Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Amerika'nın Soykırım Tarihi  (Okunma sayısı 3138 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Temmuz 19, 2007, 09:40:36 ös
  • Ziyaretçi

1899-1902 yılları arasında Filipinlerde  sistematik bir soykırım yürütüldü. Sivillere yönelik bombardımanlar ve her türlü imha operasyonları, gıda ambargoları, planlı katliamlar ve toplama kamplarının ilk versiyonları burada uygulandı. ABD'li komutanın birliklerine verdiği günlük emirlerden biri şuydu: “Öldürmeniz, yağmalamanız ve yıkıp yakmanız gerekiyor.” Görevleri “her şeyi yakmak ve herkesi öldürmek” olan 124 bin Amerikan askeri, üç yıl içinde Yaklaşık bir milyon Filipinliyi katletti. Bu, Filipin halkının beş milyon olan nüfusunun altıda birinin öldürüldüğü anlamına geliyordu.
20. yy ın  bu  ilk soykırımıyla ilgili yapılan eleştirilere ABD senatosundan senatör Beveridge şöyle cevap veriyordu:

Bizim savaş yöntemimizin acımasız olduğuna dair suçlamalar vardır.Sayın senatörler tam tersi söz konusudur.Göz önünde bulundurmanız gerekir ki  oradakiler Amerikalılar yada Avrupalılar değildi, onlar oryantal idiler.

1831’den beri ABD’nin gizli işgalini yaşayan Arjantin’deki 1976 yönetimi, Latin Amerika tarihinin en kanlı cuntalarındandır. İlk gününden itibaren ABD tarafından tanınan ve desteklenen General Videla cuntası, ilk anda 1300 kişiyi katlederken, daha sonraki yıllarda 30 binin üzerinde  Arjantinliyi “kayıp” etmesiyle ünlüdür. “Kayıp” ilan edilenlerin çoğunun ordu helikopterlerinden denize atıldığı ve hatta bu insanların çocuklarının evlatlık olarak satıldığı sonraki yıllarda açığa çıkmıştır.

1898'de Meksika'yı işgal etti.

1898 de Aynı yıl Küba'ya girdi.

1921 yılında Nikaragua'yı işgal etti. Ulusal Muhafızlar adlı ve başını Somoza'nın çektigi terör örgütünü kurdu. Anti-emperyalist direnişin başını çeken Sandino ve 300 kişiyi katletti. 40 yıldan fazla sürecek bir terör devrini başlattı. Sabotaj ve suikastlar düzenledi.

 

13 şubat-15 şubat 1945 günleri arasında Amerikalı ve İngilizler tarafından Alman kültür şehri Dresden siviller öncelikli hedef seçilmek üzere üç gün boyunca bombalandı.Askeri hiçbir önemi bulunmayan bu şehir İngilizlerin  attığı  yangın bombaları (napalm) ve Amerikan bombardımanı ile tam bir harabeye döndü.Sokaklar yanmış insan cesetleriyle doldu. Şehir Avrupa'nın   Hiroşima-Nagasakisi olarak anılmaya başlandı. 200 bine yakın yangın bombası ve tahrip gücü yüksek 4 bin bomba ile şehirdeki  28 bin evin 25 binini tamamen yerle bir edildi. Bu yok etme harekatında çoğunluğunu çocuk ve kadınların oluşturduğu 200 bine yakın insan öldürüldü.Bu Hitlerin yaptığı  gibi bir şehri içindeki sivillerle birlikte bombalayıp yok etmek için yapılan planlı bir soykırımdı. Kent tarihi yapısı dolayısıyla bombalanılmayacağına inanıldığından o günlerde yoğun göç almıştı. Kentte göçmenlerle birlikte bir milyon insan yaşıyordu.

 
Fransa'nın  Lisieux ve Caen  şehirlerinde de yapılan aynı türden Amerikan-İngiliz bombardımanı şehirde hiçbir tür canlı varlık bırakmadı.

Ogünlerde de  Avrupa ya özgürlük getirdiğini söyleyen Amerikan ve İngiliz güçleri Hollanda'nın  Emerich Arnhem şehirlerinde de  taş üstünde taş bırakmadı.

 
6 Ağustos  1945’te ABD, Hiroşima’ya 15 bin tonluk TNT’nin patlayıcı gücüne eşdeğer ve “küçük çocuk” (little boy) adında bir atom bombası attı.

Üç gün sonrasında ise “Şişman Adam” (fat man) Nagasaki’ye atıldı. Bu bombanın patlama gücü çok daha yüksek, 21 bin tonluk TNT’ye eşitti. İki şehrin bombalanması sonucu yüz binlerce kişi öldü. Bu o şehirlerde yaşayan tüm insan ve hayvanların yok edilmesi  anlamına geliyordu. Bir anda 250 bin kişi ve kentlerde bulunan tüm canlılar vahşice katledilmiş oldu.Bu dünyanın en acımasız ve en çabuk gerçekleştirilen soykırımıydı. Yayılan radyasyonun etkileri ise hala sürüyor.

