Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Dost gördüklerimiz  (Okunma sayısı 2901 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Nisan 12, 2007, 10:32:17 ÖS
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 3123
  • Cinsiyet: Bay

Yalnız Türkçede değil, her dilde, en sıcak ve en güzel anlamları barındırması gereken dost sözcüğü, ne yazık ki yanlış kullanılması yüzünden giderek aşınıyor, yozlaşıyor. Arkadaşlık bile sayılamayacak kimi ilişkiler, bir selamın ötesine geçmeyen yakınlaşmalar, dostluk diye onurlandırılıyor. Öyle ki, içinde hiçbir şekilde çıkar ilişkilerinin olmaması gereken bu kavram, giderek kuşkuyla karşılanıyor. Bu yüzden dost kimdir, dostluk ilişkileri nasıldır diye sorgulamamız, bu kavramları yerli yerine oturtmamız açısından önemlidir diye düşünüyorum.
Günlük konuşmalarda dost sözcüğü nedense farklı anlamlarda karşımıza çıkıyor:
Sıradan arkadaşlar yanında, eski tanıdıklar, yeni tanıştırılanlar...
Aynı amaç doğrultusunda bir araya gelenler...
Aynı sosyal ya da siyasal oluşumda yer alanlar kadar, aynı ülkü ve inançta olanlar... Bize yakınlık gösterenler, sevecen bir yaklaşım içinde bulunanlar.
Bu saydıklarımızın her birinin, yaşantımızda farklı birer yeri olabilir; ama bunlardan hiç birini dostumuz olarak nitelendiremeyiz. Onlar okul, iş, dernek ya da asker arkadaşımızdır, kapı komşumuzdur. Her hangi bir nedenle birlikte olduğumuz, bazı duygu ve görüşleri paylaştığımız tanıdıklardır. Bir kısmını kendimize çok yakın görebilir, onlarla sık sık bir araya gelebilir, birlikte olmaktan mutlu olabiliriz... Ama onları dost olarak görmemizin yanıltıcılığı yanında, bu kavramdan beklenen nitelikleri taşımayacağından, gerçek dostluk ilişkilerine haksızlık olacaktır.
O halde dostu, diğer insanlardan nasıl ayıracağız?
Bana göre, dostluk kavramı içinde yer alması gereken sevgi, güven, paylaşma, sevecenlik, huzur gibi duygulardan birinin eksik olması, bu ilişkiyi diğerlerinden ayırmak için yeterli bir ölçüt sayılabilir. Bunların dışında, dostluğun sürebilmesi için en önemli koşullardan biri eşitliktir. Sosyal düzeyi ve maddesel olanakları çok farklı olan insanlar, ne denli sevgi dolu, iyi niyetli ve özverili olmaya çalışsalar da, zaman içinde bu ilişkiyi sürdürmekte zorlanabilirler. Bir yoksul ile bir varsılın, bir cahil ile bir bilginin, bir çocuk ile bir yaşlının dostluğu gibi.
Konfiçyüs, insanlar arasında beş tür ilişkinin varlığından söz eder: İmparator ile halkı, baba ile oğul, kadın ile erkek, ağabey ile kardeş. Bu ilk dördü bir alt-üst ilişkisine dayalıdır; ancak bunların dışında tümüyle eşitliğe dayanan biricik ilişkinin dostluk olduğunu söyler.
Sözümüzün başında da belirttiğimiz gibi, dostlar arasında hiçbir çıkar ilişkisinin olmaması gerekir; çünkü bu tür ilişkiler süre ile sınırlı olduğu kadar, mutlaka iki taraftan birinin yararına olmaktadır. Nasıl ki erdemler ve çıkarlar aynı ortamda yer alamazlarsa, dostluk ilişkileri içinde de, çıkardan hiç söz etmemek gerekir.
Aristoteles dostluk kavramını iki anlamda ele alır: Çıkara dayalı olanlar ki, bu dostluk değildir; bir de gerçek olan, dostluk olarak anılmayı hak eden, erdeme dayalı ilişkiler.
Bir sözcükten yola çıktık...
Bu konuda söyleyecek çok sözümüz olmalı!

