Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Obama'nin IL'e Bakan Yonu ve AIPAC'ta Verdigi Sozler  (Okunma sayısı 2501 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Temmuz 08, 2008, 07:48:15 ÖS
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1668

Uri Avnery / dunyabulteni.net


Aylarca süren çetin, üzücü ve merhametsiz bir mücadeleden sonra Barack Obama, yenmesi güç rakibi Hillary Clinton'u yendi. Obama, bir mucizeye neden oldu: tarihte ilk defa siyah bir adam, dünyadaki en güçlü ülkenin başkanlığı için güvenilir bir aday haline geldi. 

Muazzam zaferinden sonra Obama'nın yaptığı ilk şey neydi? İsrail lobisi AİPAC'ın konferansına koştu ve bütün bayağılık ve yaltaklanma rekorlarını kıran bir konuşma yaptı. 

Bu yeterince şok edicidir. Daha da şok edici olan ise kimsenin şok olmamasıydı.

Muzafferane bir konferanstı. Bu güçlü örgüt bile daha önce böyle bir şeye şahitlik etmemişti. ABD'nin her yanından 7000 kadar Yahudi görevli, ayaklarına kapanmaya gelmiş bütün Washington elitinin biatini kabul etmek için bir araya toplanmıştı. Başkanlık yarışındaki her üç adayda dalkavuklukta diğerini geçmeye çalışarak konuşmalar yapmışlardı. 300 senatör ve Kongre üyesi salonlara doluşmuştu. Seçilmek veya herhangi bir göreve yeniden seçilmek aslında politik hırsları olan herkes görmek ve görünmek için gelmişti. 

AİPAC'ın Washington'u, Bizans imparatorlarının altın çağları gibidir. 

Dünya seyretti ve hayretle doldu. İsrail medyası kendinden geçmişti. Dünyanın bütün başkentlerinde olaylar yakından izlendi ve sonuçlar çıkarıldı. Bütün Arap medyası onları kapsamlı bir şekilde haber yaptı. El-Cezire bir saatini görünümle ilgili bir tartışmaya ayırdı. 

Profesörler John Mearsheimer ve Stephen Walt'ın aşırı sonuçları bütünüyle teyit edildi. İsrail'e gelmelerinin öncesinde İsrail lobisi, ABD'deki siyasi hayatın ve daha geniş anlamda dünya siyasetinin merkezinde vaziyet aldı. 

Peki, gerçekten neden? Amerika'nın başkanlık koltuğunun adayları neden İsrail lobisinin seçilmelerinde katiyen zaruri olduğuna inanıyorlar?

Yahudi oyları tabi ki önemlidir. Özellikle de sonucu belirleyecek birkaç sallantılı şehirde Yahudi oyları çok önemlidir. Fakat Afrikalı-Amerikalılar daha fazla oya sahiplerdir. Hispaniklerde öyle. Obama milyonlarca yeni genç seçmeni politik alana getirdi. Sayısal olarak ABD'deki Arap-Müslüman topluluğu da önemsiz bir faktör değildir. 

Bazıları Yahudi parasının etkili olduğunu söylüyorlar. Yahudiler zenginlerdir. Onlar muhtemelen diğerlerinin bağışladıklarından daha fazlasını politik amaçlar için bağışlıyorlar. Fakat sınırsız güce sahip Yahudi parası ile ilgili mit, anti-semitik bir sese sahiptir. Unutulmamalıdır ki diğer lobiler ve daha kararlı bir şekilde dev çok uluslu şirketler rakiplerine verdikleri gibi Obama'ya da dikkate değer miktarlarda para veriyorlar. Obama'nın kendisi, yüz binlerce sıradan insanın kendisine, on milyonlarca doları bulan küçük bağlar gönderdiklerini gururla ilan etti. 

Doğru, Yahudi lobisinin İsrail ile uyumlu olmayan bir senatörün veya bir kongre üyesinin seçimini bloke edebildiği kanıtlanmıştır. Bazı örnek olaylarda (aslında örnek olmalarına niyet edilerek gerçekleştirilmiş) lobi, pratikte bilinmeyen bir rakibin seçim kampanyasına politik ve finansal nüfuzunu ödünç vererek popüler politikacıları yendi. 

