Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Masonlar ve Tapınak Şövalyeleri arasındaki bağlantı.  (Okunma sayısı 9922 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Aralık 25, 2011, 10:05:42 ÖÖ
Yanıtla #10
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7278
  • Cinsiyet: Bay



Bu konu üzerinde Sayın Alşah’ın yazısını bekliyorduk. Geldi. Konu üzerinde tartışılmaya başlandı.

Sayın Alşah’ın dediklerinin üzerine özellikle Sayın Arais uzun katkılarda bulunmuş. Uzun katkılarda bulunması ne güzel.

Bu yazımda bu katkılarının sadece birincisini ele alacağım. Ötekine sonra geleceğim.

Aslında Sayın Alşah’ın yazmış olduklarından başlamak gerekirdi. Fakat o beni ona sonra dönmem bakımından bağışlayacaktır sanırım. Bence onun yazısı üzerine yazılmış olanlara öncelik vermenin yararı var.

Sayın Arais, ilk katkısında okuduğu bir kitaptan söz ediyor. Kitabın adı “Masonların Saklı Tarihi” imiş. Kitabı görmedim; kapsamını bilmiyorum. O yüzden diyeceklerim dam üstünde saksağan örneği olabilir.

Masonluğun gizli saklı hemen hiçbir yönleri olmadığına göre, bu kurumun üyelerinin yani masonların tarihçesinde saklı ne olabilir ki?...

Dolayısıyla kitabın adı kendini ele veriyor “Ben antimasonikim.” diye.

Ha, belki antimasonik değildir; okumadan böyle bir yargıda bulunulamaz. Fakat öyle değilse bile ya bağlantısız şeylerden söz ediyor ya ona benzer bir anlatımda bulunarak ilgi çekmek hatta belki sansasyon uyandırmak istiyor. Bir yansız araştırmada böyle bir başlık kullanılmaz. Geçtiğimiz on yıllar içerisinde böylelerini o kadar çok gördük ki…

“Anderson ve ekibi tarafından bu hikayenin tarihsel olarak uydurulduğu”

- Masonlukta “Anderson ve ekibi” diye bir şey yok. Anderson, hakkında çok söz edilmiş kişi oluşuna karşın hep yalnız kalmıştır Londra Büyük Locası’nda.

- Bu ekip tarihsel olarak bir hikaye uydurmuşmuş?... Şimdi Anderson’un Masonluğun 1723 tarihli anayasa kitabının başına yerleştirilmek üzere yarı doğru, yarı uyduruk bir tarihçe kaleme almış olduğu doğrudur. Fakat bunun Tapınakçılarla hiçbir bağlantısı yoktur.

“Tapınak şövalyeleriyle duvarcılar arasında yakın bir bağ olduğu gerçek.”

Bunu nereden çıkarılarak uydurulduğunu çok merak ediyorum doğrusu… Tapınakçılar kendilerine özgü kiliseler inşa ettirdiler diye mi çıkarılıyor bu varsayım. Hani “Tapınakçılar ile yol ve köprü inşaatçıları arasında çok yakın ilişkiler vardı.” denilse buna inanasım gelebilir. Fakat duvarcılar?... Yok öyle şey. Bu Masonluğun temelinin eski bina inşaatçılığı mesleğinde olduğuna ilişkin yanlış varsayımın bir yan ürünü gibi duruyor. Üçü arasındaki ilişkinin varlığının gösterilmesi… Kanıtı?... Belgesi?... Yok!

“Hatta bu yakınlıktan dolayı tapınakçılarınkine benzer bir eldiven giymelerine izin verdikleri…”

- Bu da nereden ileri geliyor biliyor musunuz? Bugün masonların loca toplantılarında kullandığı eldivenin, taş işçilerinin kullandığı eldivenden alınma olduğu varsayımından. O da yanlış… Masonların kullandığı eldivenin kökeni başka? Bu konudaki gerçeği kavramak için masonları sormak bile gerekmez; çünkü onların da birçoğu aynı varsayımı ezberlemiş olduğu için yanlış biliyor; biraz kafa çalıştırmak yeter.

