Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: SİVİL TOPLUM İÇİN İDEAL DEVLET  (Okunma sayısı 5316 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Aralık 11, 2009, 09:55:01 ÖÖ
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4161
  • Cinsiyet: Bay

“İdeal   devlet nedir? nasıl olmalıdır?” sorusuna yüzyıllardır cevap aranıyor. İdeal devlet arayışının en azından ilk çağda yaşamış Sokrat ve öğrencisi Eflatun’la başladığını ve bunca yüzyıl tüm hararetiyle devam ettiğini biliyoruz. Eflatun, “Devlet” adını taşıyan kitabında ideal devleti ve ideal siyasal yönetim biçimini araştırır. Eflatun’u takiben ilk çağda Aristo; orta çağda Thomas d’Aquino, İbni Haldun, Ciceren ; modern çağda ise Niccolo Machiavelli, Thomas Hobbes, Jean Bodin, John Locke, Montesquieu, Jean-Jacques Rousseau, Adam Smith, David Hume gibi büyük filozoflar hep ideal devletin ne olduğunu ortaya koymaya çalışmışlardır. Filozofların düşüncelerine dayalı olarak siyasi ve iktisadi doktrinler de ideal devlet arayışı içerisinde olmuşlardır. Faşizm ve Nasyonal Sosyalizm devleti kutsallaştırırken, anarşizm ve libertarianizm gibi akımlar birey özgürlüklerini ihlal ettiği için devlete tamamen karşı olmuşlar ve hatta devletin tamamen ortadan kaldırılması gerektiğini savunmuşlardır.

Bunca yüzyıl süregelen tartışmalar neticesinde acaba ideal devlet konusunda “tarihin sonu” na gelmiş bulunuyor muyuz? Buna “evet” cevabını vermek gerçekten güç... Öyle sanıyoruz ki, ideal devlet konusunda arayışlar ve tartışmalar hep devam edecek. Ancak ben, ideal devlet konusunda bir “yeni consensus”un dünyada giderek kabul gördüğünü ifade etmek istiyorum. Bu yazımda gözlemlediğim bu “yeni consensus” çerçevesinde ideal devlet için tespit ettiğim bazı temel ilkeleri sunmak istiyorum. Sivil toplum düzenin kurulması ve kurumsallaşması için bu ilkelerin büyük önem taşıdığını düşünüyorum.

1. Devlet sosyal consensus’a dayalı bir kurum olmalıdır. Devletin meşruiyeti için ilk ve temel koşul sosyal consensus’dur. Devletin gücünün kaynağı insanlardır. Vatandaşlar, can ve mal varlıklarının korunmasının ötesinde, devlete ne tür görevler devredecekleri konusunda diyalog ve görüşmeler yoluyla uzlaşmaya çalışmalıdırlar. Pratik olarak bunu gerçekleştirmenin yolları pekala mümkündür. İnsanlar iyi bir devlet yönetimi için gerekli ilkeleri katılımcı ve uzlaşmacı yollarla tesbit edebilirler. İdeal devletin bu birinci boyutunu Sözleşmeci (Contractarian) Devlet olarak adlandırıyorum.

2. Devlet sosyal sözleşmeye dayalı bir kurum olmalıdır. Vatandaşların üzerinde uzlaştıkları ilkelerin resmi ve yazılı bir sözleşmeye dökülmesi gereklidir. Bu, devlet ile vatandaşlar arasında bir resmi kontrat (sözleşme) yapılması demektir. Bu resmi kontrat Anayasa’dır. Anayasa, bireylerin hak ve özgürlüklerini güvence altına alan, bununla birlikte devletin güç, yetki, görev ve fonksiyonlarının sınırlarını çizen bir resmi kontrat hüviyetini taşımalıdır. Devletin güç ve yetkilerini sınırlamayan ve bununla birlikte vatandaşların hak ve özgürlüklerini güvence altına almayan hiç bir anayasa meşru değildir. İdeal devletin bu ikinci boyutunu Anayasal Devlet olarak adlandırıyoruz. Anayasaya sahip olan her devlet Anayasal Devlet olarak kabul edilemez; olsa olsa “Anayasalı Devlet” olarak adlandırılabilir. Vatandaşların evrensel hak ve özgürlüklerini güvence altına almayan ve etkin bir şekilde koruyamayan bir devlet anayasası Sembolik Anayasa olarak kabul edilebilir. Temenniden öteye geçmeyen hükümlerle dolu sembolik bir anayasaya sahip olan bir devlet hiç bir zaman Anayasal Devlet olarak kabul edilemez.

3. Devletin sahip olduğu güç ve yetkiler tek bir elde toplanmamalı; yasama, yürütme ve yargı organları arasında dağıtılmalıdır. Kuvvetler Ayrılığı olarak ifade edilen bu ilke, optimal devletin bir başka boyutunu oluşturmaktadır. Kuvvetler ayrılığı ilkesinin anayasada güvence altına alınması ve etkin bir şekilde uygulanması büyük önem taşımaktadır. Özetle, ideal devlet; Kuvvetler Ayrılığına Dayalı Devlet’tir.

4. Devletin sahip olduğu güç ve yetkiler merkezde toplanmamalı; bir kısım güç, yetki, görev ve fonksiyonlar yerel yönetimlere ve diğer devlet birimlerine aktarılmalıdır. İdeal devletin bu boyutunu Adem-i Merkeziyetçi Devlet (Desantralize Devlet) olarak adlandırıyoruz. İyi bir devlet için idarelerarasında hem hizmet, hem de gelir bölüşümünün anayasal düzeyde yapılması gerekir. Federal devlet yapısında idari ve mali federalizm; üniter devlet yapısında ise merkezi idare ile yerel idareler arasındaki hizmet ve gelir bölüşümünün mutlaka anayasada güvence altına alınması gereklidir.

