Masonlar.org - Harici Forumu

 

Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 4 5 6 7 8 9 10
1
Masonluk ile ilgili Sorular ve Cevaplar / Ynt: MADENDEN ARINMAK...
« Son Gönderilen: Gönderen: midyad Bugün, 12:26:48 ös »
Forumda yazildigi gibi Invisible College ve Royal Society gibi kurumlarin ve veya uyelerinin organize Spekulatif Masonlugun olusmasinda etkisi olmustur. Bu etki Tefekkur Hucresi’nin kendisi ve icindeki semboller ile iliskilendirildi. Yani bu uygulamanin simyacilar tarafindan bildigimiz Masonluga eklenmistir gibi yaklasimlar vardir.   

Ayrica forumda UGLE’nin tekris seremonisinde veya oncesinde boyle bir uygulamanin olmadiginin alti cizildi.

UGLE nin boyle bir uygulamasinin olmamasi demek, yani Tefekkur Hucresi’nin yoklugu ilk onermenin isiginda bana garip geldi. Bunun yaninda UGLE oncesinde, Moderns ve Ancients’ lerin ayri oldugu donemde,  Tefekkur Hucresi’ nin varligi hakkinda dusunceler vardir.
2
Atatürk ve Masonluk / Ynt: Atatürk ve Ezoterizm
« Son Gönderilen: Gönderen: NOSAM33 Dün, 07:36:51 ös »
Alıntı
Sayın  Nosam33
Keşke ben de ham taş olabilsem

Mesele yok o zaman .  8)

Saygılar
3
Atatürk ve Masonluk / Ynt: Atatürk ve Ezoterizm
« Son Gönderilen: Gönderen: Taşustası Dün, 05:30:50 ös »
Alıntı
Konu başlığı altndaki Müceddit,ham taş,körlük ve beyinsizlik kelimeleri beni rahatsız etti.

Sayın Taşustası ''  HAM TAŞ ''  Masonik bir kelimedir sizi neresi rahatsız etti . Ben de hala Ham taşın bunda gocunacak bir şey yok .

Saygılar

ALINTI: Çırak Masonun görevi ham taşı yontmaktır . Cahil ve ham insan kendini derinine inceleyerek ( kendini bil ) mükemmelliğe doğru gidecek, küb şeklindeki taşın yani aklının ve gönlünün tekamülünü sağlamaya çalışacaktır .

Ham Taş , ocaktan çıktığı gibidir ,işlenmemiştir, eğitimi yoktur, toplum içindeki insanlık görevinin bilincinde değildir. Küb şeklindeki taş, düzgün yüzleri ile Mabedin duvarına yerleştirilmeye hazır taştır . Bu , eğitim görmüş, kültürlü, toplum bilincine sahip insandır .

TANJU KORAY
ÇIRAK
Sayfa  79
Sayın  Nosam33
Keşke ben de ham taş olabilsem, şöyle bir eklemede bulunayım o zaman. Rahatsız olduğum kelimeler terim anlamlarıyla değil de iğneliyici bir şekilde onur kırabilecek şekilde sıfat anlamlarıyla kullanıldığı için rahatsız oldum.
Sevgi ve şükranla..
4
Atatürk ve Masonluk / Ynt: Atatürk ve Ezoterizm
« Son Gönderilen: Gönderen: Taşustası Dün, 05:23:14 ös »
İnsan hak ve hürriyetleri konusunda,aydınlanma konusunda; ışık,güneş veya sitare olarak sıfatlandırabileceğim bir üstaddır benim için..
Bir de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım ve o kişi Ata-Türk..
 Soyadı dahi üzerinde düşünülmesi gereken bir soyaddır.. Soy-ad diyoruz ya hani,Türk soyunun atası..
    Sevgili Taşustası, yazdığın yanıta genel olarak katılmakla birlikte bir yanlışlığı dile getirmek istiyorum. Atatürk soy adı 'Türk soyunun atası' anlamını değil, 'Atası Türk' anlamını taşır. Birçok gerici kafa yapısına sahip olan Atatürk düşmanı insan, Atatürk soyadını ilk belirttiğim 'Türk soyunun atası' olarak yanlış bir şekilde algılıyorlar ve Atatürk'ün Türk soyunun atası olmadığını savunmaya kalkıyorlar(boş yere). Burada da affınıza sığınarak bu yanlış tabiri düzeltmek istedim.
    Saygılarımla.
Sayın Droth daha önce Father of The Turks gibi kavramlarla karşılaştığım için ve benim için de bu soyadın manası bu muhteviyatı içerdiği için güzel ve önemli bulduğum cevabınızı okumuş ve doğruluğundan emin olmadığım bilginizi almış olsam dahi benim benliğimdeki simgesel anlamı böyle kalmaya devam edecektir..
Sevgilerle
5
Diger Inanclar / Aleister Crowley sonrası Thelema – Bölüm 1
« Son Gönderilen: Gönderen: Novayst Aralık 03, 2020, 05:34:35 ös »
Bu yazı kendi blog sayfamda başka platformlarda "Ameth" olarak bilinen sevgili dostumla yazdığım bir yazı dizisinin ilk bölümüdür. Orjinal yazı için: https://turkthelemit.wordpress.com/2020/12/02/crowley-sonrasi-thelema-bolum-1/




