Masonlar.org - Harici Forumu

 

Anket

Anayasa değişikliğine evet mi hayır mı?

Evet
Hayır

Gönderen Konu: Anayasa değişikliğine evet mi hayır mı ? Anket  (Okunma sayısı 11389 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ağustos 17, 2010, 11:51:50 ÖÖ
Yanıtla #10
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 788
  • Cinsiyet: Bay

ben evet diyeceğim. en baştan bir anayasa yapılması benim hayalimdi, yapamadılar. ancak yapılan değişiklikler sonucunda şu halinden bile daha demokratik bir anayasa olacağı aşikar.
Vostede é vostede. . Nunca perder o caducidade. .


Ağustos 22, 2010, 03:54:09 ÖÖ
Yanıtla #11
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1665
  • Cinsiyet: Bay



Ağustos 27, 2010, 02:09:37 ÖS
Yanıtla #12
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1665
  • Cinsiyet: Bay

Orhan Pamuk'un referandumda "evet" oyunu vereceğini açıklamasından sonra, "Keşke ben de New York'un o semtinde yaşasaydım gönül rahatlığıyla 'evet' diyeceğimi açıklardım" diye düşündüm.
Ancak biz Türkiye'de yaşamakta olanların, gönül rahatlığıyla verilecek "evet" oyuyla bir psikolojik sorunumuz var. Evetlerin yüksek çıkması durumunda, fırsatı bulduğunda otoriter/totaliter eğilimleri ortaya çıkıveren iktidarın sınırsız güce ulaşacağından korkuyoruz. Sınırsız güç, iktidarlara kendilerinin bile daha sonra pişman olacakları işler yaptırabiliyor.
Bir ara yayın yönetmeni olma talihsizliğine de düştüğüm ve bu memlekette güç sahiplerinin gücü nasıl kullanabildiklerine birinci elden maalesef şahit olduğum için, benim gözümde gücünü kullanmak açısından bu iktidar vukuatlıdır. Sınırsıza giden güç sahibi olması ise korkutucudur.
Ben burada yaşayacağımdan duygularım böyle.
Ama New York'un Upper West bölümünde yaşasaydım, bunları fazla kafaya takmazdım ve iktidarın neden evet denilmesi yolundaki sözlerine rahatlıkla inanırdım. Evetlerin fazla olması durumunda Türkiye'nin çok daha demokratik, çok daha özgürlükçü bir ülke olacağına kendimi de kolaylıkla inandırırdım.
Upper West Side'dan bakınca bu bana romantik bile gelebilirdi.
Kendim o durumda olsaydım olacakları anlatıyorum; kaldı ki siyasi konularda Orhan Pamuk çocuksu bir saflık içindedir. Roman yazarken bu yararlı tabii ki, o zaman sonuç fevkalade de oluyor ama ülke gündemi hakkında fikir bildirmeye gelince bu olmuyor.
Bunda suç sadece Orhan Pamuk'ta da değil, yaşamayı seçtiği bölge, insanı tuhaf biçimde fantastik siyasi hayallere çeken bir yerdir.

DEMOCRATIC CHIC

New York'un Upper West Side'ı, sosyal konumlarıyla hiç alakası olmayan siyasi tavırlar alan insanlarla doludur. Tümü nedense burada yaşamak için anlaşmış gibidirler.
Örneğin, burada çok sayıda zengin ve yaşlı Yahudi komünist yaşar. Üstelik bunlar aralarında Menşevikler-Bolşevikler olarak da bölünmüşlerdir, bazen aralarında sert tartışmalar da çıkar.
Bunları dinlerseniz, "Acaba Alice harikalar dünyasında mıyım" diye düşünmeye başlarsınız, ama onlar fikirlerinin doğruluğuna militanca inanmışlardır.
Havasından mıdır suyundan mıdır bilmem ama bölge, entelektüellerine tuhaf siyasi lafları daima ettirmiştir.
Yine bu bölgenin çocuğu olan besteci-yönetmen ve "West Side Story" müzikalinin bestecisi Leonard Bernstein, lüks evinde, bir dönemin ABD hükümetini silahlı güç kullanarak devirmeyi planlayan Siyah Panterler grubuna parti vermiştir.
Partiye New York'un tüm kaymak tabakası da katılmıştı. Aynı partide bulunan yazar Tom Wolfe, daha sonra bu partide ortaya konulan tavırla alay eden "Radical Chic" başlıklı yazısını da yazmıştır.
Orhan Pamuk'un tavrına da "Democratic Chic" demek mümkün. Şıklık olsun diye radikal olanlardan sonra bir de demokrat olanlar çıktı ortaya.
Ne oy verirse versin ama kendisinden bir ricam olacak; iki yıl sonra ülkeye kesin dönüş yaparsa çok da mutlu olurum.
Ben o zaman ülkeden kaçma kıvamına geleceğime emin olduğumdan oradaki evini ben kiralarım, merak etmesin.

