Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: 28 Şubat Kararları Nelerdir?  (Okunma sayısı 17339 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mart 03, 2011, 05:02:57 ös
Yanıtla #10

Sayın Tanman,

Suçun tanımlanmasından kastım, irticai faaliyet diye tanımlanan eylemlerin tam olarak neler olduğunun belirtilmesidir.

Saygılar
Karanlıklar prensi bir beyefendidir. W.Shakespeare


Mart 03, 2011, 05:08:57 ös
Yanıtla #11

Zaten fark burada ortaya çıkıyor. "Niyet" okumakla "yazanı" okumak arasındaki fark.

MGK Genel Sekreterliği internet sayfasına girilirse, hem Kurulun işleyişi, hem kararlarının ne anlama geldiği anlaşılabilir. 1997 yılında Milli Güvenlik Siyaseti Belgesinde "irtica" en önemli iç tehdit olarak yer almaktaydı. Milli Güvenlik Siyaseti Belgesi askerler değil hükümetler tarafından hazırlanır.

Bir kere daha tekrar edeyim:

1- Meri kanunları eleştirmek mümkündür. Daha iyi hale getirilebilecekleri de söylenebilir. Ama bir kanun nasıl yürürlüğe girer, anlatmama gerek yok herhalde. Her vatandaşın niyet okumalarından hareketle, her nabza biraz şerbet şeklinde olmadığı kesin...
2- Kanunları eleştirebilirsiniz, ama yürülükteki bir kanunu beğenmediğiniz için "uygulanmasın ne olacak ki" diyemezsiniz.
3- Metinde yer alan her madde, o tarihte yürürlükte olan kanunlara atıfta bulunmaktadır.
4- Niyet okumak yerine atıfta bulunulan kanunlar okunursa, zaten ne yazdığı anlaşılır
örnek, Tevhidi Tedrisat Kanunu, Cumhuriyetin maruz kalacağı tehditleri içermez. Zaten 6 maddedir, 2si yürülük maddeleridir, ve özü şudur:
Madde 1 - Türkiye dahilindeki bütün müessesatı ilmiye ve tedrisiye Maarif Vekaletine merbuttur.
Madde 2 - Şer'iye ve Evkaf Vekaleti veyahut hususi vakıflar tarafından idare olunan bilcümle medrese ve mektepler Maarif Vekaletine devir ve raptedilmiştir.


Bunu okuyup anlayabilen birisi, kanunun "bir yerinde bir tane Kuran bulunan her binanın kapatılacağı" anlamına gelemeyeceğini de anlar. Bu iddiada bulunmak, işte o metnin içerisinde geçen TSK'ni din düşmanı göstermek istismarıdır.

Benim asıl anlamadığım, irticanın bu denli savunulmasının esbabı mucibesidir... Fikir ve ifade hürriyetidir, isteyen istediğini düşünebilir diye bir tez ortaya atılacaksa, pes derim bırakırım. Böyle hürriyet olmaz...

İrticanın hükümranlığı demek, fikir ve ifade hürriyetinin yok edilmesi demektir. İrtica insan onurunun en büyük düşmanıdır. İrtica aydınlanmanın, aydın insanın en büyük düşmanıdır. Daha sayayım mı?

Gerek yok, şimdi birileri çıkar "irticanın tanımı yok, sen her dindara mürteci demeye hazırsın zaten der" niyet okuyarak, orada laf biter işte...

Niyet okumayın
Yazılanları okuyun
Aydın olun, aydınlık kalın

Esenlikler diliyorum.
Bir kavramın tarihini bilmediğiniz sürece
Kavramın kendisini idrak edemezsiniz


Mart 03, 2011, 05:23:19 ös
Yanıtla #12
  • Ziyaretçi

Sayın Popperist,

Sizin izah etmek istediğiniz husus "gerekçedir". Yani verilen ihraç kararının gerekçesinin sağlam delillere oturtulmasıdır. Gerekçelerin açıklayıcı olması, en azından kişiyi tatmin etmesi hukuk devleti açısından çok önemli bir konudur. Size bu konuda katılıyorum.

AMA AMA Gönül isterdi ki; şu an cezaevinde yatan onlarca öğretim görevlisinin, onlarca gazetecinin ve onlarca ordu mensubunun "HENÜZ TAM OLARAK NE İLE SUÇLANDIĞINI BİLMEDEN VE İLLİYET BAĞI OLMADAN" ve sizinde belirttiğiniz gibi eylemlerinin ne olduğu belirtilmeden tutuklanmalarına aynı tepkiyi gösterebilseydik..

