Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Ülkemizde Mason Olmanın Getirdiği Dezavantajlar var mıdır?  (Okunma sayısı 1619 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ağustos 01, 2019, 12:06:46 ÖS
  • Mason
  • Orta Dereceli Uye
  • *
  • İleti: 398
  • Cinsiyet: Bay

Yıllardır forumu takip eden birisi olarak fark ettim ki forumda bu konu hiç konuşulmamış, konuşulmuş olsa da benim gözümden kaçmış.

Forumu, bilgi edinme ve genel kültürü arttırma amaçlı takip edenler olduğu gibi, Mason olmayı aklından geçirip, acaba bu kurum nedir öğrenmek amaçlı takip eden ve Mason olmak için neler gereklidir bilmek için takip eden üyelerimiz de var. Mason olmayı düşünen üyelerin bu soruları kendilerine sormaları ve her şeye rağmen bunu kabullenmeleri gerekir.

Sorum, sınıflama yapmadan bütün üyelerimize, Kardeşlerim dahil. Bu arada soruların bir kısmının cevabını ben de bilmiyorum.

1- Türkiye'de Mason olmanın getirdiği dezavantajlar var mıdır? Devlet kademesinde, siyasette, özel sektörde bireyin Mason olduğunun bilinmesi işiyle, terfisiyle ilgili bir dezavantaj getirir mi?

2- Bireyin Mason olduğunun bilinmesine ailesi ne ve çevresi (akraba, arkadaş, komşu, amir durumunda olmayan iş arkadaşları) nasıl tepki gösterir?

Şahsımdan bir örnek vereyim. Kamuda çalıştığım sıralarda, yine kamuda bir yöneticilik pozisyonu önerildi. O sıralar daha tekris olmamıştım, soruşturma aşamasındaydım. Hem iş yüküm azalacak hem de gelirim artacaktı. Ama yakın zamanda tekris olacağımdan dolayı kibarca ve başka bir bahane ile teklifi geri çevirdim. Endişelendim, ismim bildirilecek, amirlerim Mason olduğumu bilecekti belki de. Yaptığım işin olağan seyrinde bir terslik olduğu zaman belki de bilerek yanlış yapmakla suçlanacaktım. Belki de sadece kuruntuydu bunlar. Neyse ki bunları çok düşünmeden özel sektöre geçtim.

Ama tarihimize baktığımız zaman hep suçlanmıyor muyuz? Cadı avı başladığı zaman ilk hedef biz olmuyor muyuz?

Saygılarımla ve sevgilerimle



The Brotherhood of Man begins with the Manhood of the Brother.


Ağustos 01, 2019, 12:37:38 ÖS
Yanıtla #1

Yıllardır forumu takip eden birisi olarak fark ettim ki forumda bu konu hiç konuşulmamış, konuşulmuş olsa da benim gözümden kaçmış.

Forumu, bilgi edinme ve genel kültürü arttırma amaçlı takip edenler olduğu gibi, Mason olmayı aklından geçirip, acaba bu kurum nedir öğrenmek amaçlı takip eden ve Mason olmak için neler gereklidir bilmek için takip eden üyelerimiz de var. Mason olmayı düşünen üyelerin bu soruları kendilerine sormaları ve her şeye rağmen bunu kabullenmeleri gerekir.

Sorum, sınıflama yapmadan bütün üyelerimize, Kardeşlerim dahil. Bu arada soruların bir kısmının cevabını ben de bilmiyorum.

1- Türkiye'de Mason olmanın getirdiği dezavantajlar var mıdır? Devlet kademesinde, siyasette, özel sektörde bireyin Mason olduğunun bilinmesi işiyle, terfisiyle ilgili bir dezavantaj getirir mi?

2- Bireyin Mason olduğunun bilinmesine ailesi ne ve çevresi (akraba, arkadaş, komşu, amir durumunda olmayan iş arkadaşları) nasıl tepki gösterir?

