Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: İyi insan olmak ve masonluk  (Okunma sayısı 11612 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ekim 15, 2011, 12:29:37 ÖÖ
Yanıtla #20
  • Ziyaretçi

Dogma deyince aklıma şimdi de Dogme et Rituel de la Haute Magie geldi. Dogma olmadan demekki olmuyor ki dogmalardan bahsediyor. "Dünya üzerindeki herşey tek ve bir tanrının zuhurüdür buna göre tanrı nasıl dünyayı yarattıysa aynı şekilde yer yüzünde kötülüğün var olmasına da sebep olmuştur." ise benim teorim değil semavi dinleri okuyunca yaptığım çıkarımımdır. Boyle olduğunu ben değil semavi dinler idda ediyor.


Ekim 15, 2011, 08:47:27 ÖÖ
Yanıtla #21
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay

Semavi dinler başka Masonluk başka...

Masonluk bir din değildir ki... Herhangi bir dini izlemez ki...

Bazı mason kuruluşları var belirgin tarzda bir Hıristiyanlığı izleyen. (Kesinlikle Katolik değil. Protestan olabilir ama Mormon da değil.)

Ancak burada genelden değil de özellikle Türkiye'deki Masonluk'tan söz ediyorsak, bu semavi din konusu ile Masonluğu uyuşturmaya çalışmanın olanağı yoktur.  Masonlukta bir ulu yaradana inanma zorunluluğunu öngören kuruluşlarda bile geçerli değildir bu.

Dolayısıyla o söz ya da varsayım ile Masonluğun bağdaşması söz konusu değildir. Masonlukta elbette dogmadan söz edilir. Nitekim dünya çapında en ünlü masonik yazarlardan biri olan Albert Pike'ın en ünlü kitabının adının Türkçeasini "Ahlâk ve Dogma" olarak verebiliriz. Fakat bunlar Masonluğun öğretisinde dogmalar bulunduğunu göstermez.

Masonlar çalışmalarını bilim ve akıl ilkelerinin ıxşığında yürütür. Dogmalara karşıdırlar.

Kaldı ki, din başka iyi insan olmak başka.

Kişi din yolu ile iyi insan olamayabilir. Bu bağlamda başarılı olanlar vardır Katharlar gibi ama özellikle semavi dinler çok yetersiz kalmış, başarısız olmuştur. Bunun örneklerini çok görüyoruz.

Fakat kişi Masonluk yolu ile iyi insan olma yolunu tutabilir. Bunun da elbette tek tük istisnaları çıkar.



« Son Düzenleme: Ekim 15, 2011, 08:54:22 ÖÖ Gönderen: ADAM »
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Ekim 17, 2011, 07:41:58 ÖS
Yanıtla #22
  • Ziyaretçi

REZALET.
Hepinizi baya ağır eleştirmek istiyorum! Herkes kafasına göre bişeyler sallıyor. Bu forumun fonksiyonu her ne ise onu kaybetmiş. İnsanlar bi konuda fikir yürütmeden aklına gelen rastgele bişeyi soruyorlar. Bunu farkeden insanlar da varolan az bi birikimini güzel sözlerle anlatınca hemen göklere sığdırılıyor. Yetersizliğinizi cahilliğinizi kapatmak için masonluğa sığınmaya çalışıyosunuz. Bu iş sözlerle olacak bişey değil, ruhen bedenen ve aklen gelişmezseniz, kimse size spor yaptıramaz, bilgi araştırtamaz ve ruhani anlayışınızı geliştiremez. Ağlayan bebeklerden farkınız yok, olgunlaşın ve istediğiniz şeyleri istemek yerine onlar için mücadeleye vermeye bakın. Vizyonunuz olsun. Hiç bi vizyonu olmayan patronu tarafından yönetilen kuklalarsınız, hiç bi işleviniz yok. Kimisi kantinci, kimisi hukukçu, kimisi yönetici. Napıyosunuz nereye gidiyosunuz siz? VİZYONUNUZ NE??? Diye soran olursa, nedense profesyonellikten uzak ve abstract bi anlayışmış gibi karşılanıyor. Bu yüzden yetersizsiniz. Bunları anlamıyosunuz. Ne vizyonu neyden bahsediyo bu adam diyosunuz. Ardından gelip İSLAM nedir, hristiyanlık nedir şu nedir bu nedir diyip etkileniyosunuz. Arkadaşlar hepsinin en temelinde yatan vizyon neredeyse aynıdır. Biraz beyninizi besleyin bağımlılıklarınızdan kurtulup. Zaman harcamaya bağımlısınız hepiniz.

