Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Masonların Din otoriteleriyle geçmişe dayalı organik bir bağı var mı?  (Okunma sayısı 24753 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ocak 07, 2012, 05:44:26 ÖS
Yanıtla #20
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 341
  • Cinsiyet: Bayan

Yıllar önce dinleri ve din kitaplarını araştırdığımda gençliğimden dolayı önyargılarım oluyordu.Yaşanılan dünyada güçlerin kimin elinde olabileceğini sorguladığımda bunun bir adını koymuştum "Çıbanın başı yahudilerdir."gibi kaba bir tabir kullanıyordum.
Fikirler ve zihin olgunlaştıkça bunun yerini "akıllı ol,akıllı olunsun ki kurda kuzu olunmasın."
Kimse salak değildir, gerçeğin farkına varan çok insan var.Aklen icraatlarda birlik olan bir millet kimsenin postallarının altında olmaz.
Muhammede gelince;yarı yahudi yarı arapdır.Kendisine okumayı öğreten bir yahudidir.Arabın en cahil kavminde dünyaya gelen bir insana dışardan destek gelmesi gayet doğaldır.Bu konular açılırsa,bazıların dudaklarını uçuklatıcak çok şey çıkar.Yıllar önce bilinenler o zamanlar dışa vurgulanmış olsaydı insana deli gözüyle bakılırdı oysa bunların bir kısmı daha yeni yeni tartışılıyor,tartışılıyorda ne oluyor.
Hacca gidenler ise;onları buna kim zorluyor.Rahmetli annemin bir lafı vardı
"Komçum açken ben arabamı yediricem."

Bence bir millet hakettiğini yaşar.Önceki yazılarımda belirttiğim gibi, Yahudiymiş,Masonmuş gibi sebeblerden ziyade,İnsanlar fikren,aklen uyanık olup birlik ve güçlü olmalı.
Sevgi ile kalın


Ocak 07, 2012, 05:50:51 ÖS
Yanıtla #21
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4165
  • Cinsiyet: Bay


Galiba, birçok kişi Mekke merkezli Arap emperyalizminin gerçekten farkında değil...
Birçok üye arkadaşımız, bu başlık altında İslam'ın sadece Lokal yansımalarını örnek vermiş ve onun üzerinden değerlendirme yapmışlar.

Musa, Yahudi. İsa, Yahudi. Muhammed, Yahudi. Kral Süleyman,Yahudi. Süleyman mabedini inşa eden Hiram usta, Mason’dur. Süleyman Mabedinin kurucusu olan Davut’un oğlu kral Süleyman, görünmeyen varlıkların tümüne hükmedebilen biridir. İsmi geçen tüm bu insanların soy ağacına baktığımızda, Kabe’yi inşa eden ya da ettiren İbrahim’e( Abraham) dayandığını görürüz…

Şimdi bunların arasında bir bağlantı kurmak neden birilerini rahatsız ediyor? (-) puan vermekten başka yapacak şeyleri olduğuna inanıyorum şahsen!

Arap yarımadasında, çobanlık yapan biri çıkıp hiçbir dayanağı olmadan, kendisine vahiy geldiğini iddia ederek yeni bir din ilan edecek. Yetmedi, bu dini çok kısa sürede de birçok millete kabul ettirecek. Günümüzde bile on milyonlarca insanı her gün beş defa camilerde toplayacak ve içi boş bir odaya secde ettirecek. Muhammed ve beraberindekiler bağımsız hareket ediyorlardı değil mi? Kusura bakmasınlar ama hiç sanmıyorum…

Mesela Tevrat, Ensest ilişkiyi meşru görüyor diyoruz, “nasıl yani?” diye sormadan kulaklarını tıkıyorlar. Bu kitap’a el basılıp yemin edilmesini sorguluyoruz, bu defa da kızıyorlar! 

Kusura bakılmasın ama bu konuya bu denli kayıtsız kalınması, bizim tahammülsüzlüğümüzü solda bırakıyor…

Saygılarımla.








sn.agnusdei

birbirine bağladığınız konular ve sözler aslında birbirinden o kadar kopukki neresi anşatılır bilmiyorum,ama umarım sözlerimi yanlış anlamazsınız ve aramızdada polmik olmaz sadece itirazlarım var onları yazacağıum.

Musa yahudi peygamberi değildir musa vahye başladığında bu vahyi en iyi en kolay o sırada mısırda aşırı sömürülen ve köle olarak çalıştırılan bir topluma üstelik kendisi en üst ruhban sınıfta iken israiloğlullarına yaptı bakınız dikkat edin yahudilere değil israil oğulları.Bugün anlaşılmayan şey ise israiloğulları ile yahudilerin tamamen aynı imiş gibi düşünmek israiloğulları kimi kayıtlarda 12 kimilerinde ise bir kayıp kabile ile 13 kabile olduğu söylenir yahuda kavmide bunlardan biri hatta en güçlü ve kalabalık olanıdır.Bu kabilenin gücü ve musanın vahyettiği allahın dinine bu kabilenin adı ile anılır olmuştur tüm özellik odur.Yani yahudilik bir kabile dini gibid  algılanmasın ama isim öyle.

2.Konu hz.muhammed yahudidir diyorsun hangi kaynakta okudun ilk kez sizden duydum kaynağınızı merak ettim doğrusu.

ama sonunda bağladığınız soy kısmı doğrudur musada isada hz.ibrahimin ilk karısı sara dan sadece hz.muhammed 2.karısının soyunudan dır. yani yahudi olması imkansız.

Hzx.peygamber gençliğinde ticaret yapmıştır ama çoban olduğunuda sizden duydum ama sanırım siz tıpkı atatürk gibi çocukluğunda çobanlık yaptı diyecektiniz.

Tevrattaki ensest ilişkiyi meşru görüyorlar bölümünü ayeti ile buraya yazsa idiniz daha kolay olurdu anlamamız.mesela ilk ben sorardım size sizce bu ifade doğrumu ilahi bir güç tarafı varmı mantığı varmı akıl yürütür karşı çıkardık.Ama ben o ifadelerin tevratta değilde talmudda okuduğumu biliyorum yani talmudi bilgidir.Tevratta böyl bir bçlüm varsa lütfen yayınlayınki sonrasında çok doğru bir yere temas ediyorsunuz orası güme gitmesin masonlar ensest ilişkiyi mübah gören bir kitabın üzerine yemin ederlermi hemen mason üstatları soru bombardımanına tutalım.

Bu konular tartışalım ama havada kalmasın.

saygılar
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Ocak 07, 2012, 07:20:13 ÖS
Yanıtla #22
  • Seyirci
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 379
  • Cinsiyet: Bay

Sayın Karahan,

Öncelikle Muhammed dahil, insanlığın köküne kibrit çakmış bütün peygamberlerin seceresini veriyorum. İnceleyin, sorularınız varsa sorarsınız efendim.

1. Adem .

2. Şit : Babası: Âdem Aleyhisselâm, Annesi de, Hz. Havvâ'dır.

 3. İdris : İdris (as)'ın soyu, Yerd (yahud Yarid)b.Mehlâil b.Kay¬narı (yahud Kaynen) b.Enuş, b.Şit, b.Âdem Aleyhisselâm.
 
4. Nuh : Nuh b.Lemek (veya Lemk), b.Mettu Şelah, b.Ahnuh (veya Uhnuh) (Yani İdris Aleyhisselâm), b.Yerd (veya Yarid), b.Mehlâil, b.Kayn (veya Kaynarı), b.Enuş, b.Şis, b.Âdem Aleyhisselâm.
 
