Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: TÜRKİYE’DE ÖZGÜR MASONLUĞUN DIŞ İLİŞKİLERİ - 6  (Okunma sayısı 2257 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mayıs 13, 2010, 11:13:47 ÖÖ
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7278
  • Cinsiyet: Bay



Yurtdışında Yaptığımız Çalışmalar


Türkiye’de Özgür Masonluk, çeşitli çalışma toplantılarında üyelerinin yaptıkları sunularla yurt dışına “sevgi, ilgi, bilgi” üçlemesiyle bağdaşan mesajlar vermeye özen gösteriyor.

Sizinle paylaşmak istediğimiz ilk sunu, geçen yıl, İspanya’da, Akdeniz Masonları’nın çalışma toplantısında büyük bir ilgi ile izlenen sunumuzun metni:

AKDENİZ UYGARLIĞI VE MASONLUK

Uygarlık tarihi çok eski. İnsanlaşma sürecinde hangi toplumun öncelikli olduğunu bilebilmek çok güç ama, uygarlığın insandan insana, ülkeden ülkeye hep paylaşılarak geçtiğini unutmamalıyız. Yaşanan olumlu gelişmeler önce küçük insan topluluklarını etkilemiş, sonra topluluklar ve ülkeler arası bir kültür aktarımı yaşanmış. Bireyin yaşadıklarından diğer insanlarca benimsenenler, insanlığın ürünü olmuş.

Uygarlığın oluşup gelişebilmesi için insanlar ve insan toplulukları arasında bir ilişki olması gerek. Bunu ticaret, savaş, yağma veya dostluk adına yapılan gezilerle sağlamışlar.

Ne kadar çok gezi varsa, o kadar çok paylaşım olmuş!

Ulaşım tekniklerinin çok kısıtlı olduğu binlerce yıl öncenin ortamında, seyahat eden insanları açlık, soyguncular, vahşi hayvanlar gibi pek çok tehlike bekliyormuş. Yürümek çok güç ve ağır, hayvanlarla seyahat de gıda taşımak ve barınak oluşturmak için oldukça yetersizmiş. Öncelikle Lübnan dağlarındaki sedir ağaçlarının ilkel gemilere dönüşmesi seyahat etmek isteyen insanlara büyük kolaylık sağlamış. Gemi hem kolaylıkla su üzerinde süzülüyor, hem barınak ihtiyacını kendiliğinden karşılıyor hem de gıda ve su depolamaya elveriyormuş. Korsanların saldırısı da, hırsızların saldırısı kadar sık değilmiş.

Gemiler insan taşımışlar, mal taşımışlar, kültür taşımışlar, umut taşımışlar!..

Doğu Akdeniz limanlarından binlerce yıl önce kalkan gemilerin gidebileceği mesafe kısıtlıymış. O gemilerin İspanya boğazına kadar ulaşmaları ve boğazın ötesini keşfetmeleri çok uzun yüzyıllar almış! Bu süre içinde gemiler Akdeniz limanlarında dolaşıp durmuş.

Kimi zaman kumaş, kimi zaman tütsü, gıda, asker, esir, kültür taşımışlar!..

Doğu Akdeniz’in Byblos limanından el yazması kitap ihraç edildiğini ve bütün kıyı ülkelerince paylaşılan bu kitaplar nedeniyle kitap anlamına gelen sözcük olarak Byble (Bible) kelimesinin kullanıldığını biliyor muydunuz?

Ya da İskenderiye limanına gelen gemilerden vergi yerine kolay bulunmayan kitaplardan alındığını, verecek kitabı olmayan gemilere ise yüksek vergi yazıldığını?..

Akdeniz büyük bir iç deniz olarak dolaşan gemiler ve kaynaşan uygarlıklarla zenginleşmiş, gelişmiş, dünyaya yön vermiş.

Masonluk insanlık tarihinde iz bırakan ve kalıcı olmayı başaran tüm uygarlık ve kültürlerden alıntılar yapmış, uygun bulduklarını simge, kavram ya da erdem olarak benimsemiş.

Bu yönüyle Masonluk nasıl farklı insanca arayışların bir sentezi ise, Akdeniz uygarlığı da farklı ülke kültürlerinin bir sentezi olmuş.

Masonluk, aynı Akdeniz uygarlığı gibi değişik yapı taşlarıyla ve kültürün paylaşımıyla kendi kendini inşa etmiş.

