Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: KADINLARIN ÖLDÜRÜL(E)MEYECEĞİ BİR TOPLUM İÇİN ÖNERİLER.......  (Okunma sayısı 2987 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Aralık 01, 2010, 04:26:09 ÖS
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 304
  • Cinsiyet: Bay

    Türkiye Psikiyatri Derneği şiddetsiz bir kadın dünyası yaratabilmek için hükümet ve medyaya düşen görevleri hatırlatıyor; önerileri sıralıyor.

    "Kadına yönelik şiddetin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması, öncelikle devletin ve siyasal iktidarların ilgili tüm kurumlarıyla sorumluluk üstlenmesi, ilgili tüm sivil ve resmi kuruluşlarla işbirliği yaparak, yaşamsal öneme sahip bu sorunun ortadan kaldırılması için gerekli sosyal politikaların yaşama geçirilmesi ile mümkün olacaktır."

    Türkiye Psikiyatri Derneği Merkez Yönetim Kurulu adına Uz. Dr. Agâh Aydın ve Yrd. Doç. Dr. Ayşe Devrim Başterzi'nin "25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Uluslararası Dayanışma Günü" açıklamalarına şiddetin önlenmesi için sıraladıkları önerilerini bu cümleyle bağlıyorlar.

    Şiddetin önlenmesi için öneriler

    Aydın ve Devrim Başterzi, Türkiye Psikiyatri Derneği'nin Bogota, Tahran, Londra, İstanbul ya da Van'da; 7, 17, 27 ya da 67 yaşında; pantolon giydi, evlenmek istemedi, saçı gözüktü, sevgilisiyle sevişti, yemeği yaktı ya da maaşını vermedi diye; babası, komşusu, patronu, sevgilisi, kocası ve onları koruyan, kollayan, destekleyen ve cezalandırmayan sistem tarafından; kurşunla, taşla, bıçakla, testereyle ya da tecavüz ve hakaretle; aşağılanan, eziyet edilen, yaşam hakkı gasp edilen, kadın haklarını savunup, hesap soran kadın ve insan hakları örgütleriyle dayanışma içinde olduğunun özellikle altını çiziyor.

    Şiddetin kaynakları, şiddete maruz kalmanın kadında ne tür hasarlara yol açtığıyla şiddetin kalıcılaşmasında ve yaygınlaşmasında kullanılan dil, medya, okul müfredatı, yasal düzenlemelerin rolünün ayrıntılarıyla tahlil edildiği açıklamada Türkiye Psikiyatri Derneği şiddetin önlenmesi yolundaki önerilerini sıralıyor.

* Uluslararası sözleşmelerin yaşama geçirilmesi sağlanmalı ve Başbakanlık "Şiddet" Genelgesi gibi olumlu yöndeki tüm hukuksal düzenlemeler köklü yapısal çözümler üretilmesi beklenmeden uygulamaya konmalı.

* Kadınların yaşam haklarını garanti altına almak üzere ciddi ve kapsamlı bir eylem planı hazırlanmalı, gerekli tüm adımlar atılmalı ve fiili olarak yaşama geçirilmelidir.

*Kadına yönelik şiddet davalarında uygulanan 'haksız tahrik indirimleri' kaldırılmalı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 29. maddesi uygulanmamalıdır. Namus cinayetleri, uluslararası hukuk açısından yargısız infaz olarak kabul edilmektedir. Bu cinayetleri engellemek için farklı düzeylerde stratejiler geliştirilmelidir.

*Şiddet gören, ölümle tehdit edilen kadınlar tüm yasal haklarını kullanmalarının sağlanması yanında özel önlemler alınarak koruma altına alınmalı ve sığınma evlerinin sayısı gereksinmeleri karşılayacak şekilde arttırılmalı.

* Kadın ve erkeklerde cinsiyet rollerinin ruhsal hastalıkların sıklığı ve oluşturduğu sorunlar üzerine etkilerine dair geniş çaplı epidemiyolojik çalışmalarla desteklenmeli; kadının ruh sağlığı üzerinde koruyucu ve iyileştirici etkisi olan faktörler belirlenmeli.