Aleister Crowley, O.T.O.’in başına geçtiği zaman Thelema yasasını üyelere aktararak cemiyette reform yapmıştı. O öldükten sonra, ne yazık ki, çoğu ünlü cemiyette olduğu gibi bölünmeler ortaya çıktı. Bu ayrılıklar bugün hala Thelema içerisinde tartışmalara sebep olmaktadır. Her ne kadar farklılaşmaların ciddi zararları olmuş olsa bile bugün çeşitlilik açısından zengin yasayı bir noktada bu farklılaşmalara borçluyuz. Şimdilik girişi kısa tutarak sizleri içerikle baş başa bırakıyoruz. İyi okumalar!

Crowley’nin Halefi Karl Germer
“Frater Saturnus”



Cefalu günlerinde, Thelema Manastırı’nda eşiyle birlikte kaldığı günlerden beri Crowley’nin yanında durmuş olan Karl Germer, oldukça ilginç bir insandır. Thelema ile olan ilişkisinden dolayı Nazilerce toplama kampına yollanan Germer, hayatının dönüm noktası olan, KKM*’ sinin ona Kanun Kitabı’ nı baştan sona okuduğu vizyonu burada görmüştür. Germer’in günlüklerini kaynak gösteren bir kesim, Germer’in KKM ile görüşmesi sonucu ondan cinsellikle ilgili bir talimat aldığını idda
iddia etmektedir. Fakat biz işin bu magazinsel boyutuna girmeyeceğiz.
Kamptan kaçışını izleyen yıllarda Crowley tarafından A∴A∴ içerisinde Tapınağın Efendisi derecesine yükseltilen Germer, Crowley’e hayatının son yıllarında pek çok konuda yardım etti. Dökümanların yayımlanması konusundaki yardımı bir yana Crowley’nin ölümünün yaklaştığı yıllarda onun için para toplayarak maddi yardımda bulundu. Crowley bu sadakati karşılıksız bırakmayıp, ölmeden önce onu halefi ilan etti. Aleister Crowley öldükten sonra hem O.T.O. hem A∴A∴ liderliği Germer’e kalmıştı.
Karl Germer, O.T.O. ile fazla ilgilendiğini söyleyemeyiz, istenen yenilikler veya cemiyetin yayılımı gerçekleşmedi. Zaten üstüne yüklenen sorumluluğu kabul etmeyen Germer, kendisinin ritüeller ve pratik konusunda deneyimli olmadığını sürekli dile getirmiş, hizmetleri sebebiyle bu dereceye yükseltildiğini sıkça söylemişti. O.H.O. yani O.T.O. liderliğini kabul etmeyen Germer derdini Kenneth Grant’a 25 Mayıs 1951 tarihli mektubunda bu sorunu anlatmıştı.

