Masonlar.org - Harici Forumu

 

Anket

Cumhurbaşkanlığı sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bundan öncekilere göre iyi
Bence süper,çok önemli adımlar attı
Kötü,nerden geldi başımıza
İdare eder,aynı tas aynı hamam

Gönderen Konu: Abdullah GÜL'ü siyasi kimliği ve CUMHURBAŞKANI olarak nasıl değerlendiriyorsunuz  (Okunma sayısı 9531 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mayıs 08, 2009, 04:09:06 ÖS
  • Ziyaretçi

29 Ekim 1950’de Kayseri’de doğdu. Öğrenimini Kayseri Lisesi ve İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde yaptı. Aynı fakültede başladığı doktora çalışmaları için iki yıl İngiltere’de kaldı ve 1983’te İstanbul Üniversitesi’nden Doktor unvanı aldı. Sakarya Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nün kuruluşunda çalıştı ve aynı bölümde ekonomi dersleri verdi. 1991’de uluslararası ekonomi dalında Doçent oldu.

1983-1991 yılları arasında merkezi Cidde’de olan İslam Kalkınma Bankası’nda ekonomist olarak çalıştı.

1991 – 2007 yılları arasında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde beş dönem Kayseri Milletvekili olarak hizmet verdi.

1991 – 1995 yılları arasında TBMM’de Plan ve Bütçe Komisyonu üyeliği yaptı.

1991 - 2001 yılları arasında Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi üyesi olarak Konsey’in Kültür, Tüzük, Siyasi ve Ekonomik Kalkınma komitelerinde çalıştı.

1995 – 2001 yılları arasında TBMM’de Dışişleri Komisyonu’nda üye olarak görev yaptı.

1996’da kurulan 54. Hükümet’te Devlet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü olarak görev aldı.

2000 yılında Yenilikçi Hareket’e liderlik etti ve Fazilet Partisi Kongresi’nde genel başkan adayı oldu.

2001’de Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kuruluşunda rol alan öncülerden oldu. Siyasî ve Hukukî İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yaptı.

2001 – 2002 yılları arasında NATO Parlamenterler Meclisi üyeliği yaptı.

2002’de Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde 10 yıl aralıksız sürdürdüğü başarılı çalışmalarından dolayı kendisine “Pro merito” madalyası ve “Sürekli Onursal Üye” unvanı verildi.

18 Kasım 2002'de Başbakan olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin 58. Hükümeti’ni kurdu.

2003 – 2007 yılları arasında 59. Hükümet döneminde Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı olarak görev yaptı.

28 Ağustos 2007 tarihinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Türkiye'nin onbirinci Cumhurbaşkanı olarak seçildi.

Abdullah Gül’ün Bulgaristan Burgaz Hür (2003), İngiltere Exeter (2005), Azerbaycan Bakü Devlet (2007) ve Romanya Dimitrie Cantemir Hıristiyan Üniversiteleri (2008) tarafından verilen fahri doktoraları bulunmaktadır.

Hayrünnisa Gül ile evli olan Abdullah Gül, Ahmet Münir, Kübra ve Mehmet Emre adlı üç çocuk babasıdır.

Ailesi

Abdullah Gül 29 Ekim 1950 tarihinde Orta Anadolu’nun en önemli ticaret kenti sayılan Kayseri’de doğdu. Ailenin soyağacı 1200’lü yıllara dayanmaktadır. Gül soyadı, Selçukluların Kayseri’de yaptırdığı Gülük Camii’nin ilk imamlarından olan atalarından gelmektedir. İstiklal Savaşı Gazisi olan dedesi Hayrullah Efendi ticaretle uğraşmıştır. Annesi Adviye Gül, kentin köklü Satoğlu ailesine mensup şair ve öğretmen bir babanın kızıdır. Kayseri’nin ilk sanayi tesisi sayılan Tayyare Fabrikası’nda ustabaşı olarak çalışan babası Ahmet Hamdi Gül, sosyal hayata katkılarıyla çevresinde tanınan ve sevilen bir kişidir. Aile çok sayıda öğretim üyesi, şair, yazar ve bürokrat yetiştirmiştir. Emekliliği sonrası 1972’de kendi işyerini kuran Ahmet Hamdi Gül, halen sanayi alanında faaliyet göstermektedir; bir kız, bir erkek evladı daha vardır.