5. Devletin sahip olduğu “siyasi” güç ve yetkilerin çerçevesi ve sınırları mutlaka devlet anayasasının bir bölümünü oluşturan “Siyasal Anayasa” içerisinde sınırlandırılmalıdır. Devlet, vatandaşların hak ve özgürlüklerini koruyan bir kurum olmalıdır. Ancak tarihinin her sayfası devleti temsil eden kralların, monarkların, sultanların, imparatorların despotluğu ve zalimliği ile doludur. Bireyleri, devlete karşı korumak için devletin hukuk kuralları (anayasal ve yasal kurallar/ normlar) ile sınırlandırılması gereklidir. İdeal devletin bu boyutu Hukuk Devleti olarak adlandırılabilir. Habeas Corpus ilkesinin anayasada ve yasalarda açık bir şekilde güvence altına alınmasını bu konuda bir örnek olarak vermek mümkündür. Vatandaşın suçu ne olursa olsun, kendisine suçu tebliğ edilmeden gözaltına alınması, tutuklanması ve avukat bulundurma hakkından yoksun bırakılması, demokratik hukuk devleti anlayışı ile bağdaşmaz. Özetle, iyi devlet, güç ve yetkileri hukuk kuralları ile etkin bir şekilde sınırlandırılmış devlettir.

6. Devletin sahip olduğu “ekonomik” güç, yetki, görev ve fonsiyonlarının çerçevesi ve sınırları mutlaka devlet anayasınının bir bölümünü oluşturan “Ekonomik Anayasa” içerisinde sınırlandırılmalıdır. Devletin ilk ve temel görevi, insanların canlarının ve mallarının güvenliğini sağlamaktır. Şüphesiz bir toplumda bu Minimal Devlet fonksiyonları (iç ve dış güvenlik, adalet ve yargı hizmetleri) dışında diğer bazı hizmetlerin ve görevlerin devlet tarafından üstlenilmesi kaçınılmazdır. Ancak devletin görev ve fonksiyonlarına bir sınır çizilmemesi devletin giderek genişlemesi ve büyümesi sonucunu doğurmaktadır. Artan devlet faaliyetleri, kamu harcamalarını artırmakta, bunun sonucu olarak da vergi ve borç yükü ağırlaşmakta, hükümetler para basma yoluyla harcamaların finansmanına yönelmektedirler. Özetle, sınırsız devlet, ekonomik ve siyasi sorunların daha da artması sonucunu doğurmaktadır. Yine sınırsız devlet anlayışında mali ve parasal disiplin bozulmakta ve ekonomik sorunlar ağırlaşmaktadır. İdeal devlet için mutlaka hükümetlerin harcama, vergileme, borçlanma ve para basma yetkilerinin çerçevesinin anayasal ve yasal normlarla sınırlandırılması önem taşımaktadır. İdeal devletin bu boyutunu Sınırlı Devlet olarak adlandırıyoruz. Çerçeve Devlet olarak da adlandırabileceğimiz bu anlayış ile devletin en uygun görev ve fonksiyonlarının ve optimum büyüklüğünün tesbit edilmesi amaçlanmaktadır.

7. Devlet halk egemenliğine dayalı bir kurum olmalıdır. Millet, kendini yönetecek temsilcilerini serbest seçimler yoluyla belirleyebilmeli ve yönetime katılabilmelidir. İdeal devletin bu boyutunu Demokratik Devlet olarak ifade edebiliriz. Demokratik devlet, aynı zamanda vatandaşların temel hak ve özgürlüklerinin etkin bir şekilde korunması demektir.

8. Devletin piyasa ekonomisinin işleyişine ve fiyat mekanizmasına müdahaleleri ancak gerektiğinde ve çok sınırlı düzeyde olmalıdır. Piyasa ve fiyat mekanizmasına dayalı bir devlet anlayışı oluşturulmalıdır. Devlet, mal ve hizmetleri direkt sunan değil, piyasa mekanizması aracılığıyla hizmetlerin sunulmasını kolaylaştıran bir konumda olmalıdır. İdeal devletin bu boyutunu, Katalizör Devlet olarak adlandırıyoruz.

9. Devlet, özel teşebbüslerin daha iyi ve etkin bir şekilde sunabilecekleri mal ve hizmetleri üretmekten kaçınmalı, bunun yerine piyasa ekonomisinde oyunun kurallarını tesbit etmelidir. İdeal devletin bu boyutunu, Hakem Devlet olarak adlandırabiliriz. Devlet, ancak özel teşebbüslerin yetersizliği sözkonusu olduğunda ekonomik faaliyetleri üstlenebilmelidir. Bunun dışında, devletin piyasa ekonomisinde “oyununun kurallarını” tanzim etmesi (örneğin, rekabet hukukunu oluşturması) ve oyunun kurallarını ihlal edenleri cezalandırması (anti-tekel ve anti-tröst yasaları vs.önlemler) dışında oyuna direkt olarak müdahale etmemesi gerekir. İyi hakemlik yapan devlet, en iyi devlettir.

10. Devlet yönetiminde açıklık/şeffaflık sağlanmalıdır. Vatandaşların devlet yönetimi hakkında bilgi edinme ve bilgiye ulaşabilme haklarının anayasal ve yasal normlarla güvence altına alınması gereklidir. İdeal devletin bu boyutunu Açık Devlet ya da Şeffaf Devlet olarak adlandırıyoruz.

11. Devletin varlık sebebi (raison d’ étre) bireylerin haklarının ve özgürlüklerinin korunmasıdır. Kutsal olan devlet değil, insandır ve onun hak ve özgürlükleridir. Özetle, ideal devlet, Özgürlükçü ve Bireyci Devlet anlayışına dayalı olmalıdır.

12. Devlet, dinsel kurallara bağlı olarak değil, bireylerin özgür düşünceleri ile oluşturdukları hukuk kuralları ile yönetilmelidir. Din ve devlet işleri birbirinden tamamen ayrılmalıdır. Devlet, aynı zamanda tüm dinlere karşı tarafsız(nötr) bir konumda olmalı ve hiç bir dini resmi olarak desteklememelidir. İdeal devletin bu boyutunu Tarafsız Laik Devlet olarak adlandırıyoruz.