Fakat bir başkanlık seçiminde?

***

Obama'nın İsrail lobisine yönelik açık dalkavuklukta, diğer adaylar tarafından yapılan benzer çabalardan daha fazla göze çarpmaktadır. 

Neden? Çünkü onun ön seçimlerdeki baş döndürücü başarısı bütünüyle onun değişim getirme, Washington'un çürümüş faaliyetlerini sonlandırma, yaşlı olumsuzcuları genç, ilkelerinden fedakârlık yapmayan cesur bir insanla değiştirme sözü dolayısıyla idi. 

Ve partisinin başkan adaylığını garantiledikten sonra yaptığı ilk şey ilkelerinden fedakârlıktı. Diğerleri gibi.

Onu Hillary Clinton ve John McCain'den farklılaştıran en önemli şey, onun başından beri Irak'taki savaşa uzlaşmaz muhalefetiydi. Bu cesurcaydı. Popüler değildi. Bu, İsrail'i düşman bir rejimden kurtarması için bütün birimlerinin, Bush yönetimini coşkulu bir şekilde sürüklediği İsrail lobisine bütünüyle muhalif olan bir şeydi. 

Ve Obama çamurda sürünerek AİPAC'ın ayaklarına kapanıyor ve kendi düşüncelerini yalanlayan bir politikayı haklılaştırmak için kendi yolundan sapıyor. 

Tamam, İsrail'in güvenliğini her ne pahasına olursa olsun korumaya söz veriyor. Bu olağandır. Tamam, liderleriyle görüşüp bütün sorunları barışçıl bir şekilde ele alacağına söz vermesine rağmen İran'ı kötü bir şekilde tehdit ediyor. Bu arada onun sorunlarımızla ilgili bilgisinin ne kadar gelişigüzel olduğunu gösteren bir hata olarak yanlış bir şekilde üçünün Hizbullah tarafından alıkonulduğuna inanarak tutsak üç askerimizi geri getirme sözü veriyor. 

Fakat onun Kudüs ile ilgili beyanı bütün sınırların fevkindedir. Bu beyanın skandal olduğunu söylemek hiçte abartı olmaz. 

İslam'ın üç kutsal mekânından biri ve Filistin ulusalcılığının en önemli sembolü olan Mescidi Aksa yerleşkesi Filistin'in hâkimiyetine bırakılmazsa hiçbir Filistinli, hiçbir Arap ve hiçbir Müslüman İsrail ile barış yapmayacaktır. Bu çatışmanın en merkezi sorunlarından biridir. 

Dönemin başbakanı Ehud Barak'ın bir yere kadar Kudüs'ün bölünmesine istekli olduğu 2000 yılının Camp David konferansı bu mesele yüzünden son buldu. 

Obama geliyor ve hurdalıktan artık kullanılmayan sloganı geri getiriyor: "bölünmemiş Kudüs, sonsuza kadar İsrail'in başkenti". Camp David'ten bu yana bütün İsrail hükümetleri bu sorunun her türlü barış sürecinin önünde aşılamaz bir engel teşkil ettiğini biliyorlar. Bu slogan sessizce nerdeyse gizlice resmi slogan cephaneliğinden çıkarıldı. Sadece İsrail (ve Amerikan-Yahudiler) sağı bu sloganı bazı nedenlerden dolayı kullanıyor. Bunlar, yerleşimlerin dağıtılmasını gerektirecek bir barış için her türlü şansı henüz doğum aşamasındayken boğmak için bu sloganı kullanıyorlar. 

ABD başkanlık yarışlarının başlarında hizmetçi adaylar, ABD büyükelçiliğini Tel Aviv'den Kudüs'e taşınacağını söz vermelerinin yeterli olduğunu düşündüler. Hepsi Dışişleri Bakanlığı tarafından bunun temel Amerikan çıkarlarına zarar vereceği konusunda ikna edildiler. 