Eğitim ve Çalışma Hayatı

Abdullah Gül, Kayseri Gazi Paşa İlkokulu, Nazmi Toker Ortaokulu ve birçok ünlü ismi yetiştiren Kayseri Lisesi’ni bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ne girdi.

Gül’ün üniversitede okuduğu yıllar Türkiye’de öğrenci hareketlerinin en yoğun olduğu dönemdi. Fakülte yıllarında öğrenci hareketlerinde aktif yer aldı. O dönemin önde gelen öğrenci derneklerinden Milli Türk Talebe Birliği’nde (MTTB) öğrenci liderleri arasında yer aldı, mitinglere katıldı, dergi ve yayınlara katkıda bulundu. O yıllarda edindiği tecrübe ve arkadaşlıklar, Abdullah Gül üzerinde hayat boyu sürecek izler bıraktı.

1974 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nden mezun olan Abdullah Gül, aynı fakültede başladığı doktora çalışmasını 1983'te tamamladı. Doktora çalışmaları sırasında lisan öğrenmek ve teziyle ilgili araştırmalar yapmak üzere gittiği Londra ve Exeter’de iki yıl kaldı.

Akademik çalışmalarını sürdürürken Sakarya Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nün kuruluşunda görev aldı ve beş yıl boyunca mühendis adaylarına ekonomi dersleri verdi.

1983 yılında İslam Kalkınma Bankası’nda ekonomist olarak çalışmak üzere Cidde’ye gitti. Ailesiyle birlikte 8 yıl Cidde’de yaşadı. Görevi sebebiyle edindiği deneyim ve değişik ülkelere yaptığı seyahatler ona farklı coğrafyalardaki ülkelerin ekonomik, siyasi ve sosyal yapılarını yakından gözlemleme imkanı sundu.

1991 yılında uluslararası ekonomi dalında Doçent unvanı aldı.

Siyasi Hayatı

Abdullah Gül’ün siyasi hayata girişi planlı bir adım sonucu olmadı. 1991 yazında yıllık iznini geçirmek üzere geldiği memleketi Kayseri’de, hemşerileri kendisine siyasete atılması ve ülkesine milletvekili olarak hizmet etmesi teklifinde bulundular. Katıldığı ilk seçimde Refah Partisi’nden milletvekili seçildi. O günden başlayarak Cumhurbaşkanı seçildiği güne kadar beş dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Kayseri milletvekili olarak yer aldı.

Milletvekilliği dönemi kendisine hem ülkeyi hem de dünyayı daha iyi tanıma fırsatı sağladı. İlk dönemde (1991-1995) Plan ve Bütçe Komisyonu, ikinci dönemde (1995 - 1999) Dışişleri Komisyonu üyesi olarak görev yaptı. 1991’den itibaren Avrupa Konseyi’nde Türkiye’yi temsil eden parlamenterler arasında sürekli yer aldı. 2001 ve 2002 yıllarında NATO Parlamenterler Meclisi üyeliği yaptı.

Demokrasi ve insan haklarının beşiği sayılan Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde çeşitli komitelerde aktif olarak görev aldı ve yakın arkadaşlıklar kurdu. Buradaki on yıllık tecrübesi Abdullah Gül’ün Konsey’in demokrasi ve insan hakları standartlarının Türkiye için vazgeçilmez olduğu inancını pekiştirdi ve Türkiye’nin Avrupa Birliği yolundaki reformlarının gerçekleştirilmesinde büyük etkisi oldu. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’ndeki başarılı çalışmalarından ötürü kendisine 2002 yılında “Pro merito” Madalyası ve “Sürekli Onursal Üye” unvanı verildi.