5. Hud : Hûd (Âbir) b.Abdullâh, b.Rebah, b.Halud b.Âd, b.Avs, b.İrem, b.Sâm, b.Nuh Aleyhisselâmdır.

 6. Salih : Salih b.Ubeyd, b.Esif veya Asit, b.Kemaşic b.Ubeyd, b.Hadir b.Semud, b.Âbir b.İrem, b.Sâm, b.Nuh Aleyhisse!amdır.
 
7. İbrahim : İbrahim b.Târah (Âzer), b.Nahor, b.Sarug (Şarug) b.Rau (Ergu), b.Falığ, b.Âbir, b.Şalıh, b.Erfahşed, b.Sâm, b.Nuh Aleyhisselâmdır.

 8. İsmail : İsmail Aleyhisselâm; İbrahim Aleyhisselâmın, Hz.Hâcer'den doğan ilk ve bü¬yük oğludur.

 9. İshak : İshak Aleyhisselâm; İbrahim Aleyhisselâmın ikinci oğlu olup Hz.Sâre'den doğ¬muştur.
 
10. Lut : Lût b.Hâran, b.Târah, b.Nahor, b.Saruğ'dur. Lût Aleyhisselâm; İbrahim Aleyhisselâmın Yeğeni, yani kardeşi Haran'ın oğlu idi.
 
11. Yakub: (İsrail, Allah tarafından kendisine verilen İsimdir. İsrailoğulları ismi ordan gelmektedir)  Yâkub b. İshak, b. İbrahim Aleyhisselâmlardır. Yâkub Aleyhisselâmın Annesi: Refaka'dır.
 
12. Yusuf : Yûsuf b. Yâkub, b. İshak, b. İbrahim Aleyhisselâmlardır. Yûsuf Aleyhisselâmın annesi: Râhıl bint-i Leban'dır.
 
13. Eyyub : Eyyûb b. Mûs, b. Ra'vil, veya Razıh b. Ays b. İshak, b. İbrahim Aleyhisselâmlardır. Eyyûb Aleyhisselâmın annesi Lut Aleyhisselâmın kızı idi.
 
14. Zülkifl : Bişr (Zülkifl) b.Eyyûb Aleyhisselâm'dır.
 
15. Şuayb : Şuayb b. Mîkâil, b. Yeşcür, b. Medyen, b. İbrahim Aleyhisselâmdır. Şuayb Aleyhisselâmın annesi: Lut Aleyhisselâmın kızı Mîkâil'dir. Şuayb Aleyşhisselâm, Mûsâ Aleyhisselâmın Kayınpederi idi.
 
16. Musa : Mûsâ b.İmran, b.Yashür, b.Kahis, b.Lâvi, b.Yâkub, b.İshak, b.İbrahim Aleyhisselâm'dır. Mûsâ b.İmran Aleyhisselâmla Hârûn b.İmran Aleyhisselâm, Ana-Baba bir kardeş idiler. Harun Aleyhisselâm, Mûsâ Aleyhisselâmdan bir yaş büyüktü.

 17. Harun : Musa (as)'ın kardeşidir.

 18. Hızır : Rivayete göre: Hızır Aleyhisselamın soyu: Belya (veya İlya) b. Milkân, b.Falığ, b.Âbir, b.Salih, b.Erfahşed, b.Sâm b.Nuh Aleyhisselam olup babası, büyük bir kraldı. Kendisinin; Âdem Aleyhisselamın oğlu veya Ays b.İshak Aleyhisselamın oğullarından olduğu veya İbrahim Aleyhisselama iman ve Babil'den, Onunla birlikte hicret edenlerden birisinin, ya da Farslı bir babanın oğlu ol¬duğu, kral Efridun ve İbrahim Aleyhisselam devrinde yaşadığı, büyük Zülkarneyn'e Kılavuzluk ettiği, İsrail oğulları krallarından İbn. Emus'un zamanında İsrail oğullarına peygamber olarak gönderildiği, halen, sağ olup her yıl, Hacc Mevsiminde İlyas Aleyhisselamla buluştukları da, rivayet edilir.
 
19. Yuşa : Yûşa' b. Nûn, b. Efrâim, b. Yûsuf, b. Yâkub, b. İshak, b. İbrahim Aleyhisselâm'dir.
 
20. Kâlib b. Yüfena : Kâlib b. Yüfena, b. Bariz (Fariz), b. Yehuza, b. Yâkub[3] b. İshak, b. İbra¬him Aleyhisselâmdır. Kâlib b. Yüfenna Aleyhisselâm, Mûsâ Aleyhisselâmın kız kardeşi Meryem'in kocası veya Mûsâ Aleyhisselâmın damadı idi.

 21. Hızkıl : Hızkıl b. Nûridir. Hızkıl Aleyhisselâmın annesi yaşlanıp çocuk doğurmaz hale geldikten sonra, Yüce Allâh'dan bir oğul dilemiş ve Hızkıl Aleyhisselâm, ihsan olunmuştur. Bunun için, Hızkıl Aleyhisselâm (İbnül'acûz = Koca Karının Oğlu) diye anılmıştır.
 
22. İlyas : İlyas b. Yasin, b. Finhas, b. Ayzar, b. Hârûn, b. İmran (A.S)'dır.
 
23. Elyesa : Elyesa' b.Ahtub, b.Adiy, b.Şütlem, b.Efrâîm, b.Yûsuf, b.Yâkub, b.İshak, b.İbrahim Aleyhisselâm'dır. Elyesa Aleyhisselâm'ın, İlyas Aleyhisselâm'ın amcasının oğlu olduğu da söylenir.
 
24. Yunus : Yûnus b. Matta; Bünyamin b. Yâkub b. İshâk, b. İbrahim Aleyhisselâm oğulla¬rı soyundandı. Matta, Yûnus Aleyhiselâmın annesi idi. Peygamberlerden, Yûnus b. Matta ile İsâ b. Meryem Aleyhisselâmlardan baş¬ka hiç biri, annesine nisbetle anılmamıştır.
 
25. Şemûyel : Şemûyel b.Bali, b.Alkama, b.Yerham, b.Yehu, b.Tehu, b.Savf'dır. Şemuyel Aleyhisselâm, İsrail oğullarından ve Hârûn Aleyhisselâmın zürriyetindendi. Şemuyel Aleyhisselâmın annesi Hanne olup[6] Lâvi b.Yâkub Aleyhisselâmın Hanedanına mensuptu.
 
26. Davud : Dâvûd b.İşâ Aleyhisselâm; Yehûza b.Yâkub, b.İshak, b.İbrahim Aleyhisselâmın soyundandır.
 
27. Süleyman : Dâvûd b.İşa Aleyhisselâmın oğlu olan Süleyman Aleyhiselâmın da, soyu, Yehûza b.Yâkub, b.İshak, b.İbrahim Aleyhisselâmlara dayanır.
 
28. Lukman : Lukman b.Sâran, b.Mürîd, b.Savun. Lukman Aleyhisselâm; Dâvûd Aleyhisselâmın devrinde yaşamıştır. Kendisi; Mısır Nub kabilesine mensubtu. Medyen ve Eyke halkındandı. İsrail oğullarından bir adamın kölesi iken, onun tarafından âzâd edilmiş ve kendisine ayrıca mal da, verilmişti.
 
