Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: İSTANBUL, KARAKÖY SEMTİ'NDE BULUNAN DUL KADIN'IN VE HİRAM USTA'NIN HEYKELİ  (Okunma sayısı 14708 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ekim 09, 2014, 11:15:06 ÖS
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 647
  • Cinsiyet: Bayan

İstanbul, Karaköy semti'nde bulunan, Ziraat Bankası'na ait olan binanın üst katından, denize doğru bakan Dul Kadın'ın ve Hiram Usta'nın heykeli, tam bir şaheser bana sorarsanız. Ne yazık ki Ziraat Bankası'nın giriş kapısında bulunan güvenlik görevlisi, üst katlara çıkmanıza izin vermiyor. Gidip görenler varsa eğer, benim gibi o heykellerin şaheser olduğunu düşünenler de olacaktır elbette fakat gitmemiş ve görmemiş olanlar için, mutlaka tavsiye ederim. Bana sorarsanız Masonluk ile ilgilenen, tarihi eserlere meraklı olan, fotoğraf çekmeyi seven kişiler orayı gidip görmeli. Gündüz gidecekseniz deniz kenarında sıralanmış mekanlardan birine oturup bir bardak bira, akşam üzeri gitmeyi düşünenler içinse deniz manzarasına karşı bir kadeh kırmızı şarap içilmesini tavsiye ediyorum.

ZİRAAT BANKASI

Ahmet Şefik Mithat Paşa, 1863 yılında Pirot Kasabası'nda(Sırbistan'da) kurduğu ilk Memleket Sandığını oluştururken Türk gelenekleri arasında zaten var olan ve karşılıklı yardımlaşma esasına dayanan imece geleneğinden esinlenmiştir.

1867 yılında “Memleket Sandıkları Nizamnamesi” nin yürürlüğe girmesiyle Osmanlı Devleti’nin her yanında Sandıklar faaliyete başlamış ve uzun yıllar başarıyla hizmet vermiştir.

15 Ağustos 1888’de Menafi Sandıkları’nın yerine işlevlerini üstlenecek modern finans kuruluşu olarak Ziraat Bankası resmen kurulmuştur, o tarihte faaliyette bulunan Menafi Sandıkları da Banka şubelerine dönüştürülerek faaliyete başlamıştır. 19. yüzyılın ilk yarısında Osmanlı İmparatorluğu'nda, ticaret ve finansmanda batılı modellerin benimsenmesiyle birlikte yabancı bankalar ülke toprakları içinde faaliyet göstermeye başlamıştı. Özellikle İtalyan ve Avusturya sigorta şirketleri, şube ofislerini açtılar.

Şu ana kadar bahsettiğim konu genel anlamda Ziraat Bankası'nın kuruluşunu kapsıyor.

Dul Kadın'ın ve Hiram Usta'nın heykelinin bulunduğu Karaköy Ziraat Bankası binası, ilk olarak 1912 yılında 'Wiener Bank' yani Viyana Bankası olarak inşa edilmiştir. Daha sonraki yıllarda Avusturyalılar'ın bankacılık serüveni hüsrana uğradıktan sonra yapı bir süre “Banque Française Des Pays D’Orient” tarafından kullanıldı. Daha sonra Tütün Rejisi olarak kullanılmaya başlandı. Reji'nin kurucu güçlerinden biri olan köklü ve güçlü Avusturya bankası Kreditanstalt 1931'de büyük bunalım sırasında iflas etti. Bina, 1944’de Ziraat Bankası tarafından alınmıştır ve günümüzde halen hizmet vermeye devam etmekte olan 'bana göre' tarihi eser olma yönünden hiçbir şey kaybetmemiş bir binadır, kuruluştur.


Fotoğraflar için bakınız ;

https://www.google.com.tr/search?q=karak%C3%B6y+ziraat+bankas%C4%B1+heykel&biw=1024&bih=495&source=lnms&tbm=isch&sa=X&ei=o-02VOGVKui07QbGioD4Dg&ved=0CAYQ_AUoAQ

FAY FRIN
« Son Düzenleme: Ekim 09, 2014, 11:22:12 ÖS Gönderen: Fay Frin »
Sonsuz ışığa kavuşabilmek için...


