Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Kişilik Bozukluğu  (Okunma sayısı 4589 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Şubat 18, 2015, 07:03:27 ös
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 2145
  • Cinsiyet: Bay
    • Masonluk ve Masonlar

Kişilik bozuklukları, insanın davranışlarında uzun süreli bozukluklara sebep olan, çevresel veya kalıtsal faktörlere bağlı olarak ortaya çıkabilen hastalıklardır. Modern psikolojide tanımlanmış birçok farklı türü vardır. Toplumda görülme sıklığı %6-10 arasında değişir.

Kişilik bozukluklarına maruz olanların kötü bir yanı, kendi kendilerine psikolojik bir yardım talep etmemeleridir. O, içinde bulunduğu kişilik bozukluğu ile günlük hayatı, gerçekleri çok farklı algılamakta ve sorunun kendi bakış açısında olduğunu fark etmemektedir. Burada kişilik bozukluğu hastasının yakınlarına çok iş düşmektedir. Tabi ki doktoruna da. Kişilik bozukluğu tedavi edilmediği sürece hastayı iş hayatında, aşk hayatında, sosyal yaşantısında ve günlük en basit işlerinde bile etkileyecektir. Kişilik bozukluğu olduğu bilinen veya kişilik bozukluğundan şüphelenilen kişide ilk dikkat edilmesi gereken husus kişinin çocukluğudur. Çünkü yetişkin dönemlerinde kişilik bozukluğu yaşayanlar genelde çocukluklarında türlü travmalara maruz kalmıştır. Bilinçaltlarına işleyen bu travmalar büyüyünce farklı bir kişilik geliştirmelerine sebep olmuş dolayısıyla bu da kişili bozukluklarını getirmiştir. Kişilik bozuklukları genelde 18-20'li yaşlarda başlar. Zamanla kendi kendine iyileşme ihtimali olsa da bu ihtimal zayıfıtr, kişilik bozukluğunun psikoterapiden başka bir yolla iyileşmesi zordur.



Kişilik bozukluğunun birçok çeşidi vardır. Ayrıca burada dikkat edilmesi gereken nokta; kişilik bozuklukları birbiriyle çok keskin sınırlar ile ayrılmış değildir. Her kişilik bozukluğu kısmen diğerini içinde barındırır; fakat inceleme ve teşhiste kolaylık olması açısından psikolojide kişilik bozuklukları belli kategorilere ayrılmıştır:


Pasif agresif kişilik bozukluğu
Antisosyal kişilik bozukluğu
Histrionik kişilik bozukluğu
Paranoid kişilik bozukluğu
Şizoid kişilik bozukluğu
Şizotipal kişilik bozukluğu
Borderline (sınırda) kişilik bozukluğu
Narsistik kişilik bozukluğu
Çekingen kişilik bozukluğu
Bağımlı kişilik bozukluğu
Obsesif kompulsif kişilik bozukluğu



Depresif Kişilik Bozukluğu: Bu kişilik bozukluğunda olan kişiler sürekli melankolik bir ruh hali içindedirler. Karamsarlık, özgüven eksikliği, olaylara sürekli kötü açıdan bakma, kendine acıma eğilimi belirgin özelliklerindendir. Depresif kişil bozukluğu olan hastalar çocukken anne/baba kaybı veya anne/baba yetersizliği görmüş olabilirler. İlaçlarla hormonların kontrol edilmesi suretiyle veya psikoterapi yöntemiyle tedavi edilir.

Paranoid Kişilik Bozukluğu: Bu kişilik bozukluğunda hasta, adı üzerinde paronayaklık özellikleri gösterir. İnsanların hareketlerinde sürekli bir kötü niyet arar; hiç kimseye güvenemez, hiçbir yakın arkadaşı veya sırdaşı yoktur. İlaç ve psikoterapi birlikte kullanılır.

Pasif-Agresif Kişilk Bozukluğu: Kişilik bozuklukları arasında belki de en tehlikeli ve fark edilmesi en zor olandır. Bu kişilik bozukluğunda hasta açık açık olmasa da kolay anlaşılmayacak şekilde yapılacak işleri engelleme, erteleme, özgüvensiz gibi gözükme gibi özellikler gösterir. Öfkesini bu şekilde dile getirir. Pasif-Agresif kişilik bozukluklarında mutlaka psikoterapi gereklidir.

