Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Hasan Sabbah ve Alamut kalesi  (Okunma sayısı 12826 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mart 25, 2007, 07:17:52 ÖS
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 3123
  • Cinsiyet: Bay

İntihar saldırıları gündeme geldiğinde bir isim anılmadan edilemez; Hasan Sabbah. 11 Eylül sonrasında Türkiye ve başka ülkelerde yapılan intihar saldırıları sonrasında köşe yazarları yazılarında hep ondan ve fedailerinden bahsettiler. Hasan Sabbah onu tanımayanların gözünde caniler yetiştiren ve bunları haşhaş ile kandırıp sahte cennet vaadiyle saldırılar düzenleten bir katile çevrildi. Benim Batınilerle ilgili hatırladığım ilk şey lise tarih kitabında geçen tanımlama, kitaba göre onlar uyuşturucu içip Selçuklu Devletinin görevlilerine saldıran “sapık bir zümre”dir. Seneler sonra kitapta bahsedilen “sapık zümre”nin Hasan Sabbah’ın yönettiği Alamut’ta yaşayan İsmaililer olduğunu öğrendim. Bu konu ile ilgili birkaç roman ve araştırma okudum ve ezberim bozuldu, bir daha düzelmemecesine.
Konu ile ilgili olarak son çıkan kitap Su Yayınları tarafından yayınlanan İsmail Kaygusuz’un araştırması; “Hasan Sabbah ve Alamut”. Kitap merak edilen ve şimdiye kadar değinilmeyen birçok noktaya ışık tutuyor. Alamut ve Hasan Sabbah ile ilgili şimdiye kadar çıkmış en kapsamlı Türkçe eser denilebilecek olan çalışmada sadece tarihsel bilgiler değil, Hasan Sabbah’ın felsefesi düşünceleri de yer alıyor.
İsmaililer hakkındaki çok çeşitli iddialar vardır bunlardan en ünlü olanı; kendini kurban eden savaşçılar olan fedailerin özelliğidir; onların hançerleriyle terörizmi yaydıkları ileri sürülmektedir ve Haçlılar döneminin Batılı otoriteleri tarafından “Suikastçılar / katiller (Assassins)” diye adlandırılmışlardır. İsmaililer üzerine ciddi araştırmaları bulunan tarihçi W. İvanow fedailer için şöyle diyor; “doğru bir görüş açısıyla fedailik, savaş gerillasının yerel bir biçimiydi..., bazı bilgisiz, fakat iddalı bilim adamları tarafından yapıldığı gibi, fedailik (kavramı) içinde Nizari İsmaili öğretisinin en tanınmış organik özelliğini görmek, kesinlikle namussuzca bir aptallık olacaktır.” Bernard Lewis ise “Katiller (The Assassins)” adlı eserinde fedailer için şunları yazmaktadır: “Hasan, yeni bir yöntemle disipline edimiş ve kendini adamış; karşı konulmaz derecede üstün orduyla etkili biçimde çarpışabilen bir küçük kuvvet kurdu.”
Sabbah’ın fedaileri, bir düzensiz savaşçılar (gerilla) birliğidir . O günlerde böyle bir yöntem tanınmadığı için, Batılı kaynaklarda verilen kötü isim “Assassins” (suikastçılar, katiller) ile İsmailliler herkese yanlış tanıtıldı. Bununla birlikte çağımızda gerillacılık, kimilerince terörizm, kimileri içinse özgürlük savaşının bir yöntemi olarak görülüyorsa da sıradan sayılabilecek bir yol olarak kendini kabul ettirmiştir.
Bir ölüm makinesi yaratan kişi olarak tanıtılan Hasan Sabbah savaştan hep nefret etti ve kendisini barıştan uzaklaştıracak ve sakin-münzevi yaşamını bozacak karışıklıklardan kaçındı. Gereksiz yere kan dökülmesine her zaman karşıydı. Fakat düşmanları onu hep savaşın içine çektiler; ancak böyle onu öldürüp kalesini ele geçirip ve kendi güçlerini göstereceklerini ve sultanlıklarını yeniden zalimce sürdürebileceklerini düşünüyorlardı. Hasan Sabbah, İsmaili inanışına ve görüşünü benimseyenleri ortadan kaldırmaya çalışan ve bunun için zalimce saldıran yöneticileri öldürtüp kendi insanlarını öldürülmekten kurtardı.
Hasan Sabbah’ı merak edenler ve araştırmacılar için değerli bir kaynak kitap daha raflarda yerini aldı. Tarih konusunda ezberini bozup resmi tarihten kopmak isteyenler; müjde!..