“Savaşlarda kazanılan yerlerdeki şatoları tamir ya da şato kale inşaasında faydalanmak için”

- Soralım da yanıtlasınlar: Tapınakçılar hangi savaşta hangi yerdeki hangi şatoyu kazandı ki, bunun onarımı gerekti? Akka, (Hari buna bir de Trablus’u ekleyelim pek doğru olmasa da) Kıbrıs, Rodos ve sonra Languedoc’daki bir iki kale dışında hangi ülkenin hangi yerinde hangi şato ya da kaleyi inşa ettirdiler? Bakınız, ben yapmadıklarını söylemiyorum. Sadece soruyorum hangi şato, hangi kale diye. Bu iddiada bulunan kişinin elinde bu bağlamdı bir bilgi olmalı. Biz de öğrenelim. Fakat o kitabın yazarı bu bilgiyi vermemiştir. Veremez ki… O da bu varsayımın uydurulduğu bir başka kitaptan almıştır yazdığını.

“Hiram Abif'in Süleyma'nın mabedinin yapılışının amaçlarının bile sadece tarihsel bağ kurmak için saptırıldığı”

- Bunun Tapınakçılarla ne ilgisi olduğunu ben anlamakta güçlük çekerim. Tapınakçıların Süleyman Tapınağı ile bir bağlantısını, bir bilgi olarak değil ama bir olasılık olarak kurabilirim. Ancak o kadar. Zaten Sayın Arais’in bir sonraki katkısında bir nebze ondan söz ediliyor. Bu bağlamdaki eleştirel düşünümü, bir sonraki yazımda vereceğim.



ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Aralık 25, 2011, 01:15:01 ÖS
Yanıtla #11
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7278
  • Cinsiyet: Bay




Şimdi Sayın Arais’in ikinci yazısına geçelim…

Bence bu yazının Sayın Alşah’ın açmış olduğu konu başlığı ile bağlantısı yok. Bunu bir başka başlık altında irdelemek uygun alabilir.

Bunun birlikte birkaç eleştiri:

James Anderson’un yazmış olduklarının tümü İngilizce orijinal olarak elimden geçti. Bunları kim bilir kaç kez okumuşumdur. Hiram Abif’i göklere çıkaran değinişini hatırlayamadım. Acaba nerede geçiyordu?

Konu Sayın Remzi Sanver olunca… Dikkat unvanı Dr. değil Prof. olarak belirtilmelidir ama bunun Masonlukla ilgisi yoktur. Sayın Sanver’in bilgi ve görüşlerini bir TV programında söylediklerine bakarak değerlendirmek doğru olmaz çünkü o televizyon programına Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası’nın En Muhterem Büyük Üstadı sıfatıyla katılmıştır. Geçici bir süre için yerine getirilen bir görev gereği söylenilen sözler, o görevin gereğidir. Oysa Sayın Sanver aynı zamanda bir masonik araştırıcı yazardır. Onun bilgi ve görüşlerini değerlendirmek için çalışmalarını, en azından “Masonluk - Işığı Arayanların Hikayesi” adlı kitabını okumak gerekir.

Sayın Arais’in okuduğu kitaptan alıntı olarak anlattıkları, şöyle böyle Tevrat anlatımlarıyla uyuşuyor. Onların üzerine başka öykülemeler de yapılmıştır elbette. Ahncak bütün bunun en sonunda yaz4ılan ilginç. Şöyle:

“Yahudi tarihinde düşle gerçeğin birbirine iyice karıştığı  bu dönem,farmosanlar için, bir geçmiş arayanların arayıp bulamadığı bir defineydi.”

Şimdi bu ne demek?... Masonluğun tarihi ile Yahudi tarihi özdeşleştiriliyor demek. Pardon, özdeşleştirmenin masonlar ile ilgisi yok; farmosanlar ile ilgisi var. Kim bu farmosanlar? Sanırım “farmasonlar” denilmek istenmiş. Peki, bu tapaj hatasını hoşgörebiliriz. Masonlara kim “farmason” der?... Türkiye’deki antimasonlar.

