Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Ketumiyyetin basladıgı nokta neresidir?  (Okunma sayısı 11906 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mart 18, 2008, 06:32:36 ös
Yanıtla #30
  • Ziyaretçi

Sn.blossom,

Aslına bakarsanız İnsanın mükemmel olması ile ilgili düşünceniz Sn.SkullG nin yolladığı mesajda çok güzel anlatılmış. Teşekkürler Sn.SkullG  güzel bir paylaşımdı.

Alıntı
İlacın sendedir de farkında değilsin

       Sanırsın ki sen sade küçük bir cisimsin

       Derdin de sendedir ne yazık ki bilmezsin

       Hâlbuki dürülmüş en büyük âlem sensin

       Ali @

Saygılarımla,

Felsefi yöndende çok şey ifade ediyor yalın anlamı yanında. Teşekkürler Sn. skullG...


Mart 21, 2008, 11:33:47 ös
Yanıtla #31
  • Seyirci
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 922
  • Cinsiyet: Bay

Toparlamak gerekırse Ketumiyet bir mason namzetine teklif geldiği an baslar..Ve kardeslık bagı surdugu muddetce o masonun hayatında onemlı bır yer tutar...Scottısh rıte ın 4.derecesı de bır nevı buna degınmektedır.....Saygılarımla
Taslar yerine oturabilecek mi ? İnşaasına basladıgımız yapı nasıl olur da yarım kalır ..


Şubat 05, 2011, 11:45:26 öö
Yanıtla #32
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay


Sayın Itzhak'ın bundan iki küsur yıl önce sormuş olduğu bu soruya verilmiş olan yanıtlar acaba ona ne kadar yeterli geldi.

Belki yeterli bulmuş olabilir.

Ben ise bu soruyu bir başka kapsama çekiyorum; belki de o yönde bir eğilim gösterdiğim için.

Bu sorudaki ketumiyet, benim daha çok benimsediğim terimle "ağız sıkılığı" uygulamasının hangi alaünda geçerli olabileceğini düşünüyor ve başlangıç noktasını da kendimce öyle sınırlıyorum.

Eskiden masonların localarında uyguladıkları rtüeller gizli tutulurmuş. Ya günümüzde?... Geçiniz.

Eskiden masonların bu kurumun öğretisi kapsamında yer alan simge, simgesel terim, özdeyiş ve alegorileri üzerine yapılan yonrum ve dreğerlendirmeler de gizli tutulurmuş. Ya günümüzde?... Geçiniz.

Gerçi bunlara bu forum kapsamında yer veremiyor, buradabunların üzerinde tartışamıyoruz. Ancak elbette forumun düzenlenişinde bu konuda bir kısıtlama getirilmiş oluşunun da akla yatkın bir gerekçesi var. Bu forumda böyle ama başka ortamlarda bunlar rahatça yazılıp tartışılıyor. Dolayısıyla bu bağlamdaki konuşulmazlık tutumu burada geçerli ama ketumiyet ya da ağız sıkılığının bir gereği değil.

Eskiden masonların loca toplantılarında hneler yapıp ettikleri de gizli tutulurmuş. Zaten belki bu yüzden Masonlukla bağlantılı olmak üzere bir dünya uyduruk iddia üretildi yıllar boyunca. Ya günümüzdeki durum?... Bir locanın toplantılarında genel olarak neler yaptığını gayet iyi biliyoruz. Demek ki bunu da geçebiliriz.

Gelin bir locanın toplantılarında neler yaptığını ikiye ayıralım. Bunlardan birincisi, tarihsel, kurumsal, bilgisel, bilimsel, düşünsel, kültürel, felsefi çalışmalar olsun. Bunların bir gizliliği, bu bağlamda ağzı sıkı davranmanın bir gereği olabilir mi?... Belki pek ender olarak birtakım ayrıntılarda ama genel olarak bence hayır. Aksine, bunların bir mason locasında anlatılmış olduğuna değinmeksizin başka ortamlarda da anlatılması, Masonluğun amaçlarına uygun düşer.

İkincisi de locanın iç işleri olsun. Bunlar, gerek ilgili locanın özel ve genel olarak Masonluğun yararına yapılan konuşmalar, bir aday ya da loca ülerinden biri ile bağlantılı görüşmeler, gerektiğinde oylamalar, loca üyelerinin çeşitli sorunları ve bunlara çıkar yol aranması gibi çalışmalardır. İşte bunların hiçbiri, hiçbir yerde, hiçbir koşul altında anlatılamaz, anlatılmamalıdır. Öyle ki, o locanın üyesi olup da o toplantıya katılmamış masonlara bile anlatılmamalıdır. O konuşmalar, o görüşmeler, o yapıp etmeler orada geçer ve orada kalır.  Gerçi günümüzde bunların çoğu bir locanın toplantısıyla bağlantılı tutanağa geçirilmektedir, dolayısıyla gizli işler de değildir ama iş bunlardan söz etmeye gelince orada ağız sıkılığı yürürlüğe girer.

Peki bunlar nereya kadar anlatılabilecek hangi noktadan sonrası anlatılmayacak?... Bu sorunun yanıtını ise bu başlık altındaki tartışmalarda daha önce verenler olmuş. Şöyle yineleyelim: Bunu bireyin kendisi saptar.

Bunun ölçüsü ya da kriteari nedir? O nasıl belirlenir?

Akıl ve bilgelikle...