Sevgi ve Saygılarımla



Mart 03, 2011, 05:28:35 ös
Yanıtla #13

Yani verilen ihraç kararının gerekçesinin sağlam delillere oturtulmasıdır. Gerekçelerin açıklayıcı olması, en azından kişiyi tatmin etmesi hukuk devleti açısından çok önemli bir konudur. Size bu konuda katılıyorum.

Sn. Tanman,

TSK İç Hizmet Kanunu... Süreç bellidir. Gerekçe zaten ilgili şahsa gösterilir. Sadece detaylı olarak kamuya açıklanmaz...

Saygılar.
« Son Düzenleme: Mart 03, 2011, 05:30:37 ös Gönderen: Mustafa Kemal »
Bir kavramın tarihini bilmediğiniz sürece
Kavramın kendisini idrak edemezsiniz


Mart 03, 2011, 08:44:29 ös
Yanıtla #14
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1668

28 Şubat Kararları

Millî Güvenlik Kurulu'nun 28 Şubat 1997 tarih ve 406 Sayılı Kararına Ek-A (rejim aleyhtarı irticai faaliyetlere karşı alınması gereken tedbirler)

1-Anayasamızda cumhuriyetin temel nitelikleri arasında yer alan ve yine anayasanın 4'üncü maddesi ile teminat altına alınan laiklik ilkesi büyük bir titizlik ve hassasiyetle korunmalı, bunun korunması icin mevcut yasalar hiçbir ayrım gözetmeksizin uygulanmalı, mevcut yasalar uygulamada yetersiz görülüyorsa yeni düzenlemeler yapılmalıdır.(DEMOKRASIYE MUDAHELEDIR CUNKU BU DEMECI TSK'NIN  VERME YETKISI YOKTUR. BU DEMEC MADDESI DAHI OLAMAYACAK KADAR UTANC VERICI BIR MADDEDIR. TSK SADECE BU KONUDA SADECE BIR TEMEMENNIDEN OTEYE GECMESI DUSUNULEMEZ. EGER ORDUNUN BU MADDEDE DEMOKRASIYE DIRECT DEGIL AMA SADECE OBLIGUE INTENT DEDIGIMIZ DOLAYLI BIR YAPTIRIMINI MI BILE IRAD EDIYOR OLSA BU MADDE ILE TSK DEMOKRASIYI CIGNEMIS VE EGEMEN OLAN YARGININ USTUNE CIKARAK ACIK BIR SUC ISLEMISTIR.


2-Tarikatlarla bağlantılı özel yurt, vakıf ve okullar, devletin yetkili organlarınca denetim altına alınarak Tevhid-i Tedrisat Kanunu gereği Millî Eğitim Bakanlığı'na devri sağlanmalıdır.(DEMOKRASIYE MUDAHELEDIR CUNKU BU DEMECI TSK'NIN  VERME YETKISI YOKTUR. BUNA INJUNCTION DIYORUZ VE BUNU DA GENELDE MAHKEMELER/YARGI YAPAR)


3-Genç nesillerin körpe dimağlarının öncelikle cumhuriyet, Atatürk, vatan ve millet sevgisi, Türk milletini çağdaş uygarlık düzeyine çıkarma ülkü ve amacı doğrultusunda bilinçlendirilmesi ve çeşitli mihraklarin etkisinden korunması bakımından: (OLDUKCA GULUNC VE SANKI SEFERBERLIKTEN YENI CIKMIS BIR DEVLETIN OTORITERISININ BILGIRGESI GIBI, AYRICA DEMOKRASIYE MUDAHELEDIR CUNKU BU DEMECI TSK'NIN  VERME YETKISI YOKTUR. )


a-8 yıllık kesintisiz eğitim, tüm yurtta uygulamaya konulmalı. (DEMOKRASIYE MUDAHELEDIR CUNKU BU DEMECI TSK'NIN  VERME YETKISI YOKTUR. )

b-Temel eğitimi almış çocukların, ailelerinin isteğine bağlı olarak, devam edebileceği Kuran kurslarının Millî Eğitim Bakanlığı sorumluluğu ve kontrolünde faaliyet göstermeleri için gerekli idari ve yasal düzenlemeler yapılmalıdır. (DEMOKRASIYE MUDAHELEDIR CUNKU BU DEMECI TSK'NIN  VERME YETKISI YOKTUR. BUNU ANCAK YARGI YASAMA ILE ISBIRLIGI HALINDE YAPABILIR.