"Kavram sorgulama" ve problemleri "parçalara ayırıp işgal etme" yöntemi ile çözmek diye bişey var. Bunları yaparak hem kişisel gelişim hem de toplumsal gelişime katkıda bulunursunuz çünkü kendiniz ne kadar gelişirseniz o kadar egonuzdan uzaklaşır o kadar insanlığa bişey katmaya çalışırsınız.

Örneğin John Lennon.

Siz napıyosunuz ? Burda ÇARESİZ bi şekilde tanrı'yı size ballandırılmış çerçeveli sözcüklerle anlatan, herşeyi sözcüklere indirgeyen insanlardan etkileniyosunuz.

Kendi başınıza karar verme yeteneğinizi kaybetmişsiniz sadece yaranmak peşindesiniz. Eğer birisi sosyal olarak artı puan almışsa, onun yanına HEMEN koşmalısınız ki siz de yücelesiniz.

HAYIR. Yücelmek böyle olmaz.. Bu kadar bayat ve basit olamaz. Yücelmek etrafını yüceltmekten gelir ki, sonraki nesiller bizim verdiğimiz meyvaları toplayabilsin ve fonksiyon tabloda hep yukarı doğru gitsin veya belli bi eşiğin altına İNMESİN.

İsminin üzerinde MASON yazıyo diye birini kendinizden üstün tutmak hatalı bana göre. Perşembe günü evinizin yakınındaki pazarcıya göstermediğiniz saygıyı MASONLARA göstermeniz hatalı.

2000 yıl geçmiş, isanın maruz kaldığı olayların üzerinden bu kadar zaman geçmiş, dini savaşlar yapılmış ve etik değerler uğruna mücadeleler verilmiş fakat insanlar hala bişeyi anlamakta çok zorlanıyolar. Tanrıyı sözcüklere değil sadece sevgiye sığdırabilirsiniz. Bu sevgi kendinize duyduğunuz sevgi değil, paraya duyduğunuz sevgi değil, babaya duyduğunuz sevgi değil, sadece ve sadece OLAN herşeye yönelik bi sevgi.
Olabilmenin sevinci bu sevgi. Sevmenin kökenini düşünün bi kere. Koşulsuzluğunu görebiliyomusunuz ?

Burdan yola çıkarak masonluğun iyilik kötülük kavramlarının olmadığını, kalbiyle değil beyniyle düşünen ve sonuçta her zaman haksız çıkıp yok edilmeye mahkum bir organizasyon olarak görüyorum. Yok edilişi Zion'un kazanması ile aynı döneme denk gelecektir. Yani negatif bi yok edilişten bahsetmiyorum, birleşmeden ve çoğunluk olmaktan bahsediyorum. Gün gelir evinizi barkınızı ailenizi korumak uğruna bir akım için mücadele verirsiniz, karşınıza polis çıkar. O gün polisin de sizden olduğunu bilmek mi istersiniz, yoksa sizin gibi evini korumak için emirlere uyan birine zarar verip hiç yoktan nefret zincirini ateşlemek mi istersiniz?



---------
Verdiğim John Lennon örneği yüzünden bile olaya önyargılı yaklaşanlar olursa diye eklemem gerek.
O kesime hitaben:
2011 yılında yaşayan bi birey olarak, Sosyal Darwinistlerin suyunu taşıyosunuz. Üstelik sizden memnun olmadıkları zaman sizi çöpe atacak insanların suyunu taşıyosunuz. Maddi çıkar uğruna politik kararlar veren, politik karar uğruna sizin hayatınızı tehlikeye atan insanların suyunu taşıyosunuz. Forumlarda masonların suyunu taşıyosunuz, vergi dairelerinin suyunu taşıyosunuz (gelir vergisinin anlam ve önemini bilen Bİ TANE BİLE İNSAN VARMI BURDA ?), eğitimde motivasyon engelleyici ve yetersiz bilgiler öğreniyosunuz, vatanımı koruyorum düşüncesiyle hiç bişeyi sorgulamadan "haklı" davada bile olsa savaşları destekliyosunuz. çocuğunuza ve bi sonraki nesillere de kendi değerlerinizi ve yargılarınızı aktararak HASTALIĞINIZI yayıyosunuz. Bu bir bilgisizlik hastalığı. Felsefesizlik hastalığı.