Kaynak: http://www.haberturk.com/yazarlar/546359-abdde-yasasaydim-ben-de-rahat-evet-derdim-veya-demokratik-siklik


Ağustos 27, 2010, 05:31:46 ÖS
Yanıtla #13
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1091
  • Cinsiyet: Bay

Kitapcıkları okudum ve tamamen demogoji. Akp şöyle akp böyle .... Ya kardeşim ne akp si ? Bana deki şu şu yasalar şu şekilde değişti ve sonucunun bizim için kötü veya iyi olduğunu açıkla. Bu kitapçıklar aynı yobazların uydurduğu hurafeler gibi. Arasındaki fark birisinde ayet yok diğerinde yeni anayasanın yasaları.  :)
''Kızıl elmada buluşalım''


Ağustos 30, 2010, 03:27:41 ÖS
Yanıtla #14
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1665
  • Cinsiyet: Bay



Ağustos 30, 2010, 10:16:06 ÖS
Yanıtla #15

Kısa anekdotlarla tartışılmaz ama, "baskı altında olmak" ne demek?

Bir hükümet, bir televizyon kanalına kendi lehlerinde haber yapmasını, aleyhlerinde haber yapmamasını istedi diyelim.

Burada problem, hükümetin böyle bir şey isteyebilmiş olması kadar, bu teklifi kabul eden kanal ve / vya gazetededir de.

Baskı altına alınma kardeşim? A televizyonu baskı altına girmiyor da, sen neden baskı altına giriyorsun?

Detaylandırıldığında görülecektir ki, bu çeşit baskı altına alınma olayları, aslında edilgen bir rolü tercih etmiş olan kanal ve gazetenin inisiyatifindedir. Onun tercihindedir. Çünkü böyle bir durumdan kurtulması "bize başbakan şu tehditi yaptı, şu şantajı yaptı, işte belgesi" deyip tek bir haberle hükümeti zor durumda bırakabilme olanağının, baskıdan kurtulmanın ellerinde bulunmasıdır. Ki sözünü ettiğimiz kitle yayın araçlarıdır.

Ben bu yüzden baskı altına alma olaylarını samimi bulmuyorum. Bir kanal hükümete destek veriyorsa, bu, o kanalın baskı altında olmasından çok, o kanalın yöneticisinin hükümetle papaz olmamak için geliştirmiş olduğu bir yayın politikası sonucudur. Veya, editörler, gerçekten bir politika benimsemiştir ve kendi doğruları hükümetin doğrularıyla örtüştüğü için haberlerde hükümet tarafında görülüyordur. Burada CnnTurk denmiş, eğer Cnn isterse, baskı altında kalmayabilir.  Buna rağmen kalıyorsa, bu evvela kendi tercihidir. Tıpkı diğer kanalların baskı altında kalmaya direnmesi ve hükümet karşıtı yayın yapabilmesi kadar kolaydır bu.

Karanlıklar prensi bir beyefendidir. W.Shakespeare


Ağustos 30, 2010, 10:44:34 ÖS
Yanıtla #16
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1665
  • Cinsiyet: Bay

Bay popperist,

Eğer hük.met, iş adamlarından bir grup kuruyorsa ve kendine destek vermeyen gazetelere, tv kanalarına reklam yaptırtmıyorsa, televizyon kanalları baskı altına girmek zorunda kalmaktadır.

Eğer hük.met, kendine destek vermeyen kanal, gazete sahiplerine ihale vermiyorsa ve şirketleri öldürmeye yarayan vergileri o şirkete karşı silah olarak kullanıyorsa, bir problem var demektir.

Eğer hük.met, kendine destek vermesi için, bazı iş adamlarına, satılan tv kanallarını, alması için baskı yapıyorsa ve ilgili şirket almadığında, ilgili şirketi gözden çıkartıyorsa, bir sorun var demektir.
Örnek: Ülk.r grubu, St.r tv yi almadı. İlgili firma gözden çıkarıldı.
Star gazetesi kimin? - Her sene Tay.ip hangi otelde tatil yapıyor?
Atv - Çal.k grubu.
TRT bugün kime çalışıyor?

