Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Masonluk Memleket Hizmetinde - 5  (Okunma sayısı 2265 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ağustos 14, 2015, 11:18:52 ÖS
  • Forum ve Uye Yoneticisi
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 2147
  • Cinsiyet: Bay
    • Masonluk ve Masonlar




İşte bu şekilde, tam bir ahlâk selabeti ve, hakikatleri aramak ve bulmak azmiyle birleşmiş bulunan iyi kalpli ve hayır işlemek arzusunda bulunan, münevver olmak isteyen ve etrafının daima nura kavuşmasını dileyen kimselerin topluluğunun memleketine hizmet etmekte olduğu muhakkaktır. Yakınlarına ve etrafına durmadan fazilet hislerini telkin etmek için çalışan ve bizzat kendisi de numune! imtisal olmaya azmetmiş bulunan masonların

Memleketlerine hizmet ettiği aşikârdır. Fakat bunu yaparken masonlar bir vazife almış insanın durumunda değildir. Onlar, «işte biz bu işi yapıyoruz» diye de ortaya atılmazlar. Asla takdir veya alkış beklemezler ve buna ihtiyaç his etmezler. Feragati nefsi en büyük meziyet olarak kabul ederler. Bu yüzden de bazen Memlekete hizmet ettiklerini kimse görmez. Mason bunu göstermek için en küçük bir gayreti bile zait bulur. Masonluk yalnız «spekülatif» fikirî mesai yapmakla iktifa etmez.

Hayır işleri de onun gayeleri arasındadır. Her ne suretle olursa olsun yardıma muhtaç, muztarip insanların istiraplarını azaltmak için de uğraşır. Bunun yapılması için çeşitli yollar olabilir. Mason bunların, her türlü alayıştan uzak olanını seçer. Yapabileceği her türlü yardımın kendisine hiç bir zaman gurur ve­rebilecek neviden olmasından hoşlanmaz ve hiç bir kimsenin de mahcup olmasını istemez. Böyle olunca da yaptığı yardımların bilinmesi veya işitilmesi gibi bir mevzu yoktur.

Mason yalnız bununla da iktifa etmez. İsterki, herkes birbirine kardeş gibi muamele etsin. Sevgi ve kardeşlik hissi hakim olmayan yerde insanların ilerlemesi ve istiraptan kurtulması mümkün değildir. Masonluk bu hislerin yayılmasını isterken ve bunun için gayret sarf ederken Memleketine hizmet ettiği kanaatm-dadır. Masonluk, insanların tealisini istemekle; cemiyet içerisinde her türlü tesanüt hareketlerine en iyi hislerle iştirak etmek emelinde olmakla; mütekabil toleransı, esas prensipleri arasına almakla; kendine olduğu kadar diğerlerine de saygı hisleriyle bağlı bulunmakla; tam bir fikir ve vicdan hürriyetine sadakat göstermekle; Memlekete hizmet yolunda olduğuna emindir. Bunlar basit bir kaç sözden ibaret şeyler değildir.

Bu, kemal işidir. Masonlar da bu kemale ermek için kendilerini daimi bir nefis mu-rakabası altında bulundururlar. Bu yolda Masonlar o kadar büyük gayret sarfederler ki bundan Memleketlerinin ve Vatanlarının istifadesi kadar tabii bir şey yoktur.

Masonların Memlekete hizmetleri işte böyle bir hizmettir.


Fikret ÇELTİKÇİ  / Mimar Sinan Dergisi

Gnothi Seauton

Yaşamak, kendini adam etmektir. Zeka ve bilgiyi kullanarak, etinden, kemiğinden kendi heykelini yapmaktır. - Goethe


Ağustos 15, 2015, 12:27:50 ÖÖ
Yanıtla #1
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 639
  • Cinsiyet: Bay

Yazı serisini okudum ve beğendim. Tabi çok doyurucu bulmadım. Çünkü yazının başlığı ağır ve beklentileri yüksek tutan cinsten.

Üstelik, yazı neden kısım kısım ele alındı, ona da pek anlam veremedim.

Tek bir başlık altında değil de, 5 bölüm halinde sunulmasının geçerli bir sebebi vardır belki.

Yine de yazı bölüştürülecek kadar uzun ve karmaşık değildi sanki. Bu durum fikrimce algı bütünlüğünü zedeleyip zihinlerde küçük küçük adacıklar oluşturabilir.


Neden doyurucu bulmadığımı da iki cümle ile şöyle anlatayım :

Birileri Masonluğun kökü dışardadır diyor  ve yazar da aynı dayanakla, hatta aynı tarzla , ''hayır efendim bu sözler hayaldir, böyle bir şey yok'' diyor.

Ama sonra adama sorarlar ?

Varsa nerede ?