 
 









ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Kasım 28, 2018, 07:24:11 ös
Yanıtla #33
  • Seyirci
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4170
  • Cinsiyet: Bay


Sayın Itzhak'ın bundan iki küsur yıl önce sormuş olduğu bu soruya verilmiş olan yanıtlar acaba ona ne kadar yeterli geldi.

Belki yeterli bulmuş olabilir.

Ben ise bu soruyu bir başka kapsama çekiyorum; belki de o yönde bir eğilim gösterdiğim için.

Bu sorudaki ketumiyet, benim daha çok benimsediğim terimle "ağız sıkılığı" uygulamasının hangi alaünda geçerli olabileceğini düşünüyor ve başlangıç noktasını da kendimce öyle sınırlıyorum.

Eskiden masonların localarında uyguladıkları rtüeller gizli tutulurmuş. Ya günümüzde?... Geçiniz.

Eskiden masonların bu kurumun öğretisi kapsamında yer alan simge, simgesel terim, özdeyiş ve alegorileri üzerine yapılan yonrum ve dreğerlendirmeler de gizli tutulurmuş. Ya günümüzde?... Geçiniz.

Gerçi bunlara bu forum kapsamında yer veremiyor, buradabunların üzerinde tartışamıyoruz. Ancak elbette forumun düzenlenişinde bu konuda bir kısıtlama getirilmiş oluşunun da akla yatkın bir gerekçesi var. Bu forumda böyle ama başka ortamlarda bunlar rahatça yazılıp tartışılıyor. Dolayısıyla bu bağlamdaki konuşulmazlık tutumu burada geçerli ama ketumiyet ya da ağız sıkılığının bir gereği değil.

Eskiden masonların loca toplantılarında hneler yapıp ettikleri de gizli tutulurmuş. Zaten belki bu yüzden Masonlukla bağlantılı olmak üzere bir dünya uyduruk iddia üretildi yıllar boyunca. Ya günümüzdeki durum?... Bir locanın toplantılarında genel olarak neler yaptığını gayet iyi biliyoruz. Demek ki bunu da geçebiliriz.

Gelin bir locanın toplantılarında neler yaptığını ikiye ayıralım. Bunlardan birincisi, tarihsel, kurumsal, bilgisel, bilimsel, düşünsel, kültürel, felsefi çalışmalar olsun. Bunların bir gizliliği, bu bağlamda ağzı sıkı davranmanın bir gereği olabilir mi?... Belki pek ender olarak birtakım ayrıntılarda ama genel olarak bence hayır. Aksine, bunların bir mason locasında anlatılmış olduğuna değinmeksizin başka ortamlarda da anlatılması, Masonluğun amaçlarına uygun düşer.

İkincisi de locanın iç işleri olsun. Bunlar, gerek ilgili locanın özel ve genel olarak Masonluğun yararına yapılan konuşmalar, bir aday ya da loca ülerinden biri ile bağlantılı görüşmeler, gerektiğinde oylamalar, loca üyelerinin çeşitli sorunları ve bunlara çıkar yol aranması gibi çalışmalardır. İşte bunların hiçbiri, hiçbir yerde, hiçbir koşul altında anlatılamaz, anlatılmamalıdır. Öyle ki, o locanın üyesi olup da o toplantıya katılmamış masonlara bile anlatılmamalıdır. O konuşmalar, o görüşmeler, o yapıp etmeler orada geçer ve orada kalır.  Gerçi günümüzde bunların çoğu bir locanın toplantısıyla bağlantılı tutanağa geçirilmektedir, dolayısıyla gizli işler de değildir ama iş bunlardan söz etmeye gelince orada ağız sıkılığı yürürlüğe girer.

Peki bunlar nereya kadar anlatılabilecek hangi noktadan sonrası anlatılmayacak?... Bu sorunun yanıtını ise bu başlık altındaki tartışmalarda daha önce verenler olmuş. Şöyle yineleyelim: Bunu bireyin kendisi saptar.

Bunun ölçüsü ya da kriteari nedir? O nasıl belirlenir?

Akıl ve bilgelikle...









 
 











Bir diğer başlıkta Ketumiyet ile alakalı sn.Mason'dan ayarı yedik nedenini çok anlamasamda.
Lakin yine sn.adamdan aktarım ile ketumiyet nerede başlar ve başlamalı sorusuna kendince yine güzl cevap vermiş.

Bende buradan sorayım o zaman öncelikle sn.mason olmak üzere ,sn.adamın aktarımlarına göre siz masonlar hiçte ketum değilsiniz biz bu kadar  bilgiyi gerek sizlerden gerekse dışarıdan bulabildiğimize göre bu ketumiyet ilkesine masonlar ne kadar uyuyor?
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
üç nokta

Başlatan arteizm Benim Siirlerim

2 Yanıt
2580 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 21, 2008, 11:18:41 ös
Gönderen: arteizm
3 Yanıt
3349 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 23, 2011, 02:54:33 ös
Gönderen: mevlüt
5 Yanıt
4418 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 20, 2010, 01:20:29 ös
Gönderen: Theory
1 Yanıt
4240 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 08, 2011, 12:27:47 öö
Gönderen: Prometheus
22 Yanıt
11287 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 06, 2011, 03:23:24 ös
Gönderen: Noah
6 Yanıt
5663 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 18, 2011, 11:34:08 öö
Gönderen: bilGe
1 Yanıt
3225 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 31, 2014, 04:18:59 öö
Gönderen: Kajmeran