4-Cumhuriyet rejimine ve Atatürk ilke ve inkılaplarına sadık, aydın din adamları yetiştirmekle yükümlü, milli eğitim kuruluşlarımız, (DEMOKRASI ILE YONETILDIGINI IDDIA EDEN BIR ULKENIN CAGDAS OLMAK YERINE 100 YIL ONCEKI BIR LIDERIN ADI UZERINDEN BIR IDEOLOJI GELISTIRIP, TOPLUMUNA DA BUNU EMPOZE ETMEYE CALISAN KANUNLARIN GECERLI OLDUGU BIR ULKENIN DEMOKRASI ILE UZAKTAN YAKINDAN BIR ILGISI YOKTUR VE AB'YE DE GIRMESI SOZ KONUSU DAHI OLAMAZ. USTELIK BIR DE BUNUN TURK SILAHLI KUVVETLERINCE YAPILMASI ICLER ACISI) Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun özüne uygun ihtiyaç düzeyinde tutulmalıdır.(TEKRAR EDIYORUM, KANUNEN (RULE OF LAW) TEMENNI DAHI EDEMEZ, NE KURUMCA NE DE MUNFERIT MUVAZZAF ASKERLER TARAFINDAN)


5-Yurdun çeşitli yerlerinde yapılan dini tesisler belli çevrelere mesaj vermek amacıyla gündemde tutularak siyasi istismar konusu yapılmamalı, bu tesislere ihtiyaç varsa, bunlar Diyanet İşleri Başkanlığı'nca incelenerek mahalli yönetimler ve ilgili makamlar arasında koordine edilerek gerçekleştirilmelidir. (DEMOKRASIYE MUDAHELEDIR. IRTICAI FAALIYETLER VARSA O KURUM YA DA KURULUSLAR HANGISIYSE BUNU SIVILDEN BIRININ SAVCILIGA SIKAYETTE BULUNMAK SURETIYLE YARGIYA TASIMASI MUMKUNDUR. ASKERIN VAZIFESI DEGILDIR)

6-Mevcudiyetleri 677 sayılı yasa ile men edilmiş tarikatların ve bu kanunda belirtilen tüm unsurların faaliyetlerine son verilmeli, toplumun demokratik, siyasi ve sosyal hukuk düzeninin zedelenmesi önlenmelidir.(INJUNCTION'DIR VE BUNU ANCAK YARGI VEREBILIR)


7-İrticai faaliyetleri nedeniyle Yüksek Askerî Şûra kararları ile Türk Silahlı Kuvvetleri'nden (TSK) ilişkileri kesilen personel konusu istismar edilerek TSK'yi dine karşıymış gibi göstermeye çalışan bazı medya gruplarının silahlı kuvvetler ve mensupları aleyhindeki yayınları kontrol altına alınmalıdır. (RESMEN, ALENEN, SUPHEYE MAHAL BIRAKMAYACAK SEKILDE KANUNEN KUVVETLER AYRILIGI ILKESINI COKTAN ASMIS BIR KURUMUN DEVLET UZERINDE SOZ SAHIBI OLMUS GIBI HAREKET EDIP, OTORITERLIK VE TOTARITERLIK NOSYONLARINA  KAPI ARALAYAN BIR MADDEDIR. SUCTUR VE BU DEMECI VERILENLER KANUN ONUNDE CEZALANDIRILMALIDIR)

8- İrticai faaliyetleri, disiplinsizlikleri veya yasadışı örgütlerle irtibatları nedeniyle TSK'dan ilişkileri kesilen personelin diğer kamu kurum ve kuruluşlarında istihdamı ile teşvik unsuruna imkan verilmemelidir. (DEMOKRASIYE MUDAHELEDIR. FERTLERIN SIVIL'DEKI YASAMLARINA MUDAHELE ETMEYI ONGOREN SUC UNSURU BIR MADDEDIR. YASA DISI ORGUTLERLE BAGLANTISI OLUP TA TSK'DAN ATILANLARZATEN ASKERIN MAHKEMELERINDE BIR HAPIS CEZASI ALMIS OLUP, SIVILDE DEVLETIN DIGER ORGANLARINDA CALISIP CALISMAYACAGINI DA TSK DIREKTIF EDEMEZ. ILGILI KANUNLAR YASAMA VE YARGI TARAFINDAN CIKRARTILIR. )