29. Şâ'yâ : Şâ'yâ b.Emus veya Emsıya'dır.
 
30. İrmiya : İrmiya b.Hılkıya; Lavi b.Yâkub Aleyhisselâm'ın soyundan gelen Hârûn b.İmran Aleyhisselâmın soyundandı.
 
31. Danyal : Danyal b.Hızkıl'ül 'asgar, Peygamber oğullarından, Süleyrnan b.Dâvud Aleyhisselamların soyundandı.
 
32. Uzeyr : Uzeyr b.Cerve Hârûn Aleyhisselâmın zürriyetindendir.
 
33. Zulkarneyn :  Zülkarneyn Aleyhisselâmın ismi, soyu ve Peygamber olup olmadığı... Hakkın¬da bir çok ve çelişkili rivayetler bulunmaktadır. Kendisinin, Sa'b b.Abdullah'ülkahtânî olduğu söylendiği gibi, babasının Hımyerîlerden olduğu da, ileri sürülmekted
İbn. Habîb de; Hımyer krallarının isimlerini -Hişam b.Kelbî'den sırasıyla kitabı¬na geçirirken, Sa'b b.Karîn b.Hemal'ı, -Yüce Allah'ın, Kitabında- Zülkarneyn diye anmış olduğunu kayd ettikten sonra, kral Zeyd b.Hemal'ı kayd edip ona da, Yü¬ce Allan'ın Tübba' adını vermiş olduğunu açıklar.Zülkarneyn Aleyhnisselâm hakkında: "Hem Nebi idi, hem Resul idi." diyenler olduğu gibi, "Hayır! O, Resul olmayan bir Nebi idi. Resul olmayan bir Nebî oluşu, inşâallâh, Sahih'dir!" diyenler de, vardır. Hz. Ali'ye göre, Zülkarneyn Aleyhisselâm: Ne bir Nebi, ne de, bir kraldı. Fakat, Allan'ın Salih bir kulu idi ki, o, Allâhı, sevmiş, Allah da, onu, sevmişti.
 
34. Zekeriyya : Zekeriyyâ b.Berahyâ Aleyhisselâmın soyu, Süleyman b.Dâvûd Aleyhisselâmlara, Süleyman b.Dâvûd Aleyhisselâmların soyu da, Yehûza b.Yâkub Aleyhisselâma dayanır.
 
35. Yahya : Yahya (as), Zekeriyya (as)'ın oğludur.
 
36. İsa : Hz. Meryemin oğludur ve bir mucize olarak babasız dünyaya gelmiştir. Hz. Meryem'in babası İmran b.Mâsân olup Hub'um b.Süleyman Aleyhisselâmın soyundandı.

37. Muhammed: Muhammed b. Abdullah, b. Abdulmuttalib, b. Hâşim, b. Abdi Menaf, b. Kusayy, b. Kilab, b. Mürre, b. Ka'b, b. Lüey, b. Galib, b. Fihr, b. Mâlik, b. Nadr, b. Kinane, b. Huzeyme, b. Müdrike, b. İlyas, b. Mudar, b. Nizar, b. Maadd, b. Adnan. Bütün kaynaklar Muhammed (a.s.)ın, Adnan'a kadar olan atalarının gerek isimlerinde, gerek sıralarında, ittifak halinde bulundukları gibi, Adnan'ın da İsmail (a.s.) b. İbrahim (a.s.)ın öz be öz soyundan geldiğinde de müttefiktirler.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Sayın karahan,

Şimdide size Tevrat'ta Yaradılış19. bölümde geçen Lut kavminin helakını veriyorum. normal halkın hemcins ilişkisi yüzünden koca bir kavmi bombardıman sonucu yerin dibine gömen Tanrı, O kavmin peygamberi ile kızlarının ensest ilişki yaşamasına ve iki çocuk peydahlamalarına  izin veriyor. Bakalım bu kitaba el basıp yemin edenlere siz ne soracaksınız...

Buyrun okuyun.


Sodom ve Gomora'nın Yıkılışı

1 İki melek akşamleyin Sodom'a vardılar. Lut kentin kapısında oturuyordu. Onları görür görmez karşılamak için ayağa kalktı. Yere kapanarak,

 2 “Efendilerim” dedi, “Kulunuzun evine buyurun. Ayaklarınızı yıkayın, geceyi bizde geçirin. Sonra erkenden kalkıp yolunuza devam edersiniz.”
Melekler, “Olmaz” dediler, “Geceyi kent meydanında geçireceğiz.”

3 Ama Lut çok diretti. Sonunda onunla birlikte evine gittiler. Lut onlara yemek hazırladı, mayasız ekmek pişirdi. Yediler.

4 Onlar yatmadan, kentin erkekleri –Sodom'un her mahallesinden genç yaşlı bütün erkekler– evi sardı.

 5 Lut'a seslenerek, “Bu gece sana gelen adamlar nerede?” diye sordular, “Getir onları da yatalım.”

6 Lut dışarı çıktı, arkasından kapıyı kapadı.

 7 “Kardeşler, lütfen bu kötülüğü yapmayın” dedi,

 8 “Erkek yüzü görmemiş iki kızım var. Size onları getireyim, ne isterseniz yapın. Yeter ki, bu adamlara dokunmayın. Çünkü onlar konuğumdur, çatımın altına geldiler.”

9 Adamlar, “Çekil önümüzden!” diye karşılık verdiler, “Adam buraya dışardan geldi, şimdi yargıçlık taslıyor! Sana daha beterini yaparız.” Lut'u ite kaka kapıyı kırmaya davrandılar.

10 Ama içerdeki adamlar uzanıp Lut'u evin içine, yanlarına aldılar ve kapıyı kapadılar.

 11 Kapıya dayanan adamları, büyük küçük hepsini kör ettiler. Öyle ki, adamlar kapıyı bulamaz oldu.

12 İçerdeki iki adam Lut'a, “Senin burada başka kimin var?” diye sordular, “Oğullarını, kızlarını, damatlarını, kentte sana ait kim varsa hepsini dışarı çıkar.

 13 Çünkü burayı yok edeceğiz. RAB bu halk hakkında birçok kötü suçlama duydu, kenti yok etmek için bizi gönderdi.”

14 Lut dışarı çıktı ve kızlarıyla evlenecek olan adamlara, “Hemen buradan uzaklaşın!” dedi, “Çünkü RAB bu kenti yok etmek üzere.” Ne var ki damat adayları onun şaka yaptığını sandılar.

15 Tan ağarırken melekler Lut'a, “Karınla iki kızını al, hemen buradan uzaklaş” diye üstelediler, “Yoksa kent cezasını bulurken sen de canından olursun.”

16 Lut ağır davrandı, ama RAB ona acıdı. Adamlar Lut'la karısının ve iki kızının elinden tutup onları kentin dışına çıkardılar.

17 Kent dışına çıkınca, adamlardan biri Lut'a, “Kaç, canını kurtar, arkana bakma” dedi, “Bu ovanın hiçbir yerinde durma. Dağa kaç, yoksa ölür gidersin.”

18 Lut, “Aman, efendim!” diye karşılık verdi,

19 “Ben kulunuzdan hoşnut kaldınız, canımı kurtarmakla bana büyük iyilik yaptınız. Ama dağa kaçamam. Çünkü felaket bana yetişir, ölürüm.

