Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: M.E.B ''Atatürk İlke ve İnkılapları'' dersini müfredattan kaldırdı!!  (Okunma sayısı 22804 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Eylül 15, 2011, 10:14:57 ös
Yanıtla #20

Sn. Isis, katı Atatürkçülük nedir, ne kastediyorsunuz bilmiyorum. Aslında Türkiye'de okuyup İnkılap Tarihi dersi alıp almadığınızı da bilmiyorum.

Adı üzerinde,ders TARİH dersi. Her ülkenin kendi tarihini anlatırken olduğu kadar taraflı.  Velev ki katı bir ideoloji içersin... Nedir bu düşmanlığınız? Nedir Atatürk'le alıp veremediğiniz.

Bahsedilen ideoloji bütün ezilmiş milletlere ilham kaynağı olmuş, tam bağımsız Türkiye'den başka bir amacı olamayan, emperyalizme karşı olan ve bunu sadece lafla değil varoluşuyla da ispatlayan, barışı önkoşul koyan bir ideoloji. Bir milleti dil, din, ırk ayırmadan birleştiren, bir devlet yapan ideoloji...

Ben bu düşmanlığı anlıyorum aslında. Ben de bu devletten bu milletten nefret etsem, ilk yapacağım Atatürkçülüğün altını oymak olurdu. Atatürkçü bir ülkede insanları Türk-Kürt diye birbirine düşüremezsiniz. Atatürkçü bir ülkede kimse inançları yüzünden birbirine düşman olmaz. Atatürkçü bir ülkede kimse çıkıp yeni Osmanlı Padişahı olmak için komşularına silah çekmez, çekemez...

O zaman ne yapmak lazım? Önce Atatürk'ü tasfiye etmek lazım. 10 Kasımlarda sap gibi durmak neymiş diye başlarsın, İnkılap Tarihi dersi kalksın diye nokta koyarsın.

Evet ders kalksın. Kalksın ki çocuklarımız Cumhuriyeti nasıl, kimlere karşı savaşarak kazandık öğrenemesin. Dersin amacı "aydınlık bir nesil yetiştirmek değil mi?" Şöyle bir yanlış var soruda, zaten eğitimin amacı aydınlık bir nesil yetiştirmek. Sadece bu dersin değil.

Kurtuluş Mücadelemizi dogma olarak görüyorsanız, ben dogmalardan tarafım kabul. Ben bu toprakların üzerinde yaşıyorum, bu toprakları VATANIMIZ yapan düşüncenin savunucusuyum. Bunun sağı solu yoktur. Ya bunları savunursunuz, ya karşı olursunuz. Asıl gri bölgesi olmayan konu budur. Vatan sevgisinin "kısmi"si olmaz. Kimse sevmek zorunda değildir, bunu kabul ederim. Ama hem sevmeyip, hem kendini buraya ait görmeyip (veya zaten ait olmayıp) burası hakkında ahkam kesemezsiniz...

Bir milletin varolma savaşı entel tartışmalara (bu kelimeyi kullanmayı sevmem ama sözde entellektüelleri güzel tanımladığını düşünüyorum) meze yapılmaz.

Atatürk'le Sokrat'ı karşılaştırmak mı istiyorsunuz? Buyrun, meydan sizin...Karşılaştırmanız bittiği zaman ayak basacak bir ülkeniz "hala" olur inşallah...

Bir kavramın tarihini bilmediğiniz sürece
Kavramın kendisini idrak edemezsiniz


Eylül 15, 2011, 10:16:19 ös
Yanıtla #21
  • Skoç Riti Masonu
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 3742
  • Cinsiyet: Bay

Adı geçen dersin kaldırıldığına dair bir bilgiye erişemedim. Olan biten şudur. Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında 1992 yılında çıkarılan 3797 sayılı, 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kaldırılmıştır. 3797 sayılı Kanun'da aslında 1983 yılında yayınlanan 179, 1984 tarihli 208, 1989 yılında çıkarılan 385, 1990 419, 1991 454 sayılı KHK'lerin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanundur. Neyse işi fazla boğmayayım.

