Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Masonik Sır  (Okunma sayısı 1780 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Nisan 15, 2020, 11:42:15 öö
Yanıtla #30

Şimdi tekrar düşündüm de. Yoktur. Artık bu aşamadan sonra inisiye sırra sahiptir.

Sevgiler sayın Caliper.
Errare humanum est.
Müzmin öğrenci


Nisan 15, 2020, 12:36:02 ös
Yanıtla #31
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 268
  • Cinsiyet: Bay

Masonlukta sırların ikiye ayrıldığını okudum.
Birinci grup, herkesin internetten de ulaşabileceği Masonik kelimeler, derece bilgileri, semboller vs. olarak ayrılmış.
İkinci grup, Tekris Töreni ile hakikati bulma yolunu bilmeyen biz haricilere bu yolu öğretme ile başlıyor şeklinde ayrılmış.
Bu bilgilerin de ışığında Hiram Abif katledildikden sonra da sır hep vardır diye düşünüyorum. Bilgi doğru zamanda, doğru kişilere, doğru şekilde aktarıl masaydı, yani herkes rastgele bilse idi meslek bu günlerine gelemeyebilirdi.
Saygılarımla.
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine...


Nisan 15, 2020, 04:22:12 ös
Yanıtla #32
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 85
  • Cinsiyet: Bay

'Ustalık sırlarına, henüz usta olmadan erişmek isteyen 3 kalfa tarafından katledildi Hiram Abif.'

Sayin Caliper'in yukaridaki cumlesinden sonra soyle bir soru sorulabilir mi?

Bu uc kalfaya ne oldu? Orayi sanki atlamisiz gibi geldi bana veya bilincaltimiz onlari 'otomatikman' diskalifiye etti.

Benimki biraz (baskasinin) hayalgucu .


Nisan 15, 2020, 05:55:24 ös
Yanıtla #33
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 268
  • Cinsiyet: Bay

Aslında 15 kalfa olduğunu, 12'sinin sonradan vazgeçip katılmadığını, Hiram Abif'i katleden bu 3 kalfanın da idam edildiğini okudum.
Saygılar.
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine...


Nisan 15, 2020, 07:36:32 ös
Yanıtla #34
  • Forum ve Uye Yoneticisi
  • Aktif Uye
  • *****
  • İleti: 881
  • Cinsiyet: Bay

2050 de Türkiye çöl olacak ! Ağaç dikin, ağaç diktirin....
Sayğıdeğer üyeler, forumla ilgili her türlü soru ve sorun için lütfen tarafıma başvurunuz.


Nisan 15, 2020, 07:57:32 ös
Yanıtla #35
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 77
  • Cinsiyet: Bay

Hiram efsanesi tartışıldı.

Ustalık sırlarına, henüz usta olmadan erişmek isteyen 3 kalfa tarafından katledildi Hiram Abif.

Hiram Abif sonrasında Operatif Masonlukta sır var mıydı?

Bu şekilde sorulunca, Hiram Abiff'in ölümüyle birlikte Operatif masonlukta sırrın "kayıp" durumda olduğu akla geliyor.
Peki felsefi bir soru: "Kayıp" olan, yok olmuş olan anlamına mı gelir? Yoksa hala "var" ama "bilinmeyen" midir?


Tüm bu sorular hikayenin ince detaylarına dayalı. Ancak bu detaylar da hikayenin farklı versiyonlarında değişik şekillerde ortaya çıkıyor.


Önceliikle "sır" kavramı burası için çok genel kalan bir kavram. Soruyu şu hale dönüştürünce daha ilginç bir noktaya varılabilir:

"Secret word" dediğimiz şey nedir? Hiram Abiff'in sahip olduğu söylenen bu söz, aktarılabilmiş midir? Aktarılamamış mıdır? Solomon tarafından, bu söz'ün yerine yeni bir söz atanmış mıdır atanmamış mıdır?

Dahası, hikayede Hiram Abiff neyi temsil eder? Yani öldürülen nedir? Hikayede kalfalar neyi temsil ederler? Öldürenler nelerdir?

Hiram Abiff hikayenin ana karakteriyse, kendi hayatımızın ana karakteri de biz isek, kendimizi Hiram Abiff'in yerine koyarsak ne olur? Masonik aletlerle vurula vurula ölmek zorunda mı kalırız?  Ölmek ne demektir? Gömülmek ne demektir? Dirilmek ne demektir?