13. Devlet, insanlar arasında cinsiyet, ırk, din, dil, etnik köken farkı gözetmeyen bir kurum olmalıdır. Bir ülkedeki tüm dinlere, dillere, ırklara ve kültürlere aynı ölçüde saygı duyulmalı ve eşit davranılmalıdır. İdeal devletin bu boyutunu, Çoğulcu (Plüralist) Devlet olarak adlandırabiliriz.

14. Devlet, tüm vatandaşlarının her türlü sorunlarını çözecek bir kurum değil, gözetilmeye ve korunmaya muhtaç kimselere yardım ve destek sağlayacak bir kurum olmalıdır. Paternalist devlet (baba devlet) anlayışının değil, Sorumlu Devlet anlayışının benimsenmesi gereklidir.

15. Devlet, gelir ve giderleri prensip olarak birbirine denk olan bir kurum olmalıdır. Devlet yönetiminde mali disiplinin ve mali sorumluluk ahlakının bir gereği olarak kamu harcamaları ve gelirleri arasında denklik sağlanmasına gereken özen gösterilmelidir. Bunun için bütçe denkliğinin -ve hangi hallerde bu denklikden vazgeçilebileceğinin- anayasada ve yasalarda açık olarak yeralması gereklidir. İdeal devlet, Denk Bütçeli Devlet anlayışına dayalı olmalıdır.

16. Devlet, uluslararası siyasi ve ekonomik ilişkilere önem veren, uluslararası rekabete kenetlenmeyi ve dünya ekonomisi ile bütünleşmeyi hedef alan bir kurum olmalıdır. Dünyadaki küreselleşme trendi bu yaklaşımı zorunlu kılmaktadır. İdeal devletin bu boyutunu, Global Devlet ya da Küresel Devlet olarak adlandırıyoruz.

17. Devlet evrensel değerlere sahip bir kurum olmalıdır. Her ülkenin ve milletin sahip olduğu kültür, gelenek, örf ve adetlere şüphesiz saygı duyulması gerekir. Ancak önemli olan bigotizm ve dogmatizmin dar sınırlarını aşmak ve aynı zamanda “geleneklerin tiranlığı” altında ezilmemektir. Özetle, bir devletin oluşturulmasında yerel/bölgesel/milli değerlerle birlikte evrensel/global değerlerin ilke olarak alınması ve benimsenmesi gereklidir. İdeal devletin bu boyutunu, Evrensel Değerlere Dayalı Devlet olarak adlandırıyoruz.

18. Devlet, yönetiminde liyakat sistemi (merit system) geçerli olmalıdır. Kamu görevlilerinin istihdamında kayırmacılık değil, bilgi, beceri ve yeteneğe dayalı liyakat sistemi uygulanmalıdır. Özetle, Meritokratik Devlet anlayışı kurumsallaştırılmalıdır.

19. Devlet, katılıma dayalı bir kurum olmalıdır. Vatandaşların, devlet yönetimine katılımını özendirecek tekniklerin (referandum, halk girişimi, halk vetosu, geri çağırma hakkı vs.) uygulanmasına önem verilmelidir. Yarı doğrudan demokrasi, halkın yönetime katılmasını sağlayacak yegane siyasal sistemdir. İdeal devletin bu boyutu, Katılımcı Devlet olarak adlandırılabilir.

20 .Devlet yönetiminde kalitenin artırılması ve geliştirilmesi için Toplam Kalite felsefesinin benimsenmesi ve uygulanması gereklidir. İdeal devletin bu son boyutunu Kaliteli Devlet olarak adlandırıyoruz. Daha iyi bir devlet için ilk yapılması gereken; devletin görev ve fonksiyonlarının çerçevesinin ve sınırlarının çizilmesidir. İkinci aşamada devletin, toplam kalite ilkelerini uygulama konusunda kararlı olması şarttır. Devlet yönetiminde, hem insan kalitesinin, hem de sistem kalitesinin birlikte ve eşanlı olarak gerçekleştirilmesi hedeflenmelidir.

Prof.Dr.Coşkun Can Aktan
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Aralık 11, 2009, 09:57:55 ÖÖ
Yanıtla #1
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4161
  • Cinsiyet: Bay

                YENİ DEVLET FELSEFESİ ÜZERİNE

                ÖZLÜ SÖZLER

                 

         

                “Özgürlük tarihi devletin gücünü artırmanın değil, aksine devletin güç ve yetkilerini

                sınırlamanın tarihidir.”

                Woodrow Wilson

     

    “(Devlet olmadan) insanın yaşamı yalnız, fakir, mutsuz ve kısadır.”

    Thomas Hobbes

   

                “Devletin olmadığı bir yerde sanayiie yer yoktur; çünkü sanayiden elde edilecek faydalar belirsizdir; netice olarak yeryüzünde bir kültür mevcut olmayacaktır; deniz ve hava taşımacılığı olmayacaktır; ithal malların kullanımı söz konusu olmayacaktır; yasalar olmayacaktır; mektuplar gönderilemeyecektir; toplum olmayacaktır; hepsinden kötüsü kuşku olacaktır; şiddet ve ölüm korkusu mevcut olacaktır. Devlet olmadan insanın yaşamı, yalnız, fakir, mutsuz ve kısadır.”

                Thomas Hobbes

                “(Devletin olmadığı bir yerde) ... bir mülkiyet söz konusu olmayacaktır, benim-senin ayırımı olamayacaktır; sadece gücü olan insan istediğini alabilecektir.”

                Thomas Hobbes

                “Onları (vatandaşları) yabancıların istilasından koruyabilmenin, birbirlerine zarar vermekten engellemenin, kendi sanayilerini ve yeryüzünün meyvelerini güvence altına almanın yolu bütün gücü ve kudreti bir tek insan ya da insanların meclisine vermektir... (Toplumda yaşayan) insanlar birbirlerine ‘ben haklarımdan vazgeçiyorum ve tüm haklarımı bu insana ya da insanların meclisine veriyorum’ demelidirler. Böylece bütün güç ve kudret tek bir insanda toplanır. Bu DEVLET ya da Latince CIVITAS olarak adlandırılır. Bu büyük LEVIATHAN‘ın doğması demektir.”