9- TSK'ya aşırı dinci kesimden sızmaları önlemek için mevcut mevzuat çerçevesinde alınan tedbirler; diğer kamu kurum ve kuruluşları, özellikle üniversite ve diğer eğitim kurumları ile bürokrasinin her kademesinde ve yargı kuruluşlarında da uygulanmalıdır.( DEMOKRASIYE MUDAHALEDIR. BU DEMECIN GECERLILIGI ANCAK TSK BIR SIKI YONETIM ILAN ETMESI DURUMUNDA SOZ KONUSU OLUR.ASKER YARGININ ISINE KARISAMAZ, DIGER KURUM VE KURULUSLARIN, UNIVERSITELERIN YONETMELIKLERINE KARISAMAZ. NE YAPACAGINI SOYLEMEK SOYLE DURSUN OBLIGUE INTENT ILE DAHI OLSA TEMENNI EDEMEZ)

10-Bu maddenin tam metnini Turkiye'nin uluslararası ilişkilerini ilgilendirdiği için yayınlanmamıştır.

11-Aşırı dinci kesimin Türkiye'de mezhep ayrılıklarını körüklemek suretiyle toplumda kutuplaşmalara neden olacak ve dolayısıyla milletimizin düşmanca kamplara ayrılmasına yol açacak çok tehlikeli faaliyetler yasal ve idari yollarla mutlaka önlenmelidir. (DEMOKRASIYE MUDAHELEDIR, CUNKU BU DA BIR INJUNCTION'DIR VE TURKIYE'DE BUNU SADECE YARGI VEREBILIR.TSK BIR BASKA KUVVETIN -ORGANIN GOREVINI USTUNE VAZIFE EDINEMEZ. KUVVETLER ILKESINE KARSI ISLENMIS ALENI BIR SUCTUR)

12-T.C. Anayasası, Siyasi Partiler Yasası, Türk Ceza Yasası ve bilhassa Belediyeler Yasası'na aykırı olarak sergilenen olayların sorumluları hakkında gerekli yasal ve idari işlemler kısa zamanda sonuçlandırılmalı ve bu tür olayların tekrarlanmaması için her kademede kesin önlemler alınmalıdır.(DEMOKRASIYE MUDAHELEDIR CUNKU BU DEMECI TSK'NIN  VERME YETKISI YOKTUR. BUNA INJUNCTION DIYORUZ VE BUNU DA GENELDE MAHKEMELER/YARGI YAPAR)

13-Kıyafetle ilgili kanuna aykırı olarak ortaya çıkan ve Türkiye'yi çağdışı bir görünüme yöneltecek uygulamalara mani olunmalı, bu konudaki kanun ve Anayasa Mahkemesi kararları taviz verilmeden öncelikle ve özellikle kamu kurum ve kuruluşlarında titizlikle uygulanmalıdır. (TIKSINTI VERECEK SEKILDE DEMOKRASIYE MUDAHELEDIR CUNKU BU DEMECI TSK'NIN  VERME YETKISI YOKTUR. BUNA INJUNCTION DIYORUZ VE BUNU DA GENELDE TURKIYE'DE MAHKEMELER/YARGI YAPAR)

14-Çeşitli nedenlerle verilen, kısa ve uzun namlulu silahlara ait ruhsat işlemleri polis ve jandarma bölgeleri esas alınarak yeniden düzenlenmeli, bu konuda kısıtlamalar getirilmeli, özellikle pompalı tüfeklere olan talep dikkatle değerlendirilmelidir.

15-Kurban derilerinin, mali kaynak sağlamayı amaçlayan ve denetimden uzak rejim aleyhtari örgüt ve kuruluşlar tarafından toplanmasına mani olunmalı, kanunla verilmiş yetki dışında kurban derisi toplattırılmamalıdır. (DEMOKRASIYE MUDAHELEDIR. BUNUN DENETIMINI DEVLET DENETLEME KURUMU YAPAR. HUKUKSUZUK GORDUGU YERDE SAVCILIKLARA SIKAYETTE BULUNUP KONUYU YARGIYA TASIR. ASKERIN UZERINE VAZIFE DEGILDIR)

