Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Hırslar-Tutkular- İhtiraslar (IV)  (Okunma sayısı 545 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Eylül 11, 2019, 02:23:35 ÖS
Yanıtla #10
  • ÖMBL/KMBL Üyesi
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 1138
  • Cinsiyet: Bay

Ne oldu sayın ADAM

Böylesine bir konu burada bitebilir mi?
Hırslarımızdan arındık mı, tutkularımızla savaştık ve yendik mi, ihtiras gömleğimizi çıkardık mı da bitti?

Devamını bekliyoruz doğrusu...

Yalnız benim diyeceğim bunlardan kurtulmanın mümkün olmadığıdır...

Geçen gün bir kardeşim şöyle demişti: ''dinlediğim bir konferansta biri soru sordu. Nefs yani 'ben' den ve egodan kurtulmaya çalışıyoruz kâmil olmak için. Ancak bunun için sürekli 'ben'i yüceltip insanı tanrı katına çıkarmaya çalışıyoruz. Bu çelişki değil mi?'' Sen ne dersin?

Ben de ona şöyle cevap vermiştim:

-Nefs Arapça kökenli ve 'ruh', 'akıl', bir şeyin kendisi, beden anlamına geliyor. İnsan hiç kendinden kurtulabilir mi? Kurtuldu diyelim akıl ve ruh olmadan yaptığı işten hayır gelir mi?Nefs'ten kurtulmak değil, nefsi terbiye etmek; diğer anlamıyla beden yani dünyevi istekler, ilkel benliğin hormonlar ve hayvani dürtülerinin eylemlerimize hakim olmasını baskılamak yani hakim olmaktır bundan herhalde kasıt...

Sizin ortaya koyduğunuz terimlerde de sanki durum aynıdır. Hırs kötü bir şey. Ancak bir anne baba çocuğu için bazen de 'hiç hırsı yok bizimkinin' diye eksik bir şeyi tarif için kullanıyor bu terimi. Tutku ile yapılmayan bir iş ise muhtemeldir ki hiç başarıya hatta sona ulaşamıyor.

O halde bunlar bir katilin elindeki bıçaktan dönüştürülerek bir operatör doktorun elindeki bıçağaevrilmesi gereken; yok edilemez ama kendimiz ve toplumun iyiliği için ehlileştirilip kullanılması gereken birer 'ruhani avadanlık' gibi duruyor.

Bilmem ki siz ne dersiniz?
« Son Düzenleme: Eylül 13, 2019, 01:31:05 ÖS Gönderen: ADAM »
Alterius non sit qui suus esse potest


Eylül 12, 2019, 02:03:36 ÖS
Yanıtla #11
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 149
  • Cinsiyet: Bay

[...]  bir anne baba çocuğu için bazen de 'hiç hırsı yok bizimkinin' diye eksik bir şeyi tarif için kullanıyor bu terimi. Tutku ile yapılmayan bir iş ise muhtemeldir ki hiç başarıya hatta sona ulaşamıyor [...]

Hırs, bir sandalın yelkenini şişiren rüzgara benzer; fazlası gemiyi batırır, azı da gemiyi olduğu yerde tutar.
O zamanki Türk imgesini; kadının toplumsal yaşamdaki konumu, Türkleri yeniliklere kapalı, fetihçi bir toplum olarak görmesi gibi nedenler ileri sürerek sevmeyen Voltaire (1694-1778) atfedilen böyle bir söz var. 

Hırslarımıza yenilirsek felaketimize, yada başkalarının felaketine neden olabiliriz. İstencimizi (irademiz) dengeleyemezsek büsbütün yanlış rotalarda hayatımızı harcayabiliriz. Sanırım burda ne istediğimizi bilmenin büyük önemi var. Tüm insanca zaaflarımızla Bilmek istiyoruz, Bilinmek istiyoruz, Güç istiyoruz, Doymak istiyoruz...  Arzularımızın tutsağı olmadan ama hayatın acı şakalarına da küsmeden Üretmek istiyoruz. Bu nedenle önce mükemmel olmadığımızı, çelişkili varlıklar olduğumuzu kavramamız gerek. İyiniyet ve Sevgi olmadan hırs-tutku-ihtiras ateşinde kavruluruz.
no one


Eylül 12, 2019, 03:09:47 ÖS
Yanıtla #12
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 2869
  • Cinsiyet: Bay

Hırs İnsanı bitirir, en güzel örnekte BENİM ...
Saygılar
audi-vide-tace
    dinle-gör
        sus


Eylül 12, 2019, 09:52:52 ÖS
Yanıtla #13
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 639
  • Cinsiyet: Bay

Benim Erzincanlı bir arkadaşım nerede bir öfke krizine rastlasa tüm sakinliği ve tazeliği ile şöyle derdi:

“Abicim sakin olun, bakın bizim oralarda bir  söz var”. Biz her seferinde heyecanlanıp farklı bir şey  söyleyecek diye ona yönelirken, henüz ilk kelimede bizi çileden çıkarırdı. Bu tekrarın girdabına o kadar çok düştüm ki, üzerinden yıllar geçmiş olmasına rağmen hala aklımda:

Geldi hırs gitti kelle
Gitti hırs nerde kelle

Söz de hepi topu buydu.

Bu kaynağı belirsiz söz diziminde hırsa ilişkin iki özellik dikkatimi çekerdi hep. Bu açılan başlık vesilesiyle paylaşmak istiyorum.

Birincisi hırsın şiddetle beraber, şiddeti doğuran kavram olarak değerlendirilmesiydi. İkincisi ise hırsın geçici olduğunu vurgulamasıydı. Yani bir tür gök gürültüsüne benziyordu. Gelip ve hemencecik gidiyor.

Demek eskilerin algısına göre tutku ve ihtirasın insan içindeki kalış süresi daha uzun olurken, hırsın kalış süresi daha kısa ve daha tahripkâr oluyor.

Hırsta acelecilik, tutkuda tutucu ve yayılmacı istek ön plana çıkabilirken ihtirasta daha çok bir denge durumunun koruması ile beraber iştah kabarcıkları ortaya çıkıyor.

Peki insanlar hırsına ve ihtirasına kurban gidebilirken, neden tutkularına kurban gitmiyor.

Kötü ve yıkıcı olan sadece hırs mı?



Eylül 13, 2019, 08:00:01 ÖÖ
Yanıtla #14
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7279
  • Cinsiyet: Bay

Güzel katkılar...
Ancak henüz tam olarak "hırs" konusuna gelmemiştik. Bir sonraki bölümde geleceğiz.
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Eylül 14, 2019, 11:56:43 ÖS
Yanıtla #15
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 652

Harika devamını bekliyorum...
Doğru rehberini bulana ne mutlu...