Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Masonlukta Tanrı inancı ve dine bağlılık zorunlu mudur?  (Okunma sayısı 19242 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ocak 07, 2011, 02:19:31 ÖS
Yanıtla #10
  • Ziyaretçi

Kendi dini seçimine saygısı olanın elbette ki diğer dinsel görüşlerede saygısı olmalıdır.

Bu olması gereken bir durum..

Localarda dinsel ve politik konuların konuşulmaması doğal algılanmalı..

Tartışma ortamı veyahut kaos ortamı yaratabilir bu tarz konular...

Gündelik yaşamımızdada en çok neden fikir uyuşmazlığı yaşarız..

Siyaset ve spor konuşmaktan..

Bu kuralı farkında olmadan zaten gündelik yaşamımızda uyguluyoruz..
 
                                                                                                                                SAYGILARIMLA


Nisan 14, 2013, 06:41:42 ÖÖ
Yanıtla #11
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 2859
  • Cinsiyet: Bay

Tek ve bir olana inanmak yeterli, gerisi tefarruat .

Saygılar
audi-vide-tace
    dinle-gör
        sus


Nisan 14, 2013, 10:27:16 ÖÖ
Yanıtla #12
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 199
  • Cinsiyet: Bay

Değerli üyeler;
Yazılanların hepsine katılmakla beraber; aslında Masonluk bana göre şu noktada çizgisini belirlemiş..

Mason olmak isteyen aday.
Dinsel yada tinsel olarak bir yaradana inanmalı.
Mensubu bulunduğu bu dinin vecibelerini yerine getirmek yada getirmemek kendi insiyatifidir.
İnanç penceresinde hangi dinde olursa olsun İnanç'ın gereklerinin bazıları temel niteliktedir.
Zaten Mason olmak için gerekli olan şartlarda bu temel niteliklerle örtüşmektedir.

Bunlar bana göre sırası ile şunlardır;
Yaşadığı dünyaya saygılı olmak daha güzel ve yaşanılacak bir yere dönüştürme isteği ve amacı.
İnsana ve yaşadığı topluma, onun mensuplarına saygı ve her ikisinde de gene inanaç penceresi çerçevesinde " daha güzel daha iyi bir yere getirme isteği,arzusu. "
Eğitim: Hangi din ve İnançta olursa olsun insanların hem kültürel hemde yaşam kalitesi olarak gelişime yönlendirilmesi.
Bireysel ve Toplumsal huzur: Tüm toplumlar hem kendi içlerinde hemde çevreleri ile barış, adalet ve sükûnet içinde yaşamaya özendirilir ve amaçlanır.
Bir noktaya geldik sanırım. Bunlar aynı zamanda Mason toplumunun da temelde olmaz ise olmazları değilmidir.

İşte bu noktada; İnanaçsız birinin ;
Yaşadığı dünyaya saygılı olması beklenemez. O kişi sadece kendi dünyasında, kendi bakış eksen ve penceresinden bireysel bir yasamı öngörür.
Herşey onun için olmalıdır. Hayatın getirdikleri onda gelgitler yaratabilir.
Cünkü icinde bulunduğu İnanç sistemlerinin kural ve kaidelerle örülü yaşamsal sistemler onun için birşey ifade etmez.
O herşeyi kendisi için yaptığından mensubu bulunduğu toplum ile de zaman zaman ters düsücek çatışmalar yaşıyacaktır.
Bu kişiler İnançlardan, mensubu bulundukları topluluğa ait örf adet , anane , kultur , kural ve kaidelerden zaten kendilerini stabilize etmeye çalışıyorlardır.

Böyle kişilerin kalıtımsal olarak geçmişten gelen kesin kural ve kaidelerle her noktası belirlenmiş,
İnsanı yücelten, mensubu bulunduğu toplumu destekleyici ve geliştirici , kendisini yasadığı topluma ,
ülkeye pozitif değer katmaya adamış bir Mason topluluğuna bir şey kazandırması söz konusu olabilirmi..

Kaldıki bu tarz bireylerin hem sosyal hem kültürel hemde pisikoloğik sorunları olması çok normaldir.
Bu tarz bireylerin kendilerine, ülkelerine, yaşadıkları ve mensubu bulundukları topluma nede Mason birliğine ,
topluluğuna bir katkı ve faide sağlamaları mümkünmüdür.

