Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Masonluğu Aforoz - 2  (Okunma sayısı 3272 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Nisan 25, 2011, 02:59:07 ÖS
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay



Masonluğa kondurulan ilk aforoz, daha önce de değinmiş olduğum üzere 1738 yılında yayımlandı. Aşağıda bu bildirgenin ilk sayfasının bir kopyasını görüyorsunuz.


Bunu buraya koyuşumun nedeni, papaların yayımladıkları bildirgeler basılı hale getirildiğinde bunun nasıl süslendiğini yansıtmak; başka bir gerekçesi yok.

Bu bildirgeye kısaca “Ineminenti” denir ama aslında bu bildirgenin adı değil, ilk tümcesinin ilk sözcüğüdür. Bu bakımdan da bir anlam taşıması gerekmemektedir. Nitekim papaların sonraki bildirgeleri de aynı şekilde ilk sözcükleriyle anılır. (Buna bakınca, papaların her bildirge için farklı bir başlangıç sözcüğü bulmak için hayli uğraştıkları düşünülebilir mi acaba?)

Papanın bu bildirgesine Ramsay’ın önceki yıl vermiş olduğu söylevin kapsamı üzerine zehir zemberek sözler etmekle başlamış olduğu düşünülebilirse de, hiç de öyle değil. Anlaşılan Papa 12. Clement, Ramsay’ın o söylevdeki sözlerini bile bile göz ardı etmiş ve o kornulara hiç değinmemeyi yeğlemiş. Masonluğa babbaştka bir açıdan yüklenmiş.

Bu bildirgesinde papa Masonluğa her din ve mezhepten kişilerin ayırım gözetilmeden alınmasından yakınıyor. Ardından masonların toplantılarında görüşülenleri kesin bir ağız sıkılığı ile koruyacaklarına ilişkin kutsal kitap üzerine yemin etmelerine şiddetle karşı çıkıyor.

Burada papanın bir derdi var. Konu öyle masonların ağız sıkılığı nedeniyle birtakım sırları saklamakta oluşları değil. Masonlar da kiliseye gidip günah çıkaracaklar elbette. Ancak yeminleri gereği loca toplantılarında neler yaptıklarını rahibe anlatmayacaklar. Böylece bunlar rahiplerce, dolayısıyla piskoposlarca, dolayısıyla kardinallerce öğrenilemeyecek. Hiç olur mu? Kilise’nin dünyanın her yerinde her an olup bitenlerin tüm ayrıntılarından haberdar olması gerek.

Papa, masonların kapalı olarak ve sadece kendi aralarında toplanıp çalışmalarının gerekçesini şöyle açıklıyor: Orada utanç verici işler yapıyorlar. Bunun başka bir nedeni, açıklaması olamaz.

Papa, halkın “ezoterik sistem” diye bir şeyin varlığını bilmediklerinden kesinlikle emin. Bilseler de fark etmez. Hiç kimse böyle bir şey yapamaz. Krallardan, prenslerden, hele hele Kilise’den saklanabilecek ne olabilir ki?


Papa, Masonluğu, devletin huzuru ve ruhların kurtuluşuna engel bir kurum olarak nitelendiriyor. Bu nedenle de tüm mason derneklerini sonsuza kadar suçlu bularak yasaklıyor. İşte bu aforozdur.

Ancak bu aforoz bu kadarla kalmaz. Masonlarla herhangi bir ilişkisi olanlar da otomatikman aforoz edilmiş olacaktır.

Bu aforoz ancak papa tarafından ya da kişinin ölümü halinde kaldırılabilecektir.

Şu son deyiş üzerine sanırım masonlar ve onlarla ilişkisi bulunanlar için ahiret bakımından getirilmiş bir yumuşama var. Kişi öldüğünde aforoz kalkmış olacağı için doğrudan Cehenneme gönderilmeyebilir.

Şu rahiplerin localarda neler olup bittiğini öğrenemeyeceğine ilişkin açık yakınışı Papa 14. Benedict’in 1751 tarihinde yayımlamış olduğu “Providas” başlıklı bildirgesinde de geçiyor. Papa 14. Benedict, bur de şunu ekliyor: “Masonluk ve mason localarının çalışmaları hakkında bildiği bir şey olup söylemeyenler, aforoz edildikleri gibi, ayrıca haklarında dava açılıp ciddi cezalara çarptırılacaklardır.

