Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gnderen Konu: Misir ve Hermes  (Okunma says 14450 defa)

0 ye ve 1 Ziyareti konuyu incelemekte.

Nisan 08, 2009, 10:54:57
Yantla #10
  • Aktif Uye
  • ***
  • leti: 886
  • Cinsiyet: Bay

İmza: 4.Amenothep sonraki adıya Akhenaton..


Temmuz 13, 2009, 04:36:54 s
Yantla #11
  • Ziyareti

Hermes her 3 Kutsal Kitabımızda da bahsedilmektedir.Hermes hakkında Kuran-ı Kerim'de İdris Peygamber olarak,Tevrat'ta Hanok olarak bahsedilmektedir.Okumamakla beraber öğrendiğim kadarınca Al Makrizi'nin bir eserinde Hermes Hakkında hem hükümdar,hem peygamber hem de bilge olarak bahsedilmekteymiş.
Hermes hakkında Tanrı tarafından 7 Büyük Bilginin 30 ayrı kitap halinde kendisine bildirildiği,bunların Matematik,felsefe,geometri,tıp,astronomi,astroloji ve ilimdir.
Nuh peygamber’in 3 kardeşinin olduğunu daha önceden biliyordum.3 kardeşin yaşadığı dönemde yakında gelebileceğini bildikleri Tufandan önce o güne kadar öğrendiklerini 2 Sütun üzerine işlemişler.Bu sütunlardan biri ateşten yanmayan mermer,diğeri ise suda batmayan hafif taş.Tufandan sonra Hermes 2 sütundan birine ulaşarak,o bilgilere sahip olmuştur.
Hermesçiliğe baktığımızda;Maddenin Karanlık ile özdeşleştiği,Işığın Ruh ile özdeşleştiğini görürüz.Aydınlık ise Ruh’tadır.Yeryüzünki yaşam Ruh ile Maddenin savaşıdır ve büyük bir sınavdır.Eğer Ruh Maddeyi yenerse Göğe çıkar ve Ölümsüzleşir.Mısır’daki inisiye üstadlarına ilham olmuştur.Hermesçilerin inisiyeleri de çok etkileyicidir.
Masonluğun da Hermesçilikten etkilendiğini düşünüyorum.Hermesçiliğe dair birçok şey Masonlukta’da mevcut.


Nisan 17, 2017, 12:19:01 s
Yantla #12
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • leti: 132
  • Cinsiyet: Bay

Ölmeden önce ölmeyi tasfir eden bir yolculuk...
Bir noktadan sonsuz doðru geçer. Ýki noktadan ise bir doðru geçer. Senin koordinatlarýný diðer noktalarla çizdiðin doðrular belirler.


Austos 25, 2017, 12:28:59 s
Yantla #13
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • leti: 132
  • Cinsiyet: Bay

Kendisi de bir inisiye üstad rahip olan Musa'nýn, öðretisinde mutlak gerçeði açýklayamamasýnýn ve doktrinini ancak üç kat sýr perdesi altýnda ifþa etmesinin arkasýnda yatan neden bu ketumiyet yeminidir. Musa, kuþkusuz ölüm korkusuyla deðil, bir Kamil üsdatýn ettiði yeminden dönmesinin þerefsizlik olacaðý bilinciyle bu þekilde davranmak zorunda kalmýþtýr. Kaldý ki, Musa öðretisini, tüm gerçekliði ile açýklayamayaca~ýnýn da farkýnda idi. Ezoterik öðretiye ne denli yakýn olurlarsa olsunlar, yine de bu konularda nispeten cahil olan müridlerine, dinini öðretebilmek için tüm söylemlerini basitleþtirmek zorundaydý.

Bu bölümü okuduðumda kulaktan gelme yada okuduysam da þu an kaynaðýný hatýrlayamadýðým bir þeyleri düþündüm. Bu konuda internet te bir çok deðiþik bilgi bulmak mümkün olabilir. Ancak burada daha somut bilgileri aktarabilecek insanlarý bulacaðýma inandýðým için,  belki biraz da kaynak desteði bulmak , kaynaðý hatýrlamak  adýna yazýyorum :

Bilindiði gibi Ýslamiyet te mucizelerden biri Hz. Muhammed in okuma bilmemesi ve ilk ayetin "OKU"  diye baþlamasýdýr.

