Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Zaman Yolculuğu mümkün mü?  (Okunma sayısı 6487 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Nisan 22, 2007, 11:55:48 ös
  • Ziyaretçi

Bilim ilerliyor ve araştırıyor, bugün kuramsal olarak zaman yolculuğu mümkün ama pratikte uygulanması mümkün değil. Geçmişe giden zaman yolcusu kendi varlığını ve yola çıktığı geleceği ortadan kaldırabilir. Gelecekte ise, eğer öldüyse zaten varolmayacaktır.

Bilim kurgu tutkunlarının değişmez rüyası olan zaman yolculuğu, günümüzde önemli araştırmalara neden oluyor. Bilimciler ve düşünürler, H. G. Wells´in öngördüğü bir tür zaman makinesinin yapılabileceğini varsayıyorlar, zaman içinde yolculuk fikri geliştirilirken yeni yaklaşımlar da ortaya çıkıyor, zamanda yolculuğun, uzayda yolculuk anlamına gelmediği aksine "kendi içinde yolculuk" olarak düşünülmesi gerektiği yani zaman içinde ileriye ve geriye yolculuk yapılabileceği iddia ediliyor. Bütün bu varsayımlara karşı çıkanlar da var; beş dakikalık bir süre içinde yüz yıllık bir zaman dilimi aşılsa dahi yine aynı yerde kalınacağı söyleniyor. Einstein´ın Görecelik Kuramı geliştirildikçe, zaman yolcusunun uzaydaki göreceli hareketi de zamanla eşit olacağından, zaman yolculuğunun yeni olasılıklara izin vermeyeceği belirtiliyor.





Gödel´in Evreni

1949 yılında Kurt Gödel, Einstein´ın alan denklemlerini kullanarak, bir evren modeli tasarladı. Tasarım Einstein´ınkine benziyordu ama Gödel´in yaklaşımında kozmolojik sabitlere negatif bir değer veriliyor (Einstein formüllerine göre evrenin genişlemesi durmuştu) ve kozmik bir zamanın tanımlanması imkansızlaşıyordu. Çünkü yerel zaman gözlemcileri ile maddenin hareketi bir dünya zamanı içinde uyumsuzlaşıyordu. Modelin en inanılmaz yönü, varoluş kapanıyor, zamansal düğümler bir roketin gökte çizdiği yay gibi ancak yeterli eğimi çizdikten sonra, gözlemci geçmiş veya gelecekteki bir konuma gidip gelebilme imkanını bulabiliyordu. Her ne olursa olsun, dünyadaki herhangi bir konumda deneysel olarak varsayılan dönülebilir geçici bir dönem varoluyor ve eğer P ve O gibi iki hayali noktayı varsayarsak, P, O´dan önce geliyor ama daha sonra zaman çizgisi P ile O´yu birleştiriyor ve bu kez O, P´den önce geliyordu. İşte bu dönülebilir zaman çizgisi Wells´in rüyası olan zaman çizgisiyle iş değerdedir. Gödel´in evreni aslında yeterince tanımlanmış değildi ve sonuç olarak da zaman yolculuğunun imkansız olduğu sonucuna varıyordu. Kısacası, Gödel´in evreni imajinatifti, fiziksel olasılıklara dayanmıyordu.