Bu yüzdendir ki ; " Kimler Mason Olabilir " sorusunun cevabında da; " Masonlukta Tanrı inancı ve dine bağlılık zorunlu mudur?
" sorusunun cevabında da " Evet zorunludur. " kelimesi sarih olarak geçmektedir.

Saygı ve Hörmetlerimle;
Kerberos
Res Firma Mitescere Nescit


Nisan 14, 2013, 11:52:07 ÖÖ
Yanıtla #13

Sayın kerberos,

Benim bildiğim kadarıyla Muntazam Masonlukta, herhangi bir dinden ziyade bir tanrıya inanmak daha mühimdir. Zaten "Evrenin Ulu Mimarı" kavramı da, tüm inançların tanrısını tek kavramda toplayan, bütünleştirici bir ifadedir.

Lakin inançsız birinin nasıl vatana-millete ve yaşadığı dünyaya katkı sunmadığı/sunamayacağını iddia edersiniz? Ben buna kat'iyen katılmam. Saydığınız tüm özelliklere karşıyım ve hepsini tek tek cevaplandırmak istiyorum.

Alıntı
Yaşadığı dünyaya saygılı olması beklenemez. O kişi sadece kendi dünyasında, kendi bakış eksen ve penceresinden bireysel bir yasamı öngörür.
Yaşadığı tek yer olan "dünya"ya en büyük saygıyı ve emeği neden bir dinsizden beklemeyelim? En azından cennete inanmayan birisi, bu dünyayı cennete çevirmek için daha çok çabalamaz mı? Miskinleşmez, hayal aleminde yaşamaz. Aksine ben, huriler düşünen bir kimsenin, asıl yaşamı ötelerdeki bir yaşamda gören bir kimsenin, bu dünyaya neler sunacağını merak ederim.

Alıntı
Herşey onun için olmalıdır. Hayatın getirdikleri onda gelgitler yaratabilir.

Her şeyin kendisi için olduğunu iddia edenler, dinsizler değillerdir. Bu dünyayı, bu dünyadaki en küçük zerrenin hatta tüm kainatın tek insan için olduğunu iddia edenler başka kimselerdir.

Alıntı
Cünkü icinde bulunduğu İnanç sistemlerinin kural ve kaidelerle örülü yaşamsal sistemler onun için birşey ifade etmez.
Elbette. Misal hurileri düşünmez, cihat yapmaz, kadınları ikinci sınıf görmez... Bilimle, akılla ve bilgisiyle kendine yeni bir yaşam sistemi kurar.

Alıntı
O herşeyi kendisi için yaptığından mensubu bulunduğu toplum ile de zaman zaman ters düsücek çatışmalar yaşıyacaktır.
Ne güzel! Toplumu ilerleten, bir adım ileri götüren de bu değil midir? Tarihte bize bunu anlatmaz mı?

Alıntı
Bu kişiler İnançlardan, mensubu bulundukları topluluğa ait örf adet , anane , kultur , kural ve kaidelerden zaten kendilerini stabilize etmeye çalışıyorlardır.
Mensubu oldukları topluluk kural ve kaide diye anlamsız bir kaç şeye inanıyorsa, elbette! Ne de güzel olur!

Kısacası " Masonlukta Tanrı inancı ve dine bağlılık zorunlu mudur? sorusunun cevabı da "dini bağlılık zorunlu değildir" şeklindedir.

Sizinle aynı görüşte değilim.

Saygılarımla.
• Laborare est Orare XXII.
• ... Bense daha önce duyulmamış, yeni şeyler söylediğim için onların ilenç ve lanetlemelerine maruz kalmaya devam edeceğim.... Simon Magus


Nisan 14, 2013, 04:41:05 ÖS
Yanıtla #14
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 731
  • Cinsiyet: Bay

Masonluğun bir kısmı Tanrı'ya inanmayı hatta daha ileri giderek bir dine inanmayı şart koşmaktadır. Bu bir kuraldır, bir anlayıştır der geçersiniz.

Ancak sayın Kerboros'un yaptığı gibi "inanç ile yaşadığı dünyaya, topluma saygıyı" karıştırırsanız yanlış yaparsınız.
Bu çok yanlış ve tek taraflı bir yorum.
Topluma yararlı ve saygılı insanların inançlılar olduğu gibi bir anlam çıkar.

