Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Masonlukta Tanrı inancı ve dine bağlılık zorunlu mudur?  (Okunma sayısı 19243 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Nisan 15, 2013, 04:39:11 ÖS
Yanıtla #20
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 731
  • Cinsiyet: Bay

Sayın Noah bir yanıt vermiş ama masonlukta neden yaradana inanmanın gerekli olduğunun yanıtı yine yok.
Yani pazitif karşılığı yok inanmanın zorunlu olmasının.

Şunu söylese belki anlarım. Bizim rituellerimizde yaradan geçiyor, inanmayan birini bu rahatsız eder, kabul edemez dese bu pozitif bir örnek olur veya benzeri bir örnek.

Zaten bu tartışmanın bir anlamı ve sonucu yok. Kimse kimseyi ikna edemez. Kendileri kabul etmese de liberal masonluk pekala  var ve insanların bireysel özgürlüklerine ve inançlarına daha fazla değer veriyor.

Sonuç olarak kişi kendine uygun masonluğu seçer. En azından biri insanları yalan şöylemek zorunda bırakmıyor. Bununla ilgilenmiyor bile.


Özgürlük zeka demektir, sevgi demektir. Özgürlük sömürmeme, yetkeye boyun eğmeme demektir. Özgürlük olağanüstü erdem demektir.
Jiddu Krishnamurti


Nisan 15, 2013, 04:51:07 ÖS
Yanıtla #21
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7247
  • Cinsiyet: Bay


Sayın Noah'ın dedikleri başta iyi gidiyordu. Hiç olmazsa Masonluğa gelenekselci bir açıdan bakmakta olduğunu açıkça belirtiyor.

Fakat sonundaki mühendislik benzetmesi tutmadı; buna demagoji denir. Ancak madem benzetmenin örneği öyle alındı, mühendisliğin de zaman içinde değiştiğini, geliştiğini, değişip gelişmezse çok geride kalacağını söyleyebiliriz. Bunu mühendisliğin hangi dalında alırsanız alın, böyledir. Bilimin ve teknolojinin de hangi dalında alırsanız alın öyledir. Mühendislikte ve bilimde gelenekselcilik, Masonluktan çok daha önce çöker. Maüsonluğun da düşünme ilkeleri bilimsel yöntem akıl ve bilgeliğe dayandığına göre, belki kimi masonlar ya özgür düşünce olanağğını kullanma zahmetine katlanmadıkları ya da böylesiyle düaha mutlu oldukları için şimdilik Masonlukta gelenekselciliği sürdürmektedir.

Ancaükm bizi üzen bir şeyl var. O da gelenekselci nitelikli Masonluk cephesinde hızlı bir kan kaybı oluşu... Hani İngiltere'deki olgu yerel iç politikaya bağlanmııştı ve öyle bir açıklama ile avunma sağlanmıştı. Amerika Birleşik Devletleri'ndeki durumu ne diyeceğiz?

Demek ki yürümüyor. Yüce Yaradan falan da buna hiç yardım etmiyor, destek olmuyor, çözüm bulmuyor.

Ancak elbette Masonlukta bir Tanrı inancını zorunlu gören mason kuruluşları da sonuna kadar desteklenmeli.  Çünkü Masonluğun dışında da büyük bir çoğunluk insanın mutlu geleceğini böyle bir zorunlu Tanrı inancına bağlıyor. Fakat tekrarlamak zorundayım; bir başka büyük çoğunluğun (üstelik şimdilerde uluslararası ekonominin çevresinde döndüğü bir kitlenin) sıkıca bağlı olduğu bir inanç sistemi var ama o inanç sisteminin kapsamında Tanrı ya da Yaradan diye bir kavram yok. Eğer Anglosakson Masonluğu, dünyanın o çevresini tümüyle göz ardı etmek gibi bir at gözlüğü takıyorsa, ona diyecek kalmaz. Sadece uyanmaları, kendilerini aydınlıkta soktukları karanlıktan kurtarmaları önerilir. Bunu yaptıkları zaman artık bir aydınlanma öğesi olarak Edison'un flamanlı ampulünün dünyanın hiçbir yerinde kullanılmadığını, son yıllarda aydınlatma tekniğinde çok büyük deişiklikler başgöstermiş olduğunu görerek şaşıracaklardır.

Eh, biraz da demagoji benden olsun varsın!