Zaman yolcusu ne yapacağını çok iyi bilmelidir

G. J. Whitrow´a göre ise, kozmik rota yani dizinsel zaman akımı kuramı yerine kozmik zaman olayı düşünülmelidir. Radyasyonun temelinde bulunan mikro-dalgalar kalıcıdırlar ve çoğulun tıpatıp örneğine sahiptirler yani bütünün aynısıdırlar. Whitrow şöyle diyor; "Sonuç olarak, biz evrenin baştanberi homojen bir varoluş olduğu düşüncesindeyiz. Bu da kozmik zamanın varolduğunun güçlü bir kanıtıdır." Bu yaklaşım Gödel´in modeli ile uyumsuzdur. zaman yolculuğuna izin verir ama yolculuğun fiziksel olarak yapılabileceği imkansız görünür. Herşeye rağmen zaman yolculuğunun imkansız olduğu düşüncesinin duygusal bir yaklaşım olduğu düşünülmektedir çünkü düşüncenin temelinde doğaya karşı gelmek vardır. Gödel rahatsızdı zira birisinin geçmişe yolculuk yaparak, kendi gençliği ile karşılacağına inanıyor ve; "Düşünün ki, bu insanın anılarında bu durumu yaşadığı bulunmuyor." diyordu. Bu bakış açısı, kaderciliğin neden-sonuç ilişkisi inancına aykırıdır, bir anlamda yeni bir kaderin oluşacağı var sayılabilir yani kişinin yapacağı olacak olandır. Bu nedenle, Gödel´in endişelendiği gibi kişinin ne olduğunu hatırlamaması önemli değildir ama bu noktada dikkat edilmelidir ki, zaman yolculuğu varsayımına engel olan şey, kişinin kendisidir çünkü kendi kendisinden korkacaktır. Öyleyse zaman yolculuğunda geçerli kural ne yapacağınızı bilmenizdir.

Bir sinema izleyicisi gibi olabilecek miyiz?

Eğer Abraham Lincoln öldürüldüğünde siz zaman içinde geriye dönüp, dondurma yiyorsanız, gelecek Lincoln öldürüldüğünde siz dondurma yediniz şeklinde oluşacaktır. Burada Lincoln´un ölümü ile sizin dondurma yemeniz arasında doğrudan bir ilişki yoktur. Çünkü dondurma yemeniz veya yememeniz Lincoln´un ölümünü etkilemez. Sonuç olarak bilimle felsefenin karşıtlığı, felsefe ile dinin karşıtlığını benzer ve ikilimler arasında destekleyici etkenler vardır. Bu yüzden dinsel kadercilik tartışması sonuçta zaman yolculuğunun takyonlar yapılıp, yapılmayacağı sonucunu oluşturur. Geçmişteki olaylar, mantıklı olmayabilirler, öngörülmemiş bir olay yaklaşımı ile de değerlendirilemezler çünkü yapılmamış eylem ancak olasılıktır. Veya geçmişteki olayları değiştiremeyiz yaklaşımına girmemiz gerekir. Zaman yolculuğunu yapabilirsiniz ama müdahale etmeniz yasaklanabilir. Sessiz kalmanız gerekecektir. Zaman yolculuğu hakkında endişelerin azalması için belki de gerekli olan şey, ilahi bir bilgi ya da mantı ötesi bir bilgi kaynağının konuyla ilişkisi olduğunu varsaymaktır. bu da bizi Tanrı inancına götürür veya Tanrı´nın neyi bildiği düşüncesine...

Geri döndüğünüzde kendinizi bulamayacaksınız ama giden kimdi?

Zaman yolculuğunun önemli olup olmadığı çok dikkat edilmesi veya tartışılması gereken bir olaydır. Eğer bu teknolojiye ulaşılmış olunsa dahi. o noktada durmak gerekebilir. Geçmişi öğrenmek, çok ama çok pahalıya malolabilir zira içinde bulunduğunuz anı kaybetmeniz olasılığı çok yüksektir. Örneğin inandığınız bir inancın çok farklı bir şey olduğunu hatta olmadığını öğrenmek çok büyük yıkımlara neden olabilir. Tarihi olayların zaman içersinde ne derece değişmiş olduklarını ya da değiştirildiğini görmek sanıldığından çok daha büyük bir felakete götürebilir. Ama karşıt anlamda bu eşiğin aşılması kaçınılmaz da olabilir, er veya geç bu noktaya gelinecektir. Böyle bir durumu, bir bilgisayarı sıfırlamaya benzetebilirsiniz. Herşey yeniden başlayacaktır, hatta artık geçmiş yoktur yani geçmişinizi yitirmiş olacaksınız. Yepyeni ve hatta hiç hoşlanmayacağınız bir geçmişiniz olacaktır. Bireysel olarak ortaya çıkabilecek riskler de aynı düzeydedir. Geçmişe ve çok daha tehlikelisi ama daha doğru anlamda imkansıza yani geleceğe gidip gelmek makul mantık eşiğini aşmaktadır. Ölmüş olduğunuz bir geleceğe gitmek, Wells´in Zaman Makinesi´nde varolmayan bir kavramdır ama öyle bir gelecekte olmamanız, sizin geleceğe giden varlığınızın da olmayacağı anlamındadır.