Obama çok daha fazla ileri gitti. Büyük olasılıkla Obama'nın bu beyanı sadece boş bir sözdür ve kendi kendine: tamam seçilmek için bunu söylemeliyim demiştir. Ondan sonra Allah büyüktür. 

Fakat böyle bile olsa gerçek göz ardı edilemez: AİPAC korkusu o kadar berbattır ki bütün meselelerde değişimi söz veren bu aday bile herhangi bir farklılığa cesaret edemez. Bu meselede Obama eski Washington rutinini kabul ediyor. En temel Amerikan çıkarlarından fedakârlık yapmaya hazırlanıyor. Unutulmamalıdır ki ABD, Irak'tan Fas'a kadar Arap kitlelerinin kalbine giden yollar bulmasına izin verecek bir İsrail-Filistin barışını sağlamada hayati bir çıkara sahiptir. Obama, İslam dünyasındaki imajına zarar verdi ve eğer başkan seçilirse geleceğini rehin verdi. 

***

65 yıl önce Nazi Almayası onların kardeşlerini ve bacılarını Avrupa'da katlederken Amerikan Yahudiliği pek bir şey yapamadı. Başkan Franklin Delano Roosevelt'i soykırımı durduracak önemli şeyler yapmasını sağlamayı başaramadılar. (Ve aynı zamanda pek çok Afro-Amerikalı üzerlerine salınan köpeklerin korkusuyla seçim bölgelerinin yakınlarına gitmeye cesaret edemiyorlardı.)

Amerikan Yahudi organizasyonunun şaşırtıcı bir hızla gücü elde etmesine ne neden oldu? Örgütlenme becerisi mi? Para mı? Sosyal merdiveni tırmanarak mı? Soykırım esnasındaki tutku eksikliklerinin utancı mı?

Bu garip fenomenle ilgili olarak hakkında en fazla düşündüğüm, güçlü bir şekilde kanaatime dönüşen, geçmişte hakkında yazdığım ve gerçekten sorun olan şey; Amerikan ve Siyonist girişim arasında hem ruhi hem de pratik alandaki benzerliktir. İsrail küçük bir Amerika'dır, Amerika ise büyük bir İsrail'dir. 

Mayflower'ın (İngiliz ayrılıkçıları İngiltere'den Amerika'ya taşıyan gemi) yolcuları, birinci ve ikinci çıkışın (göç dalgası) dini veya ütopik kurtuluşçu bir vizyonunu kalplerinde taşıyarak  Avrupa'dan kaçan Siyonistleri gibilerdi. (ilk Siyonistlerin ateist oldukları doğrudur fakat dini gelenekler onların vizyonunda güçlü bir etkiye sahipti.) Amerikan toplumunun kurucuları "hacılar"dı, Siyonist göçmenlerde kendilerini hacılar anlamına gelen olim beregel ifadesinin kısaltılmışı olan "olim" ile tanımladılar. Her iki halk ta kendilerinin tanrının seçilmiş kulları olduklarına inanarak "söz verilmiş topraklara" yelken açtılar. 

Her iki halkta yeni ülkelerinde büyük bir sorundan dolayı acı çekti. Her iki halkta kendilerini, "insansız bir toprakta, topraksız insanlar" olarak ıssızlığı canlandıran "öncüler" olarak gördü. Her iki halk ta yarı-insan vahşiler ve katiller olarak gördükleri yerli halkın haklarını tamamen görmezden geldi. Her iki halk ta yerli halkın doğal direnişlerini, çok kötü vahşetleri haklılaştıran bir unsur olarak yerlilerin cani tabiatlarının delili olarak gördü. Her iki halk ta, bir elleri pullukta ve diğer ellerinde İncil her tepeye ve ağaç altına yerleşerek yapılacak çok doğal bir şey olarak yerlileri topraklarından çıkardılar ve onlara sahip oldular. 

