Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: TAPINAK ŞÖVALYELERİ SUÇLU MUYDU?  (Okunma sayısı 2812 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Aralık 28, 2009, 01:52:21 ÖS
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay



Birçok kimsenin aklına şöyle bir soru gelir: «Tarihteki Tapınakçılar gerçekten suçlu muydu, suçsuz mu?... Onlara yöneltilmiş suçlamalardan bazısı mantıksız gibi görünse bile, bunlardan birçoğu -örneğin hiç olmazsa Katolik inancı bakımından sapkın oluşları, eşcinsel ilişkilerde bulundukları, kendi egemenlikleri altında bir dünya devleti oluşturmaya kalkışmaları gibi- doğru mudur, yoksa uydurma mı?»

Ne denebilir ki!... Yüzyıllar boyunca bu konu “tabu” gibi gizli tutulmuştur. Bu bağlamda ayrıntılı araştırmalar yapmak isteyenler, güvenilir bilgi edinmekte çok zorlanmıştır. Çünkü “güvenilir bilgi” belgeye dayanır. Bu konuda yeterince belge olmadığı için, elde edebildikleri bilgiler pek sınırlı kalmıştır. Ta ki yakın geçmişimizde Vatikan, arşivlerini araştırmacılara açıncaya kadar.

Bu arada Tapınakçılar hakkında çok şey söylenmiş, çok şey yazılmıştır. Fakat söylenen ve yazılanların çoğu, kulaktan dolma söylentilerin aktarılması üzerine kurulu mesnetsiz iddialar üzerine kuruludur. Elbette işin içine belli bir eğilimi bağnazlıkla güden yorumlar girmiş, bunlar birer tarihsel gerçek gibi gösterilmiş, işin dışında olanlar da öyle sanmıştır.

Tapınakçılar ile ilgili sorular, özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısında ciddî ve çok sıkı çalışan araştırmacıların bulgularıyla yeniden canlanmıştır. Birçoğu arasında özellikle Michael Baigent, Richard Leigh ve Henry Lincoln adlı üç İngiliz araştırmacının kitapları, dünya çapında ilgi çekip beğeni toplamıştır. Nitekim bu üç araştırmacı yazarın yapıtlarından bazıları dilimize de çevrilip yayımlanmıştır. (Kimileri bu kitapların sırf bir sansasyon yaratmak amacıyla yayınlanmış olduğunu ileri sürer. Bu pek olası değil, çünkü bu yazarların günümüzün o pek popüler yazarı Dan Brown’u mahkemeye verdiklerini de biliyoruz. Gerçi davayı kazanamadılar; çünkü Dan Brown kendi kitaplarının araştırma değil, roman olduğunu benimsedi.)

Ancak gerçeklere ışık tutmuş olan çağdaş araştırmacı yazarlar, sadece bu kişilerle sınırlı değil. Buna karşın, eğer birisi çıkar, en azından bu kişilerin kitaplarını iyice incelemeden bu konuda bir şey kaleme alacak olursa, ya ön yargılı davranmaktadır ya da hayli noksan bir iş yapmış olur.

Fakat bir araştırma yapılırken yeterinden çok sayıda kaynaktan yararlanılması da, bu konudaki bilgilerin tümünün derlenip toparlanarak bir bütün halinde yansıtıldığını göstermez. Çünkü Vatikan’ın arşivlerinin açılması daha sonraki bir tarihtedir.

Barbara Frale adlı bir çağdaş araştırmacı, 2002 yılından bu yana Vatikan’ın arşivlerinde bu konuda da inceleme yapıyor. Henüz çalışmalarının sonuna vardığına ilişkin bir duyuru yapmadı bildiğimce. Dört gözle beklenen kitabını yayımlamadı ama kendisiyle yapılan bir röportajda şunu söylemekten kaçınmamış:

«Fransa Kralı Philippe IV tarafından Tapınakçılara yöneltilmiş olan suçlamalar baştan sona uydurmadır. Katolik Kilisesi’nin de bu işe âlet edildiği anlaşılmaktadır.»

Öte yandan şunu da göz önüne almak gerekir: 14. yüzyıl başında bir art niyetle ve özel amaç güdülerek Tapınak Şövalyelerine yöneltilmiş suçlamalar, tarih boyunca sadece bu kurumu hedef almış değildir. Örneğin konu Katolik Kilisesi’nin yargısı uyarınca “sapkınlık” ise, bu bağlamda Tapınak Şövalyeleri diğer birçok toplumun arasında hafif kalır. Konu bir dünya devleti oluşturarak bunun egemenliğini elde tutmak ise, bunun Tapınak Şövalyeleri ile uzaktan yakından ilgisi olmayan birçok örneği görülmüştür. Konu eşcinsel ilişkiler gibi kimilerince “genel ahlâka aykırı” olarak nitelenen bir durum ise, öteden beri buna da özellikle salt erkek ya da salt kadınların bulunduğu kendi içine kapanık kurum ve ortamlarda sık sık rastlanır.

Fakat tüm bunlar, Tapınak Şövalyelerinin kesinlikle suçsuz (masum) olduğunu da göstermez.



Dolayısıyla, görüyorsunuz ki bu konu başlığını bir sonuca bağlayamadım. Öyle yapabilmek için mutlaka bir sübjektif bakış açısı gerekiyor. Ben ise objektif kalmayı yeğliyorum. İyisi mi, gelin bir de “Tapınakçıların Sırları” olarak anılan konuya bir göz atalım.


ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Kasım 02, 2012, 09:44:23 ÖÖ
Yanıtla #1
  • Ziyaretçi

tapınak şövalyeleri her zaman bir amaça hizmet ettiler buda suçlu olmadıgının bir göstergesi olarak söylene bilir.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
8 Yanıt
4885 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 20, 2009, 11:05:33 ÖS
Gönderen: Veritas
1 Yanıt
3180 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 08, 2009, 03:12:33 ÖS
Gönderen: Waldow
0 Yanıt
4750 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 09, 2009, 07:47:38 ÖÖ
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2593 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 10, 2009, 07:51:58 ÖÖ
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2460 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 12, 2009, 07:40:00 ÖÖ
Gönderen: ADAM
4 Yanıt
3516 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 13, 2009, 04:57:14 ÖS
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
1959 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 14, 2009, 08:28:16 ÖÖ
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2019 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 15, 2009, 08:22:43 ÖÖ
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
5614 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 23, 2009, 10:51:48 ÖÖ
Gönderen: ADAM
10 Yanıt
5093 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 02, 2015, 05:54:28 ÖS
Gönderen: karahan