 20 İşte, şurada kaçabileceğim yakın bir kent var, küçücük bir kent. İzin verin, oraya kaçıp canımı kurtarayım. Zaten küçücük bir kent.”

21 Adamlardan biri, “Peki, dileğini kabul ediyorum” dedi, “O kenti yıkmayacağım.

 22 Çabuk ol, hemen kaç! Çünkü sen oraya varmadan bir şey yapamam.” Bu yüzden o kente Soar[a] adı verildi.

23 Lut Soar'a vardığında güneş doğmuştu.

24 RAB Sodom ve Gomora'nın üzerine gökten ateşli kükürt yağdırdı.

25 Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.

 26 Ancak Lut'un peşisıra gelen karısı dönüp geriye bakınca tuz kesildi.

27 İbrahim sabah erkenden kalkıp önceki gün RAB'bin huzurunda durduğu yere gitti.

28 Sodom ve Gomora'ya ve bütün ovaya baktı. Yerden, tüten bir ocak gibi duman yükseliyordu.

29 Tanrı ovadaki kentleri yok ederken İbrahim'i anımsamış ve Lut'un yaşadığı kentleri yok ederken Lut'u bu felaketin dışına çıkarmıştı.
Lut ile Kızları

30 Lut Soar'da kalmaktan korkuyordu. Bu yüzden iki kızıyla kentten ayrılarak dağa yerleşti, onlarla birlikte bir mağarada yaşamaya başladı.

 31 Büyük kızı küçüğüne, “Babamız yaşlı” dedi, “Dünya geleneklerine uygun biçimde burada bizimle yatabilecek bir erkek yok.

32 Gel, babamıza şarap içirelim, soyumuzu yaşatmak için onunla yatalım.”

 33 O gece babalarına şarap içirdiler. Büyük kız gidip babasıyla yattı. Ancak Lut yatıp kalktığının farkında değildi.

 34 Ertesi gün büyük kız küçüğüne, “Dün gece babamla yattım” dedi, “Bu gece de ona şarap içirelim. Soyumuzu yaşatmak için sen de onunla yat.”

 35 O gece de babalarına şarap içirdiler ve küçük kız babasıyla yattı. Ama Lut yatıp kalktığının farkında değildi.

36 Böylece Lut'un iki kızı da öz babalarından hamile kaldılar.

37 Büyük kız bir erkek çocuk doğurdu, ona Moav adını verdi. Moav bugünkü Moavlılar'ın atasıdır.

 38 Küçük kızın da bir oğlu oldu, adını Ben-Ammi[c] koydu. O da bugünkü Ammonlular'ın atasıdır.

Saygılarımla.



Odi Profanum Vulgus Et Arceo.


Ocak 07, 2012, 08:10:30 ÖS
Yanıtla #23
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4165
  • Cinsiyet: Bay

sn.agnusdai

öncelikle teşekkürler bu aktardığınız bu bölümü bende daha önce okumuştum.Anlatılan olayları akıl süzgeçinden geçirince mantıklı sorular ve cevaplar bulmak mümkün.
biz müslümanlar kuran haricindeki kitaplara iman ederken tahrip edildiklerinide kulak ardı etmiyor ve iddia ediyoruz bakınız konuyu çok güzel yerinden yakalamışsınız böyle bir olay doğru olmuş olsa ki yanlış o soruya masonların verebileceği inandırıcı bir cevap olmazdı.Ama şuda sorulmalıdır içinde böyle bir bölüm olan tevratı yada incili yemin edilmek üzere oraya koyduğunuzda bu içeriği kabul etmiş oluyorsunuz doğal olarak peki gerçekten kabul ediyorlarmı yoksa sadece inanca saygı çerçevesinden bakıp alın işte inandığınız kitap budur gözüyle bakıyorlar.

şimdi konumuza dönersek bende bunu okuduğum ve inandığım bir alıntı yazı ile cevaplayacağım.Bir peygamberin bırakın peygamberliği bir babanın (gerçi olmuyorda değil ya hani) şarap içecek  (şarabı nerden bulmuşlarsa o kaçış sırasında)sarhoş olacak hiç farkına varmayacak kızları hamile kalacak bir kere erkek aklımla ne kadar sarhoş olursam olayım mantıklı gelmiyor bana.Kusura bakmayın biraz erotik oldu.Ne kadar zorlama ve hz.lutu küçük düşüren ifadeler yorumu size bırakıyorum.


   Kur’an’ın, Hz. Lut’un kızları hakkında iki yerde açık olarak bahsettiğini gözlemlemekteyiz. "Ey kavmim! İşte şunlar kızlarım"; sizin için onlar daha temizdir....”[1] “işte kızlarım! (Düşündüğünüzü) yapacaksanız (onlarla evlenin), dedi.” [2] Kavmin helakinden kurtulanların da Hz. Lut’un kızları olduğu anlaşılmaktadır."Ancak Lût ehli hariç. Onların hepsini kurtaracağız." "(Fakat Lût'un) karısı müstesna; biz onun geri kalanlardan olmasını takdir ettik."[3]
Kur’an Lut kavmi içersinde Allah’a teslim olanlar olarak sadece Lut’un ehlini, yani kız evlatlarını göstermektedir. “Zaten orada, bir ev dışında Müslüman bulamadık.”[4] Ayeti ile Lut’[email protected] teslim olanların sadece bir aile o da Lut’un kendi ehli olduğunu bildirmektedir.
Mukatil bin Süleyman “Âle Lut”taki “Âl” kavramı üzerinde şunları zikretmektedir. “Âl, kişinin ehl-i beyti manasında kullanılır; şu ayetlerde olduğu gibi:"Doğrusu biz, mücrim bir kavme gönderildik."
"Ancak Âl-i Lût (yani, Lut ve o’nun ehli)müstesnâ, Biz onların hepsini mutlaka kurtaracağız." Sonra ehlinden istisnâda bulunarak buyuruluyor ki: Yalnız karısı müstesnâ (yani onu kurtarmayacağız); onun mutlaka geride kalanlardan olmasını takdir ettik.”[5] Helak için görevli melekler Lut kavmini helak için gelmişlerdir ancak orada bir aile istisnadır. İstisna olan aile [email protected] ehlidir. Helakten kurtulacak [email protected] ailesinden de bir kişi istisna tutulur. O da Hz. Lut’un karısıdır.
Helakten kurtulanlar ile ilgili diğer surelerde geçen ayetlerde de durum şöyle anlatılmaktadır: “Biz de onu ve ehlini kurtardık, ama karısını değil. Çünkü o, geride kalanlardan olmuştu.”[6]  “Geceleyin bir ara, ehlinle birlikte yola çık. Sizden kimse dönüp geri bakmasın. Karın kalsın. Çünkü ötekilerin başına ne geldiyse ona da gelecektir.”[7]
Lut’un kavmini irşat faaliyetinin sonucu olarak sadece kızlarının ona iman etmiş olduğu gerçeği Lut kıssasının çok önemli mesajlarından biri olarak gözlemlenmektedir.
            Nasıl ki Lut’tan önce yaşayan resullerden olan Nuh peygamber, dokuz yüz elli yıllık yaşamının, Lut’a göre çok uzun bölümündeki daveti ile ancak, bir gemi dolusu insanın hidayetine vesile olabilmiştir. Tevrat’a göre onlar da; Lut’un @ ehli gibi, Nuh’[email protected] oğulları, gelinleri dâhil olmak üzere kendi ve karısından ( Kur’an’a göre Nuh’un karısı da tufanda boğulmuştur) oluşan ehliydi. “Nuh, oğulları Sam, Ham ve Yafet, Nuh'un karısı ve üç gelini tam o gün gemiye bindiler. Onlarla birlikte her tür hayvan - evcil hayvanların, sürüngenlerin, kuşlarla uçan yaratıkların her türü - gemiye bindi.”[8]
[email protected] bu büyük süre içindeki tebliğinde ancak bir oğlu ve karısı hariç, diğer ehlinin hidayetine vesile olabilmiş ise; Hz. Lut’ta, kavminden sadece kızlarının hidayetine vesile olabilmiştir. Bu sonuç peygamberler tarihinde rastlanılan zahiri olarak bakıldığında olumsuz gibi görünen sonuçlardan biridir. Kendilerine tâbi olanların azlığından dolayı, peygamberler zemmedilemezler, vazifelerini yapmadıkları öne sürülemez. Çünkü hidayet Allah’ın elindedir. Resullerin vazifesi sadece şahit olmaktır.“Onları doğru yola iletmek sana ait değildir. Lâkin Allah dilediğini doğru yola iletir.”[9] “Artık Allah dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Çünkü O, güç ve hikmet sahibidir.”[10]   “Allah dileseydi hepinizi bir tek ümmet kılardı; fakat O, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Yaptıklarınızdan mutlaka sorumlu tutulacaksınız.”[11]
 
