Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Mason Localarından sızıntılar, gazete haberi...  (Okunma sayısı 8156 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mayıs 20, 2008, 10:31:51 ös
  • Ziyaretçi

Taha Kıvanç
[email protected] com
20 Mayıs 2008 Salı
Garanti veriyorum, yetmez mi?
Garanti veriyorum, yetmez mi? Dostum, 'Eskiden fikri takip duygunuzla övünürdünüz siz gazeteciler, özellikle de sen; �imdilerde gözünün önünde cereyan eden bir olayı daha önce defalarca yazdı�ını hatırlamıyorsun bile...' diye çıkı�tı. Kast etti�i, son zamanlarda meydana gelen hemen bütün olayların bir biçimde localar ile ilintili oldu�u tezi...

Beni sigaya çeken dostum, gözünü siyasete dikmi�, kula�ını olan-bitene vermi�; nereye baksa neyi i�itse, tezinin haklı oldu�unun bir daha do�rulandı�ını dü�ünüyor. 'Sen de �unlara yardımcı ol' dedi bana. Façayı bozmamak, karizmayı çizdirmemek adına ba�lattıkları süreç biraderleri de kaygılandırmaya ba�lamı�... 'Adamlar, resmen bu açmazdan kurtulamaya yarayacak bir formül pe�indeler' dedi.

Anladı�ım kadarıyla, biraderler, bu konuda ba�ta tek a�ızdan konu�uyor olsalar bile, özellikle yurt dı�ından gelen tepkiler üzerine konumlarını bir kez daha gözden geçirme ihtiyacı hissetmi�ler. �u sırada her kafadan farklı bir ses çıkıyor görüntüsü bu yüzdenmi�... Dostum, 'Senin ünlendirdi�in Fransız Büyük Do�u Locası �stad-ı Muhteremi Jean-Michel Quillardet derdini anlayacak Avrupa Birli�i yetkilisi bulamıyor' da dedi.

Fransız Büyük Do�u Locası biraderlerin pek azı tarafından makbul addediliyor. Locaların büyük bölümü İngiliz-İskoç Riti'ne ba�lı çünkü. Kraliçe 2. Elizabeth yanında e�iyle geldi ya ülkemize; dünya biraderlerinin en büyük üstadı bir ara Prens Philip'ti. Prens Charles Kraliyet Ailesi adına o görevi üstlenmeyi reddedince Kent Dükü Michael'a kaldı o görev. Kraliçe ve e�inin Abdullah Gül'e konuk olmayı kabul etmesi, Tayyip Erdo�an ve e�iyle hatıra foto�rafları çektirmesi bizdeki biraderlerin ço�unun gözünü açmı�a benziyor.

Fransız Büyük Locası'na ba�lı olanlar ise Büyük �stad Jean-Michel Quillardet'in ekzantrikli�e varan saplantıları yüzünden giderek daha zor bir durumda kalmaktalar. Türkiye'deki kendine ba�lı locaları kendisinin çoktan tanıdı�ı 'soykırım' yolunda baya�ı sıkı�tırıyor Jean-Michel Quillardet.. .

Bu yıl Fransız Obediyansı'na ba�lı biraderlerin yıllık toplantısı Marsilya'da yapıldı. Toplantıya Türkiye'den katılanlar orada büyük bir hayal kırıklı�ı ya�adılar. Loca'nın Büyük �stadı olarak 5 Nisan 2008 tarihinde göreve ba�layan Metin Ansen tedbirli insanmı�; toplantıya kendisi gitmek yerine iki yardımcısını göndermesi buna i�aret ediyor. Adamlar belki etkisi olur diye yanlarına Türkiye'nin Marsilya Ba�konsolosu �zer Aydan'ı da almı�lar, ama itirazları Quillardet'nin bir kula�ından girip di�erinden çıkmı�...

Türk Masonlar'dan Ermeni tezlerini kabul etmelerini bekledi�ini söylemi� Quillardet, hem de üçünü birden azarlayarak. ..

�yle bir gizli dünya ki biraderlik, kimin İngiliz-İskoç, kimin Fransız obediyansına ba�lı oldu�unu bilmek neredeyse imkansız... Bir bilebilsek, son tartı�malar ı�ı�ında, türban ve kapatma davalarının nasıl bir biçim alabilece�ini de belki öngörebilece�iz.