Bakın geçenlerde "higgs bozonu'nu" öngören ünlü fizikçi Peter Higgs ateist olduğunu açıkladı. Parçacığa "Tanrı Parçacığı" adının verilmesinin yanlış olduğunu söyledi.

Sayın Kerberos'un mantığına göre bu adam yaşadığı dünyaya yararlı biri olmuyor şimdi.

Dünyayı ayakta tutan bilimdir,teknolojidir, fendir. Amerikan Bilimler Akademisinin üyelerinin % 92,' ateisttir.

Elbette amacım burada inançsızlığı savunmak değildir. Sayın Kerberos'un mantığının hatalı ve tehlikeli olduğudur.

Masonlukta inanç ve inançsızlık konusu bir çok kere işlendi.

Neden bazı masonluk anlayışlarında Tanrı inancının gerekli kılındığı, bazı masonluk anlayışında ise kişinin inanıp inanmaması konusuna bireysel bir hak olarak ele alınıp masonluğa giriş için bir şart olarak alınmadığı çaşitli defalar işlendi.

Sayın Kerberos neden? diye sorarsa elbet kendisine yanıt veren çıkacaktır.

Özgürlük zeka demektir, sevgi demektir. Özgürlük sömürmeme, yetkeye boyun eğmeme demektir. Özgürlük olağanüstü erdem demektir.
Jiddu Krishnamurti


Nisan 14, 2013, 04:44:20 ÖS
Yanıtla #15
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7247
  • Cinsiyet: Bay

Sayın Kerberos, iki yıldan daha eski olan bu başlığı yeniden canlandırmış.

Uzunca da bir çalışma yapmış bunun üzerine....

Sayın Peacewings de ona karşı eleştirel bir tarzda yanıt vermiş.

Hepsini baştan sona ele almak olanaklı. Belki bir ara o işe girişirim. Şimdilik şunu belirtmek istiyorum:

Dünya yüzünde bir Masonluk şablonu yoktur. Bir diğer deyişle Masonluk tek tip değildir. Bırakalım birbirinden farklı birçok mason riti ve sistemi oluşunu, temel Masonluk anlayışı ve tutumunda da önemli farklar vardır.

Bu durumda;

- Bazı mason kuruluşlarına göre Masonlukta Tanrı inancı zorunludur. (Bazı mason kuruluşları ona Tanrı değil de Yaradan der; böylece Teizm'den sıyrılıp Deizm'e yönelir.)

- Bazı mason kuruluşlarına göre Masonlukta belirli bir dinsel inanç zorunludur. (Bazı masodn kuruluşları bu belirli dinsel inancı genelde Teizme, bazıları ise özel bir Hıristiyan inancına bağlar.)

- Bazı mason kuruluşlarına göre ise Masonluk masonların dinleri ya da inaçlarıyla ilgilenmez; bu herkesin kendi bileceği bir iştir; dolayısıyla bir din ya da inanç zorunluluğu yoktur.
 
Şimdi bunlardan bir tekini geçerli olarak alır, ötekileri göz ardı edersek; sorunun yanıtını da ona göre verir ve ayrıntılı irdelemelerde (örneğin bir kişinin kendisine ve çevresine yararlı bir insan oluşunun değerlendirilmesinde) ön yargılı yanlışlar yaparız.

Şimdilik bu kadar... Hatta kim bilir belki hepsi bu kadar.

NOT: Bu yazı Sayın asimov'un yazısından önce yazılmıştı.

« Son Düzenleme: Nisan 14, 2013, 04:46:58 ÖS Gönderen: ADAM »
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Nisan 14, 2013, 06:30:45 ÖS
Yanıtla #16
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 199
  • Cinsiyet: Bay

Değerli Üyeler ;

İnanınızki amacım  iki yıldan daha eski olan bu başlığı yeniden canlandırmak değildi.

Formu okudukça kendime göre değerlendirmelerde yapıyorum. Açıkçası fikir cimlastiğide denebilir.
Şimdi; Değerli Üyelerimiz maalesef bu forumda her cümleyi parça parça ele alıp her okuyanlar'da maalesef kendi perspektiflerinden değerlendiriyorlar.
Su ana kadar birkaç kişi dışında; bu forumda yazılan yazılara cevap yazan arkadaşlarımız , yazan arkadaşımız acaba bu konuyu bu acıdan
görmüş yada anlamış böyle irdelemiş diyeniniz çıktımı..
Kacımız bunu yapıyoruz.