“… İlk olarak, Cemiyet’te benden üstünüz olarak bahsetmeyin. Bu ancak kısmi manada doğrudur. O.T.O. içerisindeki imajım bana iradem dışında dayatıldı. Elimden geleni yapacağım; ancak tabiatımı aşan iddialarda bulunmayı reddedeceğim . Doğrusu, mevzubahis O.T.O.’nun Büyük Haznedarlığı, başka bir şey değil. Mevcut durum, bariz bir şekilde, manevi liderliğe soyunabilecek cesarete ve kapasiteye sahip birisini talep ediyor. Eğer böyle biri çıkarsa, tam desteğimi alacak. Ama şahsen aslan postuna bürünmeyecegim. . Ritüelleri hiçbir zaman öğrenmediğimi, yapılışını görmediğimi herkese söyledim, şayet Missa’yı** da öyle. Uzun lafın kısası, cemiyetleşmeye dair hiçbir şey bilmiyorum. “[1]

Daha sonrasında yayımladığı bir manifesto üzerine (yazının devamında anlatılacak) Germer, Grant’ı O.T.O.’dan kovdu. Öleceğini beklemediği için bir halef belirleyemeden, pankreas kanserin öldü. O.T.O. ve A∴A∴ liderliği 1947’den 1962’deki ölümüne kadar sürdü. Grant ile yaşadığı anlaşmazlık ise Thelema içerisindeki ilk bölünme oldu diyebiliriz. Aynı zamanda Crowley’nin ölmeden önce Germer dışında ikinci isim olarak yetki verdiği Grady de Germer ile anlaşmazlığa düşmüştü. Karl Germer’in anlayacağımız üzere KKM deneyimi dışında pek bir birikimi yoktu. Jane Wolfe ve onun öğrencisi Soror Meral ile mektuplaşarak onların bilgilerinden yararlanmaya çalıştı. O.H.O. liderliğini kabul etmediği için liderliği boş kalan O.T.O.’da küçük dağılmalar, karmaşanın olduğu duraklama dönemi o öldükten sonra daha da çekişmeli bir hal aldı.



Germer’in Öğrencisi Marcello Ramos Motta
“Frater Ever”


En ilginç isimlerden birisi olan Marcelo Ramos Motta, Okültizm ile ilgilenen babasının kitaplığı sayesinde konuyla çok erken tanıştı. Genç yaşta, Gül Haç cemiyeti AMORC’un üyesi olsa da, bir süre sonra bu grubun ticari amaçlarla sürdürüldüğünü düşünerek ayrıldı. 17 yaşında, Aleister Crowley’nin dostu Arnold Krumm-Heller’ın Brezilya’daki Gül Haç cemiyeti olan FRA’ya katıldı. Arnold Krumm-Heller’ın öğrencisi olarak devam eden Motta, öğretmeni öldükten sonra onun oğlu Parsival Krumm-Heller ile tanışmak için Avrupa’ya gittiği sırada John Symonds’un yazdığı The Great Beast kitabına rastladı. Kitapta, FRA’da portresine rastladığı Aleister Crowley’nin resmini görünce merakı körüklenen Motta, Parsival’a Crowley hakkında sorular sordu. Parsival tarafından Karl Germer’e yönlendirilince, 22 yaşında Karl Germer ile mektuplaşmaya başladı. Motta, A∴A∴’ya Aday yeminini imzalayarak katıldı. 1961’de Crowley’nin yerini aldığına dair Karl Germer’e bir mektup bildirdi. Karl Germer bu mertebeye çıkamayacağını ve mevcut deneyimi düşünülürse yemininin en fazla Neofit düzeyinde olabileceğini söyledi. Öğretmeni Germer ile tartışan Motta daha sonra onunla barıştı. Karl Germer ölünce ise eşi Sascha Germer, Karl’ın dökümanlar konusunda varisinin Motta olduğunu söylediğine dair bir mektup yazdı Motta’ya. Karl Germer’in elindeki belgeleri Motta’ya teslim etti.