Burada sorulacak bir soru var. Cebrail, içinde yazýlý bilgiler olan kitap yada benzeri bir þey ile Muhammed e gelip OKU mu demiþtir?
Yoksa Muhammed okuma bilmediði için vahiylerin, aslýnda onun önceden okuduðu bir þeylere dayanmayýp; doðrudan Allah kelamý olduðuna vurgu yapýlmasý mý amaçlanmýþtýr.

Benim edindiðim kaynaðý hatýrlamadýðým bilgi þu : "Hz. Muhammed ticaret ile uðraþýyor ve Amcasý ile de zaman zaman uzun yolculuklara çýkýyor. Bu yolculuklarýn içerisinde Mýsýr ve Mýsýr da Ýskenderiye de var. Hz. Muhammed de gerçekte ticaret le ilgili bir insan olarak okumayý biliyor ve O günlerde belki henüz yakýlýp yýkýlmamýþ yok edilmemiþ Ýskenderiye kütüphanelerini ziyaret etmiþ ve hatta belki Musa yý inisiye edenler gibi inisiyatör Rahipler ile karþýlaþmýþ olmasý mümkün..."  diye bir þeyler beynimin bir köþesinde kalmýþ.

Yada hiç Mýsýr a Ýskenderiye ye gitmemiþ olsa dahi; kilometrelerce öteden inisiyatörlerin seçmiþ olduklarý bir insaný bilindik fiziki iletiþim kanallarýnýn hiç birini kullanmadan inisiye etmeleri mümkün müdür?

Mýsýr, Hermes ve Hermetizm kapsamýnda bu konu için bilgilerini paylaþabilecek bir Üstadýmýz var mýdýr?


« Son Dzenleme: Austos 25, 2017, 01:28:08 s Gnderen: Gezdirici »
Bir noktadan sonsuz doðru geçer. Ýki noktadan ise bir doðru geçer. Senin koordinatlarýný diðer noktalarla çizdiðin doðrular belirler.


Austos 25, 2017, 07:58:10 s
Yantla #14
  • ÖMBL Üyesi
  • Uzman Uye
  • *
  • leti: 1393
  • Cinsiyet: Bay

Hz Musa'yý mýsýr rahiplerinin inisiye ettiði ve öðretimde ilerlediði söylenir. Ki o rahipler Aton' un tek tanrýlý dinine inandýðý söylenen gruptur ve hatýrlanýrsa Musa' nýn Mucizelerine karþý onlarda Mucize (sihirler) göstermiþlerdir, sadece Musa'nýn sihiri (ejderhasý) diðerlerinin sihirini (yýlanlarýný) yemiþtir.
Hz. Ýsa ise göçler sýrasýnda Yahuda çölünde kalan kabalacýlar olan Essenilerle oldukça zaman geçirmiþtir. Ki o esseniler "ölü deniz yazmalarý" ný günümüze býrakmýþ ve Roma Katolik Klisesi öðretisini yerle bir etmiþtir.

Hz Muhammed ise dönemde Musevi, Zerdüþt ve Sabiiler ile peygamber olmadan çok zaman geçirmiþtir. Ancak benzetecek olsak Buda' nýn bir aðacýn altýnda kendiliðinden aydýnlanmasýna daha çok benzer Hira'daki tefekkürü. Kur'an biz onun göðsünü melekler aracýlýðýyla açýp temizledikdemektedir. Bu da bir inisiyasyon ritüelini anýmsatýyor.
Ama döneminde onun için söylenen bu sözleri o görüþtüðü yaþlý öðretiyor sözleri üzerine Nahl 103. Þöyle demiþti:

(16/NAHL-103: Biz onlarýn, "Ona bir insan öðretiyor!" dediklerini biliyoruz. Hak'tan saparak kendisine yöneldikleri adamýn dili a'cemi (yabancýdýr, açýk deðildir), bu ise apaçýk Arapça bir dildir.) /  (16/NAHL-103: Andolsun ki biz, onlarýn: «Bunu ancak kendisine bir beþer öðretmektedir» dediklerini biliyoruz. Saparak kendisine yöneldikleri (kimse) nin dili a'cemidir, bu ise açýkça Arapça olan bir dildir.)