 

1947-1952 arasında  Bolivya da   çoğu madenci ve tarım işçisi 30 bin kişi ABD destekli cuntalar tarafından katledildi. Bunun  öncesinde kışkırtılan bölgesel savaşlarda ölen Bolivyalıların sayısı ise onbinlerle ifade ediliyor. 1980 yılına gelinceye kadar tarihinde tam 189 hükümet darbesine tanık olan Bolivya’da katledilen insanların sayısını bilmek neredeyse imkânsızdır. Üniversite bombalamaktan köy yakmaya kadar her türden cinayet yolunu kullanan Bolivya cuntalarının hepsi de ABD ve CIA desteklidir.

 

1948’de United Fruit Company ve Standart Oil’in siparişiyle CIA’nın Kolombiya devlet başkanı Gaitan’ı öldürmesiyle başlayan cuntalar dönemi aynı zamanda cinayetler dönemidir. 1948 ile 1957 arasındaki cuntalar sırasında 300 bin kişi, 1957 ile 1963 arasında ise 20 binden fazla insan öldürüldü. Amerikan çıkarları uğruna yapılan bu katliamlara direnen Kolombiya halkı, bugün hâlâ ABD ordusunun katliamlarıyla karşı karşıyadır.

 

1954’te binlerce Guatemalalıyı öldürdü.Bütün tarihi cuntalar ve 1931’de olduğu gibi köylü katliamlarıyla (30 bin ölü) geçen Guatemala’nın yaşadığı en korkunç dönem 1954’teki ABD işgali ve cuntası dönemidir. United Fruit Company adlı ABD tekelinin desteğiyle toparlanan paralı askerler ve ABD yeşil berelilerinin yaptığı müdahaleden bu yana devam eden faşist cuntalar sırasında toplam 200 binden fazla insan katledildi. Sadece 1986 yılı içersinde öldürülen işçi ve köylü sayısı 18 bindir

 

1955'te Endonezya, Laos ve Kamboçya'da çok sayıda kanlı CIA operasyonları düzenleyip, 20 yıl sonra Kamboçya ve Laos'ta yine binlerce katliam yaptı

 

1956-59 yılları arasında Küba’da 60.000 kişiyi, ABD’li danışmanların ve Batista’nın birlikte yürüttüğü operasyonlarla  katletti.

 

CIA destekli 1964 darbesi  Brezilya’nın tarihindeki en kanlı olaylardandır. Üç-dört yıl içersinde cuntanın ABD ile işbirliği yaparak kurduğu “Ölüm Filoları” iki binden  fazla kişiyi katletmiştir. Brezilya, bugün dünyanın en çok yoksulluk çekilen ülkeleri arasındadır ve her gün ortalama bin çocuğun öldüğü Brezilya kentlerinde polisin de sokak çocuğu avlayarak katlettiği son yıllarda açığa çıkmıştır.

1965’te Suharto, eliyle 1 milyon Endonezyalıyı katledildi.

1965 Dominik’e paraşütçülerini indirdi ve 10 bin Dominikliyi katletti.

1966: da Guatemala’da ABD özel birliklerinin içinde bulunduğu askeri cuntanın faaliyetlerinde 8 bin kişi öldürüldü
 

1967  Guatemala'da, resmi olarak 'barış yılı' ilan edilmişti. Ama, Gualan Bölgesi'nde kimse balık avlayamıyordu. Çünkü, ağlar balık yerine insan bedenleri getiriyordu. Bugün hala  Plata Irmağı'nın kıyılarındaki bataklık, insan parçalarını geri veriyor.

1973'te Şili'de CIA‘in düzenlediği darbe ile 30 bin kişiyi  katletti.

1975’te Vietnam’ı  terk ettiğinde  arkasında milyonlarca ölü ve sakat bıraktı. ABD’nin Vietnam’da halkın üzerine attığı 638 bin ton bomba, 2. Dünya Savaşı sırasında Avrupa ve Afrika’ya atılan toplam bombaların yarısıdır. Kişi başına aşağı yukarı 5 bomba atıldığı söylenmektedir. Milyonlarca insan stratejik köylere sürülmüş, onbinlerle  kadının ırzına geçilmiş, yüz binlerce insan sakat bırakılmıştır, Milyonlarca insan işkenceden geçirilmiştir.