* Kadın, erkek ve çocuk tüm vatandaşların sosyal güvenceleri olmalı, sağlık hizmetlerine engelsiz ulaşmalı ve ücretsiz, herhangi bir katkı payı ödemeksizin bu hizmetlerden yararlanabilmeli.

* Medya, kadına yönelik şiddet ve tecavüz haberlerini kamuoyuna aktarırken, haber dilini doğru kullanmalı, etik değerlere uymalı, tecavüzün içerdiği şiddeti arka plana itmemeli ve tecavüzü erotize edici tutumlardan uzak durmalı.

* Yazılı, görsel basın, film ve müziklerin erkek egemen ve kadını aşağılayıcı ifadeler içermemeli, Okul öncesi eğitim de dâhil olmak üzere tüm eğitim birimlerinde uygulanan müfredat cinsiyete yönelik ayrımcılığı pekiştirecek ifade ve imalardan arındırılmalı.

* Kadınlara yönelik her tür düzenleme için kadınların ve kadın örgütlerinin görüşleri alınmalı; sivil toplum kuruluşlarının talepleri karşılanmalı, çalışmalarına destek verilmeli.......


IŞIK ve SEVGİ ile KALIN.......

Işık, sadece ışık ama daha fazla ışık.......


Aralık 01, 2010, 04:53:35 ÖS
Yanıtla #1
  • Ziyaretçi

bence bu yasayla çözülebilecek bir durum değil, şiddet artık Türk toplumunun iliklerine işlemiş durumda. Televizyonda en çok rating alan programlar kavga ve şiddet içeren programlar, politikacılar ekranda birbirleriyle kavgalı, yanyana gelince can ciğer kuzu sarması. Hâl böyle olunca bu durum kültür haline gelmiş ve bunu kültür olmaktan çıkarabilmek içinse 100 senelik bir eğitim planına ihtiyaç var diye düşünüyorum


Aralık 02, 2010, 03:17:17 ÖS
Yanıtla #2

Geçenlerde bu konuyu bir arkadaşımla tartışmıştım. Kadınların şiddete uğramasını protesto ediyordu ve sadece bunu yapıyordu. Çözümün ne diye sorunca, yine hukukun işler hale getirilmesi, yüksek cezalar verilmesi gibi şeyler söyledi.

Türkiye toplumu, gelişimini kendi dinamikleriyle başlatmamıştır. Hak kavramı, batıda olduğu gibi orta sınıfın talepleriyle çıkmamış, doğrudan batıdan ithal edilmiştir. Normalde bir çatışma sonrasında çıkacak olan tüm halk lehine tüm denge prensipleri, özgürlükler, bizde ters olarak iktidar sahiplerinin lutfuyla halka "bahşedilmiştir". İstemeyen, hakkını aramayan, isyan kültürü gelişmemiş dedeler ve nineler kuşağından geliyoruz. Bugün bireysel hak ve özgürlükleri talep edecek yerde, kolektif devlete kimin sahip olacağı tartışması yapılıyor. Herkes devletçi kesilmiş. En aydın çevrelerde bile ciddi bir şekilde devletçi söylemler destek bulabiliyor. Bizde aslolan birey değil, devlet ve iktidar olmuş. Mutluluk değil, fakat iktidar olmuş.

Böyle bir toplumda hukukun işler kılınması mümkün değildir. O arkadaşım, eğer hukuk işler kılınırsa ilk elden cezaevini boylayacak bir arkadaşımdı, çünkü gelirini eksik tebliğ ediyor ve dolayısıyla vergi kaçırıyordu.

Kadınların şiddet görmesi, izole bir sorun değildir!

Kadınların şiddet görmesi, büyük ve sıkı bağlantılı çok büyük bir sorunun sadece bir parçasıdır. Bu büyük sorun, zihniyet sorunudur, alışkanlıklar sorunudur, algı sorunudur, kültür sorunudur.