Galiba geçmiş, gelecek ve şu an birer hayalden öte değil...

Bütün bunlar bizleri ağır ve zorlu tartışmalara götürür. Üstelik bu tartışmalarla bir yere varılmayacaktır. Zira denenmesi gereken şey deneyin ta kendisi yani zaman yolculuğunu yapabilmektir. Bir başka yaklaşıma göre ise gelecek zaten yoktur çünkü oluşmamıştır öyleyse zamanın gerçekleşmiş ve gerçekleşmemiş iki ayrı yönü vardır. Geleceğin varsayımlarla dolu olması, şu anda yapacaklarımızın sonuçlarını içerir ama bu varsayımların sınırsız olmadığı da unutulmamalıdır. Her bireyin gelecekte sınırlı varsayımları vardır, bunlardan birisi gerçekleşecektir veya hiçbirisi gerçekleşmeyecektir çünkü birey ölmüş olacaktır. O zaman da bireyin geleceği bildiğimiz anlamda yoktur ya da çok küçücük bir yaklaşımla ölü bireyin geleceği ölümün görülmesi yani tanımlanmasıdır. Geçmişle ilgili paradokslar şaşırtıcı olabilirler ama geleceğin paradoksları çok daha şaşırıtıcı olabilir. Geçmişeki olaylara müdahale etmeye kalkışmak ise, varlığınızı ortadan kaldırabilir. Atom bombasının Hiroşima´ya atılmasını engellemek inanılmaz bir alternatif zaman devamlılığını ortaya çıkarabilir, böyle bir gelecekte II. Dünya Savaşı dana sürecek, belki ölenler ölmeyecek, ölmeyecek olanlar ise ölecektir. Bugünün dünyası oluşmayacak, zaman makinesi yapılmayacak ve böyle bir geçmiş-gelecek olasılığında geçmişe gidilemeyecektir oysa ilk yapılan eylem geçmişe gidip atom bombasını engellemekti demek ki buna kalkışıldığında tekrar çıkış noktasına hiçbirşey olmamış gibi dönülecektir. Sonuçta, zaman yolculuğu fikren mümkündür ama pratikte mümkün değildir çünkü geçmişe dönen zaman yolcusu bulunduğu yere tekrar dönemeyecektir. Bu da herşeyin göreceli olduğu bir evrende yaşıyoruz anlamındadır...


Nisan 22, 2007, 11:58:29 ös
Yanıtla #1
  • Ziyaretçi

H.G. Wells´in ünlü romanı "Zaman Makinesi"inde, zaman gezgini, özel bir iskemleye oturur, ışıklar yanıp söner, gezgin bir numaratörü çevirir ve sonra kendisini binlerce yıl sonrasına fırlatılmış olarak bulur. Çok uzak geleceğin İngiltere´sinde dünya çok farklıdır, Morlock´lar ve Eloi´ler adlarında iki garip ırktan başka kimse yoktur. Kısacası İnsanlık değişmiştir. Bu iyi bir romanın özetidir ama aslında fizikçiler bilim tarihi boyunca, zaman yolculuğu fikriyle alay etmişlerdir. Zaman Yolculuğu fikri çok yakın zamana kadar, genelde bilim kurgucuların, mistiklerin, fanatiklerin ve şarlatanların ilgi alanında kalmıştır. Buna karşın, son yıllarda hızla gelişen kuantum kuramı ve çekim alanı bu fikri yeniden getirdi diyebiliriz ve şimdi zaman yolculuğu fikri günümüzün teorik fizikçilerinin çok sık oynadıkları bir oyuna dönüşmüştür. Ama nasıl?