Şahsımdan bir örnek vereyim. Kamuda çalıştığım sıralarda, yine kamuda bir yöneticilik pozisyonu önerildi. O sıralar daha tekris olmamıştım, soruşturma aşamasındaydım. Hem iş yüküm azalacak hem de gelirim artacaktı. Ama yakın zamanda tekris olacağımdan dolayı kibarca ve başka bir bahane ile teklifi geri çevirdim. Endişelendim, ismim bildirilecek, amirlerim Mason olduğumu bilecekti belki de. Yaptığım işin olağan seyrinde bir terslik olduğu zaman belki de bilerek yanlış yapmakla suçlanacaktım. Belki de sadece kuruntuydu bunlar. Neyse ki bunları çok düşünmeden özel sektöre geçtim.

Ama tarihimize baktığımız zaman hep suçlanmıyor muyuz? Cadı avı başladığı zaman ilk hedef biz olmuyor muyuz?

Saygılarımla ve sevgilerimle



Kendimce bu iki suale cevap verip, ekstra birşeyler söylemek isterim.

1. sorunun cevabı bence kurumdan kuruma değişir. Devlette ve çoğu özel sektör kurumunda negatif bir etki yapacağını sanmıyorum. Genel dezavantajlarını ise mason arkadaşlarımız daha iyi biliyorlardır. Bunları söylemek bana düşmez.

2. sorunun cevabı ise sizi tanıyan insanlar zaten sizin önceden nasıl biri olduğunuzu da bildikleri için sorun olmaz. Ama sizi yeni tanıyan arkadaşlarınızda (eğer ki masonluğu düzgün kaynaklardan araştırmadıysa)bir korku yaratabilir. Ve sizden hem korkup hem de yararlanmak isteyebilirler.(bu adam mason bize de bir yerlerde yardımı dokunur diye) Çünkü maalesef insanoğlu çoğu zaman çıkarcıdır.

Masonluğun toplumun genelinde şeytanileştirilmesi bu işi bu duruma getiriyor. Araştırmayan, bilmeyen toplum hemen önyargıyla bakıyor. Tv ekranlarında yorum yapan bazı sözde araştırmacılar bile art niyetli ve önyargılarını kıramamışken, toplumdan da daha iyisini beklemek saçma olur.

Ben bu konu hakkında önceden de bir fikrimi paylaşmıştım. Sırf erginlenme ritüelleri gerçek amacına ulaşabilsin diye masonlar da bu konuda rahat. Böyle olması daha iyi diye düşünüyorlar. Ama bence artık ‘böyle bir dünyada’ masonlar gibi ezoterik örgütler halka açılmalı, masonik ritüeller ‘askerlik görevindeyken’ her erkeğe uygulanmalı. Ekstra özellikleri olanlar ise luvi geleneğindeki rahipler gibi seçilmeli ve farklı konuma konmalı.

Yani kısaca, erginlenme; hem her erkeğe yapılmalı hem de ‘bazı özel insanlara’ ayrı yapılmalı. Ve bu özel insanlar yine özel bir ezoterik örgütte dünyaya yön vermeli.

Bir başlıkta da demiştim, her erkeğin ciddi bir erginleşme sürecinden (ritüellerden) geçmesi, toplumsal huzuru arttıracaktır.

Sevgi ile kalın sayın Caliper.

« Son Düzenleme: Ağustos 01, 2019, 12:49:19 ÖS Gönderen: Mandıra Filozofu »
Errare humanum est.
Beni böyle sev, seveceksen.


Ağustos 01, 2019, 01:14:18 ÖS
Yanıtla #2
  • ÖMBL/KMBL Üyesi
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 1138
  • Cinsiyet: Bay

Sayın Caliper güzel bir başlık.

Ben de kendi gözlemlerimle katkıda bulunmak isterim.
Ancak önce şu soruya cevap 'Türkiye'de Mason olmanın getirdiği dezavantajlar var mıdır?'
EVET.