                Thomas Hobbes

                “Devlet gerekli bir kötüdür.”

                Emile Faguet

                “Eğer devlet tamamen kaldırılırsa insanın hakları nasıl varolabilir ve korunabilir?”

                James M.Buchanan

                “İnsanlar bir araya gelip şehirler kurmak, kendilerini güvenlik şemsiyesi altına almak istemişler, ama siyaset sanatına sahip olmadıklarından birbirlerine kötülük edip dağılmışlar. Bunun üzerine tanrı Zeus, şehirlerde kural yerine geçmesi ve insanları dostluk bağlarıyla birbirlerine bağlaması için esası adalet,doğruluk ve utanma olan siyaseti göndermiş ve siyaset sanatı tüm insanlar arasında eşit olarak pay edilmiş.”

                Protagoras

                “Herhalde devletin siyasi ve fikri hususlarda olduğu gibi, bazı iktisadi işlerde de nazımlığını prensip olarak kabul etmek caiz görülmelidir. Bu takdirde karşı karşıya kalınacak mesele şudur: Devlet ile ferdin karşılıklı sahalarını ayırmak... Devletin bu husustaki faaliyet hududunu çizmek ve bu hususta istinat edeceği kaideleri tespit etmek, diğer taraftan vatandaşın ferdi teşebbüs ve faaliyet hürriyetini tahdit etmemiş olmak, devleti idareye selahiyattar kılınanların düşünüp tayin etmesi lazım gelen meselelerdir.”

                Mustafa Kemal Atatürk

     

    “Prensip olarak devlet, ferdin yerine kaim olmamalıdır. Fakat ferdin inkişafı için umumi şartları göre önünde bulundurmalıdır. Bir de, ferdin şahsi faaliyeti, iktisadi terakkinin esas menbaı olarak kalmalıdır. Fertlerin inkişafına mani olmamak, onların her noktai nazardan olduğu gibi bilhassa iktisadi sahadaki hürriyet ve teşebbüsleri önünde devlet kendi faaliyeti ile bir mani vücuda getirmemek, demokrasi prensibinin en mühim esasıdır. O halde diyebiliriz ki, ferdiyet inkişafının mani karşısında kalmaya başladığı nokta, devlet faaliyetinin hududunu teşkil eder.”

    Mustafa Kemal Atatürk

   

                “Kesin zaruret olmadıkça piyasalara karışılmaz; bununla beraber hiçbir piyasa da başıboş değildir.”

                Mustafa Kemal Atatürk

                “Devlet, insanoğlunun tüm sorunlara çözümler öneriyor; ticareti geliştireceğini, tarım ve sanayiyi kalkındıracağını, sanatı geliştireceğini, yoksulluğu ortadan kaldıracağını vadediyor. Bütün bunları gerçekleştirmek için, hükümetlerin istediği sadece yeni bazı kurumlar oluşturmak ve bir kaç yeni bürokrata ödeme yapmak!...”

                Frederic Bastiat

                “Devletin ana fonksiyonu ekonomik yaşam içerisinde özgürlüğü güvence altına almak için kuralların çerçevesini oluşturmak ve uygulamaktır”

                Frank Knight

                “Devlet harcamaları ilave istihdam yaratmaz. Eğer, devlet, halktan borçlanarak ve vergi alarak harcama yaparsa, bir tarafta yaratacağı istihdamdan daha fazlasını yok eder.”

                Ludwig von Mises

                “Devletin faaliyet alanı sınırlandırılmalıdır. Devletin başlıca görevi, kanun ve düzeni sağlamak, özel teşebbüslerin kendi aralarındaki sözleşmelerin yürürlüğünü temin etmek ve rekabetçi piyasaları teşvik etmek suretiyle özgürlüğümüzü korumak olmalıdır. Özgürlüklerin korunması, devletin gücünün sınırlandırılması ve desantralize edilmesi ile mümkündür.”

                Milton Friedman

     

    “Devlet insan tabiatının bütün özellikleri ile yansımasından başka bir şey değil midir? Eğer, insanlar melek olsalardı, o zaman devlete gerek olmazdı. Eğer melekler insanları yönetselerdi, o zaman da devleti kontrol etmeye ve sınırlamalar getirmeye gerek olmazdı.”

    James Madison

   

                “Bazen insanın kendisini yönetmesine güvenilmemesi gerektiği söylenir? O zaman insanın başkalarını yönetmesine güvenilebilir mi? Veya insanı yönetmesi için krallar kılığına bürünmüş melekler bulabilir miyiz? Bırakalım bunun cevabını tarih versin.”

                Thomas Jefferson

                “Eğer insanlar Tanrı olsaydı, kendilerini demokratik olarak yönetebilirlerdi. İnsanlar Tanrı olmadıklarına göre, mükemmel bir devlet insanlara göre değildir.”

                Jean-Jacques Rousseau

     

    “Güç sözkonusu olduğunda, insanlara hiç bir zaman güvenme ve onları kötülük yapmamaları için anayasanın zincirlerine bağla.”

    Thomas Jefferson

   

                “Kurtlar dişlerini kaybedebilir, fakat doğalarını kaybetmezler.”

                Thomas Fuller

                “Eğer insanlar iyi olsalardı, devlet kötü olmazdı.”

                William Penn

                Anayasal Devlet ilkesi, siyasal gücü elinde bulunduran kimselerin bu güçlerini kötüye kullanabileceklerinin varsayılmasını şart koşar.”

                John Stuart Mill

                “Herhangi bir devlet sistemini anayasa ile sınırlandırırken ve kontrol ederken, her insanın hilekar olabileceği varsayılmalı, eylem ve davranışlarında özel çıkardan başka bir amacının olmayacağı düşünülerek önlemler alınmalıdır.”