Tevrat metinlerindeki Hz. Lut’un damatları ve oğulları ifadeleri:
 
Lut ehli hususunda bizim üzerinde durmak istediğimiz bir diğer yön şudur; Kur’an’da yer almayan fakat Tevrat metininde anlatılan ilginç bir ayrıntı vardır. Tevrat’a göre Hz. Lut’un ehli;; Kur’an ayetlerinde belirtilenlere göre daha geniştir. Tevrat’a nazaran Hz. Lut’un oğulları ve aileye katılmaya namzet damatları da bulunmaktadır.
Lut kavmini helak ile görevli elçilerin sahnesi anlatımında meleklerin ifadeleri şöyledir. “İçerdeki iki adam Lut'a, "Senin burada başka kimin var?" diye sordular, "Oğullarını, kızlarını, damatlarını, kentte sana ait kim varsa hepsini dışarı çıkar.”[12] Meleklerin "Senin burada başka kimin var?"sorusuna Lut’un cevabı "Oğullarım, kızlarım, damatlarım var, şeklinde olmalıdır ki; meleklerin "Oğullarını, kızlarını, damatlarını, kentte sana ait kim varsa hepsini dışarı çıkar.” Emrinde, ilk olarak “oğulları” sıralanmaktadırlar. Eğer [email protected], meleklerin sorusuna verdiği cevabında, sadece karım ve kızlarım var diye ifadede bulunmuş olsa idi, melekler oğullarını belirtmez sadece karısını ve kızlarını şehirden çıkarmasını isterlerdi.
Yine Tevrat’ta yer alan bu sahnedeki diyaloglardan; sanki meleklerin, Lut ve ehli hakkında bilgileri yok gibi bir kanı doğmaktadır. Bunun yanı sıra “Senin burada kimin var” sorusu yerine “Sana tabi olanlar kimler” sorusu sorulmuş olması daha uygun bir içerik olurdu. Çünkü bu noktada inanç ayrışmasının neticesine dair bir soru sorulması gereklidir. Çünkü helak, inanmayanları kapsayacağına göre inananların şehirden tahliyesine dair Lut ve meleklerin bir diyalogu olması akla daha yatkındır. Oysa Meleklerle [email protected] arasındaki diyalogda, helak olacakları halde damatlar sıralanmakta; ancak daha sonra helak olmasına rağmen, şehirden çıkan Lut’un karısı ise şehirden çıkarılma emrindeki sıraya dâhil bile edilmemektedir. Dolayısı ile Tevrat metnindeki, melekler ile Lut’[email protected] diyalogunun çok karmaşık olduğu ve helak sahnesindeki inanç ayrışmasına delalet edecek muhtevayı ve mesajları hakkıyla veremediği, tenakuzlar içerdiği görülmektedir.
Oysa Kur’an’ı Kerim’de yer alan, helak aşamalarındaki; helak olacaklar ve kurtulacakların kesin tanımı ve pek tabii inanç ayrıştırması anlatımı, çok açık, kesin ve vecizdir.“Sen gecenin bir kısmında ailenle (yola çıkıp) yürü. Karından başka sizden hiçbiri geride kalmasın. Çünkü onlara gelecek olan (azap) şüphesiz ona da isabet edecektir. Onlara vâdolunan (helâk) zamanı, sabah vaktidir. Sabah yakın değil mi?” “Bunun üzerine orada bulunan müminleri çıkardık.”[13]“Bunun üzerine onu ve bütün ailesini kurtardık.” “Ancak bir kocakarı müstesna. O, geride kalanlardan (oldu).” “Sonra diğerlerini helâk ettik.”[14] “Yalnız Lut ailesini (bu azabtan ayrı tuttuk;) onları seher vakti kurtardık; tarafımızdan bir nimet olarak. İşte Biz şükredenleri böyle ödüllendiririz.”[15]
Tevrat’ta melekler ile [email protected] arasındaki diyalogda geçen ve “senin burada kimin var” sorusuna Hz. Lut’un verdiği cevapta yer alan damatlarına; Lut’un helak haberini ulaştırıp, şehir dışına çıkmaları isteğini reddettiklerini anlamaktayız. “Lut dışarı çıktı ve kızlarıyla evlenecek olan adamlara, "Hemen buradan uzaklaşın!" dedi, "Çünkü RAB bu kenti yok etmek üzere." Ne var ki damat adayları onun şaka yaptığını sandılar.”[16] O halde Tevrat metnindeki sıralamada Lut’[email protected] iman etti sanılarak sıralanan damatların son anda Lut’u kaale almadıkları dolayısı ile o anda kâfir olduklarını yorumlamamız gerekmektedir. Lut’un damat adayları olan bu şahıslar, henüz aileye katılmadıkları hem de kafir olduklarına nazaran; Cenab-ı Hakk tarafından bu nüanslara, Kur’an’da yer verilmemiştir.
Tevrat, Lut’[email protected] helakten kurtarmak maksadı ile damatlarına gittiğini ve onlara şehirden kaçma teklifi götürdüğünü de belirtmektedir. Ancak, Hz. Lut’un, oğlunu veya oğullarını, helakten kurtarmak için gösterdiği bir gayretten bahsetmemektedir Eğer Lut’un oğlu veya oğulları var ise helak mi oldular; helak sırasında başka bir bölgede idiler de kurtuldular mı, belirsizdir. Şayet Lut’[email protected]“Oğulları” yok idiyse meleklerin, Lut’[email protected] kurtarılması gerekenleri sıralamasındaki “oğullarını” ifadesinin yer alması anlamsızdır. Hülasa, Lut’un oğlu veya oğullarının olduğu veya helak esnasında geride kaldıklarına dair hiç bir kayıt bulunmamaktadır. Bu durum, Tevrat’taki Lut kıssasının anlatıldığı metinlerinde yer alan başlıca tenakuzlardan birdir.
Meleklerin, Lut’[email protected] şehirden çıkarması gerekenler sıralamasında yer almayan karısı ise şehirden çıkanlar arasındadır. Ancak çıkarken başka bir nedenle o da helak olur. Bu yüzden Tevrat’taki helak öncesi sahne ve diyalogları; helak olacakların niteliğinin anlatılması ve anlaşılması açısından tenakuzlar ve yetersizliklerin bolca yer aldığı ifadelerle doludur.
Helâk sahnesinin ilginç bir diğer yanı; “Tevrat ifadelerine göre” kızları nişanlı iken; meleklerin gelmesi ile evini basan kavminin sapık adamlarına, nişanlı kızları ile evlenme/muta/v.s gibi teklifte bulunmasıdır. "Erkek yüzü görmemiş iki kızım var. Size onları getireyim, ne isterseniz yapın.”[17] Nişanlı kızlara, sapık erkeklerin teklif edilmesinin; kızları ile saldırgan kavmin adamlarının evlendirilmesi şeklinde bir yorumun yapılmasını mümkün kılmamaktadır.
Bu durumun ancak bir şekilde açıklaması mümkün görülmektedir ki; Kur’an’da da yer alan benzer baskın sahnesi ve diyaloglarının açıklamasına da delalet etmektedir.
 Tevrat metinlerinde anlatılan, Hz. İbrahim’in, Mısır hicretinde geçen, Hz. İbrahim’in karısını kız kardeşi olarak tanıtması ile gelişen olaylar sonucu karısının, Firavunun eline düşmesi hadisesi; Lut kavminin helâki aşaması sahnelerinde yer alan Lut’[email protected] kızlarını teklif hadisesi ile örtüşmektedir kanaatindeyiz.
Tevrat olayı şöyle nakletmektedir: “Mısır'a yaklaştıklarında karısı Saray'a, "Güzel bir kadın olduğunu biliyorum" dedi” "Olur ki Mısırlılar seni görüp, 'Bu onun karısı' diyerek beni öldürür, seni sağ bırakırlar.” “Lütfen, 'Onun kız kardeşiyim' de. Öyle ki, senin sayende bana iyi davransınlar, canıma dokunmasınlar." “Kadını gören Firavun'un adamları, güzelliğini Firavun'a övdüler. Kadın saraya alındı.” “RAB Avram'ın (İbrahim) karısı Saray yüzünden Firavun'la ev halkının başına korkunç felaketler getirdi.” Firavun Avram'ı çağırtarak, "Nedir bana bu yaptığın?" dedi, "Neden Saray'ın karın olduğunu söylemedin?”” Niçin 'Saray kız kardeşimdir' diyerek onunla evlenmeme izin verdin? Al karını, git!"” Firavun Avram için adamlarına buyruk verdi. Böylece Avram'la karısını sahip olduğu her şeyle birlikte gönderdiler.”[18]
Hz. İbrahim ve karısının yaşadığı bu olaya Hz. Lut’ta şahitlik etmiştir. Bu anlatılandan verilen mesaj şudur: Hz. İbrahim, Mısır’a girerken, ilerde torunu Hz. Yakub’un kıssasında da geçen ; Yakub’[email protected] “ Oğullarını hep birlikte şehrin bir kapısından girmeme” öğüdü ile aldığı tedbir gibi Hz. İbrahim’de bir tedbir almıştır. Hz. İbrahim’in, karısı Sara’yı, kız kardeşi olarak gösterme tedbiri, Cenab-ı Hakk tarafından başka şekilde tecelli etmiş, aldığı tedbire rağmen düşündüğü tehlike kısmen gerçekleşmiştir. Hz. İbrahim’in karısı Sara, Firavun’un eline düşmüştür. Ancak bundan sonra yaşanan olaylar, zannımızca Hz. Lut’un Sodom’da, helak aşamasında “kızlarını saldırgan kavim erkeklerine teklif “ hadisesinin alt yapısını oluşturmuştur.
Hz. Lut kendisine gelen meleklerden öğrendiği kadarı ile kavminin helak olacağını anlamıştır. Bunun üzerine evini basan saldırganları belki vazgeçirebilirim insiyakı; muhtemelen Mısır’da yaşadığı,       Sara’nın Firavun tarafından sarayında alıkoyamayıp bırakması hadisesinde olduğu gibi, bunda da Allah’ın yönlendirmesine bırakmak amacıyla bu teklifi yaptığı kanaatindeyiz. Kızlarının nişanlı olmasına rağmen onları evlilik harici olarak kavminin saldırgan sapıklarına teklif etmesi; tamamen Hz. İbrahim’in Mısır’da, karısını kız kardeşi olarak tanıtması ve Firavunun karısını alıkoyması hadisesinde yaşadıkları gibi tamamen olayı, Allah’ın yönlendirip sonlandıracağı inancına dayandığından, yapılmış bir harekettir. Çünkü Lut bir resul ve onun koruyucusu Cenab- Hakk’tır. Üstelik meleklerde hemen yanındadır ve olaylara şahittirler.“Dediler ki; "Bak Lut! Biz Rabbinin elçileriyiz, onlar sana hiç ilişemeyeceklerdir “[19] Nitekim Lut’un bu teklifine rağmen, kavminin saldırgan sapıkları oralı olmamıştır. “İyi bilirsin ki, bizim senin kızlarınla bir işimiz yok. Ne istediğimizi pekâla bilirsin" dediler.“ [20]Daha sonrasında bu sapıklar kör edildiler.“Ama içerdeki adamlar (melekler) uzanıp Lut'u evin içine, yanlarına aldılar ve kapıyı kapadılar.” ”Kapıya dayanan adamları, büyük küçük hepsini kör ettiler. Öyle ki, adamlar kapıyı bulamaz oldu.”[21]Nihayetinde saldırgan sapıklar ve bütün Lut kavmi helak olmuşlardır.