16-Özel üniforma giydirilmiş korumalar ve buna neden olan sorumlular hakkında yasal işlemler ivedilikle sonuçlandırılmalı ve bu tür yasadışı uygulamaların ulaşabileceği vahim boyutlar dikkate alınarak, yasa ile öngörülmemiş bütün özel korumalar kaldırılmalıdır. (DEMOKRASIYE MUDAHELEDIR. BU DUZENLEMEYI ISTERSE YASAMA, YURUTME VE YARGI ISBIRLIGI ICINDE YAPAR)

17-Ülke sorunlarının çözümünü "Millet kavramı yerine ümmet kavramı" bazında ele alarak sonuçlandırmayı amaçlayan ve bölücü terör örgütüne de aynı bazda yaklaşarak onları cesaretlendiren girişimler yasal ve idari yollardan önlenmelidir.(IRKCI, AYIRIMCI,KISKIRTICI VE HIC BIR DELILE, DAVA SONUCUNA DAYANMAYAN KAVRAMLARDIR. BU SOYLEM DEVLETIN HANGI ORGANINA AITSE IVEDILIKLE YASAL ISLEM BASLATILMALI, BU DEMECI VERENLER GOREVINDEN ALINMALIDIR.TEROR ORGUTLERIYLE ILGILI YASAL ISLEM DE YINE YARGI VE YASAMA TARAFINDAN YAPILIR, TSK'NIN ONERISI SOZ KONUSU DAHI OLAMAZ)


18-Büyük Kurtarıcı Atatürk'e karşı yapılan saygısızlıklar ve Atatürk aleyhine işlenen suçlar hakkındakı 5816 sayılı kanunun istismar edilmesine fırsat verilmemelidir. (DEMOKRASIYE MUDAHELEDIR. TEKLIF VE ONERIYI BIRAKIN, TEMENNI DAHI YAYINLAYAMAZ.)



28 Şubat 1997 tarih ve 406 sayılı MGK Kararı'nın Eki'dir.


Bu meyanda Alain Touraine'nin yazdigi Demokrasi Nedir telifini okumakta yarar var.
« Son Düzenleme: Mart 03, 2011, 09:18:52 ös Gönderen: Isis »


Mart 03, 2011, 09:14:58 ös
Yanıtla #15

Sn. ısis'e de cevap yazacaktım ama farkettim ki sıkılmışım artık. Gerçekten biraz okuma, biraz dikkat, biraz bilgi lazım.

Neresini düzelteyim ki...

Millî Güvenlik Kurulu'nun 28 Şubat 1997 tarih ve 406 Sayılı Kararına Ek-A
TSK DEĞİL MGK

DEMOKRASIYE MUDAHELEDIR CUNKU BU DEMECI TSK'NIN  VERME YETKISI YOKTUR.
1- Bu demeci veren TSK değildir. Milli Güvenlik Konseyidir. Orada kimler vardır okuyunuz lütfen.

TSK SADECE BU KONUDA SADECE BIR TEMEMENNIDEN OTEYE GECMESI DUSUNULEMEZ.
2- MGK kararları zaten tavsiye kararıdır. Lütfen açın okuyun.

EGEMEN OLAN YARGININ USTUNE CIKARAK ACIK BIR SUC ISLEMISTIR.
3- Bunun için ilave araştırma yapmaya gerek yok, metni okusanız yeter.

"yasalar hiçbir ayrım gözetmeksizin uygulanmalı" demek yargının üstüne çıkmak mıdır?
Yasalar uygulanmasın mı?
Ya da ayırım gözeterek mi uygulansın?

"mevcut yasalar uygulamada yetersiz görülüyorsa yeni düzenlemeler yapılmalıdır" diyor.
Kim diyor? MGK diyor.
Orada kimler var? Cumhurbaşkanı var.
Başka? Başbakan var.
Başka? Bakanlar var.
Yeni düzenlemeyi kim yapar? Meclis.
Kanun tasarıı kimin tarafından verilir? Hükümet.
Hükümette kim va? Başbakan ve Bakanlar.
Başbakan ve Bakanlar bu maddenin altına imza atmış mı? Atmış.

Hadi bu kararlar kim tarafından verilir nasıl verilir bilmiyorsunuz, hadi yaptırımı nedir onu da bilmiyorsunuz. Bari içeriğe bakın lütfen...

"Anayasamızda cumhuriyetin temel nitelikleri arasında yer alan ve yine anayasanın 4'üncü maddesi ile teminat altına alınan laiklik ilkesi büyük bir titizlik ve hassasiyetle korunmalı"
Korunmasına itirazı olan var mı?