                David Hume

                “İçinde yaşadığımız yüzyılda ‘demokrasi’ duygusal bir kavram olarak kullanılmaktadır. Yapısı, amacı ve işleyişi tamamen farklı olan politik rejimlere demokrasi kelimesi yakıştırılmaktadır. Bugün için demokrasi kavramı tamamen boş bir anlam ihtiva etmektedir. ‘Anayasal’ kelimesi, ‘demokrasi’ kelimesinin bir öneki olarak kullanılmalıdır. Demokrasinin temel ilkelerinden birisi olan bireysel özgürlük, ancak devletin faaliyet alanı ve çerçevesinin anayasal normlarla sınırlandırılması halinde bir anlam ihtiva edebilir.”

                James M. Buchanan

                “Devlet tehlikeli bir hizmetçi ve korkulacak

                bir efendidir.”

                George Washington

                “Devlet bazı sorunların çözümü; bazı sorunların ise bizatihi kaynağıdır.”

                Gordon Tullock

                “Kanunların sayısı ne kadar fazla ise yolsuzluk o kadar fazla olur.”

                Tacitus

                “Uyanmasıyla birlikte sivil toplum harabelerinin döküntüsünden başka hiçbir şey kalmayacak olan bir canavardan bizi ancak, müspet görevleri olan bir sınırlı devlet projesinin yeniden güçlendirilmesi kurtarabilir.”

                John Gray

                “Birey haklarını ihlal etmek demek, onu kendi yargısının aksi yönde davranmaya zorlamak veya onun değerlerini kamulaştırmak demektir. Esas olarak bunu yapmanın yalnız bir yolu vardır: Fiziksel zor kullanımı. İnsan haklarının iki olası ihlalcisi vardır; suçlular ve siyasi yönetim.”

                Ayn Rand

                “Çok fazla kanun, çok fazla devlet demektir. Çok fazla devlet de çok az bireysel hak ve özgürlük demektir.”

                Woodrow Wilson

                “Kanunların sayıca çok olduğu bir ortam, devletin kötü yönetildiğine işarettir. İyi yönetilen toplumlarda yazılı kurallara fazla gerek duyulmaz.”

                Sokrates

                “Büyük bir devleti yönetmek, küçük bir balığı pişirmek gibidir.”

                Lao Tzu

                “Asıl sorun çok az değil, çok fazla devlettir.”

                G. Warren Nutter

                “Devlet büyüdükçe, özgürlük de o oranda küçülür.”

                Jean Jacques Rousseau

                “Devletin niçin büyüdüğünü anlamak ihtiyacı çok hızlı bir şekilde, acil olarak ele alınması gerekli bir konudur.”

                James M. Buchanan

                “Devletin büyümesi Malthus Kanunu’na tabidir. Bürokratlar konusunda Malthus’un fikirlerine kesinlikle inanıyorum. Bürokratların sayısındaki ve projelerin parasal değerindeki artış, Malthus Kanunu ile sabitlenmiştir. Eğer devlet hizmetlerinin yerine getirilmesine yönelik 800 Milyon frank harcama için oy kullanırsak, bürokratlar bu 800 milyonun hepsini harcarlar; eğer onlara iki milyar versek, bürokrasi hemen kendini genişletir ve projelerin miktarı da genişler.”

                Frederic Bastiat

 
   

    “Modern birey tarihin yönünü değiştirebilir... Devletin sırtımızdan inmesi, bürokrasinin kanatlarının kesilmesi, deregulasyon ve özelleştirme uygulaması, devlet harcamalarının azaltılması, siyasal gücün desantralize edilmesi, vergi oranlarının indirilmesi, mali ve parasal disiplinin sağlanması için mücadele vermeliyiz.”

    James M.Buchanan

 
   

                “Kurumlar gereksiz yere çoğaltılmamalı.”

                William of Occam

                “Bürokratlar devletin büyümesinden kazançlı çıkabilirler; bu nedenle sahip oldukları gücü enformasyon konusunda kullanabilirler, onların işten atılma konusundaki güvenlikleri, emir ve talimat verme yetkileri, seçmen ve kamu görevlisi olarak politik kararları etkilemeleri devletin genişlemesine yol açar.”

                Gordon Tullock

                “Bir devlette ne kadar çok kanun varsa devlet o kadar çok yozlaşmış demektir.”

                Facitut

 
   

    “Devlet en iyi şekliyle bile kötü bir organizasyon olduğundan mümkün olduğu kadar en az devlete sahip olmalıyız.”

    William Godwin

 
   

                “Gelecekte bir gün, tarihçiler geriye bakıp, seçimleri ve çoğunluk arayışlarını iletişim bakımından ilkel yaratıkların arkaik bir töreni olarak değerlendirecektir. Ne var ki, bugün tehlikelerle dolu bir dünyada, ne bütün gücü tek bir kişiye devredebiliriz, ne çoğunlukçu sistemlerde varolan zayıf kamuoyu etkisinden vazgeçebiliriz, ne de dar azınlıkların öteki azınlıkları tiranlık altına sokacak geniş kararlar almasına izin verebiliriz.”

                Alvin-Heidi Toffler

                “Bugün vatandaşlar arasında kardeşliği, birliği geliştirmekle yükümlü olan devletin, onları devletten lütuf bekleyen, bir şeyleri koparmaya çalışan bireyler haline getirdiği kuşkusuzdur. Bugün tarım, sanayi, ticaret gibi kesimler devletten bir şeyler koparmak için çılgın bir yarış içindedirler. Herkesin gayreti yasa koyucudan kardeşlik adına bir imtiyaz koparmak şeklinde özetlenebilir.”

                Frederic Bastiat

                “Çağdaş demokrasiler, sahiplerinin izni olmadan özel mülkiyeti ele geçirmek için kişisel çıkarları kollayan bir kurum haline dönüşmüştür. Bunun yıllar önce Bastiat’ın “Yasal Soygun” adını verdiği durumdan farkı yoktur. Devlet zoruyla ve düzenleyici transferler yoluyla gelirin yeniden dağılımı yapılmakta ve bunun için de demokrasilerin çoğunluk kuralına dayalı yasama gücü kullanılmaktadır.”

                James A.Dorn

                “Eğer her iyi ve yararlı olanı teşvik edecek olursanız, bunun sınırını nasıl saptayacaksınız? Mantık çerçevesinde bir liste çıkararak tarım, sanayi, ticaret, refah ve eğitim için teşvik verilmesini mi talep edeceksiniz?”

