Masonlar.org - Harici Forumu

 

Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 4 5 6 7 8 9 10
1
Resim ve Fotografcilik / Ynt: Doktor vs Azrail
« Son Gönderilen: Gönderen: smyrnali Bugün, 10:22:03 ÖÖ »
Bu resim bana gore  tibbi ifade etmiyor ..ölume dur diyen biri..elindeki kudreti gosteriyor ..o asanin icerigindeki gucler elimde diyor ..icinde sifada var ..Hermes olmeden öluler diyarina yolculuk yapan ve ruhlari teslimeden biri ..bu yolculugu bilen ogreten biri ..insiye ettikleri ölumsuzluk boyutuna geciyor ..
2
Siirler ve Sairler / Trilobit - Asaf Halet Çelebi
« Son Gönderilen: Gönderen: Novayst Dün, 01:24:31 ÖÖ »
dünyalar ve yıldızlar
en küçük şey
acıkan dilimi uzatıp
hepsini birer birer yaladım
ve yuttum
 
biraz serinlemiş gibiyim
 
50.000.000 sene evvel
ılık bir denizde bir trilobitken
duydum melâli
zaman nedir unutarak
açıp ağzımı
bütün denizleri içtim
ve kendim kaybolup
deniz oldum
sonsuz deniz oldum
3
Felsefe / Ynt: Kötü insan yoktur, subjektiflik vardır.
« Son Gönderilen: Gönderen: Novayst Dün, 01:19:16 ÖÖ »
Hangi konuda bilinçlilik insanı iyi yada kötü kategorisine koyar? Bunun bir cevabı olmadan eksik bir soru olduğunu düşünüyorum.
Yaşam sürecinde neyin iyi ve kötü olduğunu neye göre ayırt edeceğiz? Doğa kutsal ve doğru bir döngü içerisindeyse güçlünün yada en iyi uyum sağlayanın hayatta kalması, zayıf canlıların ölümü, sürekli birbirinin üstüne basarak canlılığa devam eden canlıların iyiliği yada kötülüğü neye göre ölçülecek? İnsanoğlu olarak sürekli kendimizi etrafı kirletme, doğayı katletme gibi sebeplerden kötülüyoruz peki bizim yaptığımız döngünün dışına çıkarak döngüyü değiştirmek değil midir? Doğal döngüde ki yırtıcıların saldırganlığını evcilleştirme metoduyla, farklı canlılara yardım ederek, canlıların yiyecek sorunu çözülmesi için genetik müdahale ile doğal olanın dışında yeni şeyler üreterek döngünün dışında eylemler gerçekleştirmiyor muyuz? İyi ve kötü terimleri yaşam-ölüm ikilisi üzerine kurulu değil midir?

Felsefe denizinde yüzelim ve derinlere dalalım, etik hakkında neler çıkaracağız  :)
4
Felsefe / Ynt: Kötü insan yoktur, subjektiflik vardır.
« Son Gönderilen: Gönderen: enelsır Ekim 13, 2019, 09:55:23 ÖS »
Küçük bir felsefi düşüncemi buraya not düşmek isterim;

İnsanlar ikiye ayrılır. İyiler(bilinci tam açılmışlar) ve daha az iyiler(henüz bilincini tam açamamış olanlar). En kötü insanın bile iyi bir yönü mutlaka vardır.

İnsanların iyi ve ya kötü olması, bizim onları değerlendirdiğimiz şekile göre biçimlenir. Yani çoğunlukla; bir birey, birine göre iyi diğerine göre kötü olabilir, bu subjektiftir. Doğal olarak insanı nasıl değerlendirirsen hayal gücünde o kişi o hali alır. Onun için asıl mesele insandaki iyiyi görebilmekte yatar.

-Mandıra Filozofu-

Bir konu üzerinde anlaşabilmek için önce kavramlar üzerinde uzlaşmak gerekir... Burada anlatılan ( aktarılmak) istenen konunun temelinde bir hata var gibi düşünüyorum...
“Bilinç” açılmaz! Bilinç “gelişir”... Farkında olmak ile “Bilinç” olgularını karıştırmamak gerekir diye düşünürüm...
5
Felsefe / Ynt: Kötü insan yoktur, subjektiflik vardır.
« Son Gönderilen: Gönderen: İNSAN Ekim 12, 2019, 09:53:46 ÖS »
“Kötü insan yoktur. Çünkü insansa kötü değildir. Eğer kötüyse zaten insan değildir.”


İsmini hatırlamakta yanılıyor olabilirim ama sanırım aşağıda bahsi geçen anlatı şair Yaşar Nabi’ye ait. Etrafına biriken birkaç genç, kendisine hocam kötü şiir var mıdır diye soruyorlar? O da hiç beklenmeyen bir tarz ve sakinlikle “elbette yoktur” diye cevap veriyor.

Nasıl olmaz efendim, öyle şey mi olur gibi homurtular tam yükselecekken, şair bunun önüne geçerek şöyle devam ediyor:

“Kötü şiir yoktur. Çünkü şiirse kötü değildir. Eğer kötü ise zaten şiir değildir.”