Dünyada en üstün kesim DEZENFORMASYON aracılığıyla gemisini yürütür. John Lennon insanlara "gerçek" eğitimin yüzünü biraz gösterdiği için öldürülmüştür ve tarih bu tarz insanlarla doludur.




p.s. Lütfen alınanlar varsa kusura bakmasınlar sizi gerçekten seviyorum, sevmesem yazmam zaten, eleştiri geliştiren birşeydir, siz de beni eleştiriniz.
« Son Düzenleme: Ekim 17, 2011, 07:58:49 ÖS Gönderen: sahasrara »


Ekim 17, 2011, 08:40:21 ÖS
Yanıtla #23
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 187
  • Cinsiyet: Bay

Merhaba Sayın sahasrara,

Konunun başlığı iyi insan olmak ve masonluk sizde eleştirilerinizi getirmişsiniz.Herkes elinden geldiğince yazınızın içinde olumlu yararlı görüş ve eleştirilerinizin bulunma olasılığını arayacaklardır.

Madem ki siz eleştiri istiyorsunuz.Memnuniyetle bunu size belirtebilirim.Ancak burada sadece konu başlığı ile alakalı kısımla ilgili eleştirimi getireceğim.

İyi insan olmak bir idealdir.Bu ideal her insanı ve fikri önyargısız ve içerisinde doğru ve güzel yada gerçek olan bulunabileceği olasılığı ile değerlendirme biçiminide kapsar. Eğer bir fikirde yada insanda bu nitelikler olmasa bile bu idealde yinede gerçek olabileceği şüphesiyle o fikrin ve insanın bir değeri vardır.Kesin yanlışların bile değeri vardır.Çünkü yanlışlar olmadan doğrunun ve gerçeğin değeri olmaz.

Siz eleştiri istemişsiniz ancak benim sizi eleştirebilme gibi bir durumum olabilir mi? Hayır.Çünkü ben salt doğru değilim.Yada sizi yansıtan ayna.

Sevgi ve saygılarımla



Ekim 17, 2011, 08:57:21 ÖS
Yanıtla #24
  • Ziyaretçi

Sayın sahasrara'nın sitemi çok makul.. fakat insan beyninin ve aklının ürettiği her şey zıt da dursa makul durur.

Acısını çekmediğin çile senin değildir diye yakışıklı bir laf vardır. Bazı şeyleri edinebilmeniz için kitap okumak, derin felsefelerle beyin egzersizi yapmak, iyi okullarda ve hocaların elinde yetişmek, mason olmak veya zeki olmak yetmez. iyi insan olmak da bunlardan biridir. İyi insan elmas kadar az yetişen bir kavramdır. Ancak gri tonda iyi ve kötü karışık şekilde bir ruh halimiz olabilir. Gerçekten iyi insan olabilmek için çok acı çekmek gerekir.

Ben veya biz iyi insanız diye ortaya çıkarsanız sayın sahasrara'nın yaptığı gibi eleştiri bombardımanına maruz kalırsınız. Neticede hiç birimiz iyi insan değiliz fakat bir kırıntı da olsa bir kımıldama da olsa ruhumuzda iyilik mevcut olması da şükredilecek bir görüntüdür.

Saygılarımla.


Ekim 17, 2011, 11:35:39 ÖS
Yanıtla #25
  • Ziyaretçi

Ya ben sosyal darvinizm kelimesini anlamıyorum ya da siz bilmiyorsunuz. Sosyal darvinizm toplum kavramının evrimleşmesini anlatmaya yarar, örneğin cilalı taş devri, orta çağ, modern çağ vs hep sosyal darvinizmin konusu olmuştur. Sosyal darvinizmi nasıl kapitalizm ile bir tutarsınız ki.  Kapitalizm daha ziyade paşalar gibi taşayan bir trex'tir. Trexin ekolojik durumunu değiştirirseniz trex evrimleşemez ve başka tür olan öncü memeliler ortaya çıkar. Burda sorun şu bu evrim midir darbe midir? 1990ların siyasi lafı var bir tane "bu olacak mühim olan kanlı mı olacak?, kansız mı?" sanırım kansız olana darvinist denebilir.
Ayrıca Lennon da kendi cıkmazına sahipti kabul edelim ne öyle konsolosluk onunde şov yapmalar Amerikan vizesi talepleri, onu da yüceltmeyin.  Doğru soylediği working class hero sadece sanırım o da ben sen biz oluyoruz :)


Ekim 21, 2011, 07:53:17 ÖS
Yanıtla #26
  • Ziyaretçi

Merhaba  :)


Sayın Masor1976 parmaklarınıza sağlık, güzel bir açıklama/yorum getirmişsiniz. Kalıplara dayalı olmayan bi saygı duyuyorum bu açıklamaya, gerçekten.
Doğruluğunu yok sayamayacağımız kesin birşey varsa o da, bir bireyin hem kendisini hem de diğer insanları iyi tanıyabilmesi için, belli trajediler yaşaması gerektiğine inanıyorum.