Fransız biraderler özellikle 'ba�örtüsü' konusunda pek rijitler. Fransa'da yasak yalnızca ilk ve orta dereceli resmi e�itim kurumlarında uygulanıyor; özel okullar, kilise okulları ve yüksek ö�retim kurumlarında okuyan ö�rencilerden isteyenler ba�larını örtebiliyor. Jean-Michel Quillardet'ın gönlü i�te buna razı de�il. Her dereceli okulda, resmi veya özel fark yapılmaksızın, ba�örtüsüne yasak getirilmesinden yana oldu�unu defalarca açıkladı Quillardet.

Bizimkilere baskı yaptı�ı yetmiyormu� gibi, 8 Nisan 2008 tarihinde, Türkiye'ye seyahatinden birkaç gün önce görü�tü�ü AB'nin cumhurba�kanı sayılan Komisyon Ba�kanı Jose Manuel Barroso'ya da 'Ak Parti'ye sakın arka çıkma' uyarısında bulundu.

Herhalde Avrupa'da da Quillardet'nin locasına ba�lı olanların sayısı az olmalı ki borusu her yerde ötmüyor...

Tezin sahibi dostum, Kraliçe'nin ziyareti sonrasında meydana gelen geli�meleri, yeni çıkı� yolları aranmasını iki birader grup arasında varolan çeli�kiye ba�lama e�iliminde. İngiltere'de de geçerli olan formülün Türkiye'de nasıl uygulamaya konulabilece� i yolunda ara�tırma yapıldı�ını söylüyor. Ba�örtüsü serbestisinin yüksek ö�retim kurumlarıyla sınırlı tutulaca�ına dair bir güvence pe�indeymi� biraderler; parti kapatılmasına da kar�ılarmı�...

Bu adam bu kadar �eyi nereden bilir, anlamam; zaman zaman onun da 'birader' olmasından ku�ku duydu�umu sizlerle payla�mı�tım. Bu da ho�una gidiyor keratanın...

Acaba buradan bir çıkı� yapsam, 'Hükümetin ba�örtüsü serbestisini yüksek ö�retim kurumları dı�ına yayma niyeti yok; bunu sa�layacak tüzük ve yönetmelikler yürürlükte zaten' garantisini ben versem yeterli olur mu?




Mayıs 21, 2008, 12:10:51 öö
Yanıtla #1

Klasik bir Taha Kivanc yazisi ::)

Ufak bir wikipedia arastirmasi bile yeterli olurdu ama nerede? Konu bulamadi herhalde gene. Acizlik insanlara neler yaptiriyor.