Abdullah Gül 1996 yılında kurulan 54. Hükümet’te Devlet Bakanlığı ve Hükümet Sözcülüğü yaptı. Bu dönemde görev alanına giren Türk Dünyası ile ilişkileri geliştirmek için yoğun çaba sarf etti.

Türkiye’nin ciddi siyasi sıkıntılar yaşadığı bir dönemde, yakın siyaset arkadaşlarıyla birlikte partisi içerisinde yeni bir akımın başlamasına öncülük etti. ‘Yenilikçi Hareket’ diye adlandırılan bu akımın öncüsü olarak 2000 yılında yapılan Fazilet Partisi Büyük Kongresi’nde Genel Başkanlık için aday oldu. Seçimi çok az bir oy farkıyla kaybetmiş olmasına rağmen, aldığı netice tüm siyasi çevrelerce büyük bir başarı olarak değerlendirildi. Kendi değerlerine sahip çıkarak dünyayla bütünleşmeyi hedefleyen, demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğünü benimseyen bir oluşum olarak algılanan Yenilikçi Hareket, Türk siyasetine büyük heyecan getirdi. Bu siyasi çizgi 2001 yılında Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kurulmasıyla neticelendi.

Abdullah Gül 3 Kasım 2002’de yapılan genel seçimlerin ardından 18 Kasım’da Başbakan olarak 58. Cumhuriyet Hükümeti’ni kurdu. Kısa Başbakanlık döneminde Irak, Kıbrıs gibi zor meselelerle yüzleşti, ekonomide Acil Eylem Planını uygulamaya koydu. Irak krizi sırasında önemli bir işlev gören Irak’a Komşu Ülkeler Süreci’nin başlamasına öncülük etti.

14 Mart 2003’te kurulan 59. Cumhuriyet Hükümeti’nde Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı olarak görev aldı. Aynı zamanda Terörle Mücadele Yüksek Kurulu, Reform İzleme Grubu ve Avrupa Birliği Müzakere Heyeti Başkanlığı görevlerini yürüttü.

Abdullah Gül’ün Dışişleri Bakanlığı döneminde Avrupa Birliği reform süreci hızlandırıldı ve 3 Ekim 2005’te Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne katılım müzakereleri resmen başladı. Hem Batı dünyası hem de Türk ve İslâm Dünyası’yla ilişkiler geliştirildi, komşu ülkelerle dostluk bağları takviye edildi ve uluslararası kuruluşlarda aktif görevler üstlenildi.

Abdullah Gül’ün Dışişleri Bakanı sıfatıyla Mayıs 2003’te Tahran’daki İslam Konferansı Örgütü Dışişleri Bakanları Toplantısı’nda yaptığı ve İslam dünyasına reform çağrısında bulunduğu konuşma, hem Doğu’da hem de Batı’da büyük yankı uyandırdı.

24 Nisan 2007 tarihinde Cumhurbaşkanlığına aday olan Abdullah Gül, seçim sürecinin yarıda kalması ve TBMM’nin erken seçim kararı alması üzerine 22 Temmuz 2007’de beşinci kez Kayseri milletvekili seçildi. Yeni Meclisin önündeki ilk gündem maddesi olan Cumhurbaşkanlığı seçimi için tekrar aday oldu.

Abdullah Gül, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 28 Ağustos 2007 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti’nin onbirinci Cumhurbaşkanı seçildi.

Resmi internet sitesinden alıntıdır...