“Hasan Sabbah ve Alamut” - İsmail Kaygusuz - Su Yayınları - 352 sayfa
 


Mart 26, 2007, 05:41:48 ÖÖ
Yanıtla #1

Tapınak Şovalyeleri Ross Kruva(Gül-Haç) gibi örgütlerin İsmaili tarikatı ve Hasan Sabbah tan etkilendiği söylenmektedir. Büyük Selçuklu Devleti zamanında Sultan Melikşah ve Vezir Nizamımülk ün otoritesini sarsıcı hareketler yapmış ve Nizamımülk ü suikast etmişlerdir. Ayrıca Sultan Sancer döneminde de faailiyetlerini arttıran Fedayiler tarikatı Haçlı Seferleri esnasında Haçlılarla ortak mücadelede bulunup Sünni İslam dünyasına büyük zarar vermişler Büyük Selçuklu devletini yıkılışa götüren süreçte en önemli rolleri üstlenmişlerdir. Moğol istilası döeminde Moğollar tarafından Alamut kalesi ele geçirilmiştir.Bu da örgütün dağılmasına sebep olmuştur. Örgüt en güçlü dönemini Hasan Sabbah zamanında yaşamış sonrasında ise dağılma süreci başlamıştır. Sünni İslam dünyası içindeki çekişmeler Abbasi Halifesinin Selçuklu devletine gereken yardımı gösterememesi Sünni İslam dünyasında Fütüvvet teşkilatının kurulmasına giden yolu çizmiştir. Haşşaşin kelimesi Sünni İslam dünyasının taktığı Haşşaş İçerek Kendinden geçenler sözcüğü örgütü karalamaya yöneliktir. Bildiğim kadarıyla Hassasin kelimesinin anlamı Aydınlanmış insan kavramıyla ilişkilidir.

Saygılarımla.


Mart 26, 2007, 07:56:10 ÖÖ
Yanıtla #2
  • Ziyaretçi

Alıntı
Tapınak Şovalyeleri Ross Kruva(Gül-Haç) gibi örgütlerin İsmaili tarikatı ve Hasan Sabbah tan etkilendiği söylenmektedir.
dogru olabilir ama simdiye kadar hic duymamistim bunu. sonucta bir gurup tamamen avrupa ve hiristiyan kokenli digerleri ise cok farkli. nasioluyorda birbirinden etkilenebiliyorlar, kaynasmadan?

Alıntı
Büyük Selçuklu Devleti zamanında Sultan Melikşah ve Vezir Nizamımülk ün otoritesini sarsıcı hareketler yapmış ve Nizamımülk ü suikast etmişlerdir.
sen tarih okuyorsun.  dediklerine guvenilir ama bu bilginin kaynagini merak ettim. turk bir kaynak mi yoksa yabanci bir kaynakmi? cunku sende biliyorsunki, turk kaynaklarla yabanci kaynaklar genelde cok celisiyor.


Mart 26, 2007, 01:04:12 ÖS
Yanıtla #3

    '' Hasan Sabbah İran 'lı bir İsmaili idi. Fatımiliği benimsedikten sonra
Mısır 'a gönderildi ve orada Nizar İbn ül Mustansır 'dan yana oldu ; o yüzden de
Fatımilerle arası açılmıştı. İran 'a döndükten sonra , zorla alınması olanaksız
birçok kaleleri , özellikle Kazven yakınındaki Alamut kalesini ele geçirdi.
Selçuklular bu kaleyi almayı başaramadılar.
       Kurduğu tarikatın özgünlüğü , öğretisinden çok , gizliliğinde , işitilmemiş
disiplininde ve siyasal cinayetlere başvurmasındandır ; bu cinayetlerin en ünlüsü ,
 Nizam ül Mülk 'ün kendisi de oldu. Çömezler , sözde cennet zevklerini umup tatsınlar
diye haşhaşlı bir içkiyle sahoş edilirlerdi ; tarikatın adı oaln Haşhaşiyye de buradan gelir.
Tarikat ,  Suriye 'de pek çabuk çoğaldı ; ve gerçek çömezlerin sayısı çok olmasa da , bütün
Yakındoğu 'da , kuşaklar boyunca korku salıp durdu insanlara.''

                                                                                                                                     

                                                 Kaynak : Server TANİLLİ
                                                                                 Yüzyılların Gerçeği ve Mirası - cilt II Ortaçağ : Feodal Dünya s-283


Saygılarımla...