Akdeniz uygarlığı tarihsel süreçte hep gelişmiş. Ülkeler, dinler, sistemler doğurmuş. Göksel dinler Akdeniz aracılığıyla yayılmış, insanlığı sevgiye çağıran mesajlar Akdeniz sularında yankılanmış.

Fenike uygarlığı, Mısır uygarlığı, İyon uygarlığı derken Doğu ile Batı’nın kaynaştığı, birbirine ulaştığı ortam olmuş Akdeniz!

İyon uygarlığı, bugünkü Batı Avrupa uygarlığının da esin kaynağı, temel besini!

Sevgili Kardeşler,

İyon uygarlığı aslında Akdeniz’in bir uzantısı olan İyon denizine özgü bir aydınlık arayışıdır.

İyon uygarlığını yaşayan ve yaşatanlar, İyon denizinin her iki yakasında yaşamış insanlardır.

Kuzey Doğu Akdeniz’de yer alan uygarlık beşiği İyon denizinin batı sahilinde, bundan 2500 yıl önce Yunanlılar yaşıyorlardı. Doğu sahilinde de aynı uygarlığın devamı olan Anadolu insanı!

Aslında kardeş olan bu insanlar bugünkü adıyla Ege denizinin bazen batı bazen de doğu kıyısında uygarlık tohumları atıyorlardı.

Aradan geçen binlerce yıl sonra şimdi biz, Özgür Türk Masonluğunun temsilcisi olan Özgür Masonlar Büyük Locası, burada bir Akdeniz sevgi ortamında tüm karşı kıyılarla el ele vererek barış ve mutluluk tohumlarının atılmasına katkı sağlamak istiyoruz.

Masonluğun asal amacı olan “tüm insanların barış ve mutluluğu ülküsünü”, burada bulunan biz masonlar, inanç ve karşılıklı anlayışla, insanlık için bir kardeşlik umuduna dönüştürebilmeyi amaçlıyoruz.

Yunanlı kardeşlerimizle aynı yemekleri yiyoruz. Onlar uzo içiyor biz rakı ve ikisi de birbirine benziyor.

Lübnanlı kardeşlerimizle yaşam tarzımızda, yemeklerimizde çok benzerlikler var.

İtalyan kardeşlerimiz kadar sıcak kanlı, Fransız kardeşlerimiz kadar titiz, İspanyol kardeşlerimiz kadar konukseveriz.

Topraklarımızın üzümleri benzer şaraplar veriyor tıpkı uygarlık ortamımızın benzer insanlar vermesi gibi!

Çünkü sevgili kardeşlerim, biz Akdeniz insanıyız!

Akdeniz kültürüyle oluşan insanca altyapıyı Masonca birikimle zenginleştirmek ve üretebildiği tüm sevgiyi kardeşlerine sunabilmek isteyen insan!

Böyle olduğu için buradayız ve böyle olduğu için hep bir arada olacağız!

Değerli Kardeşler,

Akdeniz insanı bulduğuyla yetinmez. Sorgular. Hep sorguladığı, aldığı yanıtları da yeniden değerlendirdiği için dogmatik değildir. Suyun yaklaştırdığı kıyılar gibi, Akdeniz rüzgarında düşünceler de birbirine yaklaşır ve hep birlikte yeni uygarlıklar için yelken açılır!

Fenike gemilerinin ulaştığı limanlara daha sonraları Roma gemileri ulaşır olmuş. Aynı limanlar İngiliz teknelerini de görmüş Osmanlı gemilerini de… Hepsi Akdeniz’de kendilerinden bir şeyler bırakmışlar.

Bakınız, bundan 4100 yıl önce, Akdeniz tarihinin bilinen ilk araştırmacısı Sanchoniaton, “Fenikeliler’in Tarihi” adlı kitabında, Doğu Akdeniz kıyılarından tüm insanlığa nasıl sesleniyordu :

“İlk yaşam yıllarından beri yalan dolu öyküler dinlemeye alışmış olan kulaklarımız ve yüzyıllardan bu yana önyargıların esiri olmuş bilincimiz, hayal ürünü varsayımları çok değerli birikimler olarak korumaya alıştırılmıştır… Biz gerçeği bulup açığa çıkarmalı ve değiştirilmiş öykülere gerçek niteliğini kazandırmalıyız.”