Bu arada Sayın asimov'un Gelenekçi Masonlukta kimi masonların yalan söylemek zorunda kaldıkları (bırakıldıkları) konusunu da öyle kolay kolay bir yana atmamalı. Ne yazık ki Tanrı inancı ve dine bağlılık, insanın onurlu ve dürüst, sevgi ve sevecenlik ile donanmış olmasını sağlayamadığı gibi, insanı Masonluğun asal ilkelerinden biri olan toleranstan da uzaklaştırıyor. (Ancak Sayın Noah'a bana göstermiş olduğu toleranstan ötürü teşekkür etmem gerekir; onu da burada açıkça belirtmeliyim. Bu da Masonlukta "mason" olabilmenin Gelenekçi Masonluk çerçevesinde de gerçekleşebildiğini gösteriyor.)

Umutsuz değiliz.   

       
       
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Nisan 15, 2013, 06:47:15 ÖS
Yanıtla #22
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4147
  • Cinsiyet: Bay

Gelenekçi masonluk=Ortodoksluk
liberal masonluk     =katoliklik
anglosakson masonluk= protestanlık

Sıralamamda hata olabilir konuyuda dağıtmak yada saptırmak gibi anlamayın tüm okuduklarımdan sonra bendeki çağrışım bu.

Bu masonluk türlerinin birbirleinden ayrışmış olması en azından fikir bazında ritüelikte olabilir hristiyanlıktaki yada islamdaki mezhepsel ayrışmaya ve aynı benzeş nedenlere dayalı alt yapısı ile büyük benzerliğe sahip.

Neden acaba daha basite inbdirgemiyoruz işi birbirinden kopmuş ama birlerini  dışa karşı savunan ve tanıyan bir yapıya sahip bu ezoterik sistemin hakiki ilk yapısı nedir acaba?
O ve bu doğrudur yerine ilk masonluk nasıldı acaba?
Varmıdır bunun cevabı?
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Nisan 15, 2013, 07:59:28 ÖS
Yanıtla #23
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 199
  • Cinsiyet: Bay

Değerli Üyeler, Sayın Üstadlar ve Büyüklerim;

Hepinize öncelikle cevap yazma nezaketinizden dolayı teşekkür ediyorum.
Sayın Usdatdlarımızın bazıları bana kendi görüşleri acısından kzımaktalar. Bana göreyse bu biraz göreceli;
Cünkü benim takıldığım nokta benim yazdıklarım yada dusuncelerimin tenkit edilmesi değil.
Okuyanın yazılanı hep kendi perspektifinden görme konusundaki israrıdır.
Ancak görünen o ki Sayın ADAM ve bir kac değerli uyelerimiz dışında maalesef doğru sekilde anlaşılamamışım.
Ancak değerli ADAM'ın tespiti son derece doğru; eğer Mason olsaydım kendi deyimi ile
" Sayın Kerberos yanılmakta olduğunu ya da Masonluğa sadece bir Gelenekçi Masonluk gözlüğü ile bakmakta olduğunu kabul etmeli. "
Ben siz değerli üyelerimizin pekcogundan daha genç ve hayat deneyimi yönünden hayatın daha yeni ortalarına gelmiş bir bireyim.
Yaşım henüz 41, yani Sayın ADAM 'ın hayat ve Masonluk bilgi ve tecrübelerinin %1 i ne bile sahip değilimdir muhtemelen.
Masonluk hakkında bildiklerim. Türkiyede Halka acık yayınlanan 15 civarında kitap ve benim internet ve sahafları dolasarak
satın aldığım çeşitli tarihlerde yayınlanmış gene birçok LOCA ve DERNEĞİN iç yayını olan Ana Tüzükler , Nizannameler,
Masonluk üzerine yazılar,Derecelere ait ki "Üstad Derecesi El Kitaplrı" da dahildir, Üstad Derece Rehberleri ,Mimar Sinan Yayınlarından bir kac kitap ,Hür Masonlar Anayasaları ,
Özgür Masonlar Büyük Locası Tüzükleri,TMD Dahili Nizannameleri,Hür Masonlar Tarihi "Yükümlülükleri ve Tüzükleri,HKMBL Anayasası,Farklı derecelere ait calısma usulleri,
Farklı derecelerin calısma talimat ve klavuzları, Hür Masonluk yükümlülükleri,BL 1.ve 2. Ritueli ,üstadı Muhterem Calsıma kitapları.

Bunun dışında İnternet üzerindeki farklı ama özelliklede Amerikadaki kütüphanelerden elektronik ortama geçirilmiş yahut
Amerikan Ünv arsivlerindeki Degerli Masonic Kitapların PDF'leri. Bunlarda 59 adet kadardır.

