Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Masonluk ve özgür düşünce  (Okunma sayısı 19746 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Kasım 29, 2011, 04:12:43 ÖS
Yanıtla #30
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay


Konumuz Masonluk ile bağlantılı olarak özgür düşünce olduğu için, ben bu sınır çerçevesinde kalmayı yeğleyeceğim.

Masonluğun 1723 tarihli ilk anayasası kapsamında geçen o “din ile ilgisiz bir özgür düşünceci” (irreligious libertine) terimi üzerinde sonradan birçok tartışma yapılmıştır. (Bu yasaya Anderson Nizamnamesi diyenler oluyorsa da bence bu deyiş yanlış. Delinin kuyuya attığı taş olayı burada da geçerli. Anderson’un bu yasaya sadece sınırlı bir katkısı var. Onun adıyla ancak 1738 tarihli olan ikinci yasa anılabilir.)

Burada kimileri hiç hoşlanmasa bile, bu yasada doğrudan deist nitelikli bir inancın yansıması görülmekle birlikte (zaten başka türlü olması beklenemezdi) bazı mason kuruluşları bu koşulu bile tümüyle yadsımış, bazıları da kendi anlayışlarına uygun bir şekilde yorumlamıştır.

Günümüzde de mason kuruluşlarının bu konudaki görüş ve tutumlarının birbirlerinden farklı olduğunu görüyoruz.

Bu farklılık nedeniyle bunlardan birinin masonik bakımdan düzenli (muntazam), ötekinin düzensiz (gayri muntazam) olduğu ileri sürülmektedir ama bu haksız ve yetkisiz, tek yönlü bir ileri sürüştür. “Fenerbahçe gerçek bir futbol takımıdır ama Galatasaray değildir.” gibi bir iddiadır bu.

Şöyle desek daha doğru:

Liberal (Özgürlükçü) Masonluk anlayışını benimseyen ve savunan kuruluşlar, bir masonun, her bakımdan “özgür düşünceli bir insan” olmasını, şayet değilse, dinsel inançlarını yadsımaksızın tüm gücüyle olmaya çalışmasını öngörür ve önerir.

Tutucu ya da Gelenekçi Masonluk anlayışını benimseyen kuruluşlar da aslında özgür düşünceden yanadır. Fakat bir başlangıç noktası olarak dinsel nitelikli inançları bunun dışında tutarlar. Dinsel inançlar ile özgür düşüncenin karıştırılmamasını, özgür düşüncenin ancak bir temel inanç edindikten sonra geçerli olabileceğini savunurlar. (Kimileri bir de bu inancın nasıl bir inanç olması gerektiğini tanımlayarak belirliyor.)

Bu sitedeki gibi kimi masonlar bu konuya sadece üyesi oldukları mason kuruluşunun benimsediği açıdan bakıyor. Bence o bakış açısını biraz genişletmelerinde, özgür buyrultularını kullanmalarında yarar var.

Fransa Büyük Doğusu (Grand Orient de France) bu bakış açısını genişletmiş ama sanılmasın ki bu obediyans (bir tür büyük loca ama biraz farklı) liberal ya da özgürlükçü nitelikli Masonluğun tek temsilcisi ya da önderidir. Sadece Fransa merkezli olarak gelişmiş olan Liberal Masonluk anlayışının uygulamacılarından biridir. Hem sanılmasın ki bu tutumu nedeniyle başından beri tutucu nitelikli Masonluk kanadınca dışlanmıştır. O dışlama (!) olayı çok daha sonra, bambaşka bir nedenle, uluslar arası düzeydeki politika sahnesinde oynanan etkilerle 19. yüzyılın ikinci yarısındadır.

Bu konu daha 18. yüzyılın ortalarında, Avrupa’da aydınlanma eylemi doğduğunda ortaya çıkmıştır. Avrupa aydınlanması evrensel nitelikli Masonluğun kapsamındaki anlayış, İngiltere’deki durağanlığa oranla değişmiş, gelişmiştir.

İşte o zaman, geçerliliği yadsınmadan korunmak istenen 1723 tarihli anayasanın kapsamında çoktan yenilip yutulmaz hale gelmiş, geçerliliği kalmamış birçok sözcük, terim ve tümce simgesel bir bakış açısıyla değerlendirilirken, yorumlanmasına gerek görülmüş olan bir terim de “din ile ilgisiz bir özgür düşünceci” deyişidir.