 
6
Felsefe / Ynt: Kötü insan yoktur, subjektiflik vardır.
« Son Gönderilen: Gönderen: Mandıra Filozofu Ekim 11, 2019, 02:57:03 ÖS »
Doğru ve fakat eksik değerlendirme bana göre. Şöyle ki; dondurulmuş bir an ve bu ana farklı kişilerin bulunduğu pencereden bakışından bahsedilmiş.

Oysa ki iyi denilen veya kötü denilen kişinin değişik zaman kesitleri ve dahi değişik şartlardaki durumlarına göre subjektif yorum yapanın bile yorumu değişebilir!

İyi kişiyi tanımlamaya kalksak, herkes farklı tanım yapar ama ortalamasını alsak. Biraz Etik biraz Erdem buluruz, peki ama hangi şartta.

Mesela harama el uzatmamak! Şüphesiz iyi biri ister inanç ister etik sebeplerden bunu yapmaz. Peki bir memur alalım. Önüne de imar planı koyalım, bir imzası ile bir müteahhit milyarlar kazansın. Buna göre de bu memura bir şeyler teklif etmiş olsun. Tuzu kuru bir memur elinin tersiyle iter ve iyi insan olur. Peki ama rutubetli kira evi yüzünden çocuğu hasta, hastalığı ileri, tedavisi masraflı, masrafı için yeterli gücü olmayan bir ortama koyun aynı memuru. Sonuç ne olur?

Veya bu kişi çok iyi her gün herkese gülümser, günaydın der vs. dediğimiz kişi sabah hanımı tarafından başkaları ile kıyaslanarak yetersizliği yüzüne vurulmuşsa ve onuru kırılmışsa o sabah da aynı davranabilecek mi? Davranmasa artık iyi olmayacak mı? Halbuki aynı kişi...

Bir de iyilik mezuramız hep bize göre çalışır. Biri istediğimizi yaptığı, işimizi gördüğü, bize istemediğimiz sözleri söylemeyen, hoşumuza gitmeyen gerçekleri yüzümüze vurmayan, hatta çoğu zaman ensesine vurup ekmeğini elinden aldığımız kişilere kullandığımız birine 'çok iyi bu çocuk' ya deriz!

İyi kötü, melek şeytan. Bunlar aynı karbonun farklı ortam ve şartlarda kalmış hallerini ifade eder aslında. Kimi kömür olur sadece yakılacak gözle bakılır, kimi elmas olup takılacak; atmalara kıyamayacak sınıfa konulur...

Öyle değil mi?

Sanırım bu felsefenin daha geniş ve açıklayıcı yorumunu yaptınız. Kaleminize sağlık sayın ANARCHOSA.

Sevgiler.

7
Felsefe / Ynt: Kötü insan yoktur, subjektiflik vardır.
« Son Gönderilen: Gönderen: ANARCHOSA Ekim 11, 2019, 02:52:03 ÖS »
Doğru ve fakat eksik değerlendirme bana göre. Şöyle ki; dondurulmuş bir an ve bu ana farklı kişilerin bulunduğu pencereden bakışından bahsedilmiş.

Oysa ki iyi denilen veya kötü denilen kişinin değişik zaman kesitleri ve dahi değişik şartlardaki durumlarına göre subjektif yorum yapanın bile yorumu değişebilir!

İyi kişiyi tanımlamaya kalksak, herkes farklı tanım yapar ama ortalamasını alsak. Biraz Etik biraz Erdem buluruz, peki ama hangi şartta.

Mesela harama el uzatmamak! Şüphesiz iyi biri ister inanç ister etik sebeplerden bunu yapmaz. Peki bir memur alalım. Önüne de imar planı koyalım, bir imzası ile bir müteahhit milyarlar kazansın. Buna göre de bu memura bir şeyler teklif etmiş olsun. Tuzu kuru bir memur elinin tersiyle iter ve iyi insan olur. Peki ama rutubetli kira evi yüzünden çocuğu hasta, hastalığı ileri, tedavisi masraflı, masrafı için yeterli gücü olmayan bir ortama koyun aynı memuru. Sonuç ne olur?

Veya bu kişi çok iyi her gün herkese gülümser, günaydın der vs. dediğimiz kişi sabah hanımı tarafından başkaları ile kıyaslanarak yetersizliği yüzüne vurulmuşsa ve onuru kırılmışsa o sabah da aynı davranabilecek mi? Davranmasa artık iyi olmayacak mı? Halbuki aynı kişi...

Bir de iyilik mezuramız hep bize göre çalışır. Biri istediğimizi yaptığı, işimizi gördüğü, bize istemediğimiz sözleri söylemeyen, hoşumuza gitmeyen gerçekleri yüzümüze vurmayan, hatta çoğu zaman ensesine vurup ekmeğini elinden aldığımız kişilere kullandığımız birine 'çok iyi bu çocuk' ya deriz!

İyi kötü, melek şeytan. Bunlar aynı karbonun farklı ortam ve şartlarda kalmış hallerini ifade eder aslında. Kimi kömür olur sadece yakılacak gözle bakılır, kimi elmas olup takılacak; atmalara kıyamayacak sınıfa konulur...