                Frederic Bastiat

                “Vergi teşviği ihtiyacı olana değil, aksine ihtiyacı olmayana sağlanır.”

                Franklin D.Roosevelt
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Aralık 11, 2009, 09:58:32 ÖÖ
Yanıtla #2
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4161
  • Cinsiyet: Bay

                “Rant monopolün bir sonucudur.”

                John Stuart Mill

                “Servet sahibi olmanın sadece iki yolu vardır: Ekonomi yoluyla (gönüllü üretim ve mübadele) ve politika yoluyla. Serbest piyasada sadece ekonomik araçlar kullanılır ve sonuçta herkes yaptığı hizmet karşılığında bir para kazanır. Devlet teşvikleri işin içine girince durum değişir. O zaman servete ulaşmak için politik araçlar devreye girer.”

                Murray Rothbard

                “Ticaret ilkeleri ve özgür bir devletin ruhunun aksine tekeller iğrençtir ve özgür devlete zarar vermeyecek şekilde ortadan kaldırılmalıdır.”

                Maryland Anayasası, 1776

                “Bir bomba dışında bir şehri mahvedecek en etkin teknik kira kontrolleridir.”

                Assar Lindbeck

                “Monopol iyi yönetim için büyük bir tehlikedir.”

                Adam Smith

                “Tembellik için bir prim olarak adlandırdığımız ayrıcalıkların ve monopollerin kaldırılmasını temsilcilerimizden talep edelim.”

                Belleville Manifestosu, 1869

                “Devletin ekonomiye yaptığı düzenlemelerin ve müdahalelerin temel amacı, özel teşebbüs sistemini engellemek değil, ona işlerlik kazandırmak olmalıdır.”

                Carl Becker

                “Hükümetin bir takım gereksiz müdahalelerde bulunması ülke halkının çoğunu rehavet ve atalete iter. Halkın şevk ve gayretini engeller. Toplumların yaşam nedenlerinden olan bireylerin girişim gücünü zayıflatır ve genel harcamaların beyhude artmasına neden olur.”

                Sakızlı Ohannes

                “Bugün medeniyeti tehdit eden en büyük tehlike devlet müdahalesidir.”

                Jose Ortaga y Gasset

                “Tüketicilerin çıkarlarının ve değer yargılarının toplumun yararı için yeterli olmadığı ileri sürülerek her defasında devlet müdahalesinin gerekliliğinden sözedilmektedir... Tecrübe açık bir şekilde birbiri ardına devlet müdahalesinin doğru olmadığını bize öğretmekte ve tüketicilerin çıkarlarının tüketim mallarının etkin bir şekilde sunulmasının en etkin garantisi olduğunu göstermektedir.”

                Herbert Spencer

                “Devlet müdahalesinin sınırı var mıdır? Ve eğer var ise, sınırı nedir?”

                Herbert Spencer

                “Devlet (de facto olarak ifade edilecek olursa) bir şehre ya da devlete tabi insanların ya da belirli sayıda bir topluluğun kendi çıkarlarına göre yönetimi sanatı olarak tanımlanabilir. Yasalar, bir insanın ya da belirli bazı ailelerin çıkarlarına göre yapıldığı için yasaların imparatorluğundan değil, insanların imparatorluğundan sözedilebilir.”

                James Harrington

                “Devlet (De Jure olarak ifade edilecek olursa) insanların ortak çıkarı ve yararı üzerine kurulu sivil toplum sanatı olarak tanımlanabilir. Devlet insanların değil yasaların imparatorluğudur.”

                James Harrington

                “Yasalar ve mevzuat ne kadar fazla olursa, hırsızlar ve soyguncuların sayısı da o kadar artacaktır.”

                Lao-Tzu

                “Refah devletlerinin temel sorunu; çalışmayı, tasarrufu ve girişimciliği caydırarak, çalışma ile çalışmanın ödülleri arasındaki ilişkiyi koparma eğilimidir.”

                Assar Lindbeck

                “Ekonominin tabii kanunları vardır. Bu kanunların dışına çıkarak nehri tersine akıtmayalım.”

                Turgut Özal

                “Kendi refahımızı, herkesin refahının güvence altına alınmasının dışında bir yolla güvence altına alamayız. Kendinizin mutlu olmasını diliyorsanız, başkalarının da mutlu olmasına rıza göstermek zorundasınız.”

                Bertrand Russell

                “Refah Devleti Noel Baba’ya benziyor. Zira, Noel Baba fakirden çok zenginlere hediye veriyor.”

                J.Pen

                “Bir babanın çocuklarına olan şefkat duygusu gibi, iyilikseverlik ilkesine dayalı olarak bir devlet kurulabilir. Bu tür bir paternal devlet sisteminde, çocuklar tamamen pasif olarak davranmaya ve nasıl mutlu olabilecekleri konusunda devlet başkanının kararlarına ve yargılarına uymak zorunda kalırlar.”

                Immanuel Kant

                “Devlet vatandaşların pozitif refahı ile ilgilenmekten kaçınmalıdır.”

                Wilhelm von Humboldt

                “Devlet transferleri kesinlikle toplamı negatif olan oyunlardır.”

                Gordon Tullock

                “Yoldaki soygunculardan farklı olarak teşvikler ve tarifeler yoluyla devletten soygunculuk yapanlar sadece yasayı ihlal etmekle kalmazlar, aynı zamanda yasal araçlarla kötü işleri yaparlar.”

                Frederic Bastiat

                “Sevgili halkım, sizler devlet tarafından soyuluyorsunuz. Bu şekilde ifade etmek kaba olabilir, fakat en azından yeterince açıktır.”

                Frederic Bastiat

                “Paul’a ödemek için Peter’den çal.” “Decoiffer St.Pierre pour coiffer.”

                St.Paul.

                “Korumacılık, sosyalizm ve komünizm yasal soygunun çeşitleridir.”