Doğru, Yerli Amerikalılara yönelik gerçekleştirilen soykırım veya ABD'de nesiller boyunca üzerinde ısrar edilen kölelik gibi şeyler düşünüldüğünde İsrail herhangi bir şey yapmadı. Fakat Amerikalılar bu vahşilikleri bilinçlerinde bastırdıklarında kendilerini İsraillilerle mukayese etmekten alıkoyacak hiçbir şey yoktur. Her iki halkın şuur altında, geçmiş kötü eylemlerini inkârda, saldırganlıkta ve güce tapmada kendilerini dışa vuran bastırılmış suçluluk duygularının karmaşası vardır. 

***

Afrikalı bir babanın oğlu olan Obama gibi bir adamın bütünüyle beyaz Amerikalıların eski neslinin hareketleriyle tanımlanması nasıl bir durumdur? Bu durum, bir kez daha, bir adamın yüzde yüz muhayyel ülke öyküsü ile tanımlanmasını sağlayacak kadar onun şuurunda kök salan mitin gücünü gösteriyor. Eğer mümkünse tabi buna, muzafferlerin tarafında olma şeklindeki şuursuz acele eklenebilir. 

Bu yüzden ben spekülasyonu şüphe duymadan kabul etmiyorum. Bu spekülasyon şudur: "Seçilmek için böyle konuşmak zorunda. Beyaz Saray'a çıktığında kendine dönecektir."

Ben bundan bu kadar emin değilim. Bu şeylerin şaşırtıcı bir şekilde onun ruh dünyasında güçlü bir yere sahip oldukları da pekâlâ ortaya çıkabilir. 

Emin olduğum şeylerden biri; Obama'nın AİPAC konferansında söylediklerinin barış için çok çok kötü olduklarıdır. Ve barış için kötü olan şey İsrail için kötüdür, dünya için kötüdür ve Filistin halkı için kötüdür. 

Eğer söylediklerine bağlıysa seçildiğinde, bu ülkenin iki halkı arasında barış düşünüldüğünde "Hayır yapamam!" demek zorunda kalacaktır. 

Uri Avnery, İsrailli bir yazar ve Gush Shalom'da (Barış Bloku) bir barış aktivistidir. Anti-Semitizm adlı CounterPunch kitabına katkıda bulunanlardan biridir. 


Ekim 11, 2008, 11:07:35 ÖÖ
Yanıtla #1
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1668


ABD Başkan adayı Barak Obama’yı destekleyen bir Yahudi organizasyonu üst düzey İsrailli emekli askerlerin yer aldığı bir reklam filmi hazırladı. Eğitim ve Araştırma için Yahudi Konseyi adındaki derneğinin hazırladığı reklam gelecek hafta Pazartesi günü yayına girecek. Ancak aralarında Mossad eski Başkanı Ephraim Halevy’nin de yer aldığı İsrailli emekli askeri şahsiyetlerin birçoğu böyle bir reklamda oynadığından haberi yok.

Kısa adı JCER olan Eğitim ve Araştırma için Yahudi Konseyi şu ana kadar hazırladığı iki internet sitesi ile Yahudi oylarının Obama’ya gitmesi yönünde kampanyaya katılmıştı.

Oyuncuların bilgisi dışında hazırlanan reklam kampanyası ile ilgili olarak konuşan derneğin başkanı Mik Moore, amaçlarının Obama’nın İsrail politikaları ile ilgili olarak Amerikalı Yahudi seçmeni bilgilendirmek olduğunu söyledi.

İsrailli yapımcıların reklam kampanyasında kullanılan tüm yetkililere işin içeriği hakkında eksiksiz bilgi verdiğini söyleyen Moore, böylece İsrailli yetkililerin haberleri olmaksızın böyle bir çalışmada yer aldıkları yönündeki iddiaları yanıtlamış oldu.

İsrailli yetkililerin geçmiş ABD yönetimi ile ilgili görüşlerine yer veren reklam filminde, İsrailli için hayatlarını ortaya koyan bu kişilerin Bush Yönetimi’nden ne denli sıkıntılı oldukları görülüyor.