Değişen pek çok şey var. Bunlardan birisi de MEB'in görevlerinin düzenlendiği 2. madde.

3797'de ilgili madde

"Madde 2 – Milli Eğitim Bakanlığının görevleri şunlardır:

a) Atatürk İnkılap ve İlkelerine ve Anayasada ifadesini bulan Atatürk Milliyetçiliğine bağlı, Türk Milletinin milli, ahlaki, manevi, tarihi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren, ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş vatandaş olarak yetiştirmek üzere, Bakanlığa bağlı her kademedeki öğretim kurumlarının öğretmen ve öğrencilerine ait bütün eğitim ve öğretim hizmetlerini planlamak, programlamak, yürütmek, takip ve denetim altında bulundurmak,

b) Okul öncesi, ilköğretim, ortaöğretim ve her çeşit örgün ve yaygın eğitim kurumlarını açmak ve yükseköğretim dışında kalan öğretim kurumlarının diğer bakanlık kurum ve kuruluşlarınca açılmasına izin vermek,

c) Türk Vatandaşlarının yurt dışında yapılacak eğitim ve öğretimi ile ilgili hizmetleri düzenlemek ve yürütmek,

d) Diğer bakanlık, kurum ve kuruluşlarca açılan ve yükseköğretim dışında kalan örgün ve yaygın eğitim kurumlarının denklik derecelerini belirlemek, proğram ve yönetmeliklerini birlikte hazırlamak ve onaylamak,

e) Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı ortaöğretim kurumlarının program, yönetmelik ve öğrenim denklik derecelerinin belirlenmesi konularında işbirliğinde bulunmak,

f) Yükseköğretimin milli eğitim politikası bütünlüğü içinde yürütülmesini sağlamak için, Yükseköğretim Kanunu ile Bakanlığa verilmiş olan görev ve sorumlulukları yerine getirmek,

g) Okullardaki bedeneğitimi, spor ve izcilik eğitimi ile ilgili hizmetleri yürütmek,

h) Yükseköğrenim gençliğinin barınma, beslenme ihtiyaçlarını ve maddi yönden desteklenmelerini sağlamak
."

biçiminde iken . 652 sayılı KHK'de görevle ilgili düzenleme şu şekildedir:

"MADDE 2 – (1) Millî Eğitim Bakanlığının görevleri şunlardır:

a) Okul öncesi, ilk ve orta öğretim çağındaki öğrencileri bedenî, zihnî, ahlakî, manevî, sosyal ve kültürel nitelikler yönünden geliştiren ve insan haklarına dayalı toplum yapısının ve küresel düzeyde rekabet gücüne sahip ekonomik sistemin gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatarak geleceğe hazırlayan eğitim ve öğretim programlarını tasarlamak, uygulamak, güncellemek; öğretmen ve öğrencilerin eğitim ve öğretim hizmetlerini bu çerçevede yürütmek ve denetlemek.

b) Eğitim ve öğretimin her kademesi için ulusal politika ve stratejileri belirlemek, uygulamak, uygulanmasını izlemek ve denetlemek, ortaya çıkan yeni hizmet modellerine göre güncelleyerek geliştirmek.

c) Eğitim sistemini yeniliklere açık, dinamik, ekonomik ve toplumsal gelişimin gerekleriyle uyumlu biçimde güncel teknik ve modeller ışığında tasarlamak ve geliştirmek.

ç) Eğitime erişimi kolaylaştıran, her vatandaşın eğitim fırsat ve imkânlarından eşit derecede yararlanabilmesini teminat altına alan politika ve stratejiler geliştirmek, uygulamak, uygulanmasını izlemek ve koordine etmek.

d) Kız öğrencilerin, özürlülerin ve toplumun özel ilgi bekleyen diğer kesimlerinin eğitime katılımını yaygınlaştıracak politika ve stratejiler geliştirmek, uygulamak ve uygulanmasını koordine etmek.

e) Özel yetenek sahibi kişilerin bu niteliklerini koruyucu ve geliştirici özel eğitim ve öğretim programlarını tasarlamak, uygulamak ve uygulanmasını koordine etmek.

f) Yükseköğretim kurumları dışındaki eğitim ve öğretim kurumlarını açmak, açılmasına izin vermek ve denetlemek.

g) Yurtdışında çalışan veya ikamet eden Türk vatandaşlarının eğitim ve öğretim alanındaki ihtiyaç ve sorunlarına yönelik çalışmaları ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği içinde yürütmek.

