Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Astral Seyahat  (Okunma sayısı 8188 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ağustos 19, 2008, 12:36:02 ös
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 579
  • Cinsiyet: Bay



Astral seyahat terimi Okültizm’de ve Teozofi'de kullanılan bir terim olup, kişinin uyku gibi ruh ve beden bağlarının gevşediği hallerde esîrî beden ya da astral beden (Spiritüalizm’de duble) denilen süptil maddelerden oluşan bedeniyle fiziksel bedeni dışında, bilinci yerinde olarak, başka mekanlarda dolaşmak üzere yaptığı yolculuğu ve bu bedeniyle geçirdiği deneyimleri ifade eder.
Parapsikoloji'de bu, "beden-dışı deneyim" anlamındaki "out-of-body experience" (OBE) olarak, Metapsişik'te ise "şuur projeksiyonu" olarak adlandırılır.
İrâdi olarak gerçekleştirilebilmesi ve deneyim sırasında bilinçli olunması sebebiyle diğer beden-dışı deneyimler arasında özel bir yeri vardır. Parapsikoloji laboratuarlarında yapılan deneylerde kişinin deneyim sırasında 5 duyu organı ile algılanabilecek bilgilerden daha fazlasına ulaşabildiği gözlemlenmiştir. Astral beden için duvar gibi fiziksel nesneler ve uzaklık bir engel oluşturmayacağı ileri sürülür. Yani, kişi bu bedeniyle bir anda kıtalar arası yolculuk yapabilir ve maddi engellerin içinden geçebilir. Fiziksel bedenden çıkıldığında öte-alem varlıklarının görülebileceği de ileri sürülmektedir. Uyku sırasında yapılan astral seyahat fiziksel bedene dönüldüğünde bir rüya tarzında anımsanmaktadır. Astral seyahatin, okült ve teozofik kaynaklarda ve birçok araştırmacının çalışmalarında "irâdi olarak fiziksel bedenden ayrılma" şeklinde tanımlanmasına karşın (Dr.Scott ROGO, Leaving The Body, 1983), İngiliz parapsikolog Celia Gren bir ayrım yapmış ve “fiziksel beden-dışı deneyimler”den kendiliğinden (irade-dışı) oluşanları için ekzomatik deneyim (ecsomatic experience) terimini ortaya atmıştır.
Konu hakkında en fazla araştırma yapmış kişilerden biri araştırmalarını "Journeys Out of Body" adlı kitabında aktaran Robert Monroe’dur. Halen Amerika Birleşik Devletleri'nde Monroe Enstitüsü adıyla bilinen bir kurum bu konuda çalışmalarını sürdürmektedir. Astral seyahat hakkında ayrıntılı bilgi, Ege Meta Yayınları'ndan çıkan Astral Seyahat Teknikleri isimli kitapta bulunabilir.

Vikipedi


Ağustos 19, 2008, 12:44:37 ös
Yanıtla #1
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 579
  • Cinsiyet: Bay

Eger sakincasi yoksa 6 tane teknik paylasmak isterim..

Seyahatten Once Yapilmasi Gerekenler

* Vücudunuzu rahatsiz eden ve hissettiginiz tüm aksesuarlari çikartin. (saat, yüzük, kolye)

* Göz kapaklariniza direkt isik gelmeyecek sekilde odayi karartin.

* Basiniz kuzeye gelecek sekilde kuzey-güney aksisine göre sirt üstü yatin.

* Tüm elbiselerinizi çikartin, fakat vücut isinizi normal seviyede tutacak sekilde ayarlayin.

* Nerede ve hangi zamanda olursa olsun mutlaka rahatsiz edilmeyeceginizi bildiginiz bir yerde olun.

* Rahatlama durumuna geçin.

* Nefesinizi yarim açik dudaklarinizdan alip verin.

METOD 1

(Rahatlama ve Ucma istegi)

Ayaginizdan alniniza kadar vücudunuzu nokta olarak düsün ve zihinsen gücünüzle bedeninizin 1 metre yukarida olduguna odaklayın Astral bedeninizin alin kismini vücudunuzun ayak hizasina gelecek sekilde ileriye gittigine odaklanin.
Ayaklariniz sabit bir noktada kalacak ve yüzünüz 90 derece dik gelecek sekilde yukari ve ileri dogru kalktiginizi ve ayaklarinizin üzerinde dogruldugunuzu düsünün ve buna odaklanin. Birden hafiflediginiz kus gibi oldugunuzu hissedeceksiniz iste ozaman kendi bedeninizi yatarken gorebilirsiniz.