Saplantılı (Obsesif) Kişilik Bozukluğu: Kişilik bozuklukları arasında maruz kaldığı kişiyi epey yıpratan bir çeşittir. Bu kişilik bozukluğunda kişide aşırı bir mükemmeliyetçilik ve dedim dedik uygulamalar görülür. Esnek değildir. Gereksiz detaylarla uğraşarak işlerin bitirilmesini engeller ve kendi kendisini de sıkıntıya sıkar. Kişilik bozuklukları arasında kalıtımsal olarak en kolay geçendir. İlaç ve psikoterapi bir arada kullanılabilir.

Narsistik Kişilik Bozukluğu: Kişilik bozuklukları arasında hastanın kendisine olumlu bakmasına sebep olan tek çeşittir. Fakat bu olumluluk iyi anlamda değildir. Narsistik kişilik bozukluklarında kişide aşırı bir kendini beğenme ve aşırı bir özsaygı görülür. Kendilerini diğer bütün insanlardan üstün görürler, bir çocuk gibi sürekli takdir edilmek isterler. Psikoterapi ile tedavi edilir fakat kişilik bozuklukları arasında en zor tedavi edilendir.

Histrionik Kişilik Bozukluğu: Kişilik bozuklukları arasında kadınlarda yaygın olarak görülen bir çeşittir. Olayları abartma, aşırı hareketlerle sürekli ilgi odağı olmaya çalışma eğilimi vardır. Dikkat çekmeyi severler ve dış görünümlerine aşırı bir şekilde dikkat ederler. Psikoterapi ile tedavi edilebilir.

Bu genel çeşitleri dışında; bir nevi ara çeşitler olarak kabul edilebilecek şizoid, sadist, yenilgin, çekingen, borderline, şizotipal, megalomanlık gibi kişilik bozuklukları da mevcuttur. Hastada farklı etkiler yaratsa da kişilik bozuklukları hepsinde ortak olan başlıca iki sebebe dayanır: Çocuklukta (özellikle anne/baba ile) yaşanan travmalar ve kötü bir çevrede yetişmiş olmak. Kişilik bozuklukları tedavisi biraz zordur, süreklilik ve istikrar gerektirir. Fakat yine de imkansız değildir.


Kaynaklar:

http://psikolojik.gen.tr/
http://tr.wikipedia.org/
http://www.kigem.com/
Gnothi Seauton

Yaşamak, kendini adam etmektir. Zeka ve bilgiyi kullanarak, etinden, kemiğinden kendi heykelini yapmaktır. - Goethe


Şubat 18, 2015, 11:07:25 ös
Yanıtla #1
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 641
  • Cinsiyet: Bay


Sayın Risus özet niteliği taşıyan bu faydalı çalışmanıza bir ek de ben yapmak istiyorum. Yapacağım ek ise sıraladığınız kişilik bozuklukları ile ilgili. Gördüğüm kadarıyla bu kişilik bozuklukları arasında 'sadomazoistik kişilik bozukluğu' mevcut değil. Zaten ara çeşitlerde bahsetmişsiniz. Ben de kısa bir tanım getireyim.

Sadomazoistik kişilik bozukluğu : Kısaca başkalarına ve kendine acı vermekten zevk alma.

Saygılar.


Şubat 18, 2015, 11:31:36 ös
Yanıtla #2
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 2145
  • Cinsiyet: Bay
    • Masonluk ve Masonlar


Sayın Risus özet niteliği taşıyan bu faydalı çalışmanıza bir ek de ben yapmak istiyorum. Yapacağım ek ise sıraladığınız kişilik bozuklukları ile ilgili. Gördüğüm kadarıyla bu kişilik bozuklukları arasında 'sadomazoistik kişilik bozukluğu' mevcut değil. Zaten ara çeşitlerde bahsetmişsiniz. Ben de kısa bir tanım getireyim.

Sadomazoistik kişilik bozukluğu : Kısaca başkalarına ve kendine acı vermekten zevk alma.

Saygılar.
Sayın INSAN, güzel eklemeniz için teşekkür ederim. Sabah, bu bozuklukla alakalı bir konu açtım. Psikoloji bölümünde bulabilirsiniz.

Saygılar...
Gnothi Seauton

Yaşamak, kendini adam etmektir. Zeka ve bilgiyi kullanarak, etinden, kemiğinden kendi heykelini yapmaktır. - Goethe


Şubat 18, 2015, 11:33:44 ös
Yanıtla #3
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 641
  • Cinsiyet: Bay

İncelemiştim, Sayın Risus. Ben de onun için eklemiştim.

Saygılar.


Şubat 18, 2015, 11:35:47 ös
Yanıtla #4
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 2145
  • Cinsiyet: Bay
    • Masonluk ve Masonlar

İncelemiştim, Sayın Risus. Ben de onun için eklemiştim.