ğ) Yükseköğretim dışında kalan ve diğer kurum ve kuruluşlarca açılan örgün ve yaygın eğitim ve öğretim kurumlarının denklik derecelerini belirlemek, program ve düzenlemelerini hazırlamak.

h) Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı ortaöğretim kurumlarının program ve denklik derecelerinin belirlenmesi ile yönetmeliklerinin hazırlanmasında işbirliğinde bulunmak.

ı) Yükseköğretimin millî eğitim politikası bütünlüğü içinde yürütülmesini sağlamak için, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile Bakanlığa verilmiş olan görev ve sorumlulukları yerine getirmek.

i) Mevzuatla Bakanlığa verilen diğer görev ve hizmetleri yapmak
."

tartışmasını size bırakırım.

Ama burada AİvİT Dersinin kaldırıldığına dair bir düzenleme var mı? Gördüğümce yok.


Türk milli eğitiminin düzenlenmesinde esas olan amaç ve ilkeler, eğitim sisteminin genel yapısı, öğretmenlik mesleği, okul bina ve tesisleri, eğitim araç ve gereçleri ve Devletin eğitim ve öğretim alanındaki görev ve sorumluluğu ile ilgili temel hükümleri bir sistem bütünlüğü içinde düzenlemeyi amaçlayan ASIL KANUN: 1973 yılınd çıkarılmış 1739 sayılı MİLLÎ EĞİTİM TEMEL KANUNU'dur. 1739'un Genel Amaç düzenlemesi şu şekildedir:

" Türk Milli Eğitiminin genel amacı,Türk Milletinin bütün fertlerini,

1. (Değişik: 16/6/1983 - 2842/1 md.) Atatürk inkılap ve ilkelerine ve Anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı; Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek;

2. Beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı, kişilik ve teşebbüse değer veren, topluma karşı sorumluluk duyan; yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek;

3. İlgi, istidat ve kabiliyetlerini geliştirerek gerekli bilgi, beceri, davranışlar ve birlikte iş görme alışkanlığı kazandırmak suretiyle hayata hazırlamak ve onların, kendilerini mutlu kılacak ve toplumun mutluluğuna katkıda bulunacak bir meslek sahibi olmalarını sağlamak;

Böylece bir yandan Türk vatandaşlarının ve Türk toplumunun refah ve mutluluğunu artırmak; öte yandan milli birlik ve bütünlük içinde iktisadi, sosyal ve kültürel kalkınmayı desteklemek ve hızlandırmak ve nihayet Türk Milletini çağdaş uygarlığın yapıcı, yaratıcı, seçkin bir ortağı yapmaktır
."

Türk eğitim ve öğretim sistemi, bu genel amaçları gerçekleştirecek şekilde düzenlenir.

1739'da Atatürk İlke ve İnkılaplarıyla ilgili ayrıca özel bir düzenleme de vardır:

"VII – Atatürk İnkılap ve İlkeleri ve Atatürk Milliyetçiliği:

Madde 10 – (Değişik: 16/6/1983 - 2842/2 md.) Eğitim sistemimizin her derece ve türü ile ilgili ders programlarının hazırlanıp uygulanmasında ve her türlü eğitim faaliyetlerinde Atatürk inkılap ve ilkeleri ve Anayasada ifadesini bulmuş olan Atatürk milliyetçiliği temel olarak alınır. Milli ahlak ve milli kültürün bozulup yozlaşmadan kendimize has şekli ile evrensel kültür içinde korunup geliştirilmesine ve öğretilmesine önem verilir.