"bunun korunması icin mevcut yasalar hiçbir ayrım gözetmeksizin uygulanmalı,"
Yasaların uygulanmasına itirazı olan var mı?

Ben pes ettim. Gerçekten çok sıkıldım ve pes ettim.

Demokrat olmak demek askere kayıtsız şartsız düşman olmak değildir.
Demokrat olmak askerin her yaptığını kötülemek değildir.

Daha da yazmak istiyorum ama bu kadar net bir metinde bile, bilgi sahibi olma ihtiyacı dahi duymadan, mesnetsiz yorumlar yapılabiliyorsa, benim yazdıklarım da aynı gözle okunur nasılsa. Gerek yok zaman harcamaya.

İyisi mi siz TSK değil MGK olarak bir daha okuyun isterseniz...
Millî Güvenlik Kurulu'nun 28 Şubat 1997 tarih ve 406 Sayılı Kararına Ek-A
« Son Düzenleme: Mart 03, 2011, 09:23:07 ös Gönderen: Mustafa Kemal »
Bir kavramın tarihini bilmediğiniz sürece
Kavramın kendisini idrak edemezsiniz


Mart 03, 2011, 09:32:39 ös
Yanıtla #16
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1668

Sn. ısis'e de cevap yazacaktım ama farkettim ki sıkılmışım artık. Gerçekten biraz okuma, biraz dikkat, biraz bilgi lazım.

Neresini düzelteyim ki...

DEMOKRASIYE MUDAHELEDIR CUNKU BU DEMECI TSK'NIN  VERME YETKISI YOKTUR.
1- Bu demeci veren TSK değildir. Milli Güvenlik Konseyidir. Orada kimler vardır okuyunuz lütfen.

TSK SADECE BU KONUDA SADECE BIR TEMEMENNIDEN OTEYE GECMESI DUSUNULEMEZ.
2- MGK kararları zaten tavsiye kararıdır. Lütfen açın okuyun.

EGEMEN OLAN YARGININ USTUNE CIKARAK ACIK BIR SUC ISLEMISTIR.
3- Bunun için ilave araştırma yapmaya gerek yok, metni okusanız yeter.

"yasalar hiçbir ayrım gözetmeksizin uygulanmalı" demek yargının üstüne çıkmak mıdır?
Yasalar uygulanmasın mı?
Ya da ayırım gözeterek mi uygulansın?

"mevcut yasalar uygulamada yetersiz görülüyorsa yeni düzenlemeler yapılmalıdır" diyor.
Kim diyor? MGK diyor.
Orada kimler var? Cumhurbaşkanı var.
Başka? Başbakan var.
Başka? Bakanlar var.
Yeni düzenlemeyi kim yapar? Meclis.
Kanun tasarıı kimin tarafından verilir? Hükümet.
Hükümette kim va? Başbakan ve Bakanlar.
Başbakan ve Bakanlar bu maddenin altına imza atmış mı? Atmış.

Hadi bu kararlar kim tarafından verilir nasıl verilir bilmiyorsunuz, hadi yaptırımı nedir onu da bilmiyorsunuz. Bari içeriğe bakın lütfen...

"Anayasamızda cumhuriyetin temel nitelikleri arasında yer alan ve yine anayasanın 4'üncü maddesi ile teminat altına alınan laiklik ilkesi büyük bir titizlik ve hassasiyetle korunmalı"
Korunmasına itirazı olan var mı?

"bunun korunması icin mevcut yasalar hiçbir ayrım gözetmeksizin uygulanmalı,"
Yasaların uygulanmasına itirazı olan var mı?

Ben pes ettim. Gerçekten çok sıkıldım ve pes ettim.

Demokrat olmak demek askere kayıtsız şartsız düşman olmak değildir.
Demokrat olmak askerin her yaptığını kötülemek değildir.

Daha da yazmak istiyorum ama bu kadar net bir metinde bile, bilgi sahibi olma ihtiyacı dahi duymadan, mesnetsiz yorumlar yapılabiliyorsa, benim yazdıklarım da aynı gözle okunur nasılsa. Gerek yok zaman harcamaya.

Sn Kemal,

Bilakis dikkatle okudum. Sizinkini de 1997 demecini de. Yalniz Milli Guvenlik Kurumununun basbakan, cumhurbaskani ve bakanlar uzerinde baski olusturup, darbe yapariz yoksa tehdidinden sonra donemin koalisyon hukumeti ve kurmaylarina zorla imzalatildigini herhalde sagir sultan bile duymustur. O yuzden mi Erbakan kisa sure istifa etti ve koalisyon hukumeti fesh edildi?