Böylece kitabın niteliği bir kez daha ortaya konmuş oluyor.

Şimdi biz, konunun Tapınakçılar ile hiçbir ilgisi olmayışını bir yana bırakalım, -Süleyman Tapınağı başka, Tapınak Şövalyeleri/Tapınakçılar başka- Masonluğa bir ön yargı ile bakan bir kişinin yazdığı bir kitapta doğru bilgiler vermiş olabileceğine nasıl güvenebiliriz?

Hayret bir şey… Masonluk ve Tapınakçılar ile bağlantılı olarak bilgi edinmek isteyen kişiler, bırakın başka ülkeleri, bırakın yabancı dilleri, acaba niçin Türkiye’de Türkçe olarak yayınlanmış özgün (çeviri değil) ve gerçek araştırma kitaplarını okumuyor da bu gibi saçma sapanlıklar ve uydurmacalarla dolu kitaplara yüz veriyorlar?


ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Aralık 25, 2011, 01:40:18 ÖS
Yanıtla #12
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7278
  • Cinsiyet: Bay



Yine bir de bu başlık altında Sayın agrusdei’nin bir sorusu var. Şöyle:

“Abraham (H.z İbrahim) bir Mason olabilirmi, Kebe'yi Masonlar inşa etmiş olabilirlermi ve... İbrahimi Dinlerin temelini Masonlar atmış olabilirmi?

Böyle bir şey olabilir mi, olamaz mı, inceleyelim, tartışalım. Kabûl.

Fakat bu konunun Sayın Alşah’ın açtığı bu başlık ile ne ilgisi var?

Ben bu ilgiyi göremiyorum.

Ardından ikinci soru:

“Dünyayı o denli kontrol altına almak isteyen Masonlar, bunu neden Dinler üzerinden yapmasınlar?”

Benim de sorum şu Sayın agnusdei’ye: Dünyayı hangi denli kontrol almak isteyen hangi masonlar bunu dinler üzerinden yapıyor ya da yapmıyor? Elbette bunun da Sayın Alşah’ın getirmiş olduğu konuyla bağlantısı nerede, nasıl kuruluyor?

Farkında mısınız?... Daha Sayın Alşah’ın yazdıklarına gelemedim. Geleceğim kısmet olursa.

ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Aralık 25, 2011, 02:36:25 ÖS
Yanıtla #13
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7278
  • Cinsiyet: Bay



Sonunda Sayın Alşah’ın yazısına gelebildim.

Yazısının başında Sayın Alşah, konusunun detayına girmeyeceğini belirtmiş. Sonra da soru ve açıklama istenmesi halinde detaylandırabileceğini söylemiş.

Şahane!...

Masonluk ile Tapınakçılar arasındaki bağlantı Jakobenler’e  dayanıyorsa, bu ilişkiyi anlamak için Jakobenler’i bilmek gerekiyor anlaşılan.

Şu halde birinci soru şu: Jakobenler kim?

Şimdi Sayın Alşah’ın zihninden geçenleri okuyor gibiyim. Diyor ki “Sayın ADAM, bu sorunuzun yanıtını çok iyi biliyorsunuz. Ben bildiğinizi biliyorum. Beni niye zora sokuyorsunuz?”

Sayın Alşah’ı zora sokmak gibi bir niyetim yok. Ancak dediğinin anlaşılır olabilmesi için bu Jakobenler ile ilgili en azından özet bilgi vermek gerek ve ben de bunu kendisinin vermesinin daha uygun olacağını düşünüyorum.

Ondan sonra Sayın Alşah’ın dediğinin doğru olup olmadığına gelebiliriz.


Devamında bir düzeltme yapalım önce: Radclyffe ve Ramsay’dan söz ettiğimizde, burada henüz  Fransız Masonluğu diye bir şey yoktur. İskoç Masonluğu vardır. Bir küçük düzeltme daha: Ramsay hiçbir zaman büyük üstat olmamıştır.

