Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: İstanbul'un İşgali ve Amerika  (Okunma sayısı 4422 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mayıs 09, 2009, 05:13:43 ÖS
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4164
  • Cinsiyet: Bay

6 Mart 1920 ,düşmanların imparatorluğun başkenti İstanbul'a Fatih'in fethinden sonra ilk kez ayak bastığı tarih.İstanbul salı sabahı işgal edilmiş bir şehir olarak uyandı.Fransız ,İtalyan ve İngiliz düşman kuvvetleri bütün devlet binalarını ve karakolları denetim altına aldılar. Meclisi basarak milletvekillerinin bir kısmını tutuklayıp, bir kısmını sürgüne gönderdiler.

Peki işgalde ABD'nin konumu neydi ? Amerika işgale İtilaf Devletleri'nden olduğu halde askeri ile katılmamıştı.Ancak ABD Başkanı Wilson bu işgali onaylamakla kalmıyor İstanbul'un Türklerin elinden alınmasında ısrar ediyordu.Wilson'un bu politikasının sebebi Senato'ya göndermiş olduğu, Ermenistan mandası hakkındaki Harbord Raporu'nun olumsuz niteliğinin rol oynadığı belirtilmiştir.Bilindiği gibi Harbord Raporu, Ermenistan mandasından değil, İstanbul dahil bütün Türk toprakları üzerinde bir Amerikan mandasından söz ediyor, fakat bunun maliyetinin de, beş yıl için 757 milyon Dolar olacağını ve 59.000- 200.000 kişilik bir Amerikan kuvvetine ihtiyaç göstereceğini belirtmekteydi. General Harbord, Ermenistan üzerinde bir Amerikan mandası tavsiye etmekten kaçınmıştı. Bu da ABD Başkanı Wilson'ın işgale destek vermesine sebeb olmuştu.Hatta Atatürk , işgal günü ABD meclis başkanı va Dış İşleri Bakanına da protesto telgrafı göndermiştir.Bu telgrafta Atatürk, İstanbul'un işgalini "yirminci yüzyıl uygarlık ve insanlığının kutsal saydığı bütün ilkelere, hürriyet, milliyet, vatan duygusu gibi, bugünkü insan topluluklarının temeli olan bütün ilkelere ve bu ilkeleri ortaya koyan insanlığın genel vicdanına indirilmiş" bir yumruk olarak nitelemekteydi.(1)

Yine işgal kuvvetlerinin Montros mütarekesinden sonra Dolmabahçe Sarayı'na namlularını yönelttikleri herkesçe bilinir.Ancak bu savaş gemilerinin arasında tam 5 adet Amerikan savaş gemisinin de bulunduğu çokca dile getirilmez.(2)

Anlaşıldığı üzere Türkiye'nin , Milli Mücadele'de karşısında sadece İngiltere,Fransa,İtalya,Yunanistan gibi devletler yoktu.ABD de o günlerde bizlere karşı silahla olmasada savaştı.Bunun bir diğer örneğini İzmir'in işgalinde görülüyor.Yunanistan’ın işgalinden 4 gün önce, ABD filosu öncülüğünde, farklı büyüklük ve türlerden oluşan savaş filosu İzmir limanına geldi.Hulki Cevizoğlu konu ile ilgili kitabında 1919’da ABD’nin Türkiye’yi Yunanistan ile işgal et(tir)diği gerçeğini dile getirmiştir.



(1)İngiliz Belgelerinde İstanbul'un İşgali (16 Mart 1920) , Fahir ARMAOĞLU,
Belleten, Cilt: LXII, Sayı: 234, Ağustos 1998
(2)1919'un Şifresi, Hulki CEVİZOĞLU,Ceviz Kabuğu Yayınları,İstanbul 2007




ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Mayıs 09, 2009, 07:12:00 ÖS
Yanıtla #1
  • Mason
  • Orta Dereceli Uye
  • *
  • İleti: 353
  • Cinsiyet: Bay

Sayin Karahan,

Cok guzel bir konuya deginmissiniz, sagolun.

Istanbul'un ve Izmir'in isgalinde ABD parmaginin oldugu asikardir. Hulki Cevizoglu'nun kitabini ben de okumustum. Kitapta cok enteresan bir bilgi daha var; Ataturk Anadolu'ya cikinca ABD, Ataturk'un ne yaptigini merak eder ve yaptiklarini takibe alir. Amaci, Ataturk'u kandirip halen suren isgali yasal bir zemine oturtmaktir. Bilirler ki, Ataturk'un yapmayi planladigi seyler icin paraya ihtiyaci vardir. Ismini su an hatirlamadigim bir ABD'li general Erzurum ya da Sivas'a gelerek Ataturk ile gorusmek ister. Ataturk tum nezaketi ile huzuruna kabul eder generali. General der ki; "Sevgili Mustafa Kemal, yapmak istediklerinizi takdirle karsiliyoruz, memleketinizi duzluge cikartmaniz icin yapacaginiz cok sey var, biz de desteklemek istiyoruz. Size yuklu miktarda para verebiliriz, siz de bununla silah alir, ulkenizi savunursunuz, yapmak istediklerinizi yaparsiniz. ama bir sartimiz var, biliyorsunuz para onemlidir, korunmasi gerekmektedir. Verecegimiz paranin guven altinda olabilmesi icin askerimizi de gondermemiz gerek." Ataturk'un verdigi cevabi hepimiz tahmin ediyoruzdur sanirim.

