Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Cagliostro Kimdir? - 1  (Okunma sayısı 2375 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ocak 23, 2010, 05:15:18 ÖS
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay



Gerek Masonlukta gerek diğer birtakım ezoterik ya da okült nitelikli örgütlerde, yer yer Cagliostro adlı bir kişiden söz edildiği görülür. Onun tarihteki en ünlü alşimistlerden biri olduğuna değinilir. Bana sorarsanız en büyük şarlatanlardan biri… Burada onun yaşam öyküsünü özetlemek istiyorum. Bence hayli ilginç. Bakalım siz ne diyeceksiniz.


18. yüzyıl ortalarında, Sicilya’nın Palermo kentinde, yaşamını esnaflıkla kazanan Pietro Balsamo ölüverdi. Dul karısı ile yetim oğlu Giuseppe ortada kaldı.

Kadının geçim olanağı yoktu. Oğlunu, kardeşlerine emanet etti.

Giuseppe, leb demeden leblebiyi anlayan türden, cin gibi bir çocuktu. Dayıları, iyi bir eğitim alarak yetişirse, ileride büyük adam olabileceğini düşündü. Bu amaçla onu bir manastıra yerleştirdiler. Çünkü o tarihlerde bile en iyi temel eğitim ancak manastırlarda verilmekteydi.

Giuseppe zeki olduğu kadar da çalışkan bir öğrenciydi. Başarılı olmasına karşın, manastırdaki eğitimin kapsamından hiç hoşlanmıyordu. Aklı bambaşka şeylerdeydi. Özellikle kimya ve tıp ile ilgili konuları çok merak ediyordu. Kütüphanede bu konularda çok kitap vardı ama bunları kendi başına karıştırmasına, her istediği kitabı okumasına izin vermiyorlardı.

Sıkıldı... Manastırı terk etmeye karar verdi. Bir gece tüydü.

Dayılarının yanına dönemezdi. Onu, mutlaka apar topar yine geldiği yere götürüp teslim ederlerdi. İyisi mi, kendi başının çaresine kendisi bakmalıydı.

Öyle ama o zaman da kendisini serserilerin, çapulcuların arasında buldu. Onlarla düşüp kalkmaya başlayınca, o da serserilik, çapulculuk etmeye başladı. Arada sırada yakalanıyorsa da, yaşı küçük olduğu için bir güzel dayak yedikten sonra salıveriliyordu.

Birkaç yılı böyle, çoğu zaman aç bazen yarı tok, yatacak bir yeri bile olmadan geçirdi.

Büyüdü. Yakışıklı ama tam anlamıyla pespaye bir delikanlı olup çıktı.

17 yaşındayken, bu kez işlediği önemli bir suç nedeniyle tutuklandı. Birkaç gün hapis yattı. Kurtulmak için kolluk güçlerine dayılarının adını vermesi, içlerinden birinin gelip, istenilen kefaleti ödeyerek onu kurtarması gerekti.

Bir kez daha yakayı sıyırmıştı ama aklı başına gelmişti. Bu iş böyle gitmezdi. Bunun sonu zindan hatta belki darağacı bile olurdu. Uslanmalıydı. Uslanacaktı.

Bunu dayılarına içtenlikle söylediyse de onları inandıramadı. Artık onu istemiyorlardı. «Ne halin varsa gör! Bir daha bizi arama.» diye onu başlarından attılar.

İş aradı. Bulamadı.

Dilenmeye başladı.

Sokakta el açtığı Marano adlı bir kuyumcu, ona sadaka vermek yerine ekmeğini çalışarak hak etmesi gerektiğini söyledi. Bu zaten Giuseppe’nin arayıp da bulamadığı bir şeydi. Kabul edince, Marano ayak işlerini gördürmek üzere onu yanına aldı.

Kuyumcu Marano, çeşitli takılar yapıyor, öncelikle altın kullanıyordu. Çoğunu, müşterinin getirdiği altını işlerken çok titiz çalışıyor, dökülen tozları bile özenle topluyordu. Fakat arada sırada sarraflara gidip bir miktar satın aldığı da oluyor, bunu yeni takılar yapmakta kullanıyordu.

Bir süre sonra Giuseppe’nin hem çok zeki hem yetenekli olduğunu anlayan Marano, onu atölyesine de almaya başladı.

Bir gün altın almaya giderken Giuseppe’i de götürdü.