Sanırım bunlarında Gelenekci düşünceyi benimsememde etkileri büyük.
Eğer benim düşünce ve fikirlerimin gelenekçi olduğunu düşünüyorsanız beni onore etmiş olursunuz.
Ancak erkan bilmediğimde aşikardır. Düşünceler konuştukça tartıştıkça gelişir.Görüşler negatif ise pozitif olur, eksikler giderilir , insan daha akil ve erkil olur.
Ben şimdilik bunlardan yoksunum. Bir gün Nasip olurda Işığına giden o yolun kapısı benim yüzüme açılırsa o vakit elbette bende bu karanlığımdan arınıp aydınlanma şansı bulurum.
Bu yüzden " Her ne sulch-i ihsan ettiysem affola. "

Amacım ne sizleri üzmek yada kızdırmak nede bir münakasa yada tartışma ortamı yaratmak değildi.

Saygı ve Hörmetlerimle;
Kerberos
« Son Düzenleme: Nisan 15, 2013, 08:03:17 ÖS Gönderen: kerberos »
Res Firma Mitescere Nescit


Nisan 15, 2013, 08:43:03 ÖS
Yanıtla #24
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 199
  • Cinsiyet: Bay

Değerli ADAM;

Sizden ve Büyük bilginizden çekinerek sorucam;
1723 te tespit edilen ve Devlet Anayasası niteliği taşıyan 10 madde halindeki "Masonluğun Temel Prensiplerine" göremi benim Masonluğu nasıl anladığımı soruyorsunuz.
Yoksa 1970 lerde yürürlüğe giren "Türkiye Büyük Locası Anayasasına" göremi  daha yeni olanı 1974 te yeniden kaleme alınan " Masonluğun Temel Prensipleri ve HKMBL Tüzüğü "
Muhakkakki daha yeni Anayasalarda Mevcuttur. Ancak bendeki en yakın tarihli kaynak 1998 basımı
" Eski ve Kabul Edilmiş Skoç Riti Otuzüçüncü ve Sonuncu Derecesi Türkiye Yüksek Şurası"  İçtüzüğü..
Bu Yayında da Mason Rİtleri ve Genel Masonluk Prensipleri 17 Başlık altında anlatılıyor.
Devamında ise yazanalrı burda zikretmek haddim değildir, sadece bir Harici olduğumdan bunu kimseyle paylaşmam uygun düşmez.

Sayın ADAM ' Değerli Üstadım ve Büyüğüm; Burdan'da anlıyacağınız gibi benim bilgim okuduklarından ve zihnimdeki tezahürlerinden ileri gitmez.
Bunun nedenini siz zaten biliyorsunuz. Eğer bir aciziyetim yahut cahiliyet ve bilgisizliğimden eksiğim yada noksanım olmuşsa lütfen af buyurunuz.
Benim bilgim uygulamalı değildir, Etkileşile oluşmamıştır. Uygulamalı öğrenmedim bilgilerimi. Bu yüzden sizler beni eleştirdiğinizde tepkim eleştirdiğiniz için değildir.
Benim bu bilgileri nasıl ve ne şekilde edindiğimi bilerek ; bu şekilde Masonluk hakkındaki bilgi ve düşüncelerimin nasıl yönlendiğini anlamanızı isterim.
Elbetteki yüzyüze söyleşi ve sohbetlerde verilen bilgiler kişiye veriliş şekli son derece önemlidir. Kitaplarda mantık yoktur. Size verilen bilgi düz ve sualsizdir.
Ancak bu konuda bilgi sahibi biri size kitaptaki bilginin tazeliği , güncelliği yada dogrulugu noktasında düzeltme , doğrulama yada tümüyle değiştirme yapabilir.
O yüzden; Eğer aldığım ve edindiğim bilgiler beni " Gelenekçi bir Mason Görüşü hakim " şeklinde sınıflandırmanızı öngörüyorsa bunun içinde teşekkür ederim.

Saygı ve Hörmetlerimle;
Kerberos
« Son Düzenleme: Nisan 15, 2013, 08:50:29 ÖS Gönderen: kerberos »
Res Firma Mitescere Nescit


Nisan 15, 2013, 10:53:07 ÖS
Yanıtla #25
  • Mason
  • Orta Dereceli Uye
  • *
  • İleti: 64
  • Cinsiyet: Bay

Sayın asimov;
Elbette kişi kendine uygun gördüğünü seçer. Uygun olan varsa neden yalan söylemek gibi arsız bir tutum sergileyerek bizim cemiyetmize üye olsun onurluca bir davranış sergileyip gitsin başka biryerde olsun.
Bizi insanları yalan söylemek zorunda bırakan bir cemiyet olarak gösterme çabanızı da  eshefle kınıyorum.