Orada bir ilân etme olayı vardır elbette 1937 yılında ama o bir Tapınakçı mirası olayı değildir. Tapınakçılardan hiç söz edilmemiştir. Aslında sözünü ettikleri kurum başkadır. Fakat ertesi yıl Ramsay’ın kurduğu Masonluktaki ilk ritin en yüksek derecesi “Tapınak Şövalyesi” olunca, herkes bundan önceki tüm girişimlerde üstü kapalı olarak Tapınakçılardan söz edilmiş olduğu gibi bir yorum yapmıştır.

Şimdi burada şunu sormalı: Niçin bu Tapınak Şövalyesi konusunu gündeme getirdiler?

Bunun yanıtı pek basit. Önceki girişim bir hataydı. Yeterince ölçülüp biçilmemişti. Bunun hemen onarılması gerekiyordu. İşin içine Tapınak Şövalyeleri’ni sokmak en kolayı idi. Üstelik İskoçya’daki Tapınak Şövalyeleri Tarikatı’nın varlığı henüz sona ermemişti.

Elbette o da bir başka soruna yol açtı: Katolik Kilisesi’nin tepkisi.

Gelelim şu Alman Hund’a… Evet Almanya’da dehşetli bir gelişim sağladı kurmuş olduğu Strikten Obzervanz… (Sayın Alşah’ın deyişiyle Katı İtaat) Fakat bu Baron von Hund aslında pek zavallı bir adamdı. Hiçbir şeyden doğru dürüst haberi yoktu; standart bilgisiz soylu. Tapınakçıların İskoçya’ya gittiğinde sığındıkları yeri bile yanlış biliyordu. Nitekim Johann Augustt von Starck Hund’un maskesini düşürdü ama bunun yaparken asıl niyeti bambaşkaydı ve çok daha kötüydü.

Buraya bir not eklemeliyim: Hund’un sistemi günümüze kadar gelebilmiş değildir. Çok daha önce, daha 18. yüzyılın ikinci yarısında tepetaklak edilmiştir. Ancak Alman Masonluğu’nun sonraki versiyonlarının kısmen ondan etkilenmiş olduğunu söylemek olanaklıdır. Şayet 2. Dünya Savaşı sonrasında Almanya’daki Masonluğu Anglo-Amerikanlar ele geçirmiş olmasaydı, Alman Masonluğu önceki ulusal kimliğini koruyabilmiş olsaydı, günümüzdeki görünümü çok daha farklı olurdu. (Konu dışı ama Sayın Alşah değinmiş olduğu için yazdım.)

York Riti derecelerini anlamak olanaklı. ABD’nde bir de Kutsal Royal Arş Tampliye Şövalyesi Rahibi Riti de var. Onun ötesinde paramasonik nitelikli Tapınak Şövalyesi tarikatları da var. Umarım bu yazıyı izleyenler, tüm bunlar hakkında yeterince bilgi sahibidir. Forumda daha önceki tarihlerde bu konular üzerinde hayli bilgi verildi. Gerekirse bunların yenilemeleri yapılabilir.

Ben bu konuları birazcık bilir sayarım kendimi ama Sayın Alşah’ın bu yazısında hiç duymamış olduğum bir şey çıktı. O konuda bilgi rica edeceğim:

“3 Rit Nolu Şövalyelik Tarikatı” nedir ya da ne demek?

Sayın Alşah burada bir klavye sürçmesi yapmış da olabilir.

Ancak şunu da eklemek isterim: Bazı mason ritlerinde “Tapınak Şövalyesi” ya da buna benzer bir başka derece bulunması (KadoşŞövalyesi gibi) çağımızdaki Masonluğun, ucu 14. yüzyılın başında kalakalmış, sonra bir başka kapsamda İskoçya’da sürmüş olan Tapınak Şövalyeleri Tarikatı ile doğrudan ya da tarihsel bir bağlantısının bulunduğunu göstermez. Unutmayalım ki Masonlukta simgeler ve alegoriler çok önemli bir yer tutar ve Tapınak Şövalyeleri de bu bağlamda değerlendirilir. Bu bağlantı, günümüzdeki paramasonik nitelikli Tapınak Şövalyesi Tarikatlarında (OSMTH gibi) çok daha güçlüdür.