Spes mea in Deo est


Mayıs 21, 2008, 11:44:53 öö
Yanıtla #2
  • Ziyaretçi

PINAR ÖZBEK
YORUM:  TÜRK MASON LOCALARI VE QUİLLARDET’NİN İDDİALARI

Geçtiğimiz bir aylık dönem içerisinde Fransa Büyük Doğu Locası Büyük Üstadı Jean-Michel Quillardet’nin Türkiye hakkındaki konuşmaları, Türk ve Dünya basınında önemli yer tutmuştur. Özellikle Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso’nun Türkiye ziyareti öncesinde Masonlar ile olan buluşmasında Fransız Masonların Laiklik ve Ermeni Sorunu ile ilgili yaptığı yorumlar Türk basınında çok eleştirilmiş ve talihsiz olarak değerlendirilmiştir. Daha sonra Quillardet’nin Ermeni Diasporası’nın 24 Nisan tarihinde Paris’te düzenlediği etkinliklerde “Türkler Ermeni Soykırımını kabul etmelidir, bu konuda Türk biraderlerden görev üstlenmelerini istedik” şeklinde bir açıklamada bulunması Türkiye’de Masonları ve Masonluğu sert eleştirilere maruz bırakmıştır.
Türkiye sınırları içerisinde masonluk resmi olarak 1909 yılında ilk Türk Büyük Locası’nın kurulması ile başlamıştır. İlk adı “Maşrıkı Azamı Osmanî” olan cemiyet Cumhuriyetin ilanı sonrasında adını “Türkiye Büyük Maşrıkı” olarak değiştirmiştir. 1927 yılında Dernekler Kanunu uyarınca yeniden düzenlenen cemiyet ilk önce “Tekâmülü Fikri Cemiyeti” adını almış, 1929 yılında ise ismi “Türk Yükseltme Cemiyeti” olarak değiştirilmiştir. 1935 yılında Türkiye Büyük Locası Anadolu Ajansı’na verdiği bir bildirge ile kendi çalışmalarını bizzat tatil etmiştir. 1946’da Yeni Cemiyetler Kanunu’nun yürürlüğe girmesi ile Masonlar yeniden faaliyete geçmiş ve 1948 yılında İstanbul’da Türk Mason Derneği’ni kurmuşlardır. Ankara ve İzmir’de şubeler açılmış ve 1955 yılında Ankara’da ilk Türkiye Büyük Locası kurulmuştur. 1955 sonrasında Türkiye Locası kendi obediyansını oluşturmuş ve dışa bağımlılığı kalmamıştır. İlerleyen yıllarda dünyadaki diğer mason locaları tarafından da tanınmıştır.
Türkiye sınırları içerisinde Anglosakson yaklaşım ile uyumluluk gösteren ve geleneksel masonluğun temsilcisi olan yapılanma Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası’dır.  Şu anki suçlamaların hedefi olan loca ise Fransız yaklaşımını benimsemiş ve liberal görüşe destek vermekte olan Özgür Masonlar Büyük Locası’dır.
Türk basınında Masonların Siyonist etkiler altında olduğu, İsrail adına hareket ettiği ve Türkiye’de bulunan mason localarının aslında dünyadaki diğer locaların emri altında olduğuna dair yazılara rastlanmaktadır. Ancak, bu görüşleri barındıran yazıların da Quillardet’nin açıklamaları kadar talihsiz olduğunu belirtmek gerekir.
Özgür Masonlar Büyük Locası, Quillardet’nin açıklamalarına bir cevap vermemekle suçlanmaktadır ancak locanın şu anki Büyük Üstadı Metin Ansen, 25 Nisan tarihinde locanın internet sayfasında bu konu ile ilgili bir açıklama yapmıştır. Açıklamada Quillardet’nin bu yaklaşımının yeni ortaya çıkmadığı ve iki sene önce Türkiye’ye yaptığı ziyarette aynı konuya değindiği bildirilmiştir. Ansen, o dönemdeki Büyük Üstat Hüseyin Özgen’in Türkiye’de ki Özgür Masonlar Büyük Locası’nın bağımsızlık ve egemenliği vurgulayan, aynı zamanda hiçbir yabancı Mason kuruluştan emir almadıklarını ve almayacaklarını belirten açıklamasının Jean-Michel Quillardet’ye iletilmiş olduğunu belirtmiştir. Bunun yanı sıra Ansen, Quillardet’nin başkan olduğu kurumun Marsilya’da düzenlediği “Akdeniz Mason Birliği Toplantısına” yüksek düzeyde katılmama kararı aldıklarını ve buraya sadece iki üyelerini göndermiş olduklarını açıklamıştır. Giden iki üyenin Quillardet’yi 24 Nisan’da yapacağı konuşmadan Masonik etik kurallarına ve Masonluğun oluşturmaya çalıştığı Dünya barışı prensiplerine aykırı olduğu gerekçesiyle vazgeçirmeye çalıştıkları, ancak kendisinin bu talebi reddederek kendi obediyansına üye olmayan bir kişinin kendi ülkesinde ondan bu tarz isteklerde bulunamayacağını ifade ettiği de verilen bilgiler arasındadır. Aynı toplantıda, Türkiye’nin Marsilya Başkonsolosu Özer Aydan, katılan iki Türk Mason tarafından Quillardet ile tanıştırılmış ve Quillardet yürüyüşe katılacağını fakat konuşmadan vazgeçebileceğini söylemiştir. Ancak bilindiği üzere Quillardet yürüyüşe katılmakla kalmamış, aynı zamanda Türkiye’nin son derece aleyhine olan bir konuşma yapmıştır.
Bu olaydan görülebileceği üzere Özgür Masonlar Büyük Locası bu konuyu ciddiye almış ve önlenmesi için çalışmalarda bulunmuştur. Ancak, Masonik prensipler doğrultusunda bir locanın diğer bir loca üstünde egemenliği yoktur ve localar birbirleri arasında eşit ilişkiler kurarlar. Bu bağlamda Türkiye’deki Locanın Fransa Locası üzerinde engelleyici bir etkisinin olamayacağı, sadece öneri getirebileceği kabul edilmelidir. Ayrıca her derneğin ve uluslararası örgütün her konuda aynı anlayışı benimsemesi söz konusu olmadığı gibi bu kuruluşlar içerisindeki her bireyinde aynı görüşü paylaşması mümkün değildir. Quillardet mason olmasının dışında bir Fransız vatandaşıdır ve nasıl ki Fransa’da 1915 olayları ile ilgili gerçekleşen durumları tüm Fransız ulusana mal etmek yanlışsa, bir masonun söylediklerini de tüm masonlara mal etmek o derece hatalı bir yaklaşım olacaktır.
Sonuç olarak,  Türkiye sınırları içerisindeki Masonlar kanunen yasal bir oluşumdur. Masonluk akıl, bilgi ve bilimin üstünlüğüne inanan bir kurumdur. Aynı zamanda Masonik Prensipler dinin ve siyasetin dernek işlerine karıştırılmaması ilkesine göre kurulmuşlardır. Fakat tabiî ki belli dönemlerde belli kişiler burada belirtilen maddelerle zıtlık oluşturacak tutumlar sergilemişlerdir. Ancak bu istisnai tutumları tüm mason camiasına ve masonluğa mal etmek mantıklı bir tutum değildir.