Milli birlik ve bütünlüğün temel unsurlarından biri olarak Türk dilinin, eğitimin her kademesinde, özellikleri bozulmadan ve aşırılığa kaçılmadan öğretilmesine önem verilir; çağdaş eğitim ve bilim dili halinde zenginleşmesine çalışılır ve bu maksatla Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu ile işbirliği yapılarak Mili Eğitim Bakanlığınca gereken tedbirler alınır
."


Eğitim Sistemini düzenleyen Temel Kanun duruyor. Değişen sadece MEB'in yani Bakanlığın Kanunudur.

Şimdi buyurun neyi tartışacaksanız tartışın. En azından maddeler elinizde artık.
« Son Düzenleme: Eylül 15, 2011, 10:19:04 ös Gönderen: skullG »


Eylül 15, 2011, 10:28:58 ös
Yanıtla #22
  • Ziyaretçi

Sn.SkullG bu yeni değişikliklerle birlikte dersin kaldırıldığını birçok önemli internet adresi duyurdu.Bu ara da Hulki Cevizoğlu da yazmış,şu an öğrendim Murat Bardakçı İstanbul Üniversitesi'nde bugün itibariyle bu dersin kaldırıldığını yazmış.Sanırım ''Milli Eğitim Bakanlığı, Atatürk'ü ve Atatürk milliyetçiliğini ilkeleri arasından çıkarmış'' sözü bu dersin de kaldırılmasını gerektiriyordu.

Ayrıca bu konudaki soru üzerine  "Ben Atatürk ilkelerini korumak zorunda değilim" diyen CHP'de milletvekili yapılan Sena Kaleli ve arkadaşlarının (CHP Gn.Bşk.Yrd.Sezgin Tanrıkulu, vs) ne düşündüğünü merak ediyorum.


Eylül 15, 2011, 10:42:49 ös
Yanıtla #23
  • Ziyaretçi

Sayın skullG'un verdiği bilgilere göre kaldırılmadığına hükmedebiliriz, kendisi hukukçu belki atlamış olduğu birşey vardır , bilemiyorum
Sayın Mustafa Kemal, in yazdıklarına katıldığım kısımlar olmakla beraber , avrupa uyum süreci içindeki gelişmeler ve türkiyenin aldığı pozisyonda önemli olduğu düşüncesindeyim...
burda niyet önemli gerçektende yarara yönelik mi yoksa altında farklı amaçlar mı var ...  milli tatillerde ve özel günlerde Atatürkcülük işleniyor bu dersi kaldırmanın Atatürkcülük açısından zararı olduğunu düşünmüyorum fakat bu tarz yaptırımlar farklı bir amaca yönelik yapılıyorsa faydadan çok zarar getirebilir bu bağlamda Sayın Mustafa Kemal'in yazdığı yazıya katılıyorum , bunu kaldıran zihniyet orta çağ'a türkiyeyi çekme olasılığı bulunmakta... demek istiyor , buda dikkate değerdir, avrupa uyum sürecine yönelik bir gelişme ise olumlu bakmaklazım Fransa'yı uyum için örnek teşkil etmesi açısından daha olumlu buluyorum , Fransızların uyguladıkları yönetmeliğin benzeri türkiyeye uygulanabilir milliyetçilik çağdaş ülkelerde nasıl verilmekte yada yurt sevgisi ... bunlar göz önünde tutularak adımların atılması gerektiğini düşünmekteyim... ileriye gidecez derken bölücülüğe yönelik adımların atılmasını bende şahsım adına doğru bulmamaktayım orta çağ zihniyetine gidilmemesi gerektiğini düşünmekteyim....


Saygılarımla,
418


Eylül 15, 2011, 10:54:59 ös
Yanıtla #24
  • Ziyaretçi

bu adım adım türkiyenin yerine 2023 te yeni bir rejime gidilmesi.yani osmanlı sanırım.