Hepsine ve her şeye rağmen saygılarımla.


Nisan 15, 2013, 11:22:11 ÖS
Yanıtla #26
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 731
  • Cinsiyet: Bay

Sayın Apprentice.

Ben kurumunuzu değil anlayışı eleştirdim.
Yalan söyleyecek insan her iki masonluk anlayışında da yalan söyleyebilir.
İnanç, alt tarafı dudaktan çıkacak iki kelimedir. Siz hiç yok diyorsanız, görülmemiş bir olaydır dersiniz olur biter

Lafı uzatmanın gereği yok.

İnanç konusu o kadar geniş ki gelenekçi masonluk anlayışın da bile teist-deist nitelikli yaradan inancı tam. olarak nasıl ayırdına varılıyor?

 Sorgulama aşamasının büyük bir kısmı buna mı ayrılıyor?

Hangi dine, Tanrı'ya inanıyorsun diye mi soruluyor?

Burada yazan masonlar arasında bile ortak bir anlayış yok. Sayın MASON. Allah'a ve dine inanmaları gerekir derken, diğer bir mason dini inancım yok diyor. Ama Yaradana inanıyorum diyor.

Dogmalar insanların ürettikleridir , kurtulamadıkları bir türlü.
Bir kısım masonların da dahil olduğu...



Özgürlük zeka demektir, sevgi demektir. Özgürlük sömürmeme, yetkeye boyun eğmeme demektir. Özgürlük olağanüstü erdem demektir.
Jiddu Krishnamurti


Nisan 15, 2013, 11:29:18 ÖS
Yanıtla #27
  • Mason
  • Orta Dereceli Uye
  • *
  • İleti: 64
  • Cinsiyet: Bay

Sayın asmov;
Lafı uzatmanın gereği yok gibi bir cümle ben yazıyırum uzatma sen yazma demektir.
Ayrıca yazdığınız cümle çok açık anlayışı eleştirmemişsiniz '' en azından biri insanları yalan söylemek zorunda bırakmıyor '' yazınızdan ne anlam çıkar ?
Üst perdeden konuşma tarzınız da sınırsız özgürlüğünüzden mi gelmekte uzatmaya gerek yok falan ?  iletnizin sonuna olmasa da nezaketen saygılarımla diyeblirdiniz.


Nisan 15, 2013, 11:39:38 ÖS
Yanıtla #28
  • Skoç Riti Masonu
  • Orta Dereceli Uye
  • *
  • İleti: 341
  • Cinsiyet: Bay

Forumumuzun aktif uyelerinden Sn. asimov'a son mesajiyla ilgili cevap yazmayi dusunuyordum fakat gorunen o ki gec kalmisim. Kafamda sekillendirdigim cevabi canim kadar sevdigim Apprentice Kardesim ana hatlariyla vermis, kendisine tesekkur ediyorum.

Konuyla alakasiz olan bu paragrafi Sn. ADAM'a tesekkur etmek icin ayiriyorum. Kendisiyle uyusamadigimiz sayisiz temel konuyu bir yana birakacak olursam, kendisinin bilgisine, kulturune, Turkce'ye olan hakimiyetine saygim sonsuzdur. Uyusmasak dahi yazdiklarindan daima feyz almaya calisirim. Boylesine saygi duydugum bir kimse beni "Mason" olarak nitelendirmis, lutfetmis. Bana ve herhangi bir Mason'a yapilabilecek en buyuk iltifattir, iyi gorusudur, nezaketidir. Kendisine kalpten tesekkuru bir borc bilirim.

Bazi uyelerimizin Masonik akimlari kategorilendirme girisimlerini yerinde buluyorum, fakat bir kac duzeltme yapmadan da gecemeyecegim. Eger ki Masonluk bir kategoriye ayrilacak ise bunu gelenekselci ve liberal olarak ikiye ayirmak gerekir. Anglosakson Masonlugu gelenekselci akimin bir alt kumesidir. Gelenekselci Masonluk icinde Anglosakson Masonlugundan teolojik olarak cok daha kati olan obediyanslar da mevcuttur. (Norvec, Isvec, Danimarka, kismen Almanya gibi). Liberal Masonlugun altinda ise Ozgur Masonlar Buyuk Locasi, Kadin Masonlar Buyuk Locasi, Grand Orient de France gibi obediyanslari sayabiliriz.