MGK kurumu maalesef daha dune kadar Cumhuriyet tarihinde yapilan darbelerin sonuncusu olan 1980'den sonra Kenan Evren tarafindan muteakiben (83) kurdurulmus bir olusumdur. Kurucusu bir cuntaci iken 1997'de MGK'nin ne kadar -Turk siyasetinde cok guzel bir ifade var- ehillestirildigini kamuoyunun anlayis ve izanina birakiyorum.

TSK kendi adini MGK ambalajina sarip, post modern dunyadan dogrudan gelebilecek elestirileri ve yaptirimlari onleme yoluna gitmistir.

Bu meyanda sizin pencerenizden baktigimida siz haklisiniz cunku direkt olarak TSK subaylarinin imzasi yoktur. MGK ambalajidir, yukarida soyledim. Ancak bu ambalajin olmadigini kabul ettigimizde, TSK'nin veya GKB'nin yasalarin uygulanirliligi konusunda tavsiyeleri soz konusu dahi degildir fikrini paylasiriz. Yoksa biz yasalarin iceriiginde degil, kimin tarafindan dmeec verildigini tartisiyoruz. Kaldiki cogu da demokratik ve hukuk devletinin prensiplerine ve Avrpa  Insan Haklari Konvensiyonuna  uymayan kavram ve onerilerdir.

« Son Düzenleme: Mart 03, 2011, 09:39:46 ös Gönderen: Isis »


Mart 03, 2011, 09:38:16 ös
Yanıtla #17

Hükümet üyelerinin kararı imzalamama hakkı ve yetkisi vardır. Sanırım siz de o salondaydınız, baskıyı bizzat gördünüz. Tebrik ederim.

Siz devam edin demokrat olmaya, orduya saldırmaya. Umarım haberleri seyrederken içiniz rahattır.

O sarı öküzü vermeyecektik demezsiniz inşallah, diyeceğim ama verildi gitti çoktan sarı öküz..

Bundan sonra yazmak istediklerim için kendime 3 gün forumdan uzaklaşma cezası veriyorum. Çünkü yazarsam 60 gün alırım en aşağı.
Bir kavramın tarihini bilmediğiniz sürece
Kavramın kendisini idrak edemezsiniz


Mart 03, 2011, 09:43:17 ös
Yanıtla #18

Sayın Mustafa Kemal,

TSK için ben niyet okumuyorum. TSK için doğrudan söylüyorum; içinde din karşıtı unsurlar vardır. Ben 28 şubat 1997 yılında bunları yazmıyorum ki. 3 mart 2011 yılında bunları yazıyorum ve şöyle geriye dönüp baktığımda gerek 28 Şubat sürecinde yaşananlar, gerekse şu son dönemde TSK içinde ortaya çıkan eylem planları bana TSK'nın açıkça laikliği çok ters anladığını gösteriyor. TSK laikliği, herhangi bir dini hassasiyeti olan personeli dahi devreden çıkarabilecek bir hakkı kendisine verdiğini düşünüyor. Dini hassasiyeti yüksek olan sivil toplum unsurlarını, cemaatleri ve partileri, medyayı, iç hizmet kanununun laikliği koruma gerekçesiyle ortadan kaldırma hakkını kendinde görüyor; hazırladığı darbe planlarına en büyük gerekçe olarak bunu gösteriyor. TSK'da epeydir yanlış olan bir şeyler var. Bunu inkar edecekseniz, ben de pes derim tartışmam.

Alıntı
Benim asıl anlamadığım, irticanın bu denli savunulmasının esbabı mucibesidir... Fikir ve ifade hürriyetidir, isteyen istediğini düşünebilir diye bir tez ortaya atılacaksa, pes derim bırakırım. Böyle hürriyet olmaz...