Ekim 10, 2014, 01:49:20 ÖS
Yanıtla #1
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay


Söz konusu binanın yapımı, geçmişi ve günümüze gelişiyle bağlantılı olmak üzere çok daha güzel ve mimari bakımdan ayrıntılı bilgiler içeren bir kaynak var. Bu, bir bilimsel inceleme: Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyelerinden Sanat Tarihçisi Doç. Dr. Ali Murat Aktemur tarafından 2007 yılında yapılmış bir çalışma.

Bu başlık altında bizi ilgilendiren o bilimsel çalışmanın bütünü değil, sadece sözü edilen şu heykelcik.

Bununla bağlantılı olarak söz konusu çalışmada şöyle deniyor:


Yapının güneydoğu cephesinde bulunan teras beton korkuluklarının her iki kenarında batıda kadın, doğuda ise erkek olmak üzere iki adet insan heykeli yer almaktadır (Foto.: 6-7). Heykellerin her ikisi de, sağ ve soldan yere tek dizleri üstüne çömelmiş ikişer adet erkek çocuk heykeli ile sarılmış durumdadır. Tek kollarıyla arkadan heykelleri saran uzun saçlı erkek çocuk heykelleri ayrıca omuzlarında yine büyük heykellerle kendilerini arkadan çepeçevre saran, çeşitli yaprak ve çiçeklerden oluşan bir çeşit askı çelenk taşımaktadırlar. Çocukların arasında dimdik ayakta durarak bir kompozisyon oluşturan heykellerden kadın olanının üzerinde, uzun bir elbise bulunmaktadır. Kısa ve düzenli saçları bulunan kadın heykelinin sağ elinde, üzerine iki halka geçirilmiş bulunan yuvarlak kesitli kısa bir çubuk görülmektedir. Her iki elini de göğüs seviyesine kadar kaldırmış olan heykelin sol eli bir cisim tutuyormuş gibi gözüküyorsa da bu el boştur veya zamanla tuttuğu cisim kırılmıştır. Yüz ve vücutları tamamen güneydoğu yönüne çevrili olan heykellerden kadının bakışları doğrudan karşıya yönlendirilmiş olmasına rağmen, erkek olanının bakışları yere doğru olacak şekilde başı hafifçe öne doğru eğilmiş durumdadır. Önü ip kuşakla bağlı uzun düz bir elbise taşıyan az saçlı, uzun gür sakallı erkek heykeli de, her iki elini göğüs seviyesine kadar kaldırmış ve sağ elinde bir çekiç sol elinde ise bir keski tutmaktadır. M. Cezar bu heykelleri, “birisi kadın, diğeri erkek heykeli olan bu heykeller, sanayi ve ticareti temsil etmektedir” ifadeleriyle yorumlamıştır. Fakat Cezar’ın bu tanımlamasını hangi temellere dayandırdığını açıklamaması, hatta heykellerden hangisinin sanayi hangisinin de ticareti temsil ettiğini belirtmemesi, heykellerin kimliğini aydınlığa kavuşturamamıştır. Bazı kaynaklar bu heykellerin mason localarının kutsal kadın ve erkek kişisi, “dul kadın” ile oğlu “Hiram Usta” olduğunu ileri sürmektedirler. Aynı kaynaklar yine, “dul kadının çocukları, masonları ifade eder” sözleri ile, tüm mason locaları üyelerinin kutsal dul kadını sembolik anneleri olarak kabul ettiklerini ve bu iki kutsal kişi etrafında birleştiklerini ortaya koymaktadırlar.