Bu trajediler olmasa bile, basit bir örnekle şöyle açıklayayım.

Kaynak kodu kısaca yazılmış basit bir program düşünün. Bu program bir algoritmaya sahip. Başlamak ve bitmek. 2 tane alternatifi olan bu programın içersindeki koda hata vericek bir giriş yaparsanız, program döngüye girer ve beklenilen sonuçların dışında birşey yaşanır. (Tabiki bütün sonuçlar beklenen sonuçlar olamaz ama her sonucun beklentisine sahip olabilseydik kahin olurduk, bu yüzden günümüzde hackerlar vardır ve bu yüzden 100% güvenlik diye birşey YOKTUR)

Aynı şeyi insanlara uygularsak, annesini kaybeden bir annenin kızına çok daha şefkatli davranması gibi şeyler olabilir. Öyle değil mi belki de KÜRTLERİ ÖLDÜRÜN diye slogan atan birisine Güneydoğu Anadolu'da askerlik çıksa, askerlikten döndüğü zaman, hiç tanımadığınız bi kimliğe bürünecektir?

İyi insan olabilmek bakış açısına göre değişir. Daha fazla keşfeden, daha fazla değişen, her türlü kimliği reddedebilen bir birey olmak belki de imkansız gibi gelebilir. Ama gerçekleştirilmemiş bir vizyona sahipseniz, yaşamak için bir sebebiniz var demektir ve kimliğini değil, dış dünyayı yücelten bireyler bana göre "İYİ"dir. Sadece "seven" bir insan olsanız bile yeterli, sevebilmek inanılmaz bir erdemdir. Düşmanını bile sevebilmek en büyük bariyerlerden bir tanesi gelişmemiz açısından. Düşmanı sevebilmek için belli akli engelleri aşabilmek gerekir çünkü. O engelleri aşabilmek için de programınızın kaynak kodunu bozacak bir müdahale olması beklenir.




Sayın Alşah;

Sosyal darwinizm ile kastettiğim şey darwinin evrim teorisinin sosyolojiye uygulanmasıydı. Öncelikle darwinin şuna benzer bi lafı vardı onu hatırlatayım: "Türler arasında en iyi hayatta kalanlar en güçlüler veya en entellektüel olanlar değildir, değişime en müsait olanlardır".

Şimdi ortaya entel bir laf koyup ortamı terketmek gibi bir tavır sürmek istemediğim için yine açıklayayım. Yine de kendinize göre yorumlamanız her zaman daha iyi, her yorumlayışımızda daha iyi bi yorum getirme şansımız artıyor çünkü :)  Eğitimin amacı bu değil mi zaten?  (Türkiyede değil tabi, biz ezber sistemi seviyoruz)

Varsayım yapalım. Sen, bir arkadaşın ve eşin aç kaldınız ve ölmeden önce son 1 saatinizi yaşıyorsunuz. İçinizde bir kişi son dakikalarda yaratıcılığıyla güzel bi çözüm bulursa, fakat bunu sizle paylaşırsa çözümün kaybolacağını biliyorsa napar? Durumu çözer ve hayatta kalır. Yenilik getirmek, daha iyi hayatta kalmak ve varolabilmek adına sosyal darwinizm bir bireyi diğer bireyden öne geçiren etkilerin SOSYAL TOPLUMA uygulanmasıdır.

Örneğin endüstri devriminden sonra bütün dünyada köylerde yaşayan atına binen sebze yetiştiren insanların şehre göç edip şehirli büyümeleri ve bir sonraki jenerasyonların köyün nasıl bir hayat içerdiğini hiç bilmeyecek olması ve doğadan uzaklaşmak. (varsayım)

Gizli bilginin halka açık hale getirilmesi:
Hiç bir halka değil, bütün insanlığı kastettim. Fakat eğer bu bir ülkeden başlayacaksa, Türkiye aday bir ülkedir bunun için. Yukarda da söylediğim gibi, bu sadece bir vizyon ve imkansız olduğunu düşünmek sadece zayıflıktır. Hem insan türüne karşı zayıflık, hem de kendine karşı zayıflıktır, çünkü nedeni her ne ise yeterli bir çözüm bulunamamaktadır, her ne kadar nedeni başka bireyler yüzündenmiş gibi gözükse de.