Michio Kaku
New York Üniversitesi Fizik Bölümü

Fikrin temel ve vazgeçilmez sorunu, ortaya çıkacak olan çeşitli türlerdeki bulmacalar yani paradokslardır. Örneğin bunlardan bir tanesi ailesi olmayan adamdır; Zaman içinde geriye giden birisi annesini ve babasını, kendisi doğmadan önce öldürürse ne olacaktır? İşte bu bir paradokstur yani sizin anneniz ve babanız siz doğmadan evvel ölürlerse, siz nasıl olur da onları öldürebilirsiniz? Geçmişi olmayan adam paradoksu da, buna benzer. Örneğin, genç bir bilim adamının laboratuarında bir zaman makinesi inşa etmeye çalıştığını varsayalım. Birden kendisinden daha yaşlı bir adam laboratuarda ortaya çıkar, nereden geldiği belli değildir ve genç bilimciye zaman makinesinin yapılışının sırrını verir. Genç adam, öncelikle çok zengin olacaktır; borsada, at yarışlarında, müşterek bahislerde oynar ve daima kazanır çünkü geleceği bilmektedir. Sonra geçmişe bir kez daha dönüp, kendisine yani daha genç haline zaman makinesinin sırrını vermeye karar verir ve paradoks ortaya çıkar. Yani laboratuara gelen adam, aslında kendisidir ama aynı zamanda da kendisine verilen sır dışardan yani gelecekten gelmiştir. Öyleyse, zaman makinesini yapan kimdir? Her ikisi de mi? Ama ikisi aynı kişi değil midir?

"Benim annem, yine benim!"

Bir tane daha var; Kendi kendisinin annesi olan adam; Jane sokakta bulunmuş ve öksüzler yurduna verilmiş bir çocuktur, genç bir kız olduğunda kötü bir aşk ilişkisi yaşar, terk edildiğinde hamiledir. Felaket başlamıştır, Jane bir kız olan bebeğini tek başına doğururken ölüme çok yaklaşır, tam o anda bebek kaçırılır, doktorlar Jane´i bulduklarında ölmek üzeredir, hemen müdahale ederler. Gariplikler sürmektedir; tedavi sırasında doktorlar Jane´in çift cinsiyetli olduğunu fark ederler; Jane´de erkeklik organları da vardır; gereken ameliyat yapılır Jane´in adı Jim olur. Jim, iyileştikten alkolik olur ve bir gün bir barmenle dost olur. Barmen bir zaman gezginidir ve kendini düzeltmesi için Jim´i geçmişe yollar, Jim çok güzel bir genç kızla karşılaşır, kız hamiledir ve bir kız bebeği olur. Jim bebeği kaçırır ve bir öksüzler evine verir. Daha sonra zaman gezginlerine katılır ve seçkin bir göreve getirilir. Bir görevinde barmen olur ve geçmişte Jim adlı bir alkolikle tanışır. Bu bilimsel hayalin sonucunda şimdi söyleyin bakalım; Kim Jane´in annesi, babası, kardeşi, kızkardeşi, büyükanne ve babası ve çocuğudur?

Zaman nehrine doğru...