İsrailli emekli komutan Şlomo Brom filmde sekiz yıllık Bush Yönetimi’nin tarihteki en İsrail yanlısı ABD Yönetimi olarak görülmesine rağmen, İsrail’in çıkarlarına büyük zarar verdiğini belirtiyor. Brom, Obama’nın muhtemelen McCain’den daha iyi bir başkan olacağını çünkü McCain’in muhtemelen Bush’un politikalarını sürdüreceğini belirtiyor.

İst düzey emekli Mossad yöneticisi Yossi Alpher de benzer bir açıklama ile başarısızlığı kanıtlanan Bush yönetiminin politikalarının McCain tarafından sürdürülmesinin İsrail’e zarar getireceğini belirtiyor.

Bir diğer üst düzey emekli ordu mensubu olan Şaul Arieli reklam filminde kullanılan röportajında Bush politikalarının yıllar içinde İslami askeri güçlerin daha da güçlenmesine neden olduğunu, bu süreçte Hamas ve İslami Cihad’ın da güçlenmesinin İsrail’i doğrudan etkilediği açıklaması yer alıyor.


Derneğin Başkanı Moore, İsrail’in en üst düzey güvenlik mensuplarının yer aldığı reklam filminde yer alan görüşlerin İsrail’in geleceği konusunda endişelenen ABD Yahudi seçmenler tarafından mutlaka izlenmesini sağlayacaklarını söyledi.

Öte yandan reklam filminde görüşlerine yer verilen bazı yetkililer, yapılan röportajların Obama’nın seçim kampanyasında yer aldığından haberleri olmadığını açıklaması reklam ile ilgili iddiaların oluşmasına neden oldu. İsrailli yetkililer, filmde yer verilen görüşlerinin yapılan röportajdan cımbızla çekildiğini ve kendilerinin Obama’yı desteklemek ya da karşı olmak gibi bir düş?ncelerinin olmadığını açıkladı.

Röportajların geçtiğimiz Temmuz ayında yapıldığı belirtilirken, çekimler sırasında bu görüntülerin bir reklam kampanyasında kullanılacağı bilgisinin katılımcılarla paylaşılmadığı ortaya çıktı.

Bazı yetkililer görüntülerinin reklamdan çıkarılmasını istedi. Yetkililer röportaj görüntülerinin yer aldığı reklamda kendilerinin McCain ile ilgili olumlu görüşlerinin hiçbirine yer verilmediği belirtildi. Ortak olarak tüm konuşmacıların İsrail’in ABD seçimlerine karışmamaları gerektiği konusundaki görüşlerinin de yine röportajlarda yer aldığı halde reklam filminde yer almaması da eleştirildi.

Bu arada ABD başkanlık yarışının demokrat adayı Obama, yönetime gelmesi durumunda İsrail’e yapılacak yardımı kesmeyeceği konusunda garanti verdi.

Obama’nın ayrıca on yıl içinde İsrail’e yapılacak toplam yardımın 30 milyar dolara çıkaracağı belirtildi. Şu anda İsrail ABD’den yılda 2.5 milyar dolar yardım alıyor.


SALOM


Iste soz konusu reklam filmi icin aralarindan kirpistirilarak alinmis roportajdan bir kesit.







Kasım 01, 2008, 11:09:13 ÖÖ
Yanıtla #2
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1668

Asagida Colombia Universitesinde Akademisyen bir Turk Yahudisinin son donemlerin en cok konusulan Obama ve ABD Secimleri mevzusuyla ile ilgili goruslerini buraya aktararak sizle paylasmak istedim.

"Dis siyaset konularinda Obama'nin, 3. Dunya/Arap bloku ulkelerine yaranmak ve tavizci/yenilgeci politika gutmek yoluyla, gerek ABD gerek Dunya'da baris ve guvenlige buyuk zararlar verecegine inaniyorum.

Tabii ki bunda, IL'e yoneltilen Arap-Acem soykirim tedhitlerine karsi ozel duyarligimin rolu inkar edilemez...

Ote yandan, bir Obama dis politikasi altinda, emin olun TR'nin Islamlasma/Araplasm a sureci de cok hizlanacak, bunun karsisinda laik gucler ile TSK'ye ABD'den herhangi bir destek ihtimali genis capta ortadan kalkacaktir.