İrticayı savunduğumu da nereden çıkardınız? Sakın niyet okumayı siz  bana karşı yapıyor olmayasınız? Tüm bu yazdıklarımdan irtica savunusu anlamını çıkarıyorsanız beni yanlış anlamışsınız demektir. Ben, TSK'nın şikayet ettiği irtica, aşırı dincilik vb. gibi eylemlerin, herhangi bir dini uygulama için de söz konusu olabileceğini, çünkü ayrım ölçütünün yapılmadığından bahsettim. Varsa; buyurun gösterin. TSK içinden sadece ibadetini yapıyor diye atılan personel var. Gerekçeyi kamuoyuna duyurmak zorunda değildir diyorsunuz. Zaten bu tür bir gerekçeyi duyurursa o zaman TSK'nın laiklikle ilgili sorunu olduğu ortaya çıkar. Her Milli Güvenlik Kurulu zirvesinde birkaç personel ordudan atılır ve hükümet de muhalefet şerhi koyar. Siz, bu personelin islami devrim yapmak için ordu içinde silahlı hizip oluşturmak amacında olduğu için ordudan atıldığını, hükümetin de göz göre göre büyük cesaretle buna muhalefet ettiğini falan mı zannediyorsunuz? Ben size söyleyeyim; adam biraz mutedeyyin ise, kazara bir yerlerde ibadetini yaptığı farkedilmişse, siyasi görüşü de biraz muhafazakar partilerden yanaysa, o personel ordudan atılıyor. Yani kanlı canlı islami devrim planları yaptığı veya askeriye içinde "hu" çektiği için değil. Yakınlarım olmasa beni buna inandıracaksınız.

"Kanun böyle ne yapalım" mantığındasınız. Biz bu tür kanunların neden yanlış olduğunu 28 şubat kararları, darbe planları ve ordudan ihraç gibi meselelerde tekrar tekrar anlıyoruz zaten. Yasaya uygun olması beni ilgilendirmiyor. Hatalı mı? Hatalı. O halde değişmelidir. Tartışılmalıdır. Ve zaten tartışma "bunlar kanuna aykırı" şeklinde değil, "bu kanunlar veya sistem hatalı" şeklinde seyreder. Ben de başından beri ikinci tez için konuşuyorum zaten. Yani siz "MGK yasalarla belirlenmiş meşru bir kurumdur" diyor ve MGK'nın varlığını, ve demokrasiyi, güçler ayrımındaki yerini tartışma konusu yapmaktan kaçınıyorsunuz. Fakat benim söylemek istediğim, MGK'nın varlığının böyle sancılı, hangi erkten çıktığı belli olmayan kararlara neden olduğudur. Usulde sorun yoktur diyorsunuz, benim sizden duymak istediğim nitelik açısından, evrensel, çağdaş bilgi düzeyi açısından, tüm bu süreç ve tüm bu kararlar doğru mudur yanlış mıdır sorusuna verilecek cevaptır.

Saygılar.
Karanlıklar prensi bir beyefendidir. W.Shakespeare


Mart 03, 2011, 11:25:16 ös
Yanıtla #19
  • Ziyaretçi

Sayın Mustafa Kemal,

Kendi adıma teşekkür ederim. Bunun yanısıra çokta yormayınız kendinizi. Konu hakkındaki eleştiriler aslında tamamen kişilerin ideolojik yapılarından kaynaklanıyor. Maddeler üzerinde yoğunlaşıp her maddedeyi bir taraflara çekmekten ve laf cambazlığı yapmaktan başka bir durum sezemedim ben açıkçası.

Varolanı göremeyenler için tüketmeyin yüreğinizi... Yüreğimiz sızlıyor gelişmeleri izledikçe ancak ne yapacaksınız... Milletler hak edildikleri şekilde yönetilirlermiş. Bunu hak ediyoruz demekki biz !

Saygılarımla.



 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
1 Yanıt
3549 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 16, 2011, 07:06:29 ös
Gönderen: Waldow
6 Yanıt
4479 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 03, 2010, 12:41:47 ös
Gönderen: oya
3 Yanıt
5369 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 31, 2012, 04:01:01 ös
Gönderen: CAMPANELLA
1 Yanıt
1978 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 17, 2012, 01:22:59 öö
Gönderen: Munir
13 Yanıt
4604 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 17, 2015, 03:15:36 ös
Gönderen: ragnarr
0 Yanıt
2521 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 22, 2013, 11:04:23 ös
Gönderen: asimov
1 Yanıt
1596 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 22, 2013, 11:33:15 ös
Gönderen: NOSAM33
14 Yanıt
6346 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 05, 2013, 04:25:15 ös
Gönderen: ADAM
5 Yanıt
4978 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 30, 2013, 02:11:52 ös
Gönderen: ADAM
5 Yanıt
3645 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 01, 2013, 12:23:22 ös
Gönderen: ADAM