Zaman yolculuğunun olanaksızlığı boşuna değildir. Newton, zamanı bir atılan oka benzetirdi. Yaydan fırlayan, yükselen ve sonra düşmeye başlayan bir oka. Bir okun dünyadan, bir diğerinin Mars´dan atıldığını düşünün. Atılış anları da, evrensel ritmde aynı değerde olsun ama iki okun atılış, yükseliş ve düşüş eğrileri farklı olacaktır çünkü mekan farklılığı zamanı etkiler ve başka gerçekliklere neden olur. Einstein, daha katı bir resim çizer; zamanı daha çok bir nehre benzetir. Bu nehir, yıldızların ve galaksilerin çevresinde akarken, hızı etkilendiği ve etkilediği katı kütlelere göre azalır veya çoğalır. Yani dünyadaki bir dakika, Mars´daki bir dakika değildir. Evrensel ritm aynı olabilir ama ritmi çalan davulcu farklıdır. Einstein, ölümünden evvel çok önemli bulduğu bir sorunla karşılaşmıştı, sorun zaman yolculuğu denklemiydi. Princeton´daki komşusu Kurt Gödel ise, belki de son 500 yılın en büyük matematik mantığına sahipti ve Einstein´ın zaman yolculuğu denklemine uygun çözümü o buldu. Zaman nehri, bir girdaba dönüştüğünde, zaman kendi kendisini bir burgaç gibi kendi üzerine sarar. Gödel´in çözümü dahiceydi; bir postula olarak evrenin bir musluktan akan ve bir kovayı dolduran suya benzettiği zamanla dolduğunu düşündü, kovaya dolan suyun yani evrene dolan zamanın bir doluş yönü veya rotası vardı. Rota yönünde ilerleyen birisi, kendisini kaçınılmaz biçimde yine başlangıç noktasında bulacaktı yani zaman içinde geriye gidiş imkansızdı. Akıntıya karşı gidilemez ve rotadan çıkılamazdı. Einstein anılarında, denkleminin çözümünden rahatsız olduğunu yazıyordu, tam tatmin olmamış gibiydi, denklemin içinde zaman yolculuğuna izin veren birşeyin saklı olduğu umudunu sürdürüyordu. Sonunda bir karar verdi ve yazdı; evren bir rotası yoktu, evren genişleyen bir şeydi (Big Bang) ve bu nedenle Gödel´in çözümü doğru değildi. Buna göre, eğer Big Bang´in yani Büyük Patlama´nın akan değil, genişleyen bir rotası varsa, evren boyunca zaman yolculuğu mümkün olacaktır.

Kurt delikleri bulunuyor;

1963´de Yeni Zelanda´lı matematikçi Roy Kerr, Einstein´in denklemini bir "kara delik"le bütünleştirdi, zaman akışı kara deliklere doğruydu, orada bükülerek girdaplaşıyor yani dönmeye başlıyordu. Halkanın hızı arttıkça da, Schrödinger´in santrifüj gücü kuramına göre zaman çekim alanının gittikçe artan gücü sonucunda eziliyordu. Yani halka bir aynaya dönüşüyor, üzerinde yürüyen birisi ölmüyor fakat başka bir alternatif evrene geçiyordu. Buna "nötrön kurt deliği" dendi. Daha sonralarda Einstein´ın denklemini çözmeye yönelik yüzlerce "kurt deliği" çözümü daha geliştirildi. Kurt delikleri sadece uzayın iki bölgesi arasında ilişkiyi sağlamıyordu, aynı zamanda da iki ayrı zaman arasındaki ilişkiyi sağlıyordu. Yani prensip olarak Kurt Deligi bir zaman makinesi gibi kullanılabilirdi. Kuantum kuramının çekim kavramına katkısı nedeniyle (artık buna herşeyin kuramı deniyor), paradoks sorununa da yeni boyutlar eklendi. Kuantum kuramında, bir cismin çeşitli durumları vardır. Örneğin bir elektron benzer ama farklı rotalar çizer, zaman içinde geri gidersek, alternatif geçmişler bulabilir ve paralel evrenler yaratabiliriz. Yani birisinin geçmişi değişebilir; örneğin John Kennedy suikastten kurtulur ama bizim geçmişimizdeki Kennedy hala ölüdür. Yani o başka bir geçmiştir, bir altenatiftir, biz oraya geçersek başka sonuçlarla karşılaşırız. Bu bir zaman çatalıdır, nehrin kollara ayrılması gibi...

Yeterince akıllı değiliz...