Kariyer açısından herkes aksini düşünse de özellikle resmi kurumlar açısından bir dezavantaj yaratır veya öyle zannedilir. Bununla ilgili iki taraftan cevap vermeli. Birincisi kişi mason olduğunda sanılanın aksine büyük çoğunlukla kardeşi ile kesişen bir durum olduğunda özellikle kardeşi ile iş yapıyor olmaktan imtina eder resmi kurumlarda. Buna ben çok rastladım. Aslında kardeşi diyelim ki resmi kurumdaki kardeşin kurumuna teklifte bulunuyor. Bir proje getiriyor ya da o kurumun gereği neyse öyle bir karşılaşma hayal edelim. Kurumdaki kardeş aman kardeşini kayırdı denilmesin diye, bazen de meslekle ilişkisi bilinmesin diye kardeşinin önerisi, teklifi, projesi avantajlı olduğu durumlarda bile çalışmaktan imtina ediyor.

Evet, hâricîler belki bunun tam tersi durumu beklerler ancak bahsettiğim durumu kendim çok sefer gözlemledim.

Diğer tarafı ise sizin de biraz değindiğiniz atama, yükselme gibi durumlarda kişinin dernek üyelikleri didiklenirse aman bunu atamayalım, yükseltmeyelim gibi durumlar olabileceği gibi kardeş ne de olsa sonuç o olacak diye başvurusunu bile yapmayabilir.

Ayrıca hâricîler açısından da kişi çok istekli ama görüşme, tanışma, önerme durumlarında ilk sorduğu soru bu olabiliyor. Örneğin mesleğe çok yakıştırdığım bir aday adayı, bir kurumda çalıştığı ve eşi de bir atama beklediği için şu aşamada cesaret edemeyeceğini bildirdi.

Bir başka kız kardeş, eşi bilmem ne bakanlığında çalışmaya başladığı için ona sıkıntı yaratmasın diye meslekten istifa etti!

Bu örnekler çoğaltılabilir.

Bence yine de özellikle adaylar için cesaret her zaman daha iyi sonuçları getirir. Zira zaten işe alım veya atamalarda iktidarlar maalesef hep kendi gibileri tercih ediyor ve Türkiye gerçekliğinde mason mesleği ile ilgilienenler  hep o iç çemberin dışında olacaktır gibi geliyor. Masonluktan değil, yaşam biçimi, hayata bakışı ve hâtta konu ile ilgisiz ama kürt kökenli oluşu, alevi kökenli oluşu, istenen tarikatlerden birine mensup olmayışı vb... Her zaman bahaneler bulunabilir.

Yapmak istemeyen bahane, yapmak isteyen bir yol bulur derler!

Çevre açısından zaten eş, aile bilmeden mesleğe girmeyi ben uygun bulmuyorum. Çünkü eğer zaten masonluğu anlayacak bir çevrede yetişmediyseniz, sizin de tamamen dogmalardan arınmış biri olarak yetişmeniz çok zordur. Eğer çevreniz de sizin gibi özgür fikirli ve iyi âhlâklı kişilerse mesleği açıklamanızda hiçbir sıkıntı yaşamazsınız. Ben şahsen dost çevrem (ki çok yoktur) ve ailemde mesleğimi gizlemem, onun dışında ofisime gelen ya da merak edip acaba mı diyene de gizlemeye gerek duymam, aksine soruları varsa cevaplamaya çalışırım.

Bunlar genel cevaplar. Ancak forum özelinde ve yaşamlarımız özelinde de cevap vermeli.

İlk soruştumamda bir kardeş bana içeridekilerin her birini Nietzche, Descartes veya Buda filan bekleme, üyelerimizi toplumdan alıyoruz, dışarıda ne görüyorsan içeride de bunu göreceksin demişti. Haklı da çıktı. Bir gelenek görenek olmakla birlikte, meslekte de aynı dışarıda gördüğümüz dogmaları, hataları, küslükleri, yanlış düşünceleri bulabiliyoruz. FARK orada bulunanların bunları keşfedip, düzeltmeye çalışıyor oluşu.
Bizim forumda anlatamadığımız ise bu. Yani masonların kusursuz ya da her şeyi bilen kişiler olmadığı. Zira en baştan hepimiz bireyselliğimizi yazmış olmamıza rağmen kişisel düşüncelerimiz üzerinden bazen tüm masonluk yargılanıyor. Bizlerden kusursuz olmamız bekleniyor. Mason onu yapmaz bunu yapmaz, mason öyle demez böyle demez kalıplara hatta kafeslere sokuluyoruz. Oysa ki biz (özellikle de ben) ne kusursuz ne de her şeyi bilen kişileriz. Bildiğimiz kısımda paylaşımı bildiğimiz kadar, bilmediğimiz konuda da fikir yürütmeyi herkes kadar yapıyoruz. Ancak Masonluğun önemli erdemlerinden tolerans/hoşgörü herkese tanınsa da masonlar için asla uygulanmıyor. Üstelik dediğim gibi bizim üzerimizden tüm masonluk yargılandığı için bir de üzerimize toprak atılıyor, yük bindiriliyor.