Giuseppe ilk kez o gün altının fiyatını öğrendi. Değerli olduğunu biliyordu ama bu denli pahalı oluşuna şaşırdı. Oysa Marano, altını işlemek için ne kadar çok zaman ve emek harcıyor, üstelik buna bir de hünerini katıyordu. Ustasının kazandığı parayı şöyle bir hesapladı; işçilik bedeli, altının değeri yanında âdeta “hiç” sayılırdı.

Genellikle altını saf olarak kullanmıyorlardı. Erittikten sonra içine, ölçüyle biraz bakır, ara sıra az miktarda başka madenler de katıyorlardı.
 
Giuseppe hemen kafasını çalıştırdı. Diğer madenler pek değerli olmadığına göre, acaba bu oranı artıramazlar mıydı? Kim farkına varacaktı ki?... Böylece altından da kazanç sağlanırdı.

Bunu ustasına önerdiğinde, Marano öyle bir işin hırsızlık sayılacağını, üstelik renginden de hemen anlaşılacağını söyledi. Sonra şaka yollu, «İstersen altını imal edersin. O zaman çok daha kazançlı çıkarsın.» dedi.

Giuseppe’in gözleri fal taşı gibi açılıverdi. «Doğru mu söylüyorsun? Sahi, altın yapılabilir mi?» diye sorunca, Marano ona “alşimist” denilen kişilerden söz etti. Dediğine göre, onlar başka madenleri altına dönüştürebiliyordu.

Giuseppe zaten çocukluğundan beri kimyaya, bu gibi işlere pek meraklıydı. O an, yaşamının en önemli kararını verdi. Alşimist olacaktı.



ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Şubat 14, 2020, 09:59:13 ÖÖ
Yanıtla #1
  • ÖMBL/KMBL Üyesi
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 1215
  • Cinsiyet: Bay

Memphis-Mizraim riti, EKEİR'den farklı olarak bazı konular işler, ağırlıklı Mısır ve kadim bilgileri katmaya çalışmıştır öğretisine. Ancak o kadar da kadim değildir. 1777'lere gider tarihi zorlarsanız. Cagliostro isimli birine varır. O yüzden de ilgililer Cagliostro'yu incelemekle başlayabilir diye düşündüm.
Alterius non sit qui suus esse potest


Şubat 14, 2020, 11:05:53 ÖÖ
Yanıtla #2
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 316
  • Cinsiyet: Bay

Sayın ADAM'a çok teşekkürler gerçekten hoş bir anlatımdı.

Memphis-Mizraim riti, EKEİR'den farklı olarak bazı konular işler, ağırlıklı Mısır ve kadim bilgileri katmaya çalışmıştır öğretisine. Ancak o kadar da kadim değildir. 1777'lere gider tarihi zorlarsanız. Cagliostro isimli birine varır. O yüzden de ilgililer Cagliostro'yu incelemekle başlayabilir diye düşündüm.

Bu konuda da size teşekkür ederim sn. Anarchosa, sn. Adam'ın önceden oluşturup değindiği bu konuya ulaşmamı sağlamış oldunuz. Memphis-Misraim riti hakkında epey şaşırttı beni bu hikaye.
“En uzun yolculuklar bile, tek bir adımla başlar.” -Lao Tzu


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
Sofistler kimdir?

Başlatan Halsond Felsefe

2 Yanıt
7618 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 27, 2010, 09:50:23 ÖS
Gönderen: Halsond
0 Yanıt
2256 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 25, 2010, 11:32:16 ÖÖ
Gönderen: ADAM
1 Yanıt
2317 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 29, 2018, 07:00:56 ÖÖ
Gönderen: NOSAM33
6 Yanıt
5632 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 13, 2012, 04:52:24 ÖS
Gönderen: peacewings
0 Yanıt
1615 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 04, 2011, 09:58:27 ÖÖ
Gönderen: ozkann
0 Yanıt
10187 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 16, 2011, 11:45:00 ÖS
Gönderen: AQUA
0 Yanıt
1560 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 10, 2013, 01:48:45 ÖÖ
Gönderen: Ares
0 Yanıt
1460 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 01, 2014, 01:59:28 ÖS
Gönderen: ADAM
9 Yanıt
4875 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 06, 2015, 10:30:52 ÖÖ
Gönderen: ADAM
3 Yanıt
1411 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 11, 2015, 05:39:25 ÖS
Gönderen: ADAM