METOD 2

(Ters Dusunme Beyin Aldatmacasi)

Hazirlik bölümündeki asamalarin tümü gerçeklestirilir.
Kuzeye dogru yatis pozisyonunuzu, güneye dogru yatmis gibi düsünerek beyninizi aldatmaya çalisin.Beyniniz devamli kuzeye dogru oldugunuzu ispatlamaya çalisacaktir. Beyninizi inandirdiginiz anda titresimlerle birlikte yükselmeyi gerçeklestirin Yükselmede zorluk çekiliyorsa her nefes verisinizde biraz daha hafifleyip yükseldiginize odaklanin.Yükselmenin diger yolu ise yukarida asili bir ipi çektiginizi düsünmektir.Eger titresimler halen olusmamissa ipi her çektiginizde belli bir rahatlama ve titresimler meydana gelecektir.Ugrasilar sirasinda birden fazla teknigi kullanmaktansa her adima tam konsantre olmak akla baska seyleri getirmeyeceginden mutlak basariya kolayca gitmenizi saglayacaktir.Ayrilma tam olarak gerçeklestiginde görüntüler ve ugultular baslayacaktir. (herkes için ayni olmayabilir)Artik yapmaniz gereken tek sey düsüncelerinize hakimiyet ve uçus provalaridir.

Beyinde orientation denilen bir özellik vardir.Bu su demektir.Sizin gözleriniz kapali olsada elinizin ayaginizin nerede oldugunu bilirsiniz.Gözlerinizi kapayin ve parmaginizla burnunuza dokunmayi deneyin.Bunu ilk denemenizde basarabilirsiniz , her ne kadar farkinda olmadan gayet dogal bir sekilde yaptiginiz bu eylem beynimizdeki spesifik bir özellik olmadan gerçeklesemez.
Sizin amaciniz basit bir hile yaparak beyninizi kandirmak ve bedeninizi bir süre için terketmek.Kendinizi bir hapishaneden kaçmaya çalisan bir mahkum gibi düsünün.Beyniniz ve onun koruma iç güdüsünü ise sizin disari kaçmanizi engellemek üzere orada bulunan gardiyanlara benzetebiliriz.Bedenden disari kaçabilmek her tarafi kameralarla dolu olan bir hapishaneden kaçmaktan daha zordur.Beynin oryantasyon özelligi sayesinde sizin tam olarak nerede oldugunuzu bilir.Normal bir uyku esnasinda da sizin tam olarak uyku haline geçmeniz bekler ve öyle uyur.Oysa beyni kandirarak bedeni uyutnak ve disari kaçabilmek mümkündür.Eger korkarsaniz zaten beden disina çikmaniz imkansizdir.