Lütfen cümleden cümleye atlıya atlıya sadece eleştirel olabilmek adına okumayalım. Birazda yazan kişinin neyi ne sekilde dusunup ,
konuyu hangi perspektiften bakarak yazıyı yazdığına bakınız.

Asagıdaki Paragarafı okuyup , benim anlatmak istediğimi yada düşüncemi kaçınız benim anlattığın sekilde irdeledi acaba..

Alıntı:
 " Mason olmak isteyen aday.
Dinsel yada tinsel olarak bir yaradana inanmalı.
Mensubu bulunduğu bu dinin vecibelerini yerine getirmek yada getirmemek kendi insiyatifidir.
İnanç penceresinde hangi dinde olursa olsun İnanç'ın gereklerinin bazıları temel niteliktedir.
Zaten Mason olmak için gerekli olan şartlarda bu temel niteliklerle örtüşmektedir. "

Şimdi bu paragrafta sizi neresi rahatsız etti....

İkinci paragrafa gelelim:
" Bunlar bana göre sırası ile şunlardır;
Yaşadığı dünyaya saygılı olmak daha güzel ve yaşanılacak bir yere dönüştürme isteği ve amacı.
İnsana ve yaşadığı topluma, onun mensuplarına saygı ve her ikisinde de gene inanaç penceresi çerçevesinde " daha güzel daha iyi bir yere getirme isteği,arzusu. "
Eğitim: Hangi din ve İnançta olursa olsun insanların hem kültürel hemde yaşam kalitesi olarak gelişime yönlendirilmesi.
Bireysel ve Toplumsal huzur: Tüm toplumlar hem kendi içlerinde hemde çevreleri ile barış, adalet ve sükûnet içinde yaşamaya özendirilir ve amaçlanır.
Bir noktaya geldik sanırım. Bunlar aynı zamanda Mason toplumunun da temelde olmaz ise olmazları değilmidir. "

Şimdi  bu paragrafta neyi anlatmaya calsımısım bunu benim düşünce penceremden kaçınız anladı acaba..

Şimdi ise en cok eleştirdiğiniz paragraf;
" İşte bu noktada; İnanaçsız birinin ;
Yaşadığı dünyaya saygılı olması beklenemez. O kişi sadece kendi dünyasında, kendi bakış eksen ve penceresinden bireysel bir yasamı öngörür.
Herşey onun için olmalıdır. Hayatın getirdikleri onda gelgitler yaratabilir.
Cünkü icinde bulunduğu İnanç sistemlerinin kural ve kaidelerle örülü yaşamsal sistemler onun için birşey ifade etmez.
O herşeyi kendisi için yaptığından mensubu bulunduğu toplum ile de zaman zaman ters düsücek çatışmalar yaşıyacaktır.
Bu kişiler İnançlardan, mensubu bulundukları topluluğa ait örf adet , anane , kultur , kural ve kaidelerden zaten kendilerini stabilize etmeye çalışıyorlardır. "

Değerli Üyeler ;
Öyle bir sekilcilige kapılınıyor'ki şaşırıyorum.
İnançsız yada dinsiz.. Elbette tabir kişiden kişiye veya tanımlamanın açılımına göre değişiklik arz edebilir;
Söyleyebilirmisiniz bana İnsan ne zaman inançsızlaşır. Ne zaman dinden kopar.
Şu an bu şekilde tabir edilen kişi yada kişiler topluluğu amazonların yeni keşfedilen kabilelerinden değil haksızmıyım.

Bu bireylerinde ebebeynleri ve mensubu oldukları bir ülke, halk,mahalli bir topluluk mevcut.
Analarının karnından çıkar çıkmaz yada kendilerini bilir yani 5-6-7 yaşlarına gelince'de bu kişiler, hadi ben dinsiz olıyım inancım yok din nedir bilmem demiyorlar.
Bu bireyler hayatlarında belli bir yaş ve noktada mensubu bulundukları dinden yada inanctan kopuyorlar.
O nokta yada yaşa gelene kadar inançları var yada bir dine mensuplar; vecibeleri yerine getirsinler getirmesinler.
Yani aynı şekilde o noktaya kadar dinin, yada İnancın oluşturduğu tüm kurallara uymak zorundalar.