Peki bu şekilde düşünerek, Wells´in zaman makinesini yapıp, bir numaratörü çevirerek, İngiltere´nin binlerce yıl sonrasına gidebilir miyiz? Cevap hayırdır veya en azından şimdilik hayırdır. Daha bunun için sayısız engel vardır. Bir kere ana sorun enerjidir, zaman makinesi için inanılmaz değerde bir enerji kaynağı olmalıdır hatta bunun için yıldızların gücü gerekir. Belki bir egzotik maddenin veya bir negatif enerjinin bulunması gerekmektedir. Fizikçilere göre negatif madde imkansız bir şeydi ama son zamanlarda deneysel alanda çok minik ipuçlarına raslandı (Buna Casimir efekti deniyor). Ama bunların büyük miktarlarda elde edilmesi çok güç bir iştir, en azından yüzlerce asır gerekecektir. Bir diğer sorun dengedir, Kerr´in rotası olan kara deliği dengesiz olabilir. Stephen Hawking kuantum etkisinin içine girmeden evvel bir kurt deliğini yok edebileceğini belirtiyor. Unutulmamalı ki, bizim matematikçilerin denge konusunda yeterince cevabı bulunmamaktadır. Çünkü "herşeyin kuramı"na gerçekten ihtiyaç vardır. Kuantum gücü ve çekim alanı bütünleşmelidir, günümüzün bu süper kuramı eninde sonunda ebedi ve tek kuram olmaya adaydır, üstelik rakibi de yoktur. Kuantum, henüz Einstein´in denklemini çözebilmiş değil ama zaten kendisi de tam anlamıyla tanımlanmış sayılmaz, dünyada henüz hiç kimse denklemle, kuram arasındaki ilişkiyi kurup, çözüme gidecek kadar akıllı görünmüyor.

Geleceğin geçmişe yolculuk turistleri nerede?

İlginçtir, Stephen Hawking bir zamanlar zaman yolculuğu fikrine karşıydı, fazla fantastik olduğunu düşünüyor ve eğer zaman yolculuğu gerçekleşmiş olsaydı, şu anda aramızda gelecekten gelen bir sürü turistin bulunması gerektiğini söylüyordu. Ama henüz gelecekten gelen hiçbir turiste raslamadık çünkü zaman yolculuğu imkansızdır. Ayrıca, Hawking, son beş yılda bu konuda teorik fizikçilerin yaptıkları çalışmaların, çok fazla olduğunu düşünüyor ve bu çabayla dünyanın başka sorunlarının bazılarına belki de çözüm getirilebilirdi, diyordu. Fakat Hawking şimdilerde fikrini değiştirdi, artık zaman yolculuğunun pek pratik olmasa da, olası olduğuna inanıyor. Kimbilir belki de bizler gelecekten gelecek veya gelebilecek olan turistler için yeterince ilginç değiliz. Yani yıldızların gücüne kontrol edebilen birisi için, bizler öylesine ilkel olabiliriz ki... Bir karınca yuvasının girişine gidin ve karıncalara süs eşyaları, kitaplar, tıp bilgisi ve güç verin? Ne ifade eder ki? Bir diğeriniz ise, bir grup karıncanın üzerine bassın, bu da karıncalar için fazla birşey ifade etmeyecek ve onlar koşuşturmalarına hiçbir şey olmamış gibi devam edeceklerdir. Sonuçta yine de dikkatli olun; birgün kapınız çalabilir ve birisi gelip sizin kendisinin büyük-büyük-büyük-büyük ve de büyükanneniz olduğunu söyleyebilir ve tekrar ediyoruz sakın unutmayın, çünkü o haklı olabilir.


Nisan 23, 2007, 12:09:09 öö
Yanıtla #2
  • Ziyaretçi

Zaman yolcuglugunu bilmem ama, Quantum teorisini incelemisseniz Einstein zamaninda zamani durdurmanin bir yolunu bulmustu...tabi sadece teori olarak kaldi ve uzun zamanda oyle kalacak ama bilmeyenler icin ben anlatayim...

Cok hizli birsey dusunun mesela siz, kendiniz cok hizlisiniz ama isik hizi falan degil. isik hizinin sonsuz kati hizinda birseysiniz.. o zaman iste zaman sizin icin durur, cunku bir saniye bile gecmeden herseyi yapabilecek hizda olan birsey icin zaman durur. ama geriye gidilirmi bilemem  o biraz sor gibi gorunuyor.