Simdi her zamanki gibi uyumak için yataginiza gittiginizi düsünelim.Beyin gayet her zamanki gibi siradan bir sekilde hormonlorunuzda gerekli ayarlamalari yapiyor metabolizmanizi yavaslatiyor ve gayet siradan bir durum bu.Bu arada beyin tabiiki oryantasyon olayini son olarak bir kez daha kontrol ediyor.Bu arada siz duruma müdahele ediyorsunuz ve aslinda bulundugunuz yerin tam ters tarafinda yani ayakucunuzun oldugu yerde basinizin oldugunu iddia ediyorsunuz.Beyin hemen gerekli kontrolleri yapar ve size tam tersini iddia eder.Bu sirada önemli olan kendi iddianizi ona kabul ettirebilmektir.Eger diger odalardan ses gelirse ,sesin gelis yönünü kontrol eden beyniniz bir avantaj kazanir ve baksana ses nereden geliyor demekki beden senin söyledigin yönde degil der.Eger odada bir gece lambasi varsa yada pencereden gelen bir isik varsa gözleriniz kapali bile olsa göz kapaklariniza gelen isik sayesinde beyin bedenin gerçek yönünü belirler ve sizin onu yaniltmak istediginizi anlayabilir.Tüm bunlara ragmen en azindan ilk denemeleriniz de beyniniz size karsi koyamayacaktir.Bir süre sonra ona ayaklarinizin oldugu yerde aslinda basinizin oldugunu kabül ettireceksiniz.Bu asamadan sonra artik beyin oryantasyon özelligini kaybetmistir.Uyku durumuna geçene kadar bedenin gevsemesini hissetmeye basliyabilirsiniz.Bedeniniz bu durumda o kadar gevser ki ayaklarinizi bile hissedemessiniz.Karin boslugunuzda da bir gevseme hissedersiniz.Kendinizi oldukça hafiflemis hissedersiniz.Daha sonra kulaklarinizda bir ugultu hissedersiniz.Sakin paniklemeyin, bilahere bedende vibrational state olarak adlandirilan çesitli titremeler hissederseniz.Bu titremeler astral bedeninizde meydana gelmektedir.Ve gerçekte yatakta yatan bedeniniz titremez.Bu durum artik iyice bedenden ayrilmaya yaklastiginizin habercisidir.Genelde ilk denemeleriniz de böyle bir durumla karsilastiginizda korkar ve vazgeçerseniz hata edersiniz.Bir dahaki sefere bu asamalara ulasmak daha zor olabilir.Bir de bu asamalara ulastiktan sonra beden den ayrilmayi gerçeklestirmek önemlidir.Bu da bir yetenek ,biraz da bilgi isidir.

Bu asamada rope metodu diye adlandirilan yöntem etkilidir.Karanlikta yukaridan asagiya dogru bir halat sarktigini ve sizin ellerinizle onu çektiginizi düsünün.Burada halati görmeniz önemli degil ,büyük ihtimalle bir kaç kez çektikten sonra görüntü de bazi kopukluklar olacaktir.Kesinlikle vazgeçmeyin ve ipi çekmeye devam edin.Ipi göremeseniz de çekin.Bu sekilde Astral ayrilmayi rahatca gerceklestirebilirsiniz.

METOD 3

(Ip Metodu)

Astral Seyahat tekniklerinde en çok anlatilan metodlardan biridir..Ön hazirlik safhasi tamamsa hiç biryerinizi hissetmiyorsaniz hayalinizde tavandan bedeninize dogru bir ip sallandigini ve sizde o ipe tutunup kendinizi yukeri çektiginizi hayal edin.Vücudunuzu kipirdatmayin.Yavasa yavas kendinizin yukari dogru çekildiginizi hissedeceksiniz.Bazen o esnada özellikle el,kol ve bacaklarda karincalanmalar olabilir sükunetinizi asla bozmadan heyecanlanmadan olayin akisina kendinizi birakirsaniz kendinizi odanizin içinde aniden buluverirsiniz.

METOD 4

(Hayal Telkin Metodu)

Bu deneyden önce yattiginiz odanizi iyice inceleyiniz. Ön hazirlik safhasindan sonra kendinizi bedeninizden 1 kaç metre yukarida süzülürken ve odaniza bakarken hayal edin detaylari atlamadan herseyi görmeye çalisin.Oda lambasini,oda kapisini,masanizi vs...Bu teknik sizin bedeninizden ayrilmaniza yarar sagliyacaktir.

METOD 5

(Ruya Metodu)

