Masonlar.org - Harici Forumu

 

Anket

Türkiye'deki "mimarlık" ve "şehircilik" uygulamalarından memnun musunuz?

evet
hayır
tam olarak evet veya hayır diyemem.

Gönderen Konu: Türkiye'deki "mimarlık" ve "şehircilik" uygulamaları (anket)  (Okunma sayısı 20137 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ocak 25, 2012, 11:43:11 ÖÖ
Yanıtla #20
  • Ziyaretçi

Aci ama gercek olan bisey var.Ülkemizde malesef ne Osmanli döneminden nede cumhuriyet dönemine ait düzgün elle tutulur bir eser yok. Keske en azindan güzel istanbulumuza bir Bizansli kadar saygi gösterebilseydik

Merhaba,
Bunun nedenini kendimce açıklamaya çalışayim. Öncelikle Türkiye'de inşaat işleyişi şu şekilde gelişiyor. İnşaat firması araziyi bulur proje için mimarlık firmalarına iletirler. Etrafımızda gördüğümüz yapıların bir çoğu mimarlık ofislerinde projelendirilmekte daha sonra statik proje yapan ofislerce statik çizimleri yapılmaktadır. Uygulama en son aşamadır.
Şimdi mimarlık bürolarının elini kolunu bağlayan 3 sebepden bahsedeyim.
1)Maddiyat: İş verenin (İnşaat Firması) proje hazırlığı için belirli özel bütçe hazırlamaması, ne kadar çok detay okadar çok inşaat maliyetini getirmesi (ki eski dönem mimarısinde çok çeşitli detaylar vardır), ne kadar çok konut okadar çok para mantalitesi ... v.b.
2)Zaman: Tasarım ve yeni bir şey yaratma zamana bağlıdır. Bir kişiye kısıtlı zaman sunduğunuzda o işi tasarlayacak vaktini, konsatrasyonunu bulamamaktadır. Buda mimarların standarda yönelmesine, kendi yarattıklarını sunamamasına sebep olamaktadır.
3)Eğitim: Malesef eğitimimiz tamamen teori üzerine olduğundan, Türkiye'de mezun olan tüm mimarların ofiste oturup sadece atucad de çizim yapacağını düşünmelerinden, şantiye ve uygulama alanında bir bilgi birikimleri olmamasından, neyi nasıl yapabileceğini bilmemektedirler.
Anlaşılacağı gibi mimarlarımız ve inşaat firmalarımız zaman-para ikilisinin okadar esiri olmuşlardır ki, ne modern ne de belirttiğiniz dönemlere ait projeler ile risk almayı deneyememektedirler.
Saygılarımla


Ocak 26, 2012, 11:19:55 ÖÖ
Yanıtla #21
  • Seyirci
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 647
  • Cinsiyet: Bay

Sayın WaleC çok doğru tespitlerde bulunmuş. 4) Devlet dairelerinde ki cehalet ve yolsuzluklar da ilave edilirse bence tam olur.
Bir yere ait olmayı hiç istemedim. Ya kendim olurum yada başkalarının arkamdan övgüleri ile ölmüş olurum.


Ocak 27, 2012, 09:02:28 ÖÖ
Yanıtla #22
  • Ziyaretçi

Aslında cehalet demek ne kadar doğru bilmiyorum. İşlerini gerçektyen çok iyi biliyorlar. Yapılan işi bilmeden nerde ne hile yapılabilir ne cinlikler uygulanabilir bilmek çok zordur.
Bir kaç örnek verim, sırf taşeron firma kazansın diye aynı altyapıyı her inşaat yapımında değiştirip revize eden bir belediye tanıdım.
Bir örnek daha verim, inşaata başlarsınız hafriyat yapılır, temeli çıkarsın, su basmana gelince bir anda kontrolörler gelir ve ölçmeye başlar. Genelde bir falsonu kesin yakalarlar. O raddeye gelmiş şantiyeyide yıkamayacağından kendilerine aylık maaş verilmeye başlar.
Gerçekten zekice.
Kısaca rant ve birilerine para kazandırmak uğruna 2 liraya mal edilecek şeyler revizyon yapıla yapıla 20 lira oluyor. taradaki fark 18 lirada birilerinin cebine gidiyor.


Şubat 16, 2012, 11:52:11 ÖÖ
Yanıtla #23
  • Ziyaretçi

Avrupa'da, özellikle Almanya'da yapılacak binanın a'dan z'ye herşeyi belediye tarafından belirlenmiş standartlara göre yapılıyor. çatının formatından tutun, eve yapılacak basit bir kapı için bile mimarın çiziminin gerekliliğine kadar... Türkiye'deki gibi herkes kendi kafasına göre ev yapmıyor Almanya'da. burada da belirli standartlara göre yapılırsa ve yapılan her binanın denetlemesi doğru düzgün yapılırsa sn alşah'ın bahsettiği sorunlardan hiçbirisi olmaz.
                        Saygılar...