Öyle değil mi?
8
Felsefe / Kötü insan yoktur, subjektiflik vardır.
« Son Gönderilen: Gönderen: Mandıra Filozofu Ekim 11, 2019, 02:13:07 ÖS »
Küçük bir felsefi düşüncemi buraya not düşmek isterim;

İnsanlar ikiye ayrılır. İyiler(bilinci tam açılmışlar) ve daha az iyiler(henüz bilincini tam açamamış olanlar). En kötü insanın bile iyi bir yönü mutlaka vardır.

İnsanların iyi ve ya kötü olması, bizim onları değerlendirdiğimiz şekile göre biçimlenir. Yani çoğunlukla; bir birey, birine göre iyi diğerine göre kötü olabilir, bu subjektiftir. Doğal olarak insanı nasıl değerlendirirsen hayal gücünde o kişi o hali alır. Onun için asıl mesele insandaki iyiyi görebilmekte yatar.

-Mandıra Filozofu-
9
Rotary, Rotaract ve Interact / Ynt: ROTARY KULÜP HAKKINDAKİ YANLIŞ DÜŞÜNCELER.
« Son Gönderilen: Gönderen: NOSAM33 Ekim 10, 2019, 11:51:37 ÖS »
Alıntı
“Kapitalizm dindir. Bankalar kilise, bankacılar rahip, zenginlik cennet, fakirlik cehennem, zenginler aziz, fakirler günahkar, mülkiyet kutsaldır. Para ise Tanrı.” Miguel D Lewis


Gerçekten Tanrı var mı?
Hoş İsa bile son anda yalnız bırakıldığına isyan etti  ...
Saygılar
10
Rotary, Rotaract ve Interact / Ynt: ROTARY KULÜP HAKKINDAKİ YANLIŞ DÜŞÜNCELER.
« Son Gönderilen: Gönderen: Mandıra Filozofu Ekim 10, 2019, 03:18:41 ÖS »
Rotary ile doğrudan ilgisi olmamakla birlikte, kapitalizm ile ilgili şöyle bi yazım vardı.(aşağıda paylaşacağım) Tüm İşadamlarımızın(rotaryenler elinden geldiğince yardım ediyor..) bu minvalde hareket etmeleri güzel olurdu. Aslında çözüm insanlara yardım etmek değil, kimsenin yardıma ihtiyacı olmamasını sağlamaktır. Ama bu devirde çok zor...


“Light Kapitalizm

Öncelikle kapitalizm hakkında iki önemli sözü hatırlatarak yazıya başlayayım.

“En büyük düşman, düşmanların düşmanı, ne falan ne de filan milletler. Bilakis bu, adeta her tarafı kaplamış ve saltanat halinde bütün dünyaya hakim olan kapitalizm afeti ve onun çocuğu olan emperyalizmdir.”  (M. Kemal Atatürk, Hakimiyet-i Milliye, 20 temmuz 1920)


“Kapitalizm dindir. Bankalar kilise, bankacılar rahip, zenginlik cennet, fakirlik cehennem, zenginler aziz, fakirler günahkar, mülkiyet kutsaldır. Para ise Tanrı.” Miguel D Lewis

Kapitalizm dünyayı bu kadar sıkıntılı bir duruma sokarken alternatifler aramak lazım. Ama ‘mülkiyet hakkı da’ önemli. Benim aklımda şöyle bir kaç fikir var.

1) Tüm firmalar, kazandıkları ölçek oranında(daha çok kazanan daha büyük yüzdeyle) ‘net kârlarının’ (AR-GE gibi harcamalar da çıkarıldığında)en az %30’unu çalışanlarına her ay dağıtsın.

2) Her konuda ‘Üretim’ yapanın devletler ve devletler üstü yapılar tarafından çok iyi şekilde desteklenmesi. Üretim yapmayan firmalara muslukların azaltılması.

3) Firmalar doğaya karşı değil doğayla birlikte hareket etmek zorunda bırakılmalı. Bu kurallara uymayanlara ağır cezalar getirilmeli.

4) Küresel ısınma, orman alanlarının azalması gibi çevre ve geleceği ilgilendiren konularda istisnasız her firmadan vergi alınmalı. Alınan vergilerle doğa koruma üzerine projeler üretilmeli.

5) Enerji ihtiyacını doğaya zarar vermeyen şekillerde karşılamak BM tarafından devletlere mecburiyet haline getirilmeli.

6) Çalışma saatleri daha insancıl olmalı. Haftada 30 saati geçmemeli. Bu sayede insanlar kendilerini geliştirmeye ve dinlenmeye vakit bulmalı. İnsanlara kitap okumak, irdelemek için şans tanınmalı, insanlar kitap okumaya yönlendirilmeli.

Bu maddelere sizlerin de önerileri olabilir. Buna benzer bir sisteme de ‘light kapitalizm’ adını verebiliriz.

Aslında bir yolu olsa tamamen kapitalist sistemin yok olması gerektiğini düşünüyorum ama günümüz dünyasında bu imkansıza yakın.

Sevgiler.”

Mandıra Filozofu.
Sayfa: [1] 2 3 4 5 6 7 8 9 10