Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: AHİ FELSEFESİ VE İNANÇ BOYUTU  (Okunma sayısı 3703 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ekim 04, 2009, 11:52:34 ÖS
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 259
  • Cinsiyet: Bay


Ahiliğin varlık nedeni: Topluma karşı sorumluluk taşımaktır. Dürüstlük ve
doğrulukla hizmet en mükemmel şekilde halka verilecektir. Ahinin düşüncelerinde
toplumun geleceği vardır. Bu tasarlanan gelecek, ideal bir toplum yapısıdır. Bunu
oluşturmak için, Kadercilik ve teslimiyetçilikten daha ziyade; “Çok çalışacağız. Ahlâklı
olacağız. Aklımızı kullanacağız. Yaptığımız işlerde Allah’ın bize yardım ettiğine
inanacağız.” prensipleri ile gayret göstererek başarılı olmuşlardır. Sıkıntılarını eğitim
yaparak iletişim kurarak aşmışlardır.
Ahilik teşkilatını kuran Ahi Evren’ in arkadaşı, dostu Hacı Bektaş -ı Veli; "Bilim,
hâkimiyete giden yolu aydınlatan ışıktır.", ayrıca "İnsan, maddî değerler dünyasında,
manevî değerlerini muhafaza ederek yükselebilen kişidir." sözleriyle aklın, bilimin,
üretkenliğin ve mânânın birlikteliğinin önemi ne işaret etmek tedir. Velilerin çoğunlukla
aşadığı bu asırda , Ahiler görünmeyen ilahî âlem ile görünen fizik î dünyayı birlikte
yaşadıklarına inanırlardı. Her ikisinin bir birini determinize ettiğini kabul ederlerdi.
Kur'an ayetinde;” insanı çamurdan yarattık, ruhumuzdan ruh üfledik.” deniyor. O
halde bu alemi yaratan, çiçekleri açtıran, kuşların uçmasını sağlayan, denizlerden,
göllerden, nehirlerden buharlaşan suları göklere çıkaran, rüzgarla dağbaşlarına taşıyan,
orada soğutan ve yağmur olarak yağmasını sağlayan, o dağ başındaki nebatatı,
hayvanatı besleyen hayat veren Allah, ruhundan insana ruh üflediğine göre, Allah bu
ilimlerini insanın ruhuna, gönlüne de üflemiştir. İnsanın yüzünde Alla h’ın tecelliyatı
vardır. Allah’ın verdiği aklı kullanarak ruhumuzdaki bu ilimleri keşfedip dünya işlerini
kolaylaştırmalıyız. İnsana hizmet Allah’a hizmettir. İnsanı üzmek Allah’ı üzmektir.
“Y etmiş iki milleti bir görmeyen asidir .” diyen ve bu görüşü inanç misyonu yapan ahiler
nefsi terbiyeye çok önem vermişlerdir. Hak aşkına halka hizmet için kendilerini maddi ve
manevi bakımdan yetiştirmişlerdir.
Ahilere göre ; bilgi, düşünce ve gayretlerimiz geleceğimizi yaratır. Şöyle k i; İnsan
kendisini nasıl görür ve hisseders e , başarısı da o yönde gelişir.
Esas itibarı ile bu dünyadak i; fiilî hareket, söz ve düşüncele rimiz, kozmik
kanunlar (belirli prensipler) çerçevesinde bulunduğumuz her noktada görünmeyen,
bizimle beraber olan ilahî âlem tarafından hissedilmekte ve bilinmektedir. İlahî âlemin
tabiatında olan yaratma güçü ve güdüsü, bizim düşünce ve fiillerimizin terkibi dahilinde
olayları, bize doğru tetiklemektedir. Geri dönüş yapan, bizim düşüncelerimiz ve
davranışlarımız bizim hayat tarzımızı oluşturmaktadır.
Ahilerin başarılarının altında, savaştan daha çok aklın, ahlakın, demokrasinin ve
üretken olmanın etkenleri yatmaktadır. Bugün Ahileri örnek alarak , yöneticilerimiz ve
bizler, geliştirici yeni bir düşünme ve değerlendirme kabiliyetine sahip olmalıyız. Eski