Saygılar.

Tekrardan teşekkür ederim güzel eklemeniz için.

Saygılar...
Gnothi Seauton

Yaşamak, kendini adam etmektir. Zeka ve bilgiyi kullanarak, etinden, kemiğinden kendi heykelini yapmaktır. - Goethe


Şubat 19, 2015, 12:43:36 ös
Yanıtla #5
  • Yeni Katilimci
  • *
  • İleti: 45
  • Cinsiyet: Bayan

Beyindeki sinir iletiminin olmamasından kaynaklanıyor çoğu kişilik bozukluğu. Çekilen MR tomografilerdede beynin hasarlı olan bölümünü görebiliyoruz. Bu tarz hastalıklarda ilaç tedavisi başlıyoruz. Ve hayat boyu kullanılıyor. Zaman zaman bu hastalıklar artıyor yada azalıyor. Bu gibi durumlarda biz genelde hastalarımıza ilaç dozajını arttırabiliyoruz yada azaltıyoruz. Onun rahat edebileceği bir ortamda olmasını sağlıyoruz.
Saygılar ...
Using Tapatalk


Şubat 19, 2015, 01:40:47 ös
Yanıtla #6
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay


Kişilik konusu gündeme geldiğinde, çok yıllar önce okumuş olduğum bir kitabı anımsarım: Prof Dr. Özcan Köknel, "KİŞİLİK".

O kitapta mıydı, başka kaynaklarda mıydı, şimdi böyle hemen ezbere bilemiyorum; önemli olan bir nokta, "kişilik" ve "karakter" konusunu birbirinden ayırabilmektir. Bu ayırım baştan kavramsal olarak yapılmazsa, birçok kez aslında karakterden söz etmek gerekirken, sözcük olarak "kişilik" demiş oluruz.

Konu kişilik bozukluğu olunca, bunun ortaya çıkışı belki sonraki yaşlardadır ama kökeni 8-9 yışından kesinlikle öncedir. Sonrakı karakter bozukluğu ya da noksanlığı ya da sapmasıdır.

Karakter bozukluğunun tedavisi ya da giderimli, kişilik bozukluğuna oranla çok daha kolaydır ama diğerinden pek farklı olarak bireysel istem ve buyrultuya dayanır.  Kişilik bozukluğunde ise, istem ve öz buyrultu dışında, bilinç altında kalan etkenler söz konusu olduğundan,  duruma göre iki ayrı tedaviden biri gerekebilir; psikolojik ya da psikiyatrik. Bunların gerek alanları gerek uygulamaları birbirinden farklıdır ve karıştırılmamalıdır. Kişilik bozukluğuna yol açan etkenin durumuna göre,  nörolojik ya da nöroşürjik tedaviler ise bambaşka bir olaydır; bu durumda tedavi edilen, öncelikle fiziksel-biyolojik bir nesne yani bir organın bir bölümüdür ve yapılan işlem bir bakıma onarım olarak da nitelenebilir. Ancak bu türden tedavilerin kimisi zihinsel ve/veya bedensel davranış sapmasını hedef olarak alırken, bu durumda hastanın  temelde bir kişilik bozukluğu olmayabilir.

Bir diğer deyişle, her zihinsel ve/veya bedensel sapma, kesinlikle ve ille de bir kişilik ya da karakter bozukluğundan ileri gelmeyebilir. Ancak her kişilik ya da karakter bozukluğu da, kendisini bir zihinsel ya da bedensel sapma olarak göstermeyebilir.

Ben bu konuyu Masonluğa nasıl bağlayacağım, asıl onu düşünüyorum.

Çünkü bu konu, tıp doktorları, toplum bilimciler ve ruh bilimciler hatta kendilerine "bireysel gelişim uzmanı" falan gibi adlar takmış olanlar, beri yanda bir de doğaüstü metafizikçileri gibi parapsikolojicilerin yanı sıra, bilim ve akıl yolu ile davranan masonları da ilgilendirir; kim bilir belki de Masonluğun asal süjesi İNSAN olduğu için. (Forum üyemiz Sayın İNSAN, bu büyük harfli kullanımı hoş görsün.)

Geçenlerde bir sakatlığı olan kişinin Masonluğa alınamayacağından söz edliyordu ya hani.... İşte o sakatlık öncelikle zihinsel sakatlık olmaylıdır; gerek kişilik gerekse karakter bozukluğu olanların Masonluğa kesinlikle alınmaması gerekir.