Mart 26, 2007, 06:08:50 ÖS
Yanıtla #4
  • Ziyaretçi

Cilt 2 diyo yaaa... Biz kitaplarla arastirma yapiyoz, birileri ansiklopedileri yemis :D

moralim bozuldu. bizde arastirmaci saniyoz kendimizi.

neyse konumuza donelim... Kaynagin turk olup olmadigini merak etmistim ben. yazar ve kitabin ismi sanki turk degilmis gibi duruyor. bu konuda bilgi verebilirmisin?


Mart 26, 2007, 07:06:27 ÖS
Yanıtla #5

Şöyle söyleyebilirim yazar Türk bunuda kitapta çeviren bölümü olmamasından anlıyorum ancak biraz zaman ayırırsam size yabancı kaynaklarda yazan blgileride bulabilirim. Ayrıca şunu belirtmekte de yarar var Haçlılar Kudüs 'ü ele geçirdiklerinde Kudüs 'ün Dini yönünden farklı bir özelliğini daha keşfetmişlerdi , o da limanlara olan yakınlığı ve önemli bir ticaret merkezi durumunda olması. Tapınak şövalyeleri Avrupa 'ya geri döndüklerinde yaptıkları ticaret sayesinde gayet güçlenmiş kral ve prenslere borç verir hale gelmişlerdi. Bankacılık faaliyetlerini ilk olarak Avrupa 'ya Tapınak şövalyeleri getirmiş , bir çok Prensi aralarına katmış ve onlardan edindikleri topraklarla askeri güç oluturmuşlardır buna birde Papa 'ya uyuladıkları şantajlarda eklenince Papa onları yalnıza kendine sorumlu Krallar dan da üstün bir konuma yüceltmişti.
Elbette bir süre sonra bu durum değişmiş Kralların ulusal birlik etrafında yeni devletler kurma girişimleri sırasında paraya ihtiyaçları artmış ve Papa ile anlaşarak Tapınak şövalyelerinin çok büyük bir kısmıın mallarına el koymuş bunu takiben yapılan kovuşturmada Tapınak şövalyeleri ve Büyük Üstadları brçok suçlamaya aruz kalmışlardır.
Bu suçlamalar içerisinde Baphomet adlı keçi ayaklı bir Şeytana tapmak , Uyuşturucu kullanmak , insan kurbanı içeren ayinler düzenlemek ve tabiki Müslümanlar 'la ilişki içinde olmak din değiştirip İslam 'a girmek gibi suçlamalarda bulunulmuş , İstavroz çıkarıp tüm suçlamaları kabul ettiklerini imzalatıldıktan sonra türlü işkencelerle kazıklara geçirilmiş , yakılmış ve Büyük Üstad larının Başı kesilmiş halka gösterilmiştir. Koğuşturmadan kurtulan az miktarda Şöalyenin sonra İngltere ve İskoçya 'ya gittikleri buralarda operatif masonlarla kaynaşarak sonraları spekülatif masonluğun doğumuna zein hazırladıkları sanılmaktadır.


Kaynaklar :

1- Yates , The Rosicrucian Enlightenment , Routledge , 200 , Londra , s. 53.
2- a.g.e. , s. 58.
3- Poulat , L ' Esotersme Chretien en France au XIX Siecle , s. 14.
4- Fussler Les Idees Ethiques , Socials et Politiques de Paracelse , Strasbourg , 1986 , s. 224-225
5- a.g.e. , . 93.
6- Gilly , Adam Haslmayr , des erste Verkünden der Manifeste der Rosenkreuzer , Bibliotheca Philosophica Hermetica , Amsterdam , 1994 , s. 106.
7- Haselmayer , Reponse a la Louable Fraternite des Thesophes Rose-Crox , Trol , 1962.
8- Michael Baigent - Richard Leigh bunların 3 kitabı var Kutsal kan Kutsal Kase , Mabet ve Loca diğer kitabı hatırlayamadım. BBC belgeselleri ve Dan Brown 'un Da Vinci Code kitapları bunları referans görteriyor.

Yeterli gelmezse daha bulabilirim Bu arada Ömer Tecimer 'in Gül-Haç kitabı Plan B yayınlarından 2. Baskı 2004 , İstanbul. ve Burak Eldem 'in Fraternis kitabı güzel  ilginizi çekebilir.


Saygılarımla...