İnsanın birey olarak önce taptığı tanrıdan kokrtugu için, sonra mensubu olduğu din'e ait kurlaları , topluma ve sırasıyla kültüre ait kurallar sissilesini takip ederek yasadıgını varsaymıyormuyuz.
Bu kuraları çiğnemek yada görmezden gelmek konusunda bizi engeleyen neden nedir.?

İşte bu soruya cevap bulduğumuzda bana göre " bakın bana göre diyorum... " Masonlukta Tanrı ve dine bağlılık " sorusununda cevabını bulucaksınız.

Ne demiştim birey hayatının belli bir noktasın'da dine yada tanrıya olan inancını kaybediyor. Nedeni a yada b olabilir. Buda önemli tabiki ama su an konumuz bu değil.
Dini yada inancı ne olursa olsun , bana insanı sevmeyi ögütlemiyen, topluma çevresine ülkesine yararlı olmayı çevresindekiler için verici olmayı
öğütlemeyen bir tek din yada inanc sistemi söyliyebilirmisiniz.

Dinler ve İnanclar kötü olabilir bireyler için ancak bunun nedeni gene bireylerin kötü olmaları yada zaaflarının bulunmasından ötürü degilmidir.
Şimdi dinsiz ve inançsız birinin normal bir bireyden daha dirayetli güçlükler karsısında daha kuvvetli duran, daha akil, daha sabırlı. daha erdemli birisi olduğunu söyleyebilirmisiniz.
Elbette bireydeki bu acık zaman aktıkça büyüyecektir. İnsan kendisini bukalemun gibi istediği sekilde ifade edip karsısındakine gösterebilen bir varlıktır.
Kişinin bireysel ve toplumsal başarıları aynı zamanda içsel dünyasında barışık ve huzurlu olduğu kanaatini oluşturmamalıdır.

Ben kendi adıma dinsiz olduğunu belirten bir cok arkadaşa sahibim ve sahiptim.
Bu kişileirn buyuk cogunlugu orta okulun son dönemlerind eyada lise dönemlerinde böyle bir kişisel yargıya vararak İnanç sistemlerinden uzaklaşıyor.
O kural kaideler onlar ki toplumsal, ve kültürel kural ve kaidelerde bunların içindedir. Onlara çekilmez ve zor geliyor. Bir sekilde onlardan sıyrıldıklarını düşünüyorlar.
Kimisi Ateist oldum diyor kimisi Dinsizim diyor. Ben günlük hayattaki milyarlarca insanın hergün bir sekilde yüzyüze geldiği en zor sorunlarda zayıflık
gösterip bu sekilde bir kaçışı tercih eden insanların ileriki yaslarındaki kişisel ayda mesleki başarılarına bakarak onlara nasıl güvenirim söylermisiniz.

Siz Masonu nasıl tanımlarsınız. Yada Masonluk kendisi Mason'u nasıl tanımlar.
Değerli üyelerimizin dediği gibi sadece bireysel yada mesleki başarılar kişinin Mason olmasında yada Mason'un  ana yada belirleyici kritermidir.
Bence değildir olamaz. ama bir Yaradana inanmak, Tanrı İnancı ve Korkusu taşımak belirleyici bir kriter diye biliyorum. Yanlsısam düzeltin.
Eger yanlış diyorsanız; Mason'olmaya aday kişilerde bu kriter neden aranıyor onuda yanına yazınız'ki forumda verilen bilgilerin düzeltmesi yapılabilsin.

Çünkü o zaman şöyle bir sav ortaya çıkar.
Mason olamaya aday kişide beklenilen kriterler ile Mason olan kişide olması gereken kriterler birbiri ile çelişmiş olur.

Bizleri bir ikilemin içinde bırakırsınız..

Not:  " Degerli Üyeler; ben konuları zaman ayırabildiğim ölçüde okuyarak siz değerli üyelerimizle fikirleirmi paylaşmak kendi görüş ve düşüncelerimi
bu vesile ile sizinle paylaşmayı amaçlıyorum. Amacım tartışma ortamı yaratmak yada bir birey, topluluk yada bir gurubu hedef alamak değildir Ayrıca konuları o an okuduğum için eski yada yeni diye'de ayırmam o an okudgum konu benim için yenidir fikir ve düsünceler bana göre ölmezler, hep canlıdırlar.