Mayıs 21, 2008, 05:57:18 ös
Yanıtla #3
  • Skoç Riti Masonu
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 3742
  • Cinsiyet: Bay

Kişisel görüşümce;

ne  Fransa Büyük Doğu Locası ne de Özgür Masonlar Büyük Locası masonlukla alakalı olmadıkları, üyeleri de mason olmadığı için onların yaptıkları hiçbir açıklama masonları bağlamaz. Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası, Türk Masonluğunun tek ve en büyük otoritesidir.

Paylaşımınız için teşekkür ederim Sn. Pınar.

Sevgi ve Saygılarımla.


Mayıs 22, 2008, 11:47:51 öö
Yanıtla #4
  • Ziyaretçi

Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası'nın bağlı olduğu görüş itibariyle Özgür Masonlar Büyük Locası'nı tanımadığını bilmekteyim.  Şahsi olarak her iki loca arasında mason kimliği açısından bir fark gözetmemekteyim. Ancak, sayın skullG, sizin şahsınızda Özgür Masonlar Büyk Locasını tanımayan kişiler için şunu söylemem gerekir ki basında yer alan haberlerden bu şekilde kaçmak çok imkanlı gözükmemektedir. Türkiye'de Masonluk halkın önyargıları ile karşı karşıyadır.  Bu yargıların hafiflemesi hatta yıkılması, gerek Masonlar gerekse Türk Toplumu açısından son derece önemlidir. Sade vatandaşların bu iki loca arasındaki farkı bilmelerini beklemek hayalperest bir yaklaşım olacaktır. Bu sebeple, basında içinde mason kelimesi geçen her haber Türkiye'de ki tüm masonları bağlamaktadır.

Sevgi ve saygılarımla..


Mayıs 22, 2008, 04:30:22 ös
Yanıtla #5

Sn. Pinar;

Masonluk kavramini halkin gozunde kotu gosteren, ve kotu gorunmesi icin surekli propaganda yapan TUM kaynaklar bu ayirimi bilirler. Ayrica HKEMBL bu tarz bir damagojiye girmektense susmayi yegler. Her halukarda insanlara iyi gorunmeye calisiyorlar, reklam yapiyorlar tarzi suclamalarla karsilasacaklardir (ve karsilasmislardir). Akintiya kurek cekmek gibi bir sey.
Spes mea in Deo est


Mayıs 22, 2008, 09:42:31 ös
Yanıtla #6
  • Ziyaretçi

Pınar Hn,
Ayrıntılı ve mantıklı bulduğum paylaşımınız için teşekkürler.