Obama'nin ABD baskani oldugu bir dunyada, Fethullah Hocaefendi'nin de TR cumhurbaskanligi dusunulmez olmaktan cikacaktir!

McCain karsisinda Obama'yi destekleyen bir laik/ulusal TR taraftari, emin olun ki kendi kuyusunu kazmaktadir.

Inanmiyan beklesin de gorsun...

Sozkonusu sadece Obama'nin hayatboyu derin radikal/solcu siyasal iliski ve baglari degil, herseyden once Obama'nin asiri radikal/solcu ideolojik temel kafa yapisidir.

Che Guevara kafa yapisinda bir adamin, her nasilsa ABD baskanligina eristikten ve maskesini indirdikten sonra, ABD ve Dunya'da neler yapacagini kestirmek kesinlikle korkutucudur!

Obama'nin Chicago'daki siyasal gecmisi Asiri Zenci, Arap-Vahabi, Asiri Radikal/Trotskyist sahis ve orgutlerle derin baglar iceriyor. Asagidaki sahis ve orgutleri google'layip arastiran meraklilar, ne demek istedigimi bir derece cozecektir:

Ote yandan para, para, para: Obama kampanyasi para icinde yuzuyor. Soros gibi
derin sol/liberal kaynaklardan oteye, kampanyanin topladigi 500
milyon dolar kadar paranin yarisinin hesabi kitabi aciklanmiyor,
cunku asgari bagis miktarinin altina dusuyor. Kaynagi bilinmeyen 200+
milyon dolar'in genis capta ABD disindan gelen Arap kaynakli oldugu
dusunuluyor;

- Ayni paranin satin aldigi super profesyonel bir pazarlama
kampanyasi: Boyle pazarlama sonucu, Obama deterjan olsaydi, piyasada
baska deterjan birakmazdi;

- McCain-Palin kampanyasi ise, Obama'nin aksine, gerek uzman-danisman
kadro (iktisatci, sosyal hizmetler, saglik, vs), gerek pazarlama,
gerek stratejik planlama yonunden son derece amatorce ve sapsal bir
sekilde yonetiliyor;

- Ekonomik krizin getirdigi umitsizlik, care arayisi, Bush yonetimi
ve ait oldugu Cumh'ci partiye karsi ofke, bu yuzden Obama gibi yeni
bir insan sarilmak ihtiyaci... Almanya da zamaninda boyle bir
ekonomik cokuntu sonucu Hitler'e sarilmisti. Ekonomik krizden once
McCain, Obama'ya nazaran onde gidiyor ve secimi kazaniyordu.

- ABD'de yerlesmis "irkcilik" tabu'larini ihlal etmek edilmek
korkusundan, basinin ve halkin cogu Obama uzerindeki gercekleri ifade
etmekten cekiniyor, gozardi ediyor. Obama kampanyasi kullandigi bazi
yontemlerle bu "irkcilik" tabu duygusunu cok mahirce korukluyor.

- Bati ulkeleri Y'lerinin genis cogunlugu Siyonist degildir, ayni
zamanda koklu bir solcu-laik-devrimci -liberal kafayapisina sahiptir.
Yalniz Hris'lik ve Islam inanc-sistemleri degil, ayni zamanda
Komunizm-Sosyalizm ideolojilerinin de Musevi humanizm ilkelerinden
hareket ederek tarih boyunca Ibraniler/Y' ler tarafindan
olusturuldugunu unutmayalim.

- Dolayisiyla, ABD Y'lerinin %60-75 cogunlugu temelden inandigi
liberal/sosyal- demokrat siyasal gundemleri ugruna IL'in hayati
guvenligini ve cikarini - bilerek, bilmeyerek veya bilmek
istemeyerek - gozardi etmeye dunden hazirdir. Ben bu %60-75 cogunluga
dahil degilim, aradaki fark bu...