Eylül 15, 2011, 10:55:48 ös
Yanıtla #25
  • Skoç Riti Masonu
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 3742
  • Cinsiyet: Bay

Sayın martı, nereden alıyorsunuz bilmiyorum ama yapmayın.

“Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi” olarak belirlenen dersin temeli, 1925 yılında Ankara Hukuk Mektebinde verilen “İhtilaller Tarihi” adlı derse uzanır. Bu ders, Türk İnkılabını, anlama ve anlatmada önemli bir görev üstlenmiştir. İstanbul Üniversitesi’ne bağlı olarak kurulan İnkılap Tarihi Enstitüleri ile 1933 yılında “Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi” Üniversite bünyesinde düzenli olarak verilmeye başlanmıştı. Dersin sorumluluğu, 1942’de 4204 sayılı yasa ile Ankara Üniversitesi DTCF Fakültesine bağlı olarak kurulan Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü’ne verilmiş “İnkılap Tarihi” dersleri de yasaya bağlanmıtır. 27 Mayıs 1960 ile başlayan yeni dönemde dersin içeriğinde değiiklikler yapılmış, dersin adı “Türk İnkılap Tarihi ve Türkiye Cumhuriyeti Rejimi”, 1968’de de “Türk Devrim Tarihi “ şeklinde değitirilmiştir.
1980’de “Türk İnkılap Tarihi” , 1981 yılında ise “Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi “ olmuştur. Bu ders, tüm üniversitelerde okutulmak zorunda olunan bir derstir. Ders başlangıçta üniversitelerde dört yıl süreyle verilmekteyken, önce iki yıla daha sonra  şimdiki haliyle bir yıla indirilmiştir.

İddia ettiğiniz ifade şudur: "Murat Bardakçı İstanbul Üniversitesi'nde bugün itibariyle bu dersin kaldırıldığını yazmış". O yazı 3 Kasım 2010 tarihlidir, bu da linkidir http://www.haberturk.com/yazarlar/murat-bardakci/567857-kaldirdiginiz-dersleri-once-hocalara-ogretin

Kaldırılan bir ders yok. Tüm üniversitede verildiğinden dolayı örgün olarak değil uzaktan eğitim sistemiyle anlatılması ile ilgili bir Senato kararıdır. YÖK bunu illa sınıfta okutacaksın mı diyor? Teknolojik imkanlardan faydalanmanın nesi kötüdür? Girin İstanbul Üniversitesinin tüm fakültelerinin sayfalarına göreceksiniz AİvİT dersi ZORUNLU olarak OKUTULMAKTADIR! örnek hukuk fakültesi olsun http://www.istanbul.edu.tr/hukuk/lisans_egitimi.htm

Bir şeyler yazmak güzel de yazdığınızın doğruluğunu önce bir kendiniz onaylayın derim.

saygılarımla.



Eylül 15, 2011, 11:05:19 ös
Yanıtla #26
  • Ziyaretçi

Evet Murat Bardakçı yazısının tarihini şimdi gördüm,dikkatsizlik kusura bakmayın.O halde şimdilik dersin kaldırılmış olması sadece söylenti,şimdilik doğru olan bakanlığın görevleri arasından “Atatürk Milliyetçiliği’ne, laik sosyal hukuk devletine bağlı vatandaş yetiştirme” ibaresi kaldırıldı.Eğitim politikasında değişim yaşandı.Pekala.Yine de bu tartışmanın olmasına sevindim.Neyse ki tartışma zaten dersin kaldırılmasından çok Atatürk milliyetçiliği'nin eğitimdeki yeri üzerine yaşandı.Ben de bu sayede asılmaktan kurtuldum:)

Saygılar


Eylül 15, 2011, 11:07:18 ös
Yanıtla #27

Ben de başından beri dersin kaldırıldığına dair bir ibare göremedim. Haber siteleri de herhalde sansasyon uyandırmak için olayı böyle algılamak istemişler. Veya dezenformasyon yapıyorlar. Herhalde kaldırılmamış. Ama bence de bu ders kaldırılmalıdır. Tabii Sayın Isis'in dediği gibi; din kültürü ve ahlak bilgisi dersi de kaldırılmalıdır. Hatta hükümet bu iki dersi aynı anda kaldırırsa çok da yerinde olur.