yapımızı değiştirmeli ve reform yapmalıyız.
Ahilerin toplumla ilgili misyonları fütüvvetnamelerde kısaca "Ayende ve
Ravende"ye yani "gelene-geçene" hizmet biçiminde belirtilmiştir.
Ahiler hakkında ilk defa, görgüye dayalı ve toplu bilgi veren kişi, ünlü gezgin
İbn-i Batuta’dır. İbn-i Batuta, Osmanlı Sultanı Orhan zamanında (1326-1359)
Anadolu’nun bir çok şehir, kasaba ve köylerini gezmiş, Ahilere konuk olmuştur.
Batuta izlenimlerini şöyle anlatıyor:
“Bilad-ı Rum adıyla anılan bu ülke dünyanın en güzel yeridir. Tanrı başka
yerlerde ayrı ayrı verdiği güzelliklerin hepsini birden bu ülkeye vermiş. Ahalisinin
yüzleri çok güzel, giysileri temiz, yemekleri nefistir. Bereket Şam’da, şevkat Rum’da
(Anadolu’da) dendiği doğrudur. Yani gerçek şevkat Anadolu halkı olan Türkmenler
10
arasında dır. Bu bölgede hangi eve yada zaviyeye insek erkek ve kadın komşularımız
halimizi, hatırımızı sorarlardı. Burada kadınlar örtünmezler, erkeklerden kaçmazlar.
Ayrılışımızda sanki kendi halkımızdan, akrabalarımızdan birilermiş gibi candan
uğurlarlar, kadınlar ağlarlar. Ahiler, Anadolu’da oturan Türkmen kavminin her
şehrinde, kasaba ve köyünde mevcutturlar. Yabancılara yardım etmek, onları
konuklayıp yedirip içirmek, bütün ihtiyaçlarını görmek, zorbaların hakkından gelmek,
zalim ve edepsiz tabakasını ortadan kaldırmak hususunda bir benzeri daha yoktur.”
Ahiliğ in, Fütüvetcilikten belirgin farkı, Anadolu'da Türkler arasında ortaya
çıkması, Anadolu kültür motifleri taşıyor olması ve ahinin bir meslekle meşgul
olmasıdır. Ayrıca Fütüvvet mensupları "kavli, seyfi, şürbi" olarak üçe ayrılırken,
Ahiler ayni anda hem "seyfi" hem de "şürbi"dirler. Bunun ardında yatan
nedenlerden birincisi, Hz. Muhammed'in halife Ali'ye kılıç vermesini örnek alıp,
Ali'ye bağlı olduğu kabul edilen her Ahiye de bir kılıç verilmesi gerektiğine
inanılmasıdır. Bu gelenek, Mısır'da ilk kurulan Fatimi fütüvve örgütünden bu yana
devam etmekteydi.
Ahilikte kirve olma ve musahip tutma gelenekleri vardır. Kirve olunan çocuğun
ailesinin başına bir hadise gelirse, kirve o çocuğu kendi çocuklarından ayırtmadan
aynı şekilde bakımını yapar ve büyütür. Musahip ise iki aile öz kardeşten ileri manevi
kardeş olurlar. Özel ritüellerden gecerek iki dünyada kardeş olduklarını ve
birbirlerine sahip çıkacaklarını beyan ederler. Ailelerden birinin başına bir felaket
gelirse, diğer aile, kendi ailesinden hiçbir ayırım yapmaksızın diğer aile fertlerine
sahip çıkar ve çocuklarını büyütür.
Örgüte giriş, diğer Batıni tarikatlar gibi, özel bir tören ile olur. Törende adaya
kuşak bağlanır ve tüm insanlara karşı sevgi dolu, saygılı olması, doğruluk ve
yiğitlikten ayrılmaması öğütlenir. Üyelerden sadakat, bağlılık, sonsuz itaat ve
ketumiyet istenir. Dinsizler örgüte kesin giremez, ancak sofuların da Ahiler arasında
yeri yoktur. Ahilik'te de bilgi edinme, sabır, ruhun arındırılması, dostluk, hoşgörü
yasaklara uyma gibi vasıfların verildiği aşamalardan geçilir. Bu vasıflara sahip olmanın
dışında Ahiliğin önde gelen altı ilkesi şunlardır:
1-Elini açık tut,
2- Sofranı açık tut,
3- Kapını açık tut,
4- Gözünü bağlı tut,
5- Beline sahip ol,
