Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: iki fanatik taraftar gibidir din ve bilim.  (Okunma sayısı 7933 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Şubat 17, 2010, 06:13:33 ÖS
Yanıtla #20
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 566
  • Cinsiyet: Bay
    • Yok site mite...

Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlari sevmiyorum.


Temmuz 07, 2013, 08:55:06 ÖS
Yanıtla #21
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 864
  • Cinsiyet: Bayan

Sayın Üyeler;

Biz varolduğumuzdan bu yana tarafları severiz. Uçlar bize heyecan verir ve hep bir yanda olmak isteriz. Bu bizim içimizdeki açgözlülüğün dışavurumudur bence. Çünkü taraflarda menfaat vardır. Neden Bilim ile din iki fanatik olsun ki, bir çok bilim adamı belli bir dine mensuptur. Yaşadıkları dinleri nasıl yorumladıklarından bahsetmiyorum, herkesin kendine göre bir yorumu olabilir ama özünde dinler, tanrı ile buluşmanın çeşitli coğrafi ve sosyal çevrelerdeki arabulucuları değilmidir?

Bence önemli olan iç dengedir ve başarının kaynağı buradadır. Bir bilim adamı yaratılışın kaynağını bir embriyodan var olduğuna inanıyorsa veya dünya üzerindeki bütün güzelliklerin kozmik bir çarpışmadan meydana geldiğini düşünüyorsa veya herneyse , sebebi her ne olursa olsun başlangıcın dinlerdeki adı tanrı değilmidir.

Bizim problemimiz o veya şu olmak değil bence, bizim problemimiz kendimizi tanımamamız veya bu doğrultuda çaba göstermememiz.Taraf olmak kolaydır kimlere benziyorsan onlarla yaşarsın. Taraf olmak hayatın kurallarına göre oynamaktır ama kendimiz olmak hayatı kendi kurallarımıza göre yönetmektir.

Bilim kişinin görmediğinin görülür hale gelmesidir, bunun için tanrıya ihtiyaç yoktur, çünkü zaten tanrı yaratılışta seni görünmeyeni görebilme yetisiyle var etti bu keşif seninle ilgili. Senin özüne inip sonra dışına çıkmanla ve hayatı bu gözle yorumlamakla ilgili. Tanrı senin için yapılabilecek bütün her şeyi yaptı bundan sonrası insanın kendi farkındalığını geliştirmesine bağlı. Bu yüzden bence dinler ile bilimin fanatik anlamda hiçbir alakası yoktur. Evrende her şey, her şey ile bağıntılıdır.

Böyle bir ayrımdan bahsediliyorsa şayet bunun tek sebebide kişinin yaşadıklarını uçlarda yaşamasıdır ve at gözlüğü takmasıdır. Dünyayı kendi doğrularına göre yaşayan, araştırmayan veya inandıklarına olan bağlılığından korktuğundan dolayı araştırmaya cesaret edemeyen kişiler, kendi düşünceleri dışındaki tüm düşüncelere cephe alırlar. Bu tip bilim adamlarının ne dini anlaması beklenir, ne de din insanlarının bilimi anlaması beklenir. Bu sadece bu iki durum için değil her durum için geçerlidir.

Benim şahsi fikrimce bilimin içinde dini, dinin içinde bilimi nasıl görebileceğimizi araştırmamız gerekmektedir.

Saygılarımla.

Acaba bu ikisi arasındaki taraftarlığın sorgulanması, yanlışlanabilirliliklerinden kaynaklanıyor olabilir mi ? Örneğin bilimdeki bir önermenin yanlış olduğunu öne sürebilirsiniz. Fakat, dinde böyle bir lüksünüz olmaz. Kısacası biri Tanrısal, diğeri ise değişkendir. Kaldı ki, din mevzusunda, olanları sorgulamak için gerekli motivasyon dahi sözkonusu değildir.

Asırlar önce buluşlar yapılmış olmasının da, o buluşu yapan zihniyetin nasıl olduğudur.

Son olarak, Bilim'in, din ile birlikte değil de, dine rağmen geliştiğini eklemek isterim. Çünkü bilim geliştiğinde, kişinin dinsel düşünceyle bağdaşmayan özellikleri nedeniyle gelişir.

Saygılarımla
Adequatio intellectus et rei


Temmuz 07, 2013, 09:25:30 ÖS
Yanıtla #22
  • Seyirci
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 426
  • Cinsiyet: Bay

din ve bilmin çatışması karekteristlik acıdan bakılınca düşsel evrimin düşünce olgunluğuna kavuşmasına sebep olarakda göre biliriz burdaki görüş bilmin temel anlayışı olmasına karşın dinsel görüşün zaman karşısında eriğdini monaizim seviyesine geldiği ama bilmin sürekli yükseldiğini cıkarta biliriz temelde bir bütün oluşturdumuz evrende
biyolojik ve muntazam tesadüflerin yarattığı bu zekaının peki neleri yarata bileceğini hayal edebilrmisiniz  melinda arkadaşım güzel bi görüşün temel faktörlerinden birinin nedenselliğine yaklaşmış ama insanoğlunun kendini bukadar küçük görmesine neden olanda nedenselliktir var oluşunun değilde varlığının muntazam yaratıcılığınıın gücünü araştırması gerek
ܚܠܐ -ܕܡܐ- -ܩܪܒܐ


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
2 Yanıt
2084 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 03, 2011, 12:01:46 ÖÖ
Gönderen: shakespeare
32 Yanıt
13260 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 09, 2012, 01:29:34 ÖS
Gönderen: peacewings
19 Yanıt
9362 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 17, 2014, 11:06:35 ÖS
Gönderen: yihaak
7 Yanıt
2817 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 04, 2012, 08:45:28 ÖS
Gönderen: NOSAM33
1 Yanıt
2155 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 06, 2012, 06:06:06 ÖS
Gönderen: asimov
32 Yanıt
5769 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 11, 2014, 03:16:55 ÖS
Gönderen: ADAM
14 Yanıt
6834 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 02, 2015, 01:30:34 ÖÖ
Gönderen: Kajmeran
2 Yanıt
1793 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 08, 2015, 05:07:38 ÖS
Gönderen: HERKÜL
4 Yanıt
2599 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 30, 2015, 07:21:08 ÖS
Gönderen: propulsion
3 Yanıt
1464 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 01, 2017, 01:20:38 ÖS
Gönderen: Alşah