Atatürk İlkeleri dersi içinde tarihin de geçtiği bir ideoloji dersidir.

İnkılap tarihi kısmı, normal tarih öğretimine aktarılabilir. Yani çocuklar, kurtuluş savaşını, Atatürk'ü, İnönü'yü yine öğreneceklerdir. Sorun, Atatürk ilkelerinin zorunlu olarak öğretilmesidir.  Buradaki sorun, din kültürü ve ahlak bilgisi dersindeki sorunun aynısıdır; endoktrinasyon ve eleştirel düşünceyi törpüleme.

Saygılar
Karanlıklar prensi bir beyefendidir. W.Shakespeare


Eylül 16, 2011, 03:17:25 öö
Yanıtla #28

Ben yazanları, yazılanları anlıyorum aslında...

Ama onlar beni anlamaz... İstiklal Marşı'nı dinlerken gözleri dolmayan, benim gibi ağlamayı kastetmiyorum bile, en azından duygulanmayanlar yazar bunları...

Uzaktan bakar güleriz biz de... Ya da ağlarız mı demem lazım dı???
Bir kavramın tarihini bilmediğiniz sürece
Kavramın kendisini idrak edemezsiniz


Eylül 16, 2011, 10:12:49 öö
Yanıtla #29
  • Ziyaretçi

Sayın Mustafa Kemal ,

Öncelikle Atatürk'ü anlayabilmek için tüm doğmalardan kendimizi sıyırmamız gerekmektedir, Atatürk kendisini halife,hilafet ve ümmetçilikten sıyırıp çağdaş bir zemine oturtturdu insanları büyük bir liderdi, malesef Atatürkcülük bir çok kesim tarafından kullanıldı ve sömürüldü,
Avrupa uyum sürecinde bazı sorunlar var yasal olarak avrupa birliğine girmek stratejik önem arz eden bir konu bu konuya uygun olarak bazı marjinal düzenlemeler olabilir, tabiki bu düzenlemeleri işine geldiği gibi ele alıp düzenlemek ne derece doğrudur ?
Atatürk bir çok şeyi kitaplardan öğrenmiştir yabancı yazarlarda bu işe dahil ve diğer devletleri yurt dışında sürgünde iken incelemiştir ordaki ekonomik,sosyal yapıyı... ve o yapıya uygun olarak hilafet devletini yıkmış ve yerine modern ülkelerdeki gibi bir yönetim anlayışı yerleştirmiştir...
bu tarz konularda duygusallığa yer olmadan adım atmak türkiye menfaatine davranmak en uygunudur... türkiye 1923'ün türkiyesi değildir ordaki büyük sıçramayı Atatürk'ün ölümünden sonra yeterince güçlü birşekilde devam ettiremediler malesef...

Saygılarımla,
418


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
3 Yanıt
4630 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 23, 2013, 03:00:12 ös
Gönderen: NOSAM33
7 Yanıt
8575 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 25, 2010, 12:46:58 öö
Gönderen: Ozan Erturk
26 Yanıt
11206 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 10, 2008, 05:04:37 ös
Gönderen: tc_boran
10 Yanıt
5727 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 08, 2008, 01:28:39 öö
Gönderen: asoraman
18 Yanıt
34787 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 14, 2011, 07:08:59 öö
Gönderen: ruzber
2 Yanıt
9556 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 15, 2009, 09:24:08 ös
Gönderen: hiram
2 Yanıt
5803 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 02, 2010, 11:54:04 öö
Gönderen: amurdad
2 Yanıt
2299 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 23, 2013, 01:28:51 ös
Gönderen: karahan
9 Yanıt
5017 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 13, 2013, 04:43:55 öö
Gönderen: ADAM
8 Yanıt
2745 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 06, 2014, 02:59:53 ös
Gönderen: sintra