Rüya metodlari sayesinde stral seyahat deneyimleri yasayan kisilerin sayisi bir hayli fazladir.Bu teknikteki amaç rüya görüken rüyada oldugunuzu fark ederek suurunuzu geri kazanmaya dayanir.Bunun için yapmaniz gereken günlük hayatta yasadiginiz olaylar karsisinda Neden oldu? Nasil oldu? niçin oldu? gibi sorular sorup ve kendinize her mantikli cevaplar verisinizden sonra "Demekki riyada degilim" demeniz gerekmektedir.Rüyada gördügünüz o saçma seyler karsisinda beyin ayni mantigi aranmaya çalisacak ve bulamayincada rüyada olmadiginizin farkina varabilecek ve kendinizi aniden odanizda yada bildiginiz baska biryerde astral seyahatteyken bulabileceksiniz.
Kendi kendinize vereceginiz telkinler astral seyahatte büyük önem tasir.Gece yatmadan tuzlu birseyler yiyin ve odanizin bir kösesine bir bardak su koyun.Her gece yatmadan bunlari yapin ve yine her gece yatmadan kendinize su telkinde bulunun "Rüyamda susadigimda kalkip o kösedeki bardaktan su içecegim fakat bardaga dokundugum anda suurumu kazanacagim" Bu teknik uygulanmasi çok kolay oldugundan bir çok kisi bu yolla astral seyahat deneyimi yasayabilmistir.Bu teknigi en az 15 gün boyunca sürekli denemelisiniz.Ben teknikleri yeterince kisa ve öz olarak tuttum.Bu teknikler en çok kullanilan ve iyi sonuç getirebilicek tekniklerdir ama hiç birinin digerinden üstün bir yani yok bence.Siz yapabiliceginize inandiktan ve korkmadiktan sonra yeterli telkin kullanirsaniz sonuca ulasabilirsiniz.


METOD 6

(Kaslari art arda gevsetme yontemiyle seyahat)

Rahat edebileceginiz bir yer bulun.Bir koltuk,yatak veya divani kullanabilirsiniz; fakat yatay bir posizyondayken gevsemek buyuk olasilikla astral cikmayi kolaylastiracaktir.( Onceki yillarda ilgilterede yurutulen bi arastirmada, kendiliginden astral seyahat yasayan oldukca fazla sayida kisinin o sirada yatmakta olduklarini ortaya koymustur.) Basladiginiz zaman kaslaranizi kramp girme raddesinde sikmayin. Yanlizca sikin, bese kadar sayin, sonra bir kac saniye (5-10) gevsetin ve diger kas grubuna gecin. Tum dikkatinizi gerilimi ve gevsemeyi hissetme uzerinde toplayin.Dusuncelerinizin farkli ilgelere kaymasini izin vermeyin.Bedeninizin o anda uzerinde calistiginiz belli kismina odaklanmayi surdurun.Unutmayin. Kaslari art arda gevsetmek fiziklsel bir egzersiz oldugu kadar zihinsel bir egzersizdir. Her kas grubunu 2 yada 3 kere sikip gevsetin. Her ayri kas grubunu sikarken, bedeninizin diger kisimlarini hareketsiz ve sakin kalmsina calisin. Tum benliginizin, bedeninizin o anda uzerinde calistiginiz kisminda konuslandigini varsayin. bunlari yaptiktan sonra bedeninizi hissetmemeye baslicaksiniz cok rahatladiginizi hissedeceksiniz iste o anda kendinize telkinler verin yukardan asagi ip sarktigini dusunun ve yukari dogru cekildiginizi hissedin bunu isteyin ve birden kendinizi yukarda vucudunuzu izlerken bulabilirsiniz...

Gnoxis


Ekim 15, 2008, 02:40:27 ös
Yanıtla #2
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 322
  • Cinsiyet: Bay

Geçen senelerde ilgileniyordum. Bu tarz konularla ilgilenmek insanı normal yaşantısında hayal bile edemiyeceği farklı evrenlere götürüp dünya sorunlarından arındırır ve rahatlatır.


Ekim 16, 2008, 12:59:02 öö
Yanıtla #3
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 204
  • Cinsiyet: Bayan

Evet tamamen ruhani bir hayat çok güzel aslında,paylaşım için teşekkürler.
Gül bahçesinde geçen aşk sırrını bir gül bilir, bir de ağlayan bülbül!


Ekim 16, 2008, 08:30:40 öö
Yanıtla #4

Geçen senelerde ilgileniyordum. Bu tarz konularla ilgilenmek insanı normal yaşantısında hayal bile edemiyeceği farklı evrenlere götürüp dünya sorunlarından arındırır ve rahatlatır.

Bunu yapabildigine sevindim (: Yalniz bisey soracam Sana Sevgili Barbaros;

Astral seyahate cikan bedenin geri donme ihtimali Sence nedir, ne kadardir? Sonra bedene donme asamasinda birtakim ruhlar tarafindan bedenin ele gecirilme olayi tamamen ya da kismen ne kadar dogrudur?