Mayıs 08, 2009, 04:14:27 ÖS
Yanıtla #1
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4165
  • Cinsiyet: Bay

Selam
ortaya eğer bir krıter koymak gerekirse ki yorum yapacak bir çok insan için Atatürk,tür ne kadar objektif bir değerlendirme olur bilemem.Cumhurbaşkanlığı makamı aslında sembolik anlamda sadece temsildir.Yetkileri bakımından ele alınırsa eğer ne tip çalışmalar yapabileceği ülke için ordan bakmak lazım buda çok sınırlı bence.Aslına bakarsanızda değerlendirme içinde çok  erken derim.
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Mayıs 08, 2009, 04:19:15 ÖS
Yanıtla #2
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1665
  • Cinsiyet: Bay

Nerden nereye; değişmeyen tek şey herşeyin değişeceğidir. Nerden geldi başımıza


Mayıs 08, 2009, 04:22:44 ÖS
Yanıtla #3
  • Ziyaretçi

 Bu konudan önce Sn.Dino üstadımın açmış olduğu Bülent Arınç konusunda görüş bildirdik ve ekseriyetli bir grup Bülent Arınç'ı sevmediğini belirtti.Ben de daha ılımlı bir kişiliği tartışmaya açmak istiyorum.Cumhurbaşkanımızı umarım burada irtica ilericik sapmasına çok fazla düşmeyiz.

  Milli Görüşün çıkarmış olduğu bence yararlı isimlerden bir tanesi ülkemiz adına da çok faal ve etkin işler yapıyor,
 
 -İç politikada
 -Asker ilişkilerinde
 -Dış politikada
 -Avrupa Birliği konusunda
 
 Sizlerin görüşleri nelerdir?Mesela Türban konusu merak ettiğim konulardan biri yaklaşımı,ortaya koyduğu tavır.
Aydınlara vermiş olduğu yemek burada ülke meselelerini tartışması,Çıktığı siyasi partiyle arasındaki ilişki ERdoğanı solladı mı yoksa hala Erdoğan'ın altında mı karizması,askere bakış açısı,dil bilmesi,sivil bir cumhurbaşkanı olması.

  Ülkenin her kesimini kucaklıyor mu?367 tartışmalarının hala etkisinde mı kalıyor Cumhurreisliğini içine sindirebildi mi?Ilımlı olması kişiliğinin çizgisi onun için bir avantaj mı yoksa bu yüzden yapıcaklarını erteliyor mu?vs.vs.

  Görüşlerinize açılmıştır.

  Saygılarımla...
« Son Düzenleme: Mayıs 08, 2009, 04:25:24 ÖS Gönderen: amurdad »


Mayıs 08, 2009, 04:31:23 ÖS
Yanıtla #4
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4165
  • Cinsiyet: Bay

Selam
Bence bu ülke insanı Milli görüş deyince hemen aklına Erbakan gelir ve tırsar.Onun yıllardır faiz le ilgili söylemleri ve diğer konular İran çağrışımı yaptığından hep uzak duruldu.Ozaman bir mukayese yapma zamanıdır Erbakan,mı Demirel-mi diye.Erbakanın söyleminde faiz düşürldüğünde ülke de insanların daha rahat ticaret yaptığı ve enflasyondan uzaklaşınca yaşam tadlarının değiştiği görüldü.Bence bu tip konularda Hoca Demirelin politikalarını süpürmüştür.Demirel geçmişi günahlarla dolu tırsak bir politikacı olarak kazındı beynime.Abdullah gül belliki naif bir insan buda ılımlı kişiliğine yansıyor.Bu hali bence halka güven vermektedir en azından anayasa kitapçığı fırlatmayacağı belli.İster sağ ister sol ister Komünist olsun ülkem için halkım için kim en iyi hizmeti yapailecekse o benim için iyidir
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Mayıs 08, 2009, 04:50:34 ÖS
Yanıtla #5
  • Ziyaretçi

Çalışkanlığını kimse inkar edemez gerçekten hedefleri doğrultusunda çok çalışkan. Gerek eğitimiyle gerek çalışkanlığıyla Akp den çıkan tek "altın semerli" kişi olduğunu inkar etmemiz mümkün değil. Demek istediğim, yanlış anlaşılmasın kişi özünde neyse hala O. O olmasının dışında ki herşey teferruattır. Keşke O olmasaydı da Altın tacıyla vatanına hizmet etme şerefine vakıf olabilseydi.


