Masonlar.org - Harici Forumu

 

Anket

Evet, Akademisyenler haklıdır.
0 (0%)
Hayır,Akademisyenler taraflı bildiriye imza koymuştur.
2 (22.2%)
İçeriğine katılmıyorum ancak ifade özgürlüğü açısından sakıncalı bulmuyorum.
6 (66.7%)
Hayırdır? Sorun mu var?
1 (11.1%)

Toplam Oy Verenler: 9

Gönderen Konu: Yaklaşık 1.200 Akademisyenin İmzaladığı Bildiri  (Okunma sayısı 3808 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ocak 19, 2016, 03:00:29 ÖS
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 121
  • Cinsiyet: Bay

Güncel ve çok tartışılan konu hakkında yorumlarınızı da bekliyorum.
Nil Nisi Clavis Dest ( Aranan Yalnızca Anahtardır )

Entia non sunt multiplicanda praeter necessitatem


Ocak 19, 2016, 03:33:59 ÖS
Yanıtla #1
  • Mason
  • Aktif Uye
  • *
  • İleti: 736
  • Cinsiyet: Bay

Ben de http://masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=2598.msg122452#msg122452 adresinde bu konuyla ilintili olarak yazmış olduğum mesaja katkılarınızı bekliyorum.
Live long and prosper.


Ocak 19, 2016, 04:36:47 ÖS
Yanıtla #2
  • Forum ve Uye Yoneticisi
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 2147
  • Cinsiyet: Bay
    • Masonluk ve Masonlar

Ben de http://masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=2598.msg122452#msg122452 adresinde bu konuyla ilintili olarak yazmış olduğum mesaja katkılarınızı bekliyorum.



Sayın Spock iletinizi okudum. Ancak belirttiğiniz elementlerden birisini düzeltmek isterim;

- ulusal güvenlik için direk ve açık tehdit oluşturan,

değil de;

- ulusal güvenlik için açık veya dolaylı tehdit oluşturan,

dersek, sanırım düşünce özgürlüğüne aykırı eylemleri daha da netleştirmiş oluruz. Bizler insanız ve insanlar her zaman her şeyi açıkça yapmamaktadır. Bir dolandırıcılık, tehdit, saldırı gibi eylemler açıkça olmasından ziyade dolaylı yollarla da olabilir ve buna hukukumuz muvazaa vb. alanlarda yer vermiştir. Şimdi gelelim akademisyenlere ve düşünce özgürlüğüne;

Düşünce özgürlüğü, adından da anlaşılacağı gibi özgür akla ve fikre sahip insanların, HİÇBİR konuda kendilerini kısıtlamadan ve iletinizde belirttiğiniz elementleri uygulamadan fikirlerini ifadeye dökmesidir. Burada önemli olan şey, düşüncenin özgür olmasıdır. Hür bir akla sahip olmaktır zira hür olmayan, baskı altında veya çeşitli yollarla satılmış düşünceler, düşünce özgürlüğüne girmemektedir.

Peki ben şimdi sorarım size/sizlere;

Vaktiyle bu vatanın gencecik fidanları katledilirken, köyler yakılıp, şehirler bombalanıp yüzlerce, binlerce masum insan can verirken, pek saygıdeğer 1200 akademisyenimiz çıkıp da ''Hükumet artık bu savaşı bitirsin! Ülkemizde terör istemiyoruz!'' diyerek 1 adet imzayı bırakın kelam dahi etmemişlerdir. Hatta aralarında siyaseten bağı olan bazı isimler o dönem hükumeti suçlayıp, terörü desteklediğini de iddia etmiştir ki bu kişilerin arasında tanıdığım birisi de vardır.

Peki şimdi hükumet, yıllarca çözüm süreciyle uğraşıp seçmeli diller koyup (bkz: seçmeli kürtçe), ırkçılık ifade eden kelamları eğitim yuvalarından kaldırıp (bkz; andımızı kaldırıp ) orta yolu bulmaya çalışıp bir netice alamayınca ve teröre yine anladıkları dilden karşılık verince zalim mi oldu?