Cunku Sen de biliyorsun ki, bu dunyaya gelmek isteyen bircok enerji var ve haliyle bu dunyaya gelmek icin sanslarini bir hayli zorlamaktalar ki bunun icindir ki; dunyamizda basta virusler olmak uzere bircok turevleri hizla yayilip genislemektedir. Gerci bunlarin mahiyetine daha fazla inmek Site ortaminda ne derece sagliklidir bilemiyorum ama sakincali degilse ayrintili olarak ele almayi isterim tabi... 

Saygilar, Sevgiler.
   
הדבר היחיד לשמור על אנשים בחיים הוא אהבה וכבוד

Aimer et être aimé c’est sentir le soleil des deux cotés.

«Ոսկե Տարիքը - Փոթորիկները, չի կարող կանխել մարդիկ սիրում են ծովը.


Ekim 16, 2008, 01:46:11 ös
Yanıtla #5
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 322
  • Cinsiyet: Bay

Benim mantığıma göre astral seyahat bizi yaratan yüce yaratıcının beyin ve hayallerimizin ne kadar harika bir özelliğe sahip olduğunu gösteren bir  gelişmiş beyin fonksiyonudur. Bu fonksiyon benim açımdan 2 türlü oluyor.
Birincisi genelde insanlar astral seyahate çıktıkları taktirde hiç hayal bile etmedikleri dünyada böyle hiçbir yere benzemeyen harika yerlerde oluyor. O sırada beyin ve mantık normal hayattaymışız gibi çalışıyor ve herşeyi anlıyor algılıyor. Bir nevi lüsid rüya gibi yani rüyada olduğumuzu anladığımız halde hala rüyaya devam etmek gibi :) Bikeresinde ben kendimi çok yüksek bir yerden kendimi aşağıdaki kayalıklara atmıştım ve düştüğüm anda çıkmıştım ama o aradaki salise zamanında bile o acıyı gerçek gibi hissetmiştim cideden çok garip şeyler :) Ayrıca bende profesyonel birisi değilim hatta çok amatör sayılırım.
Birde ikinci astral seyahat var diye düşünüyorum. Bunu genelde  bu dünya ile ilişkisini kesmiş nefsini terbiye etmiş tamamen ruhani ve manevi yöne kendisini vermiş insanlar yapabilir. Tüm enerjiyi yataran Allah ise, en büyük enerjide ona en yakın olanlardadır diye düşünüyorum. Tabi yakın olmak deyimiyle, günboyu ibadet edenleri söylemiyorum. Kendini manevi yönü olan konular üzerine yetiştiren insanlardan söz ediyorum. Saf ve öz olmak en hakiki güçtür. Bu 2 güç olmadan bu hayatda hiçbirşey olunmuyor.
Astral seyahatte de beden bir yere çıkmaz. Ruhumuz çıkar yani mantıken öyle olması gerekiyor veya bilmediğimiz belki 3. bir parçamız vardır. Beden, ruh, özel ruh yada üçüncü göz diyelim :D şu meşhur pramit üstündeki dünyayı gören göz :) Bunu herkes yaptığını söyler fakat ben adım gibi eminim ki astral yapıyorum diyenlerin %90'ı bilinci açık şekilde rüya görmektedir. Hem hiçbir ruh bedeni ele geçiremez. Bu dünyanın bir yaratıcı var, hiç böyle birşeye izin verir mi sence? Herkese hak 1 kere tanınır. Ayrıca virüs falan diye de birşey yok :) Dünyaya gelmek için çaba sarfediyorlar vs. demen komiğime gitti :) Tek virüs var o da insanlardır.
Şuanda Piri Reis'în, en doğru ve detaylı ilk dünya haritasını astral seyahat ile çizdiğini söyleyenler var. Baktığımız zaman başka bir yol da yok gibi gözüküyor. Nokta atışı da yine piri reisin haritası sayesinde yapılmıştır :) Şölye düşünün 5-6 asır önceki harita, 10 yıl önceki en son teknolojiyle donatılmış nasa uydularıyla kıyaslandığında, nasanın hataları çıkıyor, 5-6 asır önceki haritada ise hiçbir hata yok ve o çağda okyanus aşırı gemi bile olmadığı halde o zamanki sahil kıyı şeritleri olsun, ta Arjantin denizlerinin altındaki dağlar olsun hepsini çiziyor. Bende astral seyahat ile mümkün olduğuna inanıyorum.
Bu arada bu konunun farklı kolları vardır ama herkes astral seyahati bilir. Mesela Müslümanlardan namazdan sonra rabıta dedikleri birşey vardır onları yaptıklarınca yakınlarındaki güzel veya kötü haberleri hatta olayları sanki oradaymış gibi görebilecek kadar bir potansiyel güç sağlıyor ve yardım isteyebiliyor. Wikipedia da biraz söz etmişler http://tr.wikipedia.org/wiki/Rab%C4%B1ta_(tasavvuf) Belki eski uygarlıklar, maya zamanındaki insanlar veya öncesi bunların çok daha ilerisini yapıyorlardı. Bazen sanki o zamanda dünyadaymışım gibi geliyo :)
« Son Düzenleme: Ekim 16, 2008, 01:50:23 ös Gönderen: Barbaros »