Yani hepsi ayrý ayrý ve detaylýca incelenme ve tez konusu...

Bir Ateist kaynaktan alýntýyla Hz. Muhammed için hocalarý olduðu ileri sürülen kiþilerle ilgili þu bilgileri aktarabilirim. Gerisi sizin kurgu veya merakýnýza kalýr.

_Alýntý_

1. Ubeydullah bin Müslüm anlatýyor:
“Mekke’de çok bilgili iki Hristiyan köle vardý. Bunlar aslen Iraklý idiler. Adlarý Yesar ile Hayr idi. Bunlarýn birçok kitaplarý vardý. Fýrsat buldukça bu kitaplarý okurlardý. Muhammed de çoðu kez onlara uðrar, kendilerini dinlerdi. Günün birinde, peygamberlik iddiasý ile ortaya çýkýnca, muhalif olanlar, “Hayýr, Muhammed bu bilgileri Allah’tan deðil de adý geçen kölelerden almýþtýr. Allah’ý ise iþini saðlama almak için kullanýyor” demeye baþladýlar. Bu yüzden, nahl Suresi’nin 103.ayeti cevap olarak indi.”
2. Carullah Zamahþeri’nin “el-Keþþaf….” adlý tefsirinde ve Muhammed bin Cerir Taberi’nin ünlü Camiu’l Beyan adlý tefsirinde Nahl Suresi’nin 103.ayeti için þöyle deniyor:
“Mekke’de Tevrat ve Ýncil’i çok iyi bilen Cebr-i Rumi veya Aiþ ya da Yaiþ adýnda bir demirci vardý. Kimileri de adý Yesar-i Rumi idi diyorlar. Ayrýca onun yanýnda bir kardeþi de vardý, Muhammed sýk sýk bunlara gidip kendilerinden bilgi alýrdý. Muhammed, peygamberlikle görevlendirilince, ona muhalif olanlar, “Muhammed bu bilgileri Allah’tan deðil de, adý geçen demirci köleden almýþ” demeye baþladýlar. Bunun üzerine Nahl Suresi’nin 103.ayeti indi.
3- Ýmam Suyuti, Lübabü’n-Nükul adlý eserinde, Nahl Suresi’nin 103.ayeti için þöyle diyor:
“Mekke’de Bel’am adýnda birisi vardý. Muhammed, sýk sýk ona gider, kendisinden bilgi alýrdý. Kimileri de, o dönemde Mekke’de Yesar ve Cebr adlarýnda iki yabancýnýn bulunduðunu, bunlarýn çok kitaplarý olduðunu ve Muhammed’in genellikle onlara uðrayýp kendilerinden yararlandýðýný kaydediyorlar. Daha sonra, Muhammed peygamberlikle görevlendirilince, muhalifler, “Hayýr, yalan konuþuyor. Bu bilgileri Allah’tan deðil; adý geçen kiþi veya kiþilerden alýyor” demeye baþladýlar. Bu aðýr itham üzerine Nahl Suresi 103.ayeti indi.”
4- Kadý Beydavi, Envarü’t Tenzil adlý tefisirinde þöyle diyor:
“Mekke’de Amr bin Hadremi’nin bir kölesi vardý. Adý Cebr-i Rumi idi. Kimileri, bununla birlikte Yaser adýnda bir kölenin daha olduðunu söylüyorlar. Kimileri de bu þahsýn, Huveytýb’ýn kölesi Aiþ olduðunu belirtiyorlar. Muhammed, peygamberlik iddiasýnda bulununca, muhalif gruplar, “Muhammed, Kuran bilgilerini bu kölelerden alýyor, Allah’ý ise toplumu etkilemek için kullanýyor” þeklinde eleþtiriler yöneltmeye baþladýlar. Bunun üzerine, Nahl Sures’nin 103.ayeti indi.”
5- Nesefi, “Medark …” adlý tefsirinde þöyle diyor:
“Huveytýb’ýn Aiþ ya da Yaiþ adýnda bir kölesi vardý. Bazýlarý da bunun isminin Cebr-i Rum-i olup Amr bin Hademi’nin kölesi olduðunu ileri sürmüþler. Bu köleler, Tevrat ve Ýncil’i çok iyi bilirlerdi. Muhammed, daima onlara uðrar ve kendilerinden bilgi edinirdi. Peygamberlik davasý ortaya çýkýnca, inanmayanlar dedikodu yapmaya baþladýlar ve Kuran’ýn dayanaðýnýn Allah deðil de bu þahýslar olduðunu, Muhammed’in aktardýklarýnýn ise, sadece adý geçen kiþilerden öðrendiði bilgiler olduðunu söylemeye baþladýlar. Bu yüzden ilgili ayet indi.”