hz.lutun tüm kavmi bu sapıklıktan helak olurken kendimi sapıklık yapmış acaba bumu deniyor tevratta özetle çok mantıklı geliyormu size.


saygılar
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Ocak 07, 2012, 08:14:02 ÖS
Yanıtla #24
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4165
  • Cinsiyet: Bay

Muharref Tevrat

Muharref Tevrat'taki Müstehcenlik ve Yüz Kızartıcı İfadeler

 

Sadece Tekvin'in ufak hacminde 47
defa "tohum" kelimesi geçer. Tabii, bu kelime diğer yerlerde de sıkça zikredilir.
Muharref Tevrat'a göre Hz. Lût iki kızıyla zina eder. Hz. Lût'un kızları, sarhoş
babalarını ayartırlar. Çünkü babalarının tohumunu korumaları gerek Ölen erkeğin
kardeşinin, yengesine zürriyet vermesi, kayınbiraderlik görevidir. "Ve Lût
Tsoar'dan çıkıp dağda oturdu, iki kızı onunla beraberdi;  çünkü Tsoarda
oturmaktan korktu; ve o, ve iki kızı bir mağarada oturdular. Ve büyük kızı
küçüğüne dedi: Babamız kocamıştır, bütün dünyanın yoluna göre yanımıza girmek
için memlekette erkek yoktur, gel babamıza şarap içirelim ve babamızdan zürriyet
yaşatmak için onunla yatalım. O gece babalarına şarap içirdiler, büyük kızı
girip babası ile yattı ve onun yatmasını ve kalkmasını bilmedi. Ve vaki oldu ki,
ertesi gün büyük kız küçüğüne dedi: İşte dün gece babamla yattım, bu gece de ona
şarap içirelim ve babamızdan zürriyet yaşatmak için gir, onunla yat. Ve o gece
de babalarına şarap içirdiler, küçük kız kalkıp onunla yattı; ve onun yatmasını
ve kalkmasını bilmedi. Lût'un iki kızı böylece babalarından gebe kaldılar. Ve
büyük kız bir oğul doğurdu ve onun adını Moab çağırdı; o bugüne kadar
Moablıların atasıdır. Ve küçük kız, o da bir oğul doğurdu, ve onun adını Ben-ammi
çağırdı; o bugüne kadar Ammon oğullarının atasıdır." (Tekvin, 19/30-38, s. 17).
Hz. Lût'un, gayr-ı meşrû nesilleri mübarek kılınır, kutsallaştırılır (Tesniye,
2/9 ve 19, s. 178).

