Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: ÜÇÜNCÜ HAÇLI SEFERİ’NDE TÖTONLAR CEPHESİ  (Okunma sayısı 9401 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Kasım 29, 2009, 08:32:44 öö
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay



Tötonlar Kimdir?


Üçüncü Haçlı Seferi’ne katılan Alman ordusunun en önemli vurucu gücünü Töton Şövalyeleri oluşturuyordu.

12. yüzyıl başlarında Kudüs’te ilk önce kısaca “Hastaneciler” olarak da anılan Aziz Yahya Şövalyeleri Tarikatı, hemen ardından Tapınak Şövalyeleri Tarikatı kurulurken; bunlarla hiçbir ilgisi olmaksızın bugünkü Almanya’nın kuzeyinde de “Töton Şövalyeleri Tarikatı” oluşturulmuştu.

Bu tarikat, özellikle askerî yönü bakımından Tapınakçılar, hastaların tedavisi konusuyla yakından ilgilenmiş olduğu için Hastaneciler ile benzeştirilebilir ama aslında her ikisinden de çok farklıydı. Bu farklılık, her şeyden önce bu örgütün Kuzey Avrupalı oluşundan kaynaklanıyordu; başka neden aranması gerekmez.

Bu tarikatın ilk adı “Hospitale Sancte Marie Theutonicorum Jerosolimitanum” (Kudüs Tötonlarının Aziz Meryem Hastanesi) biçiminde konmuştu. Adından da belli olduğu gibi, bu kuruluşun amacı, tıpkı Hastanecilerin üstlenmiş olduğu göreve benzer tarzda bakıma ve tedaviye gereksinmesi olanlara yardım etmek, onlara destek sağlamaktı.

Bu oluşum, o sıralarda Kudüs’te bulunan varlıklı bir Alman çiftinin, kendi başlarına sadece Alman kökenli hacılara hizmet vermek üzere bir küçük hastane yaptırmalarıyla başlamıştı. Hastanenin bir bölümünde kurulan şapel Meryem Anaya adanmış, bu yüzden hastane de onun adıyla anılır olmuştu.

Oysa aynı sıralarda Fransa’da hizmete konulan kiliselerden birçoğu ise Magdalena’ya adanmaktaydı. Bu da, Almanlar ile Fransızlar arasındaki dinsel düşünce ve görüş farkını yansıtır.

Bu örgüt, “Der Orden des düschen Huses” (Alman Evlerinin Tarikatı) olarak da anılıyordu. Bu ad ise tarikatın Alman kökenli olduğunu ortaya koymaktaydı. Ancak sonradan doğrudan Töton Şövalyeleri Tarikatı (Almancada “Orden der Teutonischeritter”, İngilizcede The Order of the Teutonic Knights, Fransızcada Ordre de Clevaliers teutoniques) adını aldılar.

Böylece bir “şövalyelik tarikatı” olmaya yönelen bu örgütün, Tapınakçılar gibi dinsel bağlantılı kurallarının da bulunması gerekli görülmüştü. Bunun için de Sistersiyenler gibi Benediktin Tarikatı’ndan doğmuş Ogüstiniyen Tarikatı’nın ilkeleri üzerine bir düzen ve disiplin sistemi oluşturulmuştu.

Sonraları tarikatın askerî yönü ön plâna çıktı. Tötonların hastaların bakım ve tedavisiyle ilgilenmesi tavsadı. Kudüs’teki hastane de öncelikle bu iş ile ilgilenen diğer tarikata devredildi.

Tötonlar, 1190 yılında Üçüncü Haçlı Seferi nedeniyle yine bir sahra hastanesi kurdu. Fakat bu kez kurulan hastanenin tek işlevi sadece sefere çıkan Alman askerlerin bakım ve tedavisiydi. 1191 yılında- Papa 3. Clementhus bu tarikatı resmen tanıdı. 1196 yılında da Papa 3. Celestine tarikatı kendi koruması altına aldı. Üç yıl sonra Papa 3. Innocentus bu tarikatın üyelerinin Tapınak Şövalyeleri gibi bir özel amblem taşımalarına izin verdi.

Töton Şövalyeleri’nin amblemine “Tötonik Haç” da denir. Dövrt adet T harfinden oluşuyormuş izlenimi veren bu amblemin önemli bir özelliği, mutlaka siyah olmasıdır.