Nitekim birçok ülkede öyle yapıldığı biliniyor. Masonlar ve onları tanıyanlarla bağlantılı olmak üzere Engisizyon etkinliğe geçiyor. İspanya ve İrlanda gibi Katolik mezhebinin yaygın olduğu ülkelerde, 18. yüzyılın ikinci yarısında masonlar üzerinde büyük baskıların kurulmuş olduğu izleniyor.

Bereket 1789’da patlayan Büyük Fransız Devrimi sadece Fransa ile sınırlı kalmayıp çevre ülkelerde de etkili oluyor ve bunun doğal sonucu olarak Masonluk pik yıpranıyor, Kıta Avrupası’ndaki locaların büyük bölümü etkinliklerine son veriyor da, Katolik Kilisesi de hiç olmazsa bir süre için rahat bir nefes alabiliyor.
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Nisan 26, 2011, 01:06:50 ÖS
Yanıtla #1

Başlığı okuduğumdan beri aklımda. Ben bu aforoz metnini bir yerde okumuştum diye aranıp duruyordum, sonunda buldum. Hatta önce İngilizcesini buldum, uğraşıp tercüme edecektim ki, bir zamanlar Kardeşlerimizin ne kadar özverili çalıştıklarına bir kez daha şahit oldum. Birisi zamanında çevirmiş bu metni :)

Fikret Çeltikçi Kardeşimin aziz hatırasına saygılarımı sunarak bu çeviriyi paylaşıyorum.

Yalnız ölüm halinde olanların Papa tarafından af edilmesi hariç, adî tabiriyle Liberi Muratori veya Francs-Massons denilen Cemiyetin veya küçük meclislerin -conventicules- aforoz suretiyle resen mahkum edilmesi. İsa'nın sadık müminlerine, Tanrıya hizmet edenlerin hizmetkârı Piskopos Clement'in selamları ve papalığın dualarıyla.

Lâyık olmadığımız halde İlahî Kudret tarafından bize emanet edilen sürünün güvenliği üzerine aralıksız uyanık kalmamız için, bizi papalığın en yüksek makamına yerleştirmiş olarak, Yukarının yardımının müsaadesi nispetinde, ve fenalığın ve hatanın ilerlemesini önleyecek bir set koymak için, özellikle, hakikî dinin bütünlüğünü korumak, bu çok güç zamanlarda onlara karışıklık fırsatı verecek olan her şeyi Katolik âleminden uzaklaştırmak üzere, bütün gayretimizi sarf etmiş bulunuyoruz.

Umumî efkârdaki söylentiler bizim şüphemize müsait olmadığı cihetle, hiç bir fark gözetmeksizin her dinden ve her mezhepten kişilerin kabul edildiği ve bu kabulde, zahirî bir dürüstlük görüntüsünü zorunlu kılan ve bununla yetinen, saliklerini bir birine bağlayan ve özellikle Kutsal Kitaplar üzerine yapılan ve, toplantılarında cereyan edenleri bir giz olarak saklayacakları, aksi halde en ağır cezalara çarptırılacakları hususundaki bir yemini zorunlu kılan bazı kanunları ve tüzükleri olan ve günden güne kendilerini açığa vuran merkezlerin, grupmanların, birliklerin veya küçük meclislerin oluşturulduğunu öğrenmiş bulunuyoruz.

Fakat, cinayetin kendiliğinden meydana çıktığı, aldığı bütün önlemlere rağmen durduramadığı parıltı nedeniyle kendisini ele vermesi gibi, bu cemiyet, bu toplantılar müminlere o derece şüpheli gözükmüştür ki, her dürüst insan buraya kabul edilenlerin fasık olduklarından pek fazla şüphe etmemektedirler. Eğer onlar hiç bir kötülük işlememiş olsalardı, ışıktan bu denli nefret etmezlerdi. Bundan dolayıdır ki, bir çok prensin, çoktan beri Devletinde ihtiyat tedbiri olarak bu cemiyetler yasaklanmıştır. Bu prensler bu kabil kişilere genel güvenlik düşmanları gözüyle bakmaktadırlar.