6- Diline sahip ol.
Ahilik'te üç aşamalı ve 9 dereceli bir inisiasyon sistemi uygulanır. Birinci aşama
olan Şeriat kapısında müride mesleki bilgiler, Kuran bilgisi, okuma yazma, Türkçe,
matematik ile, örgütün anayasası niteliğinde olan Fütüvvename öğretilir. İkinci aşama
olan Tarikat kapısında mesleki bilgi en üst düzeye ulaştırılır, tasavvuf bilgisi, müzik,
Arapça ve Farsça üzerine eğitim yapılır. Bu aşamada mürid ayrıca askeri eğitim de alır.
Şeyh mertebesine erişilen üçüncü aşama, Marifet kapısıdır. Bu aşamada müridden
Tanrıya inanması, benliğini öldürmesi, ululara hizmet etmesi ve cehalet karşısında
susması istenir. Ahilik anayasasına göre ancak bunların tamamlanmasından sonra
Hakikate ulaşılması, insanın Kemale ermesi mümkün olur. Takipçisi olduğu Fütüvve
gibi Ahilik de 9 dereceli bir sisteme dayanır. Her kapı üç dereceyi içerir. Bu dereceler
şöyle sıralanır:
1-Yiğit,
2- Yamak,
3- Çırak,
4- Kalfa,
5- Usta,
6- Ahi,
7-Halife,
8- Şeyh,
9- Şeyh ül Meşayıh.
Fütüvvetnâmeler, peygamberlerin her birinin meslek ehli olduğunu beyan edip
onları örnek gösterirle r. Bunlar arasında : Adem(a s ) çiftci, Şit(as ) hallac , İdris (a s ) terzi,
Nuh(a s ) tüccar ve gemici, İbrahim(a s ) marangoz, İsmail(as) avcı, İshak (as) ve Musa (a s )
çoban, Davut(as) zırhçı, Süleyman(as) örücü, Lokman(as) hekim, Yunus(as) balıkcı,
İsa(a s ) seyyah, Muhammed(sav) tüccar olarak zikredilir.2 Fütüvvetnâmelerde çeşitli ahlâkî
değerlere ve edebe dair mal umatta, İbrahim, Musa , İsa ve diğer peygamberlerle ilgili
kıssalar isrâilî motiflerle birlikte nakledilir. 3
Hz. Ali'nin sevgisi ve O'nun düşmanlarından uzak durma (tevellî ve teberrî) tasavvufî
bir formda işlenmiştir.4 Oniki imam ve ondört masum inancı eserlerde yeralmıştır . 5
Ancak olayların anlatımı ve kabulü İsnâaşeriyye (İran) Şîîliğinden farklıdır. Bunu
"mufadddıla Şîîliği" veya "tasavvufî Şîîlik " olarak nitelendirmek mümkündür. 6 Yani, ilk üç
halifeye ta'n etmeyen, onları zulüm ve gasp ile suçlamayan, bilakis onların fazilet ve
üstünlüklerini kabul eden ve fakat silsile bakımından Hz. Ali'yi daha öne geçiren bir
anlayış .
Ahilik bir ağaca benzer:
Bu ağaç doğruluk tarlasında yetişir ve gelişir.
Bu ağacın yaprakları edeptir.
Bu ağacın kökü bilimden, adaletten güç alır.
Bu ağacın yemişleri kaliteli ürün ve kaliteli ilişkilerdir.
Bu a ğacın suyu bolluk , bereket, refahtır.
Bu ağaç yiğitlerin gönlünde biter, çiçeklenir, yapraklanır ve yücelir.
Ahilerin temel ilkeleri şunlardır:
Dost ve arkadaşlara karşı tatlı sözlü, samimi, güler yüzlü olmak.
Güvenilir olmak,
Gelmeyene gitmek, dost ve akrabayı ziyaret etmek,
Yapılan iyilik ve yardımı başa kakmamak,
Hakka, hukuka, hak ölçüsüne riayet etmek,
İnsanların işlerini içten, gönülden ve güler yüzle yapmak,
Daima iyi komşulukta bulunmak, komşunun eza ve cahilliğine
sabretmek,
İyilerle dost olup, kötülerden uzak durmak,
Fakirlerle dostluktan, oturup kalkmaktan şeref duymak,
Fani dünyaya ait şeylerle öğünmemek, böbürlenmemek,
Yapılan iyilik ve hayırda hakkın hoşnutluğundan başka bir şey
gözetmemek,
Âlimlerle dost olup, dostlara danışmak,
Örf, adet ve geleneklere uymak,