6- Fahrettin-i er-Razi, Tefsiri Kebir adlý yapýtýnda þöyle diyor:
“Mekke’de Tevrat ve Ýncil’i çok iyi bilen ve bolca da kitaplarý olan bir köle vardý. Onun adý çok ihtilaflýdýr. Kimisi Yeiþ, kimisi Addas, kimisi Cebr, kimisi Cebra, kimisi Bel’am diyor. Muhammed, sýk sýk uðrar, ondan bilgi alýrdý. Kuran olayý ortaya çýkýnca, inanmayanlar zaman içinde ‘Bu iþin arka planýnda Allah deðil de, adý geçen kiþiler vardýr’ demeye baþladýlar. Kimileri de, ‘Aslýnda Kuran’ý, çok açýkgöz olan Hatice Muhammed’e öðretiyor; fakat kendisi kadýn olduðu için öne çýkamýyor, bu nedenle Muhammed’i öne çýkarýyor, yani Kuran’ýn baþ aktörü Hatice’dir’ diyorlardý. Ýþte, bütün bu itirazlara cevap mahiyetinde adý geçen ayet inmiþtir.
7- Bazý kaynaklar da, “Nahl Suresi’nin 103.ayetinde kendisinden söz edilen ve Muhammed’i etkileyen kiþinin aslýnda Selman-ý Farisi olduðunu, ayetin de bu iddialarý reddetmek için indiðini” yazýyorlar.
Acaba, iddia edildiði gibi, Selman-ý Farisi olsun, diðerleri olsun- gerçekten adý geçen þahýslarda Kuran’ý ortaya çýkarabilecek bilgi birikimi var mýydý ya da Muhammed’e aktardýklarý bilgiler Muhammed’in bildikleri, ürettikleriyle birlikte mi Kur’an’ý oluþturmuþtu? Yoksa bu görüþ muhalefet tarafýndan ortaya atýlan bir iftira mýydý? Selman-ý Farisi hakkýnda bildiklerimiz þunlar:
Selman-ý farisi, aslen Iranlý idi. Baþta Zerdüþtilik olmak üzere, bütün dinler konusunda fevkalade kendisini yetiþtirmiþ bir insandý. Kendisi ayný zamanda, hem çok zengin bir ailenin çocuðuydu, hem de onun ailesi Iran’da Zerdüþtilik’te zirveye ulaþmýþ bir aileydi, din iþlerine bakardý. Ticaret için Þam tarafýna gelmiþ, dinler konusunda araþtýrma yapmak amacýyla da bir daha memleketine dönmemiþti. Yýllarca birçok papazdan Ýncil hakkýnda ders almýþ, daha sonra Irak’a geçmiþti. Bu süreç içerisinde en az on Hristiyan ve Yahudi din alimleri yanýnda kalýp, onlardan ders alarak kendisini “din”ler konusunda son derece iyi yetiþtirmiþti. Daha sonra Muhammed ile buluþup iliþkilerini derinleþtirerek nihayet Islamiyet’e geçmiþti.
Öylesine akýllý bir insandý ki, Hicri 5.yýlýnda Müslümanlar ile Mekke müþrikleri arasýnda Medine’de meydana gelen Hendek savaþý’nda ;
“Medine’nin etrafýna hendek kazýp savunma yapalým” fikrini ortaya atarak, müslümanlarýn
savaþý kazanmalarýný saðlamýþtý. Hz.Ali, onun hakkýnda “Selman tüm ilimlerde uzman bir kiþiydi, onun ilmi bitmeyen bir denizdi” demiþtir. Selman’ýn arkadaþlarý da kendisi için, “Selman lokman hekim gibiydi” diyorlardý. Ebu Hüreyre, “Selman, hem Kuran’da hem de Ýncil’de uzman bir insandý” demiþ. Selman-ý Farisi, baþarýlarýndan dolayý, Medayýn’a vali olarak tayin edilmiþti. Ýmam Zehebi, onun hakkýnda, “Selman’ýn kavradýðý bilgiler için en az ikiyüzelli yýllýk bir zamana ihtiyaç vardýr, halbuki Selman 70-80 yýl yaþamýþtýr” diyor. Muhammed de onun hakkýnda, “Selman-ý Farisi, bizim ailenin ferdidir. Selman, eðer ilim Süreyya yýldýzýnda olsa gidip oradan alýr” demiþtir.
Muhammed’in sýk sýk Selman’la geceleri uzun saatler bir arada kaldýðý ve Selman’ýn engin bilgisinden yararlandýðý rivayet edilmektedir.
Alterius non sit qui suus esse potest