Bu sorunun önü kesilsin diye, böyle bir sorunun, şikayetin nereden doğduğu fikrimce tahlil edilmeliydi en başta. Yani insanlar neden böyle düşünüyor diye,bir iki paragraf ayrılabilirdi.

Kısacası şuna benzettim.

Biri çıkıp bu araba hızlı değil diyor.

Yazar da çıkıp ''bildiğiniz gibi değil, aslında bu araba çok hızlı' diyor.

Ama hız ibresini gösterip ''işte bakın burada, hani yavaştı'' demiyor.

İkisi arasında tek bir fark var.

Biri arabaya hiç binmemiş, diğeri binmiş.





« Son Düzenleme: Ağustos 15, 2015, 12:39:29 ÖÖ Gönderen: İNSAN »


Ağustos 15, 2015, 12:38:00 ÖÖ
Yanıtla #2
  • Forum ve Uye Yoneticisi
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 2147
  • Cinsiyet: Bay
    • Masonluk ve Masonlar

Yazı serisini okudum ve beğendim. Tabi çok doyurucu bulmadım. Çünkü yazının başlığı ağır ve beklentileri yüksek tutan cinsten. Yani beklediğim şeyle pek karşılaşmadım diyebilirim.

Üstelik, yazı neden kısım kısım ele alındı, ona da pek anlam veremedim.

Tek bir başlık altında değil de, 5 bölüm halinde sunulmasının geçerli bir sebebi vardır belki.

Yine de yazı bölüştürülecek kadar uzun ve karmaşık değildi sanki. Bütünlüğü zedelemiş olabilir.


Neden doyurucu bulmadığımı da iki cümle ile şöyle anlatayım :

Birileri Masonluğun kökü dışardadır diyor  ve yazar da aynı dayanakla, hatta aynı tarzla , ''hayır efendim bu sözler hayaldir, böyle bir şey yok'' diyor.

Sonra adama sormazlar mı ?

Varsa nerede ?

Bu sorunun önü kesilsin diye, böyle bir sorunun ve şikayetin nereden doğduğu fikrimce tahlil edilmeliydi en başta. Yani insanlar neden böyle düşünüyor diye, bu sorun için bir iki paragraf ayrılabilirdi.

Biraz şuna benzettim.

Biri bu araba hızlı değil diyor.

Yazar da çıkıp ''bildiğiniz gibi değil, aslında bu araba çok hızlı' diyor.

Ama hız ibresini gösterip ''işte bakın burada, hani yavaştı'' demiyor.



Bunun örneğini şu şekilde vereyim; örneğin üniversitenin de kökü dışarıdadır, cumhuriyetin de kökü dışarıdadır ama bu ideal ve kurumlar bulunduğu ülkeye hizmet ederler. Yani masonlugun da belki kökü bize dışardan gelmiş olabilir ama bu, masonlugu dışarı hizmetli bir kurum yapmaz.

Saygılar
Gnothi Seauton

Yaşamak, kendini adam etmektir. Zeka ve bilgiyi kullanarak, etinden, kemiğinden kendi heykelini yapmaktır. - Goethe


Ağustos 15, 2015, 01:01:12 ÖÖ
Yanıtla #3
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 639
  • Cinsiyet: Bay

Ama yazar bu problemin kaynağını öyle tarif etmiyor ki...Çıkışı dışarda demiyor. Kök dışarda diyor.

Kök dışarda diyen bir haricinin de, bunun ardından o halde köke, yani dışarı hizmet ediyor demesi normaldir.

Bana göre elbette normal değil.

Ama gel de onu, onu söyleyene anlat.


Fikret Çeltikçi zaten en kritik hatayı, kökün dışarda olduğunu kabul etmekle yapıyor. Sen bir kere bunu en başından kabul edersen, karşındaki kişinin zihni geçirimsiz tabakaya döner. Ondan sonra anlatılanlar da, gelen şikayetler gibi hayali olur.

Kaldı ki, karşıdaki 'kök' ve 'çıkış' meselesine takılmadı.

Takılmasa bile, böyle bir şeyin olmadığına inandırması, kişinin yüreğine su serpmesi gerekirdi.


Ancak şahsi görüşüm, Masonluğun kökünün dışarda olmadığıdır. Ve belki memlekete en büyük hizmetleri de reklamsız ve karşılıksız onlar yapıyordur.

Hizmet yapılmıyor diyenleri de bir yerde anlayışla karşılamak gerekir ki, adamcağız reklamsız yapılan bu hizmetlerden haberdar olamıyor. Sonuçta kimse bu konuda belediyeye anons verdirmiyor. Biz şöyle şöyle yaptık diye...