“Sevgili Üstadımız öldü. 25 Ekim, 20:55’de korkunç koşullar altında daha dayanamadı. Takipçisi sensin. Lütfen onu benden al, çünkü o kollarımda öldü ve bu onun son dileğiydi. Kütüphanesinin varisinin kim olduğunu şimdiye dek bilmiyordum. Sana ilettiğim telgraf Çalışmayı ve Kütüphaneyi korumak için bir yardım çığlığıydı ve umarım bunun her şeyi açık bırakması olduğunu anlarsın. […] Vize almaya çalış ve San Francisco’ya uç, Stockton veya Sacramento’dan kısa bir uçuş var. Stockton veya Sacramento’dan her gün Jackson’a otobüs seferi var. Jackson’da Taksi 51’i ara ve Irene’yi iste. Seni 22 mil uzaklıktaki eve götürecek. […] Bunu yapabilirsen, seninle tüm gizli belgeleri açar ve onun arzusunu bulmaya çalışırım.”

Öğretmeni Karl’ın 1962’deki ölümünden sonra çalışmalarına devam etti ve Thelemik kitaplarla, dökümanların Portekizce çevirisini yaparak Brezilya’da Thelema’yı aktifleştirdi. Crowley tarafından acil durum yetkisi verilen Grady, 1978 senesinde bu yetkiyi kullanarak Soror Meral, Israel Regardie gibi isimlerin tavsiyesi üzerine O.T.O. kontrolünü ele aldı. Motta, Germer’in varisi olduğu için O.T.O. kontrolü konusunda hak ilan etti. McMurtry’e açtığı davayı kaybetti ve SOTO yani O.T.O. Toplumu (Society of O.T.O.)’yu kurdu. 1979 senesinde 8○=3□ derecesini aldığını iddia etti. Motta aslında Sascha’ya bu sorumluluğa hazır olmadığını söylemişti başlarda fakat sonra öğretmeninin mirasını devralma konusunda kararlı hale geldi. Motta konusunda elimizde çok fazla detaylı bilgi yok çünkü onun hakkında detaylı materyallere sahip olan kişinin bu konuda görüşmeyi reddettiğini Brezilyalı Thelemit araştırmacı Alan Willms söyledi. Alan Willms, Motta konusunda danışabileceğimiz en güvenilir isim. Bize bu yazı için Motta’nın bazı mektuplarını Portekizceden İngilizceye çevirdi. İşte Motta’nın O.T.O. iddiasına dair mektuplar:

“Bana gelince, O.T.O. çalışması yapmam için bana yetki veren bir belgem yok ve Güneşin Çocuklarına Çağrı‘da Cemiyeti ilan ettim […] sadece Üstüm SATURNUS X ° ‘e hizmet etmek için. 1962’de, merhum Üstümün karısına göre, bana O.T.O’in ilk üç derecesi ile çalışma yetkisi veren bir tüzük gönderildi. Bu tüzük asla elime ulaşmadı. Kimin aldığını bile bilmiyorum. ” – Motta’dan Frater Z’ye, 8 Temmuz 1964
(Güneşin Çocuklarına Çağrı: Motta tarafından 1962 senesinde Brezilya’da yayınlanmış Thelemik bir kitaptır.)

“O.T.O. gerilemeye devam ediyor […] O.T.O. derecelerini düzenli olarak geçemememe rağmen IX° ve XI° (Ancak X° yok) derecelerim var. 1963’te, bana bir Loca kurma ve ilk üç Derece ile çalışma izni veren bir tüzük gönderildi ve muhtemelen bu vesileyle ritüeller de gönderildi. Bu malzeme hiç elime ulaşmadı. […] Bu, O.T.O.’in mutlak bir gerileme durumunda kalması için bir neden daha ve hırsızların yaptıklarının sonucuna katlanması için bir izindir.” – Motta’dan Frater Z’ye, 20 Haziran 1966

