzyıldaki döneminde, iletrleyen yıllarda ortaya belirgin bir çekişme çıkmıştır. Bu çekişme önceleri İngiliz ve İskoç Masonluğu tarzında ise de, kısa süre içinde İskoç Masonluğu = Fransız Masonluğu olmuştur. Fakat G harfi değişmemiştir. Eğer bu Tanrı anlamına gelen bir sözcüğün ilk harfi olsaydı, Fransız masonlar bunun İngilizcesini kesinlikle kabullenmez ve yerine D harfi koyardı; keza İtalyan ve İspanyollar...

Tüm bunların ötesinde, şayet G harfi bir simge olarak Tanrı anlamına gelmekte olsaydı, simgeciliğin temel ilkeleri uyarınca bunun Gönye-Pergel'in ortasına değil, onu içerecek şekilde kullanılması gerekirdi. Gönye-Pergel'in ortasında yer alınca o bileşik simgenin temsil ettiği "düzen" kavramının bir ürünü biçiminde değerlendirilmesi söz konusu.

Belki G harfini, Batı dillerinin çok alıntı yapmış olduğu daha köklü dillerdeki bir sözcüğün baş harfi olarak aramak daha doğru. Helencedeki "Ge" ya da Latincedeki "Geo" gibi... Bu somut olarak ne anlama gelir? "Dünya". Soyut bir kavram olarak alınırsa nasıl  bir anlama çekilir? "Evren".

Bundan sonrasını da siz getirin ve kendinize göre bir yorum yapın artık...

ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Kasım 24, 2010, 02:31:23 ÖS
Yanıtla #13

Sayın Mason;
    Şimdi İstanbul'da Deniz Müzesi'nde Barbaros Hayrettin'in bir bayrağı var, bayrağın üzerinde pergel, pergelin açı uçlarının tam ortasında Davut Yıldızı var, işte acaba, eleştiriler biraz da bilgisizlikten kaynaklanıyor galiba. Safranbolu Evleri; kapılarında bereket simgesi Davut Yıldızı var, bu evler nereden baksanız üç yüz yıllık, bu atalarla bağdaştırıldığında simgelerin değeri anlaşılacaktır, bu örnekler çoğaltılabilir, saygılarımla..

Safranbolu evlerindeki davud yıldızları sabetay dönmelerinden sebep oradadır demişti bir büyüğüm. İsmail Cem, Abdi İpekçi, Cemil İpekçi' nin de o davud yıldızlı evlerde büyüdüğünü söylemişti. Üstelik tur ile oraya gittiğimde tur rehberi de bize bektaşi tasavvuf anlayışından kaynaklandığı gibi bir bilgi vermişti.


Kasım 24, 2010, 03:59:35 ÖS
Yanıtla #14
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay

Yüce Atatürk, yurdumuzdaki en büyük tehlikenin "yarı münevverler" olduğunu söylemiş bir konuşmasında.

Kendisini çok bilir sanan yetersiz bilgililer de işte böyle laflar eder.

Bir de gidip Süleymaniye Camii'ne baksalardı. Biraz eski Türk Anadolu beyliklerinin bayraklarına göz atsalardı. Biraz simgecilik (sembolizm) ve içrekçilik (ezoterizm) üzerine bilgi edinmiş olsalardı.  Azıcık Antik Hint yapıtlarını karıştırsalardı.

Kaldı ki böyle bir laf ederken Şabetayizm'in ne olduğunu ve ne olmadığını, o inanç dizgesinde böyle bir simgenin gerçekten de kullanılıp kullanılmadığını azıcık araştırsalardı.

Günümüzde İsrail Devleti'nin bayrağı üzerinde yer alan motifin, açılımı yapıldığında tam göründüğü gibi bir motif mi yoksa iç içe geçmiş iki üçgenden mi oluştuığunu, bunun İsrail Devleti'nin bayrağı üzerinde niçin bulunduğunu ve neden öyle olduğunu, diğerlerinden farkını bir zahmet inceleselerdi.

Tüm bunları yapsalardı, o zaman öyle saçma sapan laflar edip, bir de bunların üzerine gerçek dışı anlatımlar eklemekten belki sakınabilirlerdi.

Tek doğru olan, Safranbolu'daki birçcok eski evde bu  figürün bulunduğudur. Sadece Safranbolu'da mı?... Anadolu kasabalarını gezin, daha çok görürsünüz.

Sonra da sorun kendi kendinize "Acaba neden?" diye. "Tarih boyunca bu topraklarda yer almış olan kültürler acaba niçin bu simgesel şekle bu denli önem varmiş? Bunu kullanmış olanların anlatmak istedikleri ne olabilir? "

« Son Düzenleme: Kasım 24, 2010, 04:02:12 ÖS Gönderen: ADAM »
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Kasım 25, 2010, 08:02:31 ÖÖ
Yanıtla #15
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1741
  • Cinsiyet: Bay


Masonluktaki bu G harfi ya da bu harfe benzeyen işaretin kaynağı, nereden, niçin ve kimin tarafından çıkarılıp ritüelik kullanıma sokulmuş olduğu kesin bir şekilde bilinmiyor. Sadece günümüzdeki Masonluğun ilk örgütü olan Londra Büyük Locası'nın kuruluşu sıralarında olmadığı, ancak ilerleyen yıllarda, olasılıkla 1720'li yılların sonlarında benimsendiği anlaşılıyor.