                Frederic Bastiat

                “Devlet müdahale ettikçe, sanayiye zarar verir, sanayiyi teşvik için devletin ekonomiye müdahalesi dahi sanayiye zarar verir.”

                Claude Henri Saint-Simon

                “Besle büyüt onları, ama sahiplenme. Yönlendir, ama onlara yaslanma. Liderleri ol, ama yönetme.”

                Lao-Tzu

                “Devletin işi insanları doğrudan zengin yapmak değil, zengin olabilmeleri için güvenlik sağlayacak bir ortam hazırlamaktır. Bunun ötesinde devletin daha fazla hizmet üstlenmesi sonuçta daha az iş yapılmasına neden olur.”

                Thomas Babington Macqulay

                “Refah devleti önlemlerinin ortak sorunu, sistem kurulduğunda yararlanması düşünülmeyen kimselerin davranışlarını bu imkanlardan yararlanacak şekilde uyarlamalarıdır. Bu sorun, siyasal rekabet süreci içinde, sosyal yardımları gittikçe daha arttırma eğilimindeki politikacılar tarafından daha vahim bir hale getirilir.”

                Assar Lindbeck

                “Devlet, insanoğlunun tüm sorunlarına çözümler öneriyor; ticareti geliştireceğini, tarım ve sanayiyi kalkındıracağını, sanatı geliştireceğini, yoksulluğu ortadan kaldıracağını vadediyor. Bütün bunları gerçekleştirmek için, hükümetlerin istediği sadece yeni bazı kurumlar oluşturmak ve birkaç yeni bürokrata ödeme yapmak!...”

                Frederic Bastiat

                “Müdahaleciliğin doktrini ve uygulaması (bunun en son uygulaması Alman Sosyal Piyasa Ekonomisi’dir) sürekli olarak genişlemektedir. Devletin müdahaleleri sınırsız olma eğilimindedir.”

                Ludwig von Mises

                “Üçüncü yol yoktur.”

                (Tertium non datur.)

                Latin Atasözü

                “İstediğin herşeyi sana sağlayan büyük bir devlet, senden daha fazlasını isteyecek kadar büyük bir devlettir.”

                Barry Goldwater

                “Paternalizme halkın inandırılmaması gerekir. Halka paternalist amaçlarla yapılacak devlet fonksiyonları dışındaki devlet hizmetlerini desteklemeleri öğretilmelidir.”

                Grover Cleveland

                “Devlet, halkın ne babasıdır, ne hocasıdır, ne vasisidir, ne lalasıdır.”

                Namık Kemal

                “Herkese kendi evi en emin sığınak olmalıdır.”

                Latin Atasözü

                “Herkesin kendi hak ve çıkarlarının tek güvenilir bekçisi olması önermesi, kendi işlerini görmeye yetenekli her insanın çıkarlarının söz konusu olduğu her yerde, zımni olarak davranışlarını uydurduğu temel ihtiyat düsturlarından biridir. Gerçekten, bir çokları siyasal bir öğreti olarak bunu hiç sevmez ve evrensel bir bencillik öğretisi diye, açıktan açığa yermekten hoşlanırlar. Buna şu karşılığı verebiliriz: İnsanlığın kural olarak kendilerini başkalarına ve yakındakileri uzaktakilere yeğledikleri doğru olmaktan ne zaman çıkarsa, o andan sonra komünistlik yalnız uygulanabilir olmayıp, savunulabilecek tek toplum biçimi olur ve o zaman geldiğinde de, mutlaka uygulanacaktır.”

                John Stuart Mill

                “Okuduğum tarih, en kötü devletin çok fazla büyümüş devlet olduğu konusunda beni ikna etmiştir.”

                John Sharp Williams

                “En iyi devlet, en az yöneten devlettir.”

                John L.O’Sullivan

                “Gerçek devlet sanatı, az yönetmektir.”

                Jonathan Shipley

                “Devletin olmadığı bir yerde mülkiyet söz konusu olmayacaktır, senin-benim ayrımı olmayacaktır; sadece gücü olan insan istediğini alabilecektir.”

                Thomas Hobbes

                “En az yöneten devlet, en iyi devlettir.”

                Thomas Jefferson

                “Devlet niçin kuruldu? Çünkü insanların tutkuları ve hırsları sınırlama olmaksızın akıl ve adaletin emirlerine uymayacaktır.”

                Alexander Hamilton

                “Soru: Ne zaman yeni bir devlet inşa edilmelidir? Cevap: Ne zaman ki eski devlet uygulanamaz olursa ve insanın hakları için tehlikeli olursa...”

                Bostonlular, 1787

                “Her millet layık olduğu devlete sahiptir.”

                Joseph de Maistre

                “En az yöneten devlet, en iyi devlettir.”

                Thomas Jefferson

                “Ne kadar az devlete sahip olsak o kadar iyidir.”

                Ralph Waldo Emerson

                “En iyi devlet nedir? Bize kendimizi yönetmemizi öğretendir.”

                Goethe

                “Devlet her zaman bizim işlerimizi idare etmek ister. Ancak sonuç kendi işlerimizi idare etmemizden daha kötü ve maliyetlidir.”

                Benjamin Constant

                “Gönüllü sistem (Voluntarizm) ilerleme ve mutluluğun gerçek yasasıdır.”

                Auberon Herbert

                “Voluntarizm, tüm ayrıcalıklara, monopollere ve sınırlamalara karşıdır ve özgür dünyada insanların kendi yaşamlarını kendilerinin serbestçe düzenlemelerini şart koşar.”

                Auberon Herbert

                “Ferdiyet inkişafının, mani karşısında kalmaya başladığı nokta, devlet faaliyetinin hududunu teşkil eder.”

                M.Kemal Atatürk

                “Devletin desantralize edildiği bir ortamda bireyler tercihlerini açıklamakta daha iyi şansa sahip olurlar. Bölgesel düzeyde sunulan kamusal mal ve hizmetlerin arzında rekabetin varlığı, politik karar alma sürecinde bireylerin isteklerinin dikkate alınması neticesini doğurur. Federalizm esasen bu mantık üzerine dayalı olarak oluşturulmuştur. Tıpkı piyasada, firmaların kar elde etmek için yarışmaları gibi federal bir sistemde partiler oy için rekabet ederler. Federal anayasal sistem içersinde vatandaşlar bir bölgede tatmin olmadıkları hizmetler sözkonusu olduğunda diğer bir bölgeye taşınabilirler. Bu ‘ayaklarla oy kullanmak’ olarak ifade edilir.”