Sn. ADAM Amerika'daki Masonlugun kan kaybetmesine uzuldugunu belirtmis. Amerika'da tekris olmus bir Mason olarak uzuntusunu paylasiyorum. Dogrudur, kendisinin soyledigi gibi ciddi bir kan kaybi mevcuttur. Fakat, sizi temin ederim, bu kan kaybinin sebebi Amerika'daki Masonlugun Anglosakson Masonlugu olmasi degildir; hatta belki daha da ileri giderek alakasi dahi yoktur diyebilirim. Bu etraflica konusulmasi gereken ayri bir konudur. Dileyen olursa baska bir baslik altinda tartisabiliriz.

Hangi Masonluk daha erken baslamis sorusu asla kucumsenmemesi gereken cok ciddi bir sorudur. Benim bu soruya yanitim fazlasiyla subjektifir. Masonluk ne 1717'de baslamistir, ne 1600'lerde ne de sanildigi gibi Kral Suleyman zamanlarinda. Benim dusundugum, Masonlugun ilk insanla basladigidir. Bu meslek insanla baslar, insanla biter. Ilk insan'dan beri kisi kendini gelistirmeye kamil insan olmaya calismaktadir. Bunu yapabilmek icin kullandigi araclar degisebilir ancak ulasmaya calistigi hedef hep ayni olmustur. Akademik olarak ise benim bildigim simultane olarak kita Avrupasinda ve Britanya'da spekulatif Masonlugun tohumlarinin atildigidir.

Konumuzun basligina geri donecek olursak, muntazam Masonluk kanadinda bir yuce yaratana inanc esastir. Diger akimlarda ise tanri inanci aranmamaktadir. Her ne olursa olsun, cemiyetin adi ne olursa olsun, kamil insan olmak yolunda elinden geleni yapanin basimin ustunde yeri vardir ve saygim sonsuzdur. Bu konuda ofansif davranmayi "dogrusu budur" "bu daha ozgurdur, insan haklarina saygilidir." seklinde beyanatlar vermeyi yanlis buluyorum. Hele ki eger bunu yapan bir de Mason sifati tasirsa icim acir. Bereket o terbiyeyi almis kimse boyle beyanatlar vermez. Bu sekilde dusunuyorsa bile zamanla dusuncelerini evrimlestirerek dogru yolu bulur. (Benim yaptigim gibi)

Sevgi ve saygilarimla
Behold! How good and how pleasant it is for brethren to dwell together in unity.


Nisan 15, 2013, 11:59:51 ÖS
Yanıtla #29
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 731
  • Cinsiyet: Bay

Sayın Noah'a bu yazısı için kendi adıma teşekkür ederim. Yararlandığım cümleler çoğunlukta.

Aslında tartışma açılabilecek bir çok cümle de kurmuş.

Belki başka bir başlık altında bunları tartışabiliriz.

Örneğin masonluğun ilk insan ile başladığı...

İlk insan var mı?

Yoksa ne olacak?

Din var diyor, bilim yok diyor. Al sana bir tartışma konusu.

6000 yıllık insanlık tarihi çoktan yüzbin yılları aştı, milyon yılları buldu.

Konuyla ilgisiz oldu. Kusura bakmayın.
Özgürlük zeka demektir, sevgi demektir. Özgürlük sömürmeme, yetkeye boyun eğmeme demektir. Özgürlük olağanüstü erdem demektir.
Jiddu Krishnamurti


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
0 Yanıt
2036 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 13, 2008, 12:42:49 ÖS
Gönderen: MASON
4 Yanıt
2501 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 05, 2010, 12:07:43 ÖS
Gönderen: redkit
3 Yanıt
2799 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 27, 2013, 05:39:06 ÖS
Gönderen: yazbenide
36 Yanıt
35948 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 19, 2017, 06:22:23 ÖS
Gönderen: karahan
195 Yanıt
88101 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 21, 2017, 04:11:09 ÖS
Gönderen: NOSAM33
2 Yanıt
2207 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 27, 2011, 10:32:40 ÖS
Gönderen: shakespeare
19 Yanıt
7925 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 28, 2012, 03:50:32 ÖS
Gönderen: karahan
41 Yanıt
8441 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 27, 2014, 07:07:45 ÖS
Gönderen: karagedik
2 Yanıt
2445 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 13, 2014, 11:20:56 ÖS
Gönderen: Melina
7 Yanıt
2409 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 18, 2018, 08:06:16 ÖS
Gönderen: vendor