Mayıs 08, 2009, 04:53:11 ÖS
Yanıtla #6
  • Ziyaretçi

Bilindiği üzere eşi tarafından Ülkemiz AİHM de yargılandı.O davayı oraya gönderen yani eşini yönlendiren Abdullah Gül.Hem Ülkenin adaletine karşı gelip Avrupaya şikayet ediceksin hem de kalkıp şikayet ettiğin ülkenin başına geçiceksin.
Hayrünisa Gül'ün başörtüsü, Tayyip Erdoğan'ın ise TCK 312 uyarınca hapsi ve ona bağlı siyasi yasaklar gerekçesiyle AİHM'ye Türkiye aleyhine açtıkları davalar.
Birisinin eşi ülkenin 001 resmi plakasında diğeri 002 de.


Mayıs 08, 2009, 05:03:24 ÖS
Yanıtla #7
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4165
  • Cinsiyet: Bay

Bilindiği üzere eşi tarafından Ülkemiz AİHM de yargılandı.O davayı oraya gönderen yani eşini yönlendiren Abdullah Gül.Hem Ülkenin adaletine karşı gelip Avrupaya şikayet ediceksin hem de kalkıp şikayet ettiğin ülkenin başına geçiceksin.
Hayrünisa Gül'ün başörtüsü, Tayyip Erdoğan'ın ise TCK 312 uyarınca hapsi ve ona bağlı siyasi yasaklar gerekçesiyle AİHM'ye Türkiye aleyhine açtıkları davalar.
Birisinin eşi ülkenin 001 resmi plakasında diğeri 002 de.


Sevgili Barış
Yazında belirttiğin herşey ülkemde yaşandı.Önemli olanıda bence bunu yeniden yazmak değil olayı çözümsemek acı bir gerçek yaşıyor bu aile evet doğru ama bu dayatılan süreçle ilgili bir konu.Taraf gözü ile bakarsanız siz haklı gözükebilirsiniz unutmayınki bu çuvaldız bir gün sizede batabilir bence ordan bakın.
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Mayıs 08, 2009, 05:03:26 ÖS
Yanıtla #8
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4165
  • Cinsiyet: Bay

Bilindiği üzere eşi tarafından Ülkemiz AİHM de yargılandı.O davayı oraya gönderen yani eşini yönlendiren Abdullah Gül.Hem Ülkenin adaletine karşı gelip Avrupaya şikayet ediceksin hem de kalkıp şikayet ettiğin ülkenin başına geçiceksin.
Hayrünisa Gül'ün başörtüsü, Tayyip Erdoğan'ın ise TCK 312 uyarınca hapsi ve ona bağlı siyasi yasaklar gerekçesiyle AİHM'ye Türkiye aleyhine açtıkları davalar.
Birisinin eşi ülkenin 001 resmi plakasında diğeri 002 de.


Sevgili Barış
Yazında belirttiğin herşey ülkemde yaşandı.Önemli olanıda bence bunu yeniden yazmak değil olayı çözümsemek acı bir gerçek yaşıyor bu aile evet doğru ama bu dayatılan süreçle ilgili bir konu.Taraf gözü ile bakarsanız siz haklı gözükebilirsiniz unutmayınki bu çuvaldız bir gün sizede batabilir bence ordan bakın.
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Mayıs 08, 2009, 05:03:37 ÖS
Yanıtla #9
  • Ziyaretçi

    GÜL'E ÖVGÜLER DIŞARIDAN VE İÇERİDEN

1)AKPM Başkanı Rene van der Linden, 1991 ve 2001 yılları arasında AKPM üyesi olan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e övgüler yağdırdı.

Gül'ün hitabından önce takdim konuşması yapan AKPM Başkanı,"Burası bir demokrasi okuluysa, siz buranın en değerli üyelerinden biriydiniz" dedi.