Dolayısıyla, Sayın Eureka kısacık yazmış ama bence doğru söylemiş.


ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Aralık 25, 2011, 03:05:41 ÖS
Yanıtla #14
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4161
  • Cinsiyet: Bay

Konuyu sadece okuyorum ve anlamaya çalışıyorum şunun farkına vardımki konun özü başlığında saklı.Peki konu başlığı ile anlatılanlar arasındaki bağı nasıl çözeceğiz biz hariciler.İşi bilenler sayfa sayfa döktürüyor konuya uzak olanlar (benim gibi) günlük tabir ile fransız kalıyoruz.Siz yazarken bende araştırdım biraz önce foruma baktım  rit'in anlamı ne diye sadece bir başlık bir soru ve sn.skullg'un cevabı var ve tamda hedefine ulaşılabildiğini düşünmüyorum sorunun.

Konuya dönecek olursak tapınakçılıkla masonluk arasında bağ kurulması benim bu sitede bir zxamanlar masonluk bir tür dindir söylemim gibi oldu bence.

Hayatta her şeyin bir zincirle bağlı olduğunu kabul ediyorsak her fikrin ve düşüncenin birbiri ile yakın ilintisi olması içiçe olmasından daha doğal ne olabilirki lakin konunun özünü kaçırmadan masonluk eğer iddia edildiği gibi  yada benim anladığım kadarı ile evrensel bir özelliği varsa herhangi bir şeyle arasında bağ aramanın (hangi maksatla)
önemi nedir inanın anlayamadım.

Belki burada yapılabilirmi bilmiyorum ama masonluktaki 33 derecenin sıralanıştaki ritüellerin anlamları ve sembolik ifadelerinden ne anlamalıyız,bir masonun hayatının hangi noktasındaki gelişimine denk düşer yani özü anlaşılsa belki masonlukla tapınakçıların arasındaki bağda çözüme kavuşur.

Sadece işin tarihsel süreçlerinden örnekler verilerek işin doğrumu yanlışmısını sayfalar dolusu tartışmak yerine belliki bir kısım olayı iyice çarpıtmış daha net ve kolay ifade edebilecek yazılar olursa sevinirim.

saygılar
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Aralık 25, 2011, 05:24:21 ÖS
Yanıtla #15
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 187
  • Cinsiyet: Bay

Tapınakçılar ile Masonlar hakkında bir bağlantı aranıyorsa Rosslyn Şapeli'nide incelemek gerekir. Sn. ADAM Rosslyn Şapeli ile ilgili yazdığı yazısında biraz bilgi vermişti, merak edenlerin o konuyuda okumasını tavsiye ederim.


Aralık 25, 2011, 05:28:28 ÖS
Yanıtla #16
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 2868
  • Cinsiyet: Bay

audi-vide-tace
    dinle-gör
        sus


Aralık 26, 2011, 12:36:39 ÖÖ
Yanıtla #17
  • Forum ve Uye Yoneticisi
  • Aktif Uye
  • *****
  • İleti: 807
  • Cinsiyet: Bay

                 Sayın Nosam33
         
              Sayın Adam'ın uyarıları üzerine,yazının devamını yayınlamama kararırı aldım.Sizden özür dileyerek yayınlamayacağım.Nedenlerini Kısaca sıralayım.


             1- Anladım ki bu bilgiler çok doğru deil.
   
             2- Anladım ki bu bilgiler abartılı.

             3-Sayın Adam'ın bu kadar emeği varken bir mason olmayarak, masonlardan fazla zaman ayırıyorken,bu yazılar bir karışıklığa neden oluyor.Sayın   

             Adam'ın vaktini çalıyor olması açıkçası beni üzdü.(Masonlar.org Yönetim grubunu bu söylemime dahil deildir.)