Ayrıca forumda her dediğimiz, bireyselliğimiz unutularak 'Mason' bunu dedi diye dinleniyor! Yani herhangi bir konuda, masonluk ile ilgili olmasa da yorum yaparsak, bizi niye harici mason diye ayırdınız diyerek hâricî aşağılık kompleksi dediğim şey devreye giriyor.

Bir mason hâricîyi neden aşağılasın? Daha düne kadar kendisi de hâricî idi! Tüm üyelere diye hitap ettiğimiz durumda haricilere ders veriyoruz zannediliyor! Ders vermek için burada değiliz, kaç kere yazmalı? Masonlukla ilgili konularda sadece doğru ve yanlışlar vardır, onu da bilgimiz ölçüsünde paylaşırız. Yanlışta ısrar olursa, söylemde de ısrar olur. Kimi zaman didaktik olmak gerekiyor. Ama onun dışında böyle bir hak ne bende ne de başka masonda vardır. Bunun dışında söylediğimiz bu ayrım olmaksızın tüm üyelere karşı kendi fikrimizdir. Öyle de dinlenmesi gerekir.

Ancak işte Türkiye'de ve bu forumda mason sıfatı olmasının böyle bir dezavantajı da vardır.

Tabi bir de forumda, kişisel mesajlarda, e-posta iletilerinde cevaplamanız gereken binlerce gereksiz mesaj... Gereksizlerden bahsediyorum. Elbette ciddi ciddi bilgi almak, bilgi vermek gibi amaç ve iletileri kast etmiyorum. Burs ver, para ver, akıl ver, referans ver, selam ver, emoji ver... Beklentiler bu derece olabiliyor. Yapmazsanız da burnu büyük, snob, elitist vs. her türlü sıfatı anında kazanmış oluyorsunuz.

Pek az kişi, bu da benim gibi bir üye. Bu da benim gibi arayışta. Kendi için seçmiş olduğu bir yol da Masonluk. E işte orada kendini yontmaya çalışıyor. bununla birlikte bu kişi de çalışıyor, ailesi var, çocukları var, sorumlulukları var, aynı zamanda meslekte de zaman harcıyor, buna rağmen burada zaman harcayıp karşılıksız bir emek veriyor, takdir edeyim diye düşünüp, bunu gösteriyor. Göstermekten kastım ne maddi, ne selam verme ya da adına akrustişli şiir yazılması. Biraz ciddiyet ve ilgi hepsi bu...

Yani şurada bazıları için hayatın anlamı denecek paylaşımlar yapıyoruz. Altına yazılanları gördükçe gerçekten neredeyse her gün ben burada ne yapıyorum diye düşünüyorum. Ben ne söyledim sen ne anladından tutun, laf söyledi bal kabağına kadar ya da wikipedia bilgileri ile cevap yazmaktan, sırf mesaj sayım fazla olsun diye her şeye bir 'şey' yazmaya kadar...

Boğaz düğüm düğüm, ağız bir tane... 10 kere ölç bir kere taşa vur diye bir deyim vardır bizde. Sanırım herkesten beklenti bu olmalı...