Bunlara ek olarak aşağıdaki yazı çok uzun bundan dolayı foruma koymak istemiyorum siz bir göz atın;
http://paslanmazdemir.blogcu.com/medya-tekellesmesi-ve-beyinlerin-kilitlenmesi/2686551


Not: Bir de neden yanlışlıkla bazı yerlere "." koyduğumu düşünmenizi öneririm. Çünkü bu adamların neyle suçlayacakları, bundan 20 sene sonra, siz 20 sene evvel böyle bir şey yazmışsınız demelerinden korktuğumu dikkate alınız. Baskı altına istemeden alınıyorsunuz.


Ağustos 30, 2010, 11:54:50 ÖS
Yanıtla #17

Sayın Mozart,

Yolsuzluk, yolsuzluktur. Fakat baskı, tehdit, şantaj çok farklı şeylerdir.

Akp döneminde özelleştirmelerde yolsuzluk yapıldığına dair bir kanı var. Olabilir. Ben de böyle hissediyorum. İleride, geçmişe dönük araştırmalarla bu konu açıklığa kavuşturulabilir.

Fakat, bu, bence bir tv kanalını daha çok gerçekleri söylemeye itmelidir. Baskı altına alındığında baskıyı ilan etmeye itmelidir. Çünkü şantajda veya tehditte, verilen en ufak bir tavizden sonra yıkım ve çöküşün gelmesi ancak bir zaman problemidir.

Doğan Holding'e verilen ceza, aslında yasalara uygundu, fakat devlet sürekli büyük şirketlerle anlaşma yoluyla, temayülen bu tür cezaları affediyordu.

Bugün mesela diş hekimleri veya herhangi bir doktor, zanaatkar, esnaf'ın vergi bildirimi tam değildir; devlet dahil herkes bunun farkındadır; yapılması gereken tek şey detaylı inceleme ve sorgulamadır. Fakat devlet bunu görmezden gelme eğilimindedir. Doğan Holding'in vergi konusunu bu açıdan değerlendirmek lazım. Yani aslında yapılan şey legal, fakat ters düzene alışkın iki taraf (devlet ve mükellef) arasında, sonuçta defacto bir anlaşma bozuluyorsa, bu tüm medya kuruluşlarını ilgilendirir. Hükümet, doğan yayının haberlerinden rahatsız oldu, ve böyle bir kozu kullanmak istedi. Kullandı da. Fakat haklı olarak, meşru yolla kullandı. Bugün herhangi bir markete girerse de aynı şeyi yapabilir. Burada yanlış olan bir şey yok fakat, sorun başka medya kuruluşlarına aynı uygulamayı yapmamasıdır, bunu sorgulamak da medyanın işidir. Yani siz bunu medyanın baskı altında kalması olarak görüyorsunuz, fakat ben bu durumu tam aksine, medyanın da işi didiklemesi için bir neden olarak görüyorum. Bu durumdan medya korkmamalı (tabii ki vergi defterlerinden şüphesi olmayan bir medya). Eğer ki korkuyorsa, zaten kendi çukurunu kazmış demektir.

Saygılar.
Karanlıklar prensi bir beyefendidir. W.Shakespeare


Ağustos 31, 2010, 01:08:50 ÖÖ
Yanıtla #18
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 886
  • Cinsiyet: Bay

Sayın Mozart
Eğer öyle bir özellik mevcut ise ve başlığı açan kişi olarak uygun görürseniz oy vermeden de sonuçları görebilmek isterim.

Saygılar


Ağustos 31, 2010, 01:08:50 ÖS
Yanıtla #19
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1665
  • Cinsiyet: Bay

Bay ozkann,

Hangi özellik mevcut ise? Bir de belirttiğiniz özeliğin anket sonuçları görmenizle ne gibi bir bağlantısı var açıklarmısınız.

Sevgiyle Kalın!


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
1 Yanıt
2035 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 27, 2007, 10:54:05 ÖS
Gönderen: paragon
12 Yanıt
4466 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 02, 2012, 07:15:41 ÖS
Gönderen: yazbenide
21 Yanıt
10492 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 22, 2012, 11:50:07 ÖS
Gönderen: NOSAM33
2 Yanıt
3398 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 20, 2010, 06:00:21 ÖS
Gönderen: Texan
1 Yanıt
2121 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 21, 2010, 01:11:50 ÖÖ
Gönderen: Texan
18 Yanıt
12339 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 09, 2011, 04:27:27 ÖÖ
Gönderen: Mozart
69 Yanıt
13424 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 04, 2012, 04:41:14 ÖS
Gönderen: Tij
14 Yanıt
4112 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 11, 2013, 07:23:55 ÖS
Gönderen: karahan
12 Yanıt
4490 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 08, 2013, 01:27:25 ÖÖ
Gönderen: proxima
11 Yanıt
4906 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 10, 2016, 08:35:45 ÖS
Gönderen: ADAM