« Son Düzenleme: Nisan 15, 2020, 08:06:02 ös Gönderen: ANARCHOSA »
Race of man!
The errors of a wise man make thy rules
Ye shall see
Rather than the perfection of the fool


Nisan 16, 2020, 04:38:57 öö
Yanıtla #36
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 268
  • Cinsiyet: Bay

Benim en çok merak ettiğim, masonların toplu zikir yapıp yapmadığı ve ya vecd haline geçip geçmedikleri.

Sevgiler.
Zikir yapmak ve vecd hâline geçmek durumlarının olmadığını düşünüyorum ama bir Mason cevaplar ise hem soru araya kaynamamış olur hem de gerçekten merak edenler olabilir.
Ayrıca bu durumların uygulamaları doğru veya yanlış olabilir ama kelime anlamı olarak "inananlar" için sakıncasız şeyler gibi duruyor. Sadece bana göre değil.
Saygılarımla.
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine...


Nisan 16, 2020, 10:31:11 öö
Yanıtla #37
  • ÖMBL Üyesi
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 1402
  • Cinsiyet: Bay

Benim en çok merak ettiğim, masonların toplu zikir yapıp yapmadığı ve ya vecd haline geçip geçmedikleri.

Sevgiler.
Zikir yapmak ve vecd hâline geçmek durumlarının olmadığını düşünüyorum ama bir Mason cevaplar ise hem soru araya kaynamamış olur hem de gerçekten merak edenler olabilir.
Ayrıca bu durumların uygulamaları doğru veya yanlış olabilir ama kelime anlamı olarak "inananlar" için sakıncasız şeyler gibi duruyor. Sadece bana göre değil.
Saygılarımla.

Hep aynı şeyleri söylüyor olmak yorucu, özellikle de hep aynı üyelerden gelen sorular daha önce de cevaplanmışsa. Sayın Mandıra Filozofu'na defalarca Masonluğun bir ahir zaman tarikatı olmadığı, dünyanın sonu ile ilgili plan ya da öngörülerinin olmadığı söylenmesine rağmen gelir gider aynı soruları sorar, çünkü kendi inanışını burada bulmak ister.

Şimdi de bu Masonluğu din yapma veya dine benzetme yaklaşımı çıktı.

Masonluk bir din değildir. Order kelimesi Tarikat gibi tercüme edildiğinden böyle anlayanlar var. Masonlar dini bir örgüte girmediklerini bilirler, burada din (yani dini uygulama, ibadet) aramazlar. O yüzden de burada dini bir ritüel filan uygulanmaz. Kitap üzerine yemin, inananların en kutsal ya da en önem verdiği üzerine ant içirmekten ibarettir. Onun dışında oturup da kutsal kitapların farklı bölümlerini okumaz, yorumlamazlar. Bir ayin, dini ritüel, meditasyon, zikir söz konusu değildir.

Ancak masonluk içinde bulunduğu topluluk neyse ona göre de şekil alabilir. Kimi ülkelerde din çok önemli ve hayatın göbeğindedir. Örneğin Katolik ülkelerin kimilerinde Masonik toplantıda değil ama kardeş sofrasında (onların toplumlarında normalde de her toplantı sonrası yaptıkları gibi) gospel (ilahi) okuma gibi uygulamaları olabilirse de bu masonik değil o toplumun kültürel bir eklemesidir.

Alterius non sit qui suus esse potest


Nisan 16, 2020, 11:13:40 öö
Yanıtla #38
  • ÖMBL Üyesi
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 1402
  • Cinsiyet: Bay

Sayın Caliper bu başlıkta bizlere, Masonik Sır terimi üzerine düşünmeyi işaret etti.

Özellikle de karışan şeyler neler olabilir bunların ipuçlarını verdi.

Sır, Giz, Gizem, Ketum, Ketumiyet, Saklı olan, paylaşılmayan... Bunların çoğu benzer olsa da aynı değil.

Kendi bakış açımla şunları ekleyebilirim.

Masonluk bir elek sistemidir. 3 derece olarak kurgulanmış, gelişimi ile çok dereceli ritlere dönüşmüşse de aslen Masonluğun 3'ten sonraki dereceleri 3.1,3.2,3.3 gibi düşünülebilir. Yani Ustalıktan hayatını usta olarak da sürdürebilir, ustabaşı da olabilir, mimar olmaya da çalışabilir gibi.