Sizlere soruyorum, o zaman bu cureti gosteren bir ulke bugun istedigini almis midir?

Saygilarla,
Bakmak yetmez, gormek gerek...


Mayıs 09, 2009, 07:31:22 ÖS
Yanıtla #2
  • Seyirci
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 181
  • Cinsiyet: Bay

Siyaset bilir ki; bir liderin cesurca tavırları sadece ninni gibidir,geçicir. istediğini alana kadar uğraş

bunu soralım bence.


Mayıs 09, 2009, 08:19:28 ÖS
Yanıtla #3
  • Mason
  • Orta Dereceli Uye
  • *
  • İleti: 353
  • Cinsiyet: Bay

Siyaset bilir ki; bir liderin cesurca tavırları sadece ninni gibidir,geçicir. istediğini alana kadar uğraş

bunu soralım bence.

Liderlerin cesur tavirlari aslen birer politik yondur. Bu yonden saptiginizda da basiniza su an yasadigimiz seyler gelir. Bu nedenledir ki, Yuce Ataturk'un "felsefe"sinden taviz verilmeden bu ulke yonetilmelidir. 500 milyar USD dis borcla bunu basarabilirlerse tabii...

Saygilarla,
Bakmak yetmez, gormek gerek...


Mayıs 10, 2009, 07:19:55 ÖÖ
Yanıtla #4
  • Seyirci
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 181
  • Cinsiyet: Bay

Siyaset bilir ki; bir liderin cesurca tavırları sadece ninni gibidir,geçicir. istediğini alana kadar uğraş

bunu soralım bence.

Liderlerin cesur tavirlari aslen birer politik yondur. Bu yonden saptiginizda da basiniza su an yasadigimiz seyler gelir. Bu nedenledir ki, Yuce Ataturk'un "felsefe"sinden taviz verilmeden bu ulke yonetilmelidir. 500 milyar USD dis borcla bunu basarabilirlerse tabii...

Saygilarla,

yönden saptırılıyor. rakip olan bir devlet birtakım yollarla eninde sonunda sizin ülkenize sızıyor,bunu durdurmak ve bitirmek gibi birşey yok. bu dünyada devletlerin uzun ömürlü ve halkların çilesiz yaşayabilmelerinin sırrı devletin halka sürekli sahip çıkmasında ve halkla birlikte dışarıya düşman olarak bakmasında yatıyor. bunun için romantizm çok önemli,devlet psikolojisinin özünü romantizm ve kzıgın düşmanlık oluşturur...

ama bizim ülkemizde düşmanlarımız ve pekçok çıkar grubu üniversite okuyan öğrencilere kösteklik etmeyi,onları fuhuş bataklığına çekmeyi,bölücü örgütlere girmelerini,çağdaşlık adı altında uşaklığa alıştırdıkları için maalsef atatürkün yolundan pek gidilemiyor. daha düne kadar insanlar üniversite okumak için şehirdışına giderdi,büyük şehire ilk gelmiş çok öğrenci tanıdım,hepside gerçektren okudular  ama asla büyük adam olamadılar...... tam tersine açlığı ve para tasarrufuna maruz kaldılar ve hayatı ekmek kavgası görüp asla kendilerini kişisel ve düşüncel alanda geliştiremediler. bu alana ancak çok küçük bir kısım girebildi.

devlet ve devleti içten ele geçirenler her dakka amaçlarına ulaşıyorlar. ama o insanlara sorduğumuzda,hepsi birer erdem ve ahlakı amaçlayan insanlar olarak görünüyorlar,bu gerçekten haysiyetçizce.

bir devletin yıkılmaması ve baki kalması için 3 şey: çok nüfus,üretim(her alanda), eğitim(sıkı ve asla tavizsiz eğitim)

söylenecek çok şey var aslında. ama şunu çok iyi görüyorum,bu dünyada hiçkimsenin amacı erdem,ahlak, gibi şeyler değil...... herkes kıskançlıkla,menfaatle ve birazda korkuyla sürekli çatışıyor. dahrendorf geçrekten haklı,gerçekten.  her yaşadığım dakka F.Nietzsche'nin haklılığını görüyorum. hobbes ise ayrı bir hayranlık bırakıyor insanda.......

son olarak o borcu yapan devletin adamının (larının) eli ayağı kurusun. tanrı katında asla ona(onlara) nimet verilmesin. dysangelist cehennemde yanar ( lar ) umarım.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
0 Yanıt
3341 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 25, 2006, 09:34:10 ÖÖ
Gönderen: MASON
22 Yanıt
14206 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 25, 2007, 12:27:01 ÖS
Gönderen: Ittihatci
15 Yanıt
7351 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 23, 2010, 05:39:11 ÖS
Gönderen: ozak1977
1 Yanıt
3674 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 13, 2010, 02:01:20 ÖS
Gönderen: Mozart
11 Yanıt
8740 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 18, 2010, 03:27:28 ÖÖ
Gönderen: Potentate
14 Yanıt
8520 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 11, 2012, 03:54:39 ÖS
Gönderen: akcanmd
20 Yanıt
7915 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 22, 2011, 08:50:30 ÖS
Gönderen: 418
0 Yanıt
1838 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 31, 2012, 12:02:16 ÖÖ
Gönderen: karahan
0 Yanıt
1251 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 08, 2012, 03:29:11 ÖS
Gönderen: Tij
19 Yanıt
8011 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 07, 2013, 06:11:57 ÖS
Gönderen: karahan