Austos 25, 2017, 10:15:31 s
Yantla #15
  • Uzman Uye
  • ****
  • leti: 3079
  • Cinsiyet: Bay

Alnt
Muhammed’in sýk sýk Selman’la geceleri uzun saatler bir arada kaldýðý ve Selman’ýn engin bilgisinden yararlandýðý rivayet edilmektedir.

Kuran Allah kelamýdýr vessalam ...
audi-vide-tace
    dinle-gör
        sus


Austos 25, 2017, 11:45:41 s
Yantla #16

 Bazen, yaþamýn ölüm ve doðum üzerine çizilen bu devingen döngüsünü,sonsuz tabularýn içine sýkýþan varlýðýmýzýn laneti olduðuna inanýyorum.Çünkü; inanmak denilen bu kavramýn sonsuz deðirmenindeki çarklar, defa ve defa yeni ve ya yeniden türemiþ inançlarýn darlýðýnda tekrarlanýyor.

Oysa Ýnanç; varlýðýn, geçmiþten geleceðe uzanan bilinmezliklerine inat, hayata soyutca tutunma þekillerinde birinde ve ondan yeþeren filizlerden ibarettir. Öðrendiklerimiz ile var olamazsak; var olduklarýmýz ile öðrenmeye mahkum kalýrýz.

Ýnanç bireysel iken yapýcý deðerler ile bezenir; toplumsallaþtýðýnda ise,nesillere dejenere edilerek aktarýlan hurafeler ile bezenmiþ kitle kontrol yöntemlerine dönüþerek son bulur.

Aslýnda sözün kýsasý: Her Ýnsan özeldir ve görevlidir; yeterki,kendini ve kendinin varlýðýný yaþatabilecek toplumun varlýðýna bir ýþýk olabilsin.Yanlýz; konu dahilinde yukar ki yazýlanlardan doðan hiç bir çýkarýmýn bizi geleceðe taþýyabileceðine inanmýyorum.Geçmiþimizi yanýmýzda götürür iken,geçmiþimizin bizden götürmesine asla mani olamadýk,olamýyoruz ve sanýrsam olamýyacaðýz.

Ýnanmamak, inanmak ile çeliþmez; sadece inanýlan olguyu irdelemeye ve belkide O'na yakýnlaþtýrýr.

Saygýlar.
Sen Özelsin


Austos 26, 2017, 09:40:06
Yantla #17
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • leti: 132
  • Cinsiyet: Bay

Ýskenderiye Kütüphanelerinin Bizans döneminde m.s. 391 yýlýnda iskenderiye þehrinde çýkan bir ayaklanma sonucunda, radikal hristiyan kýptilerce yakýldýðý doðru ise Hz. Muhammedin bu kütüphaneden yararlanmasý mümkün görünmüyor ve  Sn. ANARCHOSA nýn eklediði bilgilerin de doðru olma olasýlýðýna bakarak zaten ille de Hz. Muhammedin de Ýskenderiye ye gitmiþ olmasý ve Kuran da geçen bilgileri orada kazanmýþ olmasý gibi bir þart yok.

Bir de Hz. Ömer döneminde kütüphanenin yaktýrýldýðý gibi bir baþka bilgi de dolaþýmda sanýrým. 