Saygı ve Hörmetlerimle;
Kerberos
Res Firma Mitescere Nescit


Nisan 15, 2013, 08:50:53 ÖÖ
Yanıtla #17
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7247
  • Cinsiyet: Bay



Sayın Kerberos yazıyor da yazıyor.

Genellikle aynı şeyleri aynı mantık hatası içinde yineleyip duruyor.

Ancak eleştiriden de hoşlanmıyor.

Demek ki kendisini geliştirmek gibi bir kaygısı yok; oysa bir inansa insanın gelişimini sağlamanın en güzel ve en ucuz yollarından birinin eleştiri olduğunu çok rahat edecek ama kafasına yerleştirmiş olduğu bsuhfjrk inançları, takıntıları var, onlardan kurtulamıyor anlaşılan.

Mason olsa kurtulurdu çünkü Masonluk dogmanın her türüne karşıdır.

Ancak bu kurtuluşu sağlamak için mason olmak da zorunlu değil. İnsan kendi öz buyrultusu ile bile gerçekleştirebilir bunu.

Sayın Kerberos yakınıyor tümcelerinin ya da paragraflarının ayrı ayrı alınıp ayrı ayrı eleştirilmesinden. Bütüne bakılsın istiyor.

Tamam, bütüne bakalım ama o ayrıntılardaki yanlışlar nasıl düzeltilecek o zaman?

Her şeye karşın ben bütüne bakayım ama bu kez Sayın Kerberos sanki bireysel olarak hedef alınmış gibi olacak. Oysa burada niyet kişiye yüklenmek değil. Amacımız yanlışları düzeltip, sadece forum üyelerini değil, tüm okuyanları bilgilendirmek…  Forum üyeleri bu konuda zaten yeterince bilgili de, korkarım sayın Kerberos birazcık eksik kalmış.

Eksiklerden biri şu daha önce kim bilir kaç kez söylemiş olduğumuz konuyu bir türlü anlamamak, anlayamamak ya da belki (daha doğrusu) anlamazdan gelip göz ardı etmek.

Nedir o?

Masonluğun tek tip olmadığı… Birbirinden farklı Masonluklar bulunduğu... Bunların her birinin de benimsediği asal ilkelerin farklı oluşu.

Sayın Kerberos, işte bu birbirinden farklı Masonluklardan sadece bir tekinin gözlüğü ile bakıyor Masonluğun tümüne.

Ona göre Masonlukta o Tanrı ya da Yaradan inancı zorunlu.

Peki böyle bir inancı zorunlu görmeyenler ne olacak?

Ona göre onlar masondan sayılmaz mı?

Peki bu konuda otoritelerin, örneğin Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası En Muhterem Büyük Üstadı’nın dedikleri, yazdıkları ne olacak? Çöpe mi atılacak?

Sayın Kerberos yanılmakta olduğunu ya da Masonluğa sadece bir Gelenekçi Masonluk gözlüğü ile bakmakta olduğunu kabul etmeli. (Eskiden buna ikrar etmek denirdi.)

Sayın Kerberos, ayrıca, Masonlukta konunun din ya da inanç ile başlamadığını, insanın dünyasında da din ya da inancın baştan gelmeyip sonradan edinildiğini bilmeli. Hatta birçok dinde kişinin dinli olabilmesi, onun dinsel yükümlülüklerden zorunlu tutulabilmesi için yeterince yetişkin olması öngörülür; bunu da bilmeli.

Masonlukta da öyledir. Önce bilimsel yöntem, akıl ve bilgelik gelir. Masonluğun burada bu Forumda bizim öncelikli ilgi alanımız olan simgesel dereceleri çerçevesinde bu böyledir. Masonluğun kendi içindeki uygulamalarda din ya da inanç bağlantıları üzerinde durulmaz hatta bunlara değinmekten özenle kaçınılır.

Fakat simgesel derecelerden sonra ileri ya da yüksek dereceleri içeren RİTLER gelir. İşte onların kapsamında dinler ve inançlar gündeme getirilebilir.

Ritlerden kimisinin tutumu Sayın Kerberos’un dediği gibidir.

Kimisi çok daha ileri gider ve kesinlikle dinselleşir. Bu dinselleşme, şimdilik sadece Hıristiyanlık çerçevesindedir ama kesinlikle Katolik ya da Mormon değil.