Sayın Prometheus;

Çok güzel argümanlarınız var. Fakat ne kadar ironik, masonların kardeşlik görüşünden bahsetmişsiniz. Aklımızın sınırlarından ve optimum yoldan gitmemiz gerektiğini ve tarihi söylemişsiniz.

Ben sınırlara inanmıyorum.
Sevmeyen bir insan olduğuna da inanmıyorum. Herkesin içinde aktive edilmeyi bekleyen bi sevgi vardır. Bunu ortaya çıkarabilmek için ne mason olmaya gerek var, ne de mason ilan etmeye. Uzun süredir beraber futbol oynayan iki forvetin kardeşliğindeki sevgiyi sizin bahsettiğiniz masonlar arasındaki sevgiye benzetiyorum.
O sevgiyi kişiselleştirmek, belli bi konsepte indirgemek bence biraz suç gibi. Sizi sevmeyen insanları da sevemesseniz, dünya cennet sembolizminden çok uzakta bir yer olmaya devam edecektir.

Yalnız buradan çok ilginç bir konuya geçiş var yine: Evrimsel psikolojide sevginin yeri. Gülmenin ve ağlamanın yeri ile benzetiyorum sanki biraz bunu. Bunun ortaya çıkışı, aşkın ortaya çıkışıyla benzeşir. Tamamlanma ve yükseliş hissini canlandıran, aktive eden hislerdir. En güçlülerinden biri de aşktır. Sevgi tanrısal birşeydir ve semboliktir. Nereden geldiğimize dair bir ipucudur, nerede varolduğumuza dair ipucudur, nereye döndüğümüze dair de ipucudur.

Tam olarak bahsettiğim vizyon bunlardan ortaya çıkan bir vizyondur. Kendini kimliğine kaptıran bir insan, masonluğuna kaptıran bir insan, savaş alanında en azından başka bir "mason"a sarılıyor. Keşfedemediği o üst kimliği, masonlukta keşfediyor. Ben bunu bütün insanların keşfettiği bir zamanda zaten savaş diye birşeyin varolmayacağından bahsediyorum.

Savaşlar bile koşullu sevgiden ortaya çıkar. Varolan değerleri korumak için korkan insanın sevmemeye başlaması. Belli bi ruhsal eğitim seviyesinin üzerinde olmadığı için ve aklını terbiye edemediği (Örneğin meditasyon) için sinirlenmesinden bahsediyorum. Benim bahsettiğim değer varolan bütün değerlerin ortaya çıkış noktası gibi. Kendi yaratılarımızı seviyoruz fakat bizim yaratmamızı sağlayan o başlangıcı sevebiliyor muyuz?
« Son Düzenleme: Ekim 21, 2011, 07:58:23 ÖS Gönderen: sahasrara »


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
Normal Insan Nedir?

Başlatan Hamlet « 1 2 » Insan

18 Yanıt
10433 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 23, 2014, 02:06:07 ÖÖ
Gönderen: Sade
37 Yanıt
15370 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 26, 2009, 01:38:00 ÖS
Gönderen: ceycet
İslam'ın insan sevgisi

Başlatan Daemon « 1 2 3 4 » Islam

38 Yanıt
13212 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 27, 2008, 03:22:41 ÖS
Gönderen: shemuel
1 Yanıt
3485 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 16, 2008, 10:02:13 ÖS
Gönderen: Prenses Isabella
1 Yanıt
3124 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 19, 2009, 12:57:26 ÖÖ
Gönderen: popperist
2 Yanıt
3124 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 12, 2010, 07:53:07 ÖS
Gönderen: sistemci74
1 Yanıt
5182 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 07, 2011, 12:28:28 ÖÖ
Gönderen: Hacamat
0 Yanıt
1996 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 27, 2011, 02:17:18 ÖS
Gönderen: karahan
3 Yanıt
2980 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 02, 2012, 11:20:58 ÖS
Gönderen: Alşah
6 Yanıt
2480 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 07, 2014, 03:50:35 ÖÖ
Gönderen: propulsion