Geliniyle zina edip ondan çocuğu
olan Yahuda (Tekvin, 38/15-18 ve 24, s. 39) ve tarihi, şerefli kılınıyor. (Bkz.
Tekvin, 19/30 vd.). Bu olay kınanıp eleştirilmeden anlatılır. Yahuda'nın
gelininden doğan çocukları İsa'nın atalarıdır. (Bkz. Matta, 1/3, s. 39).
Kardeşinin karısıyla beraber olup kendi kardeşine zürriyet yetiştirmek,
kayınbiraderlik görevidir (Tekvin, 38/8, s. 38).

İbrâhim a.s.'a da nâmussuzluk
atfedilir, karısı Sara'yı, korktuğu için Firavun'a veriyor. Firavun karı olarak
alıyor. İbrahim develer, eşekler vb. karşılığında karısını satıyor (Tekvin,
12/11-20, s. 11)   

Kızkardeşin yavuklu olması ve
devamında çok müstehcen ifadeler: "Kaptın gönlümü kızkardeşim, yavuklum!
Gözlerinin bir bakışı ile, Gerdanının tek zinciri ile gönlümü kaptın.
Okşamaların ne güzel kızkardeşim, yavuklum! Şaraptan ne kadar hoştur okşamaların.
Itrının güzel kosusu da her çeşit baharattan! Ey yavuklum bal damlatır
dudakların; Balla süt senin dilinin altındadır. Esvabının kokusu da sanki Libnan
kokusu. Kızkardeşim, yavuklum, kapalı bir bahçedir. Kapalı bir kaynaktır,
mühürlenmiş pınardır." (Neşideler Neşidesi, 4/9-12, s. 669)

"Keşke sen bana, Anamın memelerini
emmiş kardeş gibi olaydın.
Dışarıda seni bulunca, ben seni öperdim. Beni de kınamazlardı (...) Küçük bir
kızkardeşimiz var. Ve onun daha memeleri yok. Onun için söz söyleneceği gün
kızkardeşimiz için ne yapacağız (...) Ben duvarım, memelerin de kuleler gibi." (Neşideler
Neşidesi, 8/1, 8, 9, 10, s. 672)

"Çarıklar içinde ayakların ne güzel,
ey mir kızı! Toplu kalçaların sanki mücevherler, üstat ellerinin işi. Göbeğin
yuvarlak bir tas. Onda karışık şarap eksik değil. Karnın buğday yığını,
zambaklarla kuşanmış. İki memen sanki bir çift geyik yavrusu, ikiz ceylan
yavrusu (...)Bu senin boyun hurma ağacına, memelerin de salkımlara benziyor.
Hurma ağacına çıkayım, dallarını tutayım dedim. Memelerinin üzüm sakımları gibi
olsun. Soluğunun kokusu da elma gibi. Ve ağzın en iyi şarap gibi." (Neşideler
Neşidesi, 7/1-9, s. 671)

Sanki zina serbest gibi ifadeler:
"Fahişelik ettikleri zaman kızlarınızı ve zina ettikleri zaman gelinlerinizi
cezalandırmayacağım. (...) Ey İsrail, sen zina etsen de, bari Yahuda suçlu
olmasın." (Hoşea, 4/14-15, s. 858)

"Adamlar birbiriyle kavga ederken,
birinin karısı yaklaşıp kocasını dövenin elinden onu kurtarmak için elini uzatır
ve onu utanılacak yerlerinden tutarsa; o zaman kadının elini keseceksin, gözün
ona acımayacaktır." (Tesniye, 25/11-12, s. 202)

Davud'un oğlu Amnon, kızkardeşi
Tamar'a zorla sahip oluyor. Uzun uzun bu olay anlatılır: II. Samuel, 13/1-14, s.
318)

Kudüs (Yaruşelim) ve Samiriye iki
fâhişedir. Bu yahûdi kentleri, fâhişeye benzetilirken, öyle ifâdeler kullanılır
ki, hâşâ bu fâhişeler, Rabbin olur, Rable beraber olur. Allah'ın şânına
kesinlikle yakışmayacak bu çirkin ifadeler, Allah'ın sözü olarak aktarılır: "Ve
bana Rabbin şu sözü geldi: Âdem oğlu, bir ananın kızları, iki kadın vardı; ve
Mısırda fahişelik ettiler; gençliklerinde fahişelik ettiler; onların memeleri
orada sıkıştırıldı, ve onların kızlık sinesine orada el sürüldü. Ve adları,
büyüğünün Ohola, ve kızkardeşinin Oholiba idi; ve onlar benim oldular, ve
oğullarla kızlar doğurdular. Ve adlarına gelince, Ohola Samiriyedir, ve Oholiba
Yeruşalimdir. Ve Ohola benimken fahişelik etti; ve oynaşlarına, komşu Aşurlulara
gönül verdi."   (Hezekiel, 23/1-5, s. 809-810)

 

"Bir adam karısını boşar, ve yanından
gidip başka birisinin karısı olursa, adam o kadına bir daha döner mi? O diyar
çok murdar olmaz mı? derler; fakat sen çok oynaşlarla fahişelik ettin, yine de
bana dön, Rab diyor. Çıplak tepelere gözlerini kaldır da bak; seninle nerede
yatmadılar? Sen onlar için çöldeki bedevi gibi yolların kenarında oturdun; ve
zinalarınla, ve kötülüğünle diyarı murdar ettin." (Yeremya, 3/1-2, s. 726)

"Sen güzelliğine güvendin, ve şöhretin
yüzünden fahişelik etti, ve yoldan geçen her adamın üzerine fahişeliklerini
döktün; onun oldu. Ve kendi esvabından aldın, ve kendine renk renk yüksek yerler
yaptın, ve onların üzerinde fahişelik ettin... ve böyle oldu, Rab Yehovanın
sözü. Ve bana doğurduğun oğullarını ve kızlarını aldın, ve yiyecek olsun diye
onlara kurban ettin. Fahişeliklerin az mı ki, evlâtlarımı da boğazladın, ve
onları ateşten geçirerek onlara verdin? Ve bütün mekruh şeylerinde, ve
fahişeliklerinde gençliğin günlerini anmadın, o zaman ki, sen çıplak ve açıktın,
ve kanında yuvarlanmakta idin... Yoldan geçen her adama ayaklarını açtın, ve
fahişeliğini artırdın. Ve bol etli komşuların Mısır oğulları ile fahişelik
ettin; ve beni öfkelendirmek için fahişeliğini artırdın... Aşur oğulları ile de
fahişelik ettin, çünkü doymuyordun; onlarla da fahişelik ettin, çünkü
doymuyordun; onlarla da fahişelik ettin, ve yine doymadın. Ve ticaret diyarına,
Kildanîler diyarına kadar fahişeliğini artırdın; yine bununla da doymadın...
Bütün bu şeyleri, utanmaz * işlerini yapıyorsun, ve ücreti hor görmekle bir
* gibi de değilsin. Zina eden, kocasının yerine yabancılar alan bir
karısın! Bütün fahişelere hediye verirler; fakat bütün oynaşlarına sen hediyeler
veriyorsun, ve fahişeliklerin için her yandan sana gelsinler diye onlara rüşvet
veriyorsun. Ve fahişeliklerinde başka kadınlara benzemezsin, çünkü fahişelik
etmek için kimse senin ardına düşmiyor." (Hezekiel, 16/15-34, s. 800-801)