Kişi birgün arabaya binerse, eğer araba da kullanmayı biliyorsa, arabanın ne kadar hızlı olduğunu belki görür. Belki de, birçok hizmetin yapıldığını, ama kendisi dışarda olduğu için böyle bir tahmin veya akıl yürüttüğünü sonradan öğrenebilir.

O arabaya binmeden arabanın yavaş olduğunu söylemek bu noktada Fikret Çeltikçi'nin de yazısında ifade ettiği gibi gerçekten hayali duruyor.






« Son Düzenleme: Ağustos 15, 2015, 01:11:44 ÖÖ Gönderen: İNSAN »


Ağustos 15, 2015, 01:09:45 ÖÖ
Yanıtla #4
  • Forum ve Uye Yoneticisi
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 2147
  • Cinsiyet: Bay
    • Masonluk ve Masonlar

Ama yazar bu problemin kaynağını öyle tarif etmiyor ki...Çıkışı dışarda demiyor. Kök dışarda diyor.

Kök dışarda diyen bir haricinin de, bunun ardından o halde köke, yani dışarı hizmet ediyor demesi normaldir.

Bana göre elbette normal değil.

Ama gel de onu, onu söyleyene anlat.


Fikret Çeltikçi zaten en kritik hatayı, kökün dışarda olduğunu kabul etmekle yapıyor. Sen bir kere bunu en başından kabul edersen, karşındaki kişinin zihni geçirimsiz tabakaya döner. Ondan sonra anlatılanlar da, gelen şikayetler gibi hayali olur.

Kaldı ki, okur 'kök' ve 'çıkış' nüansını göremedi.

Göremese bile, dediğim gibi, bunun olmadığına inandırması için somut destekler sunsa iyi olurdu.


Ancak şahsi görüşüm, Masonluğun kökünün dışarda olmadığıdır. Ve memlekete en büyük hizmetleri de reklamsız onlar yapıyordur.

Hizmet edilmiyor diyenleri de bir yerde anlayışla karşılamak gerekir ki, adamcağız reklamsız yapılan bu hizmetlerden haberdar olamıyor.

Birgün arabaya binerse, eğer araba da kullanmayı biliyorsa, arabanın ne kadar hızlı olduğunu belki görür.

Binmeden yavaş olduğunu söylemek bu noktada Fikret Çeltikçi'nin de yazısında ifade ettiği gibi hayali kalıyor.




Aslında bu biraz da kökü dışarda tabirini nasıl yorumladigimiza bağlı. Kök ile ne kastediliyor? Çıkış. Yani var oluş. Masonlugun, masonluk adıyla ortaya çıktığı yer ülkemizin dışıdır. Ama bu bir bağlılığı dayatmaz. Yani az önceki örneğimde söylediğim gibi üniversitenin de çıkışı dışardadır ama birbirlerine bağımlı ve dayatmalı yapılar değildir. Yazar bunu farklı bir dille anlatmış. Bence kökü dışarda tabirini daha farklı yorumlayıp yazıyı öyle okuyun. O zaman yazarın anlatmak istediği ince ayrıntıyı kavrayacaksiniz.

Saygılar
Gnothi Seauton

Yaşamak, kendini adam etmektir. Zeka ve bilgiyi kullanarak, etinden, kemiğinden kendi heykelini yapmaktır. - Goethe


Ağustos 15, 2015, 01:24:59 ÖÖ
Yanıtla #5
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 639
  • Cinsiyet: Bay

Üzgünüm, Sayın Risus ile aynı fikirde değilim.

Yazarın böylesi önemli bir konuda o ince ayrıntıyı kavratması için, önce kendisinin böyle bir ayrıntıyı fark etmesi gerekirdi.

Fark etmediği için, bu yazı zihnimin bir köşesine, mandalla asılı kaldı.

Şöyle bir analoji yapayım :

Trafonun yurt dışında olduğunu kabul eden biri, evine gelen elektiriğin, zemin kattan geldiğine kimseyi inandıramaz.

En başta, o trafonun yurt dışında değil, zemin katta olduğunu söyleyecek, beni ona ikna edecekti.

Sonrasında da rahatça yayılan ışıktan bahsedebilirdi.

Ancak öyle değil.


Tabi öyle olmadığı benim fikrim.  Bir başkası yazıdan lezzet de doyum da aldığını çıkıp söyleyebilir.

Ben tadını beğenmedim de demiyorum, çok beğendim ; ancak doymadım diyorum.

Belki de sorun bende ; çok açgözlüyüm.

« Son Düzenleme: Ağustos 15, 2015, 01:29:20 ÖÖ Gönderen: İNSAN »


Ağustos 15, 2015, 01:31:46 ÖÖ
Yanıtla #6
  • Forum ve Uye Yoneticisi
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 2147
  • Cinsiyet: Bay
    • Masonluk ve Masonlar

Üzgünüm, Sayın Risus ile aynı fikirde değilim.