Başlangıçtaki kullanım yeri sadece gönye-pergel bileşik simgesinin ortasında, dolayısıyla üçüncü simgesel öğenin de katılımasıyla bir diğer bileşik simge... Sonraları, güneş ve yıldız gibi diğer simgelerle birlikte kullanıma girdiğini de görüyoruz.

Bu G hanrfi mi, yoksa bir başka simge mi tarzındaki bir sorunun yanıtı G harfi olduğu üzerinde yoğunlaşıyor; çünkü diğer bazı alfabelerde bunun yerine o alfabede bulunan bir harfin konulduğunu da görüyoruz. Dolayısıyla bunun G harfi olmayıp, bir başka simge olabileceğini ileri sürmek, spekülasyonu aşırılığa götürmek oluyor.

Madem G harfi, o zaman büyük olasılıkla bir sözcüğü nitelemek üzere kullanılmaktadır ve gene büyük olasılıkla o sözcüğün ilk harfidir.

Mantıklı bir yaklaşım. Öyle olduğunu kabul etmek, herhalde doğruya en yakın olanı.

İlk kullanımı nerede? İngiltere'de. O halde "God" sözcüüğünün ilk harfi yani Tanrı kavramını yansıtıyor.

Böyle diyenler var ama bu tez pek zayıf. Gerekçeleri:

1. Masonlukta doğrudan Tanrı anlamına gelen sözcük öyle pek kullanılmaz. Belki sadece ritüelik ayrıntıların bir yerinde geçebilir.

2. O tarihlerde Masonlukta tek bir eğilim benimsenmektedir; o da deist nitelikli eğilimdir. Henüz teist nitelikli bir eğilim yoktur. Deist eğilimde ise Tanrı sözcüğü öyle simgelenerek kullanılmaz.

3. Masonluğun 18. yüzyıldaki döneminde, iletrleyen yıllarda ortaya belirgin bir çekişme çıkmıştır. Bu çekişme önceleri İngiliz ve İskoç Masonluğu tarzında ise de, kısa süre içinde İskoç Masonluğu = Fransız Masonluğu olmuştur. Fakat G harfi değişmemiştir. Eğer bu Tanrı anlamına gelen bir sözcüğün ilk harfi olsaydı, Fransız masonlar bunun İngilizcesini kesinlikle kabullenmez ve yerine D harfi koyardı; keza İtalyan ve İspanyollar...

Tüm bunların ötesinde, şayet G harfi bir simge olarak Tanrı anlamına gelmekte olsaydı, simgeciliğin temel ilkeleri uyarınca bunun Gönye-Pergel'in ortasına değil, onu içerecek şekilde kullanılması gerekirdi. Gönye-Pergel'in ortasında yer alınca o bileşik simgenin temsil ettiği "düzen" kavramının bir ürünü biçiminde değerlendirilmesi söz konusu.

Belki G harfini, Batı dillerinin çok alıntı yapmış olduğu daha köklü dillerdeki bir sözcüğün baş harfi olarak aramak daha doğru. Helencedeki "Ge" ya da Latincedeki "Geo" gibi... Bu somut olarak ne anlama gelir? "Dünya". Soyut bir kavram olarak alınırsa nasıl  bir anlama çekilir? "Evren".

Bundan sonrasını da siz getirin ve kendinize göre bir yorum yapın artık...




Gaia?...
Ben"O"yum,"O"ben değil...


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
Semboller

Başlatan MASON « 1 2 3 » Ezoterizm

21 Yanıt
15907 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 11, 2009, 07:09:01 ÖS
Gönderen: ADAM
55 Yanıt
47169 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 12, 2009, 07:09:54 ÖS
Gönderen: hewal73
17 Yanıt
20186 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 05, 2009, 02:56:12 ÖS
Gönderen: ADAM
57 Yanıt
24424 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 31, 2010, 03:21:37 ÖÖ
Gönderen: Belial
5 Yanıt
6428 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 14, 2008, 08:59:21 ÖS
Gönderen: Prenses Isabella
8 Yanıt
10647 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 27, 2008, 02:06:13 ÖÖ
Gönderen: Fraternis
12 Yanıt
21933 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 17, 2011, 08:04:42 ÖS
Gönderen: AMON RA
2 Yanıt
7589 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 16, 2010, 12:54:34 ÖS
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
6040 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 06, 2011, 11:43:04 ÖS
Gönderen: AQUA