Mayıs 03, 2012, 12:51:51 ÖÖ
Yanıtla #24
  • Ziyaretçi

Merhabalar;

Bir toplumun mimarisi,o toplumun karakter özelliklerini yansıtır...Maalesef ülkemizde tuğla,beton ve insan kalbini bağlamayan,göz zevkini bozan sırf para kazanma amaçlı yapılmış yapılar mevcuttur.En önemlisi de yaşadığımız binalarda can güvenliğimiz minimum seviyededir...Şiddetli depremlerin acısını yaşamamıza rağmen.


Eylül 16, 2012, 01:05:31 ÖS
Yanıtla #25
  • Ziyaretçi

1999 depremini izmitte yaşamış biri ve inşaat sektöründe olan bir mühendis olarak 1999 dan sonra yeni yapılan binalar için hazırlanan deprem yönetmeliğini destekliyorum.Depremden sonra yapılan tüm binaların bu deprem yönetmeliğine uygun olarak yapılması şüphesiz oturduğumuz binaların kalitesini arttırdı.Lakin bu binaların gerçekten bu deprem yönetmeliğine uygun yapılıp yapılmadığının kontrollerinin yapı denetim firmalarına verilmesi ve bu firmalarında bir denetim mekanizmasından geçmediği için,bu firmaların bir çoğunun imza yetkisi olan mimar ve mühendislerin diplomalarını cuzi bir maaş karşılığı kullanarak yapı denetimlerini gerçekleştirdiği bir ülkede şehir ve planlamacılığın iyi olduğundan sözedilemez kanımca.Bugünlerde sözü geçen kentsel dönüşüm projelerinden bir mühendis olarak önümüzdeki en az 10 sene işsiz kalmayacağım bir gerçek,eski ve ilkel yöntemlerle yapılmış güvensiz binaların yıkılarak yerlerine daha güvenli yeni binaların yapılacağıda bir gerçek.Beni düşündüren varını yoğunu vererek kentsel dönüşüm projelerine kurban gidecek eski binalardan geçmişte ev sahibi olan insanların evlerinin yerlerine yeni evler verilerek önümüzdeki 20 sene daha borçlandırılacak olması veya şehrin çok dışında yapılandırılan uzak bölgelerden ev verilmesi...


Eylül 16, 2012, 09:58:06 ÖS
Yanıtla #26
  • Seyirci
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 214
  • Cinsiyet: Bay

Aydın'ın Sultanhisar ilçesine bağlı Atça beldesi...
"Bu ıssız dağları, şükranlarını dile getirmeksizin terk edemezsin"


Eylül 18, 2012, 01:41:46 ÖÖ
Yanıtla #27
  • Ziyaretçi



Eylül 19, 2012, 12:22:48 ÖÖ
Yanıtla #28
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 2868
  • Cinsiyet: Bay

Bu şekilde yapılma mantığını merak ettim doğrusu ?


Saygılar
audi-vide-tace
    dinle-gör
        sus


Eylül 24, 2012, 10:18:01 ÖÖ
Yanıtla #29
  • Ziyaretçi

Merhaba,
Aslında görüntü olarak güzel bir görüntü versede uygulama ve inşaat açısından en zorlarından biridir.
Ortada bir çekirdek ve dalga dalga genişleyen bir yapı sistemi.
Bu tür yapılarda yer kaybı çok oluyor. Her bir parçanın yamuk olduğunu düşünürseniz üst kenarındaki sokakda bulunan binaların adeti az. Alt kenardada fazla arada kalan bölümler kullanım dışı.
Benim görüşüm en efektif olan sistem kare sistemi.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
34 Yanıt
38290 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 09, 2015, 03:38:15 ÖS
Gönderen: Ati
9 Yanıt
17343 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 16, 2011, 11:16:33 ÖS
Gönderen: AMON RA
36 Yanıt
17534 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 23, 2012, 10:20:17 ÖÖ
Gönderen: Masor1976
15 Yanıt
9023 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 07, 2015, 01:28:57 ÖS
Gönderen: _SplendouR_
8 Yanıt
7141 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 09, 2018, 12:28:29 ÖÖ
Gönderen: Tık-Tik-Tak
0 Yanıt
3204 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 30, 2010, 02:58:20 ÖS
Gönderen: karahan
15 Yanıt
11646 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 08, 2011, 05:35:53 ÖS
Gönderen: alcyone
11 Yanıt
9259 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 12, 2014, 04:25:08 ÖÖ
Gönderen: resurrected
3 Yanıt
2730 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 25, 2015, 02:19:45 ÖÖ
Gönderen: ruzber
17 Yanıt
4955 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 17, 2016, 10:38:10 ÖS
Gönderen: resurrected