Vietnam’da Amerikan Savaşı (1956-1975): 2 milyon ölü

ABD, 1961- 1976 arasında kimyasal silahlar ve gazları da yoğun bir biçimde kullanmaktan çekinmeyerek büyük soykırımlardan birine imza atmıştır. Neredeyse 15 yıl süren soykırım sürecinde 2,5 milyon ölü, toptan sakatlanmış bir nüfus, yaşanması imkansız ve tanınmayacak bir bitki örtüsü bırakılmıştır. Milyonlarca insan işkenceden geçirilmiştir. Soykırımdan kurtulmayı başaran 5 milyon Vietnamlı ancak göç edebilmiştir.

 

1968'te Vietnam'ın  my lai  köyünde yüzlerce sivili  sivil olduklarını  bildiği  halde katleden charlie bölüğünün komutanı William Calley dir. Bu katliam tarihin en acı sayfalarından biridir.My lai köyünde yaşayan 504  insan acımasızca katledilmiş köydeki hayvanlara kadar öldürülmüş yangın bombaları ile cesetler yakılmıştır.Aşağıdaki resimler my lai köyünün o gününe ait hafızalara kazınmış görüntüleridir.

 

               

16 Mart 1968 günü, Americal tümeninin Charlie bölüğü, Son My yöresindeki My Lai köyü ve çevresine yönelik bir operasyon için helikopterlere bindirildi. Bölüğe Yüzbaşı Ernest L. Medina, bölüğün 2. müfrezesine Teğmen William "Rusty" Calley komuta ediyordu. Vietkong`luları bulmak ve yok etmekle görevlendirilmişlerdi.

Sabah saat 08.00 sularında helikopterler Charlie bölüğünün askerlerini My Lai'nin biraz uzağına indirdiler. Köy önce topa tutuldu. Sonra 1. ve 2. müfrezeler ateş ederek köye daldı.

Vietkong`lu bulamadılar. Onun yerine, insan, hayvan, canlı kimi  buldularsa onları yok ettiler. Yaralıları süngülemek, kızların ırzına geçmek, insanların çocuklarını saklamaya çalıştığı barakalara  elbombası atmak, 100'den fazla insanı bir hendeğe doldurup taramak gibi caniyane  işler yaptılar. Dört saat süren katliamın sonunda 504 insan öldürdüler. Öldürdükleri, kadınlar ve çocuklardı. Ve çok yaşlı erkekler.

 

1970-75 yılları arasında Kamboçya ve Lagos’ta 1 milyon insanı katlettiler.

1973’te Şili’de CIA’nin düzenlediği darbe ile 35 bin kişi katledildi.

Şili  ise artık dünyadaki birçok insan tarafından faşist Pinochet cuntasının marifetleriyle tanınmaktadır. ABD kökenli çokuluslu şirketlerin (özellikle ITT) siparişi üzerine CIA tarafından tasarlanan darbe 1973’te general Pinochet tarafından gerçekleştirildi ve darbenin ilk gününde başta  Allende dahil olmak üzere  35 binin üstünde insan işkencelerle, kurşuna dizmelerle katledildi, binlerce insan sakat bırakıldı, binlercesi  kayıp” edildi. CIA’nin  bizzat katıldığı ve planladığı bu darbe sonrasında ülke baştan başa  işkencehaneye dönüştürüldü. Şili cuntası ABD ve IMF’den tarihin en yüksek yardım ve kredilerini aldı. Pinochet döneminin sonunda Şili ekonomisi tam bir harabe halindeydi.

Bugün Arjantin'de, Cordoba'da, San Roque Gölü'nün dibinden taşlarla birlikte cesetler su yüzüne çıkıyor. Tıpkı Guetemala köylülerinin Pacaya Yanardağı yakınlarında, çürümüş cesetlerle kemik yığını dolu bir gizli mağaraya rastlamaları gibi.

 

1976-77 döneminde Guetemala'da 20 bin kişi kaybolmuş ve gizli mezarlıklarda gömülmüştür.
Genellikle ölüm mangaları kurbanlarını öldürmeden önce kaçırmakta, işkence yapmakta ve sorgulamaktaydı. Çoğunlukla tanınmaları mümkün olmayan ve kafaları, elleri, kolları, bacakları kopartılmış kurbanların cesetleri kaçırıldıkların yerlerin yüzlerce kilometre uzağında bulunmaktadır.


1931-1944 arasındaki yerli ayaklanmaları sırasında 15 binden fazla insanı katletmekle işe başlayan El Salvador kasapları, 70’li yıllara gelindiğinde tam bir kıyım makinesi olarak iş görmüşlerdir.El Salvador, Latin Amerika’nın cinayetler ülkesi olarak ün yapmıştır. Daha  Özellikle 1979 yılından sonra CIA tarafından faşist ARENA partisiyle birlikte oluşturulan ölüm mangaları, toplam 70 bin insanı katletmiştir. Binlerce çocuk ve köylü  bu  rakamın  içindedir. Öyle ki, sadece 1981’de ölüm mangaları içlerinde rahiplerin de bulunduğu 12 bin kişiyi öldürdüler. Bütün bu cinayetlerin arkasında ABD’li danışmanların durduğu ve birçok katliama da bizzat katıldıkları ise resmi belgelerle kanıtlandı.