Ancak masonların arasında, sonradan bedensel sakatlığa olduğu gibi zihinsel bozukluğa uğrayanlar da bulunabilir; onu ayrı tutalım. Bu ise, ne kişilik ne de karakter bozukluğudur; çoğunlukla da yaşı hayli ilerlemiş kişilerde görülür.

Tedavisi?

Yoktur. Sevgi, saygı ve hoşgörüyü gerektirir.

 
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Şubat 19, 2015, 03:09:57 ös
Yanıtla #7
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 2145
  • Cinsiyet: Bay
    • Masonluk ve Masonlar

Sayın ADAM, evvelki konuya da ek güzel bir yorum ve açıklama getirdi. Elbette katılmamak elde değil. Masonluğa, akli bozuklukları olan kişileri almamak gerekir. Engelin, ilk başta zihinde başladığını da unutmamak gerekir. Teşekkürler.


Saygılar...
Gnothi Seauton

Yaşamak, kendini adam etmektir. Zeka ve bilgiyi kullanarak, etinden, kemiğinden kendi heykelini yapmaktır. - Goethe


Şubat 19, 2015, 04:55:24 ös
Yanıtla #8
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 641
  • Cinsiyet: Bay

Sayın ADAM, yapmış olduğunuz eklemenin sondan ikinci paragrafını uygun bulmadım. Kişilik bozukluğunu bir sakatlık olarak ele almanız yanlış.
Zihinsel anlamda retarde(geri) olan, bir engele sahiptir denebilir.. Ancak, psikolojik rahatsızlıkları sakatlık veya engel olarak ele alamayız.Bu yanlış bir etüt olur. Zihinsel engel başka, kişilik veya karakter bozukluğu başka.

Bir de sayın Risus'un kabaca ifade ettiği 'akli bozukluk' tabirini de mümkünse değiştirmesini istiyorum. Çünkü konunun hassas olduğunu düşünüyorum.


Şubat 19, 2015, 04:59:56 ös
Yanıtla #9
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 2145
  • Cinsiyet: Bay
    • Masonluk ve Masonlar

Sayın ADAM, yapmış olduğunuz eklemenin sondan ikinci paragrafını uygun bulmadım. Kişilik bozukluğunu bir sakatlık olarak ele almanız yanlış.
Zihinsel anlamda retarde(geri) olan, bir engele sahiptir denebilir.. Ancak, psikolojik rahatsızlıkları sakatlık veya engel olarak ele alamayız.Bu yanlış bir etüt olur. Zihinsel engel başka, kişilik veya karakter bozukluğu başka.

Bir de sayın Risus'un kabaca ifade ettiği 'akli bozukluk' tabirini de mümkünse değiştirmesini istiyorum. Çünkü konunun hassas olduğunu düşünüyorum.

Neden sayın İNSAN ? Akli bozukluklardan kastım, şizofreni, paranoya gibi zihinsel bozukluklardır. Elbette belirtmem gerekir ki down gibi sendromlu doğanları tenzih ederek söylüyorum. Sizinde belirttiğiniz gibi, psikolojik rahatsızlıklar olarak söylüyorum. Şahsi görüşüm, bence de alınmamalı. Şizofreni veya paranoyak olan birisinin sır tutması, ketum olması, masonik çalışmaları ilerletmesi beklenemez. Elbette 'İSTİSNA'lar olacaktır. Ancak, bir iki istisna için koca bir yapılanma bu riski almaz. Şahsi görüşümdür.


Saygılar...
Gnothi Seauton

Yaşamak, kendini adam etmektir. Zeka ve bilgiyi kullanarak, etinden, kemiğinden kendi heykelini yapmaktır. - Goethe


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
1 Yanıt
3168 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 03, 2007, 04:03:07 öö
Gönderen: Fraternis
1 Yanıt
2787 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 14, 2008, 08:08:16 ös
Gönderen: Prenses Isabella
2 Yanıt
3195 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 03, 2013, 01:43:00 öö
Gönderen: 418
0 Yanıt
1961 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 21, 2007, 04:47:02 ös
Gönderen: Draug
0 Yanıt
2048 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 31, 2007, 12:26:24 öö
Gönderen: shemuel
5 Yanıt
4372 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 14, 2008, 01:47:50 öö
Gönderen: blossom
2 Yanıt
2728 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 10, 2008, 11:32:02 öö
Gönderen: shemuel
0 Yanıt
1751 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 14, 2008, 01:54:05 öö
Gönderen: blossom
0 Yanıt
1873 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 13, 2010, 12:09:26 ös
Gönderen: ceycet
1 Yanıt
4211 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 23, 2011, 06:51:11 ös
Gönderen: Cin Ruhi