Bundan sonra diyeceklerimi demagoji olarak niteleyebilirsiniz ama yapılan değerlendirme öyle.

Bir masonun din ile ilgisiz bir özgür düşünceci olamayacağını söylemek demek, din ile ilgili bir özgür düşünceci olabileceğini söylemek demektir. Önemli olan bir masonun özgür düşünce sahibi olmasıdır. Bir mason isterse dindar kişi olur, isterse din ile bağlantısını kesmeksizin özgür düşüncecidir.

Fakat siz her kim olursanız olun, bir mason dinini, inancını sorgulayamazsınız. Buna hakkınız yoktur.

Böyle bir iş yapmaya kalkıştığınız anda insan haklarına aykırı hareket etmiş olursunuz.

Herkesin dini ve inancı kendinedir. Hiç kimse kendi dini ve inancı üzerine bir başkasına hesap vermek zorunda değildir.

Pardon, teokratik ülkelerde hesap vermek zorundadır. O ülkelerde herkesin ülkede benimsenmiş olan dine uyma zorunluluğu vardır.

Fakat teokratik ülkelerde Masonluk yoktur.

Masonluğun bulunduğu ülkelerde teokrasi geçersizdir.

Kaldı ki bu konu, Sayın Eureka’nın çok güzel bir şekilde çevirisini vermiş olduğu, 1723 tarihli anayasanın ilk yükümlülüğünün sonunda açık seçik bir şekilde dile getirilmiştir. Masonlukta insanların (masonların) bulundukları ülkede benimsenen dine uymaları değil, onur sahibi ve dürüst kimseler olmaları öngörülmektedir. Bu, o tarihte “bütün insanların üzerinde uyuştuğu bir din” olarak nitelenmektedir.

Yaklaşık yüz yıl kadar sonra Auguste Comte “akıl dini” kavramını ortaya koyarak, bu konuya daha da bir açıklık kazandırmış olacaktır.

Bir diğer deyişle Masonluğun 1723 tarihli ilk anayasası yürürlüğe girerken, insanın (masonun) onur ve dürüstlüğü, başkaların kurmuş olduğu bir dinsel inancın üzerinde tutulmuştur.

Masonluğun ilk anayasasında yani özgün olarak böyle olan bu ilke, Avrupa’da böyle benimsenmiş ama bu arada İngilizler önce kendi ülkelerinde bunu yozlaştırmış, sonra da özgür düşünceyi ikinci plana iterek, bunun yerine kendi benimsedikleri türde Hıristiyan dini ilkelerini getirmişlerdir. Kendilerine özgü olarak getirmiş olmakla kalsalar iyi… Bunu başka ülkelere de dikte ettirmişlerdir.

Daha yazarsam ben de konuyu dağıtacağım. İyisi mi burada durup çarmıha gerilmeyi bekleyeyim.


ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
161 Yanıt
52310 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 02, 2019, 11:10:59 ÖS
Gönderen: Tık-Tik-Tak
Yiğit Özgür

Başlatan blossom « 1 2 3 » Mizah

25 Yanıt
23642 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 24, 2008, 09:42:48 ÖS
Gönderen: poyraz06
0 Yanıt
2260 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 09, 2009, 02:14:59 ÖS
Gönderen: Mozart
5 Yanıt
4695 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 27, 2009, 06:37:05 ÖS
Gönderen: Prenses Isabella
3 Yanıt
9815 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 11, 2009, 02:28:24 ÖS
Gönderen: AteSHaN
8 Yanıt
9568 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 03, 2010, 03:17:39 ÖÖ
Gönderen: Waldow
4 Yanıt
5913 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 17, 2011, 07:20:49 ÖS
Gönderen: Lethe
11 Yanıt
10883 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 07, 2016, 11:14:23 ÖÖ
Gönderen: Attalos
5 Yanıt
5518 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 30, 2010, 11:11:04 ÖS
Gönderen: enelsır
0 Yanıt
1988 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 26, 2013, 11:10:55 ÖS
Gönderen: Tij