             Saygılarımla

           

         

             


           
« Son Düzenleme: Aralık 26, 2011, 12:50:38 ÖÖ Gönderen: Arais »
2050 de Türkiye çöl olacak ! Ağaç dikin, ağaç diktirin....
Sayğıdeğer üyeler, forumla ilgili her türlü soru ve sorun için lütfen tarafıma başvurunuz.


Aralık 26, 2011, 12:49:29 ÖÖ
Yanıtla #18
  • Forum ve Uye Yoneticisi
  • Aktif Uye
  • *****
  • İleti: 807
  • Cinsiyet: Bay


                 Saygıdeğer Adam


        Sebep olduğum ,karışıklıktan dolayı,sizden bir kez daha özür dilerim , vaktinize yazık oluyor,uğraşlarınıza yazık oluyor.

        Net anlamak istediğim bir şey var.Anti masonik söylemlere mi karşısınız yoksa;doğru olmayan bilgiye mi ?

       Bence Anti masonik söylemler,buraya renk katacaktır.ama siz bilgi kirliliğine neden oluyor.Yazmayın diyorsanız ben yazmam problem deil.

       İlintili bir yazı deil di evet çünkü henüz başlanğıç aşamasındaydı ara vermek zorunda kaldım.Sıra tapınakçılara da gelecek ti

         Saygılarımla

       


     
« Son Düzenleme: Aralık 26, 2011, 12:52:47 ÖÖ Gönderen: Arais »
2050 de Türkiye çöl olacak ! Ağaç dikin, ağaç diktirin....
Sayğıdeğer üyeler, forumla ilgili her türlü soru ve sorun için lütfen tarafıma başvurunuz.


Aralık 26, 2011, 01:03:32 ÖÖ
Yanıtla #19
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1717
  • Cinsiyet: Bay

          Sayın agnusdei, Abraham (Hz.İbrahim)'ın Mason olduğuna dair kesin bir bilgim yok. Yanlız bazı kitaplarda Şit ve Kabil ailelerinin  ikisi de Şit'in dokuzuncu kuşağı olan  Hz.Nuh'un  bile gemiyi inşaası sırasında Geometriyi ve dolayısı ile Masonluğu kullandığından ve hatta Hz.Musa'nın da "çadır tapınağını" yaparken Geometriden yani Masonluktan faydalandığını, kırallığının yanında "BÜYÜK ÜSTAD-I MUHTEREM" olduğundan bahseder. Hatta bazı kitaplarda Abraham (Hz.İbrahim) diye bir kimliğin olmadığından, bu kimliğin Firavun Akheneton olduğundan bahsedilir. Ama ben şahsen bunların kesin bilgiler olduğuna inanmıyorum. Sizlerin de çok iyi bildiği üzere komplo teorileri ve bu tür söylentiler uzun yıllardır hep devam etmektedir.
          Ben Kabe'nin Masonlar tarafından yapıldığına dair bir bilgiye sahip değilim.
          Saygılar-sevgiler.
"Vur ama dinle beni"


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
26 Yanıt
11455 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 12, 2007, 03:17:17 ÖÖ
Gönderen: Hamlet
13 Yanıt
7989 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 10, 2011, 06:52:42 ÖS
Gönderen: sundance
0 Yanıt
2700 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 11, 2009, 07:43:56 ÖÖ
Gönderen: ADAM
3 Yanıt
7239 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 20, 2016, 05:56:08 ÖS
Gönderen: Tık-Tik-Tak
1 Yanıt
6712 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 04, 2010, 02:28:33 ÖS
Gönderen: M1TO
5 Yanıt
6288 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 27, 2014, 07:15:19 ÖS
Gönderen: vahid_007
7 Yanıt
7802 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 23, 2011, 03:38:05 ÖS
Gönderen: ADAM
2 Yanıt
5117 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 14, 2011, 01:59:52 ÖÖ
Gönderen: Masor1976
5 Yanıt
3242 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 10, 2014, 07:21:04 ÖÖ
Gönderen: ADAM
2 Yanıt
1984 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 23, 2015, 05:32:55 ÖS
Gönderen: ADAM