Bir de “Töton” sözcüğünün anlamına değinmek isterim: Genellikle öteden beri günümüzdeki Almanya’nın kuzeyinde oturmuş, sarışın, öz Alman soyundan gelme halk. (Sizde bir çağrışım yapıyor mu?)

Töton Şövalyeleri Tarikatı, Tapınakçılara pek benzer bir şekilde örgütlendi ama onlar kadar geniş bir çalışma alanına yayılmadı. Üyelerinin çoğu Orta Çağ’daki Alman dilini konuşurdu.

13. yüzyılın ilk yarısında tarikatın başta Orta Avrupa’da olmak üzere kuzeyde Baltık denizinden güneyde Akdeniz’e kadar uzanan birçok yerde birimlerini kurduğu görüldü. 1221 yılında Papa 3. Honorius Töton Şövalyeleri Tarikatı’na Tapınakçılar ve Hastaneciler ile eşdeğer hak ve ayrıcalıkları tanıdı.

Üçüncü Haçlı Seferi’nden sonra bu tarikat âdeta kendi kabuğunun içine çekildi. Prusya’daki Marienburg kentini kendilerine merkez edinip orada bir tür teokratik yönetim sistemi kurdular. Giderek küçüldüler ama örgütün varlığı bundan sonra yüzyıllarca sürdü. Sadece gerek amaçları gerekse nitelikleri değişti.

Tüm bunları Üçüncü Haçlı Seferi ile bağlantılı olduğu için anlattım. Hayli uzun sürdü ama yararlı olduğunu umduğum bilgiler verdim. Şimdi artık asıl konuya girebilirim.


Üçüncü Haçlı Seferinde Tötonlar

Töton Şövalyelerinin de katıldığı Alman ordusu, Kudüs’e doğru olağan kara yolunu tutmuştu. İkinci Haçlı Seferi’ndeki gibi bu kez Anadolu’da Selçuklular ile yine yer yer çatışmaya girişmelerine karşın, Torosları aşıp Seyhan Ovası’na inmeyi başardılar. Ancak orada imparatorun çağıl çağıl akan bir ırmakta ille de yüzmek isteyişi, bir kez daha haçlıların bu kanadının kırılışıyla sonuçlandı.

İmparator suya kapılıp boğuldu.

Almanlar büyük bir moral çöküntüsüne uğradı. Seferi yarıda kesip, imparatorun cesedini Antakya’da gömdükten sonra sefere katılmayı sürdürmekten cayıp geri döndüler.

Dolayısıyla aslında 3. Haçlı Seferi’nde Tötonlar cephesi diye bir şey yoktur. Olamamıştır.

İngiltere Kralı Richard (Aslan Yürekli Rişar) bu olaya çok bozulmuştu. Bu seger için onlara gereksinme vardı; çünkü Kudüs’ü alacaklardı. Almanları Salâhaddin Eyyubî’den korkup kaçarak Hıristiyan ülküsüne ihanet etmekle suçladı.



Bu suçlama üzerine  bu kez Almanlar ona öyle bir bozuldu, öyle bir bozuldu ki, sonradan bunun acısını ondan kat kat çıkardılar. Ancak kronolojik bakımdan o olay birkaç yıl sonra. Şimdilik onu bir yana bırakıp, izleyen bölümde 3. Haçlı Seferi’ni anlatacağım.





ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
14 Yanıt
9524 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 10, 2013, 12:34:08 öö
Gönderen: Caliper
3 Yanıt
2673 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 12, 2007, 08:26:33 öö
Gönderen: Prenses Isabella
0 Yanıt
1858 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 24, 2009, 10:50:55 öö
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2297 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 24, 2009, 12:24:48 ös
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
1889 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 24, 2009, 06:26:02 ös
Gönderen: ADAM
6 Yanıt
4112 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 30, 2009, 03:23:20 ös
Gönderen: Prenses Isabella
0 Yanıt
1519 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 25, 2009, 12:05:36 ös
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2217 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 26, 2009, 08:27:06 öö
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2147 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 25, 2009, 08:25:56 öö
Gönderen: ADAM
6 Yanıt
4254 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 27, 2020, 07:35:40 ös
Gönderen: Özgürefe