İngiltere Birleşik Büyük Locası istediği kadar başka dinlerin kutsal kitaplarının da geçerli olabildiğini ilan edip dursun, (o sadece bir diplomatik manevradır) başka bir din ya da inancın doğrultusunda giden bir mason riti yok. (Bir zamanlar Hindistan’da bir Zeytin Dalı Riti kurulmuş ama başarısız olmuş. Onu da İngilizler kurmuş, Hintler değil.)

Bir de bunun tersi var: Bazı ritlerde genel olarak, bazı ritlerin de kimi jürisdiksiyonlarında (bunun ne anlama geldiğini bilmiyorsanız araştırıp öğrenin çünkü Masonluğu irdelerken bu terimleri bilmek gerek) dinsel konuların ve öğelerin tümü öğretimin dışında bırakılır. Bunun da o mason kuruluşlarınca ortaya konmuş sağlam ve mantıklı bir gerekçesi vardır.

Niçin belli bir inancı olmayan bir kişi insanlığın tümünün birlik ve bütünlüğü yolunda yapılan ortak çalışmalarda yararlı olamazmış?... Ne ilgisi var?

Masonluğun amacı dünyevidir yani bu dünyadaki insan ilişkileri üzerine kuruludur. Bunun ilahi, tanrısal ya da dini hiçbir yanının olması gerekmez. Aksine bilimsel ve tinsel yanının olması gerekir. Tinsellik ise, ille de bilmem kaç yüzyıl önce o günün koşulları altında ve sadece belli bir coğrafyada geçerli olmak üzere bilgi düzeyleri sorgulanabilir kişilerce kurulmuş olan bir din ya da inancın ilkelerine bağlı değildir.

Dünya yüzünde tüm insanların birlik ve bütünlüğünü bugüne kadar kimlerin zedelemiş olduğunu şöyle bir bakın...

Kendilerini dinlerden ve birtakım ön inançlardan bağımsız tutmuş özgür düşünceli ve başkalarına da bilimsel ve özgür düşünceyi kazandırmaya çalışmış insanlar mı, yoksa belli birtakım dogmaları geniş halk kitlelerine zorla kabul ettirerek onları boyundurukları altına alıp bir yandan kendi dünyevi çıkarlarını bu tutsaklık üzerine kurarken bir yandan da onları farklı din ya da inançtan olanların üzerine saldırtanlar mı?

Şu son tümcenin çok uzun olduğunun farkındayım.

Yanıt beklemeyen (kinik) sorularım da var?

Özgür düşünceli olup, düşünce özgürlüğüne hizmet için önce bir Yaradan’a ya da Tanrı’ya inanmak mı gerek?

Bilimsel bilgi sahibi olmak için önce bir Yaradan’a ya da Tanrı’ya inanmak mı gerek?

Akıl verilerine güvenerek o yolda yürümek için önce bir Yaradan’a ya da Tanrı’ya inanmak mı gerek?

Sevgi, tolerans ve erdem sahibi olabilmek için önce bir Yaradan’a ya da Tanrı’ya inanmak mı gerek?

Tüm insanların ve tüm toplumların barış ve mutluluğunun sağlanması yolunda çalışmak, bunun için insanlar arasındaki ayırımcılıkların giderilmesi için önce bir Yaradan’a ya da Tanrı’ya inanmak mı gerek?

Nasıl olacak bu iş?... Hem bir inancı zorunlu tutacaksınız hem ayırımcılığı gidereceksiniz.

Yoksa tüm insanlardan ve tüm toplumlardan söz ederken zaten belli bir ayırımcılığı da mı benimsiyorsunuz ön koşul olarak? Sınırları belli sbir coğrafyada yaşayan, belli nitelikli insanlar mı sizin tüm toplumlarınızı oluşturuyor?

Budizm, Hinduizm, Taoizm, Şintoizm gibi doğu dinlerinde bir Tanrı ya da Yaradan yoktur. Bir tanrı ya da Yaradan kavramı daha birçok dinde ve inanç sisteminde yoktur. Onların hepsi kapı dışarı mı edilecek?

Öyle olunca Masonluğu da kapısız depodaki bir rafa mı kaldıracağız?