Her ikisinin de doðru olmasýndan çok daha önemli olan þu ki : Kuran da ki bilgilerin pek çoðuna insanlýðýn çok uzun yýllar önce sahip olduðu anlaþýlýyor. Bu durumda Kuran da ki bilgilerin Muhammed e nasýl ulaþtýðý dýþýnda verdiði mesaj tamamen ayrý bir konu olarak incelenebilir. Kim bilir belki de diðer peygamberlerin ki gibi insanlýðýn geleceðine dair kaygýlar ve ön sezgiler dolayýsýyla bir uyarý mesajý idi.
Ancak yeterince anlaþýlamadýðýnýn bu gün ortada olduðunu söyleyebiliriz.

Ýzin varsa; bir baþka bölümden alýntý ile bu son derece önemli konuya devam etmek isterim

Çýrak rahipler adaya halen geri dönme þansý oiduðunu söylüyorlar, aday ilerlemekte ýsrarlý ise onu duvardaki çok dar bir delikten içeri sokuyorlardý. Ýçinden ancak bir kiþinin sürünerek geçebileceði bu geçit Osiris tapýnaðýnýn, yani büyük piramitin giriþ kapýsýydý. Bu kapýdan içeri giren hiçbir zaman geri dönemezdi. Ya baþarmak ya da yok olmak zorundaydý.

Sanýrým bu delikten içeri girenler eðer sýnavý geçemezler ise girdikleri yolda delirerek ya da baþka bir þekilde ölüyor. Burada baþlamýþ bir inisiyasyonun yarým kalmasý hali hakkýnda bir uyarý var.  Günümüzde ki bir çok psikyatrik sorunun kökenine de iþaret ettiðini düþünüyorum.

Ýnsanlar yaþamlarýnýn bir döneminde alýþageldikleri düþünce sistematiklerinin dýþýnda bir yaþam döngüsü ve inanç sistematiði ile karþýlaþabiliyor. Bu bazen olgunlaþmaya baþlayan insanýn kendiliðinden þekilde yaþamýn gerçekleri ile karþýlaþarak dönüþüme uðramaya baþlamasýyla olabiliyor. Bazen de kendini ve hayatý sorgulamaya baþlayýp felsefeye merak sarmasý bireysel olarak bir dönüþüm yaþamasý veya bizzat bir inisiyasyon içine girmesi þeklinde.

Toplumsal anlamda bir inisiyasyon yada dönüþüm yoluna girmeyi ele alalým. Bu dönüþümün eðitimsel eksiklikler yüzünden yarým kalmasý son derece büyük tehlikeler içeriyor.

Örneðin insanlarýn büyük çoðunluðu için orta yaþlarda, Ýnsanlarýn aslýnda son derece bencil çýkarcý olduðu ve bundan korunmak için kendisinin de öyle olmasý gerektiði bilince çýkmaya baþlýyor. Bu dönemde oluþan spontone materyalizm ile daha önce belki dini öðretilerden gelen  deðerleri çeliþmeye baþladýðýnda bir kiþilik çatallaþmasý yaþanýyor. Bu özellikle de geri kalmýþ, yaþam þartlarýnýn zor, kaynaklarýn kýsýtlý olduðu toplumlarda tam bir toplumsal kiþilik çatallaþmasýna neden oluyor. Yani ayný anda iki zýt þeye inanan bir toplum. Yani hem dindar ve hem de çýkarý için dininin özüne aykýrý olan her þeyi yapabilen bireylerden oluþan bir toplum... Yani Toplumsal Þizofreni (Mustafa Coþturoðlu nu da okumak gerek belkide.)

Birey olarak dönüþüme yada bir insiyatik yola girmiþ birey de ise felsefi anlamda bilgilenme gecikmesi yada kültürel gecikme denilen þey  söz konusu ise o girilen delikten sonra yolunu kaybetme, sýnavlarý geçememe de bildiðimiz þizofreni yada bipolar bozukluklarýn baþlangýç noktasý olabilir diye düþünüyorum.
Yani bir çok psikaytri vakasýnýn kökeninde böyle bir dönüþüm süreci kazasý da olabilir... Bu durumda girilen sýnavýn yada çýkýlan yolculuðun baþarý ile tamamlanmasý tek tedavi olsa gerek diye düþünüyorum...