2)Cumhurbaşkanı Abdullah Gül`ün Rusya ziyaretine Rus tarafının gösterdiği yüksek ilgi damgasını vurdu. Cumhurbaşkanı Gül, Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medvedev tarafından prestijli bir törenle karşılanırken, Gül onuruna verilen yemeğe Rusya kabinesinden bakanların tamamına yakın bir kısmı ve ülkenin önde gelen işadamlarının katıldığı gözlendi.

3)Washington Post’ta yayınlanan haberde, “Gül, daha sıcak ve daha kibar tavrı ve iyi İngilizcesiyle AK Parti’nin ortaya koymak istediği ılımlı özellikler açısından Erdoğan’a oranla daha uygun bir sözcü” ifadesi kullanıldı

4)ABD´de Demokrat Parti´nin başkan adayı Barack Obama, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Ermenistan Devlet Başkanı Serj Sarkisyan´ın Erivan´daki buluşmasını umutlu bir adim olarak nitelendirerek, bu adımın, zaman içinde iki ülke ilişkilerinde memnuniyetle karşılanacak bir normalleşmeyi getirebileceğini kaydetti.

5)Cumhurbaşkanlığı makamında birinci ayını dolduran Abdullah Gül'ün sergilediği performans takdir topluyor. Gül'e kendisine oy vermeyen çevrelerden de destek mesajları geliyor.

Bu mesajlardan biri DSP'nin ağır toplarından Ahmet Tan'a ait. Yıllarca milletvekili olarak Abdullah Gül ile aynı komisyonlarda görev yapan İstanbul Milletvekili Ahmet Tan,

"Gül, yerine oturmuştur. Son derece göz doldurucu işler yapıyor." dedi. Gül'ün görevine iyi bir başlangıç yaptığını vurgulayan Tan, şöyle devam etti: "Her şeyden önce Mehmetçiği ziyaret için bölgeye gitti. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni ziyaret etti. Şehit ailelerine iftar vermesi de çok olumlu oldu." Tan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın performansından ise memmun olmadığını söyledi. Tan, "İlk 100 günde çok şey yapılabilirdi. Hiçbir şey yapılmadı. Başbakan'ın günleri tatille geçti." şeklinde konuştu.
 
6)Kral'dan Abdullah Gül'e büyük övgü Öte yandan, konuşmaların ardından Kral Abdullah, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e, Kral Abdülaziz Birinci Derece Madalyası, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a da Kral Abdülaziz Nişanı verdi. Cumhurbaşkanı Gül de Kral Abdullah'a Devlet Şeref Madalyası sundu.

7)Türkmen liderden Gül'e: Çok insan tanıdım, senin gibi samimi birine rastlamadım
Gül, tarihî Urgenç kentini ziyaret ederken de Türkmen geleneklerine göre kalpak taktı.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, 7 yıl aradan sonra Türkiye'den Türkmenistan'a yaptığı ilk resmi ziyaret, iki ülke arasında yeni bir dönemin habercisi oldu.



 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
1 Yanıt
20281 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 15, 2008, 04:54:54 ÖS
Gönderen: sun
0 Yanıt
1791 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 03, 2008, 02:28:29 ÖS
Gönderen: bugfree
6 Yanıt
9902 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 08, 2014, 05:25:32 ÖS
Gönderen: Pilot
17 Yanıt
9339 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 18, 2011, 09:44:05 ÖÖ
Gönderen: sad
36 Yanıt
12544 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 17, 2012, 06:06:14 ÖS
Gönderen: yazbenide
13 Yanıt
6019 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 14, 2013, 12:37:12 ÖS
Gönderen: Etimolog
13 Yanıt
25672 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 17, 2016, 12:09:58 ÖÖ
Gönderen: Herakles
1 Yanıt
4866 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 20, 2011, 04:29:30 ÖÖ
Gönderen: Sirius
2 Yanıt
1632 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 29, 2015, 11:23:59 ÖS
Gönderen: MEDUSA
0 Yanıt
754 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 31, 2015, 08:39:02 ÖS
Gönderen: MEDUSA