2 Razavî Şeri’iyye 902, v. 30a; Sarı Abdullah Efendi, Semerâtü’l -Fuâd, İstanbul, 1288, 81; Evliya Çelebi,
Seyehatnâme, c.I, 488.
3 Mesela Süleymaniye Ktb., Ayasofya O 2055/3 numarada kayıtlı 94b-102a arasındaki Fütüvvetnâme’nin
96b’den sonrası Hz. İbrahim’in fetalığına dair rivayetleri ve kıssaları muhtevidir.
4 Seyyid Hüseyin , 88, 116-117; Milli Ktb., A 4225, 39.
5 Seyyid Hüseyin, 115; Milli Ktb; FB 396, v. 3b; Millet Ktb, Şer’iyye 900, v. 42a-b.
6 Bu konuda bk., N.Çağatay -I. A. Çubukçu, Islam Mezhepleri Tarihi, , Ankara 1965 50;Y. Nuri Öztürk,
Tasavvufun Ruhu ve Tarikatlar, 114-116.
Her şey bir adımla başlar...


Ekim 05, 2009, 11:59:43 ÖÖ
Yanıtla #1
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1741
  • Cinsiyet: Bay


Emeğinize sağlık sayın Mericcan.
Ben"O"yum,"O"ben değil...


Ekim 05, 2009, 01:48:55 ÖS
Yanıtla #2
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 259
  • Cinsiyet: Bay

Gözlerinize sağlık efendim...
Saygılar, Sevgiler...

Emeğinize sağlık sayın Mericcan.
Her şey bir adımla başlar...


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
43 Yanıt
22146 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 30, 2007, 11:06:15 ÖS
Gönderen: shemuel
1 Yanıt
2370 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 09, 2007, 12:53:05 ÖÖ
Gönderen: shemuel
3 Yanıt
4957 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 29, 2015, 12:39:52 ÖÖ
Gönderen: Kağan
44 Yanıt
17444 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 18, 2011, 02:49:29 ÖS
Gönderen: ruzber
1 Yanıt
4571 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 22, 2009, 06:08:41 ÖS
Gönderen: Mozart
0 Yanıt
25351 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 26, 2010, 08:16:39 ÖÖ
Gönderen: ADAM
1 Yanıt
11826 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 19, 2010, 11:59:37 ÖÖ
Gönderen: Prometheus
0 Yanıt
2140 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 25, 2011, 01:09:09 ÖS
Gönderen: karahan
0 Yanıt
1800 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 25, 2011, 01:10:53 ÖS
Gönderen: karahan
16 Yanıt
6257 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 30, 2011, 07:50:21 ÖS
Gönderen: Alşah