Mart 27, 2007, 12:08:05 ÖÖ
Yanıtla #6
  • Ziyaretçi

Şöyle söyleyebilirim yazar Türk bunuda kitapta çeviren bölümü olmamasından anlıyorum ancak biraz zaman ayırırsam size yabancı kaynaklarda yazan blgileride bulabilirim. Ayrıca şunu belirtmekte de yarar var Haçlılar Kudüs 'ü ele geçirdiklerinde Kudüs 'ün Dini yönünden farklı bir özelliğini daha keşfetmişlerdi , o da limanlara olan yakınlığı ve önemli bir ticaret merkezi durumunda olması. Tapınak şövalyeleri Avrupa 'ya geri döndüklerinde yaptıkları ticaret sayesinde gayet güçlenmiş kral ve prenslere borç verir hale gelmişlerdi. Bankacılık faaliyetlerini ilk olarak Avrupa 'ya Tapınak şövalyeleri getirmiş , bir çok Prensi aralarına katmış ve onlardan edindikleri topraklarla askeri güç oluturmuşlardır buna birde Papa 'ya uyuladıkları şantajlarda eklenince Papa onları yalnıza kendine sorumlu Krallar dan da üstün bir konuma yüceltmişti.
Elbette bir süre sonra bu durum değişmiş Kralların ulusal birlik etrafında yeni devletler kurma girişimleri sırasında paraya ihtiyaçları artmış ve Papa ile anlaşarak Tapınak şövalyelerinin çok büyük bir kısmıın mallarına el koymuş bunu takiben yapılan kovuşturmada Tapınak şövalyeleri ve Büyük Üstadları brçok suçlamaya aruz kalmışlardır.
Bu suçlamalar içerisinde Baphomet adlı keçi ayaklı bir Şeytana tapmak , Uyuşturucu kullanmak , insan kurbanı içeren ayinler düzenlemek ve tabiki Müslümanlar 'la ilişki içinde olmak din değiştirip İslam 'a girmek gibi suçlamalarda bulunulmuş , İstavroz çıkarıp tüm suçlamaları kabul ettiklerini imzalatıldıktan sonra türlü işkencelerle kazıklara geçirilmiş , yakılmış ve Büyük Üstad larının Başı kesilmiş halka gösterilmiştir. Koğuşturmadan kurtulan az miktarda Şöalyenin sonra İngltere ve İskoçya 'ya gittikleri buralarda operatif masonlarla kaynaşarak sonraları spekülatif masonluğun doğumuna zein hazırladıkları sanılmaktadır.


Kaynaklar :

1- Yates , The Rosicrucian Enlightenment , Routledge , 200 , Londra , s. 53.
2- a.g.e. , s. 58.
3- Poulat , L ' Esotersme Chretien en France au XIX Siecle , s. 14.
4- Fussler Les Idees Ethiques , Socials et Politiques de Paracelse , Strasbourg , 1986 , s. 224-225
5- a.g.e. , . 93.
6- Gilly , Adam Haslmayr , des erste Verkünden der Manifeste der Rosenkreuzer , Bibliotheca Philosophica Hermetica , Amsterdam , 1994 , s. 106.
7- Haselmayer , Reponse a la Louable Fraternite des Thesophes Rose-Crox , Trol , 1962.
8- Michael Baigent - Richard Leigh bunların 3 kitabı var Kutsal kan Kutsal Kase , Mabet ve Loca diğer kitabı hatırlayamadım. BBC belgeselleri ve Dan Brown 'un Da Vinci Code kitapları bunları referans görteriyor.

Yeterli gelmezse daha bulabilirim Bu arada Ömer Tecimer 'in Gül-Haç kitabı Plan B yayınlarından 2. Baskı 2004 , İstanbul. ve Burak Eldem 'in Fraternis kitabı güzel  ilginizi çekebilir.


Saygılarımla...
Bilgiler genel cerceve icerisinde dogru kabul edilenlerdir. Ayrica bahsettiginiz kovusturmalarin basladigi gun bundan sonraki yillarda (gunumuz de dahil) cektirilen eziyetler ve iskencelerden dolayi lanetli gun sayilmaktadir. Bu gunu hic duymamis olanlar bile aslinda duymuslardir :)


Mart 27, 2007, 03:51:11 ÖS
Yanıtla #7
  • Ziyaretçi

Halloweennnnnn :)
ayin 13 u :)


Mart 27, 2007, 04:17:41 ÖS
Yanıtla #8



Mart 27, 2007, 10:11:49 ÖS
Yanıtla #9
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 3123
  • Cinsiyet: Bay



 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
10 Yanıt
14773 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 13, 2014, 04:46:22 ÖS
Gönderen: davut
7 Yanıt
5488 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 18, 2011, 09:48:10 ÖS
Gönderen: hakan_34_06
6 Yanıt
7603 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 13, 2010, 03:25:47 ÖÖ
Gönderen: amerbach
2 Yanıt
4496 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 03, 2011, 01:43:58 ÖS
Gönderen: Prometheus
Hasan

Başlatan MASON Uyeler

0 Yanıt
1189 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 25, 2012, 10:39:47 ÖÖ
Gönderen: MASON