Ekim 16, 2008, 06:06:51 ös
Yanıtla #6

Anliyorum, vermis oldugunuz ayrintili Bilgi icin Tesekkurler Sevgili Barbaros; virus olayini baska bir manada kastetmistim ama sorun degil.

Belki eski uygarlıklar, maya zamanındaki insanlar veya öncesi bunların çok daha ilerisini yapıyorlardı.

Kesinlikle,

Bazen sanki o zamanda dünyadaymışım gibi geliyo :)

Ne malum :) belki de kacinci gelisimizdir bu Dunyaya..
הדבר היחיד לשמור על אנשים בחיים הוא אהבה וכבוד

Aimer et être aimé c’est sentir le soleil des deux cotés.

«Ոսկե Տարիքը - Փոթորիկները, չի կարող կանխել մարդիկ սիրում են ծովը.


Ekim 16, 2008, 07:58:14 ös
Yanıtla #7
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 322
  • Cinsiyet: Bay

Reenkarnasyon kadar saçma bir inanç yoktur :) Bunu bilimde kanıtlıyabilir.
Hem öyle birşey olsa, bunun bir yaratıcısı olması gerekmez mi dimi?  Gerektiğine göre niye böyle birşeye gerek duysun :)
Yüce yaratıcının bir amacı olmalıdır. Yoksa reenkarnasyon olayını şuanki teknolojiylede büyük mühendisler yapabilir. Ortamın bu dünya, sebebininde insanlar olması gerekmiyor sonuçta :) 3 büyük dinin öğretileri bu kadar mantıklıyken farklı inançları kabullenen insanları da anlamak lazım tabi :)
« Son Düzenleme: Ekim 16, 2008, 08:05:35 ös Gönderen: Barbaros »


Ekim 17, 2008, 08:48:29 öö
Yanıtla #8

Reenkarnasyon kadar saçma bir inanç yoktur :)

Oncelikle Sevgili Barbaros; ( bu arada Tarihten animsiyorum nickini ;) ) guzel bir fikir alisverisinde bulundugumuza gercekten sevindim ama bi o kadar da ne olursa olsun Inanclarin, Fikirlerin vd. paylasilarak anlam ve deger kazandiginin bilincinde oldugum icin karsilastigim her gorusun bir onemi oldugunun farkindaligina sahip oldugumdan hicbirseyi sacma olarak nitelendirmeme taraftariyim.

Ve Reenkarnasyonun da sacma bir inanc oldugunu tasvip etmiyorum.
 
Bunu bilimde kanıtlıyabilir.

Bilimin de bunu ne sekilde ele alabilecegini pek dusunemiyorum ama buna inanip - inanmama meselesi oldugu icin Bilimin bile cozemedigi bazi Evrensel Sirlar da bulunmaktadir (:

Yüce yaratıcının bir amacı olmalıdır.

Kesinlikle, herseyde oldugu gibi herseyinin bir nedeninin bulundugunu ben acikcasi buna bagliyorum.


Hem öyle birşey olsa, bunun bir yaratıcısı olması gerekmez mi dimi? 