Ben hükumet yancısı değilim. Hükumetin bugüne kadar gösterdiği müsamahaya, gezi vb. olaylarda kendi halkına karşı olan tutumuna ve daha birçok eylemine kızıyorum. Ancak bugün PKK terör örgütüne karşı yapılan operasyonları ''İnsanlık Suçu'' olarak değerlendirenlerin ben hür düşünceyle bunları paylaştıklarına inanmıyorum.

Bence birçok kişi neyin ne olduğunun farkında. Operasyonları insanlık suçu sayan akademisyenlerin birçoğunun hangi siyasi oluşumlarla yakınlığı olduğu, hangi ailelere mensup olduğu, nasıl bir süreçten geçtiği bellidir.

Bu durumda ben, SATILMIŞ FİKİRLER'e, düşünce özgürlüğü diyerek, düşünce özgürlüğünü kirletmek istemem.

Saygılarımla.
Gnothi Seauton

Yaşamak, kendini adam etmektir. Zeka ve bilgiyi kullanarak, etinden, kemiğinden kendi heykelini yapmaktır. - Goethe


Ocak 19, 2016, 05:17:52 ÖS
Yanıtla #3
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4161
  • Cinsiyet: Bay

Ben de http://masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=2598.msg122452#msg122452 adresinde bu konuyla ilintili olarak yazmış olduğum mesaja katkılarınızı bekliyorum.



Sayın Spock iletinizi okudum. Ancak belirttiğiniz elementlerden birisini düzeltmek isterim;

- ulusal güvenlik için direk ve açık tehdit oluşturan,

değil de;

- ulusal güvenlik için açık veya dolaylı tehdit oluşturan,

dersek, sanırım düşünce özgürlüğüne aykırı eylemleri daha da netleştirmiş oluruz. Bizler insanız ve insanlar her zaman her şeyi açıkça yapmamaktadır. Bir dolandırıcılık, tehdit, saldırı gibi eylemler açıkça olmasından ziyade dolaylı yollarla da olabilir ve buna hukukumuz muvazaa vb. alanlarda yer vermiştir. Şimdi gelelim akademisyenlere ve düşünce özgürlüğüne;

Düşünce özgürlüğü, adından da anlaşılacağı gibi özgür akla ve fikre sahip insanların, HİÇBİR konuda kendilerini kısıtlamadan ve iletinizde belirttiğiniz elementleri uygulamadan fikirlerini ifadeye dökmesidir. Burada önemli olan şey, düşüncenin özgür olmasıdır. Hür bir akla sahip olmaktır zira hür olmayan, baskı altında veya çeşitli yollarla satılmış düşünceler, düşünce özgürlüğüne girmemektedir.

Peki ben şimdi sorarım size/sizlere;

Vaktiyle bu vatanın gencecik fidanları katledilirken, köyler yakılıp, şehirler bombalanıp yüzlerce, binlerce masum insan can verirken, pek saygıdeğer 1200 akademisyenimiz çıkıp da ''Hükumet artık bu savaşı bitirsin! Ülkemizde terör istemiyoruz!'' diyerek 1 adet imzayı bırakın kelam dahi etmemişlerdir. Hatta aralarında siyaseten bağı olan bazı isimler o dönem hükumeti suçlayıp, terörü desteklediğini de iddia etmiştir ki bu kişilerin arasında tanıdığım birisi de vardır.

Peki şimdi hükumet, yıllarca çözüm süreciyle uğraşıp seçmeli diller koyup (bkz: seçmeli kürtçe), ırkçılık ifade eden kelamları eğitim yuvalarından kaldırıp (bkz; andımızı kaldırıp ) orta yolu bulmaya çalışıp bir netice alamayınca ve teröre yine anladıkları dilden karşılık verince zalim mi oldu?

