Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Masonluktaki "Kardeşlik" Anlayışı - 1  (Okunma sayısı 3495 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ekim 25, 2010, 11:20:35 öö
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay


Bu başlık altındaki konuya Masonluktaki özgürlük ve eşitlik anlayışlarına ilişkin irdelemelerden sonra gelmiş bulunuyorum.

Masonlara göre: insanlar özgür olmalıdır; aralarındaki farklara bakılmaksızın, her biri salt “insan” oluşu nedeniyle eşit sayılmalıdır. Gene aynı nedenle hepsi kardeş olmalıdır.

Bu tür kardeşlik, ana-babanın ya da hiç olmazsa bir tekinin aynı oluşu temeline dayanan bir kardeşlik değildir. İnsanın sevgi ve buyrultu gücünü kullanarak, akıl yoluyla, bencilliğini dizginleyerek, kendini ön yargılı ve ayırımcı tutum ve davranışlardan arındırarak, gönülden isteyerek, dileyerek, duyumsayarak varabileceği bir bağlılıktır.

Dolayısıyla bu tür bir kardeşlik bir bakıma “mason ruhu”nu, Masonluğun evrensel niteliğini ve amacını yansıtır.

Burada iki aşamalı bir kardeşlik anlayışı ya da benimseyişi söz konusudur. Bunlardan biri masonların kendi aralarındaki, diğeri tüm insanları kapsayan bir kardeşliktir. Bunlardan özellikle ikincisinde herhangi bir ara aşama yoktur; bir diğer deyişle Masonlukta “ulus kardeşliği”, “din kardeşliği” gibi özelleştirmeler söz konusu değildir. Önceki yani masonların kendi aralarındaki kardeşlik anlayışı ya da benimseyişi ise, ikincinin gerçekleşebilmesi için olmazsa olmaz bir koşuldur.

Mason kuruluşlarının kendi içlerindeki, sadece masonları kapsayan kardeşliğin temelinin bir “ülkü birliği” olduğu söylenebilir.. Bu birlikten doğan karşılıklı sevgi, saygı, güven, anlayış ve dayanışma, masonlar arasındaki kardeşlik bağlarını pekiştirir.

Bu bağ, tanıma, yakınlaşma, alışma ve uyuşma yoluyla sağlanır. Bir diğer deyişle, Masonluğa yeni giren bir kişiye tüm diğer masonları kardeş olarak tanıması, bilmesi, ona göre davranması gerektiğini söylemek hiçbir anlam taşımadığı gibi hiçbir işe de yaramaz. Öyle olursa, bu tür kardeşlikte ne sevgi ve ülkü birliği olur; sadece aynı ana-babadan doğma kardeşlikte olduğu gibi bir zorunluluğu yansıtır ki, bunun özgürlüğe aykırılığı bir yana dursun, böyle bir baskı ile gerçekleşebilmesi de düşünülemez.

Demek oluyor ki, bir mason bu kuruma ilk girdiği günde dünyadaki tüm diğer masonlar ile kardeşlik bağlarıyla bağlanır ama bunun sözde kalmaması için o masonun da kardeşliği bir ilke olarak içine sindirmesi gerekir. Nitekim bu nedenle Masonluktaki kardeşliği içine sindirememiş olan, bundan ötürü diğer masonları bir türlü kardeşten göremeyen masonlar da vardır. Böyle bir şeyin olmadığını söylemek ise masonların boş bir kuruntusundan başka bir şey değildir.

İkinci aşama da şu: Birbirlerini gerçekten de kardeş bilen ve öyle tanıyan masonlar, bunu sadece kendileri için istemekle kalmaz. Tüm insanların buna ortak olmasını bekler, ister, bunun için çalışır.

Antimasonik cephelerde Masonluktaki kardeşlik olgusu eleştirilerek hatta küçümsenerek dillendirilirken, belki hiç düşünülmeyen, düşünülse bile özellikle göz ardı edilen olgulardan biri de budur.

Birisinin mason oluşu ve diğer masonları da kardeşleri olarak tanıyarak sevmesi, aynı tanıma ve sevgiyi, aynı ölçüde başka insanlara yani mason olmayanlara da göstermesine engel değildir. Engel olmayışı bir yana, bir beklenti hatta bir gerekliliktir. Bir mason sadece masonları kardeş olarak bilip tanıyor, bunu tüm insanlara yaygın olarak göremiyorsa, onun “mason” oluşundan kuşku duyulmalıdır.



Bu aşamaya kadar yazdıklarım sanırım biraz iddialı oldu. Burada masonlara karşı bir suçlama da var gibi. Dolayısıyla bu başlığın sonrasına geçmeden burada durayım; belki benim bu yazdıklarımı eleştiren, tartışan, yalanlayan olur.


« Son Düzenleme: Aralık 11, 2010, 11:52:25 ös Gönderen: dogudan »
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Ekim 26, 2010, 11:19:02 öö
Yanıtla #1
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1741
  • Cinsiyet: Bay


Bu makalede,bugüne kadar söylenenlerden farklı bir şey var.

Bir masonun,sadece masonları değil tüm insanları kardeş olarak kabul edebilmesi...

İşte bu çok önemli...

Böyle düşünüp,buna yürekten inanan,bu şekilde yaşamını sürdürebilen bir insan bilinen bütün sınırları yok edebilme yetisini kazanır.Sadece yapay sınırları değil,içindekileri de...

İşte gerçek aydınlanma budur;ne mutlu bunu hedefleyip,elde edebilene.

Düşünsenize;böyle bir insanın düşmanı olmaz,kin tutamaz,kıskanamaz,hırsa ihtiyacı yoktur,kolaylıkla bağışlayabir,paylaşabilir,hoşgörü ve tölerans zirvededir.

Asıl olan,masonların samimiyetle bu ideali benimsemesi.Bu durum aidiyet arayışını da ortadan kaldırır;belki birgün Masonluğa duyulan ihtiyacı da...


Saygılar
Ben"O"yum,"O"ben değil...


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
1 Yanıt
4192 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 01, 2010, 08:02:43 ös
Gönderen: ZAMAN
3 Yanıt
4443 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 28, 2010, 10:30:52 öö
Gönderen: ADAM
9 Yanıt
10236 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 03, 2015, 12:22:31 öö
Gönderen: İNSAN
6 Yanıt
3856 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 03, 2013, 10:30:57 öö
Gönderen: ADAM
8 Yanıt
3879 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 08, 2013, 05:36:31 ös
Gönderen: karahan
1 Yanıt
1875 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 29, 2013, 12:52:36 öö
Gönderen: onur
0 Yanıt
1664 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 03, 2013, 04:54:16 ös
Gönderen: ADAM
8 Yanıt
3624 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 16, 2013, 06:09:23 ös
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
1739 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 16, 2013, 01:42:28 ös
Gönderen: ADAM
1 Yanıt
1777 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 17, 2013, 02:23:26 ös
Gönderen: asimov