Herseyin bir Yaraticisi oldugu unutulmamalidir. Yuce bir Yaraticiya inanmak basli basina butun sorunlarin ortak cozumunu bize sunar.

 
Gerektiğine göre niye böyle birşeye gerek duysun :)
gerektigi icin vardir. Ama bunun varliginin tespitine gerek duymadan ( yanlis anlasilmasin Fikirlere karsi hosgorulu olma prensibini tasidigimdan hicbirseyin dogrulugunu kanitlayici sebepler one surmemin karsimdaki Insani daha cok telkin amacli hareket etme icgudusune yonelteceginden ) bunun temelinde sebebi idrak etmek lazim. Varolusumuzdaki ana sebebi ogrenmemizin gerekli olmasi gibi. Bunu bilen herkes bir sonraki asamaya gecmek icin bir on adim atar.

 
Yoksa reenkarnasyon olayını şuanki teknolojiylede büyük mühendisler yapabilir.

Yaniliyorsun. Bunun da sebebini tahmin ediyorum ki bircogumuz bilmekte.

Ortamın bu dünya, sebebininde insanlar olması gerekmiyor sonuçta :)

Ortam sadece Insan olma uzerine kurulmus ve sekillendirilmistir. Burada yasayan hersey canli-cansiz Evrim programina gore bulunmaktalar. Bunu gozardi etmememiz gereklidir.

3 büyük dinin öğretileri bu kadar mantıklıyken farklı inançları kabullenen insanları da anlamak lazım tabi :)

Uc buyuk Dinle sinirlamamak lazim Kutsal Kitaplarimizi :) herseyin kaynagi; Butunde birlesmektir. Bunun icin de gonderilen butun Kitaplari ve Peygamberleri tek bir butun olarak algilamaliyiz.

Saygilar,
 
הדבר היחיד לשמור על אנשים בחיים הוא אהבה וכבוד

Aimer et être aimé c’est sentir le soleil des deux cotés.

«Ոսկե Տարիքը - Փոթորիկները, չի կարող կանխել մարդիկ սիրում են ծովը.


Kasım 01, 2008, 03:08:59 ös
Yanıtla #9
  • Ziyaretçi

Sevgili Barbaros

1.cisi bilim ne zamandır yaptığı buluşlarla insanların inançlarına yön vermeye çalışıyo.Bilim,bizim doğru inancı bulmamız konusunda ne zamandır bir ölçüt

2.cisi 3 büyük dinin öğretileri bu kadar mantıklıyken diyorsun aslında o kadar mantık dışı şey var ki ona rağmen inanıyoruz çünkü bu inanç matematiksel bir durum değil ve İslam bilginleri dahi reenkarnasyon hakkında tam bir görüşe varamamışken siz nasıl 3 büyük dinde de bu inanca yer olmadığını saptadınız.

3.cüsü bunun bir yaratıcısı olması gerekir dediniz,tabii ki var ve aynı yaratıcıdan bahsediyoruz

4.cüsü bunun bir amacı olması gerekir dediniz tabii ki bir amacı var tüm inananların hemfikir olduğu tek bir amaç...


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
3 Yanıt
3216 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 05, 2012, 04:15:44 ös
Gönderen: mavisezer
0 Yanıt
1967 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 20, 2011, 11:05:30 öö
Gönderen: ozkann
0 Yanıt
2105 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 17, 2011, 10:23:09 ös
Gönderen: AQUA
5 Yanıt
4364 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 23, 2018, 12:43:17 ös
Gönderen: Farmakoloji
1 Yanıt
4101 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 12, 2011, 07:51:34 ös
Gönderen: Waldow
0 Yanıt
2577 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 26, 2014, 04:43:59 öö
Gönderen: MysticMind
0 Yanıt
1981 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 26, 2014, 04:45:37 öö
Gönderen: MysticMind
0 Yanıt
1388 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 26, 2014, 04:48:52 öö
Gönderen: MysticMind
0 Yanıt
1502 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 15, 2014, 11:08:52 ös
Gönderen: MysticMind
0 Yanıt
1527 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 20, 2015, 09:09:15 öö
Gönderen: MysticMind