Anlatsam roman olur, ama ben kısa hikayeleri severim :)

Sevgiler
Alterius non sit qui suus esse potest


Ağustos 01, 2019, 01:14:54 ÖS
Yanıtla #3
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 2869
  • Cinsiyet: Bay

Bırakın Mason olmayı bu konuyla ilgilendiğimi söylediğimde aldığım tepkiyi ben bilirim .Bunlardan biride Cami İmamıydı . :D :D :D
Sadece haklısınız hocam dedim ve tartışmadım .
Benim açımdan gurur duyacağım bir Meslektir Masonluk .(Operatif )

Saygılar ...
audi-vide-tace
    dinle-gör
        sus


Ağustos 01, 2019, 01:17:18 ÖS
Yanıtla #4
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 2869
  • Cinsiyet: Bay

Toplumdaki büyük çoğunluk HEM BİLMİYOR ,HEMDE BİLMEDİĞİNİ BİLMİYOR ...
DAHA Masonluğu bilsin ... ;D ;)

Saygılar
audi-vide-tace
    dinle-gör
        sus


Ağustos 01, 2019, 01:38:08 ÖS
Yanıtla #5

Sayın Caliper güzel bir başlık.

Ben de kendi gözlemlerimle katkıda bulunmak isterim.
Ancak önce şu soruya cevap 'Türkiye'de Mason olmanın getirdiği dezavantajlar var mıdır?'
EVET.

Kariyer açısından herkes aksini düşünse de özellikle resmi kurumlar açısından bir dezavantaj yaratır veya öyle zannedilir. Bununla ilgili iki taraftan cevap vermeli. Birincisi kişi mason olduğunda sanılanın aksine büyük çoğunlukla kardeşi ile kesişen bir durum olduğunda özellikle kardeşi ile iş yapıyor olmaktan imtina eder resmi kurumlarda. Buna ben çok rastladım. Aslında kardeşi diyelim ki resmi kurumdaki kardeşin kurumuna teklifte bulunuyor. Bir proje getiriyor ya da o kurumun gereği neyse öyle bir karşılaşma hayal edelim. Kurumdaki kardeş aman kardeşini kayırdı denilmesin diye, bazen de meslekle ilişkisi bilinmesin diye kardeşinin önerisi, teklifi, projesi avantajlı olduğu durumlarda bile çalışmaktan imtina ediyor.

Evet, hâricîler belki bunun tam tersi durumu beklerler ancak bahsettiğim durumu kendim çok sefer gözlemledim.

Diğer tarafı ise sizin de biraz değindiğiniz atama, yükselme gibi durumlarda kişinin dernek üyelikleri didiklenirse aman bunu atamayalım, yükseltmeyelim gibi durumlar olabileceği gibi kardeş ne de olsa sonuç o olacak diye başvurusunu bile yapmayabilir.

Ayrıca hâricîler açısından da kişi çok istekli ama görüşme, tanışma, önerme durumlarında ilk sorduğu soru bu olabiliyor. Örneğin mesleğe çok yakıştırdığım bir aday adayı, bir kurumda çalıştığı ve eşi de bir atama beklediği için şu aşamada cesaret edemeyeceğini bildirdi.

Bir başka kız kardeş, eşi bilmem ne bakanlığında çalışmaya başladığı için ona sıkıntı yaratmasın diye meslekten istifa etti!

Bu örnekler çoğaltılabilir.

Bence yine de özellikle adaylar için cesaret her zaman daha iyi sonuçları getirir. Zira zaten işe alım veya atamalarda iktidarlar maalesef hep kendi gibileri tercih ediyor ve Türkiye gerçekliğinde mason mesleği ile ilgilienenler  hep o iç çemberin dışında olacaktır gibi geliyor. Masonluktan değil, yaşam biçimi, hayata bakışı ve hâtta konu ile ilgisiz ama kürt kökenli oluşu, alevi kökenli oluşu, istenen tarikatlerden birine mensup olmayışı vb... Her zaman bahaneler bulunabilir.

Yapmak istemeyen bahane, yapmak isteyen bir yol bulur derler!

Çevre açısından zaten eş, aile bilmeden mesleğe girmeyi ben uygun bulmuyorum. Çünkü eğer zaten masonluğu anlayacak bir çevrede yetişmediyseniz, sizin de tamamen dogmalardan arınmış biri olarak yetişmeniz çok zordur. Eğer çevreniz de sizin gibi özgür fikirli ve iyi âhlâklı kişilerse mesleği açıklamanızda hiçbir sıkıntı yaşamazsınız. Ben şahsen dost çevrem (ki çok yoktur) ve ailemde mesleğimi gizlemem, onun dışında ofisime gelen ya da merak edip acaba mı diyene de gizlemeye gerek duymam, aksine soruları varsa cevaplamaya çalışırım.