------------ ------
OBAMA'S FRIENDS AND AFFILIATIONS:

RADICAL AND SOCIALIST INFLUENCES: Saul Alinsky, Khalid Abdullah Tariq al-Mansour, William Ayers, Carl Davidson, Frank Marshall Davis, Bernardine Dohrn, John L. McKnight, Democratic Socialists of America, Gamaliel Foundation, New Party, Socialist Scholars Conference.

POLITICAL ALLIES AND ADVISORS: Ali Abunimah, Mohamed Salim Al-Churbaji, Zbigniew Brzezinski, Gregg Craig, Jim Johnson, Marilyn Katz, Anthony Lake, Tony McPeak, Robert Malley, Raila Odinga, Alice Palmer, Eli Pariser, Samantha Power, Susan Rice, Bettylu Saltzman, George Soros, Cass Sunstein, Dorothy Tillman, Joyce Wheeler, Tim Wheeler.

RELIGIOUS AFFILIATIONS: Louis Farrakan, Rev. Joseph Lowery, James Meeks, Rev. Otis Moss, Rev. Michael Pfleger, Rev. Al Sharpton, Jim Wallis, Rev. Jeremiah Wright.

ORGANIZATIONAL AFFILIATIONS: ACORN; Arab American Action Network; Chicago Annenberg Challenge (CAC); Davis, Miner, Barnhill & Galland, P.C.; Democratic Socialists of America; International Crisis Group; New Party (Chicago, Socialist); MoveOn.org ; National Council of La Raza; Planned Parenthood Federation of America; Project Vote; Sojourners.

ACADEMIC AFFILIATIONS: William Ayers, Rashid Khalidi, Edward Said, Cornell West.

FOUNDATIONS: Joyce Foundation, Woods Fund of Chicago.

« Son Düzenleme: Kasım 01, 2008, 11:11:55 ÖÖ Gönderen: Kirlangic »


Kasım 01, 2008, 11:57:13 ÖÖ
Yanıtla #3
  • Ziyaretçi

Sayın Kırlangıç, paylaşım için teşekkürler,
Newsweek Dergisi'nin ilk Türkçe Sayısı'nda sizin yukarıda belirttiğinize değgin, yakın, bir yazı var, bu yazıda, benzer kelimelerle, diyor ki, Türkiye şimdiye dek, hiçbir zaman Demokrat bir adayı desteklememiştir, bunun nedenlerinden bazıları, Kıbrıs Sorunu, Ermeniler'le olan ilişkiler, boğazlar ve kapittülasyonlara bağlanabilir. Peki ABD'de bulunan, Türk Vatandaşları'nın bazıları, neden Obama'yı destekler bir tavır sergiliyorlar, Obama neden kimi kesimlerin bir numaralı adayı, büyük olasılıkla, ABD'nin ilk ne demekse "siyahi" başkanı, Merakla izlenmesi gereken bir konu, On bir Eylül'den sonra ben Amerika hükümetlerini hiç anlamaz oldum, Tanımlarım mı noksan kalıyor, yalnızca paylaştım, saygılar.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
Haram Bakan Gözleriniz

Başlatan kudüs prensi Gece Cenapları

2 Yanıt
3173 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 29, 2018, 07:21:55 ÖS
Gönderen: Tık-Tik-Tak
16 Yanıt
8732 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 16, 2011, 02:24:35 ÖS
Gönderen: TANMAN
24 Yanıt
7999 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 13, 2012, 03:24:22 ÖS
Gönderen: Masor1976
1 Yanıt
2867 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 03, 2012, 08:43:25 ÖS
Gönderen: NOSAM33
11 Yanıt
4082 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 20, 2014, 01:08:05 ÖÖ
Gönderen: yazbenide
7 Yanıt
5690 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 01, 2013, 10:31:40 ÖS
Gönderen: 418
0 Yanıt
1043 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 30, 2013, 03:03:33 ÖÖ
Gönderen: Ares
5 Yanıt
2342 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 27, 2013, 10:17:50 ÖS
Gönderen: 418
0 Yanıt
1026 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 01, 2015, 08:42:20 ÖÖ
Gönderen: MEDUSA