Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Aydınlanma Ölümsüzlüktür  (Okunma sayısı 2087 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ekim 29, 2010, 03:12:19 ÖS
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4161
  • Cinsiyet: Bay

Doğa ve kültür varlığı olan insan, doğayı değiştirip dönüştürmekle kendi doğası olarak kültürü üretmektedir. İnsanın kendini doğa ve kültür üzerinde -bir yandan uyumla, diğer yandan başkaldırarak- yeniden üretmesi bilincini oluşturur. Doğa ve kültürü değiştirip, dönüştürüp onları da aşarak kendini üretmeyi amaçlayan bilinç, kendini bağımsızlaşmış eylem varlığı olarak özgürleşme yolunda bulur.

Bilinç nesne karşısında koşullanıp belirleniyorsa, kendini nesnenin bilgisi ile sınırlıyor demektir. Aynı şekilde bilinç, diğer bilinçler karşısında kendini koşullandırıp belirliyorsa, diğer bilinçler karşısında kendini sınırlıyor demektir. Ve hatta kendini tutarlı kılmak için belleğinde depoladığı bilgilerle koşulluyor ise, bu bilinç kendi bilincine ulaşamayan eksik bilinçtir. Bilincin, eksikliği gibi tamlığı da kendisidir! Bu ikisi arasındaki gerilim insan olmanın yazgısıdır. Bilincin kendini bilmesi bireysel gayreti de gerekmektedir. Bilincin özgürleşme yolunda seçme yapabilme yetisi istenci (irade) oluşturur. İstenç özgürlüğün kendisidir, belirleyişidir.

Bilinç kendini istenç olarak gerçekleştirirken bu süreçte oluşturduğu yazgılar ile birleşerek kendini duyunç (adalet evi, vicdan) olarak da gerçekleştirir. Duyunç doğruluğun kendisidir. Duyunç hiçbir dışsallık, hiçbir zorunluk taşımaz ve tanımaz, saltık bir güçtür.

Özgünlük duyuncun tözüdür. Duyunç ve istenç, özgürlük uğruna ve özgürlük içinde belirleyicidir. BİLİNÇ, Duyunç olarak Doğruluğun, İstenç olarak Özgürlüğün, Us olarak Gerçekliğin kendisidir! Us, Gerçekliğin yalın doğasıdır, iletişimidir. Us, anlamlandırmadır, anlamdır, irfandır. Us, kendi dizgesel olarak kurandır.

Duyunç olarak Doğruluğun, İstenç olarak Özgürlüğün, Gerçeklik olarak kendinin ifadesidir. Bilincin kendini doğruluk ilkesi ile özgürlük yolunda ve özgürce Gerçeklik olarak armonik bir şekilde görmesi Güzellik'tir. Güzelliği sezinleyen bilinç Sevgi ile ona yönelir.

Sevgi bilincin Güzelliğe yönelişinde koşullanmışlığa karşı başkaldırının ifadesidir. Sevgi, Güzellik karşısında Bilinçte oluşan kendini bilme-keşf-bulunç haline yönelişin duygusudur. Güzellik içinde eksiksizliğini bilen bilinç Erdemlidir. Erdem bilginin ve bilmenin tamlığıdır, İyi'dir. İyinin duygusu mutluluk olarak kendini gösterir. Bilincin kendini, Ussal olarak varoluşunda Güzellik, Gerçeklik ve İyi olarak bilmesi özgürce, Doğruluk ilkesine bağlı, sevgi ile yönelmesiyle olabilir.

İyi, Doğru ve Güzel'in bilinçte tam olarak algılanması, duyguların eğitilmesi ve duyarlık-yetisinin geliştirilmesiyle mümkündür. Sanat yoluyla arzuların kabalığından inceltilmiş duygulara geçiş bir arınmadır. Bu arınmanın sonucunda duyguların armonik hale gelmesi Sevinci doğurur. Arınma aynı zamanda bilinçte sezgi ve keşfe yol açar. Sezgi bilinç dışı değildir. Duygularda sezgisel olarak buğulu, gizemli, örtük olanın bilinçte açık seçik hale gelmesi bilincin farkındalık halidir. Bu da Aydınlanmadır. Bilincin kendisi öz olarak oluşturma serüveninde özgür istenç ile özgür eylem, özgür düşünceyi oluşturmaktadır. İstencin, eylemin ve düşüncenin özgürlük olarak belirmesi AYDINLANMA'yı ifade eder. Özgür istenç karşısında bağnazlık, özgür eylem karşısında kaba güç, Özgür düşünce karşısında Cehalet yer alır. Cehalet, Aydınlanma karşısında bilinçli bir direniştir. Cehalet karanlıktır, us dışıdır, duyunç dışı davranış içindedir. Cehalet anlamı olmayan bilinçtir, yokluktur, yok edicidir. Cehalet boş inançtır, boş vicdandır boş bilinçtir. Aydınlanmayı istemez. İnancını yüreğinin derinliklerinde hissetmez, duyunçsuzdur. Bilinci koşullanmıştır. Özgür değildir. Özgürlüğü istemez. Kendisi korkudur, karanlıktır. İyi, Doğru, Güzel kavramlarından ve ilişkilerinden yoksun bir usdışılıktır.

Eğer bilinç bu haline tepki olarak yine görgül bilimi örgütlüyor ve buna da Aydınlanma diyorsa sorun burada başlıyor. Us olarak kendini Gerçeklik olarak evrensellerle ifade edemeyen bilinç, tepki duyduğu bilinç haline kendini endekslemiş demektir. Özgür, bağımsız, kendinde olan kavramlarla aydınlanmayan bilincin aydınlanma sorunu her zaman olacaktır.

Fikri (düşüncesi) hür (özgür), irfanı (gönlü, anlayışı) hür (özgür), vicdanı (duyuncu) hür (özgür) nesiller yetiştirmek gibi bir hedefi elbette eylemi hür (özgür) olarak gerçekleştirmek iyi, doğru ve güzelin eğitimdeki alanlarını etik, mantık ve estetik (sanat) olarak tesis etmeyi gerektirmektedir. Erdemli insan bilge insandır. Kötüyü bilmez, İyi'yi var eder. Yanlışı bilmez, doğruyu yaşar. Çirkinlik dünyasında görünmez. Güzelin varoluşudur. Tüm bunların mutluluğudur. Aydındır. Sorunsuzdur. Ölümsüzdür!
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
15 Yanıt
7725 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 27, 2010, 12:06:05 ÖÖ
Gönderen: shaGrot
0 Yanıt
1841 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 21, 2008, 01:00:47 ÖS
Gönderen: bugfree
6 Yanıt
9137 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 27, 2012, 07:23:33 ÖS
Gönderen: gnothi
3 Yanıt
2873 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 21, 2011, 01:54:12 ÖÖ
Gönderen: Alşah
1 Yanıt
1842 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 14, 2013, 11:59:27 ÖS
Gönderen: Etimolog
20 Yanıt
8514 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 09, 2014, 04:11:30 ÖS
Gönderen: ADAM