Ben hükumet yancısı değilim. Hükumetin bugüne kadar gösterdiği müsamahaya, gezi vb. olaylarda kendi halkına karşı olan tutumuna ve daha birçok eylemine kızıyorum. Ancak bugün PKK terör örgütüne karşı yapılan operasyonları ''İnsanlık Suçu'' olarak değerlendirenlerin ben hür düşünceyle bunları paylaştıklarına inanmıyorum.

Bence birçok kişi neyin ne olduğunun farkında. Operasyonları insanlık suçu sayan akademisyenlerin birçoğunun hangi siyasi oluşumlarla yakınlığı olduğu, hangi ailelere mensup olduğu, nasıl bir süreçten geçtiği bellidir.

Bu durumda ben, SATILMIŞ FİKİRLER'e, düşünce özgürlüğü diyerek, düşünce özgürlüğünü kirletmek istemem.

Saygılarımla.
[/quote

Alnından öperim sn.Risus

Bu iş böyledir. Karahan in inandığı şey mottosuna var özgürlüklerin bile sınırı olmalıdır.

Aslolan Türkiye Cumhuriyetinin bekaasidir.
Düşünce özgürlüğü var diye zirvalayan bu 1200 + kisilere sormak lazım  Atatürk  acaba bu konuda ne derdi?
Soru bu kadar basit.

Karahan
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Ocak 19, 2016, 05:20:14 ÖS
Yanıtla #4
  • Mason
  • Aktif Uye
  • *
  • İleti: 736
  • Cinsiyet: Bay

Fakat benim diğer başlık altındaki mesajım akademisyenlerin bildirgesinin haklı/haksız olduğuyla ilgili değildi. Haksız bile olsalar, o akademisyenlere karşı linç, tehdit, fişleme, göz altına alma, işten atma, hak mahrumiyeti, yıldırma eylemlerinin yapılıp yapılamayacağı ile ilgiliydi.

Siz akademisyenlerin bildirgesini düşünce özgürlüğü kapsamında görmediğinize göre, onlara karşı takınılan eylemleri meşru mu görüyorsunuz? Asıl sorun burada.
Live long and prosper.


Ocak 19, 2016, 05:27:19 ÖS
Yanıtla #5
  • Forum ve Uye Yoneticisi
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 2147
  • Cinsiyet: Bay
    • Masonluk ve Masonlar

Fakat benim diğer başlık altındaki mesajım akademisyenlerin bildirgesinin haklı/haksız olduğuyla ilgili değildi. Haksız bile olsalar, o akademisyenlere karşı linç, tehdit, fişleme, göz altına alma, işten atma, hak mahrumiyeti, yıldırma eylemlerinin yapılıp yapılamayacağı ile ilgiliydi.

Siz akademisyenlerin bildirgesini düşünce özgürlüğü kapsamında görmediğinize göre, onlara karşı takınılan eylemleri meşru mu görüyorsunuz? Asıl sorun burada.

Hayır, ben sizin düşünce özgürlüğü hakkındaki açıklamanızı bu konuyla harmanlayıp yorum yaptım yoksa sizin haklı veya haksız bulduğunuzu söylemedim. Fişleme konusuna gelirsek. Linç, tehdit, fişleme gibi unsurların elbetteki hiçbir insana uygulanmaması gerekir.

Ancak burada satılmış fikirlerle, gencecik fidanları bir çırpıda silip ''devlet terörist öldürerek zalimdir'' algısını oluşturan kişiler VATAN HAİNDİR. Ve ne ben, ne de bir başka vatansever, vatan hainlerinin bu ülkenin geleceğini inşa etmesini istemez. Yediği ekmeğe, içtiği suya ihanet eden insan her şeye ihanet eder.

Bugün 1200 akademisyenin almış olduğu tavır, düşünce özgürlüğü değil, devlet düşmanlığıdır. Bizler bu ülkede aklı selim insanları görmek istiyoruz. Devlet artı da yapsa eksi de yapsa sırf yermek için konuşan, fikirlerini satan,  vatana ihanet edip silahlı kuvvetlerimizin haysiyetiyle oynayan lüzumsuz insanları görmek istemiyoruz.