“O.T.O.’in şu anki Dünya Kralı (veya Harici Başı) Kenneth Grant olarak adlandırılıyor ve adresi […]. Benim tarafımdan da o şekilde tanındı. Ancak, Brezilya’da çalışmak için, eski O.T.O. ritüellerini tamamen yenileme niyetindeyim ve Bay Grant bu sebeple benden korktuğundan, Otoritem ile Bay Grant’ın otoritesi arasında seçim yapmanız gerekecek. O.T.O.’deki derecem beni benimki ve 666’ınki dışında herhangi bir otoriteden kurtarıyor […] Ritüellerde yapmak istediğim herhangi bir değişiklik kendi takdirime bağlıdır. Ancak – İstediğini yapmanın ötesinde bir kanun yoktur. Benimle sadece istiyorsan çalışacaksın. “- Motta’dan Frater Z’ye, 1 Aralık 1971

“Sana ve başkalarına karşı davranışlarını incelemek umuduyla Grant’in kendi seçilmesini geçici olarak kabul ettim. Şimdiye dek ona karşı şikayette bulunmak için bir nedenim yok. […] Ritüellere sahip olmanın önemi nedir? O.T.O.’in şu anki haliyle daha mı önemli? Ritüeller, Mason Localarının ezici çoğunluğunun olduğu yerlerde asla harfiyen uygulanmaz, yalnız O.T.O. değil ama diğer tüm türlerde. O.T.O. Ritüellerinden, hangilerini istiyorsun? Reuss O.T.O. mi? A.C. tarafından yenilenen ritüeller? Metzger tarafından yenilenen ritüeller? Grant tarafından yenilenenler? […] Tek İlgini çekmesi gereken O.T.O. ritüelleri A.C. (Aleister Crowley) tarafından yenilenenlerdi. Ancak orijinal O.T.O.’inn ritüellerini onları çok değiştirmeden yeniledi. Son altmış yılda bu ritüelleri kulanmanın sonucunu görün. Disiplinsiz O.T.O. kendi içinde bölünmüş, kafa karışıklığı ve anarşi ile dolu. Yeni ritüellere ihtiyaç duyulursa, onları kendim hazırlayacağım ve sana temin edeceğim. […] Yeni ritüeller gerekliyse, bunlar dramatik biçimde yazılacak ve [Brezilya] Ulusal Kütüphanesine kaydedilecek, bunların çalınmasını ve kopyalanmasını (ki bu her zaman gerçekleşecektir) engellemek için değil ama rızam olmadan yayınlanmalarını engellemek için.” – Motta’dan Frater Z’ye, 24 Eylül 1973

“Bir keresinde benden eski O.T.O’in Ritüellerini istemiştin. Şimdi İngilizce olarak yayınlanacaklar ve olur olmaz bir kopyasını alacağım. Eski O.T.O.’nun bu (gerekli) yıkılması ile yeni ritüeller yazmak daha da önemli hale geliyor. Grant tarafından kullanılanlar kendisine aittir ve bizim için değildir.” – Motta’dan Frater Z’ye, 13 Nisan 1974

Bu mektuplardan anlayacağımız üzere Motta, yenilikçi düşünceye sahip Kenneth Grant ile geçici bir ittifak içerisindeydi. Fakat kibirli sert bir mizaca sahip Motta onu tam anlamıyla kabul etmiyordu. Marcelo Ramos Motta’nın ünlü öğrencileri oldu. Birisi Kenneth Grant’ın yanına giden Euclydes Lacerda de Almeida (Thelemik Şövalyeler Cemiyeti adlı bir cemiyet kurdu, 2010’da öldü), William Breeze (Daha onra McMurtry ile tanışıp onun öğrencisi oldu ve O.T.O.’in şu anki resmi lideri), Simyacı romanıyla tanıdığımız Paulo Coelho. Çok esrarengiz ve ilginç bir insandı. Kibirli ve agresif kişiliği nedeniyle hala tartışmalara konudur. İstihbarat servislerinin (özellikle CIA) onun peşinde olduğuna dair söylemleri ve iddiaları vardı. 1987 senesinde hayata gözlerimi yumdu. Çok az sayıda öğrencisi kalmıştı yanında ve onun ölümüyle hepsi ayrı yollara gitti. “Judoka” isimli filmde başrol oynadı, Judo ve Taekwondo sporlarıyla ilgilendi. Aynı zamanda pornografik filmde yönetmenlik yaptı. İlginç bir yaşam hikayesi olan Motta hakkındaki anlatımımız burada sona eriyor. Günümüzde onun soyunu devam ettirdiğini iddia eden bazı Thelemik grupları mevcuttur. Mektupların çevirisini sağlayan Alan Willms’e yardımları için teşekkür ederiz.