Şu Masonluğun bir tanımını yapsak!.... Gerçi Forumda birçok kez yapılmıştır ama sanırım bir kez daha yapılması gerekli.

Ancak bu tanımı Sayın Kerberos’tan rica etsek… Belki de o Masonluğu biraz farklı bir şekilde tanımlıyor. Anlayalım, öğrenelim. Sonra toleransımızı sonuna kadar kullanarak olur ya sözlerimizi geri alabilir, Sayın Kerberos’tan özür diler, onun da göreli olarak kendi açısından haklı olduğunu onaylarız.

ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Nisan 15, 2013, 10:18:13 ÖÖ
Yanıtla #18
  • Forum ve Uye Yoneticisi
  • Aktif Uye
  • *****
  • İleti: 807
  • Cinsiyet: Bay

Sayın Kerberos'un

Takdir edilmekten başka bir kaygısı yok bence.

2050 de Türkiye çöl olacak ! Ağaç dikin, ağaç diktirin....
Sayğıdeğer üyeler, forumla ilgili her türlü soru ve sorun için lütfen tarafıma başvurunuz.


Nisan 15, 2013, 04:00:41 ÖS
Yanıtla #19
  • Skoç Riti Masonu
  • Orta Dereceli Uye
  • *
  • İleti: 341
  • Cinsiyet: Bay

Sn. ADAM yanit beklememis, verecegimiz yanitin O'nu tatmin edecegini de sanmayin ama yine de ben yanitlamadan gecemedim.

Kendisinin saydigi butun bu ozellikleri bir yuce yaratana inanmadan da yapabilirsiniz; dogrudur. Bizim soyledigimiz yuce yaratana samimiyetle duyulan inanc ve baglilik her ne olursa olsun bu yolda ilerlemenizde size kolaylik saglayacaktir. Sevgi ve tolerans bu inanc ile ivmelenecektir.

Sn. ADAM ne kadar kati sekilde liberal Masonluk anlayisini destekliyor ise, ben de en az o kadar gelenekselci Masonluk anlayisini destekliyorum. Kendisi belirli gorusteki bir Masonlugun insan ayrimciligina girecegini dusunmus. Efendim, Masonluk zaten yapisi geregi ezoterik ve secicidir. Butun topluma yayilmadan once dahili dunyada hedeflere ulasilmasi gereklidir. Ulasilan hedeflerin butun insanliga yansimasinin nasil olacagi cok sonralari dusunulmesi gereken bir kavramdir. Dikkatinizi cekiyorum, bir Masonun etrafini aydinlatmasi, ornek olmasi baska bir seydir; Masonlugun bir butun olarak misyonunu kismen tamamlayip butun insanlik icin eyleme gecmesi baska bir seydir.

Sn. Kerberos'un sorusuna gelecek olursak Masonlukta bir yuce yaratan inanci gereklidir/zorunludur, ancak aynisini dini bir inanc icin soyleyemeyiz. Kisi bir yuce yaratanin varligina inandigi surece bir sorun yoktur.

Bu konuya muhendis kimligimle bir ornek vermek istiyorum. Matematik ve fizik bilmek muhendis olmak icin zorunlu mudur? Bu ikisi ne kadar zorunluysa yuce yaratana inanc da Masonluk icin o kadar zorunludur.
Behold! How good and how pleasant it is for brethren to dwell together in unity.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
0 Yanıt
2036 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 13, 2008, 12:42:49 ÖS
Gönderen: MASON
4 Yanıt
2501 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 05, 2010, 12:07:43 ÖS
Gönderen: redkit
3 Yanıt
2799 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 27, 2013, 05:39:06 ÖS
Gönderen: yazbenide
36 Yanıt
35948 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 19, 2017, 06:22:23 ÖS
Gönderen: karahan
195 Yanıt
88101 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 21, 2017, 04:11:09 ÖS
Gönderen: NOSAM33
2 Yanıt
2207 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 27, 2011, 10:32:40 ÖS
Gönderen: shakespeare
19 Yanıt
7925 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 28, 2012, 03:50:32 ÖS
Gönderen: karahan
41 Yanıt
8441 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 27, 2014, 07:07:45 ÖS
Gönderen: karagedik
2 Yanıt
2445 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 13, 2014, 11:20:56 ÖS
Gönderen: Melina
7 Yanıt
2409 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 18, 2018, 08:06:16 ÖS
Gönderen: vendor