Bu anlatımda konunun Masonlukta da geçen “dul kadın” ya da “dul kadının çocuğu” terimi ve “Hiram Usta” terimiyle bağdaştırılması ancak bir yorum olabilir. Ancak bir parça yanlış hatta zorlamalı bir yorum…

Şayet bu helkelciğin bir “hamtaşını yontan bir mason” kavramını simgelediği belirtilse hiç sorun olmayabilir. Bir “mason ustası”nı temsil ettiği söylense, bu yorumun üzerinde durmak gerekebilir. Fakat Hiram Usta hiç olmaz çünkü ne Tevrat’ta sözü edilen Fenikeli Tunç döküm ustası Hiram ne de ilgili mason ritüellerinde geçen varsayımsal Süleyman Tapınağı’nın başmimarı Hiram, böyle betimlenemez.

Ancak bu konuları böylesine yakından bilmeyenlerin böyle yanılgılı bir yorum yapışlarını da hoşgörüyle karşılamak gerekir. Ötesi, burada masonik nitelikli bir betimlemenin söz konusu olduğu yadsınamaz. Türkiye’deki ulusal nitelikli Masonluğun bu binanın yapımından çok kısa bir süre önce İstanbul - Galata merkezli olarak oluştuğunu hatırlatmakta yarar var.

Son bir ekleme: İstanbul’da gerek Galata ve Pera gerek Eminönü çevresindeki 19. yüzyıl sonu e 20. yüzyıl başı ürünü olan taş yapıların birçoğunda bu gibi bezemeler görülür. Barın arasa masonik motiflerle karşılaşılması hiç de sürpriz sayılmaz.


 


ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Ekim 10, 2014, 06:33:32 ÖS
Yanıtla #2
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 598
  • Cinsiyet: Bay

Bizzat gidip incelediğim bir binadır. Etkilenmiştim doğru.
Ölü Gibi Sessiz...Mezar Gibi Ketum...



חמישים אחוזים חמישים אחוזים בולגרי של יהודים....!!! O:


Ekim 10, 2014, 06:55:32 ÖS
Yanıtla #3
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 647
  • Cinsiyet: Bayan

Sayın ADAM,

Bilgilendirici yazınız için çok teşekkür ederim.

Sevgilerimle ve Saygılarımla
Sonsuz ışığa kavuşabilmek için...


Ekim 16, 2014, 10:00:32 ÖS
Yanıtla #4
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 91

Bilmediğim bir şeyi buradan öğrenme fırsatı buldum,fırsat bulunca veya yaratınca incelemek isterim.


Ekim 18, 2014, 03:16:15 ÖÖ
Yanıtla #5
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 647
  • Cinsiyet: Bayan

Sayın Eagle35,

Ben de öğrenmeye çok hevesli biriyimdir ve öğrenmeye hevesli olan insanları hem severim hem de takdir ederim. Bir kişiye bile bilmediği bir şeyi öğretebilmek, beni o kadar mutlu etti ki. Güzel yorumunuz için teşekkürler, semti de mutlaka ziyaret etmelisiniz.

Sevgilerimle ve Saygılarımla

FAY FRIN
Sonsuz ışığa kavuşabilmek için...


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
45 Yanıt
35124 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 13, 2012, 05:07:55 ÖS
Gönderen: denge
8 Yanıt
5574 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 29, 2012, 10:12:02 ÖÖ
Gönderen: NOSAM33
40 Yanıt
18494 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 18, 2009, 11:49:43 ÖÖ
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2305 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 04, 2008, 02:35:09 ÖÖ
Gönderen: Kaan
4 Yanıt
1877 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 27, 2017, 10:23:55 ÖS
Gönderen: ahu
4 Yanıt
11922 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 09, 2011, 01:05:43 ÖÖ
Gönderen: Eagle35
0 Yanıt
1907 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 23, 2011, 10:07:08 ÖS
Gönderen: Felix Steiner
5 Yanıt
4741 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 10, 2012, 07:24:45 ÖS
Gönderen: NOSAM33
19 Yanıt
8046 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 07, 2013, 06:11:57 ÖS
Gönderen: karahan
2 Yanıt
2118 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 26, 2014, 08:11:11 ÖÖ
Gönderen: ADAM