Bunlar genel cevaplar. Ancak forum özelinde ve yaşamlarımız özelinde de cevap vermeli.

İlk soruştumamda bir kardeş bana içeridekilerin her birini Nietzche, Descartes veya Buda filan bekleme, üyelerimizi toplumdan alıyoruz, dışarıda ne görüyorsan içeride de bunu göreceksin demişti. Haklı da çıktı. Bir gelenek görenek olmakla birlikte, meslekte de aynı dışarıda gördüğümüz dogmaları, hataları, küslükleri, yanlış düşünceleri bulabiliyoruz. FARK orada bulunanların bunları keşfedip, düzeltmeye çalışıyor oluşu.
Bizim forumda anlatamadığımız ise bu. Yani masonların kusursuz ya da her şeyi bilen kişiler olmadığı. Zira en baştan hepimiz bireyselliğimizi yazmış olmamıza rağmen kişisel düşüncelerimiz üzerinden bazen tüm masonluk yargılanıyor. Bizlerden kusursuz olmamız bekleniyor. Mason onu yapmaz bunu yapmaz, mason öyle demez böyle demez kalıplara hatta kafeslere sokuluyoruz. Oysa ki biz (özellikle de ben) ne kusursuz ne de her şeyi bilen kişileriz. Bildiğimiz kısımda paylaşımı bildiğimiz kadar, bilmediğimiz konuda da fikir yürütmeyi herkes kadar yapıyoruz. Ancak Masonluğun önemli erdemlerinden tolerans/hoşgörü herkese tanınsa da masonlar için asla uygulanmıyor. Üstelik dediğim gibi bizim üzerimizden tüm masonluk yargılandığı için bir de üzerimize toprak atılıyor, yük bindiriliyor.

Ayrıca forumda her dediğimiz, bireyselliğimiz unutularak 'Mason' bunu dedi diye dinleniyor! Yani herhangi bir konuda, masonluk ile ilgili olmasa da yorum yaparsak, bizi niye harici mason diye ayırdınız diyerek hâricî aşağılık kompleksi dediğim şey devreye giriyor.

Bir mason hâricîyi neden aşağılasın? Daha düne kadar kendisi de hâricî idi! Tüm üyelere diye hitap ettiğimiz durumda haricilere ders veriyoruz zannediliyor! Ders vermek için burada değiliz, kaç kere yazmalı? Masonlukla ilgili konularda sadece doğru ve yanlışlar vardır, onu da bilgimiz ölçüsünde paylaşırız. Yanlışta ısrar olursa, söylemde de ısrar olur. Kimi zaman didaktik olmak gerekiyor. Ama onun dışında böyle bir hak ne bende ne de başka masonda vardır. Bunun dışında söylediğimiz bu ayrım olmaksızın tüm üyelere karşı kendi fikrimizdir. Öyle de dinlenmesi gerekir.

Ancak işte Türkiye'de ve bu forumda mason sıfatı olmasının böyle bir dezavantajı da vardır.

Tabi bir de forumda, kişisel mesajlarda, e-posta iletilerinde cevaplamanız gereken binlerce gereksiz mesaj... Gereksizlerden bahsediyorum. Elbette ciddi ciddi bilgi almak, bilgi vermek gibi amaç ve iletileri kast etmiyorum. Burs ver, para ver, akıl ver, referans ver, selam ver, emoji ver... Beklentiler bu derece olabiliyor. Yapmazsanız da burnu büyük, snob, elitist vs. her türlü sıfatı anında kazanmış oluyorsunuz.