Ve bu tür ifadelerden dolayı meşhur
bir batılı George Bernard Shaw şöyle diyor: "Yeryüzündeki en tehlikeli kitabı
(İncil ve Tevrat'ı) kilit ve anahtar altında muhafaza et." Kitab-ı Mukaddes'i
çocuğunun ulaşamayacağı yerlerde sakla. Batıda yayınlanan bir dergi şunu yazar:
"Çocuklara Kitab-ı Mukaddes hikâyeleri okumak, onlarla seks ahlâkını tartışmak
için her çeşit fırsatı da doğurabilir. Temizlenmemiş bir Kitab-ı Mukaddes bazı
sansürlerden olumsuz bir rapor alabilir." 'The Plain Truth, Ekim 1977). Başka
bir yazar da şöyle der: "Kitab-ı Mukaddes, eğeer bir Hindu din kitabı, yahut bir
müslüman din kitabı olmuş olsaydı elbette ona da yasak damgasını vuracaklardı.
Fakat onlar kendilerine ait 'Kutsal Kitab'a karşı son derece âcizdirler. Çünkü
onların kurtuluşu ona bağlıdır."
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Ocak 07, 2012, 08:44:18 ÖS
Yanıtla #25
  • Seyirci
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 379
  • Cinsiyet: Bay

Sayın Karahan,

İddialı isteğiniz üzerine, El basılıp yemin edilen Tevrat'ın içinde geçen Ensest konuyu size sundum. Buyrun sorun sormanız gereken kişilere. ama lütfen kitapta yazılanları aklamaya çalışmayın! Ha, Aydın bir insanın kesinlikle saygı bile göstermemesi gereken çok net ifadeler, diğer iki kitapta da var. Arzu edilirse onları da yazabiliriz. Ama önce bu konuyu çözelim değil mi?

Saygılarımla.
« Son Düzenleme: Ocak 07, 2012, 08:48:53 ÖS Gönderen: agnusdei »
Odi Profanum Vulgus Et Arceo.


Ocak 07, 2012, 08:55:49 ÖS
Yanıtla #26
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4165
  • Cinsiyet: Bay

sn.agnusdai

ben sorumu sordum cevabı dileyen mason kardeşimiz verebilir muhakkakki onların bir bakış açısı vardır.Benim olayı aklamaya çalıştığım doğrudur lakin burada inandığım değerleri ortaya koyarak bunu yapıyorum.Benim inandığım ilah sapıklıklaından dolayı helak ettiği bir kavmin peygamberine sapıklık yaptırmaz.

Benim inandığım ilah bunu önlerdi.

Benim inandığım ilah tezata düşmez.

Benim inandığım ilah peygamberini böyle dar bir yola sokmaz.

Şimdi burada asıl problem şu bana göre belkide sorulması gereken soru şu bir kitap var adı tevrat içindede böyle bölümler var ve ben bu okuduklarımı nasıl anlamalıyım ve ne yapmalıyım.Bu yazılanları doğrumu kabul etmeliyim yoksa inadına ve sonuna kadar sorgulamalımıyım.ben tabiki bunu yaparım sorgulamaktan vazgeçmem ve kabul etmem.

Peki bu anlatıma inanmıyorsam geriye ne kalıyor biz müslümanların inandığı şekli kitabın tahrif edildiği ,peki bu olasılık dahilindemi okuduğunu bir türlü aklına kabul ettiremiyorsan neden olmasın.

Dinimizde güzel bir söz vardır emin olmayanın imanı olmaz diye.
Eğer bu kitabı ve o bölümü ile allahın vahyettiğine sen inanabiliyorsan diycek bir sözüm yok.

saygılar
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Ocak 07, 2012, 09:02:56 ÖS
Yanıtla #27
  • Seyirci
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 379
  • Cinsiyet: Bay

Sayın Karahan,

Konuyu dağıtmamakta fayda görüyorum! Ortada, peygamberinin kızlarıyla Ensest ilişki yaşayıp çocuklar peydahlamalarına izin veren bir Tanrı'nın kitabı var. Üstelik, bu kitaba el basılıp yemin ediliyor. Bu doğrultuda devam etsek daha net sonuçlar alabiliriz düşüncesindeyim.

Saygılarımla.
Odi Profanum Vulgus Et Arceo.


Ocak 07, 2012, 09:05:34 ÖS
Yanıtla #28
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1801

Alıntı
Mason Din Adamları
Şeyhülislam Musa Kazım Efendi,
Şeyhülislam İzzettin Efendi,
Şeyhülislam Hayri Efendi,
Berlin Sefareti Baş İmamı Mustafa Hafız Şükrü,
Sefaret İmamı Haşim Veli,
Müderris Mahmut Esad Efendi,


Ocak 07, 2012, 09:07:55 ÖS
Yanıtla #29
  • Seyirci
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 379
  • Cinsiyet: Bay

Alıntı
Mason Din Adamları
Şeyhülislam Musa Kazım Efendi,
Şeyhülislam İzzettin Efendi,
Şeyhülislam Hayri Efendi,
Berlin Sefareti Baş İmamı Mustafa Hafız Şükrü,
Sefaret İmamı Haşim Veli,
Müderris Mahmut Esad Efendi,

Sayın Tij, Sorduğum soruya cevap değil yazdığınız isimler. Konuyla direkt alakalı yazabileceğiniz bir şey yoksa lütfen bekleyin...

Saygılarımla.
Odi Profanum Vulgus Et Arceo.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
0 Yanıt
2158 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 21, 2007, 04:16:39 ÖÖ
Gönderen: Supeluta
5 Yanıt
13314 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 28, 2008, 10:54:15 ÖS
Gönderen: Dino
25 Yanıt
16836 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 28, 2013, 11:43:22 ÖS
Gönderen: evvah
64 Yanıt
30297 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 14, 2016, 09:36:17 ÖS
Gönderen: night manager
99 Yanıt
38863 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 11, 2014, 05:03:17 ÖS
Gönderen: Etimolog
10 Yanıt
11438 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 11, 2014, 04:35:55 ÖS
Gönderen: mday23
3 Yanıt
3672 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 20, 2009, 06:19:47 ÖS
Gönderen: ADAM
1 Yanıt
8916 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 27, 2013, 11:28:15 ÖÖ
Gönderen: Melina
20 Yanıt
16661 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 18, 2011, 02:49:08 ÖS
Gönderen: smyrnali
16 Yanıt
3014 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 19, 2016, 11:37:30 ÖS
Gönderen: Waldow