Mayıs 23, 2008, 12:16:27 ös
Yanıtla #7
  • Ziyaretçi

Sn. Lux_e_Tenebris
Temel olarak bakıldığında aslında aynı şeyi söylemekteyiz. Bu ayrım karşı propaganda yapanlar tarafından mutlaka bilinmektedir ancak propagandanın hedef kitlesi açısından bir belirsizlik söz konusudur. Malesef ülkemizde bir çok kişi karşı olduğu şeyin ne olduğunu bilmeden ve araştırma zahmeti duymadan karşıtlığını sürdürmektedir. Kimin hangi locada olduğu çok önemli olmamakta; sonuçta hepsi Mason gibi bir yaklaşım benimsenmektedir. Bu sebeple bir tarafa gelen eleştiri, diğer tarafı da ister istemez bağlamaktadır.
Ayrıca, bu durumu reklam olarak değerlendirmenin ne kadar doğru olduğu kanımca tartışmaya açık bir konudur. Haksızlık karşısında yapılan savunmalar bu kategoriye tam olarak girmemektedir diye düşünüyorum.
Masonluğun Uluslararası platformdaki duruşunun yanı sıra ülke içerisindeki dinamiklerde değerlendirmeye alınarak bir tutum sergilenirse bunun Türkiye'de tüm masonlar için daha yararlı olacağına inanmaktayım.


Mayıs 23, 2008, 05:06:47 ös
Yanıtla #8

Sn. Lux_e_Tenebris
Temel olarak bakıldığında aslında aynı şeyi söylemekteyiz. Bu ayrım karşı propaganda yapanlar tarafından mutlaka bilinmektedir ancak propagandanın hedef kitlesi açısından bir belirsizlik söz konusudur. Malesef ülkemizde bir çok kişi karşı olduğu şeyin ne olduğunu bilmeden ve araştırma zahmeti duymadan karşıtlığını sürdürmektedir. Kimin hangi locada olduğu çok önemli olmamakta; sonuçta hepsi Mason gibi bir yaklaşım benimsenmektedir. Bu sebeple bir tarafa gelen eleştiri, diğer tarafı da ister istemez bağlamaktadır.
Ayrıca, bu durumu reklam olarak değerlendirmenin ne kadar doğru olduğu kanımca tartışmaya açık bir konudur. Haksızlık karşısında yapılan savunmalar bu kategoriye tam olarak girmemektedir diye düşünüyorum.
Masonluğun Uluslararası platformdaki duruşunun yanı sıra ülke içerisindeki dinamiklerde değerlendirmeye alınarak bir tutum sergilenirse bunun Türkiye'de tüm masonlar için daha yararlı olacağına inanmaktayım.
Pinar Hn.
Soylediklerinize gonlumce katiliyorum, fakat bu reklam suclamalari daha onceki tecrubeler ile sabittir.
Ayrica maalesef ne kadar savunma yapilirsa yapilsin, kanit sunulur ise sunulsun bazi kisiler icin kendi inandiklari kisilerin soyledigi (ne kadar sacma olur ise olsun; [bkz. Cinli'ler Cenin Yiyor basligi]) ve kendi duz mantiklari fikirlerinin degismesine veya bazi seyleri kabullenmeyi engel oluyor.

Saygilarimla,
Spes mea in Deo est


Mayıs 23, 2008, 05:18:26 ös
Yanıtla #9
  • Ziyaretçi

Sn. Lux_e_Tenebris
Yaşanmış olan olumsuzluklar karşısında yaptığınız yorumlara karşı bir şey söylemek çok zor. Ancak bir kişinin bile görüşündeki değişiklik çabaların boşuna olmadığının ufak ta olsa bir kanıtıdır. O yüzden pes etmek için daha erken diye düşünmekteyim.

Saygılarımla


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
9 Yanıt
4371 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 21, 2007, 08:08:45 ös
Gönderen: LuckyEye2
21 Yanıt
17173 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 03, 2013, 02:11:33 öö
Gönderen: NOSAM33
26 Yanıt
15027 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 05, 2009, 09:36:20 öö
Gönderen: karahan
17 Yanıt
6606 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 11, 2009, 05:27:27 ös
Gönderen: ceycet
0 Yanıt
1982 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 10, 2011, 07:51:14 ös
Gönderen: M1TO
2 Yanıt
4866 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 20, 2011, 01:19:35 ös
Gönderen: cardiffmonster
53 Yanıt
22560 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 28, 2011, 02:47:01 öö
Gönderen: Mozart
0 Yanıt
4062 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 20, 2011, 12:02:36 ös
Gönderen: karahan
3 Yanıt
3068 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 22, 2011, 03:16:34 ös
Gönderen: Tij
4 Yanıt
2600 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 30, 2014, 08:18:14 öö
Gönderen: ADAM