Neden elek sistemidir. Çünkü günümüzdeki uygulama Masonluğun her ülkede o ülkelerin yasalarına uygun birer dernek olarak kurulması şeklinde organize olmasıdır. Eğer öyle ise, derneklerin bazı kuralları var. Mesela şu an dernek merkezi ile şubelerinin ayrı olması bile bekleniyor. O yüzden ayrı adreslerde ya da aynı adresin farklı bina numaraları olarak görünüyor. Muhasebecisi, güvenlikçisi, temizlik görevlisi, garsonu, iktisadi işletmesi vs. var. Bunlar Mason değil. Masonlar çalışmalarından nafaka alırlar ama bu simgeseldir, maddi değildir. Ancak bu görevli çalışanlara simgesel bir şeyler veremezsiniz, maaş beklerler. Para gerekir. Dernek masraflı bir uğraştır. O yüzden de bu masrafların kardeşçe bölüşülmesi gerekir! Aslında derneğe üye yapılan çoğu kimse bu masrafa ortak yapılan bir zincir halkasıdır. Üstat dahi olsa aldığı bilgi genel geçer heryerde bulunabilecek şeyler olabilir. Meslekten alınacak bilgi, erdem, görgü vb. kişinin kendi uğraşı ile elek sisteminden dökülenlerden değil, eleklerden geçe geçe iç çembere doğru ilerleyenlerden olması ile elde edilebilir. Masonlar daha anlatılan antik hikayelerden beri bu sistemi kurgulamışlardır.

Zaten bu başlıkta da geçen pek çok olay bunun üzerinedir.

Öncelikle Süleyman Mabedi'ni kim yapmıştır? Davud'a kadar köle, göçebe, sonra savaşçı çobanlar olarak tarif edilenler bu eseri ortaya çıkarabilir miydi? Aslında geldikleri bölgede var olan Diyonisos işçilerinin sistemini ve onların ustalarından birini kullandılar.

Neydi sistem, kalabalıkları gruplara ayırmak. En kalabalık olan amele ya da çırak sınıfına ekmek, yağ, şarap nafaka olarak belirlenmişti diyelim. Sonra kalfalar, sonra ustalar. Bitmedi, sistemin daha devamı vardı... Ama burası yeri değil. Herkes nafakasını alabilmek için derecesinin kelimesini söylüyordu. Hepsi bu. Şimdi bu kelime kutsal mıdır? Bu kelime sır mıdır?

Bir gün 3-5 kötü niyetlisi daha fazla nafaka için veya başka yerde haketmediği sıfatla iş bulabilmek için kelimeyi öğrensem ya uyanıklığına saptığında ne olur? HİÇ.
Kelimeleri belirleme yetkisinde olan bir anda kelimeleri değiştirmiş olur, onlarda açığa çıkar...

Bu hikaye ve yöntem hâla geçerli. Her sene değişen yıllık sözcükler sadece kulaktan kulağa söylenir. Tüm ritüelleri okudum, her 'Sırrı' biliyorum diyen buyursun gelsin toplantılara...

Diyelim geldi ne görecek? Okuduğu Fransız ya da İngiliz Ritüelindeki bir şeylerin burada farklı uygulandığını bilmediğinden kapıdan bile giremeden ifşa olur.

Diyelim ki bir kardeş, derneğe üye. Ama üstat ritüelini buldu okudu, merakla girmek istedi toplantıya. Buyursun gelsin. Okumuş olduğu bir kaç sözcük. Peki hepsi bu mu?
EMİN OLABİLİRSİNİZ, Masonluk bunlardan fazlasıdır.

Evet şimdi ne duyduk, bazı uygulamalar var, bunlar kelime filan da içeriyor.

Masonluğun işaretleri, geçiş sözcükleri, kutsal (dini anlamda değil, geleneksel deyiş) sözcükleri vardır, senelik sözcükleri vardır. Bitti mi? Hayır.

Ancak sıkı durun...
Bunlar Masonik Sır değil ki?

Şimdi siz evinizde bir kasa içinde 1 milyon Dolar saklıyorsunuz diyelim. Önce evinizin yerini herkese söylemezsiniz. Masonlar adreslerini bile söylemez, ne der, kardeşlerce bilinen geometrik nokta.

İkincisi evinizin bir anahtarı olur.
Üçünsüsü kasanızı sakladığınız yer olur.
Dördüncüsü kasanın bir şifresi olur.

Siz bunların hepsini biliyorsunuz. Peki Sır kasanın şifresi midir? Yoksa 1 milyon dolar mı?
Hele bir de kasa matruşka bebekler gibi iç içe geçen 30 boy kasanın içindeyse!

Şimdi Sır bunlar değil. Var mı, yok mu?
Var diyen var, demek biliyor...

Ben neyin sır olduğunu değil neyin sır olmadığını anlamaya çalışırdım.