Nisan 23, 2007, 12:47:31 öö
Yanıtla #3
  • Ziyaretçi

Zaman yolcuglugunu bilmem ama, Quantum teorisini incelemisseniz Einstein zamaninda zamani durdurmanin bir yolunu bulmustu...tabi sadece teori olarak kaldi ve uzun zamanda oyle kalacak ama bilmeyenler icin ben anlatayim...

Cok hizli birsey dusunun mesela siz, kendiniz cok hizlisiniz ama isik hizi falan degil. isik hizinin sonsuz kati hizinda birseysiniz.. o zaman iste zaman sizin icin durur, cunku bir saniye bile gecmeden herseyi yapabilecek hizda olan birsey icin zaman durur. ama geriye gidilirmi bilemem  o biraz sor gibi gorunuyor.
Evet biliyorum ama yinede Fizik ve Felsefe'ye senin kadar yatkın değilim. :)


Nisan 25, 2007, 10:16:17 öö
Yanıtla #4
  • Ziyaretçi

Bende yatkin degilim zaten, Zorluyorum sevdigim icin o kadar :)

Kasikla kuyu kaziyorum da denebilir.


Nisan 25, 2007, 12:25:09 ös
Yanıtla #5
  • Ziyaretçi

Olsun yinede devam et sonuçta meraklısın ve sen buranın normal bilgiç filozofusun. Yani normalsin :) ;) :D


Nisan 25, 2007, 12:58:49 ös
Yanıtla #6
  • Ziyaretçi

Normalim dimi? Hehuehueheu

Bende ayni seyi diyorum ama, (kendine normal diyen) hickimse beni normal olarak gormuyor... Normaller aralarina almiyolar beni. Neymis efendim, onlara benzemiyormusum...

Iste bu noktada ben gene felsefeyi konusturuyorum veee...

Belkide normal olmayan sizlersiniz? Bende sizin gibi kendimi normla hissediyorsam, (ki daha Normal kelimesini bile yazamamama Ragmen :D )Norm larim varsa, bu normlari Al mis ve hayatima gecirmissem. Demekki bende Norm Al im :)

Eline bir elma al, birde kursun kalem, sonra elmanin ustune bir nokta koy. Sonra o noktadan kalemi elmanin icine sok.
Kalemin ciktigi yerdeyim :)

Ama hepimiz ayni elmanin uzerindeyiz unutmayalim
Norm olan elmadir, ustundeki bakteriler degil :)
« Son Düzenleme: Nisan 25, 2007, 01:02:45 ös Gönderen: Hamlet »


Nisan 25, 2007, 01:09:35 ös
Yanıtla #7
  • Ziyaretçi

Tamam fazla gaza gelme.  ;) :D ;D


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
0 Yanıt
1841 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 24, 2008, 04:54:55 ös
Gönderen: bugfree
0 Yanıt
2129 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 05, 2009, 12:54:15 öö
Gönderen: arte
0 Yanıt
5878 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 06, 2010, 10:26:50 ös
Gönderen: Mozart
3 Yanıt
6732 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 05, 2011, 10:34:49 ös
Gönderen: Prometheus
15 Yanıt
15021 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 15, 2011, 10:48:07 ös
Gönderen: Zagzagel
2 Yanıt
2826 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 03, 2013, 12:53:22 öö
Gönderen: NOSAM33
0 Yanıt
2901 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 03, 2013, 12:33:27 ös
Gönderen: asimov
Zaman Yolculuğu

Başlatan Triumvirate Fizik - Doğabilim

3 Yanıt
1588 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 07, 2013, 10:55:43 öö
Gönderen: Samuray
0 Yanıt
1054 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 06, 2015, 12:37:20 öö
Gönderen: Ömercan
14 Yanıt
5995 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 12, 2015, 07:27:20 öö
Gönderen: ADAM