Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Türkler'in en dost bildiği ülke!  (Okunma sayısı 8862 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ağustos 15, 2009, 01:27:37 ÖS
  • Ziyaretçi

Türk halkının dünyaya bakışı araştıırldı.. En çok tehdit edenler dost ülkeler sıralamasında değişiklikler var.
Türkiye'nin dostu ülke sıralamasında Azerbaycan oldu. Yine bu alanda Pakistan'ın ABD'nin gerisinde kalması ilginç bulundu.

Türk halkının dış politika algılamalarına göre Türkiye için en büyük dış tehdidi ABD oluşturuyor. Ancak Türkiye'nin zor durumda kalması halinde en çok yardım edecek ülke olarak ta yine ABD görülmesi dikkat çekti..

Bir diğer dikkat çeken nokta ise Türkiye'nin parçalanmasını isteyenlerin oranında yaşanan düşüş.

Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu'nun Türk halkının dış politika algılamalarını ölçmek için gerçekleştirdiği anket ilginç sonuçlar ortaya koydu.

"Türkiye'yi en çok hangi ülke tehdit ediyor?" sorusuna katılımcıların yüzde 25'i ABD cevabı verdi. Aralık 2005'te gerçekleşen ankette ise bu oran yüzde 30 idi. Bu önemli düşüşte George Bush yerine Barack Obama'nın yönetime gelmesi ve yeni ABD başkanının göreve başlar başlamaz Türkiye'yi ziyaret etmesinin rolü olduğu belirtiliyor. İkinci sırada yüzde 22 ile İsrail geliyor. İsrail'in Lübnan ve Gazze saldırıları ile Davos krizi bu algılamayı etkilemiş.

Dost ülke konusunda en radikal değişim Almanya algısında görüldü. Berlin'in Türkiye'deki algısı Başbakan Angela Merkel döneminde radikal bir şekilde olumsuz yönde ilerliyor. Önceki ankette Almanya yüzde 5 ile yedinci sırada yer alırken, son ankette bu oran yüzde 1'den daha aşağı seviyelere indi. Uzmanlar, Almanya ve Türkiye gibi ekonomik, sosyal ve siyasal ilişkileri oldukça yoğun olan iki ülke arasındaki dostluk algılama değerinin yüzde 1'in dahi altına düşmesinin iki ülke ilişkileri açısından oldukça düşündürücü buluyor. Almanya'da bizzat çalışmış ya da bir yakını olan milyonlarca Türk olduğu düşünüldüğünde Almanya'yı Türkiye'nin dostu sayan kişilerin oranındaki düşüş endişe verici karşılanıyor.









Kaynak:
http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=203640&page=5




Ağustos 15, 2009, 06:07:04 ÖS
Yanıtla #1
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 211
  • Cinsiyet: Bayan

Değerli Üyelerimiz ,

Sayın Hiram tarafından forumumuzda yer verilen aşağıdaki enformatif rasyo ve grafiklerin, diğer  pekçok unsurun yanısıra halkımızın dış ilişkilere bakışındaki önemli bir özelliğini de ortaya koyduğunu düşünmekteyim. Bu özellik "reaktif " olma özelliğidir.

Burada anılan ülkelerle ve özellikle ABD ile olan ilişkilerimizin tarihine bakılacak olursa , 1948-1951 dönemli , ABD'nin ülkemize sunduğu Marshall Yardımı(?)'ndan bu yana , halkımızın yine halk tabiriyle "Sam Amca" paradigmasından tümüyle sıyrılabilmesinin ne yazık ki olanaklı olmadığını görmekteyiz. Üzülerek ifade etmeliyim ki , özellikle 1950 sonrası dönemde ABD ve diğer ülkelerle olan temas ve müzakerelerde , ülkemiz özgün , güçlü ve bağımsız bir politika geliştirememiştir . Bu yetersizlik ve zaafiyet /art niyet zannımca tek bir hükümetin icraatına bağlanamaz. Genel itibarıyla , ülkemizin işlek , hükümetlerden bağımsız olarak da özünü koruyan ve dış ülkelerle "mütekabiliyet esaslı" bir politik sistem geliştirmesine iç-dış odaklar marifetiyle "izin" verilmemiştir.

Bu "sistemsizlik" sonucu ülkemiz ve halkımız , aşağıda ayrıntılarla görüldüğü üzere , "dışarıda" meydana gelen olay,olgu,kurgu ve politikalara ancak sonradan "reaktif" davranış gösterebilmekte , sadece duygusal tutumlara sahip olmakta buna karşılık ön alıcı , oyun kurucu , "proaktif" yaklaşım sergileyerek söz sahibi olamamaktadır. Anılan unsurlar, 25-50 ve 75'er yıllık "gelecek simülasyonları" ile "sistemsel davranış" gösteren ülkelere karşı , ülkemizin kalıcı yapısal politik araz sahibi olmasını da beraberinde getirmiştir.

Bu sistemsizlik giderilmediği müddetçe de halkımızın algıları ve davranışları ancak ve ancak , yabancı ülkelerin kurguları uyarınca , "savunmacı" "arzu edildiği üzere" ve "durumsal" olacaktır. Sürekli muhatabına göre "pozisyon almak" zorunda bırakılan bir ülkenin , ön aksiyon alması , empoze edici davranış gösterebilmesi olanaksız olduğundan , halkımızın algıları da kolayca değişebilir ve manipüle edilir olacaktır. Ülkemizin bundan sonra çok daha güç ve problemli , kaotik süreçlerden geçirileceğini , strateji ve sistem yokluğu nedeniyle de bu süreçlerden hasarsız çıkmakta "aşırı zorlanacağını" düşünüyorum.  

Saygılarımla      
« Son Düzenleme: Ağustos 15, 2009, 10:18:05 ÖS Gönderen: Nueva »
Quality has no fear of time ..


Ağustos 15, 2009, 09:24:08 ÖS
Yanıtla #2
  • Ziyaretçi

Bu kadar güzel bir yorum ve bakış acısı gercekten cok hoş tebrik ederim Sayın Nueva


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
3 Yanıt
2786 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 14, 2007, 02:05:11 ÖÖ
Gönderen: Hamlet
26 Yanıt
10197 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 10, 2008, 05:04:37 ÖS
Gönderen: tc_boran
1 Yanıt
2064 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 07, 2009, 09:09:08 ÖS
Gönderen: Prenses Isabella
171 Yanıt
50129 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 10, 2009, 02:23:14 ÖS
Gönderen: Prenses Isabella
0 Yanıt
2307 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 11, 2011, 12:54:47 ÖS
Gönderen: karahan
32 Yanıt
21285 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 18, 2011, 02:14:43 ÖÖ
Gönderen: Mozart
0 Yanıt
1823 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 17, 2012, 10:37:26 ÖS
Gönderen: scherif
23 Yanıt
14019 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 29, 2012, 02:59:20 ÖS
Gönderen: BULGARIA
2 Yanıt
2010 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 23, 2013, 01:28:51 ÖS
Gönderen: karahan
9 Yanıt
4572 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 13, 2013, 04:43:55 ÖÖ
Gönderen: ADAM