Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Büyük Şark - 1  (Okunma sayısı 1416 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Nisan 25, 2015, 04:34:43 ÖS
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7278
  • Cinsiyet: Bay

Türk Masonluğu’nda 1931 yılında bir dergi çıkarılmaya başlanmış.

Bu derginin yayını Masonluğun Türkiye’de uyku dönemine girdiği 1935 yılına kadar devam etmiş.

Bu başlık altında, ara sıra o dergiden aktarımlarda bulunacağız.

Böylece bu siteyi izleyenlerin Türk Masonluğu’nu daha iyi anlayacağını umuyoruz.

Bunlardan ilki, derginin ilk sayısında bu derginin niçin çıkarıldığını anlatan giriş yazısı olacak.

Kopyalamadan ötürü hatalar olabilir. Bunların hoşgörülmesini dilerim.

Dil konusunda ise yapabileceğimiz bir şey yok. Anlayamayanın bir sözlüğe bakması gerekecek.


NİÇİN ÇIKIYORUZ?

Dünya yüzünde ilk insanın zuhurunu ikiyüz bin sene evvele çıkarıyorlar. Senelerin ne kıymeti var? Bütün müddetler, insanların varlıklarını anlamıya yardım eden muhdes mefhumlardır. İnsaniyet te bir mefhumdur; ve bu mefhum, dünya denilen mekân üzerinde, asır denen zaman içinde, maddî eserleriyle taayyün eder.

İnsanın menşeini ikiyüz bin seneye çıkaranlar, bu beşerî mahlûkun yalnız hayvani vasıflariyle mevcut olduğunu da bilirler; insanlar ancak cemiyet haline girince, bir şuur, bir ruh sahibi olmıya başlamışlardır. Bunu da bir zamanla takyit etmek lâzım gelirse, gene bu işlerden anlıyan âlimlerin dediğine bakarak, ikiyüz elli küsur asra çıkmak lâzım gelir.

250 asır!.. Az bir zaman değil. Asrımızda bir yılın kıymeti, 250 asrın teraküm ettirdiği beşer işlerinin kıymeti derecesindedir.

Bununlaberaber, yirmi otuz asır evvelki cemiyetlerin yaşayış ve düşünüş tarzları hakkında biraz malûmat sahibiyiz. İnsaniyetin bugünkü birçok şeyleri gibi, dünkü hayatından da hemen pek az şey biliyoruz. .

Ne olursa olsun, ve nasıl spekülâsyonlarla uğraşılırsa uğraşılsın, ortada tek bir realite vardır ki o da insandır. İnsan, kendi realitesini kendi idrak eden mahlûktur. İnsan, o yegâne varlıktır ki bütün mükevvenat içinde ister ve ne istediğini bilir.

Bundan yedi sekiz asır evvel, bir İslâm filozofu olan Şirazlı Sadi:

( Beni âdem âzâyt yekdigerend)

der. İnsanın; şark, garp, arzın herhangi mıntakasında yaşarsa yaşasın, daima insan olduğunu ve başka bir şey olması imkânı bulunmadığını ilân etmişti, ondan çok evvel gelen din vazı’ları, filozoflar da aynı hakikati ilân ettiler. Fakat menşei daima insiyakî olan bir ihtiras, hayat âlemindeki diğer mahlûklar gibi, insanları birbirleriyle ölüm mücadelesine sevketmekten hâli kalmamıştır, insanları insaniyete yakışmıyan, insaniyete şeyn olan infial ve gayz ile çarpıştıran ihtiras; insanlığın mefkûre edindiği yüksek faziletleri yıkan bir yıldırımdır. Yıldırımı, izale etmek imkânsızdır; fakat (siperisaika) yoluyla onu zararsız kılan insan, ihtiras gibi bir yıldırımı da kendi mefkuresi hizmetine tahsis edebilir.

İnsanın cemiyet halinde yaşamıya başladıktan sonraki hayatıdır ki insaniyet mefhumunu teşkil eder, insaniyet, asırlar arasından, yalnız medenî eserleriyle değil, ahlâkî müesseseleriyle mevcut olarak gelmekte ve ebediyete doğru, ayni tekâmül tarikile gitmektedir. Kimse iddia edemez ki insaniyetin bugünkü hali dünkünden daha adidir ve atide daha aşağı olacaktır. Hayır... insaniyetin nasıl maddî eserleri, zihnî tekâmülünü gösteriyorsa, beynelmilel münasebetlerin aldığı ceryan da manevî tekâmülünün delilidir.