 

Latin Amerika da ABD’nin bulaşmadığı savaş, katliam, insan hakları ihlali yok gibidir. Nikaragua’dan kaçan işkenceci  kontraları “Özgürlük Savaşçıları” adı altında Honduras’ta üslendirdi ve silahlandırarak Nikaragua halkının üstüne saldırttı. Birçok Latin Amerika ülkesinde de “Ulusal Muhafızlar” adı altında “Ölüm Mangaları”nı örgütledi, eğitti, finanse etti, silahlandırdı ve halkın üzerine saldırttı.
Nikaragua, Salvador, Guatemala, Panama, Dominik Cumhuriyeti, vb.de Amerika’nın doğrudan ya da araya soktuğu gerilla ve yarı askeri müdahalelerle  200 bin insanın katilidir.

1981 yılında El Salvador'da El Mozata Köyü'nde 800 köylü öldürülmüştür. Bu katliam, yaptıkları yüzlerce katliamdan sadece biridir. Katliamı yapan Atlacalt Taburu" ABD tarafından eğitilmiştir. Ordu komutanları ile ABD'li uzmanların gözbebeği olan "Atlacalt Taburu" halka karşı katliamlarda kullanılmış, beslenmiş ve korunmuştur.

1983 te Lübnan’a müdahale eden ABD 14 bin Deniz Piyadesi’nin katıldığı operasyonda binlerce Lübnanlıyı katletti.

Aynı yıl Lübnan’a ikinci bir müdahalede bulunuldu. Akdeniz’de eşkıyalık yapan Amerikan 6. Filosu’na ait savaş gemileri Lübnan’a günlerce bomba yağdırdı.

1983 te yine aynı yıl Grenada’yı işgal etti. Yüzlerce yurtsever katledildi.

1986’da uluslararası haydutluk örneği sergileyerek Libya’yı bombaladı, bine yakın sivili katletti. Ülkeye ambargo uygulayarak deniz ablukasına başvurdu.

1989 yılında El Salvador'da,  yoksul halka yardım eden 6 ABD'li  kendi vatandaşı rahibeyi katlettirdi.

 

1989 da Panama’ya asker çıkarttı ve 5 bin Panamalıyı öldürdü.

1991 de Irak’ın Kuveyt’e girişini bahane ederek diğer emperyalist güçleri de ardına takarak Irak halkına karşı bomba yağdırdı. 100 binin üzerinde insanı katlettiği bu vahşeti iletişim kanallarıyla tüm dünyaya resmen izlettirdi. ABD uçakları Irak halkının üzerinde 12 bin sorti yaptılar. Bunlar doğrudan kurbanlardı. Ayrıca devam eden ablukadan ötürü yetersiz beslenme kurbanları: 200 bin-500 bin ölüdür.

2003 Martından bu yana devam eden saldırılarda ve patlamalarda 800 binin üzerinde Iraklının hayatını kaybettiği bilinmektedir.

Irak’a uygulanan ambargo nedeniyle  çoğunluğu  5 yaşından küçük olmak üzere milyonlarca sivil öldü. Irak’ta her ay açlık ve hastalık nedeniyle 5 yaşından küçük 4500 çocuk hayata gözlerini yumuyor.

Irak  bölge ülkeleri içersinde hala son dönem ABD saldırganlığından en çok zarar gören ülkedir. 200 bin insanın öldüğü Körfez Savaşı ve sonra çoğu çocuk 1.5 milyon Iraklının öldüğü ambargo dönemi bunun en açık örneğidir.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
16 Yanıt
10046 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 26, 2009, 05:26:07 ös
Gönderen: karahan
0 Yanıt
3845 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 15, 2007, 05:10:27 ös
Gönderen: Einsof
0 Yanıt
2733 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 16, 2009, 11:08:12 öö
Gönderen: karahan
1 Yanıt
2798 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 09, 2010, 04:59:43 ös
Gönderen: karahan
0 Yanıt
2447 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 04, 2010, 03:56:17 ös
Gönderen: belit
29 Yanıt
63206 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 02, 2014, 03:49:56 öö
Gönderen: resurrected
0 Yanıt
4623 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 07, 2011, 06:42:08 ös
Gönderen: Mozart
2 Yanıt
2960 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 14, 2012, 10:33:37 ös
Gönderen: Masor1976
41 Yanıt
14261 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 02, 2015, 10:08:13 ös
Gönderen: karahan
0 Yanıt
1379 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 03, 2015, 02:39:07 ös
Gönderen: karahan