Yazarın böylesi önemli bir konuda o ince ayrıntıyı kavratması için, önce kendisinin böyle bir ayrıntıyı fark etmesi gerekirdi.

Fark etmediği için, bu yazı zihnimin bir köşesine, mandalla asılı kaldı.

Şöyle bir analoji yapayım :

Trafonun yurt dışında olduğunu kabul eden biri, evine gelen elektiriğin, zemin kattan geldiğine kimseyi inandıramaz.

En başta, o trafonun yurt dışında değil, zemin katta olduğunu söyleyecek, beni ona ikna edecekti.

İkinci adımda da yayılan ışıktan bahsedebilirdi.

Tabi bu benim fikrim. Bir başkası yazıdan lezzet de doyum da aldığını çıkıp söyleyebilir.

Ben tadını beğenmedim de demiyorum, çok beğendim ; ancak doymadım.

Belki de sorun bende ; çok açgözlüyüm.


Elbette söylediğinize konu dışında katılıyorum ama masonluk için trafo örneği pek bir tutarsız durmaz mı? Masonlukta o ülkenin yapılanmasının üzerinde bir otorite kabul edilmez. Ayrıca masonlukta trafo elektrik ilişkisi gibi bir bağ yoktur. Trafoyu kapatırsanız tüm elektrik gider ancak masonlukta tanınırlık vardır. Yani örneğin HKEMBL locası,  Ukrayna Büyük Locası tarafından tanınabilir fakat burada bir trafo ilişkisi olmaz. Ukrayna'daki locanın kapanması HKEMBL'nı etkilemez ya da HKEMBL kapanması Ukrayna Büyük Locasını etkilemez.
Gnothi Seauton

Yaşamak, kendini adam etmektir. Zeka ve bilgiyi kullanarak, etinden, kemiğinden kendi heykelini yapmaktır. - Goethe


Ağustos 15, 2015, 11:31:07 ÖÖ
Yanıtla #7
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 120
  • Cinsiyet: Bay

Gerek bireysel gerek kurumsal hizmetler görmek isteyenler için çok açık.
Ayakta Ölmek Diz Üstünde Yaşamaktan Yeğdir.


Ağustos 15, 2015, 12:34:57 ÖS
Yanıtla #8
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 639
  • Cinsiyet: Bay

''Hoppala!''

Trafonun uygun bir örnek olmadığı da nereden çıktı. Her tüzel kişilikte veya kurumda böyle bir bağ vardır. Kimisi organik bağ olmadığını söylese de bu ; onlar arasında bir alışveriş olmadığını göstermez. Sadece karşılıklı menfaatler içermezler.

Yoksa ben, sokaklar farklı olsa da, yürüdükleri caddelerin aynı ve birbirine birçok kabloyla bağlı olduğunu düşünüyorum.


Ve trafoda kısa devre olursa, bu problem her damara, her evin ışığına sirayet eder.

Aynı şey bunun tersi için geçerli olmayabilir ama...Yani evde giden her elektrik kesintisi, trafodan kaynaklanmayabilir. Evin şarteli atar, bir tek senin elektriğin gider.

Kökün dışarda olduğunu kabul etmenin riskli olduğunu söylüyor olmamın sebebi de bu oldu.


Keşke bir Mason üye çıksa da, bu 'kökü dışarda' konusunu bize bir anlatsa. En azından biz de anlamış oluruz.

Veya böyle bir tabirin ne kadar doğru, ne kadar yanlış olduğunu bir söylese...
« Son Düzenleme: Ağustos 15, 2015, 12:54:30 ÖS Gönderen: İNSAN »


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
8 Yanıt
13333 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 17, 2016, 06:51:04 ÖS
Gönderen: Tesla
25 Yanıt
14853 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 20, 2012, 09:52:24 ÖÖ
Gönderen: peacewings
36 Yanıt
10267 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 15, 2012, 11:37:58 ÖÖ
Gönderen: ceycet
0 Yanıt
2558 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 08, 2014, 11:41:28 ÖÖ
Gönderen: KEMAL
5 Yanıt
2217 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 10, 2014, 04:08:39 ÖS
Gönderen: BULGARIA
1 Yanıt
1363 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 15, 2015, 12:25:26 ÖS
Gönderen: ARARAT
0 Yanıt
1105 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 14, 2015, 11:12:02 ÖS
Gönderen: Risus
0 Yanıt
823 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 14, 2015, 11:14:14 ÖS
Gönderen: Risus
1 Yanıt
1093 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 15, 2015, 11:24:04 ÖÖ
Gönderen: akcanmd
0 Yanıt
910 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 22, 2015, 12:49:12 ÖS
Gönderen: ARARAT