Bu itibarla, her zaman Devletin huzuru ve ruhların selameti için zararlı olan ve bu bakımdan mülkî veya ruhanî yasalarla bağdaşmayan bu birliklerden doğan başlıca kötülükler üzerinde iyice düşündükten sonra, ayrıca, Tanımın sürüsünü idare etmek üzere seçilmiş olarak müdebbir ve sadık hizmetkârı sıfatıyla, bizzat Tanrının buyruğu ile bu karakterdeki kişilere karşı, hırsızların girmek için evi delmesi ve tilkilerin bağa saldırmaları ve her tarafa perişanlık getirmesi misali, basit kişileri iğfal etmelerinden ve sade ve masun kimselerin kalplerini oklarıyla gizlice yaralamalarından endişeli olduğumuzdan, daima uyanık olmak zorundayız.

Nihayet, bu iğfal halini durdurmak ve pek çok haksızlıkları cezasız bırakmaya yol açışlara engel olmak arzusuyla, ve bizce bilinen Ve aynı derecede doğru ve makul olan daha başka bir çok nedenlerle; kutsal Roma Kilisesinin muhterem Kardinal Kardeşlerimizle görüştükten sonra ve onların mütalaalarıyla, ve bizzat kendi hareket ve kesin bilgimizle, ve Papalık kudretimizin bütünüyle, Liberi Muratori veya Francs-Massons veya onları başkaca ne isimde olursa olsun, ebediyete kadar meri olacak olan işbu hükümle, sözü edilen merkezleri, toplantıları, grupmanları, birlikleri veya küçük meclisleri mahkûm etmeyi ve yasaklamayı kararlaştırdık ve onları fiilen mahkûm ediyor ve yasaklıyoruz.

İşte bu nedenle, kesin şekilde ve kutsal itaat icabı, ister laik, ister cismanî veya ruhanî ruhban sınıfından olsun, özel olarak belirlenen, her hangi bir durumda, rütbede, kademede, makamda, üst makamda olursa olsun, bütün müminlere, her ne sebeple veya her hangi bir bahane ile, yukarda zikredilen bu merkezlere, toplantılara, grupmanlara, birliklere veya küçük meclislere girmelerini, onların büyümelerini kolaylaştırmalarım, onları kendi nezdinde veya başka bir yerde kabul etmelerini veya saklamalarım, onlara iştirak etmeyi, onlarla birlikte olmayı, onların toplantılarına katılmayı, onlara her ne olursa olsun bir şey temin etmeyi, onlara fikir vererek yardım etmeyi, onlara açıkça veya gizlice yardım ve kolaylık sağlamayı, doğrudan doğruya veya dolaylı olarak kendilerinden veya başkaları aracılığıyla bu cemiyetlere kabul edilmeleri için teşvik etmeyi, talepte bulunmayı, sevk etmeyi, bağlanmayı, her ne suretle olursa olsun, toplantılarda bulunmayı, her hangi bir şekilde yardım etmeyi ve onları tahrik etmeyi, yasaklıyoruz; zikrettiğimiz hususlara karşı gelenleri sırf bu gibi hallerinden dolayı ve başkaca bir tebliğe lüzum olmaksızın, aforoz cezasına çarptırılacakları cihetle bu birliklere veya toplantılara asla katılmamalarım emrediyoruz; bu aforoza maruz kalanlar ancak ölüm halinde olmak kaydıyla, yalnız tarafımızdan veya bizden sonra hükümran olacak Papa tarafından affedilebilir.

Buna ilaveten, piskoposlardan, yüksek rütbeli rahiplerden ve bölge piskoposlarından olduğu kadar, Engizisyon yargıçlarından emirlere karşı koyanlar için, hangi derecede, mevkide, kademede, rütbede, mertebede, üst makamda olursa olsun, işlemlere geçmelerini; onları tedip etmeye çalışmalarını, ve onları çok kuvvetti bir dalâlet içinde olma sanığı olarak, hak ettikleri cezaya çarptırılmalarım istiyor ve emrediyoruz.

Bu maksatla, bu kişilerin tümüne ve ayrı ayrı her birine, sözü edilenleri izlemeleri ve kanım hükümlerine göre cezalandırılmaları, ve lüzumu halinde mülki mahkemelere baş vurmaları için yetki veriyoruz.