« Son Dzenleme: Austos 26, 2017, 09:55:49 Gnderen: Gezdirici »
Bir noktadan sonsuz doðru geçer. Ýki noktadan ise bir doðru geçer. Senin koordinatlarýný diðer noktalarla çizdiðin doðrular belirler.


Austos 27, 2017, 04:44:49 s
Yantla #18
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • leti: 51
  • Cinsiyet: Bay

Sayýn @Gezdirici ,
Alnt
Toplumsal anlamda bir inisiyasyon yada dönüþüm yoluna girmeyi ele alalým.
derken tam olarak neyi kastettiðinizi anlayamadým.
Toplumsal alanda bir inisiyasyon nasýl olur ki? Kim kimi insiye edebilir bu þekilde? Ýnisiyasyon üstadý kim oluyor?
Olmamak, olmak..


Austos 28, 2017, 09:13:39
Yantla #19
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • leti: 132
  • Cinsiyet: Bay

Sanýrým aslýnda tam terim yerine oturmadý.  Buna toplumsal dönüþüm diyelim.
Toplumsal dönüþümü de Türkiye için Cumhuriyet devrimleri ile Çaðdaþ medeniyet dünyasý içine girmesi konusu olarak ele alalým. ( Yada eksik ve yanlýþ bir terim olarak toplumsal inisiyasyon )
 
Türkiye toplumunun bu dönüþüm sürecini yarým kalmýþ bir inisiyasyon gibi ele aldým ama tam terim yerine oturmadý sanýrým.

insanýmýz Çaðdaþ medeni dünyanýn deðerlerini tam olarak içselleþtirememiþ, kültürel olarak deðiþimini tamamlayamamýþ ve bir yandan da geçmiþ deðerleri yeni duruma uyarlayamamýþ yani çatallaþmýþ bir geliþim içindedir.  Bu þizofrenik bir toplumsal yapýya iþaret ediyor ...

Diðer yandan psikolojik sorunlarý olan bir çok bireyin de, ezoterik bir yapý içine girerken inisiyasyonunun yarým kalmasý, (hem eski  hayatýnýn olumsuzluklarýndan kopamamasý hem de yeniden doðuþu tam olarak gerçekleþtirememesi) psikolojik sorunlarýn gerçek kökeni olabilir.

Çözüm yada tedavi de bu yarým kalmýþlýðý tamamlamak. Yani yeni üstadý ile buluþturarak, Kafasý karýþýk bir toplumu yada bireyi oldurmak , erdirmek, aydýnlatmak...


« Son Dzenleme: Austos 28, 2017, 10:02:35 Gnderen: Gezdirici »
Bir noktadan sonsuz doðru geçer. Ýki noktadan ise bir doðru geçer. Senin koordinatlarýný diðer noktalarla çizdiðin doðrular belirler.


 

Benzer Konular

  Konu / Balatan Yant Son Gnderilen:
8 Yant
5528 Gsterim
Son Gnderilen: Temmuz 20, 2008, 12:39:32
Gnderen: poyraz06
5 Yant
7959 Gsterim
Son Gnderilen: Ocak 01, 2010, 02:27:29 s
Gnderen: Prenses Isabella
7 Yant
4281 Gsterim
Son Gnderilen: ubat 28, 2011, 12:39:50 s
Gnderen: ozkann
0 Yant
6911 Gsterim
Son Gnderilen: Mart 18, 2010, 08:36:19 s
Gnderen: Onien
0 Yant
6633 Gsterim
Son Gnderilen: Mays 06, 2011, 11:15:27 s
Gnderen: AQUA
6 Yant
10724 Gsterim
Son Gnderilen: Eyll 04, 2011, 12:56:23 s
Gnderen: martý
0 Yant
2113 Gsterim
Son Gnderilen: Aralk 23, 2011, 02:53:06 s
Gnderen: TUTMOS
0 Yant
1730 Gsterim
Son Gnderilen: Mart 05, 2014, 05:07:28 s
Gnderen: Don Corleone
1 Yant
1995 Gsterim
Son Gnderilen: Ekim 01, 2014, 08:06:40
Gnderen: ADAM
6 Yant
2504 Gsterim
Son Gnderilen: Eyll 05, 2015, 07:42:34 s
Gnderen: hypatia