(LE LIVRE DES MAITRES DU MONDE-Robert Charroux, Edition Robert Laffont-Paris 1967 )

Gerçeği arayan Akdeniz insanının binlerce yıllık paylaşımında bugünün uygarlığının tohumları var. Bunları tek renkli, dar kalıplı beklentilerle değil kardeşçe bir coşkuyla gelişime açmalıyız. Gerçeği aramalı, bunun için bir yandan kendimizi geliştirmeli diğer yandan da tüm insanlarla ilgiyi, sevgiyi ve bilgiyi paylaşabilmeliyiz. Bireysel değerlerin temelinde ortak bir tarih olduğunu unutmamalıyız.

Yerelden evrensele açılırken Akdeniz kıyılarında simgesel bir liman kentinde olduğumuzu düşünelim. Kendi sınırlarımızı aştığımız zaman, tüm kentlerin uygarlık dokusundan faydalanır ama öznel kimliğimizi de koruyabiliriz. Bunun için birlikte yaşayabilme bilinci gerek.

Akdeniz oluşumu; tüm limanların özellikleriyle var olduğu ama birlikte yeni bir anlayış oluşturabildikleri bir kültürel “birlikte yaşama” ortamıdır. Masonluk da öyle değil mi ? Bugün simgesel olarak hepimiz Akdeniz kıyısında bir liman kenti değil miyiz?

Değerli Kardeşler,

Özgür Türk Masonluğu’nun temsilcisi Özgür Masonlar Büyük Locası, hepimizin birey olarak, mason olarak, ulusal bilinçle ve insan olma onuruyla sorumluluklar taşıdığına inanıyor.

Tüm Akdeniz masonlarının, tüm Avrupa masonlarının, tüm dünya masonlarının ve tüm insanların el ele, masonca ilkeler ışığında özgür, eşit ve kardeş olarak mutluluk ve barışa yürümesi için çalışmayı öngörüyor.

Bu yolculukta binlerce yıllık kültür mirasından, yüzlerce yıllık kurumsal deneyimden ve mason kardeşlerinin yüreklerindeki kardeş sıcaklığından kuvvet buluyor.

Onun için burada olmak bize onur veriyor. Onun için gelecek CLIPSAS toplantısında bir arada olacağız. Onun için Espace Maçonnique Européen 2005 toplantısını yaklaşık bir yıl sonra İstanbul’da yapmayı ve Akdenizli kardeşlerimizi, Avrupalı kardeşlerimizi, kısaca tüm kardeşlerimizi orada kucaklamayı istiyoruz.

Uzun yolculuğumuzda tarihten gelen kültür farklılıklarını zenginliğimiz, masonca ilkelerimizi de yol göstericimiz olarak kabul ediyoruz. Ve biliyoruz ki bu yolda yalnız değiliz!

Hep iri iri gemilere binip,
Akdeniz’in kıyısından,
Uzaklara gitmeyi düşlerdi.
Rıhtımda öldü!
Renklerin karmaşasında
Düşler akıyor!
Yaşam sürükleniyor.
Akdeniz engin.
(Afif Yesari 1920-1989)

Farklı renklerin birlikte oluşturduğu enginlikte, ortak değerleri ve uyumu bulabileceğimize inanıyoruz. Şu anda yaşadığımız ortamı da bunun bir göstergesi olarak kabul ediyoruz.

Özgür Masonlar Büyük Locası Büyük Üstadı ve bütün kardeşleri adına size kardeşçe sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz.




Bu kitapçıkta Özgür masonlar Büyük Locası’nın yurt dışında yaptığı çalışmalarla bağlantılı anlatımları burada son bulmuyor. Fakat burada verilen sunum metni zaten yeterince uzun olduğu için, bundan sonrasını bir sonraki bölüme bırakıyorum. Herhangi bir yorum yapmadım; okuyanlar kendi yorum ve değerlendirmelerini özgürce yapsınlar diye.



ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
4 Yanıt
4372 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 12, 2012, 07:38:09 ÖS
Gönderen: Tij
0 Yanıt
2193 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 07, 2010, 11:00:14 ÖÖ
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2084 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 08, 2010, 12:27:49 ÖS
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2704 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 09, 2010, 10:25:09 ÖÖ
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2619 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 11, 2010, 08:12:50 ÖÖ
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
1771 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 12, 2010, 01:03:13 ÖS
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2248 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 14, 2010, 08:03:10 ÖÖ
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
1958 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 19, 2010, 05:12:46 ÖS
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2786 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 20, 2010, 11:17:04 ÖÖ
Gönderen: ADAM
2 Yanıt
5282 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 10, 2011, 10:32:35 ÖÖ
Gönderen: ADAM