Pek az kişi, bu da benim gibi bir üye. Bu da benim gibi arayışta. Kendi için seçmiş olduğu bir yol da Masonluk. E işte orada kendini yontmaya çalışıyor. bununla birlikte bu kişi de çalışıyor, ailesi var, çocukları var, sorumlulukları var, aynı zamanda meslekte de zaman harcıyor, buna rağmen burada zaman harcayıp karşılıksız bir emek veriyor, takdir edeyim diye düşünüp, bunu gösteriyor. Göstermekten kastım ne maddi, ne selam verme ya da adına akrustişli şiir yazılması. Biraz ciddiyet ve ilgi hepsi bu...

Yani şurada bazıları için hayatın anlamı denecek paylaşımlar yapıyoruz. Altına yazılanları gördükçe gerçekten neredeyse her gün ben burada ne yapıyorum diye düşünüyorum. Ben ne söyledim sen ne anladından tutun, laf söyledi bal kabağına kadar ya da wikipedia bilgileri ile cevap yazmaktan, sırf mesaj sayım fazla olsun diye her şeye bir 'şey' yazmaya kadar...

Boğaz düğüm düğüm, ağız bir tane... 10 kere ölç bir kere taşa vur diye bir deyim vardır bizde. Sanırım herkesten beklenti bu olmalı...

Anlatsam roman olur, ama ben kısa hikayeleri severim :)

Sevgiler

Sayın ANARCHOSA.

İşin içinden gelen biri olarak dezavantajları anlattınız. Hatta genel bir sitemle beraber farkettiğim kadarıyla da bana da bâyâ bi sitem ettiniz.

Ben tekrar tekrar özür diledim. Özeleştirimi yapıp çocukça hareket ettiğimi de beyan etmiştim zaten.

Gerçekten sizi bu kadar daralttıysam tekrar özür diliyorum.

Hep söylüyorum, siz benim gözümde ışıksınız, ben de ışığınızla aydınlanmaya çalışan bi insanım. Sizin içerlediğinizi görmek beni çok üzdü. Siz benim dediklerime lütfen bakmayın. Ben gerçekten çocuk gibiyim.

Söz veriyorum, sizi bir daha daraltmayacağım.

Işığınız benim üzerime düşmesin razıyım ama forumdaki diğer harici arkadaşlar için de bu ışık gerekli.

Sevgiler.

Üzgünüm
Errare humanum est.
Beni böyle sev, seveceksen.


Ağustos 01, 2019, 02:07:55 ÖS
Yanıtla #6
  • Mason
  • Aktif Uye
  • *
  • İleti: 736
  • Cinsiyet: Bay

Sevgili arkadaşlar,

Bu sorunun cevabı aslında daha spesifik bir şekilde verilebilir. Şöyle ki:

Devletin Genel Bilgi Toplama (GBT) adlı güvenlik soruşturma sistemi, bir süre önce İçişleri Bakanlığı'nın dernek üyeliklerini içeren DERBİS sisteminden veri çekebilir duruma getirildiğinden beri Mason olmanın dezavantajları maalesef bir üst seviyeye taşınmıştır.

Bunun detaylarını burada tartışmak istemiyorum. Ancak tek söyleyebileceğim, hem kamuda hem de özel sektörde çalışan kardeşlerimizin bundan olumsuz etkilendiği, özellikle kamuda çalışan kardeşlerimizin birçoğuna "ya oradan istifa et, ya da buradan" şeklinde bir dayatma yapıldığıdır.

Türk Masonluğu tarihteki en kötü günlerini yaşamaktadır.
Live long and prosper.


Ağustos 01, 2019, 02:15:36 ÖS
Yanıtla #7

Sevgili arkadaşlar,

Bu sorunun cevabı aslında daha spesifik bir şekilde verilebilir. Şöyle ki:

Devletin Genel Bilgi Toplama (GBT) adlı güvenlik soruşturma sistemi, bir süre önce İçişleri Bakanlığı'nın dernek üyeliklerini içeren DERBİS sisteminden veri çekebilir duruma getirildiğinden beri Mason olmanın dezavantajları maalesef bir üst seviyeye taşınmıştır.

Bunun detaylarını burada tartışmak istemiyorum. Ancak tek söyleyebileceğim, hem kamuda hem de özel sektörde çalışan kardeşlerimizin bundan olumsuz etkilendiği, özellikle kamuda çalışan kardeşlerimizin birçoğuna "ya oradan istifa et, ya da buradan" şeklinde bir dayatma yapıldığıdır.