                Bruno Frey

                “ Sağlıklı bir toplum için ticari sektör ve devlet sektörü dışında bir üçüncü “bağımsız sektör” e sahip olmak çok önemlidir. Bağımsız sektör, halihazırda devlet tarafından sunulan bir çok hizmeti daha etkin bir şekilde sunabilir ve sunmalıdır.”

                Friedrich A.von Hayek

                “Piyasa başarısızlığının söz konusu olduğu durumlarda ihtiyaç duyulan hizmetlerin arz edilmesi için devlet tek ve en iyi alternatif değildir... Bazı alanlarda gönüllü sektör en iyi alternatiftir.”

                Friedrich A.von Hayek

                “Gönüllü ve serbest organizasyonlar esnekliğe sahip olduklarından, yeniliklere çabuk uyum gösterdiklerinden, bireysel faydaya imkan sağladıklarından tüketicilere karşı daha sorumlu olduklarından, keşif ve yeniliklere daha açık olduklarından ve rekabetle karşı karşıya bulunduklarından tüm hizmetlerde devlete tercih edilmelidirler.”

                Thomas Hill Green

                “Devletin ana fonksiyonu ... ekonomik yaşam içerisinde özgürlüğü güvence altına almak için kuralların çerçevesini oluşturmak ve uygulamaktır.”

                Frank Knight

                “Devlet vatandaşın efendisi değil hizmetçisidir.”

                John F.Kennedy

                “Devletin görevi sadece, yaşam, sağlık, özgürlük ve özel mülkiyetin şiddete karşı korunmasını garanti etmekten oluşur. Bunun ötesinde bir devlet görevi doğru değildir.”

                Ludwig von Mises

                “Tek istikrarlı devlet, tüm insanların yasa öncesinde eşit olduğu devlettir.”

                Aristo

                “Kuralların devlet tarafından düzenlenmesine –Evet; Devlet planlamasına ve ekonomik sürecin kontrolüne –Hayır! Önemli olan düzen ve süreç arasındaki farkı anlamak ve buna göre hareket etmektir.”

                Walter Eucken

                “Devletin kapsam ve sınırları a priori olarak belirlenemez. Devletin sivil topluma müdahalesinin niteliğini ve büyüklüğünü belirlemede; zaman, mekan ve tarihsel şartlar hayati önem taşır.”

                John Gray

                “Devletin uygun amaçları ve sınırları konusunda yapılacak araştırma, diğer politik konular içersinde en yüksek öneme sahip olmalıdır.”

                Wilhelm von Humboldt

                “İyi devletin amacı üretimi teşvik etmekte, kötü devletin amacı ise tüketimi teşvik etmekte yatmaktadır.”

                Jean Babtiste Say

 
   

    “Bir ülkenin gerçek zenginliği, o ülkenin yıllık üretim gücüdür. Bir ülkenin zengin veya fakirliği o ülkenin ürettiği malların miktarına bağlıdır.”

    James Mill

 
   

                “Modern bir sanayi toplumunun görevi, şu anda teknik açıdan gerçekleştirilebilir olan bir şeye, yani gerçekten üretip yaratan, bizzat denetledikleri kurumlar içinde sınırlı hiyerarşik yapılarla, mümkünse hiyerarşiyi tamamen ortadan kaldırarak yaşamlarını özgürce sürdüren insanların özgür ve gönüllü katılımlarına dayanan bir topluma ulaşmaktır.”

                Noam Chomsky

                “Düzen özgürlüğün ilk şartıdır.”

                C. Wilhelm Hegel

                “Düzen olmadan özgürlük; özgürlük olmadan da düzen aynı ölçüde tahrip edicidir.”

                Theodore Roosevelt

                “Kesin zaruret olmadıkça piyasalara karışılmaz; bununla birlikte hiçbir piyasa da başıboş değildir.”

                M.Kemal Atatürk

                “Serbest piyasanın varlığı devlete olan ihtiyacı ortadan kaldırmaz. Devlet oyunun kurallarını tespit etmek ve bu kuralları uygulamak için gereklidir. Piyasanın görevi, politik araçlar kullanılarak alınan karar ve uygulama alanlarını ve devletin doğrudan oyuna katılmak istediği alanları daraltmak ve sınırlamaktır.”

                Milton Friedman

                “Devletin görevi hizmet götürmek değil, hizmetin götürülmesini sağlamaktır.”

                Mario Cuomo

                “Piyasalar fonksiyonel olduğu sürece devlete gerek yoktur. Devletin vatandaşlarını güvenlik şemsiyesi altına alması koşuluyla piyasalar, bireylerin özgürlüğünü ve düzenini sağlar.”

                James M. Buchanan
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
0 Yanıt
1659 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 13, 2007, 02:09:34 ÖÖ
Gönderen: shemuel
6 Yanıt
3478 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 06, 2008, 03:45:22 ÖÖ
Gönderen: Original Life
26 Yanıt
5883 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 22, 2009, 12:17:21 ÖS
Gönderen: lucifer
3 Yanıt
6011 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 02, 2014, 11:35:07 ÖS
Gönderen: Katharsis
1 Yanıt
2535 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 07, 2009, 08:13:34 ÖS
Gönderen: ozak1977
2 Yanıt
4096 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 15, 2010, 02:25:22 ÖS
Gönderen: popperist
2 Yanıt
5002 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 08, 2009, 01:55:14 ÖS
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2054 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 09, 2009, 10:17:59 ÖÖ
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
1942 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 10, 2009, 10:37:07 ÖÖ
Gönderen: ADAM
3 Yanıt
2988 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 04, 2010, 06:42:35 ÖÖ
Gönderen: calatrava