Mesela sayın Caliper'in de belirttiği gibi Ritüel bir sır değil ki? Tüzük, çalışma yöntemi vb. her şey dernekler masasına verilir. Size verilmiyor oluşu sizin bu derneğe üye olmayışınızdan, yani sizinle ilgili bir konu değil. Bana da Covid19 tedavi protokolü verilmiyor. Çünkü hekim değilim. Bu şimdi Sır mı?

Bitmedi, kimin mason kimin değil oluşu da sır değil. Sadece söylememek doğru bir davranıştır, çünkü bizim değil, kişinin bilgileridir. KVKK diye bir şeyle bizlerinde kişisel bilgileri koruma altında değil mi zaten?

Yine o gün mabette yapılan çalışma, içerik, kimlerin toplantıya katıldığı, görevlilerin kimler olduğu vs. Bunlar o loca üyelerini ilgilendiren konular değil mi? İlgilisi dışındaki kişilere neden verilsin? Eşim asla sormaz ama ben eşime bile söylemem beyaz toplantılarda kardeşlerle tanışmış, kimi zaman birbirimize gidip geliyor ailece görüşüyor olsak bile bugün X kardeşi gördüm veya Y kardeş şu göreve seçildi... Bu onun bilmesi gereken bir bilgi değil çünkü...


Demek ki bunlar sır değil, sadece bizim muhattabı olduğumuz konu ya da bilgiler olmadığından bu konuyu bize açmak gereksiz...

Masonlar 'Yalnızca masonların bilmesi gereken bilgileri, mason olmayanlara' neden anlatsınlar? Bu aramızdaki sır olduğundan değil, gerekmediğinden paylaşılmaz.

Aynı bakışla, siz üniversite 1 öğrencisisiniz, son sınıfta da ileri düzey dersler var, buna girmeli misiniz? Girseniz bir şey anlar mısınız? Önce aradaki zaman, bilgi, birikim ile o derse hazır halde gitmek gerekmez mi?

Bu sınıf farkını masonluk kimi uygulamalarla çerçeveye almış. Ancak bu uygulamalar, o meşhur işaretler, kelimeler, sözcükler, duruşlar filan da sır değil.

Gizem'e gelelim. Masonluk üzerine oturduğu bin yılların mirasında, Eleusis, Osiris, Diyonisos vb. pek çok mister ya da gizemin toplumları ve toplulukları etkilediği bir mirasa sahiptir. Ancak bugün geldiğimiz yerde mistik, okült, gizemli, misterli konular uygulamalar yoktur, sadece bunlar içerisinden çıkarılacak dersler varsa, bir anlatı, alegori olarak bunları alır. Aktarır. Hepsi bu. Yani Masonlukta gizem bekleyen bulamaz, sonra Aleister Crowley gibi bu bana yetmedi , daha ötesini kendim uydurayım haline girer...


Ketum sır değildir, Ketumiyet'de sır değildir. Kaldı ki bugün Ketum Üstat ismi kullanılmıyor  da olabilir. Ketum ağzı sıkı demektir. Ketumiyet, Ağzı sıkılık. Her yerde her sözü etmeyen, herkese gerekli gereksiz her şeyi anlatmayan diyebiliriz.

Peki ama bu derece neden 4. derece?

O halde şunu düşünebilir miyiz? Zaten simgesel derecelerde bir sır, saklanması gereken bir durum yoktur. Ben bu görüşe yakınım.

Ama Ketum üstada sır verilir anlamına da gelmez bu. Belki bu tartma, ölçme, uygunluk değerlendirmesi burada başlıyor, anlamına gelebilir. Sır dediğiniz de Masonlukta hiçbir şeyin olmadığı gibi dökülüp saçılan, yaz yavrum denilen bir şey olduğunu düşünmüyorum. Bazen her şey gözünüzün önündedir, onu görmeye ancak uygun yetkinlikte iseniz başlarsınız. Belki de size evrenin sırrı, geçmiş mirasın anahtarı ya da her ne ise sadece BİR HARF olarak verilir olamaz mı?

Netice Masonluğun geldiği yeri artık operatif dönemle kıyasalamamalı bana göre. Spekülatif Masonluk aslında bir  başka şeyi inşa etmenizi bekler sizden (bizden). O yüzden de bir yer, bir obje, bir durum anlatan sırların olmasını beklememeli.

Ritüelin, kelimenin, işaretin filan Masonik Sır olduğunu düşünmemeli.

Masonluğun Sırrı kendi özündedir. Öze ulaşmadan, en azından daha sezgi ile ne olabileceğine yaklaşmadan erken hükümler vermemeli.

Sır demişken, Ketum üstat seviyesine bile gelirsek bakalım sır tutabilecek düzeyde mi diye gözlemlenir demiştik.