Türk Masonluğu tarihteki en kötü günlerini yaşamaktadır.

Kamu da böyle bir şey olduğunu bilmiyordum açıkçası. Çok üzücü bir durum. Demek ki devletimiz çoktan karanlığa bürünmüş.

Buna önlem alacak kişiler, maalesef sevmediğim bir yapılanma olsa da rotaryenler ve lions kulüplerindeki işadamlarıdır. Eğer gerçekten aydın gruplar iseler, mason arkadaşlarımızın bu durumuna çare olabilirler. Çünkü günümüzde maalesef para bir güç unsuru. Kapıları açacaksa bu gruplar açacak.

Banane, ben işime bakarım derlerse, kendi vicdanlarıyla yüz yüze kalacaklardır.

Bir kurtuluş yolu da devletin düzgün insanlar tarafından yönetilmesi olacaktır. Bu da bizim gibi yarım yamalak demokrasilerde çok zor.

Sevgiler.
Errare humanum est.
Beni böyle sev, seveceksen.


Ağustos 01, 2019, 02:50:56 ÖS
Yanıtla #8
  • Mason
  • Orta Dereceli Uye
  • *
  • İleti: 398
  • Cinsiyet: Bay


Kendimce bu iki suale cevap verip, ekstra birşeyler söylemek isterim.

1. sorunun cevabı bence kurumdan kuruma değişir. Devlette ve çoğu özel sektör kurumunda negatif bir etki yapacağını sanmıyorum. Genel dezavantajlarını ise mason arkadaşlarımız daha iyi biliyorlardır. Bunları söylemek bana düşmez.



Keşke sizin dediğiniz gibi olsa Sayın Mandıra Filozofu. Özellikle kamuda çalışan Kardeşlerimiz zor günler yaşamaktadır. Bazı kamu kurumları, herhangi bir yasa veya yönetmelik olmamasına rağmen, iç emirle veya sözlü emirle Mason derneklerine üyeliği yasaklamaktadır. Tenzili rütbe yapmak veya işten uzaklaştırmak için, yapacakları en ufak hatayı kovalıyorlar. Anlayışla karşılarsınız ki, bu konuda daha fazla detay veremeyeceğim.

Özel sektörde de sıkıntı yaşayan bazı Kardeşlerimiz vardır.

Saygılarımla ve sevgilerimle
The Brotherhood of Man begins with the Manhood of the Brother.


Ağustos 01, 2019, 02:54:53 ÖS
Yanıtla #9


Kendimce bu iki suale cevap verip, ekstra birşeyler söylemek isterim.

1. sorunun cevabı bence kurumdan kuruma değişir. Devlette ve çoğu özel sektör kurumunda negatif bir etki yapacağını sanmıyorum. Genel dezavantajlarını ise mason arkadaşlarımız daha iyi biliyorlardır. Bunları söylemek bana düşmez.



Keşke sizin dediğiniz gibi olsa Sayın Mandıra Filozofu. Özellikle kamuda çalışan Kardeşlerimiz zor günler yaşamaktadır. Bazı kamu kurumları, herhangi bir yasa veya yönetmelik olmamasına rağmen, iç emirle veya sözlü emirle Mason derneklerine üyeliği yasaklamaktadır. Tenzili rütbe yapmak veya işten uzaklaştırmak için, yapacakları en ufak hatayı kovalıyorlar. Anlayışla karşılarsınız ki, bu konuda daha fazla detay veremeyeceğim.

Özel sektörde de sıkıntı yaşayan bazı Kardeşlerimiz vardır.

Saygılarımla ve sevgilerimle

O kadar karanlık bir dönemdeyiz ki sayın Caliper. Bize yine bir Atatürk lazım. Tek kurtuluşumuz Atatürk gibi bir lider olacaktır.

Ümidimizi kaybetmeyelim. Değişim belki de yakındır.

Sevgiler sayın Caliper.
Errare humanum est.
Beni böyle sev, seveceksen.