Devamı 2.bölümle gelecek…

Kaynaklar & Dipnot

1- Michael Staley’in yazısı: https://www.parareligion.ch/dplanet/staley/staley2.htm
2- http://www.astrumargenteum.org/en/gallery/karl-germer/
3- Alan Willms tarafından yazı için Portekizceden İngilizceye çevirisi yapılan mektuplar
4- Alan Willms tarafından yayımlanan Motta yazısı: https://blog.thelema.dev/marcelo-ramos-motta-and-the-aa
5- http://www.astrumargenteum.org/en/gallery/marcelo-motta/

*Hristiyanlar tarafından kutlanan ekmek şarap ayini, Crowley tarafından Eclassia Gnostica Catholica için yenilenmiş haline Gnostik Missa (Gnostic Mass) denir.
**KKM: Kutsal Koruyucu Melek
6
Sinema / Ynt: Knightfall Dizisi
« Son Gönderilen: Gönderen: NOSAM33 Aralık 02, 2020, 03:12:13 öö »
Sayın  BULGARIA ,  Katılıyorum .  ;)

Saygılar
7
Sinema / Ynt: Knightfall Dizisi
« Son Gönderilen: Gönderen: BULGARIA Aralık 02, 2020, 01:59:31 öö »
Sayın NOSAM33 masonluktan hiç bahsetmiyor ama nasıl mason belgeseli olarak nitelendirdiniz. :) Kardeşlik kavramı ön planda genel de


Masonluk ile alakalı belgesel ayrı bir yapıt sayın Arais. Başlık ile alakalı olan yapıt değil.
8
Sinema / Ynt: Knightfall Dizisi
« Son Gönderilen: Gönderen: Arais Aralık 02, 2020, 01:37:00 öö »
Sayın NOSAM33 masonluktan hiç bahsetmiyor ama nasıl mason belgeseli olarak nitelendirdiniz. :) Kardeşlik kavramı ön planda genel de
9
Sinema / Ynt: Knightfall Dizisi
« Son Gönderilen: Gönderen: NOSAM33 Aralık 01, 2020, 09:04:25 ös »
Masonlar belgeseli izlemeye değer bir yapıt ...

Saygılar
10
Ezoterizm / Ynt: Kaplumbağa Terbiyecisi
« Son Gönderilen: Gönderen: Tık-Tik-Tak Aralık 01, 2020, 08:29:25 ös »
 Şekiller ve biçimleri aşarak renkler üzerinden hızlıca yola çıkarsam,başlık üzerindeki mor parça; makro ve mikro yaratımdaki dengenin kimi insanca algılanıyor olması.
Kırmızı kıyafet; benliğin tüm yaradılış üzerindeki mikro yansıması.
Mavi; makro bütünlük içindeki her yer ve şekil.
Sarı renkler;ışığın mikro varsayılan tanrısallığı.
Aydınlığa yönelen üç,karanlığa yönelen iki  kaplumbağadan birinin kabuğunun sırt üstünde olması; kimilerinin hiçlği makro tanrısallık atfetmesi ve yaradılış gereği herkesin bu evrensel terazideki bir kefesinde seçimsel bir ağırlık olması. İnsan, tüm bu varoluş denen yaratımın içinde tam orta da duruyorken, aslında geçmişteki herşeyin kendi içindeki varlığının habersizliğinde, gelecekteki varoluşun hiç birşeyine benzemez sandığı yüksek idealler ve  yaratımların tohumlarını taşıyor olması.

Hatam çoksa affola...

Saygılar Sevgiler
Sayfa: [1] 2 3 4 5 6 7 8 9 10