                                                                                Avram VENTURA


Nisan 13, 2007, 01:29:23 ÖÖ
Yanıtla #1

Ben dostlukların eşitlik mantığına göre kurulmasını daha hayırlı buluyorum edindiğim deneyim çıkarların bir yerden sonra yıllarca süren dost(!) ilişkilerini sarstığını gördüm. Hani bir söz varya ahiretlik diye işte gerçek dost zamanın ötesinde imkanların dışında karşılıklı dayanışmayla kuruluyor. Güven ve sorunlara bulunan çözüm yolları dostluğun sağlamlığını ortaya koyabiliyor. Saygı ise en başta gelen olmazsa olmaz olandır. Saygı duymadan dostluk kurulamaz. İnsanlar dostuna iyi başkasına kötü ise bu durum dostunun ona karşı güven bunalımı ve saygı erozyonu yaşatabileceği için kişi önce kendi kişiliğine sonra insanlara dost olmalıdır.
Biraz karışık oldu toparlayamadım sanırım :)

Saygılar , sevgiler.


Nisan 13, 2007, 09:07:43 ÖS
Yanıtla #2
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 3123
  • Cinsiyet: Bay

Ben dostlukların eşitlik mantığına göre kurulmasını daha hayırlı buluyorum edindiğim deneyim çıkarların bir yerden sonra yıllarca süren dost(!) ilişkilerini sarstığını gördüm. Hani bir söz varya ahiretlik diye işte gerçek dost zamanın ötesinde imkanların dışında karşılıklı dayanışmayla kuruluyor. Güven ve sorunlara bulunan çözüm yolları dostluğun sağlamlığını ortaya koyabiliyor. Saygı ise en başta gelen olmazsa olmaz olandır. Saygı duymadan dostluk kurulamaz. İnsanlar dostuna iyi başkasına kötü ise bu durum dostunun ona karşı güven bunalımı ve saygı erozyonu yaşatabileceği için kişi önce kendi kişiliğine sonra insanlara dost olmalıdır.
Biraz karışık oldu toparlayamadım sanırım :)

Saygılar , sevgiler.
karışık olduğunu sanmıyorum sizi geyet iyi anladım.
saygılar


Nisan 14, 2007, 02:05:11 ÖÖ
Yanıtla #3
  • Ziyaretçi

Hatirlamiyorum kim demisti ama birini bir lafi vardi...

Biri ile birlikte ayni hapiste kalmamissan, birlikte askere gitmemisseniz, o kisinin dostluguna tamamen asla guvenemezsiniz gibi bi lafti. bence cok dogru. bir kisiyi tanimanin en iyi yolu, kotu zamaninizda, yada yardima ihtiyaciniz oldugunuzda onun kapisini calmaktir. kisilerin dostluguna asla guvenilmez. insan degisken bir yaratiktir. yalan soyluyordur demiyorum. elbettte yalanda soyluyordur ama durust bile olsa, 2 gun degisebiliyor. hem istikrarli hemde durust kisi sayisi cok cok cok az. onlarda senle benle dostluk yapmaz.

onlar kendini allaha veriyo :D onlar bile farkinda normal insanlardan dogru durust dost olmayacagini...


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
1 Yanıt
2160 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 07, 2009, 09:09:08 ÖS
Gönderen: Prenses Isabella
171 Yanıt
52473 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 10, 2009, 02:23:14 ÖS
Gönderen: Prenses Isabella
2 Yanıt
9154 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 15, 2009, 09:24:08 ÖS
Gönderen: hiram
9 Yanıt
5502 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 14, 2009, 12:24:25 ÖÖ
Gönderen: Waldow
0 Yanıt
2379 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 11, 2011, 12:54:47 ÖS
Gönderen: karahan
0 Yanıt
1888 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 17, 2012, 10:37:26 ÖS
Gönderen: scherif
23 Yanıt
14555 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 29, 2012, 02:59:20 ÖS
Gönderen: BULGARIA