Dünya, coğrafî vaziyeti itibarile, yeknasak bir saha değildir; insaniyet, bu saha üzerinde, ayrı ayrı kümeler halinde yaşamak, fakat her kümenin insaniyet binası için yaptığı eserleri birleştirmek mevkiindedir. Şüphesiz ki biz Türkler de dünya üzerinde müstakil yaşıyan bir milletiz; büyük insaniyet ailesinin bir cüz’ü yüz. Bizim de, insanlık itibarile, müşterek işte yüksek bir hissemiz vardır, ve var olmalıdır.

İnsaniyet yapısının, müşterek bir eser olduğu anlaşılınca, onun ferdî seciye ve fazilet sayesinde mütemadi bir sâye muhtaç olduğu itiraf olunur. Çünkü bu bina, ehramlar gibi, asırlar arasında zamanın ve havanın tesirlerine mukavemet etmekle kalmaz; bu bina, ehramlarda olmıyan mucizevî bir hassayı da haizdir : büyümek, yükselmek, tekâmül etmek hassası.

Bu mukaddemecikten sonra artık niçin çıkmakta olduğumuzu söyliyebiliriz :

Vicdanî hürriyet ve İnsanî fazilet için çalışmayı şiar edinmiş banilerin naçiz muakkiplerinden başka birşey olmak istemediğimiz için, sâyimizi muşahhaslaştırmak, hizmetlerimizi beniuev’imize' teşmil etmek emelini besliyoruz.

 (Büyük Şark) mecmuası bu emeli tahakkuk ettirebilmiye çalışmak arzusiyle çıkıyor. Bizimle hemmefkûre olanların feyzini çoğaltmak, olmıy anları da insanı fazilete imale edebilmek için uğraşacaktır. Belki bu, bir iddia sayılır. Hayır., biz hiç iddiakâr değiliz, daima naçizane ve mütevazıane çalışmayı bilenlerdeniz; fakat ne olursa olsun, herbirimizin vazifemiz büyük aczimize bakmıyarak insanlık binasına, velev karınca kadar, bir harç taşımak veya bir taş koymaktır.

Mecmuamız, isminden de anlaşılacağı üzerere, şarktan aldığı nur ve ziya ile İnsanî şuuru tenvir etmekten başka bir şey istemiyor. Her nur sahibi onu kendinden sayarsa ne bahtiyarlık !

Uzun söze ne hacet., ne olduğumuz ve ne olacağımız eserlerimizle belli olacaktır. Çünkü :

Mahiyeti isbat eden asarı ameldir.
« Son Düzenleme: Nisan 25, 2015, 04:40:41 ÖS Gönderen: ADAM »
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Nisan 26, 2015, 01:31:22 ÖÖ
Yanıtla #1
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 639
  • Cinsiyet: Bay

Oldukça güzel bir paylaşım olacak gibi duruyor. Derginin sunumu olarak nitelenebilecek birinci sayıda ise en sevdiğim kelimeler yer alıyor.


Hep sevmişimdir o kelimeleri.
Ve hep durmuşlardır sandıkta.

İnsan
Cemiyet
Teşkilat
Hakikat
Dünya.

Bu kelimelerle 5.mevsimi yaşayabilir ; kendimizi aşabiliriz.

Bu kelimelerle ve bu kelimelerin bir araya getirdiği ruh ile, beynimizin kurtlanmasını önleyip ayağa kalkmayı başarabiliriz.
...


Ben çok sevdim Büyük Şark'ı.



« Son Düzenleme: Nisan 26, 2015, 01:36:58 ÖÖ Gönderen: İNSAN »


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
28 Yanıt
53791 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 03, 2017, 08:24:27 ÖS
Gönderen: ADAM
8 Yanıt
5847 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 14, 2012, 01:12:49 ÖÖ
Gönderen: Munir
2 Yanıt
3418 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 18, 2008, 11:18:16 ÖS
Gönderen: poyraz06
0 Yanıt
2100 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 18, 2010, 12:05:18 ÖS
Gönderen: Prometheus
0 Yanıt
5531 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 14, 2011, 06:19:30 ÖÖ
Gönderen: M1TO
0 Yanıt
3548 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 22, 2012, 06:29:46 ÖS
Gönderen: b12
3 Yanıt
1526 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 29, 2015, 12:47:20 ÖÖ
Gönderen: İNSAN
5 Yanıt
1916 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 14, 2015, 11:33:42 ÖÖ
Gönderen: propulsion
13 Yanıt
3480 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 20, 2015, 12:08:50 ÖÖ
Gönderen: İNSAN
5 Yanıt
1979 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 20, 2015, 11:36:24 ÖS
Gönderen: İNSAN