Olaya tarihimizden de bakabiliriz. Gazi Mustafa Kemal, zamanında isyan hazırlığında olan, vatana karşı yaptıklarının yanlış olduğunu söyleyip düşüncelerini satan hainlere ne şekilde karşılık verdiği de ortadadır. Elbette fişlemek, ayıplamak olmaz. Ancak çürük domatesi kasada yetiştirmeye de devam edemeyiz.

Saygılarımla
« Son Düzenleme: Ocak 19, 2016, 05:29:33 ÖS Gönderen: Risus »
Gnothi Seauton

Yaşamak, kendini adam etmektir. Zeka ve bilgiyi kullanarak, etinden, kemiğinden kendi heykelini yapmaktır. - Goethe


Ocak 19, 2016, 05:33:18 ÖS
Yanıtla #6
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4161
  • Cinsiyet: Bay

Sn.Spock
Sorun bana değil ama katkı olsun,
Toplumlarda sorun herzaman düşünen ve söyleyenler çıkar.
Bu akademisyenlerin bu sözlerini bu ülkede kolay kolay kaldırılmaz.
Bu sorun büyürken 2 laf etmeyeceksin nereden aklına esti iseler devleti suçlayacasın.
Düşünce özgürlüğü toplum gelsin diye kullanırsınız bölündü diye değil.
Atatürk dersim kalkismasinin bastırılmaşı emrini verdiğinde düşünce özgürlüğü dur olur öyle şeyler mi demiş.
Hayir yapılması gerekeni yapmış.

Bunlar vatani anında satma kapasitesi olan tipler .
Karahan
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Ocak 19, 2016, 05:39:45 ÖS
Yanıtla #7
  • Mason
  • Aktif Uye
  • *
  • İleti: 736
  • Cinsiyet: Bay


Atatürk dersim kalkismasinin bastırılmaşı emrini verdiğinde düşünce özgürlüğü dur olur öyle şeyler mi demiş.
Hayir yapılması gerekeni yapmış.

Ben yanlış mı biliyorum acaba? Bahsettiğiniz tarihi olay bir bildirge yayınlanması değil, silahlı bir ayaklanmadır.

Bunlar vatani anında satma kapasitesi olan tipler .


Ben de şunu soruyorum. Yukarıdaki cümlenizde geçen "kapasite" yani "potansiyel" (ki o da kişiden kişiye değişir), bir cezalandırma sebebi mi sayılmalıdır? Bu bizi Minority Report (Azınlık Raporu) tarzı bir dünyaya götürmez mi?
Live long and prosper.


Ocak 19, 2016, 05:53:33 ÖS
Yanıtla #8
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4161
  • Cinsiyet: Bay

Doğru biliyorsunuz sn Spock dersim kalkismasinin idi yani isyan.Bu ise isyana kalkiş an bu hainler için düşünce özgürlüğü  adı altında yapılanları onamadir.

Düşündüğü için kimse cezalandırılmaz , lakin o düşünceyi fiiliyata dökersen artık eylem olur ve düşünme safhasında biter.
Bunlar artık eylemde yani toplumu etkileyici boyuta gecirmisler işi.

Karahan
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Ocak 19, 2016, 06:10:05 ÖS
Yanıtla #9
  • Seyirci
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 286
  • Cinsiyet: Bay

Yaptırım uygulanmamalı yok öyle insani değerlerden yoksun , hukuktan uzak pragmatizm. Ben biri devleti eleştiriyorsa doğru mu diyor acaba derim.
« Son Düzenleme: Ocak 19, 2016, 06:16:16 ÖS Gönderen: Etimolog »


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
1 Yanıt
1623 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 23, 2008, 02:54:16 ÖS
Gönderen: seteney
3 Yanıt
6831 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 26, 2008, 02:19:06 ÖÖ
Gönderen: Itzhak
2 Yanıt
2414 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 12, 2010, 10:49:31 ÖÖ
Gönderen: ozkann