Kadınların şiddet görmesi izole bir sorun olmadığı, büyük bir sorunlar yumağının sadece biri olduğu için, bu sorunu sadece kadınlara yönelik hakların genişletilmesi vb. yasalarla, ceza kanunlarıyla çözemezsiniz.

Önce bu ülke insanı, otokontrol mekanızmasına sahip olacak, bireyci olacak. İktidara gelmeyi istemeyecek; iktidarın efendilik değil, sorumluluk olduğunu ve başarısız olursa büyük bedeller ödeyeceği bir makam olduğunu bilecek. Bizim insanımız iktidara gelmeyi sever, çünkü köle-efendi düzeniyle bunu algılar. Halbuki aslolan iktidar değil, bireydir, insanın kendisidir. İnsanın mutluluğudur, konforudur. Bunun için de insan, kendi sorumluluklarını kendisi almalıdır. Devletten bekleyerek değil.

Bu tür kişisel sorumluluk anlayışı, belli bir zihniyeti gerektirir. O zihniyete henüz Türkiye ulaşabilmiş değil. Bu belki 20-30 yıl sonra gerçekleşecek. İnsanlar çalışma kültürüne, eğitim kültürüne, sorumluluk kültürüne iyi adapte olacak, olmak zorunda kalacak. Büyük sorunlar çözülürse, küçükleri kendi kendilerine çözülmüş olacaktır zaten. Türk insanı, önce devletçilik yapmamayı öğrenecek, savaş çığırtkanı olmamayı öğrenecek. Kötü ile iyi arasında herhangi bir uzlaşmanın mümkün olmadığını görecek.

Örneğin doğuda hala feodalite var. Feodalite ortadan kalkmadan oradaki adam karısını dövmekten nasıl caydırılacak? Dövülen kadın hangi cesaretle suç duyurusunda bulunacak? O savcı, karşısına 30 bin kişilik koca aşireti aldığında, güvenliğinden nasıl emin olacak? Bunlara bir çözümü var mı o Psikiyatri derneğinin? Yoksa, söylemleri işe yaramaz.

Saygılar.
Karanlıklar prensi bir beyefendidir. W.Shakespeare


Aralık 04, 2010, 06:42:35 ÖÖ
Yanıtla #3
  • Ziyaretçi

şimdilerde brzezinski okuyorum, yine oradan bir paragraf paylaşayım izninizle;

"üstelik, birçok Müslüman devlet liderlerinin kişisel zenginleşmesinin açık örnekleri olarak görüldüğü, en korkunç örnekleri oluşturan Suudi Arabistan, Pakistan ve Endonezya gibi ülkelerde, siyasi güç elde etmenin servet elde etmekle eş anlamlı olduğu bilinmektedir" -Tercih, Sf,73



 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
MUTLU OLMAK İÇİN

Başlatan sun « 1 2 3 » Insan

24 Yanıt
8797 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 08, 2009, 05:39:37 ÖS
Gönderen: ceycet
0 Yanıt
1659 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 13, 2007, 02:09:34 ÖÖ
Gönderen: shemuel
0 Yanıt
2241 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 02, 2008, 03:48:29 ÖS
Gönderen: shemuel
7 Yanıt
6315 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 28, 2009, 04:12:50 ÖS
Gönderen: Nueva
2 Yanıt
5315 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 11, 2009, 09:58:32 ÖÖ
Gönderen: karahan
0 Yanıt
9051 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 11, 2010, 11:07:13 ÖÖ
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2487 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 12, 2010, 03:52:53 ÖS
Gönderen: ADAM
1 Yanıt
5267 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 13, 2010, 08:13:44 ÖS
Gönderen: ozak1977
0 Yanıt
5825 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 14, 2010, 10:55:29 ÖÖ
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
1959 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 11, 2010, 09:24:30 ÖS
Gönderen: ceycet