Bu hükmün suretlerinin de noterlikçe tasdikli ve ruhban sınıfından bir kişinin mührü ile teçhiz edilmiş olmak kaydıyla aynen asıllarının hükmünde sayılmasını istiyoruz.

Bundan başka hiç bir kimse işbu deklarasyona, mahkumiyet kararma, men ve nehy'e itiraz etme veya karşı çıkmaya cesaret etmemelidir. Her hangi bir kimse böyle bir cürette bulunursa, bilmelidir ki pek kudretli Tanrının ve muazzez havari Pierre ve Paul'un gazaplarına uğrayacaklardır.

Bu hüküm, İsa’nın doğumundan itibaren 1738 senesinde, takvimin 4 Mayıs gününde ve bizim papalığımızın 8inci yılında, Roma’da, Sainte-Majeure de yayınlanmıştır.

Mimar Sinan Dergisi - 1981

Saygılarımla.
Bir kavramın tarihini bilmediğiniz sürece
Kavramın kendisini idrak edemezsiniz


Nisan 26, 2011, 01:36:08 ÖS
Yanıtla #2
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay


Şahane!...

Bu forumun katılımcıları ve izleyicileri Sayın mustafa Kemal'e ne kadar teşekkür etseler az.

Böylece bu metnin Türkçesi de masonlar.org sitesinin arşivine yarlaşmiş oldu.

Bu bağlamda tek bir sorun var ama o sorun bu gibi belgelerin çevirilerinde hep vardır. Özgün metin Latince; üstelik akademik Latince değil Kilise Latincesi. Bu İngilizceye çevrilirken ister istemez biraz değişikliğe uğruyor. Sonra İngilizceden Türkçeye çevrilirken de yine ister istemez değişikliğe uğruyor. Bir akademisyen açısından bunun olmaması gerek.  Ancak bizim gibi sıradan okuyucular için önemli olan genel anlam ya da anlatılmak istenen şey; bunun biraz değişmiş hatta zor okunur durumda oluşunun öyle pek bir önemi yok.

Böylece konuya ilgi duyanlar benim özetlediğimin çok ötesinde bilgi edinme olanağını yakaladı.

Kendi adıma Sayın Mustafa Kemal'e bir kez daha teşekkürler.
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Nisan 26, 2011, 03:19:22 ÖS
Yanıtla #3
  • Seyirci
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 647
  • Cinsiyet: Bay


Bende teşekkürlerimi iletiyorum.
Buradan anlaşıldığına göre, masonluk sadece Türklere, müslümanlara karşı bir oluşum değildir, tarihte her yerde hakim güçlerce istenmemiş olduğu açıktır.  Bence böyle bir belgenin ortalıklarda daha çok dolaşması bu yüzden çok önemli. Bizdeki bazı kesimlerin uydurdukları komplo teorilerinin aslında ne kadar asılsız ve başkaca hesaplarla yapıldığı ortaya çıkıyor.
Gerçi benimki de boş hayal, anlamayan yine anlamamakta direnecektir.

Saygılarımla...
Bir yere ait olmayı hiç istemedim. Ya kendim olurum yada başkalarının arkamdan övgüleri ile ölmüş olurum.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
2 Yanıt
2780 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 30, 2008, 04:20:50 ÖS
Gönderen: MASON
Masonluğu seviyorum

Başlatan Santander « 1 2 » Bana Gore Masonluk

10 Yanıt
6434 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 09, 2009, 01:35:21 ÖÖ
Gönderen: Makbenah
10 Yanıt
6084 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 15, 2013, 01:51:52 ÖS
Gönderen: NOSAM33
0 Yanıt
2024 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 23, 2009, 03:10:32 ÖS
Gönderen: Amon
5 Yanıt
12041 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 24, 2011, 11:41:42 ÖS
Gönderen: ZAMAN
0 Yanıt
2671 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 30, 2010, 05:47:38 ÖS
Gönderen: ADAM
8 Yanıt
9387 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 14, 2010, 11:59:01 ÖS
Gönderen: oya
3 Yanıt
3346 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 23, 2011, 03:21:13 ÖS
Gönderen: Hacamat
14 Yanıt
8970 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 30, 2015, 09:01:29 ÖS
Gönderen: ADAM
1 Yanıt
3143 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 29, 2011, 06:32:01 ÖS
Gönderen: Mustafa Kemal