Ama daha şimdiden ordan burdan duyduğunu ortaya döküp saçan kişiler bu sınavın neresindedir? 4 olmak için önce 1 olmak gerekmez mi?

Şu başlıkta yazılanlara bir bakın, bu anlatıların çoğu kimi üyelerin hatalarıyla buralara dökülmüş zamanında, şimdi ise zaten forumda var diye yeniden ve rahatça kullanılıyor.

Mason olmuş, hatta derece geçmiş kişiler bile daha akasyayı, hiramı, 15 kalfayı duymamalı iken, burada maaşallah herkes her bilgiyi döküp saçmış. Tüm üyeler biliyor her şeyi, bir ben hariç... Ben de sizin gibi her şeyi bilebilirim umarım bir gün.

Sevgiler
Alterius non sit qui suus esse potest


Nisan 16, 2020, 11:51:22 öö
Yanıtla #39

Benim en çok merak ettiğim, masonların toplu zikir yapıp yapmadığı ve ya vecd haline geçip geçmedikleri.

Sevgiler.
Zikir yapmak ve vecd hâline geçmek durumlarının olmadığını düşünüyorum ama bir Mason cevaplar ise hem soru araya kaynamamış olur hem de gerçekten merak edenler olabilir.
Ayrıca bu durumların uygulamaları doğru veya yanlış olabilir ama kelime anlamı olarak "inananlar" için sakıncasız şeyler gibi duruyor. Sadece bana göre değil.
Saygılarımla.

Hep aynı şeyleri söylüyor olmak yorucu, özellikle de hep aynı üyelerden gelen sorular daha önce de cevaplanmışsa. Sayın Mandıra Filozofu'na defalarca Masonluğun bir ahir zaman tarikatı olmadığı, dünyanın sonu ile ilgili plan ya da öngörülerinin olmadığı söylenmesine rağmen gelir gider aynı soruları sorar, çünkü kendi inanışını burada bulmak ister.

Şimdi de bu Masonluğu din yapma veya dine benzetme yaklaşımı çıktı.

Masonluk bir din değildir. Order kelimesi Tarikat gibi tercüme edildiğinden böyle anlayanlar var. Masonlar dini bir örgüte girmediklerini bilirler, burada din (yani dini uygulama, ibadet) aramazlar. O yüzden de burada dini bir ritüel filan uygulanmaz. Kitap üzerine yemin, inananların en kutsal ya da en önem verdiği üzerine ant içirmekten ibarettir. Onun dışında oturup da kutsal kitapların farklı bölümlerini okumaz, yorumlamazlar. Bir ayin, dini ritüel, meditasyon, zikir söz konusu değildir.

Ancak masonluk içinde bulunduğu topluluk neyse ona göre de şekil alabilir. Kimi ülkelerde din çok önemli ve hayatın göbeğindedir. Örneğin Katolik ülkelerin kimilerinde Masonik toplantıda değil ama kardeş sofrasında (onların toplumlarında normalde de her toplantı sonrası yaptıkları gibi) gospel (ilahi) okuma gibi uygulamaları olabilirse de bu masonik değil o toplumun kültürel bir eklemesidir.

Sayın ANARCHOSA, vecd haline geçme ve ya zikirle kastettiğim ahir zaman tarikatı değil. Her zikir yapan ahir zaman tarikatı mıdır?

Zaten var demedim, var mı diye merak ettiğimi söyledim. Sizin bu başlık altındaki paylaşımlarınızdan ve daha önceki paylaşımlarınızdan masonluğun daha çok kişinin kendini geliştirmesi için kurulmuş elit bir felsefe kulübü olduğu anlamı çıkıyor.

Masonluk Dinle alakasız diyorsunuz, peki neden HKEMBL’de çalışmalar da 3 kitapta açılır? Yanlış anlaşılmasın yine dini bir tarikat olduğunu düşünmüyorum masonluğun, ama dinler tarihi, insanlık tarihiyle de ilgilendiğini ve bunlara yorum getirmeye çalıştığını düşünmekteyim. Ve Dinler tarihi dendiğinde de kutsal görülen kitapların ne demek istediği araştırılmıştır, araştırılıyordur...

Masonluk eğer sadece sizin kastınız gibiyse ÖMBL’ye sadece elit bir felsefe kulübü diyebiliriz o zaman?

Bu arada HKEMBL’nin bu konudaki durumunu da HKEMBL üyelerinin anlatmasını bekliyorum.

Sevgiler sayın Anarchosa.
Errare humanum est.
Müzmin öğrenci